fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Büyümeyi uyarıcılar

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Büyümeyi uyarıcılar

    Büyümeyi uyarıcılar

    Oksinler

    Büyümeyi uyarıcılar arasında ilk bilinen oksinlerdir. Oksinlerin bitkilerde var olabileceği ilk olarak 1910 yılında düşünülmüş ve 1926 yılında da deneysel olarak ispat edilmiştir. İlk olarak bulunan ve kimyasal yapısı açıklanan "Oksin a" ve "Oksin b" daha sonraları izole edilememiş, ancak uzun yıllar en önemli doğal oksinler olarak tanınmıştır. Bu konuda daha ileriki yıllarda yapılan araştırmalar sonunda, her iki oksinin de bitkide oluşmadığı tespit edilmiştir.

    En önemli doğal oksin, heterooksin olarak tanımlanan indol asetik asittir (IAA). Diğer doğal oksinler hakkında bugün çok az şey bilnmektedir. Aynı şekilde IAA'in bitki büyümesindeki değişimi ve bunun sonucunda oluşan ürünler henüz tam olarak açıklığa kavuşmamıştır.

    En önemli yapay oksinler ise kimyasal yapıları IAA'e çok benzeyen indol bütürik asit, naftalen asetik asit ve 2,4-diklorofenoksi asetik asittir. Yapılan araştırmalar, yapay oksinlerin bitkide parçalanmalarının ve etkinliklerini yitirmelerinin çok uzun zaman içinde oluşması nedeniyle, bunların IAA'e oranla daha etkin olduklarını göstermiştir.

    Gibberellinler

    Bitkilerde büyümeyi etkileyen en önemli hormon olan gibberellin ilk olarak Japonya'da bulunmuştur. Pirinç tarlalarında raslantı olarak, bir mantarla hastalanmış pirinç bitkilerinin, sağlıklı olanlara oranla daha çabuk büyüdükleri ve çok daha çabuk çiçeklendikleri gözlenmiştir. Araştırıcılar, hastalığın nedeni olan küf mantarımn ekstraktmı hasta olmayan bitkilere verdikleri zaman pirinçlerin hastalanmadıklarım, ancak erken çiçeklendiklerini tespit etmişlerdir. Daha sonra pirinçlerde bu hastalığa Gibberella fujikuroi adlı bir küf mantarının neden olduğu saptanmış, bu mantardan elde edilen steril ekstraktm sağlıklı bitkilerde de hızlı bir büyüme ve çiçeklenme oluşturduğu görülmüştür. Bunu takiben araştırıcılar bu küf mantarından büyümeyi uyarıcı özelliği olan bir bileşiği arıtmayı başarmışlar ve bu bileşiğe "Gibberellin A" adım vermişlerdir. Gibberellik asitin bulunması ve bitki fizyolojisindeki önemli etkilerinin görülmesini izleyen yoğun çalışmalar, çok çeşitli gibberellinleri ortaya koymuş ve bunlar GAa, GA2.... olarak adlandırılmıştır. Özellikle 1956 yılından sonra hızlanan çalışmalar sonunda 50'ye yakın gibberellin elde edilmiştir. Yapılan araştırmalar gibberellinlerin kimyasal yapıları bakımından çok az fark göstermelerine karşın Gibberellik asitin (GA3) diğerlerine oranla bitkilerde daha etkin olduğunu göstermiştir. Ancak bulunan gibberellinlerin biyolojik etkinliklerinin birbirlerinden tümüyle değişik olduğu da bir gerçektir.

    Sitokininler

    Yapay besin ortamlarındaki bitki doku ve organlarının üretim çalışmalarında Hindistan cevizi sütünün, oksin ve gibberellinlerden ayrı bir büyümeyi uyarıcı madde içerdiği ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde, çok değişik bitki ve hayvan ekstraktmm yine doku kültürlerinde, hücre bölünmesini artıran bir özelliği olduğu görülmüştür. Yapılan araştırmalar sonunda 1955 yılında ringa balığının spermalarından "Kinetin" adı verilen bu büyümeyi uyarıcı bileşik izole edilmiştir. Daha sonraları kinetin gibi etki eden ve yapıları kimyasal olarak kinetine benzeyen bir çok bileşik bulunmuş ve bunlar "sitokininler" adı altında toplanmıştır.

    Bitkilerde ise ilk olarak tespit edilen sitokinin 1964 yılında mısır tanelerinden izole edilmiş ve kimyasal yapısı belirlenerek "Zeatin" olarak isimlendirilmiştir. Bu arada birçok bitkide, özellikle bunların tohum ve özsularında sitokinin etkinliği görülmüştür. Ancak incelenen tüm bitkilerde sitokininlerden yalnızca zeatin tespit edilmiştir. Kinetinin ise büyük bir olasılıkla oluşmadığı sanılmaktadır. Yapay olarak üretilen sitokininlerden en önemlisi ve çok yönlü etkili olanı "Benziladenin"dir. Uygulamada, sitokininlerin en önemli kullanma alanının doku ve meristem kültürleri olduğu söylenebilir. 10.1.2. Büyümeyi engelleyiciler

    Dorminler

    Oksinlerin bulunmaları sırasında araştırıcılar büyümeyi uyarıcılarının etkilerini yavaşlatan ve bazen de durduran, ancak yapıları bilinmeyen bir çok maddeler tespit etmişlerdir. Daha sonraları bitkilerin yaprak, yumru, tomurcuk, kök ve çiçek tozları ile yapılan araştırmalarda, bu organlarda çok sayıda büyüme engelleyicilerine benzer bileşiklerin bulunduğu görülmüş ve bunlardan en yaygın olanına da "İnhibitör-B" ismi verilmiştir. Ancak bulunan engelleyicilerin kimyasal yapısı açıklanamamıştır. Araştırıcılar huş ağacımn olgun yapraklarında İnhibitör-B ile aynı özelliklere sahip bir engelleyici bulmuşlar ve bu engelleyiciyi uzun gün şartlarında yetişen huş ağacı fidanlarının yapraklarına uygulayarak tomurcuklan dinlenmeye sokmuşlardır. Bu araştırıcılar, buldukları engelleyiciye, tomurcuklarda dinlenmeyi oluşturucu yönde etki göstermesi nedeni ile "dormin" adını vermişlerdir.

    Pamuklarda küçük kozaların döküm nedenlerinin araştırılması sırasında olgun pamuk kozalarının kabuklarında küçük meyvelerin bitkiden kopmasını çabuklaştıran bir madde bulunmuş ve buna "Absizin" adı verilmiştir. Bundan sonra yine pamuk kozalarında dökümü hızlandıran ikinci bir madde bulunmuş ve bu maddeye de "Absizin II" denmiştir. Herhangi bir karışıklığa engel olmak amacıyla ilk bulunan madde "Absizin I" olarak nitelendirilmiştir. Yapılan biyolojik testler her iki maddenin de bir büyüme engelleyicisi olduğunu ortaya koymuş, ancak Absizin H'nin, Absizin Fden daha yüksek etkinlik gösterdiği tespit edilmiştir. Bundan sonra İngiltere'de yapılan çalışmalar sonunda "Dormin" ve "Absizin IF'nin aynı yapıda olduğu ortaya konmuştur.

    Bitki bünyesinde doğal olarak bulunan engelleyicilerden başka tarımda çeşitli amaçlar için kullanılmak üzere AMO-1618, Phosfon,
    Alar, Cycocel (Chlorcholinchlorid) v.b. gibi birçok büyüme engelleyicisi yapay olarak elde edilmiştir.

    Etilen

    Etilen'in doğal olarak birçok bitkide, özellikle karanlıkta yetiştirilenlerde ve meyvelerde sentezlenmesi çok tipiktir. Etilen sentezinin meyve olgunluğuyla hızlandığı bilinmektedir. Ayrıca genellikle oksin konsantrasyonunun yüksek olarak bulunduğu dokularda, etilen sentezinin arttığı tespit edilmiştir. Son araştırmalara göre bitkilerde etilen bir ön madde olduğu sanılan "Metionin" adlı amino asitten sentez edilmektedir.

    Kaynak: Genel Bahçe Bitkileri
    Prof.Dr Atila GÜNAY
Working...
X