Çiçeklenme
Sürgünler üzerinde belirgin olarak 17-18 internodyum oluşunca çiçeklenme meydana gelmektedir. Çiçeklenme , çiçeklerin üzerindeki başçıkların düşmesi olayıdır. Uyanmadan itibaren 6-9 hafta ve ortalama 8 hafta sonra çiçeklenme meydana gelir. tik çiçekler ile son çiçeklerin açması arasındaki süreye çiçeklenme periyodu denir. Bu süre yıllara ve çeşitlere göre değişir ve normal olarak 8-10 gün sürer. Bu dönemdeki hava koşulları tane tutumunu, dolayısıyla ürün miktarını doğrudan etkilediği için çok önemlidir.
Gün içinde çiçeklenme genellikle sabah 6-9, öğleden sonra 2-4 saatlerinde meydana gelir.( Fakat sabah açılma daha fazladır). îlk olarak salkımın ucundaki çiçekler açar.
Salkımlar birkaç gün içinde çiçeklenmesini tamamlar. Çiçek tozlarının dişicik tepesi üzerine gelmesine tozlanma, daha sonra yumurta hücrelerine ulaşmasına döllenme adı verilir. Çiçeklerden tozlanma ve döllenme olayı sonucunda üzüm tanelerinin oluşmasına tane tutumu adı verilir. Çiçeklerin %70-80 gibi büyük çoğunluğu meyveye dönüşemez ve dökülür. Taneye dönüşmeyen çiçekler veya tane tutumunu takiben tam gelişemeyen meyveler dökülürler. Buna silkme adı verilir. Bu dökülme çiçeklenmeden sonraki ilk 12 gün içinde yoğun bir şekilde gözlenir. Silkmenin nedeni olarak tozlanma ve döllenmenin yetersiz olması, çiçekl kısımlarının tam olarak oluşmayışı, çiçeklerin iyi beslenememi? olması veya virüs hastalıkları olabilir.
Asmalar genelde kendi kendine tozlanır. Fakat stigma anterlerden daha yukarıda ise (Almeria=Ohanez çeşidinde olduğu gibi), çiçeklenme zamanında bağcılar ellerinde yumuşak fırçaları salkımların üzerine yavaşça sürterek tozlanmayı sağlayabilir. Dişi çiçekli çeşitlere ise mutlaka tozlayıcı çeşit konmalıdır.
Çiçeklenme zamanı: Güneşli sıcak havalarda kapalı ve serin havalara nazaran çiçeklenme daha erken olur ve daha kısa sürede sona erer. Çiçeklenme zamanı yıllara ve çeşitlere göre değişir. Genel olarak erkenci çeşitler daha erken çiçek açar. Çiçeklerin açması doğrudan sıcaklık ile ilgilidir. 15°C da birkaç çiçek açar. 17°C da normal olarak çiçekler açar ve çiçek açma 20-25°C hızlanır.
Soğuk ve yağışlı havalarda çiçeklerin açması hem düzensiz, hem de kötüdür. Sıcaklık 15-17°C a yükselmeden açmazlar. Bu kötü hava 2-3 gün bu şekilde sürerse çiçekler tam olarak açmaz ve başçıklar dipten ayrılır fakat düşmezler. Bu durumda tozlanma ve döllenme çok kötü olur, tane tutumu iyi değildir. Soğuk havalar yağmurlu havalara nazaran polenlerin çimlenmesini önlemesi nedeniyle döllenme için daha tehlikelidir. Meyve bağlamayan çiçekler, çiçek sapı ve yumurtalık ile beraber dökülür ya da bazen yumurtalık ta dökülmez fakat normal tane halinde gelişemez.Bu küçük taneler
1) normal taneler olgunlaştığında bile yeşildir ve çok küçüktürler.
2) Taneler biraz gelişir fakat hiçbir zaman normal tane
iriliğine ulaşamaz. Taneler renklenir ve normal tanelerden daha önce olgunlaşır.
Her iki durumda da taneler çekirdeksizdir. Ayrıca tanenin normal şekli oval veya uzun bile olsa, bu tanelerin şekli yuvarlaktır. Bu olaya boncuklanma denir. Çiçek veya pisti İlerin dökülmesi ya da boncuk tane oluşumu döllenmenin yetersizliğine bağlanmıştır. Bunun nedeni:
a) çiçeğin anormal yapıda oluşu
b) asmanın kuvvetli veya zayıf olarak anormal gelişmesi
c) çiçeklenme zamanındaki olumsuz hava koşulları dır.
Çözüm:
a) Anormal gelişmeye pek birşey yapılamaz. Sadece polen keseleri stigmaya göre aşağıda kalıyorsa, yumuşak bir fırça çiçeklenme döneminde çiçeklerin üzerinde dolaştırılmalıdır.
b) Asmalar çok kuvvetli gelişiyorsa uzun budama uygulanır.
Fazla azot gübrelemesinden kaçınılır. Çiçeklenme öncesinde
veya sırasında uç alma yapılır. Toprağın çok ıslak olmasından dolayı asmalar zayıf gelişiyorsa drenaj yapılır. Zayıf gelişme gıda noksanlığından kaynaklanıyorsa iyi bir gübreleme yapılmalıdır. Aşırı üründen kaynaklanıyorsa ürün miktarı azaltılır ve daha kısa budanır. Kuvvetli gelişme anaçlardan kaynaklanıyorsa (lot gibi), asmalar uzun budanır.
c) Kötü hava koşullarından kaynaklanıyorsa, değiştirme
şansı pek yoktur. Fakat yine de rüzgarkıran yaparak, toprak kuraksa çiçekten hemen önce sulama yaparak kısmen düzeltilebilir. Fakat çiçeklenme döneminde yapılacak sürümden,toprağın su dengesini bozacağı için mutlaka kaçınmak gerekir.
BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN
Sürgünler üzerinde belirgin olarak 17-18 internodyum oluşunca çiçeklenme meydana gelmektedir. Çiçeklenme , çiçeklerin üzerindeki başçıkların düşmesi olayıdır. Uyanmadan itibaren 6-9 hafta ve ortalama 8 hafta sonra çiçeklenme meydana gelir. tik çiçekler ile son çiçeklerin açması arasındaki süreye çiçeklenme periyodu denir. Bu süre yıllara ve çeşitlere göre değişir ve normal olarak 8-10 gün sürer. Bu dönemdeki hava koşulları tane tutumunu, dolayısıyla ürün miktarını doğrudan etkilediği için çok önemlidir.
Gün içinde çiçeklenme genellikle sabah 6-9, öğleden sonra 2-4 saatlerinde meydana gelir.( Fakat sabah açılma daha fazladır). îlk olarak salkımın ucundaki çiçekler açar.
Salkımlar birkaç gün içinde çiçeklenmesini tamamlar. Çiçek tozlarının dişicik tepesi üzerine gelmesine tozlanma, daha sonra yumurta hücrelerine ulaşmasına döllenme adı verilir. Çiçeklerden tozlanma ve döllenme olayı sonucunda üzüm tanelerinin oluşmasına tane tutumu adı verilir. Çiçeklerin %70-80 gibi büyük çoğunluğu meyveye dönüşemez ve dökülür. Taneye dönüşmeyen çiçekler veya tane tutumunu takiben tam gelişemeyen meyveler dökülürler. Buna silkme adı verilir. Bu dökülme çiçeklenmeden sonraki ilk 12 gün içinde yoğun bir şekilde gözlenir. Silkmenin nedeni olarak tozlanma ve döllenmenin yetersiz olması, çiçekl kısımlarının tam olarak oluşmayışı, çiçeklerin iyi beslenememi? olması veya virüs hastalıkları olabilir.
Asmalar genelde kendi kendine tozlanır. Fakat stigma anterlerden daha yukarıda ise (Almeria=Ohanez çeşidinde olduğu gibi), çiçeklenme zamanında bağcılar ellerinde yumuşak fırçaları salkımların üzerine yavaşça sürterek tozlanmayı sağlayabilir. Dişi çiçekli çeşitlere ise mutlaka tozlayıcı çeşit konmalıdır.
Çiçeklenme zamanı: Güneşli sıcak havalarda kapalı ve serin havalara nazaran çiçeklenme daha erken olur ve daha kısa sürede sona erer. Çiçeklenme zamanı yıllara ve çeşitlere göre değişir. Genel olarak erkenci çeşitler daha erken çiçek açar. Çiçeklerin açması doğrudan sıcaklık ile ilgilidir. 15°C da birkaç çiçek açar. 17°C da normal olarak çiçekler açar ve çiçek açma 20-25°C hızlanır.
Soğuk ve yağışlı havalarda çiçeklerin açması hem düzensiz, hem de kötüdür. Sıcaklık 15-17°C a yükselmeden açmazlar. Bu kötü hava 2-3 gün bu şekilde sürerse çiçekler tam olarak açmaz ve başçıklar dipten ayrılır fakat düşmezler. Bu durumda tozlanma ve döllenme çok kötü olur, tane tutumu iyi değildir. Soğuk havalar yağmurlu havalara nazaran polenlerin çimlenmesini önlemesi nedeniyle döllenme için daha tehlikelidir. Meyve bağlamayan çiçekler, çiçek sapı ve yumurtalık ile beraber dökülür ya da bazen yumurtalık ta dökülmez fakat normal tane halinde gelişemez.Bu küçük taneler
1) normal taneler olgunlaştığında bile yeşildir ve çok küçüktürler.
2) Taneler biraz gelişir fakat hiçbir zaman normal tane
iriliğine ulaşamaz. Taneler renklenir ve normal tanelerden daha önce olgunlaşır.
Her iki durumda da taneler çekirdeksizdir. Ayrıca tanenin normal şekli oval veya uzun bile olsa, bu tanelerin şekli yuvarlaktır. Bu olaya boncuklanma denir. Çiçek veya pisti İlerin dökülmesi ya da boncuk tane oluşumu döllenmenin yetersizliğine bağlanmıştır. Bunun nedeni:
a) çiçeğin anormal yapıda oluşu
b) asmanın kuvvetli veya zayıf olarak anormal gelişmesi
c) çiçeklenme zamanındaki olumsuz hava koşulları dır.
Çözüm:
a) Anormal gelişmeye pek birşey yapılamaz. Sadece polen keseleri stigmaya göre aşağıda kalıyorsa, yumuşak bir fırça çiçeklenme döneminde çiçeklerin üzerinde dolaştırılmalıdır.
b) Asmalar çok kuvvetli gelişiyorsa uzun budama uygulanır.
Fazla azot gübrelemesinden kaçınılır. Çiçeklenme öncesinde
veya sırasında uç alma yapılır. Toprağın çok ıslak olmasından dolayı asmalar zayıf gelişiyorsa drenaj yapılır. Zayıf gelişme gıda noksanlığından kaynaklanıyorsa iyi bir gübreleme yapılmalıdır. Aşırı üründen kaynaklanıyorsa ürün miktarı azaltılır ve daha kısa budanır. Kuvvetli gelişme anaçlardan kaynaklanıyorsa (lot gibi), asmalar uzun budanır.
c) Kötü hava koşullarından kaynaklanıyorsa, değiştirme
şansı pek yoktur. Fakat yine de rüzgarkıran yaparak, toprak kuraksa çiçekten hemen önce sulama yaparak kısmen düzeltilebilir. Fakat çiçeklenme döneminde yapılacak sürümden,toprağın su dengesini bozacağı için mutlaka kaçınmak gerekir.
BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN

