fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Meyve ağaçlarında budama

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Meyve ağaçlarında budama

    MEYVE AĞAÇLARINDA BUDAMA
    GİRİŞ

    Meyvelerin insan beslenmesindeki öneminin ortaya konmasından ve
    meyve yetiştirmenin kârlı bir tarım kolu olduğunun anlaşılmasından sonra,
    bahçe tesis ve bakım işlerine daha çok önem verilmeye başlanmıştır.
    Ayrıca, Uluslararası ticaretin artması sonucu, kaliteli ürün elde etmek
    amacıyla meyve toplama ile ürünün kıymetlendirilmesi ve taşınmasında
    büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Şurası bir gerçektir ki, yabancı pazarlarda
    meyvenin daha iyi değerlendirilmesini etkileyen kalite oluşumu üzerinde
    birinci derecede rol oynayan faktörlerin başında gelen budama tekniğinde
    de büyük gelişmeler olmuştur.
    Bugünkü bilgilerimize göre, ilk meyve yetiştiricileri, meyve ağaçlannı budamayı bilmemekte idiler. Ancak bunların ağaçlar üzerinde yapmış olduğu gözlemler, budama kavramının oluşması ile budama anlayış ve görüşünün değişip gelişmesine neden olmuştur. Güzel renkli, lezzetli ve gösterişli meyveler genellikle güneşlenmesi iyi ve kuvvetli dallar üzerinde oluştuğundan, kaliteli ürün elde etmek için ağaçlarda bazı dalların kesilmeleri sonucu, dalların seyreltilmelerinin yararlı olacağı fikri doğmuştur. Gerçekten, bu durum, doğada kendiliğinden de oluşmakta ve sık taçlı ağaçların iç kısımlarında güneş görmeyen bazı dallar kurumakta, bu suretle ağaçlarda doğal bir seyreltme olmaktadır. Ancak, doğal olarak oluşan seyreltme, arzu edilen yerlerde ve istenilen miktar ile yeter ölçüde olamamaktadır. Bunun sonucu olarak da meyve ağaçlarında gelişme dengesi bozulmakta, verim düşmekte ve görünüş yönünden iyi olmayan durumlar ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, meyvelerin ağırlıklarının artması sonucu mekanik etkiyle, ya da şiddetli rüzgar, kar gibi ekolojik ve benzeri nedenlerle kırılan dalların geride kalan yerlerinden kuvvetli sürgünlerin oluşması da insanlarda, vegetatif gelişmenin düzenlenebilmesi için dalların kesilmesi fikrini doğurmuştur. Bu durum da, meyve fidanları üzerinde yapılacak şekillendirme budamasının esaslarını saptamaya hizmet etmiştir. Değişik yer ve yörelerde yapılan bu gözlemler, meyve ağaçlarının budanmaları fikrinin ayrıntılı olarak oluşmasına yardımcı olmuştur. Ancak,her çağda budamanın anlaşılmasında ve tanımlanmasında zıtlıklara rastlanmış ve bunun sonucu olarak budamanın uygulanış yönteminde bazı değişmeler olmuştur. Gerçekten orta çağda, özellikle Uzak Doğu'da dinsel düşüncelerin etkisiyle süs bitkileri şekillendirilmiş, Rönesans devrinde Avrupa'da ise meyve ağaçlarına geometrik şekiller verilmiştir. Çağımızda ise ekonomik zorlama ve kazanç sağlama fikri meyve ağaçlarının budamalarınd a ön planda yer almıştır.
    Meyve ağaçlarının değişik ekolojik çevrelerde gösterdikleri vegetatif gelişme farklılıkları da budamanın uygulanması üzerine etkili olmuştur. Gerçekten, doğada tamamen aynı kuvvette ve aynı gelişmeyi gösteren ve şekil bakımından aynı olan iki ağaç bulmak çok güçtür. Kaldı ki, budamaya karşı tür ve hatta çeşitlerin gösterdikleri tepkilerin farklı oluşu, meyve ağaçlarına budama işlemlerinin uygulanması bakımından farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
    Budamanın nerede ve ne zaman başladığı üzerinde kesin ve doğru bir kayda rastlanmamıştır. Şurası bir gerçektir ki, budama Fransa ve İtalya'da daha çok uygulama alanı bulmuş, İsviçre ve Almanya'da da farklı budama sistemleri geliştirilmiştir. Son zamanlarda, Amerika'da değişik Doruk Dallı (Modified leader) yetiştirme şekli benimsenmiş ve Avrupa budama ekolünde ise değişik bir anlayışla budamalar yapılmıştır.


    BUDAMANIN TANIMI


    Bilim adamları ve yetiştiricilerin budama anlayışları ve budamayı tanımlamaları birbirine uymamaktadır. Bu durum, daha çok değişik meyve tür ve çeşitleri üzerindeki çalışmalardan, meyve ağaçlarının içinde ■. bulunduğu çevrenin ekolojik ve ekonomik koşullardan, pazarlama ile pazarin meyve tüketimindeki özelliğin oynadığı rollerden ileri gelmektedir. Gerçekten, Schneider ve Scarborough'a (1960) göre budama, bir ağacın tekline ve büyümesine etki yapmak için, ağacın bir kısmını kesme tekniğidir. Bu anlayış, meyve ağaçlarında şekillendirme aşamasında olduğu \, kadar, fizyolojik denge ve ürün budamasında da yanlız kesmeyi Öngörmektedir. Morettini (1963) ise, budamayı bir sanat olarak kabul etmektedir. Bu araştırıcıya göre, budama en fazla gelir elde etmek amacıyla ağaçların doğal şekillerini değiştirme sanatıdır. Ülkümen ve Özbek (1950), budamavı, meyve ağaçlarının düzgün ve kuvvetli bir taç oluşturmalarını, verim çağlarında uzun zaman kalmalarını ve kuvvetten düşmeye başlamış olan ağaçları yeniden kuvvetlendirilerek bir süre daha yüksek kaliteli 'e vermelerini sağlamak şeklinde tanımlamışlardır. Filinger (1952), layı, meyve ağaçlarında üretimi artırmak, ağacın ömrünü uzatmak ve kuvvetli bir taç oluşturmak şeklinde tanımlamaktadır. Görülüyor ki, budamayı bazı bilim adamları bir sanat, bazıları bir teknik uygulama olarak kabul etmektedir. Gerçekten de budama, sanatın estetik yönüyle ilgili olduğu kadar, bitki fizyolojisinin ağaçlardaki teknik bir görüntüsüdür. Rebour (1956), uygulama ve budama teorisini adeta aynı yumurta ikiz kardeş olduğunu, birinin eksik olması halinde diğerinin varlığının kabul edilemeyeceğini bildirmektedir.

    Genel olarak, meyve ağaçlarının gelişmeleri incelendiğinde budama yapılmayan ağaçların, budama yapılmışlar gibi çiçek açtıkları ve meyve verdikleri görülür. Bu gibi ağaçların meyveleri, ürün vermeye başladıkları ilk yıllarda kaliteli olabilirse de, bunu izleyen yıllarda küçük, renksiz ve gösterişsiz olurlar. Ayrıca, budanmayan bazı meyve ağaçlarında periyodisite olayına çok sık rastlandığı gibi, dalların alt kısımları çok çabuk çıplaklaşmakta, ağaç şemsiye şeklini almakta, ürün alanları ağacın dış ve uç kısımlarına kaymakta ve azalmakta, bunun sonucu olarak da ağaç başına verim düşmektedir (Monin, 1986) (Şekil 27).
    1 Şekil 27. Budamanın ağacın taç şekline etkileri;
    1. Düzgün budanarak iyi şekil almış bir ağaç,
    2. Kendi haline terkedildiğinden şemsiye şeklini almış bir
    ağaç.


    Şüphesiz ki, bu durum ağaçlarda verimi ve meyvelerin kalitelerini olumsuz şekilde etkilemektedir. Nitekim, Leferve ve Tissot'un (1962) ortaklaşa yaptıkları araştırmalara göre, toplam verimin % 60'ı ve standart meyve miktarının % 49'u ağacın dış kısımlarından elde edilmektedir. Budanmayan ağaçlarda tacın verimli alanının küçülmesi ve yalnız ağacın dış kısımlarında meyve oluşmasından anlaşılacağı gibi kalite düşecek ve verim azalacaktır. Bundan başka, budanmayan meyve ağaçlarında zararlılar ve hastalıklarla savaş güçleşeceği gibi, meyve toplama vb. teknik işler de zorlaşacaktır. Sonuçta, meyve ağacına yapılacak masrafa karşılık az bir gelir elde edilecektir. Daha açık bir deyimle, budanmayan meyve ağaçlarının fizyolojik ömrü uzun, fakat ekonomik ömrü kısa olacaktır.
Working...
X