Bozuk Orman Alanlarının ..Zeytinlikler İle Ağaçlandırılamaması: Orman Kanununun l'inci ve 2'nci maddelerinde zeytin ağacı tarım ağacı olarak nitelendirilmekte dolayısıyla bozuk orman alanlarında orman alanının daraltılacağı gerekçesiyle zeytin ağaçlandırması yapılamamaktadır. Zeytin ağaçlandırmasının modern ve organik tekniklere uygun olarak planlanması, fidan seçiminin bölgedeki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerince bölgenin iklim ve çevresel koşulları dikkate alınarak yapılması sağlanmalıdır. Bu amaçla Orman Kanununda gereÜi düzenleme yapılmalıdır.
Gıda Denetiminde Yetki Kargaşası: 5 Haziran 2004 tarih ve 25483 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5179 Sayılı Gıda Kanunu ile gıda ile ilgili
hizmetlerin tek elden yürütülmesi amaçlanmıştır. Kanunun amaç ve kapsam kısmında;
güvenliğinin temini, her türlü gıda
maddesinin teknik ve hijyenik şekilde üretim,
işleme, muhafaza, depolama, pazarlama ve
halkın gereği gibi beslenmesini sağlamak
üzere gıda maddeleri üreten iş yerlerinin
asgari teknik ve hijyenik şartlarının belirlenmesi esas almıştır. Gıda maddeleri
üreten iş yerlerine Sağlık Bakanlığınca
verilen çalışma izni ile Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı tarafından verilen gıda sicili
sicil belgesi" adı ile düzenlenmeye
başlanmıştır. Gıda maddesi üreten iş yerleri
satan iş yerleri ve toplu
tüketim yerlerinin denetimleri ise tek elde
toplanarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
tarafından yürütülmeye başlanmıştır. Mahalli
'^are'ere ilişkin yasaların yürürlüğe girmesiyle İçişleri Bakanlığı işyerlerinin (gıda
üretim ve gıda satış ve toplu tüketim yerleri
dahil) ruhsatlandırma işlemlerini kapsayan 10.08.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliği yürürlüğe koymuştur. Buna göre bir gıda işletmesinin kurulabilmesi için öncelikli olarak imar mevzuatı çerçevesinde yapı kullanma izin belgesine haiz olmak ve gayrisıhhî müessese ruhsatı almak zorunludur. 23.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesi (j) bendi, 13.07.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesi (c) bendi, 4.03.2005 tarihli resmi gazetede yayımlanan İl Özel İdaresi Kanununu 7 inci maddesi (a) bendinde yer alan "gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen izin veya ruhsatı vermek ve denetlemek" ibaresi çerçevesinde Danıştay'da açılan dava neticesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun almış olduğu yürütmeyi durdurma kararı doğrultusunda 5.08.2005 tarihi itibari ile gıda maddesi üreten iş yerlerine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca düzenlenen çalışma izni ve gıda sicili belgesi, belediye mücavir alanları içerisinde Belediye Başkanlıkları, mücavir alanlar dışında ise İl Özel İdare Müdürlükleri, organize sanayi bölgelerinde ise Organize Sanayi Müdürlükleri tarafından verilmeye başlanmıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından başlatılan yasal süreç devam etmektedir. Gıda kontrol hizmetlerinde bütünlüğün sağlanması, yetkilerin bölünmemesi, il ve ilçelerde farklı uygulamaların engellenmesi, iller ve merkez kurum arasında etkin bir işbirliği ve koordinasyonun sağlanması için yeni bir yasal düzenleme yapılarak yetkinin tek bir elde toplanması gerekmektedir.
Zeytin Ağaç Sayılarının Kayıt Altına Alınmasında Yeni Yöntemlerin Uygulanması: Ülkemizde zeytin ağaç sayılarına ilişkin istatistiki verilerin güvenilirliğine yönelik sorunlar yaşanmaktadır. Doğrudan Gelir Desteği (DGD) ödemeleri devam ettiği süreçte, bu kapsamda yapılan ödemelerin ağaç başına yapılması, DGD ödemelerinin sona erdirilmesi halinde ise prim ödemelerinin ağaç başına uygulanması sağlanmalıdır.
Zeytinliklerde Arazi Parçalanması: Miras Hukukuna ilişkin yasal düzenleme yapılmasına rağmen, zeytinlik arazilerin parçalanması engellenememektedir. Zeytinlik arazilerin küçük ve parçalı olması üretimde verim düşüklüğü ve maliyetlerin yükselmesine neden olmaktadır. Farklı bölgelerdeki zeytin işletmelerinin, çeşit ve verimden kaynaklanan gelir farklılıkları da dikkate alınarak, arazi parçalanmalarının önlenmesi için, mevcut yasal düzenlemenin gözden geçirilmesi faydalı olacaktır.
Zeytin Ağaç Varlığının Yeterli Olmaması: Ülkemiz ekolojik olarak zeytin dikimine uygun potansiyel alanlara sahiptir. Özellikle AB üyelik sürecinde bu konu oldukça önemlidir. Ülkemizin bu imkanları doğru ve yerinde kullanması gerekmektedir. AB'de yeni ağaç dikimine yönelik olarak çeşitli kısıtlamalar getirilmiş olup üretim fazlasını önleyici tedbirler alınmaktadır. Bu yüzden uyum sürecine girildikten sonra Türkiye'de ağaç varlığını arttırmak suretiyle üretimi arttırıcı uygulamalar yapmak muhtemelen mümkün olmayacaktır. Ağaç varlığımızın arttırılmasına yönelik olarak MODERN ZEYTİNCİLİK şeklinde tanımlanan yoğun dikime (dekara en az 30-40 ağaç) ve damla sulama sistemine sahip, makinalı haşata uygun projelere mutlak destek (düşük faizli kredi, prim gibi) verilmelidir. Başta temizlenecek mayınlı araziler olmak üzere yeni dikim
alanları sağlanmalıdır. Özellikle konuda acilen değerlendirilecek
Gıda Denetiminde Yetki Kargaşası: 5 Haziran 2004 tarih ve 25483 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5179 Sayılı Gıda Kanunu ile gıda ile ilgili
hizmetlerin tek elden yürütülmesi amaçlanmıştır. Kanunun amaç ve kapsam kısmında;
güvenliğinin temini, her türlü gıda
maddesinin teknik ve hijyenik şekilde üretim,
işleme, muhafaza, depolama, pazarlama ve
halkın gereği gibi beslenmesini sağlamak
üzere gıda maddeleri üreten iş yerlerinin
asgari teknik ve hijyenik şartlarının belirlenmesi esas almıştır. Gıda maddeleri
üreten iş yerlerine Sağlık Bakanlığınca
verilen çalışma izni ile Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı tarafından verilen gıda sicili
sicil belgesi" adı ile düzenlenmeye
başlanmıştır. Gıda maddesi üreten iş yerleri
satan iş yerleri ve toplu
tüketim yerlerinin denetimleri ise tek elde
toplanarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
tarafından yürütülmeye başlanmıştır. Mahalli
'^are'ere ilişkin yasaların yürürlüğe girmesiyle İçişleri Bakanlığı işyerlerinin (gıda
üretim ve gıda satış ve toplu tüketim yerleri
dahil) ruhsatlandırma işlemlerini kapsayan 10.08.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliği yürürlüğe koymuştur. Buna göre bir gıda işletmesinin kurulabilmesi için öncelikli olarak imar mevzuatı çerçevesinde yapı kullanma izin belgesine haiz olmak ve gayrisıhhî müessese ruhsatı almak zorunludur. 23.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesi (j) bendi, 13.07.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesi (c) bendi, 4.03.2005 tarihli resmi gazetede yayımlanan İl Özel İdaresi Kanununu 7 inci maddesi (a) bendinde yer alan "gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen izin veya ruhsatı vermek ve denetlemek" ibaresi çerçevesinde Danıştay'da açılan dava neticesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun almış olduğu yürütmeyi durdurma kararı doğrultusunda 5.08.2005 tarihi itibari ile gıda maddesi üreten iş yerlerine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca düzenlenen çalışma izni ve gıda sicili belgesi, belediye mücavir alanları içerisinde Belediye Başkanlıkları, mücavir alanlar dışında ise İl Özel İdare Müdürlükleri, organize sanayi bölgelerinde ise Organize Sanayi Müdürlükleri tarafından verilmeye başlanmıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından başlatılan yasal süreç devam etmektedir. Gıda kontrol hizmetlerinde bütünlüğün sağlanması, yetkilerin bölünmemesi, il ve ilçelerde farklı uygulamaların engellenmesi, iller ve merkez kurum arasında etkin bir işbirliği ve koordinasyonun sağlanması için yeni bir yasal düzenleme yapılarak yetkinin tek bir elde toplanması gerekmektedir.
Zeytin Ağaç Sayılarının Kayıt Altına Alınmasında Yeni Yöntemlerin Uygulanması: Ülkemizde zeytin ağaç sayılarına ilişkin istatistiki verilerin güvenilirliğine yönelik sorunlar yaşanmaktadır. Doğrudan Gelir Desteği (DGD) ödemeleri devam ettiği süreçte, bu kapsamda yapılan ödemelerin ağaç başına yapılması, DGD ödemelerinin sona erdirilmesi halinde ise prim ödemelerinin ağaç başına uygulanması sağlanmalıdır.
Zeytinliklerde Arazi Parçalanması: Miras Hukukuna ilişkin yasal düzenleme yapılmasına rağmen, zeytinlik arazilerin parçalanması engellenememektedir. Zeytinlik arazilerin küçük ve parçalı olması üretimde verim düşüklüğü ve maliyetlerin yükselmesine neden olmaktadır. Farklı bölgelerdeki zeytin işletmelerinin, çeşit ve verimden kaynaklanan gelir farklılıkları da dikkate alınarak, arazi parçalanmalarının önlenmesi için, mevcut yasal düzenlemenin gözden geçirilmesi faydalı olacaktır.
Zeytin Ağaç Varlığının Yeterli Olmaması: Ülkemiz ekolojik olarak zeytin dikimine uygun potansiyel alanlara sahiptir. Özellikle AB üyelik sürecinde bu konu oldukça önemlidir. Ülkemizin bu imkanları doğru ve yerinde kullanması gerekmektedir. AB'de yeni ağaç dikimine yönelik olarak çeşitli kısıtlamalar getirilmiş olup üretim fazlasını önleyici tedbirler alınmaktadır. Bu yüzden uyum sürecine girildikten sonra Türkiye'de ağaç varlığını arttırmak suretiyle üretimi arttırıcı uygulamalar yapmak muhtemelen mümkün olmayacaktır. Ağaç varlığımızın arttırılmasına yönelik olarak MODERN ZEYTİNCİLİK şeklinde tanımlanan yoğun dikime (dekara en az 30-40 ağaç) ve damla sulama sistemine sahip, makinalı haşata uygun projelere mutlak destek (düşük faizli kredi, prim gibi) verilmelidir. Başta temizlenecek mayınlı araziler olmak üzere yeni dikim
alanları sağlanmalıdır. Özellikle konuda acilen değerlendirilecek

