fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Gen Kaynakları ve Islah Çalışmalarının Yetersizliği ve Tescil, UPOV üyeliği: Zeytin ağacının genetik yapısı halen oturmuş değildir. Bu nedenle varyasyon

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Gen Kaynakları ve Islah Çalışmalarının Yetersizliği ve Tescil, UPOV üyeliği: Zeytin ağacının genetik yapısı halen oturmuş değildir. Bu nedenle varyasyon

    Gen Kaynakları ve Islah Çalışmalarının Yetersizliği ve Tescil, UPOV üyeliği: Zeytin ağacının genetik yapısı halen oturmuş değildir. Bu nedenle varyasyon oldukça fazladır.
    Ülkemizdeki mevcut zeytin çeşit ve iplerinin belirlenmesi (alternas göstermeyen, verimli, kaliteli, hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşit ve tiplerin belirlenmesi) ve genetik haritalarının çıkarılması gerekmektedir. Her bölgenin yerli çeşitleri arasından yüksek verimli ve kalite gösteren ağaçlar seçilerek ıslah çalışmaları devam etmelidir. Zeytin çeşitleri içerisinden klonal seleksiyonlar yapılarak hastalık ve zararlılara dayanıklı, sofralık veya yağlık, verim ve kalitesi yüksek, alternans az gösteren tiplerin belirlenmesî ve çoğaltılması gerekmektedir. Ülkemizde daha az alternans gösteren klonları belirlemek amacıyla farklı farklı bölgelerde farklı çeşitlerde (Ayvalık, Gemlik, Memecik gibi zeytin çeşitlerinde yürütülen ülkesel projeler ile) ki on seleksiyon çalışmaları gerçekleştirilmiş ve daha az alternans gösteren adaylar belirlenmişse de tescili yapılarak üretime yansıtılamamıştır. Bu klonlarm çok hızlı bir şekilde tescil edilmesi için bürokrasinin hızlandırılması önem arz etmektedir. Ayrıca bu klonlarm fidan üretimlerinin de çok hızlı bir şekilde yapılabilmesi için Doku Kültürü gibi bir yöntemin devreye sokulması faydalı olacaktır. Diğer yandan 1968 yılında toplanan ve milli kolleksiyonumuzda bulunan mevcut gen kaynaklarının her türlü agronomik ve genetik özelliklerinin en kısa zamanda belirlenmesi ve bu konuda Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü (ZAE) ile üniversitelerin ortak çalışma ortamları yaratmaları gerekmektedir. Bununla birlikte zeytinin anavatanı ve ilk kültüre alındığı yer olan Anadolu'da gen kaynaklarımızın çok daha detaylı araştırılması gerekmektedir. Örneğin 1968'te yapılan çalışmada ülkemizde zeytin ağacının bulunduğu en uzak nokta olarak Mardin/Derik belirlenmiş olduğu halde Yukarı Mezopotamya içinde yer alan Mardin/Dara, hatta Şırnak/Silopi'de doğal halde çok yaşlı zeytin ağaçları bulunmaktadır. Bu ağaçlara ait gen materyallerinin ivedilikle toplanarak agronomik ve genetik özellikleri belirlenmeli ve kurulacak gen bankasına dahil edilmelidir. Bize ait olan bu gen kaynaklarına sahip çıkılmalıdır. Aksi takdirde geçmişte olduğu gibi bu gen kaynaklarını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalınabilir. Özellikle alternansı çok şiddetli gösteren çeşitlerin üretilmesinde daha az alternans gösterdiği saptanan klonlarm kullanılması alternansm azaltılması yönünden önemlidir. Ayrıca melezleme çalışmaları ile mevcut çeşitlerden daha az alternans gösteren, hastalık ve zararlılara dayanıklılık gibi üstün özelliklere sahip yeni çeşitlerin de elde edilmesi gerekmektedir. Çok daha uzun vadeli bu
    gibi çalışmaların kesinlikle desteklenmesi gerekmektedir.
    Ayrıca, süre kısaltmak açısından biyoteknolojinin zeytincilik araştırmalarında da yoğun olarak kullanım olanaklarının artırılması gerekmektedir. Uluslararası Yeni Bitki Çeşitlerinin Korunması Birliği (International Union For the Protection of the New Varieties of Plants (UPOV)) adlı uluslararası kuruluşa üyeliği ile genetik çalışmaları yapılmış ve tescil edilmiş çeşitlere ait fidanların ihracatında sorun yaşanmayabilecektir.

    Fidan Üretimindeki Çeşit Ve Anaç Sorunu, Sertifikalı Fidan Üretimi: Zeytin fidanı üretimi genel olarak vegetatif yöntemlerden çelik ve aşı ile olmaktadır. Ancak daha ekonomik ve kolay olan çelikle çoğaltma yöntemi ile köklenmesi kolay olan çeşitler, en fazla üretilip satılanlardır. Fidan üretiminde bölgesel adaptasyon önemli olup, coğrafi yöre ile özdeşleşmiş çeşitlerin diğer bölgelere dikimi verimli olamayacağı için engellenmelidir. Ayrıca hangi bölgeyejıangi zeytin çeşidinin dikileceği üreticinin isteğine bırakılmamalıdır. Üreticiler en kolay gemlik fidanını bulabildikleri için birçok yere bu zeytin çeşidini dikmektedirler. Mevcut zeytin çeşit ve tipleri belirlenmeli, sertifikalandırılmalı ve genetik haritaları çıkartılmalıdır. Dünyada pazar imkanı olan zeytinyağında üretim miktarının artması, yağlık çeşitler ile bahçe tesisini artırmakla mümkün olacaktır. Örneğin son yıllarda üreticiler en kolay Gemlik fidanını bulabildikleri için bir çok yere bu zeytin çeşidini dikmektedirler Ayrıca İl Özel İdareleri tarafından dağıtılan fidanların çoğunu da Gemlik çeşidi oluşturmaktadır. Adaptasyon ve kalitede problem yaşanan bölgelerde bu çeşidin yaygınlaştırılması engellenmelidir. Eğer fidan dağıtılacak ise kişi başına 3-5 adet fidan yerine bir proj e kapsamında verilmelidir. Ülkemiz zeytinciliğinde 1937'de başlatılan Zeytincilik Seferberliğine benzer bir seferberlik başlatılmalıdır. Böylece yıllar önce İspanya'da başlayan eski zeytinliklerin rehabilite edilmesi ve yeni zeytinliklerin Modern Zeytinciliğe uygun olarak tesis edilmeleri teşvik edilmelidir. Modern zeytincilikte öncelikli olan, yoğun dikim ve damla sulama sistemiyle makineli hasada uygun üretim yapabilecek durumda olmaktır. Böyle bir üretim yapabilmek için öncelikli olarak girişimciler veya üreticiler hedef belirleyerek harekete geçmelidir. Yani hedef, kaliteli yağ üretimi ise ona uygun çeşit ve fidanla işe başlanması gerekmektedir. Ayrıca, fidan ithalatının kontrollü bir şekilde yapılması da temin edilmelidir. Böylece süs bitkisi adı altında yapılan kaçak girişlerin engellenmesi sağlanmalıdır. Fidan üretiminde radikal değişiklik gerekmektedir. Özel sektör bazında kooperatifleşmenin teşvik edilmesi, fidancılarm ihtiyacı olan kaliteli üretim ve eğitim sorununu da çözmüş olacaktır. Özellikle Verticillium zararı nedeniyle aşılı fidan üretimi teşvik edilmelidir. Bu arada Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ve Edremit Zeytin Üretme İstasyonu'nun baz materyal üretim tesislerine sahip olması gerekmektedir. Fidancılık sektörünün ihtiyaç duyduğu klon anaç ve çeşitlerinin toplu çoğaltma sistemi ile çoğaltılıp fıdancılara satılması yararlı olacaktır. Yani bu kurumlar fidancılarm ihtiyaç duyduğu baz materyalini üretip satacaklardır. Ancak bunun için bu kurumlarda Doku Kültürü sistemine acilen geçmek zorunludur. Sertifikalı baz materyal üretimi ile ilgili olarak bürokratik bazı sorunlar olduğu bu kurum yetkilileri tarafından iletilmiştir. Bu sorunun acilen giderilmesi için özellikle Bornova-ZAE tarafından geliştirilen
    Verticillium'a dayanıklı anacın çok hızlı bir şekilde üretilmesi gerekmektedir. Fidancıların çelik ihtiyaçlarını, kendi damızlık bahçeleri olmaması nedeniyle, üretici bahçelerinden izinli veya izinsiz sağlaması nedeniyle çok büyük sorunlar çıkmaktadır. Hastalıklı ağaçlardan (zeytin dal kanseri gibi) alman çeliklerle hastalıklar hem fidanlığa hem de üretilen fidanlarla ülkenin değişik bölgelerine taşınmaktadır. Diğer yandan izinsiz çelik alman bahçelerde ağaçlar bilinçsiz kesimlerle katledilmektedir. Oysa fidancıların çelik temini için bağlı bulundukları Çiftçi Malları Koruma Başkanlıklarına müracaat ederek çelik alacakları zeytin bahçe sahibinden bir izin kâğıdı getirmeleri şartı aranmalıdır.
    Şu an üretilen zeytin fidanlarının çok büyük bir kısmı tek çeşide (Gemlik) dayanmaktadır. Bu bize üretimde tek çeşit problemi yaratmaktadır. Zeytin varlığının tek çeşitten oluşması halinde herhangi bir hastalık nedeniyle ekonomi çok büyük bir zarara uğrayacaktır. Ayrıca biyolojik çeşitliliğin yok olmasına da neden olacaktır. Oysa, ÇEŞİT ÇOKLUĞU ÖZELLİKLE ZEYTİNYAĞINDA TAD VE AROMA ÇEŞİTLİLİĞİ SAĞLAYABİLMEKTEDİR.
    Sertifikalı Fidan Üretiminin Yaygınlaştırılamaması da diğer önemli bir
    sorundur: Sertifikalı tohumluk ve fidan kullanımım arttırarak hastalık ve zararlılara karşı
    önlem alınması ve sağlıklı fidanlarla kapama bahçe tesisinin yaygınlaştırılması amacıyla,
    10.05.2006 tarihli ve 26164 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sertifikalı Tohumluk
    Kullanımı ve Sertifikalı Meyve/Asma Fidanı/Çilek Fidesi ile Kapama Bağ/Bahçe Tesisi
    Desteklemeleri Hakkında Tebliğ (No: 2006/19) ile en az 10 dekar kapama zeytin bahçe
    tesisine 250 YTL/da sertifikalı fidan desteği verilmektedir. Bu desteğin devam etmesinde
    fayda vardır. Ancak bu desteğin bölgeye özgü tür ve çeşitlerin yetiştirilmesini
    engellememesi gerekmektedir. Bahçe tesisinde verilen desteklerin, dikim yapılan alanın
    yamaç ve/veya kıraç arazilerde olması da dikkate alınarak daha fazla olması
    sağlanmalıdır. Ağaç varlığımızın artırılmasına yönelik olarak fidan başına verilen teşvikte
    Gemlik çeşidine yönelik yapılan yanlışlıktan dönülüp en yüksek teşvikin çoğaltılması
    kolay olmayan ve bu nedenle fidanı pahallı olan aşılı fidanlara verilmesi gerekmektedir.
    Ülkemizde sertifikalı fidan üretimine gereken önem verilmektedir. Ancak Zeytin çeşit
    sertifikasyonu ile ilgili uygu¬
    lamalarda önemli sorunlar yaşanmaktadır. Bu sorunlar
    şu şekilde özetlenebilir.
    1997 yılında yürürlüğe
    konulan sertifıkasyon uygulaması ile ıslahçıdan
    temin edilen Ana Kaynak
    Fidan Üretim Ünitesi ile
    sertifikalı fidan üretimi
    için damızlık parsellerinin
    oluşturulmasında kullanılacak baz materyal

    niteliğinde fidan üretim ünitesi oluşturacak olan kuruluşlar henüz tespit edilememiştir. Böylece baz materyal niteliğinde fidan üretim materyali ve fidan üretimi geçen 9 yıllık süre içinde gerçekleştirilememiştir. İsmine doğru ve hastalıklardan ari çeşit ve anaç damızlıkları hem kamu hem da özel sektörde hemen hemen hiç bulunmamaktadır. Henüz baz materyal niteliğindeki fidan üretimi gerçekleştirilememiş olduğundan fidan işletmelerinde kurulması zorunlu olan anaç ve çeşit kalem damızlıklarının kurulması sağlanamamıştır. Diğer yandan özel işletmeler yapacakları fidan üretimi için gerekli materyalini sağlayabilecekleri ismine doğru ve sağlıklı olduğu belgelenen güvenilir kaynaklar belirlenememiştir.
    Uygulama tebliğinde öngörülen sertifikalı fidan üretimine yönelik üretim aşamaları ve üretim zinciri henüz oluşturulmadığından bugüne kadar düzenlenen sertifikalardaki çeşitlerin ismine doğruluğu konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır. Ülkemiz meyveciliğinin AB Standartlarına uygun gelişimi için, uygulamaların acilen ismine doğru hale getirilmesi, uygulama tebliğindeki üretim zincirinin kurulması ve bu konuda yetkili kuruluşların oluşturulması, sonuç alıcı metotların belirlenmesine yönelik çalışmaların başlatılabilmesi için yeterli bütçe, personel gibi kaynakların temin edilmesi gerekmektedir.
    Ülkemizde klon seleksiyonu programları uygulanmasına ve bazı çeşitlerde sonuçlandırılmasına karşın henüz hiçbir baz materyal niteliğinde anaç ve kalem damızlığı kurulamamıştır. İsmine doğruluğu tespit edilen çeşit ve tipler tescil edilerek, üstün nitelikli çeşit ve klonlara ait baz materyal üretimi en kısa sürede gerçekleştirilmeli, gerek kamu gerekse özel fidan üreticilerine ait işletmelerde yeterli üretim kapasitesine sahip anaç ve kalem damızlıkları kurulmalıdır.
    Virüssüz sertifikalı fidan üretiminde serolojik testler için gerekli antiserumlarm ilgili kuruluşlarda yeterince bulunmaması' virüssüz fidan üretimlerinin sertifikasyonunda önemli güçlükler yaratmaktadır. Virüssüz sertifikalı fidan üretimlerine ait serolojik testlerin yapılması amacıyla görevlendirilen kuruluşlar en kısa sürede bu testleri yapabilecek olanaklara kavuşturulmalıdır.
    Resmi Gazetede yayımlanarak tescil listesine giren ancak sertifikalı fidan üretiminde çoğaltım materyali olarak temin edilemeyen ve özellik belgesi bulunmayan çeşitler sertifikasyona tabi tutulmamalıdır. Bu çeşitler yeniden gözden geçirilmeli, sertifikasyona tabi tutulacak zeytin çeşitlerinin ismine doğruluğu en kısa sürede belirlenerek Resmi Gazete'de yayınlanmalıdır. Ayrıca ülkemizde ıslah edilen yeni zeytin çeşitlerinin tescil edilerek üretim zincirine dahil edilmesine önem verilmelidir.
    Kültürel İşlemler Konusunda Eksikler: Gübreleme; Ülkemizdeki zeytinliklerin genellikle meyilli arazilerde yer alması ve bakım tedbirlerinin tam olarak uygulanmaması nedeniyle beslenme problemlerine sık rastlanmaktadır. Zeytin ağaçları diğer meyve türlerine göre olumsuz koşullara daha dayanıklı olmakla beraber, verim ve kalitede beslenme yetersizliğinden dolayı azalmalar ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan son yıllarda zeytinyağına verilen önemin artmaya başlamasıyla birlikte kurulan kapama zeytin bahçelerinde gübreleme daha dikkatli yapılmakta ise de; yine de gübreleme tekniğineuygun çalışmalar yetersiz kalmaktadır. Yaprak ve toprak analizlerine dayalı gübrelemeyi teşvik edici önlemlerin acilen alınması gerekmektedir. İlaçlama: Ülkemiz zeytinliklerinde ilaçlama yetersiz ve/veya tekniğine uygun yapılmamaktadır. Zeytin sineği, zeytine büyük oranda zarar veren, gerek verim gerekse zeytin ve zeytinyağının kalitesini düşüren en önemli zararlıdır. Zeytin sineği toplu mücadele gerektiren bir zararlıdır. Bu amaçla kurulan "Zeytin Hastalık ve Zararlılarıyla Mücadele" eden birliklerin kamu tarafından gerekli araç, gereç, eleman ve finans kaynakları ile teçhiz edilmeleri sağlanmalıdır. Bu birliklerin yaşaması için yasal güvenceye alınması faydalıdır. Diğer taraftan, ilaçlanan alanlar genişletilmelidir. Kullanılan ilaçlar çevreyle uyumlu olmalı ve organik üretime engel teşkil etmemelidir. Sulama; Ülkemizde mevcut zeytinliklerin büyük bölümünde sulama imkânı yoktur ve ağaçlar sadece yağışlarla su ihtiyaçlarını karşılayabilmektedirler. Sulama su stresinden korunmayı sağlamakta ve zeytinin gelişmesinde olumlu etki yapmaktadır. Sulama meyvenin büyüklüğü ve sayısı kadar gövde çapını ve sürgün gelişimini artırır. Sulama et/çekirdek oranını artırır. Su meyvedeki kuru madde yüzdesini düşürdüğü için sulanan zeytin ağaçlarındaki yağ oram sulanmayan ağaçlara göre göreceli olarak daha yüksektir. Ancak sulanan koşullarda, ağaç başına ve dekara yağ verimi daha yüksektir. İyi bir bahçe yönetimi ile sulama, alternansı azaltır. Atıl vaziyetteki su kaynaklarından yararlanılmalı, damlama sulama vefağaç altı mikro yağmurlama gibi modern sulama yöntemlerinin kullanılması desteklenmelidir. Özellikle damlama sistemi ile yıl içinde ağacın ihtiyaç duyduğu su ve besin maddesi otomatik olarak en az işgücü ile sağlanabilecektir. Yapılan çalışmalarda zeytin ağacının fenolojik dönemlerine bağlı olarak en uygun zamanda yapılacak sulama ile minimum su ile maksimum fayda sağlanabilmektedir. Uygun sulama ile zeytin verimi yaklaşık % 30 oranında artmaktadır. Sulama ile ağaçta verim yanında meyvede de kalite artmaktadır. Sulamanın sofralık özelliği yanında zeytinyağında yağ kalitesini arttırıcı bir etkisi de vardır. Özellikle kuru tarım yapılan Güneydoğu Anadolu zeytinliklerinden elde edilen yağlarda bazı saflık kriterlerinin sulama ile olumlu yönde değiştiği belirlenmiştir. Bakım ve Budama; Mevcut zeytinliklerimizin büyük bir çoğunluğu yaşlı, verimden düşmüş ve yüksek boylu ağaçlardan oluşmaktadır. Ülkemizde zeytin ağaçlarının ancak yaklaşık %10'u budanmaktadır. Ayrıca, bilinçsizce yapılan budama verimin azalmasına sebep olmaktadır. Bölgesel olarak, çeşit bazında, dikim sıklığı dikkate alınarak zeytin ağaçlarında düzenli olarak uygun budama yapılmalıdır. Bölgelere ve zeytin çeşitlerine göre uygun terbiye şekilleri belirlenerek toplu ve tek tip budama uygulamaları gerçekleştirilmelidir. Uygulama için teşvik önlemleri alınmalıdır. Budama ürün verimi yönünden çok önemli bir faktördür. Uygun bir budama diğer faktörler aynı kalmak koşulu ile zeytin verimini %15-25 artırmaktadır. Uygun budamalarla verimden düşmüş ağaçlarda gençleştirme işlemlerinin yapılması gerekir. Bu şekilde bu ağaçlardan uzun yıllar verim almak mümkün olur. Yaşlı ağaçların gençleştirilmesi veya yerlerine daha verimli, mekanik hasada uygun modern plantasyonlar oluşturulması gerekmektedir. Gençleştirme budamasının yerinde ve doğru bir şekilde yapılması ile ülkemizdeki ağaç başına düşük verim oldukça yükselecektir. Ancak gençleştirme budaması şekline bağlı olarak söz konusu ağaçlardan
    birkaç yıl süre ile verim alın-
    amayacak bu da üreticileri zor
    buruma sokacaktır. Bu güçlüğü
    gençleştirme kredisi verilmelidir. Özellikle son yıllarda sertifikalı fidana verilen destek gibi"Yaşlı Ağaçlara Gençleştirme Budaması" desteği verilmeli ve konu acilen projelendirilmelidir. Bunun devamında destekler, kültürel işlemler destekleri olarak da devam ettirilmelidir. Bu nedenle zeytin üreticisi budama konusunda eğitilmeli ve ağaçların doğru budanması ile ilgili gerekli önlemler alınmalıdır. Toprak işleme; Ülkemizde zeytinlikler genellikle meyilli arazilerde bulunduğundan sekileme veya teraslama ile toprak işleme yapılmamaktadır. Meyilli arazide bulunan zeytinliklerde teraslama yapılarak toprağın ve suyun muhafazası sağlanmalı, sadece ağacın etrafında yüzeysel hafif toprak işlemesi yapılması teşvik edilmelidir. Bu olay hem hasadı kolaylaştırmakta, hem erozyonu önlemektedir. Ağaç sağlığı ve verimliliği açısmdan derin toprak işlemenin yasaklanması yüzeysel veya erozyon nedeniyle toprak işlemesiz sistemin özendirilip teşvik edilmesi gerekmektedir. Bu konuda üretici eğitimlerine özel önem verilmelidir.
    Alternansın Ülkemiz Zeytin Üretimini Olumsuz Etkilemesi: Alternans zeytin ağaçlarının bir yıl bol mahsul verip, bir yıl az vermesi olayıdır. Bazı ağaçlarda olduğu gibi zeytin ağacının genetiğinde de alternans olayı mevcuttur. Zeytin bir yıl önceden gelişen bir yıllık sürgünler üzerinde oluşmaktadır. Herhangi bir sebeple bu sürgünler bir yıl önce uygun gelişmeyi gösteremezlerse bir sonraki yıl ürün olmaz. Alternansı en aza indirgemek için; var yılında mahsul budamalarına önem verilmelidir. Bunun için ağaç üzerindeki fazla sürgünler seyreltilmeli veya uç alma uygulaması yapılmalıdır. Ayrıca, klasik sırıkla hasat sisteminden vazgeçilmeli, tekniğine uygun gübreleme, sulama yapılmalı ve hastalık ve zararlılarla en iyi şekilde mücadele edilmelidir. Alternansın yok olması veya azaltılmasında ıslah en büyük ve en etkin yöntemdir. Mevcut çeşitler içinde en az alternans gösteren tiplerin araştırılıp bulunması ve çoğaltılması gerekmektedir. Verim düşüklüğü gösteren ağaçlara aynı çeşidin verimi yüksek, en az alternans gösterenlerinden alman aşı ile çeşit çevirme aşısı yapılması desteklenmelidir.
    Toplama ve Hasattaki Sorunlar: Ülkemizdeki zeytinliklerin çoğu meyilli alanlarda olup, yaşlı ve habitüsü büyük ağaçlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla hasatta genellikle sırık kullanılmaktadır. Bu toplama şekli ise zeytinin kalitesini olumsuz etkilemektedir. Kalite stratejisi çerçevesinde, sırıkla hasat edilen, hasat sonrası yerden toplanan zeytinler ile ağaç üzerinden el ile toplanan zeytinler birbirinden ayrılmalı, plastik kasalarda işletmeye taşınmalı, ayrı olarak depolanmalı ve kısa sürede işlenmelidir. Her ekoloji ve çeşide göre
Working...
X