Mineral Maddeler (Tuzlar) / SEBZELERİN İNSAN BESLENMESİ VE SAĞLIĞI BAKIMINDAN ÖNEMİ
Madensel maddelerin insan metabolizması üzerinde oynadığı rol anlaşıldıktan sonra, sebzelerin hakiki değeri ortaya çıkmıştır. Mineral maddeler insan vücudunda öncelikle pH dengesini (asit ve baz oranını) ayarlar. Alınan besin maddelerinin içerinde bulunan maddelere bağlı kalınarak vücutta asit ve bazlar oluşur. Hayvansal besinler genelde asit, sebzeler ise bazik özellik taşır. Devamlı tek yönlü hayvansal besinlerle beslenen insanlarda, vücutta amino asitlerinin ve tuzlarının birikmesiyle, daha önceki konularda da değindiğimiz gibi, kalp, damar sertliği ve zihinsel hastalıklar meydana gelir. Bu hastalıklar hayvansal besinlerle beraber sebze yiyenlerde pek görülmez. Çünkü sebzelerde bulunan bazlar kanda biriken aminoasitleri nötralize ederek, vücutta yapacakları tahribatları engeller.
Sebzelerin çoğunun bazik özelliğine karşın brüksel lahanası, soğan, sarmısak, taze bezelye ve enginar gibi sebzelerde asit fazlası bulunur. Fakat bu asit fazlası sebzelerin yenmesi durumunda, hayvansal besinlerde ortaya çıkan durum pek ender meydana gelebilir.
İnsan vücudunda bulunan mineral maddeler, öncelikle makro ve mikro mineral maddelerdir. Bu maddelerden başka eseri halde bulunan maddeler vardır. Makro mineral maddeler Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg), Fosfor (P), Potasyum (K), Sodyum (Na), Kükürt (S), Klor (Cl), mikro mineral maddeler Brom (Br), Krom (Cr), Kobalt (Co), Bakır (Cu), Flor (F), İyot (I), Demir (Fe), Mangan (Mn), Molibden (Mo), Selenyum (Se), Silisyum (Si), Çinko (Zn), Bor (Br), eseri olarak bulunanlar ise Arsenik (As), Nikel (Ni), Bor (B), Kurşun (Pb), Kalay (Sn), Vanadyum (V), Alüminyum (Al), Altın (Au), Gümüş (Ag), Vanadyum (V) ve Tungusten (W) gibi maddelerdir. Bu maddelerin hemen hepsi bitkilerin bünyesinde de bulunur. Bu bakımdan sebze tükettiğimizde bu maddelerin hepsini vücudumuza alabiliriz. Bu maddeler :
1. Vücut iskeletinin yapı taşı olarak sağlamlığını sağlar.
2. Vücudun su konsantrasyonunu ve ozmotik basıncını ayarlar.
3. Hemoglobin, ferment ve hormon yapısında ve bunların vücut tarafından yapılmasında kullanılır.
4. Vücudun pH dengesini ayarlar.
Amerikalı yazarlara göre, çalışan bir insanın günde en az 1,0 mg fosfor, 0,8 mg kalsiyum, 12 mg demir, 0,75 mg sodyum, 2,0 mg potasyum ve 0,15 mg magnezyum alması gerekir. Ayrıca MÜFTÜOĞLU’na (2003) göre günlük alınacak tuz miktarı 1-6 mg bor, 250-1250 mg kalsiyum, 200-1400 mg krom, 1-2 mg bakır, 50-150 mg iyot, 15-35 mg demir, 250-500 mg magnezyum, 10-25 mg molibden, 200-500 mg potasyum, 100-200 mg selenyum, 1-25 mg silis, 15-45 mg çinko ve 50-100 mg vanadyen’dir.
Son zamanlarda piyasaya sürülen “one a day, daily formula” tabletlerinden her gün bir tane alınırsa tuz gereksinmesi karşılanmaktadır. Bu tabletlerde çeşitli vitaminler yanında, mineral maddelerden kalsiyum 160 mg, demir 5 mg, fosfor 125 mg, magnezyum 40 mg, çinko 5 mg, bakır 3 mg, mangan 1 mg, potasyum 9 mg olarak verilmektedir.
Demir : Kanın alyuvarlarının yapılmasında kullanılır. Azlığında kansızlık ve zafiyet, gelişme bozukluğu meydana gelir ve vücudun kansere ve vereme karşı direnci azalır. Demir en fazla fasulye, bezelye, lahana, soğan, pırasa, marul, ıspanak ve tere gibi sebzelerde bulunur.
Fosfor : Özellikle kemiklerin oluşumu sırasında kullanılır. Çocukluk çağlarında yeterli kadar alınmasında yarar vardır. Kemiklerden başka, beynin esas maddelerinden birisidir. Sinir sisteminin oluşmasını sağlar. Kan hücreleri için vazgeçilmesi olanaksız bir maddedir. Fosforun az alınmasında başta vücut oluşumu istenen şekilde gelişmez, sinir hastalıkları, zafiyet, tüberküloz ve kansızlık meydana getirir. Marul, soğan, ıspanak, fasulye, bezelye, sarmısak, pırasa, domates, lahana ve hıyarda bol miktarda bulunur.
Kalsiyum : Kalsiyum, fosfor gibi kemiklerin esas yapı taşıdır. Gelişme sırasında kalsiyuma büyük gereksinim vardır. Orta yaşlı insanlarda kemiklerin onarımında kullanılır. Yaşlı insanlarda meydana gelen kemik erimelerini yavaşlatır. Kanser, verem, apse ve iltihap, adenit ve gut hastalıkları kalsiyum noksanlığında kolayca ortaya çıkar. Bu hastalıklara yakalananlara dışardan kalsiyum uygulaması yapılır ve hastalığın iyileşmesine veya ağır seyretmesine yardımcı olunur. Kalsiyumun fazla bulunduğu sebzeler fasulye, soğan, marul, pırasa, havuç, lahana, patates, ıspanak, şalgam ve çilektir.
Magnezyum : Kemiklerin oluşumu sırasında kullanılır. Mide ve bağırsak faaliyetlerini arttırır, hazmı kolaylaştırır. Magnezyumun azlığında kanser, şeker, sinir ve mide hastalıkları ortaya çıkar. Bütün hastalıklara karşı vücut direnci büyük ölçüde azalır. Havuç, patates, pancar ve ıspanakta bol miktarda bulunur.
Potasyum : Öncelikle kanın yapısında bulunur. Kanın alkali olmasını sağlar ve kalbin çalışma düzenini kuvvetlendirir. Böbrekleri normal çalıştırarak, idrar söktürür. Romatizma ve mafsal hastalıklarını önler. Fasulye, bezelye, ıspanak, pırasa, marul, kıvırcık salata, havuç ve soğanda yeteri kadar mevcuttur.
Sodyum : Sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlar. Mide asidini nötralize eder. Bağırsakları çalıştırır. Fasulye, kıvırcık salata, marul, havuç, pırasa, soğan ve lahanada bulunur.
Silisyum : Damarların ve kemiklerin oluşumunda kullanılıp, onların sağlamlığını temin eder. Damar sertliği, romatizma, deri ve saç hastalıklarının ortaya çıkmasını engeller ve sağlıklı kalmalarını temin eder. Lahana, karnabahar, sarmısak, bezelye ve fasulyede yeteri derece bulunur.
İyot : Vücutta çeşitli bezlerin salgılarında bulunur ve onların faaliyetlerinin düzenlenmesinde rol alır. Özellikle tiroit bezinin çalışmasında gerekli bir maddedir. Eksikliğinde guatr hastalığı meydana gelir. Şişmanlığı önler, bronşit, verem, romatizma ve bazı deri hastalıklarına karşı vücudu korur. Domates, fasulye, soğan, ıspanak, sarmısak, şalgam, lahana ve turpta bol miktarda bulunur.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Madensel maddelerin insan metabolizması üzerinde oynadığı rol anlaşıldıktan sonra, sebzelerin hakiki değeri ortaya çıkmıştır. Mineral maddeler insan vücudunda öncelikle pH dengesini (asit ve baz oranını) ayarlar. Alınan besin maddelerinin içerinde bulunan maddelere bağlı kalınarak vücutta asit ve bazlar oluşur. Hayvansal besinler genelde asit, sebzeler ise bazik özellik taşır. Devamlı tek yönlü hayvansal besinlerle beslenen insanlarda, vücutta amino asitlerinin ve tuzlarının birikmesiyle, daha önceki konularda da değindiğimiz gibi, kalp, damar sertliği ve zihinsel hastalıklar meydana gelir. Bu hastalıklar hayvansal besinlerle beraber sebze yiyenlerde pek görülmez. Çünkü sebzelerde bulunan bazlar kanda biriken aminoasitleri nötralize ederek, vücutta yapacakları tahribatları engeller.
Sebzelerin çoğunun bazik özelliğine karşın brüksel lahanası, soğan, sarmısak, taze bezelye ve enginar gibi sebzelerde asit fazlası bulunur. Fakat bu asit fazlası sebzelerin yenmesi durumunda, hayvansal besinlerde ortaya çıkan durum pek ender meydana gelebilir.
İnsan vücudunda bulunan mineral maddeler, öncelikle makro ve mikro mineral maddelerdir. Bu maddelerden başka eseri halde bulunan maddeler vardır. Makro mineral maddeler Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg), Fosfor (P), Potasyum (K), Sodyum (Na), Kükürt (S), Klor (Cl), mikro mineral maddeler Brom (Br), Krom (Cr), Kobalt (Co), Bakır (Cu), Flor (F), İyot (I), Demir (Fe), Mangan (Mn), Molibden (Mo), Selenyum (Se), Silisyum (Si), Çinko (Zn), Bor (Br), eseri olarak bulunanlar ise Arsenik (As), Nikel (Ni), Bor (B), Kurşun (Pb), Kalay (Sn), Vanadyum (V), Alüminyum (Al), Altın (Au), Gümüş (Ag), Vanadyum (V) ve Tungusten (W) gibi maddelerdir. Bu maddelerin hemen hepsi bitkilerin bünyesinde de bulunur. Bu bakımdan sebze tükettiğimizde bu maddelerin hepsini vücudumuza alabiliriz. Bu maddeler :
1. Vücut iskeletinin yapı taşı olarak sağlamlığını sağlar.
2. Vücudun su konsantrasyonunu ve ozmotik basıncını ayarlar.
3. Hemoglobin, ferment ve hormon yapısında ve bunların vücut tarafından yapılmasında kullanılır.
4. Vücudun pH dengesini ayarlar.
Amerikalı yazarlara göre, çalışan bir insanın günde en az 1,0 mg fosfor, 0,8 mg kalsiyum, 12 mg demir, 0,75 mg sodyum, 2,0 mg potasyum ve 0,15 mg magnezyum alması gerekir. Ayrıca MÜFTÜOĞLU’na (2003) göre günlük alınacak tuz miktarı 1-6 mg bor, 250-1250 mg kalsiyum, 200-1400 mg krom, 1-2 mg bakır, 50-150 mg iyot, 15-35 mg demir, 250-500 mg magnezyum, 10-25 mg molibden, 200-500 mg potasyum, 100-200 mg selenyum, 1-25 mg silis, 15-45 mg çinko ve 50-100 mg vanadyen’dir.
Son zamanlarda piyasaya sürülen “one a day, daily formula” tabletlerinden her gün bir tane alınırsa tuz gereksinmesi karşılanmaktadır. Bu tabletlerde çeşitli vitaminler yanında, mineral maddelerden kalsiyum 160 mg, demir 5 mg, fosfor 125 mg, magnezyum 40 mg, çinko 5 mg, bakır 3 mg, mangan 1 mg, potasyum 9 mg olarak verilmektedir.
Demir : Kanın alyuvarlarının yapılmasında kullanılır. Azlığında kansızlık ve zafiyet, gelişme bozukluğu meydana gelir ve vücudun kansere ve vereme karşı direnci azalır. Demir en fazla fasulye, bezelye, lahana, soğan, pırasa, marul, ıspanak ve tere gibi sebzelerde bulunur.
Fosfor : Özellikle kemiklerin oluşumu sırasında kullanılır. Çocukluk çağlarında yeterli kadar alınmasında yarar vardır. Kemiklerden başka, beynin esas maddelerinden birisidir. Sinir sisteminin oluşmasını sağlar. Kan hücreleri için vazgeçilmesi olanaksız bir maddedir. Fosforun az alınmasında başta vücut oluşumu istenen şekilde gelişmez, sinir hastalıkları, zafiyet, tüberküloz ve kansızlık meydana getirir. Marul, soğan, ıspanak, fasulye, bezelye, sarmısak, pırasa, domates, lahana ve hıyarda bol miktarda bulunur.
Kalsiyum : Kalsiyum, fosfor gibi kemiklerin esas yapı taşıdır. Gelişme sırasında kalsiyuma büyük gereksinim vardır. Orta yaşlı insanlarda kemiklerin onarımında kullanılır. Yaşlı insanlarda meydana gelen kemik erimelerini yavaşlatır. Kanser, verem, apse ve iltihap, adenit ve gut hastalıkları kalsiyum noksanlığında kolayca ortaya çıkar. Bu hastalıklara yakalananlara dışardan kalsiyum uygulaması yapılır ve hastalığın iyileşmesine veya ağır seyretmesine yardımcı olunur. Kalsiyumun fazla bulunduğu sebzeler fasulye, soğan, marul, pırasa, havuç, lahana, patates, ıspanak, şalgam ve çilektir.
Magnezyum : Kemiklerin oluşumu sırasında kullanılır. Mide ve bağırsak faaliyetlerini arttırır, hazmı kolaylaştırır. Magnezyumun azlığında kanser, şeker, sinir ve mide hastalıkları ortaya çıkar. Bütün hastalıklara karşı vücut direnci büyük ölçüde azalır. Havuç, patates, pancar ve ıspanakta bol miktarda bulunur.
Potasyum : Öncelikle kanın yapısında bulunur. Kanın alkali olmasını sağlar ve kalbin çalışma düzenini kuvvetlendirir. Böbrekleri normal çalıştırarak, idrar söktürür. Romatizma ve mafsal hastalıklarını önler. Fasulye, bezelye, ıspanak, pırasa, marul, kıvırcık salata, havuç ve soğanda yeteri kadar mevcuttur.
Sodyum : Sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlar. Mide asidini nötralize eder. Bağırsakları çalıştırır. Fasulye, kıvırcık salata, marul, havuç, pırasa, soğan ve lahanada bulunur.
Silisyum : Damarların ve kemiklerin oluşumunda kullanılıp, onların sağlamlığını temin eder. Damar sertliği, romatizma, deri ve saç hastalıklarının ortaya çıkmasını engeller ve sağlıklı kalmalarını temin eder. Lahana, karnabahar, sarmısak, bezelye ve fasulyede yeteri derece bulunur.
İyot : Vücutta çeşitli bezlerin salgılarında bulunur ve onların faaliyetlerinin düzenlenmesinde rol alır. Özellikle tiroit bezinin çalışmasında gerekli bir maddedir. Eksikliğinde guatr hastalığı meydana gelir. Şişmanlığı önler, bronşit, verem, romatizma ve bazı deri hastalıklarına karşı vücudu korur. Domates, fasulye, soğan, ıspanak, sarmısak, şalgam, lahana ve turpta bol miktarda bulunur.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

