fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Toprak Sınıfları / Toprağın Fiziksel Özelliği / Toprağın Özellikleri / Toprak / EKOLOJİK FAKTÖRLER / SEBZECİLİK

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Toprak Sınıfları / Toprağın Fiziksel Özelliği / Toprağın Özellikleri / Toprak / EKOLOJİK FAKTÖRLER / SEBZECİLİK

    Toprak Sınıfları / Toprağın Fiziksel Özelliği / Toprağın Özellikleri / Toprak / EKOLOJİK FAKTÖRLER / SEBZECİLİK
    Değişik büyüklükteki mineral ve organik maddelerin fiziksel parçalanma ve kimyasal ayrışma ürünlerinin karışmasıyla meydana gelen toprak, tarla ve laboratuar yöntemlerine göre ayrımlı bünye sınıflarına ayrılır.
    Tarla yöntemi : Toprakların bünye sınıflarına ayrılmasında kullanılan pratik bir yöntemdir. Sınıflama yapılırken insanın dokunma hissi ve görme duygusu rol oynar. Toprak ele alındığında bakılarak büyüklük testi yapılır. Aynı zamanda da parmaklar arasında tutulur ve ezilir. Bu sırada verdiği duyu, bünye sınıflarının oluşmasında kullanılır. Kaba parçalar ezilme sırasında elde ve parmaklarda bir sertlik ve batma duygusu uyandırır. Çünkü zerreler iridir. Mil ve kil kuru iken pudra gibidir. Oysa mil ıslandığı zaman macunlaşırken, kil yapışkan bir hal alır. Toprakta sert ve kırılgan bir kaymak tabakasının oluşması mil, plastik bir görünüm kazanması kil ve yumuşak süngerimsi bir hal alması organik madde oranının yüksek olduğunu gösterir. Tarla yöntemini kullanarak toprakları bünye sınıflarına ayıracak kimselerin daha önce laboratuarda çalışmış olması ve burada bilimsel olarak ortaya konan bünye sınıflarını bilmesi ve orada bu sınıfları el ve gözle kontrol edip deneyim kazanması gerekir. Aksi halde bazı yanlışlıklar yapılabilir.
    Sebzecilik esas alınarak tarla yöntemiyle toprak bünye sınıflarının yaratılmasında 6 sınıf ayrımı yapılır. Bunlar “taşlı topraklar, kumlu topraklar, tınlı topraklar, killi topraklar, marnlı topraklar ve hümüslü topraklar”dır. Bir başka tasnifte topraktaki kum, mil ve kil yüzdesi dikkate alınarak “ağır bünyeli topraklar (kil miktarı çok yüksek), orta bünyeli topraklar (kil, mil ve kum oranı hemen hemen aynı veya dengeli), hafif topraklar (kum miktarı yüksek)” olarak üç kısma ayrılır. Ancak ilk ayrım daha çok kullanım alanı bulur. İkinci ayrım, basit işlerde ve toprak işlemesi sırasında ele alınır.
    a. Taşlı Topraklar: Toprak bünye sınıfları içinde yer almaz. İçinde % 50’den fazla taş içeren topraklara bu ad verilir. Taş dışında kum, kil ve kireç gibi diğer toprak birleşenleri de yer alır. Taşlar köşeli olursa moloz, yuvarlak olursa çakıl olarak vasıflandırılır. Toprakta yeteri kadar ince bünye bulunmadığında sebzecilik ve özellikle seracılıkta kullanılamaz. Çünkü bu topraklarda su ve besin maddeleri yeterince tutulmaz, genelde kuru topraklardır ve toprak işlemesi yapılması zordur. Toprakta taş oranı % 30 ve daha da altına düşecek olursa, bu tip topraklarda sebze yetiştirme olanağı artar. Özellikle turfanda ve sera sebzeciliği bakımından ilginç durumlar ortaya çıkar. Çünkü bu topraklar iyi havalanır, çabuk ısınır, toprak içindeki taşlar ısındığında sıcaklığını uzun süre muhafaza eder, çevresinde bir mikro klima yaratır. Akdeniz Bölgesinde Alanya ile Silifke arasında bu tip topraklar üzerinde yapılan seracılık ve turfanda yetiştiricilik buna güzel örnektir. Sebze tarımına uygun taşlı topraklarda öncelikle turfanda domates, kabak ve hıyar daha sonra biber ve patlıcan yetiştirilir. Küçük alanlarda seracılık veya turfanda sebzecilik yapılacaksa, bu toprakların içindeki taşların ayıklanması ve dışarıdan ayrıca iyi bünyeli toprak taşınması, devamlı, bol miktarda ahır gübresiyle gübrelemesi sonucu, mil ve kil oranı yükseltilerek kullanılma verimliliği yükseltilebilir. Ancak bu şekilde toprak ıslahı pahalı bir yöntemdir ve büyük alanlarda uygulanması da zordur. Onun yerine son yıllarda geliştirilen topraksız tarıma gidilmesi daha doğrudur.
    b. Kumlu Topraklar: İçinde % 50’den fazla kum içeren topraklardır. Kum oluşumu kuvarstan meydana geliyorsa çok fakir, kalkerden meydana geliyorsa biraz verimli kumlu topraklar oluşur. Kumlu toprak içinde büyük boşluklar oluşur. Bu boşluklar atmosfer havasının toprak içine rahat girip, çıkmasına izin verir. Aldıkları suyu bünyelerinde fazla ve uzun süre tutamaz, aşağılara doğru sızdırır veya buhar halinde atmosfere verir. Bu özelliklerinden dolayı çabuk ısınan, sıcak ve kuru topraklardır. Ancak çabuk ısınmaları yanında taşlı topraklara göre daha çabuk soğur. Besin maddelerini iyi tutamaz. Gübreleme ve sulama yaparken az miktarda, ancak sık aralıklarla su ve gübre verilmesi gerekir. Devamlı ve bol miktarda organik gübrelerle gübrelenmesi özelliklerinin zaman içinde düzelmesine yol açar. Vasıfları düzeltilmiş kumlu topraklarda erken sebze yetiştirmek mümkündür. Ayrıca toprak altı sürgünleri yenen sebzelerden kuşkonmaz, yumruları yenen sebzelerden patates, tatlı patates yer elması, kök sebzelerinde turp, havuç, kök kerevizi iyi yetişir. Bu sebzeler dışında hıyar, kısmen karpuz ve kavun yetiştiriciliği yapılabilir. Kumlu toprakların ıslahı taşlı topraklardan daha kolaydır. Toprak ıslah edilirken su ve besin maddelerini tutacak, havalanmayı kısmen azaltacak maddelerin toprağa karıştırılması gerekir. Bunun için her türlü organik gübreler, perlit, kil, vermukulit gibi maddeler kullanılır.
    c. Tınlı Topraklar: Sebzecilik bakımından en ideal topraktır. Toprak içindeki zerrelerin büyüklüğü eşit oranda dağılmıştır. Bir başka deyişle kum, mil ve kil oranı dengeli, % 25-30 oranındadır. En iyi şekilde havalanır, su ve besin maddelerini tutar ve ısınır. Fiziksel ve kimyasal özellikleri en iyi şekilde gerçekleşir. Bu bakımdan normal gevşek, su tutan ve yapışkanlık, plastikleşme, sıkılaşma, geçirimsizlik ve dolayısıyla kaymak tabakası oluşturma gibi kötü özellikleri göstermez. Tınlı topraklarda her türlü sebze yetiştirilir. İdeal olarak seracılık yapılır. Turfanda sebzecilik bakımından ıslah edilmiş kumlu topraklardan sonra gelir.
    d. Killi Topraklar: Killi topraklar, kumlu toprakların tam tersi özelliklere sahiptir. İçinde % 50’den fazla kil bulunduran topraktır. Çok küçük zerrelerden oluşur ve bu yüzden yüzey toplamı fazladır. AKALAN’a (1977) göre, içinde % 15 montmorillonit içeren killi toprağın 1 dekar pulluk derinliğindeki toprak yüzü genişliği 6 milyon dekardır. Kil fraksiyonunda zerreler levha ve çubuk şeklinde olduğunda dış yüzeylerinden daha büyük iç yüzey toplamına sahiptir. Yüzey toplamları fazla olduğundan, su ve besin maddeleri rahatça, fazla miktarda tutulur. Toprak içine boşluk miktarı az olduğundan hava giriş ve çıkışı sınırlı, havasız, geç ışınan, tava gelen, soğuk topraktır. Kuruyunca kaymak tabakası oluşur ve toprak yüzeyi çatlar ve bu çatlaklar büyüyerek derin yarıklar meydana getirir. Tabiatıyla toprak içindeki kökler, bu çatlaklar oluşurken zedelenir, kopar. Killi topraklar organik gübrelerle gübrelenip, içine kaba zerreli kum, kireç, perlit, küçük taş ve çakıl gibi maddeler atılarak boşluk hacimleri genişletilirse sebze yetiştiriciliğine uygun hale getirilebilir. Islah edilmiş killi topraklarda vaktinde sebze yetiştiriciliği, uzun vejetasyonu olan yerlerde vakitli ve vaktinden sonra sebze yetiştiriciliği, özellikle konserve ve endüstriye yönelik bitki üretimi yapılır. Lahana, pırasa, domates, enginar, patlıcan, biber hem kaliteli ve hem de yüksek verimli olur. Kil miktarının biraz düşmesi durumunda her türlü sebze yetiştirme olasılığı mevcuttur.
    e. Marnlı Topraklar: Taşlı topraklar gibi, toprak bünye sınıfları içinde yeri yoktur. İçinde % 5-50 arasında kireç içeren tınlı, kumlu ve hümüslü topraklara marnlı toprak adı verilir. Kireç miktarı % 50’nin üzerine çıkması durumunda adı kireçli toprağa dönüşür. Kireç CaCO3 ve MgCO3 şeklinde bulunabilir. Normal topraklarda kireç oranı % 1-2 ve en fazla % 5 oranındadır. Toprak içinde kireç oranının artması, toprak pH’nın alkali (bazik) reaksiyona kaymasına sebep olur. Marnlı ve kireçli topraklar açık renklidir. Kireç miktarı arttıkça renk beyaza yakın veya beyaz olur. Marnlı ve kireçli topraklar fazla ısınmaz ve suya karşı ilgileri azdır. İşlenmeleri kolay, hava ve besin madde tutmaları iyidir. Kireçli topraklar sebze tarımına uygun değildir. Marnlı topraklar üzerinde toprak ıslahı da yapılarak ve kireç oranı % 10’nun altına indirilecek olursa, sebze tarımı başarılı bir şekilde gerçekleştirilir. Ancak buna rağmen yine de bol miktarda organik gübreleme ve sulama yapmak gerekir. Aksi halde sebze köklerinde kireçten dolayı yanma, yapraklarda kloroz dediğimiz sararma meydana gelir.
    f. Hümüslü Topraklar: Hümüslü topraklar da toprak bünye sınıfları içinde yer almaz. Organik maddelerin parçalanması sonucu ortaya çıkar. Saf organik topraklara dünya üzerinde çok az rastlanır. Bir toprağın saf organik toprak olması için içindeki organik madde miktarının % 95’ten başlayıp % 30’a kadar inmesi gerekir. Hümüslü topraklarda organik madde miktarı % 10-30 arasındadır. Eski nehir, su birikintileri ve göl yatakları, ormanlık ve çayırlık alanlarda rastlanır. Bataklıklar, su altında kalmış araziler ve çayırlar organik madde birikmesi için uygun alandır. Buralarda ağaçlar, çalılar, sazlar, kamışlar, yabani otlar, kedi kuyruğu, yosunlar su altında kalarak çürümeye başlar. Su oksidasyona engel teşkil ettiğinden, parçalanma havasız (anaerobik) koşullarda çalışan mikroorganizmalar tarafından yapılır. Parçalanma sırasında karbondioksit, etan, metan gibi çeşitli gazlar serbest hale geçer. Materyal esmerleşir. İlerleyen safhalarda renk siyaha kadar dönüşür. Koyu renk, hümüs içindeki ligno-protein ve pollyüroniden ileri gelir. Humus oluşumu katmanlar halindedir. En alt katta toprağa yakın siyah renkli olgun hümüs ve üste doğru açık kahve renkli, lifli ve kaba yapılı açık kahve renkli hümüs yer alır. Bununda üstünde parçalanmaya başlamış organik materyal ve onunda üzerinde henüz parçalanmamış bitki artıkları bulunur. Hümüslü topraklara, turba topraklar veya torlu topraklar adı da verilir. Oluş biçimine göre çökelti, yapısına göre kaba lifli, lifli ve odunsu turbalar şeklinde görülür. Hümüslü topraklar iyi drene edilip, içindeki su miktarı azaltılır ve ticaret gübresiyle gübrelenip besin maddesi miktarı arttırılacak olursa sebze tarımına uygun hale gelir. Kolay işlenen, havalanan, tava gelen, suyu ve besin maddelerini iyi tutan topraktır. Ancak kurudukları zaman suyu tekrar çabuk ememez. Bu bakımdan suyun az ve kısa aralılarla, birkaç sefer verilmesi gerekir. Özellikle sera toprakları hümüslü topraklarla desteklenmelidir. Bir çok ülkede, küçük alanlardaki seralar içindeki toprak kazılıp atılır, yerine turba toprak konur. Turba toprağı içinde nematot gibi zararlılar, fazla tuz bulunabilir. Kullanım öncesi laboratuar analizleri yapılması ve duruma göre önlem alınması gerekir. Hümüslü topraklar üzerinde öncelikle ıspanak, kıvırcık ve marul gibi yaprakları yenen sebzeler yetiştirilir. Meyveleri yenen sebzelerde vejetatif büyümeyle beraber generatif gelişme için, generatif gelişmeyi teşvik edici fosfor ve potasyum gibi ticari gübreleme yapılması halinde üretimde başarı sağlanır.
    Laboratuar Metodu: Toprak sınıflarının tespitindeki bu ikinci yöntem, Amerikalı araştırıcılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Laboratuara getirilen toprak örneklerinin mekanik analizleri yapılarak, içindeki kum, mil ve kil oranları saptanır. Bunların birbiriyle olan oranları tespit edilir. Daha sonra zerrelerin iriliklerine ve miktarına göre düzenlenmiş ve aşağıda verilmiş diyagram eşliğinde toprak sınıflamaları yapılır. Bu sınıflar 12 adet olup, “kum, tınlı-kum, kumlu-tın, tın, milli-tın, mil, kumlu-killi-tın, killi-tın, milli-killi-tın, kumlu-kil, milli-kil ve kil” dir (?ekil 9.1). Toprak ismi yazılırken, kumlu-milli-kil gibi, sona doğru gidildikçe karışıma giren maddelerin % oranı artmaktadır. Bu örnekte karışım oranı % 100 olacağından kum oranı % 10-20, mil oranı % 20-30 ve kil oranı % 60’dir.
    ?ekil 9.1. Laboratuar metoduna göre toprak sınıfları
    Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Working...
X