Derinliğe Bağlı Toprak İşlemesi / Bitkilere Yer Hazırlamak Amacıyla Yapılan Toprak İşlemesi / TOPRAK İŞLEMESİ / SEBZECİLİK
Derinliğe bağlı toprak işlemesi, 40-150 cm derinlikte yapılan derin toprak işlemesi (kirizma) ve 10-30 cm derinliğinde yapılan yüzeysel toprak işlemesi olarak ikiye ayrılır.
Derin toprak işlemesi (kirizma) sebze bahçeleri ilk tesis edilirken yapılan bir işleme şeklidir. Arazinin dip kısımlarını tanımak üzere açılan toprak profili incelenir Toprak profili için bakınız Günay ve Okur 1999), toprağın yüzünden derinliğine doğru toprak yapısı dikkate alınarak, kirizmanın yapılıp yapılmamasına, yapılacak kirizmanın şekline ve derinliğine karar verilir ve uygulanır. Bunun dışında kirizma ancak ilerleyen zaman içinde her 5-10 senede bir, toprakta devamlı yetiştiricilikten dolayı bir toprak yorgunluğu söz konusu ise ve yapılmasında zorunluluk varsa tekrarlanabilir. Çünkü kirizma oldukça pahalı ve görüldüğü gibi sürekli olmayan ve duruma göre yapılan bir toprak işlemesidir.
Kirizmanın derinliği 40-150 cm arasında değişir. Dışarıda sebze yetiştiriciliği için 40-60 cm derinlik esasında yeterlidir. Ancak toprak alt katmanlarının taş ve kayalık olması durumunda derinlik 80-100 cm’ye kadar indirilir. Örtü altı tarımı yapılacaksa (özellikle sera kurulacak yerlerde), drenaj sağlamak açısından kurulacak tesis alanlarının 150 cm derinliğe kadar işlenmesinde fayda vardır. Kirizma pahalı bir işleme olduğundan derinlik tespit ederken dikkatli davranmak gerekir. Kirizma insan gücü ve makine gücüyle yapılır.
İnsan gücüyle kirizmaya küçük alanlarda ve daha düzenli bir toprak işlenmesi istendiğinde baş vurulur. Bu işlem uzun zaman alır ve fazla iş gücüne gereksinim gösterir. Ayrıca makineli kirizmaya göre daha da pahalıdır. Kirizma sırasında kazma (taşçı ve kök kazması), kürek, bel (kürek veya çatal bel), balyoz, değişik boyda ve kalınlıkta çiviler, küskü ve manivela gibi aletlerden yararlanılır. Toprak devrilerek ve aktarılarak işlenir. İşleme sırasında sabit kayalar kırılır ve taşlar ya mümkün olduğu kadar ufalanır yada çıkartılıp bir kenara yığılır. Ayrıca, yabancı cisimler ve bitkilerin derine giden kökleri ayıklanır ve temizlenir.
Makine ile kirizma büyük arazilerde ve daha ekonomik olarak uygulanır. İşleme sırasında paletli veya iri dişli lastik tekerlekleri olan, çekme gücü yüksek traktörler kullanılır. Bunların arkasına, yapılacak derinliğe ve işleme şekline göre takılacak krizma pulluğuyla devrilerek, taban demiriyle (kaz ayağı veya kaz burnu) yırtılarak ve hem pulluğun ve hem de taban demirinin bir arada takılmasıyla üst kısım devrilerek+alt kısım yırtılarak işlenir. İşleme yapılırken sadece toprak yüzeyine çıkan taş ve bitki parçalarını toplamak, araziyi temizlemek için bir miktar insan gücüne gereksinim duyulur.
Kirizma, toprağın ne fazla ıslak nede fazla kuru ve sert olmadığı, yani mümkün olduğu kadar tavda olduğu geç sonbahar, kışı ılık geçen yerlerde kış, erken ilkbahar aylarında ve işletmede işlerin en az olduğu bir dönemde yapılır. Çok ıslak, kuru ve sert topraklarda iş gücü ve süresi artar. Islak topraklarda ayrıca çamurlaşma ve sıkışma meydana getirir.
İnsan gücüyle yapılan kirizma basit veya çapraz kirizma olarak ikiye ayrılır Şekil (12.1 ve 12.2.). Kirizmada, toprak derinliğine doğru üst katman (toprak yüzünden itibaren 20-40 cm birinci derinliği) ve alt katman (toprağın üst katmanın altındaki ikinci 20-40 cm derinliği) olarak iki tabakaya ayrılır. Toprağı daha derin işleme mecburiyeti varsa, alt katman derinliği 20-60, 20-80, 20-100 cm kadar indirilebilir.
Şekil 12.1. Çapraz kirizma
Şekil 12.2. Basit kirizma
Kirizmanın derinliğini ve basit veya çapraz kirizma yapmayı bazı faktörler belirler :
a. İklim koşulları : Soğuk ve yağışı bol olan yerlerde yüzeysel, sıcak ve kuru topraklarda derin kirizma uygulanır. Bunun yanı sıra yağışın bol olduğu yerler ile toprak altı katmanlarının kötü olduğu topraklarda bu durumu düzeltmek ve drenajı sağlamak bakımından yine derin fakat basit kirizma yapılır.
b. Toprak koşulları : Toprak alt katmanlarının tekdüze ve iyi olduğu kuru topraklarda derin ve çapraz kirizma daha iyi sonuç verir. Alt katmanlar fazlaca killi, kireçli, kumlu ve taş içerdiğinde ve taban suyunun çok yükseldiği koşullarda yüzeysel ve basit kirizma yapılır.
c. Kirizma yapılırken topraktaki biyolojik yaşamı dikkate almak: Eğer toprağın alt katmanlarında canlılık yoksa, cansız veya biyolojik aktivitenin olmadığı bu kısmı yukarı çıkartıp, canlı üst toprağı aşağıya indirecek çapraz kirizma yapmak, toprağın tümünün canlılığının kaybolmasına yol açabilir. Bu durumda basit kirizma ve yüzeysel kirizma yapmak, canlı olan üst tabakayı üstte ve cansız alt tabakayı altta işlemek, ancak her sene toprağa bol ahır gübresi vererek derinliği her sene üst tabaka işleme derinliği biraz daha arttırarak toprağı sürmek ve alt katmanların yapısını düzeltip, daha sonraki yıllarda çapraz kirizmaya geçmek gerekir.
d. Bitki cins ve türü : Bitki cins ve türü değişik kök yapılarına, derinliğine ve topraktaki besin maddelerinden yararlanma özelliğine sahiptir. Derin köklü ve çok yıllık bitkilerde derin kirizma yapılmalıdır. Yüzeysel köklü ve yıllık bitkilerde yüzeysel kirizma uygulanır.
Kirizmayı insan gücü kullanarak yapmak istiyorsak, kirizmada kullanılacak işçi sayısını göz önüne alarak, her işçiye 1 m genişliğinde bir toprak parçası hesaplanarak arazi iki ve ikinin katları sayıda parsele ayırmak gerekir. Elimizde 10 işçi varsa, parselin genişliği 10 m olacaktır. 100 m genişliğindeki bir arazi 100/10 =10 eşit parsele bölünecektir. Arazi genişliği 150 m olsaydı bu sefer 150/10=15 eşit parsele ayrılacaktı. Kirizmaya başlarken ilk parselin baş tarafına işçiler yan yana 1 m arayla dizilir ve buradaki toprağı kazarak kirizmanın ağız çukurunu açar. Çukurdan çıkan toprak, parselin ön kısmına yığılır. Parsel sonuna kadar işlendiğinde, parselin sonunda bir boşluk kalır. İşçiler birinci parseli bitirince, ikinci parselin toprak işlemesine birinci parselin sonundaki boşluk kalan kısmının yanından (yani birinci parselin tersinden) başlar ve yine kirizma ağız çukuru açılır ve toprak çukurun ön kısmına yığılır. Kirizmaya devam edildiğinde ikinci parselin sonunda da bir çukur kalır. Üçüncü parsele, ikinci parselin yine çukur kalan yan tarafından başlanır ve bu şekilde bütün parseller işlenir. Kirizma tamamlandığında birinci parselin ön kısmına ağız açmak için çıkartılan toprak, ikinci parselin çukur kısmına, ikinci parselin önüne yığılan toprakta, birinci parselin çukur kısmına doldurulur. Böylece diğer çift parseller (3-4 ve 5-6 gibi) arasında da topraklar çukurlara doldurulduğunda, arazi eski düz haline dönmüş ve kirizma tamamlanmış olur. Eğer arazi kirizma öncesi, tekli olacak şekilde parsellere bölünmüş olsaydı, toprak doldurma sırasında en sondaki tek kalan parselin ön tarafında toprak yığını, arka tarafında çukur kalacaktır. Bu ön taraftaki toprağı, arkadaki çukuru doldurmak için, kirizma yapılan alan üzerinde gidip gelinerek, hem uzun bir yol kat edilecek, işçilik artacak ve hem de kirizma yapılan alan toprak taşıması sırasında üzerine defalarca basıldığından yeniden sıkışacak ve bu da parselde kirizmanın etkisini azalacaktır.
İnsan gücü ile kirizma basit veya çapraz kirizma olarak yapılır. Yukarıda anlatılan nedenlerle bizim arazimizde hangi kirizma şekline karar vermişsek o kirizma şeklini uygularız. Ancak burada iki kirizma şekli peşpeşe anlatılacaktır.
Basit kirizmada üst tabaka 20 cm, alt tabaka 40 cm ve kirizma derinliği 60 cm olarak tespit edildiğinde, kirizmayı yapmak için birinci parselin başında, her işçi önden arkaya doğru 75 cm genişliğindeki ilk parçanın toprağını, 60 cm derinliğinde (20 cm üst tabaka + 40 cm alt tabaka = 60 cm) kazar ve çıkan toprağı ön tarafa yığar. Böylece her işçi 75 cm genişliğinde ve 60 cm derinliğinde bir çukur açar (10 işçi çalıştığından birinci parselin başında açılan çukurun uzunluğu 10 m, genişliği 75 cm ve derinliği 60 cm’dir). Sonra işçiler geriye çekilir ve tekrar 75 cm genişliğinde ikinci parçanın üstündeki 20 cm derinliğindeki üst toprak tabakası kazarak, önde yığılı toprağın üzerine atar. Böylece ilk parselin kirizma ağzı açılmış olur. İşçiler, ikinci parçada henüz kazılmamış olan 40 cm'lik alt tabakayı bu sefer kazar ve ön tarafta açmış olduğu 60 cm derinliğindeki kirizma ağız çukurun 40 cm'lik alt kısmını doldurur (Birinci parçanın alt kısmı). Dikkat edilirse bu işlemle, ikinci parçanın alt tabakası, ağız çukuru olarak açılmış birinci çukurun alt tabakası olarak doldurulmuştur. İşçiler, tekrar geriye çekilir ve 75 cm genişliğinde üçüncü parçanın 20 cm'lik üst tabakasını kazar ve birinci çukurda doldurulan 40 cm'lik alt tabakanın üzerine atar ve böylece birinci çukurun tamamı doldurulmuş olur (Birinci çukurun alt kısmına ikinci çukurun alt tabakası ve üçüncü çukurun üst tabakası doldurulmuştur). İşçiler kazma işlemine devam eder ve bu sefer üçüncü parça çukurunun 40 cm'lik alt tabakası kazar ve ikinci parçanın boş alt çukuruna doldurur. İşçiler tekrar geriye çekilir ve dördüncü parçanın 20 cm'lik üst tabakasını kazar ve ikinci çukurun üstüne atar. Böylece ikinci parçanın çukuru da doldurulmuş olur. (İkinci çukurun alt kısmına üçüncü çukurun alt kısmı ve dördüncü çukurun üst tabakası doldurulmuştur). Birinci parselin kirizmasına devam edildiğinden, baş tarafında bir toprak yığını ve parsel sonunda bir çukur ortaya çıkar. İkinci parsel, aynen birinci parsel gibi işlenir. Bütün parsellerin de işlenmesi tamamlandığında, parsel başlarındaki yığınlar yandaki parsel çukurlarına doldurulur, böylece arazi düzeltilir ve kirizma işlemi bitirilir. Dikkat edilecek olursa basit kirizmada toprak işlemesi, üst tabakalar kendi arasında (2›1, 3›2 ve 4›3 olacak şekilde) ve alt tabakalar yine kendi arasında (2›1, 3›2 ve 4›3 olacak şekilde) yer değiştirmiştir.
Çapraz kirizmada bu sefer derinliği değiştirerek, 40 cm üst tabaka ve 40 cm alt tabaka ve kirizma derinliği olarak 80 cm olarak ele alalım. Birinci parçada 100 cm genişliğinde ve 80 cm derinliğinde ağız çukur olacak birinci çukur kazılır ve toprağı ön tarafa yığılır. Böylece kirizma ağzı açılmış olur. Sonra geriye çekilip 100 cm genişliğindeki ikinci parçanın önce 40 cm'lik üst tabakası kazılıp, açılmış olan birinci çukurun 40 cm'lik alt tabakası, sonra da ikinci çukurun 40 cm'lik alt tabakası kazılıp, birinci çukurun 40 cm'lik üst tabakası olarak doldurulur. Böylece birinci çukur dolmuş ve ikinci çukur açılmış olur. Tekrar geri çekilip, bu sefer üçüncü parçanın üst tabakası kazılıp, ikinci paçanın alt çukuruna ve üçüncü parçanın alt tabakası kazılıp, ikinci parçanın üst tabakası olarak doldurulur. Dikkat edilirse bu işlemede toprağın üst tabakası bir önceki parçanın altına, alt tabakası üstüne getirilmekte ve çapraz bir işleme yapılmaktadır. Çapraz kirizmada da parsel başında toprak yığını ve parsel sonunda çukur kalacaktır. Burada da yığınlar yandaki parsel boşluklarına doldurularak arazi düzeltilir ve kirizma bitirilir.
Makine gücü kullanılıyorsa, kirizma derinliği en fazla 60-80cm derinliğe kadar iner. Toprak üst ve alt tabakalar ayrılmaz, üst ve alt tabakanın yer değiştirilmesiyle gerçekleştirilemez, yani çapraz kirizmayı yapma olanağı olmaz. Toprak kirizma derinliği kadar bütünü ile devrilerek işlenebilir ve böylece alt toprak üste üst toprak alta atılır. Alt toprak tabakalarının üste çıkartılmasının sakıncalı olduğu hallerde (önceki konularda değinilmişti) ise, toprağın iyi olan 20-30 cm'lik iyi üst tabakası pullukla devrilerek, geriye kalan 30-60 cm'lik alt kötü tabakası, pulluğun arkasına çeki demiri veya kaz ayağı takılarak yerinde ve yırtılarak işlenir.
Derinliğe bağlı ikinci toprak işlemesi yüzeysel işleme olup, insan gücü kullanılıyorsa belleme, makine ve hayvan gücü kullanılıyorsa sürme olarak karşımıza çıkar (Şekil 12.3).
Şekil 12.3. Toprağın bellenmesi
Yüzeysel işlemeden amaç bitkilere yer hazırlamak üzere toprağa ilk işlemeyi yapmak ve bitki artıklarını toprağa karıştırıp, çürümesini sağlamaktır. Mevsimin herhangi bir zamanında toprak tavda iken 10-30 cm derinliğinde yapılır. Bu açıklamadan anlaşıldığı üzere belleme ve sürmenin genelde bir zamanı yoktur. Bununla beraber kışı sert geçen yerlerde sonbahar, ilkbahar ve yaz işlemesi gibi üç zaman dilimi ortaya çıkabilir. Toprak tavda değilken, toprağı kurutmak için işleme yapıldığında, dikkatli davranmak ve ilk ıslak işlemeden sonra çıkan kesekler kerpiçleşmeden, kısmen kuruyup, tava geldiğinde ikinci belleme ve sürme yaparak bu kesekleri ufalamak gerekir (bu kısım aşağıda geniş anlatılacaktır).
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Derinliğe bağlı toprak işlemesi, 40-150 cm derinlikte yapılan derin toprak işlemesi (kirizma) ve 10-30 cm derinliğinde yapılan yüzeysel toprak işlemesi olarak ikiye ayrılır.
Derin toprak işlemesi (kirizma) sebze bahçeleri ilk tesis edilirken yapılan bir işleme şeklidir. Arazinin dip kısımlarını tanımak üzere açılan toprak profili incelenir Toprak profili için bakınız Günay ve Okur 1999), toprağın yüzünden derinliğine doğru toprak yapısı dikkate alınarak, kirizmanın yapılıp yapılmamasına, yapılacak kirizmanın şekline ve derinliğine karar verilir ve uygulanır. Bunun dışında kirizma ancak ilerleyen zaman içinde her 5-10 senede bir, toprakta devamlı yetiştiricilikten dolayı bir toprak yorgunluğu söz konusu ise ve yapılmasında zorunluluk varsa tekrarlanabilir. Çünkü kirizma oldukça pahalı ve görüldüğü gibi sürekli olmayan ve duruma göre yapılan bir toprak işlemesidir.
Kirizmanın derinliği 40-150 cm arasında değişir. Dışarıda sebze yetiştiriciliği için 40-60 cm derinlik esasında yeterlidir. Ancak toprak alt katmanlarının taş ve kayalık olması durumunda derinlik 80-100 cm’ye kadar indirilir. Örtü altı tarımı yapılacaksa (özellikle sera kurulacak yerlerde), drenaj sağlamak açısından kurulacak tesis alanlarının 150 cm derinliğe kadar işlenmesinde fayda vardır. Kirizma pahalı bir işleme olduğundan derinlik tespit ederken dikkatli davranmak gerekir. Kirizma insan gücü ve makine gücüyle yapılır.
İnsan gücüyle kirizmaya küçük alanlarda ve daha düzenli bir toprak işlenmesi istendiğinde baş vurulur. Bu işlem uzun zaman alır ve fazla iş gücüne gereksinim gösterir. Ayrıca makineli kirizmaya göre daha da pahalıdır. Kirizma sırasında kazma (taşçı ve kök kazması), kürek, bel (kürek veya çatal bel), balyoz, değişik boyda ve kalınlıkta çiviler, küskü ve manivela gibi aletlerden yararlanılır. Toprak devrilerek ve aktarılarak işlenir. İşleme sırasında sabit kayalar kırılır ve taşlar ya mümkün olduğu kadar ufalanır yada çıkartılıp bir kenara yığılır. Ayrıca, yabancı cisimler ve bitkilerin derine giden kökleri ayıklanır ve temizlenir.
Makine ile kirizma büyük arazilerde ve daha ekonomik olarak uygulanır. İşleme sırasında paletli veya iri dişli lastik tekerlekleri olan, çekme gücü yüksek traktörler kullanılır. Bunların arkasına, yapılacak derinliğe ve işleme şekline göre takılacak krizma pulluğuyla devrilerek, taban demiriyle (kaz ayağı veya kaz burnu) yırtılarak ve hem pulluğun ve hem de taban demirinin bir arada takılmasıyla üst kısım devrilerek+alt kısım yırtılarak işlenir. İşleme yapılırken sadece toprak yüzeyine çıkan taş ve bitki parçalarını toplamak, araziyi temizlemek için bir miktar insan gücüne gereksinim duyulur.
Kirizma, toprağın ne fazla ıslak nede fazla kuru ve sert olmadığı, yani mümkün olduğu kadar tavda olduğu geç sonbahar, kışı ılık geçen yerlerde kış, erken ilkbahar aylarında ve işletmede işlerin en az olduğu bir dönemde yapılır. Çok ıslak, kuru ve sert topraklarda iş gücü ve süresi artar. Islak topraklarda ayrıca çamurlaşma ve sıkışma meydana getirir.
İnsan gücüyle yapılan kirizma basit veya çapraz kirizma olarak ikiye ayrılır Şekil (12.1 ve 12.2.). Kirizmada, toprak derinliğine doğru üst katman (toprak yüzünden itibaren 20-40 cm birinci derinliği) ve alt katman (toprağın üst katmanın altındaki ikinci 20-40 cm derinliği) olarak iki tabakaya ayrılır. Toprağı daha derin işleme mecburiyeti varsa, alt katman derinliği 20-60, 20-80, 20-100 cm kadar indirilebilir.
Şekil 12.1. Çapraz kirizma
Şekil 12.2. Basit kirizma
Kirizmanın derinliğini ve basit veya çapraz kirizma yapmayı bazı faktörler belirler :
a. İklim koşulları : Soğuk ve yağışı bol olan yerlerde yüzeysel, sıcak ve kuru topraklarda derin kirizma uygulanır. Bunun yanı sıra yağışın bol olduğu yerler ile toprak altı katmanlarının kötü olduğu topraklarda bu durumu düzeltmek ve drenajı sağlamak bakımından yine derin fakat basit kirizma yapılır.
b. Toprak koşulları : Toprak alt katmanlarının tekdüze ve iyi olduğu kuru topraklarda derin ve çapraz kirizma daha iyi sonuç verir. Alt katmanlar fazlaca killi, kireçli, kumlu ve taş içerdiğinde ve taban suyunun çok yükseldiği koşullarda yüzeysel ve basit kirizma yapılır.
c. Kirizma yapılırken topraktaki biyolojik yaşamı dikkate almak: Eğer toprağın alt katmanlarında canlılık yoksa, cansız veya biyolojik aktivitenin olmadığı bu kısmı yukarı çıkartıp, canlı üst toprağı aşağıya indirecek çapraz kirizma yapmak, toprağın tümünün canlılığının kaybolmasına yol açabilir. Bu durumda basit kirizma ve yüzeysel kirizma yapmak, canlı olan üst tabakayı üstte ve cansız alt tabakayı altta işlemek, ancak her sene toprağa bol ahır gübresi vererek derinliği her sene üst tabaka işleme derinliği biraz daha arttırarak toprağı sürmek ve alt katmanların yapısını düzeltip, daha sonraki yıllarda çapraz kirizmaya geçmek gerekir.
d. Bitki cins ve türü : Bitki cins ve türü değişik kök yapılarına, derinliğine ve topraktaki besin maddelerinden yararlanma özelliğine sahiptir. Derin köklü ve çok yıllık bitkilerde derin kirizma yapılmalıdır. Yüzeysel köklü ve yıllık bitkilerde yüzeysel kirizma uygulanır.
Kirizmayı insan gücü kullanarak yapmak istiyorsak, kirizmada kullanılacak işçi sayısını göz önüne alarak, her işçiye 1 m genişliğinde bir toprak parçası hesaplanarak arazi iki ve ikinin katları sayıda parsele ayırmak gerekir. Elimizde 10 işçi varsa, parselin genişliği 10 m olacaktır. 100 m genişliğindeki bir arazi 100/10 =10 eşit parsele bölünecektir. Arazi genişliği 150 m olsaydı bu sefer 150/10=15 eşit parsele ayrılacaktı. Kirizmaya başlarken ilk parselin baş tarafına işçiler yan yana 1 m arayla dizilir ve buradaki toprağı kazarak kirizmanın ağız çukurunu açar. Çukurdan çıkan toprak, parselin ön kısmına yığılır. Parsel sonuna kadar işlendiğinde, parselin sonunda bir boşluk kalır. İşçiler birinci parseli bitirince, ikinci parselin toprak işlemesine birinci parselin sonundaki boşluk kalan kısmının yanından (yani birinci parselin tersinden) başlar ve yine kirizma ağız çukuru açılır ve toprak çukurun ön kısmına yığılır. Kirizmaya devam edildiğinde ikinci parselin sonunda da bir çukur kalır. Üçüncü parsele, ikinci parselin yine çukur kalan yan tarafından başlanır ve bu şekilde bütün parseller işlenir. Kirizma tamamlandığında birinci parselin ön kısmına ağız açmak için çıkartılan toprak, ikinci parselin çukur kısmına, ikinci parselin önüne yığılan toprakta, birinci parselin çukur kısmına doldurulur. Böylece diğer çift parseller (3-4 ve 5-6 gibi) arasında da topraklar çukurlara doldurulduğunda, arazi eski düz haline dönmüş ve kirizma tamamlanmış olur. Eğer arazi kirizma öncesi, tekli olacak şekilde parsellere bölünmüş olsaydı, toprak doldurma sırasında en sondaki tek kalan parselin ön tarafında toprak yığını, arka tarafında çukur kalacaktır. Bu ön taraftaki toprağı, arkadaki çukuru doldurmak için, kirizma yapılan alan üzerinde gidip gelinerek, hem uzun bir yol kat edilecek, işçilik artacak ve hem de kirizma yapılan alan toprak taşıması sırasında üzerine defalarca basıldığından yeniden sıkışacak ve bu da parselde kirizmanın etkisini azalacaktır.
İnsan gücü ile kirizma basit veya çapraz kirizma olarak yapılır. Yukarıda anlatılan nedenlerle bizim arazimizde hangi kirizma şekline karar vermişsek o kirizma şeklini uygularız. Ancak burada iki kirizma şekli peşpeşe anlatılacaktır.
Basit kirizmada üst tabaka 20 cm, alt tabaka 40 cm ve kirizma derinliği 60 cm olarak tespit edildiğinde, kirizmayı yapmak için birinci parselin başında, her işçi önden arkaya doğru 75 cm genişliğindeki ilk parçanın toprağını, 60 cm derinliğinde (20 cm üst tabaka + 40 cm alt tabaka = 60 cm) kazar ve çıkan toprağı ön tarafa yığar. Böylece her işçi 75 cm genişliğinde ve 60 cm derinliğinde bir çukur açar (10 işçi çalıştığından birinci parselin başında açılan çukurun uzunluğu 10 m, genişliği 75 cm ve derinliği 60 cm’dir). Sonra işçiler geriye çekilir ve tekrar 75 cm genişliğinde ikinci parçanın üstündeki 20 cm derinliğindeki üst toprak tabakası kazarak, önde yığılı toprağın üzerine atar. Böylece ilk parselin kirizma ağzı açılmış olur. İşçiler, ikinci parçada henüz kazılmamış olan 40 cm'lik alt tabakayı bu sefer kazar ve ön tarafta açmış olduğu 60 cm derinliğindeki kirizma ağız çukurun 40 cm'lik alt kısmını doldurur (Birinci parçanın alt kısmı). Dikkat edilirse bu işlemle, ikinci parçanın alt tabakası, ağız çukuru olarak açılmış birinci çukurun alt tabakası olarak doldurulmuştur. İşçiler, tekrar geriye çekilir ve 75 cm genişliğinde üçüncü parçanın 20 cm'lik üst tabakasını kazar ve birinci çukurda doldurulan 40 cm'lik alt tabakanın üzerine atar ve böylece birinci çukurun tamamı doldurulmuş olur (Birinci çukurun alt kısmına ikinci çukurun alt tabakası ve üçüncü çukurun üst tabakası doldurulmuştur). İşçiler kazma işlemine devam eder ve bu sefer üçüncü parça çukurunun 40 cm'lik alt tabakası kazar ve ikinci parçanın boş alt çukuruna doldurur. İşçiler tekrar geriye çekilir ve dördüncü parçanın 20 cm'lik üst tabakasını kazar ve ikinci çukurun üstüne atar. Böylece ikinci parçanın çukuru da doldurulmuş olur. (İkinci çukurun alt kısmına üçüncü çukurun alt kısmı ve dördüncü çukurun üst tabakası doldurulmuştur). Birinci parselin kirizmasına devam edildiğinden, baş tarafında bir toprak yığını ve parsel sonunda bir çukur ortaya çıkar. İkinci parsel, aynen birinci parsel gibi işlenir. Bütün parsellerin de işlenmesi tamamlandığında, parsel başlarındaki yığınlar yandaki parsel çukurlarına doldurulur, böylece arazi düzeltilir ve kirizma işlemi bitirilir. Dikkat edilecek olursa basit kirizmada toprak işlemesi, üst tabakalar kendi arasında (2›1, 3›2 ve 4›3 olacak şekilde) ve alt tabakalar yine kendi arasında (2›1, 3›2 ve 4›3 olacak şekilde) yer değiştirmiştir.
Çapraz kirizmada bu sefer derinliği değiştirerek, 40 cm üst tabaka ve 40 cm alt tabaka ve kirizma derinliği olarak 80 cm olarak ele alalım. Birinci parçada 100 cm genişliğinde ve 80 cm derinliğinde ağız çukur olacak birinci çukur kazılır ve toprağı ön tarafa yığılır. Böylece kirizma ağzı açılmış olur. Sonra geriye çekilip 100 cm genişliğindeki ikinci parçanın önce 40 cm'lik üst tabakası kazılıp, açılmış olan birinci çukurun 40 cm'lik alt tabakası, sonra da ikinci çukurun 40 cm'lik alt tabakası kazılıp, birinci çukurun 40 cm'lik üst tabakası olarak doldurulur. Böylece birinci çukur dolmuş ve ikinci çukur açılmış olur. Tekrar geri çekilip, bu sefer üçüncü parçanın üst tabakası kazılıp, ikinci paçanın alt çukuruna ve üçüncü parçanın alt tabakası kazılıp, ikinci parçanın üst tabakası olarak doldurulur. Dikkat edilirse bu işlemede toprağın üst tabakası bir önceki parçanın altına, alt tabakası üstüne getirilmekte ve çapraz bir işleme yapılmaktadır. Çapraz kirizmada da parsel başında toprak yığını ve parsel sonunda çukur kalacaktır. Burada da yığınlar yandaki parsel boşluklarına doldurularak arazi düzeltilir ve kirizma bitirilir.
Makine gücü kullanılıyorsa, kirizma derinliği en fazla 60-80cm derinliğe kadar iner. Toprak üst ve alt tabakalar ayrılmaz, üst ve alt tabakanın yer değiştirilmesiyle gerçekleştirilemez, yani çapraz kirizmayı yapma olanağı olmaz. Toprak kirizma derinliği kadar bütünü ile devrilerek işlenebilir ve böylece alt toprak üste üst toprak alta atılır. Alt toprak tabakalarının üste çıkartılmasının sakıncalı olduğu hallerde (önceki konularda değinilmişti) ise, toprağın iyi olan 20-30 cm'lik iyi üst tabakası pullukla devrilerek, geriye kalan 30-60 cm'lik alt kötü tabakası, pulluğun arkasına çeki demiri veya kaz ayağı takılarak yerinde ve yırtılarak işlenir.
Derinliğe bağlı ikinci toprak işlemesi yüzeysel işleme olup, insan gücü kullanılıyorsa belleme, makine ve hayvan gücü kullanılıyorsa sürme olarak karşımıza çıkar (Şekil 12.3).
Şekil 12.3. Toprağın bellenmesi
Yüzeysel işlemeden amaç bitkilere yer hazırlamak üzere toprağa ilk işlemeyi yapmak ve bitki artıklarını toprağa karıştırıp, çürümesini sağlamaktır. Mevsimin herhangi bir zamanında toprak tavda iken 10-30 cm derinliğinde yapılır. Bu açıklamadan anlaşıldığı üzere belleme ve sürmenin genelde bir zamanı yoktur. Bununla beraber kışı sert geçen yerlerde sonbahar, ilkbahar ve yaz işlemesi gibi üç zaman dilimi ortaya çıkabilir. Toprak tavda değilken, toprağı kurutmak için işleme yapıldığında, dikkatli davranmak ve ilk ıslak işlemeden sonra çıkan kesekler kerpiçleşmeden, kısmen kuruyup, tava geldiğinde ikinci belleme ve sürme yaparak bu kesekleri ufalamak gerekir (bu kısım aşağıda geniş anlatılacaktır).
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

