İşin Şekline Bağlı Toprak İşlemesi / Bitkilere Yer Hazırlamak Amacıyla Yapılan Toprak İşlemesi / TOPRAK İŞLEMESİ / SEBZECİLİK
Bu toprak işlemesinin değişik şekli vardır. Bunlar toprağı kurutmak, toprağı sürmek veya bellemek, topraktaki kesekleri kırmak, toprağa gübreleri karıştırmak, toprağı bastırmak, parselasyon işlemi yapmak (bitkilere yer hazırlama işlemi), toprağı tırmıklamak, düzeltmek ve bitki artıklarını toprağa karıştırmaktır.
Bunlardan birincisi kurutmadır. Doğal olarak vaktinde kendiliğinden kurumayan topraklarda yapılır. Özellikle su basan, drenajı iyi olmayan ve yapısı itibariyle fazla killi, ağır yapıya sahip, geç kuruyan ve çamurlu topraklarda, tarlayı vaktinde tohum ekimine veya fide dikimine bir an önce hazırlamak için uygulanır. Kurutmadaki esas amaç, topraktaki fazla suyu ortadan kaldırmak, toprağın bir an önce tava gelmesini sağlamaktır. Toprak kurutmanın değişik şekilleri vardır. Devamlı su tutmayan, yağış veya sulama sonrası ıslak bir toprak 20-30 cm derinliğinde bellenir veya sürülür. Toprak burada büyük kesekler halinde ve boşluklar bırakılarak devrilir. Böylece toprağın havalanması, ısınması ve içindeki fazla suyu buharlaştırarak daha çabuk uçması vee kuruması sağlanır. Ancak bir önceki konuda da belirttiğimiz gibi, bu ilk işlemeden birkaç gün sonra, toprak kontrol edilerek büyük kesekler iyice kuruyup, kerpiçleşmeden tekrar bellenerek veya sürülerek parçalanmalıdır. Aksi halde kuruyan ve kerpiçleşen keseklerin kırılması ve ufalanması çok zordur. Kuruyan ve kerpiçleşen topraklara hastalanmış gözüyle bakılır. Devamlı taban suyu yükselerek ıslak kalan ve drenajı iyi olmayan topraklarda toprak işlemesiyle toprağı kurutmak mümkün değildir. Burada asıl amaç, ıslaklığa neden olan olayı ortadan kaldırmaktır. Devamlı ıslak kalan topraklarda kök bölgesindeki fazla suyu bir şekilde akıtmak ve bu bölgenin bir daha fazla su ile dolmayacak şekilde ıslah edilmesini sağlamaktır. Bunun en kolay yolu ıslak arazide, arazinin toprak yapısına bağlı olarak hafif topraklarda her 100-200 m de, ağır yapılı topraklarda her 50-100 m de bir 1-3 m genişlikte ve 1-3 m derinlikte drenaj kanalları (su tahliye hendekleri) açmaktır. Kanallar açılırken çıkan toprak kanallar arasına yığıldığından, bu işlem taban suyu yükseldiğinde koruyucu etki yaratır. Kanallar arasındaki topraktaki fazla su sızarak kanallara geçer ve kanaldaki açık su yüzeyinden daha çabuk uçar ve böylece kanallar arasındaki toprağın 30-60 cm derinliğindeki kısmı taban suyunun kötü etkisinden kurtulmuş olur. Eğer bölgede bu kanallarda biriken suyu akıtacak bir mecra (çay, dere, nehir ve göl gibi) varsa, bu takdirde bu arazide bir daha taban suyu yükselmesi meydana gelmeyebilir ve hatta toprağın yüzeyinden 50-100 cm derinliğe kadar olan bir kısmı taban suyunun kötü etkisinden korunabilir. Burada her zaman kanallardaki suyun mecraya akıtılması normal cazibe akışıyla sağlanamayabilir. Bu durumda kanallardaki suyun tahliye motorları kullanılarak ve pompalanarak akıtılmasına gidilir. Hendek veya kanal açmak basit ve ekonomik bir yoldur. Ancak arazide açılan kanallardan dolayı bir yer kaybı ve arazi içinde ulaşım ve çalışma zorlukları ortaya çıkartır. Bu kayıplar ve zorluklar toprak altına döşenecek drenaj boruları vasıtasıyla ortadan kaldırılabilir. Bu konu özellikle örtü altı tarımında önem kazanır. Toprağın geçirgenlik durumuna bağlı kalarak her 5-20 m’de bir arazi boyunca (veya suyu akıtacak bir mecra varsa bu yöne doğru) 80-150 cm derinliğinde ve 50-100 cm genişliğinde hendekler açılır. Bu hendeklerin taban kısmına 5-10 cm kalınlığında çakıl taşı serilir. Üzerine, hendeğin tam ortasına gelecek şekilde, üst kısmında yarıya kadar belirli aralıklarla 0,5-1 cm çapında delikleri bulunan, özel imal edilmiş künk veya plastik drenaj boruları yerleştirilir. Borular üzerine önce kalınlığı 15-25 cm çakıl, sonra 5-10 cm iri kum serilir ve sonra normal toprak doldurulur. Böylece boru üzerindeki deliklerin zamanla toprak parçalarıyla dolup tıkanması önlenir. Boruların ağızları tahliye borusuyla birleştirilir ve mecraya bağlanır. Toprak taban suyu yükseldiğinde veya fazla yağışlarda, ağır bir sulamadan sonra, topraktaki fazla su drenaj borusu deliklerinden boru içine dolar ve akarak mecraya gider. Böylece topraktaki fazla su atılmış ve toprak kurutulmuş olur. Bu işlemde arazi kaybı ortadan kalkar. Ancak zaman içinde tahliye borularının delikleri tıkanabilir ve ayrıca diğer işleme göre daha pahalıdır. Bu bakımdan öncede belirttiğimiz gibi, örtü altı tarımında serler yapılırken kullanılması daha yararlıdır.
İkinci uygulama toprağın bellenmesi veya sürülmesidir. Toprakların derinliğine bağlı yüzeysel işlemesinde bu konu anlatıldığından burada tekrar edilmeyecektir.
Topraklar bellenip işlendikten sonra, toprakta büyük kesekler kalır. İşte üçüncü işleme bu keseklerin kırılıp, ufalanmasıdır. Toprakların kırılıp ufalanması için el aletlerinden kazmalar çapalar, tırmıklar, tokmaklar, merdaneler kullanılır. Makine ile kırılmasında kaz ayakları, diskarow, freze ve merdaneler iş yapar.
Ticaret gübrelerinin toprak işlenmeden evvel ve işlendikten sonra toprak yüzüne gübreler atılır ve her iki halde de toprak işlemesiyle toprağa karıştırılır. İşte diğer bir toprak işlemesi toprağı karıştırmadır. Gübreleri atmak için alet kısmında belirtilen iş ekipmanları devreye girer. Gübreler duruma göre bitkiler varken de toprağa atılır. Bu yüzden gübrelerin atılış derinliği ve atılış yerleri farklılaşır. Bütün bir tarlaya gübrelemek ve özellikle ticaret gübrelerini atmak ekonomik olmayabilir. Ticaret gübreleri sıra altına ve sıra aralarına verilerek daha ekonomik kullanılmalıdır.
Toprak işleme şekillerinden birisi de toprağı bastırmaktır. Bastırma, topraktaki kesekleri kırmak ve toprağı ufalamak için yapıldığı gibi, tohum ekiminden sonra tohumların toprakla daha iyi temasını sağlamak için de yapılır. Traktör arkasına takılan tahta kalaslar toprak yüzeyinde çekildiğinde bastırma işlemi yapılabilir ve ayrıca merdaneler ve tokmaklar bu maksatla kullanılabilir.
Toprak işlenip, kesekler kırılıp, gübreleme yapıldıktan sonra bir diğer işlem arazide bitkiler için parselasyon yapılmasıdır. Parselasyon daha çok ileride yapılacak sulama ile ilgili bir olaydır. Damlama ve yağmurlama sulamada arazi üzerinde herhangi bir parselasyon yapmağa gerek yoktur. Ancak toprak yüzeyinden sulama yapılacaksa taşırma sulamada tava, sızdırma sulamada tahta ve masuraların yapılması gerekir (bkz. Madde 10).
Toprak işlemesinde son olarak bitki yetiştirip, hasat edip, tarla boşaltıldığında tarlanın üstünde ve toprak içinde kalan artık maddelerin temizlenmesi kalır. Bunun için gerekirse tarla sürülür ve tırmıklanır (Bu işlemle toprağa karışan organik maddeler çürür ve toprağın hümüs miktarını artırır). Yüzeysel maddeler toplanıp atılır.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Bu toprak işlemesinin değişik şekli vardır. Bunlar toprağı kurutmak, toprağı sürmek veya bellemek, topraktaki kesekleri kırmak, toprağa gübreleri karıştırmak, toprağı bastırmak, parselasyon işlemi yapmak (bitkilere yer hazırlama işlemi), toprağı tırmıklamak, düzeltmek ve bitki artıklarını toprağa karıştırmaktır.
Bunlardan birincisi kurutmadır. Doğal olarak vaktinde kendiliğinden kurumayan topraklarda yapılır. Özellikle su basan, drenajı iyi olmayan ve yapısı itibariyle fazla killi, ağır yapıya sahip, geç kuruyan ve çamurlu topraklarda, tarlayı vaktinde tohum ekimine veya fide dikimine bir an önce hazırlamak için uygulanır. Kurutmadaki esas amaç, topraktaki fazla suyu ortadan kaldırmak, toprağın bir an önce tava gelmesini sağlamaktır. Toprak kurutmanın değişik şekilleri vardır. Devamlı su tutmayan, yağış veya sulama sonrası ıslak bir toprak 20-30 cm derinliğinde bellenir veya sürülür. Toprak burada büyük kesekler halinde ve boşluklar bırakılarak devrilir. Böylece toprağın havalanması, ısınması ve içindeki fazla suyu buharlaştırarak daha çabuk uçması vee kuruması sağlanır. Ancak bir önceki konuda da belirttiğimiz gibi, bu ilk işlemeden birkaç gün sonra, toprak kontrol edilerek büyük kesekler iyice kuruyup, kerpiçleşmeden tekrar bellenerek veya sürülerek parçalanmalıdır. Aksi halde kuruyan ve kerpiçleşen keseklerin kırılması ve ufalanması çok zordur. Kuruyan ve kerpiçleşen topraklara hastalanmış gözüyle bakılır. Devamlı taban suyu yükselerek ıslak kalan ve drenajı iyi olmayan topraklarda toprak işlemesiyle toprağı kurutmak mümkün değildir. Burada asıl amaç, ıslaklığa neden olan olayı ortadan kaldırmaktır. Devamlı ıslak kalan topraklarda kök bölgesindeki fazla suyu bir şekilde akıtmak ve bu bölgenin bir daha fazla su ile dolmayacak şekilde ıslah edilmesini sağlamaktır. Bunun en kolay yolu ıslak arazide, arazinin toprak yapısına bağlı olarak hafif topraklarda her 100-200 m de, ağır yapılı topraklarda her 50-100 m de bir 1-3 m genişlikte ve 1-3 m derinlikte drenaj kanalları (su tahliye hendekleri) açmaktır. Kanallar açılırken çıkan toprak kanallar arasına yığıldığından, bu işlem taban suyu yükseldiğinde koruyucu etki yaratır. Kanallar arasındaki topraktaki fazla su sızarak kanallara geçer ve kanaldaki açık su yüzeyinden daha çabuk uçar ve böylece kanallar arasındaki toprağın 30-60 cm derinliğindeki kısmı taban suyunun kötü etkisinden kurtulmuş olur. Eğer bölgede bu kanallarda biriken suyu akıtacak bir mecra (çay, dere, nehir ve göl gibi) varsa, bu takdirde bu arazide bir daha taban suyu yükselmesi meydana gelmeyebilir ve hatta toprağın yüzeyinden 50-100 cm derinliğe kadar olan bir kısmı taban suyunun kötü etkisinden korunabilir. Burada her zaman kanallardaki suyun mecraya akıtılması normal cazibe akışıyla sağlanamayabilir. Bu durumda kanallardaki suyun tahliye motorları kullanılarak ve pompalanarak akıtılmasına gidilir. Hendek veya kanal açmak basit ve ekonomik bir yoldur. Ancak arazide açılan kanallardan dolayı bir yer kaybı ve arazi içinde ulaşım ve çalışma zorlukları ortaya çıkartır. Bu kayıplar ve zorluklar toprak altına döşenecek drenaj boruları vasıtasıyla ortadan kaldırılabilir. Bu konu özellikle örtü altı tarımında önem kazanır. Toprağın geçirgenlik durumuna bağlı kalarak her 5-20 m’de bir arazi boyunca (veya suyu akıtacak bir mecra varsa bu yöne doğru) 80-150 cm derinliğinde ve 50-100 cm genişliğinde hendekler açılır. Bu hendeklerin taban kısmına 5-10 cm kalınlığında çakıl taşı serilir. Üzerine, hendeğin tam ortasına gelecek şekilde, üst kısmında yarıya kadar belirli aralıklarla 0,5-1 cm çapında delikleri bulunan, özel imal edilmiş künk veya plastik drenaj boruları yerleştirilir. Borular üzerine önce kalınlığı 15-25 cm çakıl, sonra 5-10 cm iri kum serilir ve sonra normal toprak doldurulur. Böylece boru üzerindeki deliklerin zamanla toprak parçalarıyla dolup tıkanması önlenir. Boruların ağızları tahliye borusuyla birleştirilir ve mecraya bağlanır. Toprak taban suyu yükseldiğinde veya fazla yağışlarda, ağır bir sulamadan sonra, topraktaki fazla su drenaj borusu deliklerinden boru içine dolar ve akarak mecraya gider. Böylece topraktaki fazla su atılmış ve toprak kurutulmuş olur. Bu işlemde arazi kaybı ortadan kalkar. Ancak zaman içinde tahliye borularının delikleri tıkanabilir ve ayrıca diğer işleme göre daha pahalıdır. Bu bakımdan öncede belirttiğimiz gibi, örtü altı tarımında serler yapılırken kullanılması daha yararlıdır.
İkinci uygulama toprağın bellenmesi veya sürülmesidir. Toprakların derinliğine bağlı yüzeysel işlemesinde bu konu anlatıldığından burada tekrar edilmeyecektir.
Topraklar bellenip işlendikten sonra, toprakta büyük kesekler kalır. İşte üçüncü işleme bu keseklerin kırılıp, ufalanmasıdır. Toprakların kırılıp ufalanması için el aletlerinden kazmalar çapalar, tırmıklar, tokmaklar, merdaneler kullanılır. Makine ile kırılmasında kaz ayakları, diskarow, freze ve merdaneler iş yapar.
Ticaret gübrelerinin toprak işlenmeden evvel ve işlendikten sonra toprak yüzüne gübreler atılır ve her iki halde de toprak işlemesiyle toprağa karıştırılır. İşte diğer bir toprak işlemesi toprağı karıştırmadır. Gübreleri atmak için alet kısmında belirtilen iş ekipmanları devreye girer. Gübreler duruma göre bitkiler varken de toprağa atılır. Bu yüzden gübrelerin atılış derinliği ve atılış yerleri farklılaşır. Bütün bir tarlaya gübrelemek ve özellikle ticaret gübrelerini atmak ekonomik olmayabilir. Ticaret gübreleri sıra altına ve sıra aralarına verilerek daha ekonomik kullanılmalıdır.
Toprak işleme şekillerinden birisi de toprağı bastırmaktır. Bastırma, topraktaki kesekleri kırmak ve toprağı ufalamak için yapıldığı gibi, tohum ekiminden sonra tohumların toprakla daha iyi temasını sağlamak için de yapılır. Traktör arkasına takılan tahta kalaslar toprak yüzeyinde çekildiğinde bastırma işlemi yapılabilir ve ayrıca merdaneler ve tokmaklar bu maksatla kullanılabilir.
Toprak işlenip, kesekler kırılıp, gübreleme yapıldıktan sonra bir diğer işlem arazide bitkiler için parselasyon yapılmasıdır. Parselasyon daha çok ileride yapılacak sulama ile ilgili bir olaydır. Damlama ve yağmurlama sulamada arazi üzerinde herhangi bir parselasyon yapmağa gerek yoktur. Ancak toprak yüzeyinden sulama yapılacaksa taşırma sulamada tava, sızdırma sulamada tahta ve masuraların yapılması gerekir (bkz. Madde 10).
Toprak işlemesinde son olarak bitki yetiştirip, hasat edip, tarla boşaltıldığında tarlanın üstünde ve toprak içinde kalan artık maddelerin temizlenmesi kalır. Bunun için gerekirse tarla sürülür ve tırmıklanır (Bu işlemle toprağa karışan organik maddeler çürür ve toprağın hümüs miktarını artırır). Yüzeysel maddeler toplanıp atılır.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

