Sulama Suyu Kaynakları / SULAMA / SEBZECİLİK
Dünyamızda sulanabilir alanlar 1900’de 50x106 ha iken 1950’de 121x106 ha, 1990’da 230x106 ha ve 2000’de 250x106 ha olmuştur. Türkiye’nin toplam alanı 78x106 ha ve bu alan içinde tarım alanları 28x106 ha’dır. Tarım arazilerinin 6 ile 8x106 hektarı su bulunamadığından veya su eksikliğinden nadasa bırakılır. Sulanması muhtemel arazi miktarı 12,5x106 ha olup bunun ancak 8,5x106 ha’sı ekonomik sulanabilme olanağına sahiptir. Halen sulanan alanlar ise toplam 4x106 dır. GAP'ın devreye girmesiyle yakın zamanda 1,8x106 ha alan daha sulamaya alınabilecek, toplam sulanabilir alan 5,8x106 ha olacak ve ilerde daha 3x106 ha alan sulamaya açılabilecektir. Türkiye’de sulama işleriyle Devlet Su İşleri, Tarım Bakanlığı Köy Hizmetleri ve özel halk kuruluşları ilgilenmektedir. Devlet Su İşleri büyük projeleri yürütür, sulama işleri ve şebeklerini yapar. Bugüne kadar 1,8x106 ha sulama şebekesi yapmıştır. Köy Hizmetleri daha küçük boyutlu projelerde çalışır. Yaptığı şebeke 1,2x106 ha’dır. Özel halk kuruluşları kendi işletmelerinde keson kuyu veya derin sondajlarla kuyu açarak su çıkartır ve çıkan suyu kendi işletmesinde kullanır. Bunun boyutu da 1x106 ha’dır. Her üçünün birden toplamı yukarıda verdiğimiz 4x106’ya eşittir. Ülkemizde sulama alanlarını genişletmek için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Günümüze kadar 156 adet baraj işletmeye açılmıştır. 70 adet barajın yapımı sürmekte olup, 45 adedinin projeleme aşaması bitirilmiştir. Yerüstü sularımızın düzenlenmesi, sulama ve diğer amaçlarla kullanılabilmesi için daha toplam 680 adet barajın yapılması gerekmektedir. Göletler topladıkları su hacmi bakımından barajlardan küçük yapılardır. Genelde sulama amaçlı kullanılır. Eğer su toplayan bir bendin yüksekliği 15 m’den küçükse gölet olarak tanımlanır. Daha büyükleri baraj adını alır. Bugüne kadar 480 gölet işletmeye açılmış ve 150 kadarının ise yapımı sürmektedir. Baraj ve göletler sulama amacı dışında, elektrik üretimi, içme ve kullanım suyu, su ve baskınlara karşı koruma, ulaşım, balık üretimi, gezi ve dinlenme, su sporları vb. gibi çok çeşitli amaçlara hizmet verir.
Yağışlar düştüğü an iyi bir su kaynağıdır. Türkiye yağış miktarı ortalaması 679 mm yani 679 litre/m2 veya 679 m3/da’dır. Bu miktar ülkemizin iç kesimlerinde 100-150 mm’ye kadar düşerken, Karadeniz bölgesinde 1000-2000 mm’ye kadar çıkar. Türkiye’ye düşen yıllık yağış miktarı 528x109/m3/yıl’dır. Bunun 181x109/m3/yıl kısmı toprak üstünden akış haline geçer ve akarsuları oluşturur. 95x109/m3/yıl kısmı yerüstü suyu olarak kullanılır. Yeraltı suları miktarı 9x109/m3/yıl’dır. Yeraltı ve yerüstü suyu toplamı 104x109/m3/yıl olup, bu suyun yaklaşık olarak 29x109/m3/yıl kısmı kullanılmaktadır. Kullanılan suyun % 80'ni sulama, % 20’si içme ve kullanma suyu olarak değerlendirilir. Bir suyun bölgeye sulama suyu olarak getirilip, sulama şebekeleri kurulduğunda ve tarımsal amaçlı kullanıma açıldığında, o bölgenin veriminde 3-10 kat artış meydana gelebilir. Bu tarımdaki artış sadece tarıma yansımaz, tarımla ilgili sanayi kesimine de yansır. Özellikle tarım-sanayi entegre tesislerinde kendini belli eder. İş gücü kullanımı 2-4 misli artar. Tarım girdilerinin artması, diğer girdilerin artmasına neden olur. Modern ve makineli tarıma geçilir. Nadas ortadan kalkar ve araziler bir yıl boşu boşuna bekletilmez. Suyun girdiği yerde çapa, endüstri ve özellikle sebze ve meyve tarımı başlar. Bu, arazilerin daha iyi değerlendirilmesi ve daha yüksek gelir elde edilmesi demektir. Daha fazla gübre, ilaç, hormon, alet ve makine kullanımı ile ilgili yan sanayi dallarının kurulmasını teşvik eder. Sulama suyu kaynakları yerüstü ve yeraltı olarak başlıca iki büyük gruba ayrılır.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Dünyamızda sulanabilir alanlar 1900’de 50x106 ha iken 1950’de 121x106 ha, 1990’da 230x106 ha ve 2000’de 250x106 ha olmuştur. Türkiye’nin toplam alanı 78x106 ha ve bu alan içinde tarım alanları 28x106 ha’dır. Tarım arazilerinin 6 ile 8x106 hektarı su bulunamadığından veya su eksikliğinden nadasa bırakılır. Sulanması muhtemel arazi miktarı 12,5x106 ha olup bunun ancak 8,5x106 ha’sı ekonomik sulanabilme olanağına sahiptir. Halen sulanan alanlar ise toplam 4x106 dır. GAP'ın devreye girmesiyle yakın zamanda 1,8x106 ha alan daha sulamaya alınabilecek, toplam sulanabilir alan 5,8x106 ha olacak ve ilerde daha 3x106 ha alan sulamaya açılabilecektir. Türkiye’de sulama işleriyle Devlet Su İşleri, Tarım Bakanlığı Köy Hizmetleri ve özel halk kuruluşları ilgilenmektedir. Devlet Su İşleri büyük projeleri yürütür, sulama işleri ve şebeklerini yapar. Bugüne kadar 1,8x106 ha sulama şebekesi yapmıştır. Köy Hizmetleri daha küçük boyutlu projelerde çalışır. Yaptığı şebeke 1,2x106 ha’dır. Özel halk kuruluşları kendi işletmelerinde keson kuyu veya derin sondajlarla kuyu açarak su çıkartır ve çıkan suyu kendi işletmesinde kullanır. Bunun boyutu da 1x106 ha’dır. Her üçünün birden toplamı yukarıda verdiğimiz 4x106’ya eşittir. Ülkemizde sulama alanlarını genişletmek için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Günümüze kadar 156 adet baraj işletmeye açılmıştır. 70 adet barajın yapımı sürmekte olup, 45 adedinin projeleme aşaması bitirilmiştir. Yerüstü sularımızın düzenlenmesi, sulama ve diğer amaçlarla kullanılabilmesi için daha toplam 680 adet barajın yapılması gerekmektedir. Göletler topladıkları su hacmi bakımından barajlardan küçük yapılardır. Genelde sulama amaçlı kullanılır. Eğer su toplayan bir bendin yüksekliği 15 m’den küçükse gölet olarak tanımlanır. Daha büyükleri baraj adını alır. Bugüne kadar 480 gölet işletmeye açılmış ve 150 kadarının ise yapımı sürmektedir. Baraj ve göletler sulama amacı dışında, elektrik üretimi, içme ve kullanım suyu, su ve baskınlara karşı koruma, ulaşım, balık üretimi, gezi ve dinlenme, su sporları vb. gibi çok çeşitli amaçlara hizmet verir.
Yağışlar düştüğü an iyi bir su kaynağıdır. Türkiye yağış miktarı ortalaması 679 mm yani 679 litre/m2 veya 679 m3/da’dır. Bu miktar ülkemizin iç kesimlerinde 100-150 mm’ye kadar düşerken, Karadeniz bölgesinde 1000-2000 mm’ye kadar çıkar. Türkiye’ye düşen yıllık yağış miktarı 528x109/m3/yıl’dır. Bunun 181x109/m3/yıl kısmı toprak üstünden akış haline geçer ve akarsuları oluşturur. 95x109/m3/yıl kısmı yerüstü suyu olarak kullanılır. Yeraltı suları miktarı 9x109/m3/yıl’dır. Yeraltı ve yerüstü suyu toplamı 104x109/m3/yıl olup, bu suyun yaklaşık olarak 29x109/m3/yıl kısmı kullanılmaktadır. Kullanılan suyun % 80'ni sulama, % 20’si içme ve kullanma suyu olarak değerlendirilir. Bir suyun bölgeye sulama suyu olarak getirilip, sulama şebekeleri kurulduğunda ve tarımsal amaçlı kullanıma açıldığında, o bölgenin veriminde 3-10 kat artış meydana gelebilir. Bu tarımdaki artış sadece tarıma yansımaz, tarımla ilgili sanayi kesimine de yansır. Özellikle tarım-sanayi entegre tesislerinde kendini belli eder. İş gücü kullanımı 2-4 misli artar. Tarım girdilerinin artması, diğer girdilerin artmasına neden olur. Modern ve makineli tarıma geçilir. Nadas ortadan kalkar ve araziler bir yıl boşu boşuna bekletilmez. Suyun girdiği yerde çapa, endüstri ve özellikle sebze ve meyve tarımı başlar. Bu, arazilerin daha iyi değerlendirilmesi ve daha yüksek gelir elde edilmesi demektir. Daha fazla gübre, ilaç, hormon, alet ve makine kullanımı ile ilgili yan sanayi dallarının kurulmasını teşvik eder. Sulama suyu kaynakları yerüstü ve yeraltı olarak başlıca iki büyük gruba ayrılır.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

