İklim ve Toprak İstekleri / KUŞKONMAZ / SEBZECİLİK
Kuşkonmaz sıcak, güneşli ve step iklime sahip dar bir bölgeden çıkmış olmasına rağmen, geniş adaptasyon özel*liği ile, bugün çok değişik iklim bölgelerinde yetiştirilebilmektedir. Yayılmalarını önleyen unsur, ekonomik faktör*lerle, özellikle toprak yapısıdır. Kuşkonmazın yetiştirilmesinde, iklimin büyük bir etkisi yoktur. Kuşkonmazların bu geniş iklim adap*tasyonuna karşılık, rantabl bir tarım için erkenciliği sağla*yacak sıcak ve güneşli iklimler tercih edilir. Özellikle kış sonu ve erken ilkbahar aylarının sıcak geçtiği yöreler, er*ken ürün hasadı ile daima ön plâna geçmektedir. Erken ha*sat ve ürünün fiyat bulduğu devrede pazara durumu dikkate alındığında, kuşkonmazlar iklim bakımından seçici bitkiler*dir. Yetişme devresinin sıcak ve nemli olması, sürgünlerin kalitelerini arttıran bir unsurdur. Fazla sıcak ve özellikle kuru sıcaklar, çabuk odunlaşma meydana getirdiğinden arzu edilmez. Toprak altındaki rizom gövdeden sürgünlerin sürmesi, toprak sıcaklığın 10°C üstüne çıkmasıyla başlar. Sürgün hasadı sırasında hava sıcaklığının 15-18oC’de seyretmesi istenir. Sıcaklığın 25-30°C’nin üstüne çıkması, sürgün kalitesini büyük ölçüde düşürür. Kış so*ğuklarının bitki üzerinde fazla bir etkisi yoktur. Rizom gövdenin 25-30 cm toprağın altında olması, ancak top*rağın bu derinliğe kadar donması halinde rizom gövdeye zarar verebilir ki, bu derecede soğuk yapan bölgelerde zaten kuşkonmaz ye*tiştirilemez. Sonbahar ve kış aylarındaki donların bu bakımdan bir önemi yoktur. Sadece İlkbahar aylarındaki donlar kuş*konmaz için tehlikelidir. Toprak altındaki hasat edilecek sürgünlere fazla zararlı bir etkisi olmasa bile, sıcaklığı dü*şmeleri sürgünlerin sürmesini geciktirip, erkenciliği önler ve sürgün sayısını azaltır. Yağışın, hasat süresince devamlı ve sağanak şeklinde olması istenmez. Buna karşılık, özellikle 10-15 gün aralıkla meydana gelen ve çisenti şeklindeki 1-2 saatlik yağışlar çok faydalıdır. Bol ve kaliteli sürgün alınmasına yardımcı olur. Yağmur ve sulamadan sonra toprakta sert kaymak tabakası bağlaması da istenmeyen bir husus*tur. Vejetasyon devresinde 400 mm’lik bir yağış idealdir. Hasat devresinde meydana gelecek kuvvetli yağış ve arkasından kuvvetli sıcak ve kuraklık, sürgün verimini azalt*tığı gibi, kaliteyi de düşürür. Ayrıca toprak sertleştiğinden, kaymak tabakası bağladığından, hasat yapmak zorlaşır ve uzun zaman alır. Kuraklıkta atılan gübreler ve özellikle azot, suyun azlığı ile kök bölgesine ulaşamaz, rizom göv*dede toplanan maddeler kullanılarak miktarları eksilir. Bu eksilme o seneki sürgün verimine etki yapmasa bile, ertesi sene için büyük zarar meydana getirir. Yağış azaldığı zaman, toprak*ta yeterli su varsa, taban suyu yükselebiliyorsa veya sulama yapılabilirse, yukarıda söy*lenen hususlar ortaya çıkmaz. Toprağı devamlı ıslak tuta*cak yağışlar ve taban suyu yükselmesi ise, toprağı havasız hale getirdiğinden, bol miktarda kök çürüklüğü meydana ge*tirir ve bitkilerin ölümüne dahi neden olur. İklim istekleri bakımından büyük hoşgörü gösteren kuşkonmaz, toprak istekleri bakımından oldukça seçicidir. Yalnızca hafif, kumlu toprakları tercih eder. Bu seçiciliği aşağıdaki nedenlere bağlamak olasıdır.
a. Kumlu topraklar kolay havalanabildiğinden, ça*buk ısınır ve sürgünlerin çabuk sürmesini sağlar,
b. Toprağın açılması, sürgünlerin çıkartılması kumlu topraklarda kolaylıkla yapılabilir, zaman almaz ve iş gücünü aza*ltır,
c. Diğer kültürlerinin tersine, kumlu topraklarda ürün miktarı fazladır. Kumlu toprakları en ekonomik şekilde de*ğerlendiren bir sebzedir (Kuşkonmaz olmasa idi, kumlu top*raklar sebzecilik bakımından değersiz sayılabilirdi),
d. Kumlu topraklar su tutmaz ve kök çürümesi mey*dana getirmez.
Kumlu topraklarda, humus miktarı % 2-3 arasında bulunmalıdır. Topraktaki humus miktarı, devamlı organik gübrelemeyle sabit tutulabilir. Çünkü kumlu topraklarda organik mad*deler çabuk kaybolur. Ülkemizde ahır gübresi bu konuda en büyük yardımcıdır. Dış ülkelerde torf da bu amaçla kullanılabilir. Son zamanlarda vermukulit, Hyromil ve benzeri maddelerin kullanılma olanakları araştırılmakta ve bu maddelerin olumlu sonuç vermesi halinde, ağır topraklarda bile kuşkonmazı yetiştirme olanağı bulunabilecektir. Kuşkonmaz yetiştirilecek topraklar taşsız olmalı, fazla suyu çabuk akıtmalıdır. Toprakta geçirgen olmayan tabaka bulunmamalıdır. Bazı kumlu topraklarda kum taşlarının meydana gelmesi, geçirgen olmayan tabakaların teşekkül etmesine neden olur. Geçirgen olmayan tabakalar toprağın üst tabakası ile alt tabakası arasındaki ilişkiyi kestiğinden, kurak devrelerde taban suyunun yükselmesine ve bitkilerin bu sudan yararlanmasına engel olur. Bitkilerde büyük susuzluk tehlikesi yaratır. Bilindiği gibi kuşkonmaz kökleri taban suyu bölgesine kadar iner ve bu sudan yararlanır. Kumlu topraklarda her zaman için bu tip geçirgen olmayan tabakalar oluşabilir. Tesis kurulurken görülmeyen bu durum birkaç yıl sonra ortaya çıkabilir. Geçirgen olmayan tabakalar organik gübre artıklarının kolloidal kile dönüşerek bir yerde yığılması ve kum zerrelerini birleştirmesi, çimentolaştırması ile teşekkül eder (HAHN ve 1964, AKALAN 1965).
Toprakta taban su seviyesi 1-3 m arasında olmalıdır. Suyun 0,50 - 0,60 cm’e kadar yükselmesi ve devamlı bu bölgede kalması kök çürüklüğüne, suyun çok derinde olması ise taban sudan istifade edilmemesine sebep olur. Kuşkonmaz sudan hoşlanan bir sebzedir. Fakat suyun toprakta % 60-80 civarında olmasını ister. Devamlı ıslaklık tehlikelidir ve toprağı kök bölgesinde havasız bıkacağından, köklerin çürümesine neden olur. Kuşkonmaz yetiştirilecek topraklarda pH’sı 6,0-6,8 arasında olmalıdır (GERİCKE 1954, SLİTS 1956, DİLLİNGEN 1956, AMANN 1957, HAHN ve ZELL 1964), Bu hususta HÖSSLİN, MAPPES STEİB (1964), toprak pH’ının 5,0’a kadar inebileceğini, nitekim Kuzey Almanya'da asit karakterdeki topraklar üzerinde kuşkonmaz yetiştirilebildiğini belirtmektedir. Bununla beraber birçok araştırıcının tercihi, nötr topraklar üzerinde yetiştiricilik yapılmasından yanadır. Hatta BİELKA (1969), DİLLİNGEN (1956), HAHN ve ZELL (1964) gibi araştırıcılar toprağın daha çok bazik yöne doğru kaymasını önermekte ve toprak asitliğinin kuşkonmaz verimliliğini azalttığını kaydederek, Cetvel 5.3’deki değerleri vermektedir.
Kumlu-Killi ve Tınlı-Killi topraklarda da kuşkonmaz yetiştirilebilir. Yalnız bu topraklarda erkencilikten söz edilemez. Daha çok geçici çeşitler için ideal topraklardır. Küçük ev bahçelerinde rahatlıkla kullanılabilir. Konserve sanayii için uygundur.
Cetvel 5.3. Çoğalan toprak asitliği karşısındaki verim azalması
Topraktaki pH değerleri
Verim ____________________________________________
7,5 6,8 6,4 6,0 5,7
Retalif 182 174 159 152 100
Hektara / kg 3250 3110 2850 2720 1790
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Kuşkonmaz sıcak, güneşli ve step iklime sahip dar bir bölgeden çıkmış olmasına rağmen, geniş adaptasyon özel*liği ile, bugün çok değişik iklim bölgelerinde yetiştirilebilmektedir. Yayılmalarını önleyen unsur, ekonomik faktör*lerle, özellikle toprak yapısıdır. Kuşkonmazın yetiştirilmesinde, iklimin büyük bir etkisi yoktur. Kuşkonmazların bu geniş iklim adap*tasyonuna karşılık, rantabl bir tarım için erkenciliği sağla*yacak sıcak ve güneşli iklimler tercih edilir. Özellikle kış sonu ve erken ilkbahar aylarının sıcak geçtiği yöreler, er*ken ürün hasadı ile daima ön plâna geçmektedir. Erken ha*sat ve ürünün fiyat bulduğu devrede pazara durumu dikkate alındığında, kuşkonmazlar iklim bakımından seçici bitkiler*dir. Yetişme devresinin sıcak ve nemli olması, sürgünlerin kalitelerini arttıran bir unsurdur. Fazla sıcak ve özellikle kuru sıcaklar, çabuk odunlaşma meydana getirdiğinden arzu edilmez. Toprak altındaki rizom gövdeden sürgünlerin sürmesi, toprak sıcaklığın 10°C üstüne çıkmasıyla başlar. Sürgün hasadı sırasında hava sıcaklığının 15-18oC’de seyretmesi istenir. Sıcaklığın 25-30°C’nin üstüne çıkması, sürgün kalitesini büyük ölçüde düşürür. Kış so*ğuklarının bitki üzerinde fazla bir etkisi yoktur. Rizom gövdenin 25-30 cm toprağın altında olması, ancak top*rağın bu derinliğe kadar donması halinde rizom gövdeye zarar verebilir ki, bu derecede soğuk yapan bölgelerde zaten kuşkonmaz ye*tiştirilemez. Sonbahar ve kış aylarındaki donların bu bakımdan bir önemi yoktur. Sadece İlkbahar aylarındaki donlar kuş*konmaz için tehlikelidir. Toprak altındaki hasat edilecek sürgünlere fazla zararlı bir etkisi olmasa bile, sıcaklığı dü*şmeleri sürgünlerin sürmesini geciktirip, erkenciliği önler ve sürgün sayısını azaltır. Yağışın, hasat süresince devamlı ve sağanak şeklinde olması istenmez. Buna karşılık, özellikle 10-15 gün aralıkla meydana gelen ve çisenti şeklindeki 1-2 saatlik yağışlar çok faydalıdır. Bol ve kaliteli sürgün alınmasına yardımcı olur. Yağmur ve sulamadan sonra toprakta sert kaymak tabakası bağlaması da istenmeyen bir husus*tur. Vejetasyon devresinde 400 mm’lik bir yağış idealdir. Hasat devresinde meydana gelecek kuvvetli yağış ve arkasından kuvvetli sıcak ve kuraklık, sürgün verimini azalt*tığı gibi, kaliteyi de düşürür. Ayrıca toprak sertleştiğinden, kaymak tabakası bağladığından, hasat yapmak zorlaşır ve uzun zaman alır. Kuraklıkta atılan gübreler ve özellikle azot, suyun azlığı ile kök bölgesine ulaşamaz, rizom göv*dede toplanan maddeler kullanılarak miktarları eksilir. Bu eksilme o seneki sürgün verimine etki yapmasa bile, ertesi sene için büyük zarar meydana getirir. Yağış azaldığı zaman, toprak*ta yeterli su varsa, taban suyu yükselebiliyorsa veya sulama yapılabilirse, yukarıda söy*lenen hususlar ortaya çıkmaz. Toprağı devamlı ıslak tuta*cak yağışlar ve taban suyu yükselmesi ise, toprağı havasız hale getirdiğinden, bol miktarda kök çürüklüğü meydana ge*tirir ve bitkilerin ölümüne dahi neden olur. İklim istekleri bakımından büyük hoşgörü gösteren kuşkonmaz, toprak istekleri bakımından oldukça seçicidir. Yalnızca hafif, kumlu toprakları tercih eder. Bu seçiciliği aşağıdaki nedenlere bağlamak olasıdır.
a. Kumlu topraklar kolay havalanabildiğinden, ça*buk ısınır ve sürgünlerin çabuk sürmesini sağlar,
b. Toprağın açılması, sürgünlerin çıkartılması kumlu topraklarda kolaylıkla yapılabilir, zaman almaz ve iş gücünü aza*ltır,
c. Diğer kültürlerinin tersine, kumlu topraklarda ürün miktarı fazladır. Kumlu toprakları en ekonomik şekilde de*ğerlendiren bir sebzedir (Kuşkonmaz olmasa idi, kumlu top*raklar sebzecilik bakımından değersiz sayılabilirdi),
d. Kumlu topraklar su tutmaz ve kök çürümesi mey*dana getirmez.
Kumlu topraklarda, humus miktarı % 2-3 arasında bulunmalıdır. Topraktaki humus miktarı, devamlı organik gübrelemeyle sabit tutulabilir. Çünkü kumlu topraklarda organik mad*deler çabuk kaybolur. Ülkemizde ahır gübresi bu konuda en büyük yardımcıdır. Dış ülkelerde torf da bu amaçla kullanılabilir. Son zamanlarda vermukulit, Hyromil ve benzeri maddelerin kullanılma olanakları araştırılmakta ve bu maddelerin olumlu sonuç vermesi halinde, ağır topraklarda bile kuşkonmazı yetiştirme olanağı bulunabilecektir. Kuşkonmaz yetiştirilecek topraklar taşsız olmalı, fazla suyu çabuk akıtmalıdır. Toprakta geçirgen olmayan tabaka bulunmamalıdır. Bazı kumlu topraklarda kum taşlarının meydana gelmesi, geçirgen olmayan tabakaların teşekkül etmesine neden olur. Geçirgen olmayan tabakalar toprağın üst tabakası ile alt tabakası arasındaki ilişkiyi kestiğinden, kurak devrelerde taban suyunun yükselmesine ve bitkilerin bu sudan yararlanmasına engel olur. Bitkilerde büyük susuzluk tehlikesi yaratır. Bilindiği gibi kuşkonmaz kökleri taban suyu bölgesine kadar iner ve bu sudan yararlanır. Kumlu topraklarda her zaman için bu tip geçirgen olmayan tabakalar oluşabilir. Tesis kurulurken görülmeyen bu durum birkaç yıl sonra ortaya çıkabilir. Geçirgen olmayan tabakalar organik gübre artıklarının kolloidal kile dönüşerek bir yerde yığılması ve kum zerrelerini birleştirmesi, çimentolaştırması ile teşekkül eder (HAHN ve 1964, AKALAN 1965).
Toprakta taban su seviyesi 1-3 m arasında olmalıdır. Suyun 0,50 - 0,60 cm’e kadar yükselmesi ve devamlı bu bölgede kalması kök çürüklüğüne, suyun çok derinde olması ise taban sudan istifade edilmemesine sebep olur. Kuşkonmaz sudan hoşlanan bir sebzedir. Fakat suyun toprakta % 60-80 civarında olmasını ister. Devamlı ıslaklık tehlikelidir ve toprağı kök bölgesinde havasız bıkacağından, köklerin çürümesine neden olur. Kuşkonmaz yetiştirilecek topraklarda pH’sı 6,0-6,8 arasında olmalıdır (GERİCKE 1954, SLİTS 1956, DİLLİNGEN 1956, AMANN 1957, HAHN ve ZELL 1964), Bu hususta HÖSSLİN, MAPPES STEİB (1964), toprak pH’ının 5,0’a kadar inebileceğini, nitekim Kuzey Almanya'da asit karakterdeki topraklar üzerinde kuşkonmaz yetiştirilebildiğini belirtmektedir. Bununla beraber birçok araştırıcının tercihi, nötr topraklar üzerinde yetiştiricilik yapılmasından yanadır. Hatta BİELKA (1969), DİLLİNGEN (1956), HAHN ve ZELL (1964) gibi araştırıcılar toprağın daha çok bazik yöne doğru kaymasını önermekte ve toprak asitliğinin kuşkonmaz verimliliğini azalttığını kaydederek, Cetvel 5.3’deki değerleri vermektedir.
Kumlu-Killi ve Tınlı-Killi topraklarda da kuşkonmaz yetiştirilebilir. Yalnız bu topraklarda erkencilikten söz edilemez. Daha çok geçici çeşitler için ideal topraklardır. Küçük ev bahçelerinde rahatlıkla kullanılabilir. Konserve sanayii için uygundur.
Cetvel 5.3. Çoğalan toprak asitliği karşısındaki verim azalması
Topraktaki pH değerleri
Verim ____________________________________________
7,5 6,8 6,4 6,0 5,7
Retalif 182 174 159 152 100
Hektara / kg 3250 3110 2850 2720 1790
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

