LAHANA 3. Botanik Özellikleri
LAHANA 3.1. Bitki Oluşumu
Lahana grubu sebzeler çoğunlukla tohumları ile üretilir. Ancak fide, dal, yaprak ve kök çelikleri ile de üretilmeleri mümkündür. Tohum çimlendiğinde, ileride bitkinin kazık kökünü oluşturacak ince bir kökçük meydana gelir. Bunun üzerinde 2 adet yan kök oluştuğunda, çoğunlukla mor renkli olan hipokotil uzar ve çenek yapraklar toprak yüzüne çıkar. İlk gerçek yapraklar 4-8 gün içinde belirir (Şekil 10.9).
Şekil 10.9. Beyaz lahanaların gelişmesi. Solda fide, ortada birkaç haftalık genç bitki. Sağda baş oluşumunun başlangıcı. Ç-Çenek yapraklar. B-Lahanaların şematik olarak gelişmesi. G-Kalınlaşan gövde . K-Kabuk. Çd-Çenek yaprakların dip kısmı. H-Hipokotil (NIEUWHOF, 1969’dan).
Başlangıçta açık olan yapraklar daha sonra birbirlerinin üzerini örterek lahanaların yenilebilen kısımlarını, yani başlarını oluşturur. Karnabahar, brokkoli de çiçek tablası, albaşta yumru meydana gelir. Lahana grubu sebzelerin çiçeklenebilmeleri için belirli bir süre düşük sıcaklığa gereksinmeleri vardır. Bu gereksinme çoğunlukla baş, taç ve yumru oluşturdukları sonbaharı izleyen kış aylarında karşılanır. Böylece lahanalar ertesi yıl ilkbaharda, yani birinci yıldaki tohum ekim veya fide dikimden sonraki ikinci yıl çiçeklenir ve o yaz ayları sonunda tohumları hasat edilir. Bu durumda lahana grubu sebzeler ilk yıl yemeklik olarak kullanılacak yaprak, baş, çiçek tablası (taç) ve yumru gibi organlarını meydana getirir ve tek yıllık sebzeler arasına girer, ancak bu grubun tohumları elde edilmek istendiğinde 2 yıllık sebze olarak belirlenir (Bu konu, daha önce genel sebzecilikte çiçek konusunda detaylı anlatıldı).
LAHANA3.2. Kök
Lahanalar kazık köklüdür. Kökün boyu 10-30 cm arasında değişir. Kazık kök büyük çoğunlukla etli, kalın, konik biçimde olup, besin maddelerinin depolandığı bir organdır. Üzerinde ince yan kökler vardır. Yan kökler tür ve çeşitlere göre değişik uzunlukta olup, oldukça derine gider. Yana yayılmaları azdır. Köklerin büyük çoğunluğu, % 60’na yakını, toprağın 20-40 cm derinliğinde, % 20’ye yakını 60-80 cm, % 15’i 100-120 cm ve %5’i 120 cm’den daha derine gidebilir (Şekil 10.10). Ayrıca yan kökler ikinci ve üçüncü derecede yan köklere ayrılır. Üzerlerinde bol miktarda kılcal kökler bulunur. Yan kökler normal büyüklüğünü alınca, kazık kökün varlığı kaybolur. Lahanalarda kök oluşumu oldukça kolaydır. Toprakla temas halinde bulunan gövde kısmından bile yan kökler meydana gelebilir.
LAHANA3.3. Gövde
Lahana gövdesi değişik boy ve yapıdadır. Türlerin özelliğine göre, yapraklar gövdeye uzun veya kısa saplarla bağlanır. Yaşlı yapraklar alt kısımdan kopup döküldüklerinde gövde üzerinde iz bırakır. Gövde bütün lahanalarda kalın ve kuvvetli bir yapıya sahiptir. Önceleri otsu yapıda olan gövdenin ilk gelişme dönemlerinde, gövde dokularında büyüme ucundan aşağı doğru kalınlaşma başlar ve böylece gövde ağırlığında belirgin bir artış meydana gelir (Şekil 10.9 ve10.10). Daha sonra gövde çevresinde belirli aralıklarla aşağıdan yukarı doğru ksilem halkaları oluşur. Her şeye rağmen gövdenin alt kısmı nispeten ince kalır. Lahanalarda gövde kalınlığı ortalama olarak 5-10 cm'dir. Gövde uzunluğu ise 30-40 cm kadardır.
LAHANA3.4. Yaprak ve Baş
Baş lahanalarda yaprak sapları çok kısadır. Başlangıçta kıvırcık olan yapraklar daha sonra düz veya dalgalı bir hal alır. Yapraklar tür ve çeşitlere göre değişmekle birlikte oldukça geniş ve büyüktür. Dış yaprakların üzeri mumla kaplı olup, yeşil, gri ve sarı renklerin karışması ile değişik tonlardadır. Ayrıca kırmızı renkli olanları da vardır. Yaprak şekilleri de oldukça farklıdır. Çok yassı, yassı-yuvarlak, uzun, yuvarlak, oval, ters yumurta, topaç, kalp şekilindedir (Şekil 10.11).
Şekil 10.10. Lahanada kök gelişmesi (DİLLİNGEN 1956)
Başlar yaprakların üst üste binmesiyle oluşur. İç yapraklar ışık almadığından beyaz renkli olur, kazara başın şekli bozulur ve iç yapraklar güneş alırsa renk hemen değişir.
DILLINGEN’e (1956) göre, lahanalarda başın şekillenmesi, büyüme ucuna yani tepe sürgününe doğru gövdedeki boğum aralarının kısalması ve tepe sürgününe doğru yaprakların açılmasının kısıtlanmasıyla meydana gelmektedir. Lahanalarda başın şekli yaprak tipine uyar (Şekil 10.11 ve 10.12). Oluşan başın sıklığı tür ve çeşitlere ve yetiştirme koşullarına göre değişiklik gösterir. Baş büyüklüğü de farklılık gösterir. Başların çapı ortalama 20-30 cm olup, 80 cm kadar çıkabilir.
LAHANA3.5. Çiçek ve Tohum Bağlama
Daha öncede belirttiğimiz gibi, baş lahanaların çiçeklenmesi ve dolayısıyla tohum bağlaması 2 yılda meydana gelir. Lahanalar birinci yılın sonbaharı sonuna doğru baş oluşturur (Şekil 10.12). Bu başların bir kısmı hasat edilerek pazara satış için gönderilir. Baş oluşturan bitkilerin bir kısmı iklim koşullarının uygun olduğu ılıman bölgelerde oldukları yerde bırakılır.
Şekil 10.11. Lahanalarda baş şekilleri ( RUNDFELT, 1962 ).
Şekil 10.12. Lahanalarda baş bağlama
Kış aylarında don tehlikesi olan bölgelerde ise, bitkiler tarlada açılan hendekler içinde ya koruyucu bir materyal olan sap, saman, yanmış at gübresi ile örtülerek yada yerlerinden sökülüp serin kiler ve depolarda ertesi yılın ilkbaharına kadar nemli kum, talaş, ıslak yosun veya bezle kuruması önlenerek saklanır. İlkbaharda havaların ısınması ile birlikte, (hava sıcaklığı 2-4oC’yi bulduğunda) bitkiler saklandıkları yerlerden alınarak bahçeye yeniden dikilir. Sonbaharda oldukları yerde bırakılanların ise üzeri açılır. Sıkı baş oluşturan lahana tür ve çeşitlerinde başların üzeri, çiçek sapının uzaması ve yapraklar arasından dışarı rahatça çıkabilmesi, daha sonra da çiçeklenmenin hızlandırılması için, sürgün konisi zedelenmeyecek şekilde, bıçakla haç şeklinde kesilir. Lahanaların başkalaşım geçirip, çiçeklenebilmesi için düşük sıcaklığa gereksinim vardır. Bu bakımdan saklanan veya dışarıda bırakılan lahanaların 0oC den daha düşük sıcaklıklara maruz kalması gerekir. Böylece vernalizsyon gereksinmesini karşılayan lahana bitkilerinin tepe ve yaprak koltuk altı tomurcuklarındaki vejetatif büyüme konilerinde başkalaşım meydana gelir. Başkalaşım sonrası çiçek sapı ve çiçek oluşumu başlar. Bir çiçek sürgünü üzerinde değişik sayıda çiçek tomurcukları ve tomurcuklar içinde de çiçek organları bulunur. Vejetatif devreden generatif devreye geçmiş, yani çiçek tomurcuklarında başkalaşım ve ayrımın başladığı bitkiler uygun sıcaklığı bulduklarında, çiçek organlarındaki gelişme hızlanır ve çiçeklenme 30-40 günde oluşur (ORAMAN ve GÜNAY 1970). Dış iklim koşullarında bitkilerin çiçeklenmesi için hava sıcaklığının 15 oC’nin üzerine çıkması gerekir. Havaların uygun olmaması halinde ise, iklim koşulları düzelinceye kadar baş içindeki çiçek sürgünü ve çiçek tomurcukları beklemede kalır ve uygunsuz koşullardan ileri gelen bir dinlenme ve duraklama içine girer.
Lahanalarda çiçek sürgününün uzunluğu DILLINGEN (1956) ve NIEUWHOF (1969)’a göre 1-2 metredir. ORAMAN ve GÜNAY (1970) ise, Ankara koşullarında yetiştirilen beyaz baş lahanalarda çiçek sürgününün 100-120 cm kadar boylandığını tespit etmiştir. Çiçekler yapraksız uzun bir sapla çiçek sürgününe bağlanır ve bir salkım oluşturur (Şekil 10.13).
Şekil 10.13. Lahanalarda çiçek diyagramı ve çiçeğin kısımları (NIEUWHOF, 1969’dan).
Bir lahana bitkisi üzerinde 1000–4000 adet çiçek bulunabilir. Ankara koşullarında yapılan denemede ise, yerli lahana çeşitlerimizde 2100–2500 adet çiçek sayılmıştır (ORAMAN ve GÜNAY 1970). Bir bitkide önce ana çiçek sürgünü üzerindeki çiçekler açar, daha sonra yan sürgünlerde çiçeklenme görülür. Bir çiçek sürgünü üzerinde çiçeklenme en alttaki çiçekten yukarı doğru olmaktadır. Altta açan çiçekler bakla oluşturduğunda, üstteki çiçekler henüz tomurcuk devresindedir. Mevsim sonuna doğru çoğunlukla uç kısımdaki çiçekler açamaz veya açsalar bile, ancak içinde tohum bulunmayan kapsül meydana getirir (Şekil 10.14).
Çiçeklenme döneminde sıcaklığın 15-20oC ye doğru çıkması çiçeklenmeyi hızlandırdığı halde, alta doğru düşmesi çiçeklenmenin gecikmesine neden olur.
Lahanalarda çiçeklenme süresi 20–60 gün arasında değişir. Çiçek açmadan önce çanak yapraklar tamamen kapalıdır. Çiçeklerin açılmasına yakın taç yapraklar çanak yaprakları iterek bir kısmı dışarıya çıkar. Ertesi gün güneşin doğmasına yakın taç yapraklar daha çok görünmeye başlar ve çiçek açılarak çan şeklini alır. Lahana grubu sebzelerde çiçeklerin açılması olayı öğleden sonra başlar ve ertesi sabaha kadar çiçeklerin açılması devam eder. Erkek organlardaki çiçek tozu keseleri çiçekler açtıktan birkaç saat sonra patlar. Lahanalarda protogeni vardır. Yani dişi organ, erkek organlardan daha önce olgunluğa erişir. Bir çiçek açtıktan 3–5 gün sonra solar (Şekil 10.15 ).
Şekil 10.14. Lahanalarda çiçek sürgünü. a) Açan çiçek, b) Çiçek tomurcuğu,
c) Çiçek sürgünü, d) Kapsül.
Lahana grubu sebzelerde çiçek erselik yapıda olup, çiçeğin farklılaşması sırasında 4 çanak, 4 taç yaprak, 6 erkek organ, 2 karpelli 1 dişi organ, meydana gelir (Şekil 10.13). Çanak yapraklar yeşil, taç yapraklar açık sarı veya parlak sarıdır. DILLINGEN (1956)’e göre nadiren beyaz renkte çiçeklere de rastlanır. Çanak ve taç yaprakların üst kısımları genişlemiş, alt kısımları daralmış ve sap meydana gelmiştir. Çiçek sapları 1,5–2 cm uzunluğunda ve 10 mm genişliktedir (NIEUWHOF 1969). Taç yapraklar dik veya hafif yatık durumdadır. 6 adet erkek organ, yumurtalıkla taç yapraklar arasında, 2 tanesi taç yapraklar önünde kısa, 4 tanesi iç tarafta uzun olarak bulunur (Şekil 10.13). Erkek organlar birkaç mm uzunluğa geldiklerinde, çiçek tozu ana hücreleri meyoz bölünmeden sonra olgun tetratları meydana getirir. Polen taneleri 30–40 mikron çapındadır. Çimlenme güçleri az olup %20–30 arasındadır (CHIANG 1974). Yumurtalık üst durumludur. Boyuncuk yumurtalıkla aynı kalınlıkta olduğundan pek belli olmaz. Stoma kısa ve düğme şeklindedir. Yumurtalık 2 karpellidir. Tohumlar karpellerin ortasındaki gizli bir bölme içinde 2 sıralı olarak dizilmiştir. Meyve kapsül şeklindedir (Şekil 10.13, 10.14 ve 10.16). Kısa erkek organlarla, yumurtalık arasında 2 adet balözü keseleri bulunur, ancak bunlar aktif değildir. Böcek ve arıların balözü alabilmeleri için çiçek kaidesine kadar sokulmaları şarttır. Böylece döllenmeye yardımcı olur.
Şekil 10.15. Çiçek organlarının oluşum süresi.
Lahanalar erselik çiçek yapısına sahip olmakla birlikte yabancı tozlanır. Tozlanmada böcekler ve arılar etkilidir. Bu nedenle tohum üretiminde tohumluk bitkiler arasında gerekli izolasyon mesafelerinin bırakılması gerekir. Bu amaçla orijinal tohumluklarda 100 m, anaç tohumluklarda 750 m ve sertifikalı tohumluklarda 500 m aralık bırakılması yeterli olmaktadır (ANONYMOUS 1976). Baş lahanaların birkaç sene kendi kendine döllenmeye zorlanmaları sonucu bitkilerde bodurlaşma görülmekte ve bitkiler özelliklerini kaybederek dejenere olmaktadır (GÖKGÖL 1946). Ayrıca lahanalarda görülen protogeni olayı, ÖZBEK (1944) tarafından bir çeşit kendine kısırlık olarak yorumlanmaktadır. DILLINGEN (1956) ise, lahana grubu sebzelerin kendi kendilerini dölleyememe nedeninin çiçek tozlarının dişicik tepesi üzerinde çimlenememesi ve çim borularının dişi organın yumurtalığına ulaşamamasından değil, cinsiyet organlarının döllenme anında birleşme yeteneklerinin olmayışından ileri geldiğini belirtmektedir.
LAHANA3.6. Meyve ve Tohum
Döllenmeden sonra çiçeklerin taç ve çanak yaprakları dökülür, dişi organ büyümesine devam eder ve kısa bir süre sonra yumurtalık içinde tohumları bulunduran kapsül şeklini alır. Başlangıçta yeşil olan kapsüller yavaş yavaş sararır ve sarı kahverengi bir renge dönüşür. Kapsüldeki çatlama ve koyu sarıya dönüşen renk, tohumların olgunlaştığını belirtir. Sürgünler kesilerek hasat edilir. Bir kaç gün kuruması için bırakılır ve dövülerek tohumlar alınır. Şekil 10.16’da çiçekten itibaren kapsülün olgunlaşmasına kadar geçen devreler görülmektedir. Lahana grubu sebzelerin meyveleri düz 4–5 mm genişliğinde 5–10 cm uzunluktadır. Kapsül içindeki tohumlar, plasentanın dışa doğru büyümesi ile oluşmuş bir bölme üzerinde 2 sıralı dizilmişlerdir (Şekil 10.16).
Şekil 10.16. Lahanada çiçekten tohum oluşumuna kadar geçen safhalar
Çiçeklenmeden 3–4 hafta sonra bakla içinde tohumlar kendini belli eder. Bir baklada 10–30 arasında tohum bulunur (NIEUWHOF 1969). Tohumlar olgunlaşınca, hasat edilmeleri uzatılır ve kapsüller bitki üzerinde fazla bekletilirse, kapsüllerin ağzı saptan uç kısma doğru kendiliğinden açılır ve tohumlar düşer. Bu bakımdan tohum hasadı kapsüller açılmadan yapılmalıdır. Döllenmeden sonra tohum taslağı içinde endosperm hemen gelişir. Bu sırada embriyon gelişmesi yavaşlar. Daha sonraki 3–5 hafta içinde embriyon, oluşan endospermle beslenerek tohumun büyük bir kısmını doldurur. Endosperm kaybolur. Besin maddeleri kotiledon yapraklarda ve kökçükte toplanır (Şekil 10.17).
Şekil 10.17. Lahanalarda tohum gelişmesi. a) Döllenmeden sonraki durum, b) 3. gün, c) 7. gün, d) 11. gün, e) 14. gün, f) 19. gün, g) 21. gün, h) 22. gün sonraki embriyon gelişmesi (NIEUWHOF, 1969’dan)
Tohum içindeki çenek yapraklar embiriyonu sarmış durumdadır. Tohumlar yuvarlak, hafif yumurta şeklinde, ortalama olarak 2–3 mm çapındadır. İyi olgunlaşmış tohumlar kahverengi, koyu mor, kırmızı mor, kırmızı kahverengi, olgunlaşmamış olanlar ise açık sarı ve kahverengidir.
Tohumların çimlenme gücü % 85–95’tir. Tohumların temizlik oranı % 90–95 olmalıdır. 1000 dane ağırlığı 2,0–4,1 g ve 1 litre ağırlığı ise 685 g’dır. 1 g’da 290–340 tohum bulunur. Tohumlar çimlenme güçlerini 4–6 yıl muhafaza eder.
Tohum çimlendirme denemelerinde sayımlar 3 ve 10. günler arasında yapılmalıdır. Çimlenme sıcaklığı 13–33oC arasında ve optimum 20–25oC’dir. En düşük çimlenme sıcaklığı ise 0oC’ye kadar düşer. Tarla koşullarında tohum ekiminden sonra bitkiler 7–15 gün içinde toprak yüzüne çıkar. Düşük toprak sıcaklığı, fazla nem çimlenmeyi, sürmeyi geciktirir ve bu durum uzun süre devam ederse tohumlar toprakta çürüyebilir.
Ortalama tohum verimi tür ve çeşit, dikimdeki aralık ve mesafesi, çiçeklenme dönemindeki iklim koşulları, yetiştirme sırasındaki bakım durumu ile hasat ve harman yöntemlerine göre değişiklik gösterir. Bitki başına ortalama tohum verimi beyaz lahanalarda 20 gr, Çin lahanasında ise 15 gr kadardır. Birim alandan elde edilebilecek en yüksek verim 1200 kg/ha olup, ortalama 600 kg/ha, en düşük ise 200 kg/ha civarındadır (GRUBBEN 1977). Ülkemizde Balıkesir Tohum Üretme Merkezinde 100x75 cm aralık ve mesafede yetiştirilen Bayraklı çeşidinde, bir dekardan 90 kg tohum elde edilmiştir (BAYRAKTAR 1976).
Prof. Dr. Atila Günay Özel Sebze Yetiştiriciliği Kitabı II. Bölüm
LAHANA 3.1. Bitki Oluşumu
Lahana grubu sebzeler çoğunlukla tohumları ile üretilir. Ancak fide, dal, yaprak ve kök çelikleri ile de üretilmeleri mümkündür. Tohum çimlendiğinde, ileride bitkinin kazık kökünü oluşturacak ince bir kökçük meydana gelir. Bunun üzerinde 2 adet yan kök oluştuğunda, çoğunlukla mor renkli olan hipokotil uzar ve çenek yapraklar toprak yüzüne çıkar. İlk gerçek yapraklar 4-8 gün içinde belirir (Şekil 10.9).
Şekil 10.9. Beyaz lahanaların gelişmesi. Solda fide, ortada birkaç haftalık genç bitki. Sağda baş oluşumunun başlangıcı. Ç-Çenek yapraklar. B-Lahanaların şematik olarak gelişmesi. G-Kalınlaşan gövde . K-Kabuk. Çd-Çenek yaprakların dip kısmı. H-Hipokotil (NIEUWHOF, 1969’dan).
Başlangıçta açık olan yapraklar daha sonra birbirlerinin üzerini örterek lahanaların yenilebilen kısımlarını, yani başlarını oluşturur. Karnabahar, brokkoli de çiçek tablası, albaşta yumru meydana gelir. Lahana grubu sebzelerin çiçeklenebilmeleri için belirli bir süre düşük sıcaklığa gereksinmeleri vardır. Bu gereksinme çoğunlukla baş, taç ve yumru oluşturdukları sonbaharı izleyen kış aylarında karşılanır. Böylece lahanalar ertesi yıl ilkbaharda, yani birinci yıldaki tohum ekim veya fide dikimden sonraki ikinci yıl çiçeklenir ve o yaz ayları sonunda tohumları hasat edilir. Bu durumda lahana grubu sebzeler ilk yıl yemeklik olarak kullanılacak yaprak, baş, çiçek tablası (taç) ve yumru gibi organlarını meydana getirir ve tek yıllık sebzeler arasına girer, ancak bu grubun tohumları elde edilmek istendiğinde 2 yıllık sebze olarak belirlenir (Bu konu, daha önce genel sebzecilikte çiçek konusunda detaylı anlatıldı).
LAHANA3.2. Kök
Lahanalar kazık köklüdür. Kökün boyu 10-30 cm arasında değişir. Kazık kök büyük çoğunlukla etli, kalın, konik biçimde olup, besin maddelerinin depolandığı bir organdır. Üzerinde ince yan kökler vardır. Yan kökler tür ve çeşitlere göre değişik uzunlukta olup, oldukça derine gider. Yana yayılmaları azdır. Köklerin büyük çoğunluğu, % 60’na yakını, toprağın 20-40 cm derinliğinde, % 20’ye yakını 60-80 cm, % 15’i 100-120 cm ve %5’i 120 cm’den daha derine gidebilir (Şekil 10.10). Ayrıca yan kökler ikinci ve üçüncü derecede yan köklere ayrılır. Üzerlerinde bol miktarda kılcal kökler bulunur. Yan kökler normal büyüklüğünü alınca, kazık kökün varlığı kaybolur. Lahanalarda kök oluşumu oldukça kolaydır. Toprakla temas halinde bulunan gövde kısmından bile yan kökler meydana gelebilir.
LAHANA3.3. Gövde
Lahana gövdesi değişik boy ve yapıdadır. Türlerin özelliğine göre, yapraklar gövdeye uzun veya kısa saplarla bağlanır. Yaşlı yapraklar alt kısımdan kopup döküldüklerinde gövde üzerinde iz bırakır. Gövde bütün lahanalarda kalın ve kuvvetli bir yapıya sahiptir. Önceleri otsu yapıda olan gövdenin ilk gelişme dönemlerinde, gövde dokularında büyüme ucundan aşağı doğru kalınlaşma başlar ve böylece gövde ağırlığında belirgin bir artış meydana gelir (Şekil 10.9 ve10.10). Daha sonra gövde çevresinde belirli aralıklarla aşağıdan yukarı doğru ksilem halkaları oluşur. Her şeye rağmen gövdenin alt kısmı nispeten ince kalır. Lahanalarda gövde kalınlığı ortalama olarak 5-10 cm'dir. Gövde uzunluğu ise 30-40 cm kadardır.
LAHANA3.4. Yaprak ve Baş
Baş lahanalarda yaprak sapları çok kısadır. Başlangıçta kıvırcık olan yapraklar daha sonra düz veya dalgalı bir hal alır. Yapraklar tür ve çeşitlere göre değişmekle birlikte oldukça geniş ve büyüktür. Dış yaprakların üzeri mumla kaplı olup, yeşil, gri ve sarı renklerin karışması ile değişik tonlardadır. Ayrıca kırmızı renkli olanları da vardır. Yaprak şekilleri de oldukça farklıdır. Çok yassı, yassı-yuvarlak, uzun, yuvarlak, oval, ters yumurta, topaç, kalp şekilindedir (Şekil 10.11).
Şekil 10.10. Lahanada kök gelişmesi (DİLLİNGEN 1956)
Başlar yaprakların üst üste binmesiyle oluşur. İç yapraklar ışık almadığından beyaz renkli olur, kazara başın şekli bozulur ve iç yapraklar güneş alırsa renk hemen değişir.
DILLINGEN’e (1956) göre, lahanalarda başın şekillenmesi, büyüme ucuna yani tepe sürgününe doğru gövdedeki boğum aralarının kısalması ve tepe sürgününe doğru yaprakların açılmasının kısıtlanmasıyla meydana gelmektedir. Lahanalarda başın şekli yaprak tipine uyar (Şekil 10.11 ve 10.12). Oluşan başın sıklığı tür ve çeşitlere ve yetiştirme koşullarına göre değişiklik gösterir. Baş büyüklüğü de farklılık gösterir. Başların çapı ortalama 20-30 cm olup, 80 cm kadar çıkabilir.
LAHANA3.5. Çiçek ve Tohum Bağlama
Daha öncede belirttiğimiz gibi, baş lahanaların çiçeklenmesi ve dolayısıyla tohum bağlaması 2 yılda meydana gelir. Lahanalar birinci yılın sonbaharı sonuna doğru baş oluşturur (Şekil 10.12). Bu başların bir kısmı hasat edilerek pazara satış için gönderilir. Baş oluşturan bitkilerin bir kısmı iklim koşullarının uygun olduğu ılıman bölgelerde oldukları yerde bırakılır.
Şekil 10.11. Lahanalarda baş şekilleri ( RUNDFELT, 1962 ).
Şekil 10.12. Lahanalarda baş bağlama
Kış aylarında don tehlikesi olan bölgelerde ise, bitkiler tarlada açılan hendekler içinde ya koruyucu bir materyal olan sap, saman, yanmış at gübresi ile örtülerek yada yerlerinden sökülüp serin kiler ve depolarda ertesi yılın ilkbaharına kadar nemli kum, talaş, ıslak yosun veya bezle kuruması önlenerek saklanır. İlkbaharda havaların ısınması ile birlikte, (hava sıcaklığı 2-4oC’yi bulduğunda) bitkiler saklandıkları yerlerden alınarak bahçeye yeniden dikilir. Sonbaharda oldukları yerde bırakılanların ise üzeri açılır. Sıkı baş oluşturan lahana tür ve çeşitlerinde başların üzeri, çiçek sapının uzaması ve yapraklar arasından dışarı rahatça çıkabilmesi, daha sonra da çiçeklenmenin hızlandırılması için, sürgün konisi zedelenmeyecek şekilde, bıçakla haç şeklinde kesilir. Lahanaların başkalaşım geçirip, çiçeklenebilmesi için düşük sıcaklığa gereksinim vardır. Bu bakımdan saklanan veya dışarıda bırakılan lahanaların 0oC den daha düşük sıcaklıklara maruz kalması gerekir. Böylece vernalizsyon gereksinmesini karşılayan lahana bitkilerinin tepe ve yaprak koltuk altı tomurcuklarındaki vejetatif büyüme konilerinde başkalaşım meydana gelir. Başkalaşım sonrası çiçek sapı ve çiçek oluşumu başlar. Bir çiçek sürgünü üzerinde değişik sayıda çiçek tomurcukları ve tomurcuklar içinde de çiçek organları bulunur. Vejetatif devreden generatif devreye geçmiş, yani çiçek tomurcuklarında başkalaşım ve ayrımın başladığı bitkiler uygun sıcaklığı bulduklarında, çiçek organlarındaki gelişme hızlanır ve çiçeklenme 30-40 günde oluşur (ORAMAN ve GÜNAY 1970). Dış iklim koşullarında bitkilerin çiçeklenmesi için hava sıcaklığının 15 oC’nin üzerine çıkması gerekir. Havaların uygun olmaması halinde ise, iklim koşulları düzelinceye kadar baş içindeki çiçek sürgünü ve çiçek tomurcukları beklemede kalır ve uygunsuz koşullardan ileri gelen bir dinlenme ve duraklama içine girer.
Lahanalarda çiçek sürgününün uzunluğu DILLINGEN (1956) ve NIEUWHOF (1969)’a göre 1-2 metredir. ORAMAN ve GÜNAY (1970) ise, Ankara koşullarında yetiştirilen beyaz baş lahanalarda çiçek sürgününün 100-120 cm kadar boylandığını tespit etmiştir. Çiçekler yapraksız uzun bir sapla çiçek sürgününe bağlanır ve bir salkım oluşturur (Şekil 10.13).
Şekil 10.13. Lahanalarda çiçek diyagramı ve çiçeğin kısımları (NIEUWHOF, 1969’dan).
Bir lahana bitkisi üzerinde 1000–4000 adet çiçek bulunabilir. Ankara koşullarında yapılan denemede ise, yerli lahana çeşitlerimizde 2100–2500 adet çiçek sayılmıştır (ORAMAN ve GÜNAY 1970). Bir bitkide önce ana çiçek sürgünü üzerindeki çiçekler açar, daha sonra yan sürgünlerde çiçeklenme görülür. Bir çiçek sürgünü üzerinde çiçeklenme en alttaki çiçekten yukarı doğru olmaktadır. Altta açan çiçekler bakla oluşturduğunda, üstteki çiçekler henüz tomurcuk devresindedir. Mevsim sonuna doğru çoğunlukla uç kısımdaki çiçekler açamaz veya açsalar bile, ancak içinde tohum bulunmayan kapsül meydana getirir (Şekil 10.14).
Çiçeklenme döneminde sıcaklığın 15-20oC ye doğru çıkması çiçeklenmeyi hızlandırdığı halde, alta doğru düşmesi çiçeklenmenin gecikmesine neden olur.
Lahanalarda çiçeklenme süresi 20–60 gün arasında değişir. Çiçek açmadan önce çanak yapraklar tamamen kapalıdır. Çiçeklerin açılmasına yakın taç yapraklar çanak yaprakları iterek bir kısmı dışarıya çıkar. Ertesi gün güneşin doğmasına yakın taç yapraklar daha çok görünmeye başlar ve çiçek açılarak çan şeklini alır. Lahana grubu sebzelerde çiçeklerin açılması olayı öğleden sonra başlar ve ertesi sabaha kadar çiçeklerin açılması devam eder. Erkek organlardaki çiçek tozu keseleri çiçekler açtıktan birkaç saat sonra patlar. Lahanalarda protogeni vardır. Yani dişi organ, erkek organlardan daha önce olgunluğa erişir. Bir çiçek açtıktan 3–5 gün sonra solar (Şekil 10.15 ).
Şekil 10.14. Lahanalarda çiçek sürgünü. a) Açan çiçek, b) Çiçek tomurcuğu,
c) Çiçek sürgünü, d) Kapsül.
Lahana grubu sebzelerde çiçek erselik yapıda olup, çiçeğin farklılaşması sırasında 4 çanak, 4 taç yaprak, 6 erkek organ, 2 karpelli 1 dişi organ, meydana gelir (Şekil 10.13). Çanak yapraklar yeşil, taç yapraklar açık sarı veya parlak sarıdır. DILLINGEN (1956)’e göre nadiren beyaz renkte çiçeklere de rastlanır. Çanak ve taç yaprakların üst kısımları genişlemiş, alt kısımları daralmış ve sap meydana gelmiştir. Çiçek sapları 1,5–2 cm uzunluğunda ve 10 mm genişliktedir (NIEUWHOF 1969). Taç yapraklar dik veya hafif yatık durumdadır. 6 adet erkek organ, yumurtalıkla taç yapraklar arasında, 2 tanesi taç yapraklar önünde kısa, 4 tanesi iç tarafta uzun olarak bulunur (Şekil 10.13). Erkek organlar birkaç mm uzunluğa geldiklerinde, çiçek tozu ana hücreleri meyoz bölünmeden sonra olgun tetratları meydana getirir. Polen taneleri 30–40 mikron çapındadır. Çimlenme güçleri az olup %20–30 arasındadır (CHIANG 1974). Yumurtalık üst durumludur. Boyuncuk yumurtalıkla aynı kalınlıkta olduğundan pek belli olmaz. Stoma kısa ve düğme şeklindedir. Yumurtalık 2 karpellidir. Tohumlar karpellerin ortasındaki gizli bir bölme içinde 2 sıralı olarak dizilmiştir. Meyve kapsül şeklindedir (Şekil 10.13, 10.14 ve 10.16). Kısa erkek organlarla, yumurtalık arasında 2 adet balözü keseleri bulunur, ancak bunlar aktif değildir. Böcek ve arıların balözü alabilmeleri için çiçek kaidesine kadar sokulmaları şarttır. Böylece döllenmeye yardımcı olur.
Şekil 10.15. Çiçek organlarının oluşum süresi.
Lahanalar erselik çiçek yapısına sahip olmakla birlikte yabancı tozlanır. Tozlanmada böcekler ve arılar etkilidir. Bu nedenle tohum üretiminde tohumluk bitkiler arasında gerekli izolasyon mesafelerinin bırakılması gerekir. Bu amaçla orijinal tohumluklarda 100 m, anaç tohumluklarda 750 m ve sertifikalı tohumluklarda 500 m aralık bırakılması yeterli olmaktadır (ANONYMOUS 1976). Baş lahanaların birkaç sene kendi kendine döllenmeye zorlanmaları sonucu bitkilerde bodurlaşma görülmekte ve bitkiler özelliklerini kaybederek dejenere olmaktadır (GÖKGÖL 1946). Ayrıca lahanalarda görülen protogeni olayı, ÖZBEK (1944) tarafından bir çeşit kendine kısırlık olarak yorumlanmaktadır. DILLINGEN (1956) ise, lahana grubu sebzelerin kendi kendilerini dölleyememe nedeninin çiçek tozlarının dişicik tepesi üzerinde çimlenememesi ve çim borularının dişi organın yumurtalığına ulaşamamasından değil, cinsiyet organlarının döllenme anında birleşme yeteneklerinin olmayışından ileri geldiğini belirtmektedir.
LAHANA3.6. Meyve ve Tohum
Döllenmeden sonra çiçeklerin taç ve çanak yaprakları dökülür, dişi organ büyümesine devam eder ve kısa bir süre sonra yumurtalık içinde tohumları bulunduran kapsül şeklini alır. Başlangıçta yeşil olan kapsüller yavaş yavaş sararır ve sarı kahverengi bir renge dönüşür. Kapsüldeki çatlama ve koyu sarıya dönüşen renk, tohumların olgunlaştığını belirtir. Sürgünler kesilerek hasat edilir. Bir kaç gün kuruması için bırakılır ve dövülerek tohumlar alınır. Şekil 10.16’da çiçekten itibaren kapsülün olgunlaşmasına kadar geçen devreler görülmektedir. Lahana grubu sebzelerin meyveleri düz 4–5 mm genişliğinde 5–10 cm uzunluktadır. Kapsül içindeki tohumlar, plasentanın dışa doğru büyümesi ile oluşmuş bir bölme üzerinde 2 sıralı dizilmişlerdir (Şekil 10.16).
Şekil 10.16. Lahanada çiçekten tohum oluşumuna kadar geçen safhalar
Çiçeklenmeden 3–4 hafta sonra bakla içinde tohumlar kendini belli eder. Bir baklada 10–30 arasında tohum bulunur (NIEUWHOF 1969). Tohumlar olgunlaşınca, hasat edilmeleri uzatılır ve kapsüller bitki üzerinde fazla bekletilirse, kapsüllerin ağzı saptan uç kısma doğru kendiliğinden açılır ve tohumlar düşer. Bu bakımdan tohum hasadı kapsüller açılmadan yapılmalıdır. Döllenmeden sonra tohum taslağı içinde endosperm hemen gelişir. Bu sırada embriyon gelişmesi yavaşlar. Daha sonraki 3–5 hafta içinde embriyon, oluşan endospermle beslenerek tohumun büyük bir kısmını doldurur. Endosperm kaybolur. Besin maddeleri kotiledon yapraklarda ve kökçükte toplanır (Şekil 10.17).
Şekil 10.17. Lahanalarda tohum gelişmesi. a) Döllenmeden sonraki durum, b) 3. gün, c) 7. gün, d) 11. gün, e) 14. gün, f) 19. gün, g) 21. gün, h) 22. gün sonraki embriyon gelişmesi (NIEUWHOF, 1969’dan)
Tohum içindeki çenek yapraklar embiriyonu sarmış durumdadır. Tohumlar yuvarlak, hafif yumurta şeklinde, ortalama olarak 2–3 mm çapındadır. İyi olgunlaşmış tohumlar kahverengi, koyu mor, kırmızı mor, kırmızı kahverengi, olgunlaşmamış olanlar ise açık sarı ve kahverengidir.
Tohumların çimlenme gücü % 85–95’tir. Tohumların temizlik oranı % 90–95 olmalıdır. 1000 dane ağırlığı 2,0–4,1 g ve 1 litre ağırlığı ise 685 g’dır. 1 g’da 290–340 tohum bulunur. Tohumlar çimlenme güçlerini 4–6 yıl muhafaza eder.
Tohum çimlendirme denemelerinde sayımlar 3 ve 10. günler arasında yapılmalıdır. Çimlenme sıcaklığı 13–33oC arasında ve optimum 20–25oC’dir. En düşük çimlenme sıcaklığı ise 0oC’ye kadar düşer. Tarla koşullarında tohum ekiminden sonra bitkiler 7–15 gün içinde toprak yüzüne çıkar. Düşük toprak sıcaklığı, fazla nem çimlenmeyi, sürmeyi geciktirir ve bu durum uzun süre devam ederse tohumlar toprakta çürüyebilir.
Ortalama tohum verimi tür ve çeşit, dikimdeki aralık ve mesafesi, çiçeklenme dönemindeki iklim koşulları, yetiştirme sırasındaki bakım durumu ile hasat ve harman yöntemlerine göre değişiklik gösterir. Bitki başına ortalama tohum verimi beyaz lahanalarda 20 gr, Çin lahanasında ise 15 gr kadardır. Birim alandan elde edilebilecek en yüksek verim 1200 kg/ha olup, ortalama 600 kg/ha, en düşük ise 200 kg/ha civarındadır (GRUBBEN 1977). Ülkemizde Balıkesir Tohum Üretme Merkezinde 100x75 cm aralık ve mesafede yetiştirilen Bayraklı çeşidinde, bir dekardan 90 kg tohum elde edilmiştir (BAYRAKTAR 1976).
Prof. Dr. Atila Günay Özel Sebze Yetiştiriciliği Kitabı II. Bölüm

