fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

HIYAR Botanik Özellikleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • HIYAR Botanik Özellikleri

    HIYAR Botanik Özellikleri
    HIYAR 3.1. Bitki Oluşumu

    Tohumlar, ekimden sonra 4 ila 8 gün arasında çimlenmeye başlar, önce kazık bir kök oluşur. Kazık kök 4–5 cm uzunluğu aldığında, birinci ve ikinci derece yan kökler teşekkül eder. Bu sırada hypokotil uzar ve kotiledon yapraklar toprak yüzüne çıkar. Yumuşak kumlu topraklarda ve yüzeysel tohum ekiminde, tohum kabuğu kotiledon yapraklar üzerinde asılı kalarak toprak üstüne çıkar. Bu durumda kotiledon yaprakların açılması zor olur. Diğer koşullarda kabuk toprak içinde kotiledon yapraktan ayrılır ve kotiledon yapraklar serbest olarak toprak yüzüne çıkar. Kotiledon yapraklar irileşir ve toprakla yatay duruma geldiğinde tepe tomurcuğu büyümeye başlar ve gövde 15–20 gün içinde 2-3 yapraklı olur. Bitkinin ana gövdesi 60–70 cm’yi bulduğunda, dip yaprak koltuklarından yan sürgünler sürer ve bu sefer bitki yanlara doğru yayılır. Sürmeden yaklaşık 20–40 gün içinde, dip yaprak koltuklarında erkek çiçekler belirir. Erkek çiçeklerin görünmesinden 10–15 gün sonra da dişi çiçeklerin oluştuğu (Bazı çeşitlerde tersi durumda görülür ve önce dişi sonra erkek çiçekler meydana gelebilir) ve döllenmeden sonra meyvenin irileşmeye başladığı saptanır. Meyveler 10–30 cm boy aldığında hasat edilir. Eğer meyveler hasat edilmeden bırakılır ise, meyvelerin irileşmesi devam eder, yeşil renkli meyve kabuğu sararmaya, setleşmeye ve üstü çatlamaya, ağ görünümü çizgiler oluşturmaya başlar. Bu oluşum ve görüntüler çeşit özelliğidir ve çeşitlere göre farklılık gösterir. Olgun meyveler, yaklaşık 20–40 cm boyunda ve 5–15 cm enindedir. Bitki, sonbahar soğuklarının başlaması ile sararır ve ölür. Meyveler toprak üstünde kalır. Önceleri kabuğu sert olan meyvelerin, kış yağışları ile kabuğu yumuşar, et kısmı çürür ve nihayet tohumları toprak yüzüne dökülür. Doğada, bu tohumlarla kışlayan hıyarlar, ertesi sene bu tohumların çimlenmesiyle yeniden yaşama geçer.
    Hıyarın tarımı yapıldığında, meyve içindeki tohumlar olgunlaşınca, kış yağışları başlamadan hıyar hasadı yapılır, toplanıp depoya getirilir ve meyve içindeki çekirdekleri çıkarılır. Elde olunan bu tohumlar ileriki yılların üretiminde kullanılır.

    HIYAR 3.2. Kök

    Hıyar kökleri, diğer Cucurbitaceae bitkilerine karşın daha zayıf gelişir. Ana kök kazık köktür ve boyu ortalama 5–10 cm uzunluğundadır (Şekil 24.1). Ana kökten bol miktar yan kökler çıkar. Yan köklerin büyümesi ve tekrar dallanmasıyla kök, artık saçak kök görünümü kazanır. Kökler daha çok toprağın üst tabakalarına yayılır ve % 60–70’i toprağın 10–20 cm derinliğinde bulunur. Köklerin yana yayılması ortalama 50 cm’dir ve bazen bu 100 cm’e kadar çıkar. Derine inmesi, toprağın yapısına bağlı olarak kumlu ve hafif topraklarda 100–200 cm, killi ve ağır topraklarda 50–100 cm’dir. Fazla su tutan ve drenajı iyi olmayan topraklarda kök gelişmesi çok zayıflar ve hatta topraktaki fazla sudan ve havasızlıktan dolayı, serde yetiştirilen bitkilerde bazı kökleri hava almak için toprak yüzüne çıkabilir. Hıyarın kök gövdesi köşeli, yuvarlak ve yuvarlak köşelidir, yan köklere karşın daha sert bir yapıya sahiptir.


    Şekil 24.1. Hıyar kökleri (DİLLİNGEN 1956)

    HIYAR 3.3. Gövde

    Hıyar gövdesi otsudur, ancak mevsim sonuna doğru az çok bir odunlaşma meydana gelir. Gövde, dalların, yaprakların ve özellikle iri meyvelerin ağırlığını taşıyacak, dik duracak güçte değildir. Bu yüzden genelde yerde sürünür, yani kendiliğinden dik büyüyemez. Ancak gövdesi üzerinde meydana gelen sülükleriyle yanında bulunan çalılara, ağaçlara tutunduğunda, sarılıcı ve tırmanıcı özellik kazanır.
    Gövde bir çok boğum ve boğum aralarından oluşur. Boğumlarda yapraklar ve sülükler bulunur. Yaprak koltuklarından yan dallar ve ayrıca dişi ve erkek çiçekler çıkar. Hıyarda, dallanma oldukça kuvvetlidir. Kuvvetli gelişen bir bitkinin ana gövdesi üzerinden 4–6 adet birinci derecede yan dal ve birinci deredeki yan dallar üzerinden de 4–6 adet ikinci, üçüncü derecede yan dal çıkabilir. Şayet budama uygulanırsa, yan dal sayısı daha da arttırılabilir. Bitkinin ana gövdesi tarla koşullarında 1–2 m bazen 3 m’ye kadar boy atar. Serlerde, serin askı tellerinin yüksekliği kadar uzamasına müsaade edilir, sonra ucu alınarak boyuna büyümesi durdurulur.Hıyarın gövdesi ve yan dalları köşelidir. Gövde üzerinde dikenler, tüyler bulunur. Gövde rengi taze iken yeşil, koyu yeşil, daha sonra kartlaşıp odunlaştığında sarı, açık sarı, sarı-yeşil renge dönüşür.

    HIYAR 3.4. Yaprak

    Yaprak boğumlardan çıkar, uzun bir sapla gövdeye bağlanır ve oldukça büyüktür. Nemli ve ılık bir ortamda ve toprakta da yeterince suyun bulunması halinde, uzunluğu ve genişliği 25–30 cm’ye kadar ulaşır. Buna karşın, kurak koşullarda yaprak büyüklüğü ufalır. Hıyar yaprağı genelde parçalı beş köşelidir ve parça büyüklüğü değişkendir. Bazı çeşitlerde parçasız yaprak da görülebilir. Yaprağın uç kısım uzayarak değişik yaprak formları meydana gelir ve kalp, köşeli kalp, bel, köşeli kürek ve beşgen olmak üzere belli başlı beş tip ayırt edilir (Şekil 24.2).


    Şekil 24.2. Hıyar bitkisinde en çok görülen yaprak şekli

    Yaprak kenarı düz kenarlı veya dişlidir. Dişli olanlarda dişler belirgin ve az belirgindir. Diş uçları sivri, yuvarlak veya küt olabilir. Yaprağın üstü düz ve parlak, alt yüzü dalgalı, mat ve tüylüdür. Birçok hıyar çeşidinde alt veya üst, bazen hem alt ve hem üst yüzeyde siyah renkli küçük dikenler bulunabilir. Genelde yapraklar narindir ve en ufak mekanik etki ile parçalanır. Yaşlı yapraklar bir süre sonra özümleme yeteneğini kaybeder, bitkide işe yaramayan ve hatta genç organların besin maddelerine ortak olan, sömürücü bir organ haline gelir. Ser yetiştiriciliğinde yaşlı yapraklar kesilip atılır. Tarla yetiştiriciliğinde herhangi bir işlem yapılmaz.
    Yaprak sapı uzun ve ortası olukludur. Oluk bazı çeşitlerde çok belirgin ve derindir. Sap enine kesiti yuvarlaktır. Sap üzerinde tüyler ve dikenler bulunur. Sülükler botanik bakımından dumura uğramış yapraklardır. Çatallanmayan sade bir görünüşü vardır ve bitkinin bir yere tutunmasını, sarılmasını, böylece tırmanıcı özellik kazanmasını sağlar. Doğada, tabii halde gelişen hıyar bitkileri çayırlık alanlarda sürüngen, ormanlık alanlarda ağaç ve çalılara sarılıcıdır.

    HIYAR 3.5. Çiçek ve Meyve

    Hıyar çiçekleri tek evciklidir (monoecious). Bir bitki üzerinde, yaprak koltuklarında erkek ve dişi çiçekler ayrı yerlerde, tek veya salkım şeklinde oluşur. Erkek çiçekler, dişilerden önce meydana gelir ve açar. Bazı kültür çeşitlerinde, dişi çiçeklerin daha önce meydana gelip, açması mümkündür. Dişi ve erkek çiçekler kademeli bir şekilde gövde üzerinde sıralanır. Genellikle dişi çiçekler yan dallarda meydana gelir ve ana gövde üzerinde görülmeleri daha azdır. Bu yüzden ana gövde de uç alarak, bitkideki yan dal sayısını artırmak, verimi olumlu yönde etkiler.
    Erkek çiçekler küçük bir saptan sonra, çiçek tablası üzerinde 5 adet yeşil renkli alt tarafta birleşmiş, üst tarafta ayrılmış, uçları sivri çanak yaprak; 5 adet açık sarı renkli taç yaprak; ikisi çift, birisi tek duruşlu 5 adet erkek organ ve orta kısımda dumura uğramış sarı renkli dişi organ kalıntısından ibarettir (Şekil 24.3). Erkek organ flementleri kısa, anterler uzun, silindirik, katlanmış, eğilmiş, kütle halindedir (Şekil 24.4). Çiçek tozları olgunlaştığı zaman jelatinimsi bir madde ile birbirine yapışık durumda olduğundan, kolay dağılmaz, döllenme bu yüzden rüzgarla yapılamaz, çiçek tozları ancak böcek ve arılar vasıtası ile diş tepeciğine taşınır.



    Şekil 24.3. Erkek çiçeğin üstten görünüşü (GÜNAY 1964)

    Dişi çiçeklerde, saptan sonra hemen yumurtalık bulunur. Bu yumurtalık çeşitlere göre farklı şekillidir. Yumurtalığın durumuna bakarak, ilerde oluşacak meyvenin şeklini az çok saptamak mümkündür. Yumurtalık uzun, silindirik, yuvarlak, üstü oluklu veya düz, tüylerle ve dikenlerle kaplıdır. Yumurtalığın boyun kısmında çiçek ve çiçek organları oluşur. Çiçekte, 5 adet yeşil renkli çanak, 5 adet altta birleşmiş sarı renkli taçyaprak, 5 adet dumura uğramış erkek organ kalıntısı, ortada redüksiyon sonunda üç karpelli bir dişicik tepesi (pistil) bulunur. Pistil, kısa geniş ağızlı bir stigma ile çevrelenmiştir (Şekil 24. 5).


    Şekil 24.4. Erkek çiçekte çiçek sapı (Pe), filamentler ( Fi) ve Anterler (An)(GÜNAY 1964)


    Şekil 24.5. Dişi çiçeğin görünüşü (GÜNAY 1964)


    Şekil 24.6. Aynı yaprak koltuğunda dişi ve erkek çiçek oluşumu (GÜNAY 1964)

    Hıyar bitkilerinde normal monocecious’tan başka, Andromonoecious (erkek çiçek + erkek çiçeğin erdişi hale dönüşmüş şekli), Gynomonoecious (dişi çiçek + dişi çiçeğin erdişi çiçeğe dönüşmüş şekli), Trimonoecious (erkek çiçek + dişi çiçek + erdişi çiçekler), Androecious (erkek çiçekler), Gynoecious (dişi çiçekler) çiçek formları bulunmaktadır (WHİTAKER ve DAVİS 1962). Erkek çiçekte erdişilik, erkek çiçeğin orta kısmında dumura uğramış dişi organın büyümesi ile meydana gelir ve bu dişi organın meydana getirdiği meyve oldukça ufak ve yuvarlaktır (Şekil 24.7 ve 24.8). Dişi çiçekte erdişilik, yumurtalık çevresinde dumura uğramış erkek organların faaliyete geçmesi ile ortaya çıkar, bunlarda meyve normaldir.


    Şekil 24.7. Erkek çiçeğin erdişi çiçeğe dönüşmüş şekli. S. Taç yapraklar, An. Anter,
    Fi. Filamentler ve Fk. Dişi organ (Yumurtalık) (GÜNAY 1964)
    Yukarıda da belirttiğimiz gibi, çiçek tozları yapışkan olduğundan, döllenme sadece böcek ve arılarla olur ve yabancı döllenme olarak meydana gelir. Çiçek tozları nemli ve serin ortamda 2–3 gün canlı kalabilir, kuru ve sıcak havalarda bu süreler kısalır. Dişi çiçeklerin döllenme yeteneğini koruma süresi 48 saattir.


    Şekil 24.8. Erkek çiçeğin erdişi şekli

    Hıyar meyveleri, çeşit ayrımı için en karakteristik organdır. Meyvenin değişik şekilleri vardır ve uzun, silindirik, yuvarlak, kama, tokmak gibi formlar gösterir. Meyvenin uç kısmı memeli veya küt yuvarlaktır. Memeli olanlarda meme sivri, geniş sivri, geniş şekillidir. Meyve dip kısmı sivri, geniş ve yuvarlak formdadır. Meyvenin enine kesiti yuvarlak, üçgen ve dörtgen olabilir. Bir dişi çiçek döllendikten 5-15 gün sonra hasat olgunluğuna ulaşır (Şekil 24.9).
    Meyve yeşil, koyu yeşil, açık yeşil, sarı, sarı-yeşil renklidir. Meyve kabuğu düz veya hafif belirgin ve belirsiz olukludur. Üzerinde diken veya siğiller bulunabilir. Bazı çeşitlerde siğiller meyve ortasında, bazılarında meyve sapına yakın yerde bulunur (Şekil 24.10).

    HIYAR 3.6.Tohum

    Tohum, uzun elips şekillidir. Büyüklüğü oldukça farklıdır. Normalde tohumlar 7–16 mm uzunlukta, 3–6 mm genişlikte ve 2–3 mm kalınlıktadır (Şekil 24.11). Tohum rengi beyaz, sarı-beyaz, sütlü kahverengi, kremdir. Bir litre tohumluğun ağırlığı 500–600 gr ve bin dane tohum ağırlığı 16–34 gr gelir. Tohumluğun 1 gr’da 30–60 adet tohum bulunur. Tohumluğun temizliği % 99, en düşük temizlik oranı ise % 80, kullanılma oranı % 95 ve en düşük çimlenme oranı % 80 olmalıdır. Tohum canlılığını 8 yıl saklar, fakat bu süre ortalama 5 yıl alınır. Tohumluk kullanılmadan iki yıl kadar bekletilir ve sonra kullanılırsa, virus ve solgunluk gibi bazı hastalıklar ortadan kalkabileceğinden, bekletilmiş tohumların verimi daha iyi olduğundan, 2-3 senelik tohumlar tercih nedenidir. Hıyar tohumu, çevre sıcaklığı 10-12°C olduğu andan itibaren çimlenmeye başlar. Optimal çimlenme sıcaklığı 25–30°C’dir. Tohum, 40°C sıcaklıktan sonra çimlenme yeteneğini giderek kaybeder. Çimlendirme denemelerinde, tohum ikinci günden itibaren çimlenmeye başlar ve hıyarın tohum çimlendirme denemeleri 10-15 gün devam eder.


    A. Uzun meyvelere örnek olarak Langa hıyarı


    B. Orta uzun meyvelere örnek olarak Maltepe hıyarı


    C. Kısa meyvelere örnek olarak Kornişon hıyarı
    Şekil 24.9. Hıyar meyveleri. A. Langa, B. Maltepe ve C. Kornişon Hıyarı (GÜNAY 1964).


    Şekil 24.10. Kornişon hıyarında siiller.


    Şekil 24.11. Hıyar tohumu ve çimlenmesi (GÜNAY 1964)
Working...
X