fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kavun

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Kavun

    KAVUN


    Latincesi : Cucumis melo L.
    Almancası : Melone
    İngilizcesi : Melon
    Fransızcası : Melon Brode
    İtalyancası : Pepone (melone retato)
    Rusçası : Dinja (Dynia)


    KAVUN 1. Anavatanı ve Tarihçesi

    Kavun orijini geniş bir bölge içinde tanımlanır. Yapılan araştırmalarda Küçük Asya (Anadolu), İran, Afganistan, Orta Asya, Güneybatı Asya’da yabani kavun çeşitlerine rastlamak mümkündür. Ayrıca Nil vadisi ve yukarı Mısır’da insan elinin az değdiği yerlerde, bugün bile kavunun başlangıç formu olan Cuciumis melo L.Chate Forsk görülebilir. Bu form, Anadolu’nun Cucumis melo flexuosusi (acur) ve Orta Asya ve Afganistan’da görülen ve yerli olarak “Tarra” diye adlandırılan formu ile yakın akraba özelliği gösterir. Kavun yukarıda anavatan olarak sayılan bölgeler içinden dünyaya yayılmıştır. Eski Yunanlılarda, kavun yetiştiriciliğini fazla yapmamış olmalarına rağmen kavunu tanımışlardır. Dioskorides, “pipon” adı altında kavundan söz etmektedir (DILLINGEN, 1924 ve 1956). Yine Simon isimli bir kişi, kavunun Yunanistan’dan İtalya’ya götürüldüğünü yazmıştır. Mısırlıların M.Ö. 2400 yıllarındaki resimli kabartma mezar taşlarında kavunun meyve şekillerine rastlanır (ORAMAN, 1968). Avrupa’ya kavun Anadolu’dan götürülmüştür. Romalı misyonerlerce Van yöresinden alınan kantalop kavunu ıslah edilerek yeni çeşitler olarak şu anda Fransa, İtalya ve Almanya’da geniş çapta üretilmektedir.
    Kavunun melo adı, esasında Romalılardan gelmektedir. Esli Yunanca da “melone” ve Latince’deki “melum” kelimeleri ile kavun elma şeklinde yuvarlak, sarı, etli bir meyve olarak tanımlanır. Bu yüzden 16. yüzyılda yayınlanan “otsu bitkiler” kitabında kavunun adı melo, pepo, melopepo şeklinde geçmektedir. Yine 1543’de Fuchs, bu otsu bitkinin çiçek, meyve, gövde ve yapraklarına ait bilgileri vermektedir (DILLINGEN, 1956). Çinliler kavunu, Himalaya’dan kendilerine gelinceye kadar tanımıyordu (MAGAZİN 1949). BAYRAKTAR (1970), 1494’de KRİSTOF COLOMB, İsabella adasına çıktığında burada kavunun var olduğunu ve Amerika’da kavunun 1609’lardan sonra yetiştirilmeye başlandığını yazmaktadır. Bilimsel veriler içinde Fransa’da 1749’da yayınlanan “Ecole du Potager” isimli kitapta ve 1778’deki “Andrieux-wilmorin” katalogunda kavundan ve özellikle kantalop kavunundan bilgi ve resimler verilmektedir (DILLINGEN, 1924).
Working...
X