SALATA VE MARUL Ekonomik Değeri
Salata adı altında tanımlayacağımız marul, baş salata ve kıvırcık salatanın üretimi giderek artmıştır. Nitekim 1960’lı yıllarda 2-3 bin hektar alanda 20-25 ton üretim yapılırken bu miktar 1970’li yıllarda ekim alanı 3-4 bin hektara ve üretimde 40-60 bin tona yükselmiştir. Yükselme 1980-1990’lı yıllarda devam etmiş ve 5-6 bin hektar arasında oynama göstermiş ve bu alan üzerinden 60-80 bin ton ürün alınmıştır. Artış, 1990-2000’li yıllarda sürmüştür. Üretim alanı marulda 6-10 bin hektar ve salatada 6-8 bin hektar olmuş, bu alan üzerinde 110-220 bin ton marul, 70-120 bin ton salata alınmıştır. Eskiden sadece açıkta tarlada üretim yapılırken, son yıllarda serlerde ve plastik tüneller altında geniş çapta yapılır olmuştur. Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgesi birinci derecede üretim bölgesidir. Daha sonra diğer bölgeler yer alır. Hemen hemen Türkiye’nin her bölgesinde en az birkaç hektarlık alanda üretimi yapılır. Salatanın vejetasyon devresi kısa olduğundan ön veya arka kültür olarak yetiştirilmeye uygundur. Bunun dışında uzun güne karşı dayanıklı olan ve çabuk çiçeklenmeye kaçmayan çeşitlerin bulunmasıyla, yıl boyu üretimini peş peşe yapmak olanağı mevcuttur. Gerek dışarıda ve gerekse tarlada üretim yapılması, bu devamlı üretime bağlı olarak tüketicinin de ürünü her an satın alması ve tüketmesi salatayı yıl boyu, üretmek ve kullanmak imkanını doğurmuştur. Tarlada direkt tohum üretimi yapılabildiği gibi, fide dikimi de gerçekleştirilir. Özellikle kaplanmış tohumlarla direkt tohum ekimi ve yine makine ile hasat olanağı üretim maliyetini oldukça azalttığından son yıllarda sadece bizde değil, bütün ülkelerde üretimi geniş çapta yapılır olmuştur. Salatanın satış fiyatı da oldukça yüksektir. Bu da diğer sebzeler yanında daha karlı bir yetiştiriciliğe olanak sağlar.
Salata adı altında tanımlayacağımız marul, baş salata ve kıvırcık salatanın üretimi giderek artmıştır. Nitekim 1960’lı yıllarda 2-3 bin hektar alanda 20-25 ton üretim yapılırken bu miktar 1970’li yıllarda ekim alanı 3-4 bin hektara ve üretimde 40-60 bin tona yükselmiştir. Yükselme 1980-1990’lı yıllarda devam etmiş ve 5-6 bin hektar arasında oynama göstermiş ve bu alan üzerinden 60-80 bin ton ürün alınmıştır. Artış, 1990-2000’li yıllarda sürmüştür. Üretim alanı marulda 6-10 bin hektar ve salatada 6-8 bin hektar olmuş, bu alan üzerinde 110-220 bin ton marul, 70-120 bin ton salata alınmıştır. Eskiden sadece açıkta tarlada üretim yapılırken, son yıllarda serlerde ve plastik tüneller altında geniş çapta yapılır olmuştur. Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgesi birinci derecede üretim bölgesidir. Daha sonra diğer bölgeler yer alır. Hemen hemen Türkiye’nin her bölgesinde en az birkaç hektarlık alanda üretimi yapılır. Salatanın vejetasyon devresi kısa olduğundan ön veya arka kültür olarak yetiştirilmeye uygundur. Bunun dışında uzun güne karşı dayanıklı olan ve çabuk çiçeklenmeye kaçmayan çeşitlerin bulunmasıyla, yıl boyu üretimini peş peşe yapmak olanağı mevcuttur. Gerek dışarıda ve gerekse tarlada üretim yapılması, bu devamlı üretime bağlı olarak tüketicinin de ürünü her an satın alması ve tüketmesi salatayı yıl boyu, üretmek ve kullanmak imkanını doğurmuştur. Tarlada direkt tohum üretimi yapılabildiği gibi, fide dikimi de gerçekleştirilir. Özellikle kaplanmış tohumlarla direkt tohum ekimi ve yine makine ile hasat olanağı üretim maliyetini oldukça azalttığından son yıllarda sadece bizde değil, bütün ülkelerde üretimi geniş çapta yapılır olmuştur. Salatanın satış fiyatı da oldukça yüksektir. Bu da diğer sebzeler yanında daha karlı bir yetiştiriciliğe olanak sağlar.

