ÇİLEK Gübreleme
Çilek bitkisi, ılımlı iklimlerde her dem yeşil görünümdedir. Ancak kışı sert, soğuk ve donlu geçen yerlerde toprak üstü aksamında ölme görülür. Devamlı büyüme gösterdiği yerlerde kış aylarında da, topraktaki besin maddesine ihtiyaç duyar. Gübreleme de iki konu önem kazanır. Birincisi toprak hazırlığı yapıldığı ilk tesis zamanı, ikincisi bitkinin büyüdüğü ve verim verdiği yıllarda yapılan gübrelemedir. İlk hazırlık döneminde bol organik gübreleme yapılır. Çilek topraktaki organik madde miktarının fazla olmasında hoşlanır. Toprak mümkünse 30-50 cm derinliğinde işlenmeli ve sonra dönüme 5-10 ton çiftlik gübresi atılmalıdır. Çiftlik gübresi içine, yanmış 1-2 ton kümes hayvanları gübresini karıştırmakta yarar vardır. Tarla, gübreler toprak yüzüne serpildikten sonra ikinci bir kez 20-30 cm derinliğinde normal şekilde işlenir. Daha sonra saf olarak 8-10 kg amonyum sülfat veya nitrat atılarak üçüncü bir kez 5-10 cm derinliğinde sürüm veya tırmıklama yapılır. İkinci gübreleme, bitkiler toprağa yerleşmiş ve besin maddelerini kullanmaya başlamış olduklarından, onların ihtiyaç duyduğu anda ve oranda gübre toprağa verilir. Bunun için dikimden sonra her yıl sürme olmadan toprak ve bitki hazırlığı yaparken, dönüme 30-40 kg amonyum nitrat, 40-60 kg süper fosfat, 40-60 kg potasyum sülfat verilir. İlk gübrelemeden sonra yetişme döneminde bitkinin büyüme ve verim verme durumu dikkate alınarak tekrar gübreleme yapılır. Çilek bitkileri ilkbaharda hava sıcaklığı 10°C’yi bulduğu zaman, hızlı bir büyüme dönemi içine girer. Ürün verme zamanına doğru büyüme yavaşlar, ürün alındıktan sonra tekrar büyüme devresine girer. Bitkinin büyüme periyotlarından önce toprağa azotlu gübre vermekte yarar vardır. Bu yüzden azotlu gübre bir kaç seferde atılır. İlkbaharda sürme başlamadan 1-2 hafta önce ve her hasat bitimine bir hafta kala uygulanır. Fosforlu ve potasyumlu gübreler toprakta geç çözünüp, kökler tarafından geç alınacağı için, sürme öncesinde tamamı verilir. Bitkinin meyve verim zamanında, fazla miktarda fosfor ve potasyuma ihtiyacı vardır. Potasyum alımı ikinci sürme periyodunda en yüksek seviyeyi bulur ve bitki aldığı bu potasyum ile soğuğa direncini arttırır.
Gübreleme yaparken dikkatli davranmak gerekir. Bilhassa azot kullanımında gübrenin az veya fazla verilmesi de kötü etkiye sahiptir. Az gübre verilmesinde yapraklarda renk açık yeşildir, bitki sürmesi zayıflar ve ürün miktarı düşer. Fazla azotlu gübre verilmesinde yaprak rengi koyu yeşile döner. Bitkiler devamlı vejetatif büyümeye geçer. Çiçeklenme çok az meydana gelir. Gübrenin fazla verilmesi toprakta tuzluluk yaratabilir. Çilek topraktaki serbest fazla tuzdan hoşlanmaz. Mevcut besin maddelerinin organik tuzlar şeklinde olması veya topraktaki organik maddelere bağlanması gerekir. Potasyum azalması, soğuğa mukavemeti azalttığı gibi, ürünün miktarının düşmesine, ürünün dayanma gücünün azalmasına, çabuk sulanıp, parçalanmasına yol açar. Ayrıca meyvelerde şeker asit dengesi bozulur, meyve tatsızlaşır. C vitamini oranı düşer ve meyvelerde küçüklük ortaya çıkar. Fosfor, çiçek ve meyvenin oluşmasına, meyvenin renk teşekkülüne ve yola dayanımı üzerine etkili olmaktadır. Ayrıca kök gelişmesini hızlandırır. Bitkinin dona dayanıklılığını arttırır. Çileklerde mikro element noksanlığı çabuk gözlenir. Mangan ve magnezyum noksanlığında yaprak boyutlarının küçüldüğü, meyve iriliğinin azaldığı, yaprak renginin kirli bir durum gösterdiği ve renginin açıldığı, sararma meydana geldiği teşhis edilir. Toprağa zaman zaman kükürt atmak mantari enfeksiyona karşı koruyucu bir tedbirdir.
Çilek bitkisi, ılımlı iklimlerde her dem yeşil görünümdedir. Ancak kışı sert, soğuk ve donlu geçen yerlerde toprak üstü aksamında ölme görülür. Devamlı büyüme gösterdiği yerlerde kış aylarında da, topraktaki besin maddesine ihtiyaç duyar. Gübreleme de iki konu önem kazanır. Birincisi toprak hazırlığı yapıldığı ilk tesis zamanı, ikincisi bitkinin büyüdüğü ve verim verdiği yıllarda yapılan gübrelemedir. İlk hazırlık döneminde bol organik gübreleme yapılır. Çilek topraktaki organik madde miktarının fazla olmasında hoşlanır. Toprak mümkünse 30-50 cm derinliğinde işlenmeli ve sonra dönüme 5-10 ton çiftlik gübresi atılmalıdır. Çiftlik gübresi içine, yanmış 1-2 ton kümes hayvanları gübresini karıştırmakta yarar vardır. Tarla, gübreler toprak yüzüne serpildikten sonra ikinci bir kez 20-30 cm derinliğinde normal şekilde işlenir. Daha sonra saf olarak 8-10 kg amonyum sülfat veya nitrat atılarak üçüncü bir kez 5-10 cm derinliğinde sürüm veya tırmıklama yapılır. İkinci gübreleme, bitkiler toprağa yerleşmiş ve besin maddelerini kullanmaya başlamış olduklarından, onların ihtiyaç duyduğu anda ve oranda gübre toprağa verilir. Bunun için dikimden sonra her yıl sürme olmadan toprak ve bitki hazırlığı yaparken, dönüme 30-40 kg amonyum nitrat, 40-60 kg süper fosfat, 40-60 kg potasyum sülfat verilir. İlk gübrelemeden sonra yetişme döneminde bitkinin büyüme ve verim verme durumu dikkate alınarak tekrar gübreleme yapılır. Çilek bitkileri ilkbaharda hava sıcaklığı 10°C’yi bulduğu zaman, hızlı bir büyüme dönemi içine girer. Ürün verme zamanına doğru büyüme yavaşlar, ürün alındıktan sonra tekrar büyüme devresine girer. Bitkinin büyüme periyotlarından önce toprağa azotlu gübre vermekte yarar vardır. Bu yüzden azotlu gübre bir kaç seferde atılır. İlkbaharda sürme başlamadan 1-2 hafta önce ve her hasat bitimine bir hafta kala uygulanır. Fosforlu ve potasyumlu gübreler toprakta geç çözünüp, kökler tarafından geç alınacağı için, sürme öncesinde tamamı verilir. Bitkinin meyve verim zamanında, fazla miktarda fosfor ve potasyuma ihtiyacı vardır. Potasyum alımı ikinci sürme periyodunda en yüksek seviyeyi bulur ve bitki aldığı bu potasyum ile soğuğa direncini arttırır.
Gübreleme yaparken dikkatli davranmak gerekir. Bilhassa azot kullanımında gübrenin az veya fazla verilmesi de kötü etkiye sahiptir. Az gübre verilmesinde yapraklarda renk açık yeşildir, bitki sürmesi zayıflar ve ürün miktarı düşer. Fazla azotlu gübre verilmesinde yaprak rengi koyu yeşile döner. Bitkiler devamlı vejetatif büyümeye geçer. Çiçeklenme çok az meydana gelir. Gübrenin fazla verilmesi toprakta tuzluluk yaratabilir. Çilek topraktaki serbest fazla tuzdan hoşlanmaz. Mevcut besin maddelerinin organik tuzlar şeklinde olması veya topraktaki organik maddelere bağlanması gerekir. Potasyum azalması, soğuğa mukavemeti azalttığı gibi, ürünün miktarının düşmesine, ürünün dayanma gücünün azalmasına, çabuk sulanıp, parçalanmasına yol açar. Ayrıca meyvelerde şeker asit dengesi bozulur, meyve tatsızlaşır. C vitamini oranı düşer ve meyvelerde küçüklük ortaya çıkar. Fosfor, çiçek ve meyvenin oluşmasına, meyvenin renk teşekkülüne ve yola dayanımı üzerine etkili olmaktadır. Ayrıca kök gelişmesini hızlandırır. Bitkinin dona dayanıklılığını arttırır. Çileklerde mikro element noksanlığı çabuk gözlenir. Mangan ve magnezyum noksanlığında yaprak boyutlarının küçüldüğü, meyve iriliğinin azaldığı, yaprak renginin kirli bir durum gösterdiği ve renginin açıldığı, sararma meydana geldiği teşhis edilir. Toprağa zaman zaman kükürt atmak mantari enfeksiyona karşı koruyucu bir tedbirdir.

