fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

..sulama suyumu özellikleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • ..sulama suyumu özellikleri

    ..SULAMA SUYUMU ÖZELLİKLERİ

    Doğada bulunan sular bileşim bakımından çok değişik özellik gösterir. Sulamada kullanılacak su, ne kadar iyi olursa olsun, hiç bir zaman saf değildir. İçinde az miktarda bile olsa bazı maddeler bulunur, örnek olarak yağmur sulan, yerüstü sularının buharlaşması, bulut haline gelmesi ve tekrar yağışa geçmesiyle ortaya çıkar. Suyun buharlaşması onu saf hale getirir. Bu bakımdan en saf sular yağmur sularıdır. Ancak bu sular da bile havanın azotu, oksijeni ve karbondioksiti erir ve saflığı bozulur. Sulama suyunun kalitesi, içinde erimiş bulunan maddelerin cinsine ve miktarına bağlıdır. Suda erimiş bulunan maddeler çok az miktarlardan başlar, suyun sulamada kullanılmayacak boyutlarına kadar çıkabilir. İşte yağmur suları en az erimiş madde içeren sulardır. Ancak hava kirliliği olan ve özellikle sanayi kesiminin olduğu yerlerde havadaki bir çok yabancı maddeyi bünyelerinde eriterek saflıklarını yitirir.

    Yer yüzüne düşen suların bir kısmı toprak içine girer, bir kısmı akış haline geçer. Yer içine giren sular, toprak içinde tutunduğu gibi, fazlası toprak alt kat*manlarına iner, orada geçirimsiz bir tabakaya rastladığında birikerek yeraltı sula*rını meydana getirir. Bunların bir kısmı durgun, bir kısmı akış halindedir. Yeraltı sularının kendi halinde yer üstüne çıkmasına kaynak adı verilir. Yeraltındaki sular*dan kuyular açarak yararlanmak mümkündür. Yeraltı suları, geçtikleri toprak tabakaları içinde bulunan tuzlan eriterek bünyesine alır. Bu bakımdan yeraltı su*larının özellikleri farklı farklıdır. Yerüstü sulan akarsular, göller, göletler ve baraj*lar olarak karşımıza çıkar. Akarsular daha az yüzeyle karşılaştıklarında daha az tuz içerir. Ancak kaynak noktasında akış istikametine doğru gidildikçe bileşimleri giderek değişebilir. Büyük şehir ve sanayi bölgesinden geçtiklerinde, atıkların bu sulara arıtılmadan verilmesi durumunda, kullanılamaz duruma bile girebilir.

    Sulama suyunda erimiş halde bulanan maddelere tuz adı verilir. Tuzlar, su içinde elektrolit veya dissosiye olmuş, iyonlarına ayrılmış durumdadır. Tuzlardan bazısı bazik (kalevi) olup, "Anyon", diğer bazısı asidik oiup "Katyon" adını alır. Sulama suyunda katyon olarak kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyuma, anyon olarak karbonat (Kalsiyum ve magnezyum karbonat, bikarbonat), klorür ve sülfatlara rastlanır, Ayrıca minör elementlerden eser miktarda bulunabilir. Minör element olarak bor, silis, flor, kükürt, fosfor, demir, krom, kobalt, bakır, kurşun,cıva, molibden, nikel, selenyum ve çinko sayılabilir. Minör elementlerden bor, cıva gibi olanlarının az miktarda bulunsalar bile bitkilerin büyüme ve gelişmelerine toksik etki yapabilir.

    Sulama suları içerisindeki anyon ve katyonların konsantrasyonları milyonda kısım (ppm) = mg/lt olarak veya litrede miliekivalan (me/lt) birimleri ile tanımlanır.

    Sulama sularındaki tuzların me/lt değerleri ile ppm (mg/lt) arasında aşağıdaki ilişki vardır;

    me/lt =

    Ekîvalan ağırlığı

    Sulama sularının toplam tuz konsantrasyonları elektriksel iletkenlik, yani suların elektrik akımını geçirme oranlan ile yakından ilişkilidir. Suların elektriksel iletkenliği micromhos/cm veya EcxlO6 birimleri île gösterilir.

    Sulama suyunda bulunan belli başlı ve bazı minör elementlerin özellikleri aşağıda ayrı ayrı veriimiştîr.

    Kalsiyum: Bitki bünyesi için gereklidir. Sulama suyunda belirli miktarlarda bulunması istenir. Fazlası bitkiler için zararlıdır. Suda bulunan kalsiyumun toprak*ta çökelme durumunda aşırı biriken kalsiyum bitkilerde kloroza (sararma) yol açar. Ayrıca diğer bazı besin elementlerinin alınmasını engeller.

    Magnezyum: Genel karakteri ile kalsiyuma benzer. Bitki büyümesi için az miktarda gereklidir. Sulama suyunda 24 mg/i konsantrasyona kadar magnezyum bulunması ciddi bir sakınca yaratmaz. Bundan fazlası zararlıdır.

    Potasyum: Bitki büyümesinde gerekli bir besin maddesi olduğundan sulama suyunda bulunması istenir. Ancak sulama suyu içinde miktarı çok fazla olmaz.

    Sodyums Bitki büyümesi için çok küçük konsantrasyonlarda gereksinim duyulur. Yüksek konsantrasyonlarda bitkilere toksik etki yapar. Ayrıca toprak fizik*sel özellikleri üzerine olumsuz etkide bulunur. Sodyumlu topraklar yağlı görünüm*de, su geçirgenliği düşük topraklardır. Kuruduklarında sertleşir, kaymak tabakası bağlar ve büyük çatlaklar meydana getirirler. Sulama suyu kaiitesi sınıflandırma bakımından sodyum en önemli iyonlardan birisidir.

    Karbonat ve bikarbonat: İçeriğinde fazla kalsiyum ve magnezyum bulu*nan sularda karbonat bulunmaz. Çünkü CaCO3 ve MgCO3 suda güç erir. Normal sularda karbonat miktarı bikarbonata oranla çok düşüktür. Suda karbonatın fazla bulunması, sodyum yüzdesinin yüksekliğini gösterir. Suyu alkali duruma getirir. Suyun sınıflandırılmasında bikarbonat konsantrasyonları sınıflandırma kriteri ola*rak kullanılır.

    Rlorür: Anyonlar içerisinde en yüksek toksik etkiye sahip oian klorürdür. Sulama sularında belirli bir değerin üzerinde klorür bulunması durumunda bitki dokularında birikerek, özellikle yapraklarda yanma şeklinde bir belirti ortaya çıkartır. Sulama suyunda 100-200 mg/lt sodyum klorür, bazı sebzelerde ve özellikle hıyarlarda zararlanma ortaya çıkarmıştır. Domatesler 2000 mg/lt sodyum klorür de büyüyemez. Bezelyelerde toksin etki 3500 mg/lt'den itibaren başlar. MgCl2 ve CaCl, içeren suların NaCl'e göre etkileri daha azdır.

    Sülfat; Sulama sularında çok karşılaşılan bir anyondur. Sülfat'ın zararlı etkisi kîorür'ün yarısı kadardır.

    Nitrat: Azot oksidasyonunun son ürünü olarak oluşur. Azotun bitki büyü*mesinde önemli rolü bulunduğundan, sulama suyunda nitrat bulunması faydalı etki yapar. Ancak sularda bulunan erimiş azot, toprak azotunun ve bitki isteğini karşılayacak miktarda değildir. Fazla miktarda bulunması suyun kirlenmesinin bir göstergesidir. Sudaki nitrat oranının 45 mg/lt'den yüksek olması durumunda içme suyu olarakkulianilmasi sakıncalıdır.

    Bor: Bor bitkiler için çok düşük konsantrasyonlarda gereksinim duyulan bir ana elementtir. Ancak sulama suyunda 0,5 mg/lt'den fazla olması durumunda bor, hassas bitkilerde zararlı etki meydana getirir. Kuşkonmaz, soğan, bakla, lahana, marul ve havuç'ta 2-4 mg/lt konsantrasyonu zararlı olmamıştır. Bu yüzden bu sebzeler bora dayanıklı sebzeler grubuna girer. Enginar ve fasulye gibi sebzeler bora hassas olup, 0.5-1.0 mg/lt'de zararlanma ortaya çıkabilmektedir. Domates, bezelye, patates, balkabağı, biber gibi sebzelerde sulama suyundaki bor seviyesi 2 mg/1 ye çıkınca zarar ortaya çıkmıştır. Bu bitkiler ise bor'a karşı orta dayanıklı sebzeler grubunu oluştururlar. Bünyelerinde 4 mg/it'den daha fazla bor bulundu*ran sular tüm kültür bitkileri için'toksîk etkiye sahiptir.

    Demir: Suda demir oksit ve hidroksitleri bulunur. Demirin toprakta fazla*laşması toprağın kırmızı, esmer bir renge dönüşmesine neden olur. Sulama suyunda demir düşük konsantrasyonlarda bulunur. Fazlalığı damla sulamada damlatıcı tıkanmalarına yol açabilmektedir.

    Diğer yandan bir suyun içinde bulunan eriyebilir tuzların toplam konsan*trasyonu ve sodyumun diğer katyonlara olan nisbi oranı - SAR değeri sulama suyunun niteliğini belirleyen belli başlı kriterlerdendir. ECx I O6 (micromhos/cm) biriminden tanımlanan sulama suyu elektriksel iletkenliğine göre sular 4 sınıfa ayrılabilmektedir,

    1.Sınıf: Az tuzlu; 0-250 EC x i O6

    2.Sınıf: Orta tuzlu; 250-750 EC x 106

    3.Sınıf: Yüksek tuzlu; 750-2250 EC x 106

    4.Sınıf: Çok yüksek tuzlu; 2250 EC x 106'dan büyük.
    Birinci sınıf su, normal bir sulama suyudur ve her toprak ve her bitki için sorun yaratmadan kullanılabilir. İkinci sınıf sular orta derecede tuz içerirler, tuza çok duyarlı bitkilerin dışında, toprakta tuz birikmesini engelleyici önlemlerle birlikte rahatlıkla kullanılabilir. Üçüncü sınıf sular, ancak tuza orta derecede ve çok dayanıklı bitkilerin sulanmasında kullanılabilir, Bu tip suların sulamada kul*lanıldığı koşulda, toprağın çok iyi drenaj özelliği olmalı ve zaman zaman yıkama yaparak sulama suyunun toprakta biriktirdiği tuz ortamdan atılmalıdır. Dördüncü sınıfa giren sular, zorunlu durumlarda, toprağın çok iyi drenaja sahip olması koşulu ile ve ancak tuza dayanıklı bitkilerin sulamasında kullanılabilir.

    Sodyum bakımından sulama sularının sınıflandırılmasında sodyum'un diğer katyonlara nisbi oranı olan ve aşağıda verilen eşitlikteki Sodyum Adsorbsiyon Oranı (SAR) değerleri temel alınır.

    SAR= _ _ Sodyum

    I kalsiyum + magnezyum
    1/ 2 ""

    eşitlikteki tüm birimler me/lt'dir, Sulama sularının SAR değerlerine göre sınıflan*dırması şu şekildedir;

    1.Sınıf: SAR=0-3

    2.sınıf: SAR=3-6

    3.Sınıf: SAR=6-12

    4.Sınıf: SAR= 12-20 ve

    5.Sınıf: SAR=20-40.

    Ancak sulama sularının yalnız sodyum bakımından sınıflandırılması yerine, SAR değeri ile tuzluluğun birlikte değerlendirilmesi daha doğrudur

    Kaynak: Sera Bitkilerinin Sulanması

    Prof.Dr. Atila GÜNAY – Doç.Dr. M.Ali UL
Working...
X