fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Sulama zamanının belirlenmesinde bitkiye dayalı izleme teknikleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Sulama zamanının belirlenmesinde bitkiye dayalı izleme teknikleri

    SULAMA ZAMANININ BELİRLENMESİNDE BİTKİYE DAYALI İZLEME TEKNİKLERİ

    Özellikle son yıllarda bitkilerin su içeriği ve düzeyinin belirlenmesine yöne*lik ölçüm teknikleri oldukça dikkat çeken bir konu durumuna gelmiştir. Bu yönden, "bitki su stresi" veya "bitki su potansiyeli" kavramı, bir bitkinin kendi bünyesi içerisinde suya olan gereksinimin bir göstergesi olarak kullanılmaktadır.

    Bitki su tüketim değerinde belirli bir zaman dilimi için meydana gelen değişiklikler; bitki çeşidi, gelişim aşaması, toprak tipi ve kimyasal bileşimi, iklim koşulları, bitki sağlığı vb. etmenlerin yanı sıra, özellikle toprak nem düzeyi ile yakından ilişkilidir. Ancak birçok araştırıcı bitkideki verim azalmasının, toprak nemi ile dolaylı buna karşılık bitki su potansiyeli ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtmektedirler.

    Yüksek düzeydeki bitki su stresi, fotosentezin yavaşlaması veya tamamen durması gibi birçok fizyolojik olaya neden olmaktadır. Bu stresi oluşturan koşullar başlangıçta bitki büyümesini yavaşlatmakta, devamında ise bitkinin ölümüne neden olabilmektedir.

    Bitki bünyesindeki terleme isteğinde aşın değişikliklerin olmadığı koşullar*da stres belirtilerinin ortaya çıkması, toprağın su tutma kapasitesine, kök bölgesin*deki suyun dağılımına ve kalitesine bağlıdır. Bilindiği gibi bitki su alımı, genel ola*rak, kök bölgesinin alt kısımlarından daha az olmaktadır. Bitkilerde ortaya çıka*bilecek ılımlı bir su stresi, kimi zaman, bitkinin daha derin toprak katmanlarında tutulan suyu kullanma istekleri ile bağlantılı olabilir. Diğer bir anlatımla, maksi*mum kök derinliği gelişme dönemi başlangıcında ıslatılmış toprak koşullarında stresin oluşumu yavaşlayacaktır. Bir başka durum ise gelişme dönemi başlangı*cında sadece kök bölgesinin üst kısımlarına su sağlanması alt toprak katman*larının kuru kalmasıdır ki, bu durumda bitki gelişiminin ileriki aşamalarında su stresinin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Her iki durumda da iyi bir sulama program*laması yapılarak bitki su stresi yaşanmayacağı söylenebilir. Bu yönden bitkiye dayalı izleme teknikleri oldukça pratik sonuçlar verebilmektedir.

    Sulamanın programlanması konusunda özellikle sulama zamanının belir*lenmesine yönelik bitkide gerçekleştirilen ölçümler, bitkinin hem atmosfer hem de toprak ortamındaki olaylara en hızlı tepkiyi veren yaprak ve yaprak sapı gibi organları üzerinde yoğunlaşmıştır.

    Bitkideki su stresi yalnızca toprakta suyun azalmasına bağlı olmayıp aynı zamanda toprak tuzluluğu, atmosferik buhar açığı, düşük kök yoğunluğu, yüksek taban suyu vb. koşullarda da ortaya çıkabilmektedir. Belirtilen durumlar yöntemin etkinliğini arttırıcı en önemle öğelerdir. Diğer bir anlatımla, atmosfer ve topraktaki su dengesini belirlemeye yönelik yöntemlerden elde edilen sonuçların söz konu-su ortamlarda yeterli nemin bulunduğunu gösterdiği bazı durumlarda, bitki, su stresi altında olabilir. Bu durum, iklime ve toprağa dayalı ölçümlerle sulamanın programlanmasının amaçlandığı koşulda hatalı davranışlara yol açabilmektedir.

    Bitki su potansiyelini belirlemek amacıyla gerek arazide gerekse de labora-tuvarda kullanılan çok sayıda yöntem geliştirilmiştir. Bunlardan laboratuvar koşul*larında bitki su potansiyelini belirlemek amacıyla kullanılan "Isı Titreşim", "Stoma Direnci", "Bitki Gövde Çapı Ölçümü", "Mlkradalga Yayilım" ve "Spek-tral Ölçümler" gibi bir dizi yöntemin tarımsal amaçlı sulama uygulamaları yönünden kullanımları oldukça sınırlı olduğundan bu konulara değinilmemiştir. Sulama programlaması amacıyla özellikle sulama zamanının belirlenmesine yönelik olarak kullanılan bitkiye dayalı izleme tekniklerini; "Görülebilir Belirti*ler", "Basınç Odası = Pressure Chamber" ve "Kızılötesi Termometreler = Infrared Thermometry" olmak üzere 3 ayrı grup altında incelemek olasıdır, Bu yöntemlerin basit bîr karşılaştırması çizelge 13'te verilmiştir.

    1. Görülebilir Belirtiler

    Sulamanın programlanmasında bazı bitki belirtilerinin gözlemlenmesi ve sulamaların buna dayandırılması, hem hızlı sonuç vermesi hem de herhangi bir ekipmana gerek göstermemesi nedeniyle sıkça başvurulan bîr yöntemdir.

    Birçok üretici bitki görünüşünü, sulamanın programlanmasında tek bir kriter olarak yada diğer işlemlere ek olacak şekilde kullanmaktadır. Ancak üreticiler kritik görünümü, genellikle, çok belirsiz ve sübjektif olarak tanımlayabilir. Bu uygulama yine de çiftlik yönetiminde sulamayı da içeren kararların alımında te*mel esas olarak kullanılır durumdadır.

    Bitki su stresine bağlı görülebilir belirtiler, herşeyden önce, yaprak, yaprak rengi ve filiz canlılığının kaybı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bundan başka kök çapı, bitki büyüme oranı vb. gibi gözlemlerde sulama zamanının belirlenmesi konusunda etkili olabilmektedir. Ancak sulama programlanması amacıyla bitki*den yararlanılması durumunda bitki görünüşü dikkatli bir şekilde yorumlan-malıdır. Çünkü olası hastalık ve yetersiz beslenme koşulları da bitki görünüşünde su stresine benzer değişimleri ortaya çıkarabilir. Görünüş ve büyümenin sulama zamanını belirlemede bir gösterge olmasının esas avantajı, daha önce de belirtil*diği gibi, basit olmasıdır. Ancak bu yöntemle yalnızca sulama zamanının belirle*nebilmesi, uygulanacak sulama suyu miktarının hesaplanmasında diğer yöntemlere gereksinme olması da sakıncalı tarafını oluşturmaktadır. Bununla birlikte söz konusu yöntemin uygulanmasında iki temel düşüncenin gözardı edilmemesi gere*kir.

    Bunlardan birincisi, bitkide su stresine karşılık meydana gelebilecek en önemli belirti olarak yaprak gelişiminin gecikmesinin izlenmesidir. Bu tür belirtile

    İkincisi ise, eğer belirti hızlı gelişiyorsa sulamalar, genellikle er, uygun zamandan daha sonra yapılır (ki bu gibi durumlarda verimdeki azalma uygulana*cak sulamadan önce meydana gelebilmektedir). Yavaş gelişen belirtilerin en büyük sakıncası ise, önceden belirlenmelerinin zor hatta olanaksız olmasıdır. Bunun sonucunda da bitkide net susuzluk belirtileri gözlenmeden birikimli strese bağlı olarak verimde büyük düşüşler olabilmektedir.

    Bazen toprakta su olmasına rağmen bitkilerde daimi solma belirtileri başlar. Bu durumda bitkiler topraktaki var olan suyu alamamaktadır. Bunun nedenleri değişik olabilir
    İkincisi ise, eğer belirti hızlı gelişiyorsa sulamalar, genellikle er, uygun zamandan daha sonra yapılır (ki bu gibi durumlarda verimdeki azalma uygulana*cak sulamadan önce meydana gelebilmektedir). Yavaş gelişen belirtilerin en büyük sakıncası ise, önceden belirlenmelerinin zor hatta olanaksız olmasıdır. Bunun sonucunda da bitkide net susuzluk belirtileri gözlenmeden birikimli strese bağlı olarak verimde büyük düşüşler olabilmektedir.

    Bazen toprakta su olmasına rağmen bitkilerde daimi solma belirtileri başlar. Bu durumda bitkiler topraktaki var olan suyu alamamaktadır. Bunun nedenleri değişik olabilir.
    azalmasıyla su potansiyeli tekrar yükselmektedir. Bu ilişkiden hareketle günlük yaprak su potansiyeli değişimleri izlenerek, sulama zamanının belirlenmesinde kullanılabilmektedir.

    Yaprak su potansiyeli ölçümüne olanak sağlayan basınç odası tekniği, fidanlık, sera, açık tarım alanları, ormancılık ve diğer tarım alanlarında uygulana*bilmektedir. Ancak sulama zamanının belirlenmesi için yaprak su potansiyeli ölçümleri alınırken, yukarıda da değinildiği gibi, ölçümlerin yapıldığı zaman çok önemlidir. Yöntem özellikle kök gelişimini ve yayılmasını sınırlayan sıkı yapılı yada taban suyunun yüzeye yakın olduğu toprak koşullan ile toprak nemi tuz kon*santrasyonunun yüksek olduğu durumlarda yetişen bitkilerin sulama zamanının belirlenmesi amacıyla da etkin olarak kullanılabilmektedir. Çünkü bu gibi durum*larda toprağa dayalı ölçümler yanlış sonuç verebilmektedir. Diğer taraftan basınç odası tekniği, özellikle bir bölümü zarara uğramış bitkilerde/ksilemin değişik nok-taianndaki su potansiyelini, yani, bitkilerin hidrolik dirençlerini belirlemede de kullanılmaktadır.

    Son yıllarda önemli bazı değişikliklere uğrayan basınç odasının ana bölüm*leri; su potansiyelinin ölçüleceği materyalin konulduğu hücre, basınç ölçer, kontrol vanası ve basınç kaynağı görevini yapan nitrojen gazı ile doldurulmuş bir tanktan oluşmaktadır (şekil 28

    Kaynak: Sera Bitkilerinin Sulanması

    Prof.Dr. Atila GÜNAY – Doç.Dr. M.Ali UL
Working...
X