TARIMSAL PAZARLAMANIN EKONOMİK GELİŞMEYE KATKISI
Ekonomik gelişme, üretimde kullanılan birim girdiye karşılık daha çok hasıla sağlama ve buna bağlı olarak kişi başına daha çok gerçek gelir elde etmek şeklinde tarif edilebilir. En fazla benimsenen tarif bu olmakla birlikte gelişmenin kesin bir ölçüsü yoktur. Genellikle kullanı*lan gelişme ölçüleri şunlardır:
1-Tarımsal faal nüfusun oranı
2- Kişi başına yıllık çelik veya enerji tüketimi
3- Kişi başına gayrisafi milli hasıla.
Pazarlamanın gelişmeye katkısı ne yönde olmaktadır?
Öncelikle pazarlama işlemleri ekonomik anlamda "fayda" yarat*maktadır. Bunlar zaman, yer, mülkiyet, haber ve bilgi sahibi olma faydalılığıdır. Zaman faydası depolama fonksiyonundan, yer faydası dağıtım fonksiyonundan, mülkiyet faydası da malların el değiştirme*sinden yani alış ve satış fonksiyonundan doğar. Pazarlama işlemiyle bu faydaları yaratmak ekonomik gelişmeye önemli katkılar sağlar. Mallar talep durumlarına zarar vermemek üzere depolanabiliyorsa, ulusal kay*nakların kaybı önlenmiş olur. Aynı şekilde mallar satın alma arzusu olan yerlere ulaştırılabiliyorsa var olan kaynaklardan bütün ulus yarar*lanıyor demektir ki bu da milli gelirde bir artış sağlayacaktır. Yine üretilen mal ve hizmetler muhtemel alıcıların ödeme güçlerine uygun olarak arzedilmişse malların mülkiyet faydası doğmaktadır. Kısaca belirtilen ön işlemler pazarlamanın temel çalışma alanlarıdır.
Ekonomik gelişme içinde pazarlamanın rolü çok yönlüdür. İlk olarak pazarlamanın önemli örgütsel ve bilgi akışı sağlayan bir fonksi*yonu vardır. Örneğin tarlaya hangi ürünün ekileceği kararı bile bir boşluk içinde verilemez. Üretimle bağlantısı olan dağıtım kanallarının, gıda maddesi satıcılarının, perakendecilerin ve en sonunda da alıcıların istek ve satmalma şartlarıyla ilgili gerekli bilgilere ihtiyaç vardır.
Her pazarlama sisteminde mallar ne üreticiden tüketiciye devamlı ve eşit miktarlarda akmakta, ne de tüketiciler sabit miktarda ve devamlı alışta bulunmaktadırlar. Arzı ve talebi dengeleme görevi yine pazarla*macıya düşmektedir.
Tarımsal pazarlamanın kalkınmaya katkısı aşağıdaki gibi özetle*nebilir.
1- Kişi düzeyinde katkılar: Tüketiciye daha iyi kaliteli mal ve
hizmetlerin daha ucuza temini, üreticiye ürünü için daha iyi fiyat
verilmesi, ihtisaslaşmaya gidilerek kaynak israfının önlenerek üretici
gelirinin artırılması.
2- Pazarlama kuruluşu (işletme) seviyesinde katkılar: Pazarlama
masraflarının azaltılması, dağıtım sisteminin ıslahı ve satışın kolaylaştı*
rılması ve artırılması.
3- Milli ekonomi seviyesinde katkılar: Milli gelirin adil olarak
bölüşümü ve kıt kaynakların en iyi şekilde tahsisi ile milli gelirin artırıl*
masıdır (Yurdakul 1986).
Görüldüğü gibi pazarlama, ekonomik kalkınmayla yakından ilgili ve son derece önemli bir hizmettir. Bununla birlikte özellikle gelişen ülkelerde pazarlama ya ihmal edilmekte ya da ekonomik gelişmenin dışında tutulmaktadır. Bunun sonucu olarak üretimi artırıcı yatırımlara öncelik verilirken, çoğu kez bu ürünleri pazarlayacak sistemin geliş*tirilmesinde ağır davranılmakta ve bundan milli ekonomi zarar görmek*tedir. Bu nedenle, üretimle pazarlamanın ilişkisi dikkate alınarak pazar*lamaya önem verilmeli ve "ürün nasıl olsa pazarlamr" fikri ile tek başına üretim artışına gidilmemelidir.
Diğer taraftan pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi ve buna bağlı olarak fiyatların istikrarı, üretimdeki dalgalanmaların önüne geçer ve dolaylı olarak üretim planlanmış olur. Fiyatları serbest piyasada müda*halesiz teşekkül eden yaş meyve ve sebze gibi ürünlerde, mevsimlik ve yıldan yıla görülen üretim dalgalanmaları ve pazarlama kanallarındaki aracı sayısının çokluğu, tarım ürünleri üretiminin gelişmesini olumsuz yönde etkilediği gibi, üretici gelirlerinin azalmasına, tüketicilerin ise pahalılıktan yakınmasına sebep olur.
Türkiye'de pazarlama sorunlarının en önemlilerinden birisi, bu konuda çalışan aracı ve pazarlama firmalarının alt yapı yatırımlarının yetersizliği, pazarlama ve tarıma ait bilgilerin noksanlığı ve bu neden*lerle, pazarlama fonksiyonlarını gereği gibi uygulayamayışlandır.
Özellikle pazarlama konusunda çalışan özel firmalar ve aracılar, sermayelerine en yüksek karı sağlama amacında oldukları için, tarımsal üretimin geliştirilmesi, üreticinin kaliteli ürün yetiştirmesinin teşvik edilmesi ve pazarlama ile ilgili depolama, ambalajlama, işleme ve ulaş*tırma yatırımlarının artırılması konusunda çekimserdirler. Pazarlama masraflarını düşürmek genellikle mümkün olmadığından, kan artırmak için üreticiye düşük fiyat vermek yoluna gidilmektedir.
Kaynak: Sera Ürünlerinin Pazarlanması
Prof.Dr.Atilla GÜNAY - Prof.Dr. Mehmet BÜLBÜL
Ekonomik gelişme, üretimde kullanılan birim girdiye karşılık daha çok hasıla sağlama ve buna bağlı olarak kişi başına daha çok gerçek gelir elde etmek şeklinde tarif edilebilir. En fazla benimsenen tarif bu olmakla birlikte gelişmenin kesin bir ölçüsü yoktur. Genellikle kullanı*lan gelişme ölçüleri şunlardır:
1-Tarımsal faal nüfusun oranı
2- Kişi başına yıllık çelik veya enerji tüketimi
3- Kişi başına gayrisafi milli hasıla.
Pazarlamanın gelişmeye katkısı ne yönde olmaktadır?
Öncelikle pazarlama işlemleri ekonomik anlamda "fayda" yarat*maktadır. Bunlar zaman, yer, mülkiyet, haber ve bilgi sahibi olma faydalılığıdır. Zaman faydası depolama fonksiyonundan, yer faydası dağıtım fonksiyonundan, mülkiyet faydası da malların el değiştirme*sinden yani alış ve satış fonksiyonundan doğar. Pazarlama işlemiyle bu faydaları yaratmak ekonomik gelişmeye önemli katkılar sağlar. Mallar talep durumlarına zarar vermemek üzere depolanabiliyorsa, ulusal kay*nakların kaybı önlenmiş olur. Aynı şekilde mallar satın alma arzusu olan yerlere ulaştırılabiliyorsa var olan kaynaklardan bütün ulus yarar*lanıyor demektir ki bu da milli gelirde bir artış sağlayacaktır. Yine üretilen mal ve hizmetler muhtemel alıcıların ödeme güçlerine uygun olarak arzedilmişse malların mülkiyet faydası doğmaktadır. Kısaca belirtilen ön işlemler pazarlamanın temel çalışma alanlarıdır.
Ekonomik gelişme içinde pazarlamanın rolü çok yönlüdür. İlk olarak pazarlamanın önemli örgütsel ve bilgi akışı sağlayan bir fonksi*yonu vardır. Örneğin tarlaya hangi ürünün ekileceği kararı bile bir boşluk içinde verilemez. Üretimle bağlantısı olan dağıtım kanallarının, gıda maddesi satıcılarının, perakendecilerin ve en sonunda da alıcıların istek ve satmalma şartlarıyla ilgili gerekli bilgilere ihtiyaç vardır.
Her pazarlama sisteminde mallar ne üreticiden tüketiciye devamlı ve eşit miktarlarda akmakta, ne de tüketiciler sabit miktarda ve devamlı alışta bulunmaktadırlar. Arzı ve talebi dengeleme görevi yine pazarla*macıya düşmektedir.
Tarımsal pazarlamanın kalkınmaya katkısı aşağıdaki gibi özetle*nebilir.
1- Kişi düzeyinde katkılar: Tüketiciye daha iyi kaliteli mal ve
hizmetlerin daha ucuza temini, üreticiye ürünü için daha iyi fiyat
verilmesi, ihtisaslaşmaya gidilerek kaynak israfının önlenerek üretici
gelirinin artırılması.
2- Pazarlama kuruluşu (işletme) seviyesinde katkılar: Pazarlama
masraflarının azaltılması, dağıtım sisteminin ıslahı ve satışın kolaylaştı*
rılması ve artırılması.
3- Milli ekonomi seviyesinde katkılar: Milli gelirin adil olarak
bölüşümü ve kıt kaynakların en iyi şekilde tahsisi ile milli gelirin artırıl*
masıdır (Yurdakul 1986).
Görüldüğü gibi pazarlama, ekonomik kalkınmayla yakından ilgili ve son derece önemli bir hizmettir. Bununla birlikte özellikle gelişen ülkelerde pazarlama ya ihmal edilmekte ya da ekonomik gelişmenin dışında tutulmaktadır. Bunun sonucu olarak üretimi artırıcı yatırımlara öncelik verilirken, çoğu kez bu ürünleri pazarlayacak sistemin geliş*tirilmesinde ağır davranılmakta ve bundan milli ekonomi zarar görmek*tedir. Bu nedenle, üretimle pazarlamanın ilişkisi dikkate alınarak pazar*lamaya önem verilmeli ve "ürün nasıl olsa pazarlamr" fikri ile tek başına üretim artışına gidilmemelidir.
Diğer taraftan pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi ve buna bağlı olarak fiyatların istikrarı, üretimdeki dalgalanmaların önüne geçer ve dolaylı olarak üretim planlanmış olur. Fiyatları serbest piyasada müda*halesiz teşekkül eden yaş meyve ve sebze gibi ürünlerde, mevsimlik ve yıldan yıla görülen üretim dalgalanmaları ve pazarlama kanallarındaki aracı sayısının çokluğu, tarım ürünleri üretiminin gelişmesini olumsuz yönde etkilediği gibi, üretici gelirlerinin azalmasına, tüketicilerin ise pahalılıktan yakınmasına sebep olur.
Türkiye'de pazarlama sorunlarının en önemlilerinden birisi, bu konuda çalışan aracı ve pazarlama firmalarının alt yapı yatırımlarının yetersizliği, pazarlama ve tarıma ait bilgilerin noksanlığı ve bu neden*lerle, pazarlama fonksiyonlarını gereği gibi uygulayamayışlandır.
Özellikle pazarlama konusunda çalışan özel firmalar ve aracılar, sermayelerine en yüksek karı sağlama amacında oldukları için, tarımsal üretimin geliştirilmesi, üreticinin kaliteli ürün yetiştirmesinin teşvik edilmesi ve pazarlama ile ilgili depolama, ambalajlama, işleme ve ulaş*tırma yatırımlarının artırılması konusunda çekimserdirler. Pazarlama masraflarını düşürmek genellikle mümkün olmadığından, kan artırmak için üreticiye düşük fiyat vermek yoluna gidilmektedir.
Kaynak: Sera Ürünlerinin Pazarlanması
Prof.Dr.Atilla GÜNAY - Prof.Dr. Mehmet BÜLBÜL

