Þanlýurfa Ticaret ve Sanayi Odasý (ÞUTSO) Baþkaný ismail Demirkol, yaþanan kuraklýk nedeniyle Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nin afet bölgesi olarak ilan edilmesini ve gerekli önlemlerin alýnmasý gerektiðini söyledi.
ÞUTSO Baþkaný Ýsmail Demirkol, yaptýðý açýklamada, Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nde yaþanan kuraklýða dikkat çekerek bölgede alýnmasý gereken tedbirleri anlattý. Demirkol, Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nde geçtiðimiz sonbahar aylarýndan itibaren baþ gösteren ve içinde bulunduðumuz Mayýs ayýna kadar etkisini sürdüren aþýrý kuraklýðýn çok ciddi sonuçlara yol açtýðýný kaydederek, "Baþta Þanlýurfa, Diyarbakýr, Batman, Mardin ve Adýyaman illeri olmak üzere bölgemizin tamamýný etkileyen kuraklýk hububat ve bakliyat ekili arazilerimizin yaklaþýk yüzde 90'ýný yok etmiþtir. Tarým il müdürlüklerine baðlý uzmanlarýn iki hafta önce yaptýklarý ilk tespitlere göre Þanlýurfa'da 3 milyon dekar, Diyarbakýr'da 3 milyon dekar, Mardin ve Adýyaman'da 1.3'er milyon dekar alanda hasar oluþmuþtur. Bu rakama Batman, Siirt, Þýrnak ve Gaziantep de dahil edildiðinde ve aradan geçen iki hafta boyunca da yaðýþ olmadýðý gerçeði göz önünde bulundurulduðunda, bölge genelinde kuraklýðýn yok ettiði ekili alan miktarýnýn 15 milyon dekar civarýnda olduðunu söyleyebiliriz" dedi.
Demirkol, Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý'nýn açýklamalarýna göre Türkiye'nin hububat ve bakliyat üretimi yapýlan diðer bölgelerinde bu yýl kuraklýk yaþanmadýðýnýn bildirildiðini ifade ederek, "Ancak bölge ekonomisi neredeyse tamamen tarýma dayalý ve bölge halkýnýn büyük bir bölümü kýrsal nüfustan oluþuyor. Nitekim bu kuraklýk sadece buðday, arpa ve mercimek gibi bölgede ezici oranda tarýmý yapýlan hububat ürünlerini yok etmekle kalmamýþ, ayný zamanda meralarý da önemli ölçüde etkileyerek hayvancýlýk sektörüne de darbe vurmuþtur. Çiftçilerimiz otlatma imkaný bulamadýklarý için hayvanlarýný satmaya baþlamýþlardýr. Bundan baþka, kuraklýðýn sonuçlarýndan doðrudan doðruya etkilenecek olan bölge esnafý da bu krizin sonuçlarýný özellikle Aðustos ve Eylül aylarýnda görmeye baþlayacaktýr. Dolayýsýyla, yaþanan kuraklýk, zaten pamuk ipliðine baðlý olan bölge ekonomisinin büsbütün dibe vurmasýna neden olacak sonuçlar doðurmuþtur. Yoksulluk ve belki de açlýkla karþý karþýya kalacak kýrsal nüfusun batý illerine yeni bir göç dalgasý baþlatabileceðinden endiþe etmekteyiz. Kuþkusuz böylesi bir geliþme beraberinde bedeli çok aðýr ve çözülmesi uzun yýllar sürecek bir sosyal soruna da yol açacaktýr" þeklinde konuþtu.
Demirkol, hükümetin konunun hassasiyetini göz önünde bulundurarak bir an önce gerekli tedbirleri almasý gerektiðine iþaret ederek, "Bu amaçla, kuraklýk yaþanan bölgeler 'afet bölgesi' ilan edilmelidir. Ziraat odalarýmýzýn da içinde yer aldýðý hasar tespit komisyonlarý oluþturulmalýdýr. Çiftçilerimizin zararlarý ürün bazýnda tespit edilerek, tüm üreticilerimizin zararlarý en kýsa zamanda karþýlanmalýdýr. Çiftçilerimizin kredi borçlarý ertelenmelidir. 2007 ve 2008 yýlýnda kredi borcunu ödeyemeyen tüm üreticilerin kredi borçlarý faizsiz olarak ertelenmelidir. Çiftçilerimize ödenmesi gereken Doðrudan Gelir Desteði'nin kalan kýsmý hemen ödenmelidir. Pamuk Destekleme Pirimi en kýsa zamanda ödenmelidir. Kuraklýk da dikkate alýnarak elektrik sorunu çözülmelidir. Kýrsal Kalkýnma Yatýrýmlarýnýn Desteklenmesi Programý çerçevesinde yayýnlanan 2008/19 nolu Tarýma Dayalý Yatýrýmlarýn Desteklenmesi Tebliði'nin öngördüðü sulama sistemleriyle ilgili desteklerden bölge çiftçisinin etkin bir biçimde faydalanabilmesi için kolaylaþtýrýcý tedbirler alýnmalýdýr" diye konuþtu
ÞUTSO Baþkaný Ýsmail Demirkol, yaptýðý açýklamada, Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nde yaþanan kuraklýða dikkat çekerek bölgede alýnmasý gereken tedbirleri anlattý. Demirkol, Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nde geçtiðimiz sonbahar aylarýndan itibaren baþ gösteren ve içinde bulunduðumuz Mayýs ayýna kadar etkisini sürdüren aþýrý kuraklýðýn çok ciddi sonuçlara yol açtýðýný kaydederek, "Baþta Þanlýurfa, Diyarbakýr, Batman, Mardin ve Adýyaman illeri olmak üzere bölgemizin tamamýný etkileyen kuraklýk hububat ve bakliyat ekili arazilerimizin yaklaþýk yüzde 90'ýný yok etmiþtir. Tarým il müdürlüklerine baðlý uzmanlarýn iki hafta önce yaptýklarý ilk tespitlere göre Þanlýurfa'da 3 milyon dekar, Diyarbakýr'da 3 milyon dekar, Mardin ve Adýyaman'da 1.3'er milyon dekar alanda hasar oluþmuþtur. Bu rakama Batman, Siirt, Þýrnak ve Gaziantep de dahil edildiðinde ve aradan geçen iki hafta boyunca da yaðýþ olmadýðý gerçeði göz önünde bulundurulduðunda, bölge genelinde kuraklýðýn yok ettiði ekili alan miktarýnýn 15 milyon dekar civarýnda olduðunu söyleyebiliriz" dedi.
Demirkol, Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý'nýn açýklamalarýna göre Türkiye'nin hububat ve bakliyat üretimi yapýlan diðer bölgelerinde bu yýl kuraklýk yaþanmadýðýnýn bildirildiðini ifade ederek, "Ancak bölge ekonomisi neredeyse tamamen tarýma dayalý ve bölge halkýnýn büyük bir bölümü kýrsal nüfustan oluþuyor. Nitekim bu kuraklýk sadece buðday, arpa ve mercimek gibi bölgede ezici oranda tarýmý yapýlan hububat ürünlerini yok etmekle kalmamýþ, ayný zamanda meralarý da önemli ölçüde etkileyerek hayvancýlýk sektörüne de darbe vurmuþtur. Çiftçilerimiz otlatma imkaný bulamadýklarý için hayvanlarýný satmaya baþlamýþlardýr. Bundan baþka, kuraklýðýn sonuçlarýndan doðrudan doðruya etkilenecek olan bölge esnafý da bu krizin sonuçlarýný özellikle Aðustos ve Eylül aylarýnda görmeye baþlayacaktýr. Dolayýsýyla, yaþanan kuraklýk, zaten pamuk ipliðine baðlý olan bölge ekonomisinin büsbütün dibe vurmasýna neden olacak sonuçlar doðurmuþtur. Yoksulluk ve belki de açlýkla karþý karþýya kalacak kýrsal nüfusun batý illerine yeni bir göç dalgasý baþlatabileceðinden endiþe etmekteyiz. Kuþkusuz böylesi bir geliþme beraberinde bedeli çok aðýr ve çözülmesi uzun yýllar sürecek bir sosyal soruna da yol açacaktýr" þeklinde konuþtu.
Demirkol, hükümetin konunun hassasiyetini göz önünde bulundurarak bir an önce gerekli tedbirleri almasý gerektiðine iþaret ederek, "Bu amaçla, kuraklýk yaþanan bölgeler 'afet bölgesi' ilan edilmelidir. Ziraat odalarýmýzýn da içinde yer aldýðý hasar tespit komisyonlarý oluþturulmalýdýr. Çiftçilerimizin zararlarý ürün bazýnda tespit edilerek, tüm üreticilerimizin zararlarý en kýsa zamanda karþýlanmalýdýr. Çiftçilerimizin kredi borçlarý ertelenmelidir. 2007 ve 2008 yýlýnda kredi borcunu ödeyemeyen tüm üreticilerin kredi borçlarý faizsiz olarak ertelenmelidir. Çiftçilerimize ödenmesi gereken Doðrudan Gelir Desteði'nin kalan kýsmý hemen ödenmelidir. Pamuk Destekleme Pirimi en kýsa zamanda ödenmelidir. Kuraklýk da dikkate alýnarak elektrik sorunu çözülmelidir. Kýrsal Kalkýnma Yatýrýmlarýnýn Desteklenmesi Programý çerçevesinde yayýnlanan 2008/19 nolu Tarýma Dayalý Yatýrýmlarýn Desteklenmesi Tebliði'nin öngördüðü sulama sistemleriyle ilgili desteklerden bölge çiftçisinin etkin bir biçimde faydalanabilmesi için kolaylaþtýrýcý tedbirler alýnmalýdýr" diye konuþtu

