Hububat Tarımında Bazı Yetiştirme Tekniklerinin Önemi
Hububat tarımında birim alandan en fazla gelirin elde edilebilmesi, uygun çeşit kullanımı ve mekanizasyonun yanısıra, toprak hazırlığından hasada kadar olan sürede uygun yetiştirme tekniklerinin tatbiki ile mümkündür.Kullanılabilir tarım alanlarının artmamasına hatta yanlış uygulamalar sonucu azalmasına karşılık nüfusun her geçen gün yükselmesi gerçeği yanında, günümüzde tarımsal girdi maliyetleri ve kullanımındaki yükselme eğilimi, yetiştirme tekniklerinin önemini dahada arturmaktadır.
1. KURU HUBUBAT TARIMINDA YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
Yıllık yağışın 300 mm civarında olduğu yörelerde, “hububat-nadas” sistemi yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu sistemde en önemli işlem toprağın işlenmesidir.Bu nedenle de sisteme adını veren “Nadas”ın önemi oldukça fazladır. Nadasa bırakmanın amacı; Toprak profiline yüksek oranda su girişini sağlamak ve bu suyu en az kayıpla muhafaza etmektir. Bu sayede ertesi yıl ekilecek ürünün yağışa bağlı olarak yıllara göre meydana gelebilecek verim değişkenlikleri en aza indirilerek, verim istikrarını arttırmak mümkün olabilecektir. Nadastan beklenilen bu yararın sağlanabilmesi için;
· İlk sürüm zamanı
· İkileme, üçleme zamanı
· Kullanılan sürüm aletleri
· Sürüm derinlikleri
büyük önem taşır. Zira, toprak tavı kaybolduktan sonra yapıldığı için aşırı keseklenmeye sebep olan ilk sürüm, otlanma ve kaymak tabakası oluşumu ile kaybolan toprak nemi sonrasında yapılan ikileme, üçleme, “Nadas dizden, tohum yüzden” prensibi ile alt toprak katmanı ve bazı yörelerde mevcut ‘kist’ adı verilen verimsiz tabakayı yüzeye çıkaran derinlikteki ilk sürüm, ilk sürümde kullanılan aletle ikileme, üçleme ve sürüm adedini arttıracak uygun olmayan sürüm aletleri ile yapılan nadastan istenilen sonucun elde edilmesi mümkün değildir.
Uzun yıllar yapılan araştırma sonuçlarına göre ilkbaharda tarlanın tava geldiği ilk anda yapılan ilk sürüm ile bundan bir ay sonra yapılan ilk sürüm arasında dekara 13 kg olan verim kaybı, iki ay geç yapılan sürümde dekara 87 kg’a çıkmaktadır. İlk sürümdeki bu gecikme topraktaki yabancı ot yoğunluğunun artmasına böylece toprakta biriktirilecek su miktarının azalmasına neden olmuştur. İlkbahar yağışlarının kesildiği, toprakta kaymak tabakası ve yabancı ot gelişimi başladığı zaman yapılacak ikileme, üçleme hatta gerekirse dörtleme ile topraktaki nem kaybına engel olacak malç tabakası oluşturulduğundan, verim yükselmektedir. İlk sürümde toprağın infiltrasyon oranını arttırması yanında etkili yabancı ot kontrolü sağlayan soklu pulluğun, ikileme ve üçlemede ise kazayağı + tırmık kombinasyonunun kullanılmasının verime olumlu etkilerinin olduğu gözlenmiştir. Tarlanın kazayağı hareketini engelleyecek kadar kesekli yada otlu olması durumunda kazayağı yerine diskaro kullanımı ile daha iyi sonuç elde edilebilir. İlk sürümde uygun toprak işleme derinliğinin 18-20 cm., ikilemede 8-12 cm. ve üçlemede ise 6-8 cm. olması gerektiği yapılan araştırmalarla belirlenmiştir.
Hububat-nadas sisteminde verime direkt etki eden yetiştirme tekniklerinin önemli uygulamalarından biriside zamanında, uygun tohum miktarı kullanılarak, uygun derinliğe yapılan ekimdir. Hububat ekiminin zamanının doğru seçilmesi ile kuru tarım alanlarında oldukça sınırlı olan yağıştan azami yarar sağlanılabilecektir.
Ekimde kullanılacak tohum miktarı, kullanılan çeşit ve tohum yatağının durumuna bağlı olarak değişmekle beraber buğdayda 18-20 kg/da, arpada ise 20-22 kg/da olması gerektiği ve 4-6 cm civarında tutulan ekim derinliğinin en iyi sonucu verdiği gözlenmiştir.
Hububat-nadas sisteminin uygulandığı yörelerde sulu ve yağışı yeterli bölgelere göre daha az önem arz etmekle birlikte, organik maddece fakir topraklarda gübreleme üzerinde durulması gerekli önemli konulardandır. Yarı kurak bölgelerde genellikle eksikliği söz konusu olan ilk element azottur. Azotlu gübre ihtiyacı, ekilecek ürünün topraktan kaldıracağı azot miktarını karşılaması amacına göre belirlenmelidir. Yağışın kısıtlı olduğu ve sık sık kuraklığın yaşandığı bölgelerde bitkinin azota cevabı değişkenlik göstermektedir. Su ve çeşit verim potansiyeli yükseldikçe azot ihtiyacı yükselirken, kurak yıllarda azot ihtiyacı azalmaktadır. Nitekim bu konuda yapılan araştırmalarda tespit edilen buğday azot ihtiyacı 4-6 kgN/da arasında değişmektedir. Hububat üretiminde azotlu gübrenin uygulama zamanına göre çeşidi ve miktarı önem arz etmektedir. Azotlu gübrenin yarısının ekimle, kalan yarısının ise ilkbaharda kardeşlenme döneminde uygulanması bir defada uygulamadaki rizikoları azaltabilecektir. Ekimde DAP’ın kullanılmadığı durumlarda verilen fosforun yanında azot kaynağı olarak verilebilecek en uygun gübrelerden birisi amonyum sülfattır. Erken ilkbaharda özellikle toprakta suyun bulunduğu zaman amonyum sülfat veya üre, daha ileri tarihlerde ise amonyum nitrat uygulanması, gübre kaybını azaltıcı ve bitkinin azottan faydalanmasını arttırıcı uygulamalar olmaktadır. Hububat üretiminde kullanılması gerekli bitki besin elementlerinden biriside fosfordur. Kuru tarım alanlarındaki fosforlu gübreye reaksiyon tarladaki nem kapsamınca büyük ölçüde etkilenmektedir. Fosforlu gübre uygulamaları kök derinliğini arttırarak derinlerden su alımını sağlamaktadır. Ayrıca fosfor olgunlaşmayı hızlandırarak dane oluşumuna rastlayan kurak dönemlerden kaçmaya imkan vermektedir. Buğday toplam fosfor ihtiyacının %75’ini toplam gelişmesinin %25’ini gerçekleştirdiği dönemde absorbe etmektedir. Yarı kurak bölgelerde arpa ve buğday için ortalama 6 kg P2O5 / da önerilmektedir. Toprak tahlili sonucunda tarlada bulunan fosfor miktarı belirlenerek eksik kalan miktar gübreleme ile tamamlanmalıdır.
Hububat tarımında yabancı ot mücadelesi sadece ilaçlarla yapılmamaktadır. Tekniğine uygun olarak yapılan anız bozma, yaz toprak işlemeleri de yabancı ot mücadelesinde oldukça etkilidir. Hububat ve çeşitler arasındaki yabancı otlarla mücadele açısından farklılıklar vardır. Örneğin arpanın yabancı otlarla mücadele gücü ekmeklik buğdaydan, ekmeklik buğdayın mücadele gücü makarnalık buğdaydan, uzun boyluların rekabet gücü ise kısa boylulardan fazladır. Yabancı ot yoğunluğu m2’de 10’u bulduğu zaman ilaçlı mücadele yapılmalıdır. İlkbaharda yabancı otlar iyice gelişip büyümeden, ilaçlara hassas oldukları dönemlerde yapılan ilaçlama ile etkin sonuç almak mümkündür. Geciken dönemde yapılan ilaçlı mücadelenin etkinliği azalmaktadır.
2. SULU HUBUBAT TARIMINDA YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
Sulu hububat tarımı yetiştirme teknikleri içerisinde yer alan sulama ve gübreleme, diğer
konulara göre daha fazla önem arz etmektedir. Çünkü verim potansiyeli yüksek çeşitlerdeki bu özelliği ortaya çıkarabilecek en önemli etkenler, diğer verim unsurları ile beraber yapılacak sulama ve gübrelemedir.
Toprak işlemede, buğdaydan önceki bitki nedeniyle kısa zamanda en uygun tohum yatağının hazırlanabilmesi hedefi, kuru tarımdaki sürüm zamanı ve aletleri konusundaki bağılılığı ortadan kaldırmaktadır. Kaldırılan ön bitki sonrasında toprağın tavı kaçırılmadan yapılacak ilk sürümde kullanılabilecek en uygun alet öncelikli olarak döner kulaklı pulluk ve soklu pulluktur. Ekim öncesi yapılacak tohum yatağı hazırlığında ise toprağın yapısına bağlı olarak değişen keseklenme durumuna göre diskaro + sürgü, dönerek toprak işleyen (rotatiller, rotavatör vb.) ve kazayağı + tırmık gibi aletlerden birisi ile istenilen sonucu almak mümkün olabilmektedir. Bundan sonra ihtiyaç duyulması halinde geçirilecek hafif tesviye aletleri ile sulamanın daha düzenli olarak yapılabilmesi mümkün olabilecektir. Sürüm derinliği 20-25 cm olan sulu tarımda 2-3 yılda bir kullanılacak dip kazan ile hem oluşan pulluk tabanının kırılarak suyun toprak profilinden daha derinlere inmesi sağlanabilecek hem de fazla sulama suyu kullanımı ile bitkinin havalanma yönünden göreceği zarar önlenebilecektir.
Sulu hububat tarımında en uygun ekim zamanı ekim ayının ilk 10 günüdür. Kombine mibzerle 4-6 cm derinliğe yapılacak ekimde buğdaylarda 18-20 kg/da, arpada ise 20-22 kg/da tohum kullanılmalıdır. Verim potansiyeli yüksek çeşit kullanımı ve topraktaki su mevcudiyeti nedeniyle gübre kullanımı yükselen sulu hububat tarımında, araştırma sonuçlarına göre Orta Anadolu Bölgesinde buğdayda 14-15 kg N/da arpada ise 10 kg N/da azotlu gübrenin yarısının ekimle, kalan yarısının ise kardeşlenme döneminde uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. Bitkideki fonksiyonu itibari ile azotun vejatatif gelişmeye olan etkisini generatif gelişme ile dengeleyen fosforun suluda uygulanması gereken dozu 9 kg P2O5 /da’dır. Önerilen bu gübre dozları toprakta organik madde ve fosfor birikiminin olmadığı varsayımına göredir. Hububat üretimi öncesi yetiştirilen bitkiye kullanılan gübre miktarları göz önüne alınarak yapılacak toprak analiz sonuçlarına göre azot ve fosfor kullanımı hem gereksiz gübre kullanımının maliyete olan olumsuz etkisi hem de çevre kirliliği önlenmiş olacaktır. Ekimde DAP kullanılması durumunda uygulanacak gübre dozu fosfora göre belirleneceğinden, azottaki eksiklik özellikle amonyum sülfat ile giderilmelidir. Yapılan araştırmalar sonucunda her ne kadar azot kaynakları arasında farklılık tespit edilememiş ise de, erken ilkbaharda uygulanabilecek uygun azotlu gübre öncelikle amonyum sülfat ve üredir. Gelişmenin biraz daha ileri döneminde ise amonyum nitrat (katkı maddesinin daha az olması nedeni ile %33’lük tercih edilmeli) uygulanmalıdır.
Sulu hububat tarımında potansiyel verime ulaşabilmek için yapılacak sulamanın zamanı oldukça önem arz etmektedir. Yapılan araştırma sonuçlarına göre buğdayın ve arpanın ekim sonrası, sapa kalkma ve kardeşlenme dönemlerinde olmak üzere 3 kez sulanması gerektiği önerilmektedir. Yağışın yeterli olduğu yıllarda arpada meydana gelebilecek yatma riski nedeniyle ekim sonrası ve sapa kalkma dönemlerinde olmak üzere 2 kez sulanmasının yeterli olacağını bildiren araştırma sonuçları da mevcuttur. Sulu ile kuru hububat tarımında verim farkına neden olan en önemli etken, ekim sonrası yapılan sulama ile kış öncesi iyi gelişen bitkinin kışı en az zararla geçirip erken ilkbaharda gelişmesini hızlı bir şekilde devam ettirmesidir. Bu nedenle sulama imkanı kısıtlı olup ancak bir sulamanın yapılabilmesi söz konusu olduğu zaman, sonbahar yağışlarının yetersiz olduğu yıllarda ekim sonrası, kışa gelişmiş olarak girebilecek kadar yağışın olduğu yıllarda ise su tüketiminin en fazla olduğu sapa kalkma ve başaklanma dönemleri arasında sulama yapmak verimi en fazla arttıracak uygulama olacaktır. Bu konuda yaygın olarak üretilen çeşitlerle daha net sonuçlar çıkabilecek araştırmalar yürütülmektedir. Her ne kadar ilkbahar sulamasının sapa kalkma ve başaklanma dönemlerinde yapılması önerilmekte ise de yılın seyrine göre kış yağışlarına ve erken ilkbahar yağışlarının gecikmesine göre kardeşlenme döneminde de, gübreleme sonrası sulama yapmak gerekli olabilmektedir. Araştırma sonuçlarına göre önerilen bir diğer konu ise ekimden sonra yapılacak sulamada 0-60 cm.lik, bahar sulamalarında da 0-90 cm.lik toprak katmanını tarla kapasitesine getirebilecek sulama suyunun uygulanmasıdır.
Ekim nöbetinin devreye girmesinin yabancı ot yoğunluğunun azalmasına olan olumlu etkisinin yanı sıra, sulama ve gübrelemenin olumsuz etkisinin görülebileceği sulu tarımdaki kimyasal yabancı ot mücadelesi, kuru tarımda yapılan mücadeleden farklı değildir.
Kaynak : ziraatci.com
Hububat tarımında birim alandan en fazla gelirin elde edilebilmesi, uygun çeşit kullanımı ve mekanizasyonun yanısıra, toprak hazırlığından hasada kadar olan sürede uygun yetiştirme tekniklerinin tatbiki ile mümkündür.Kullanılabilir tarım alanlarının artmamasına hatta yanlış uygulamalar sonucu azalmasına karşılık nüfusun her geçen gün yükselmesi gerçeği yanında, günümüzde tarımsal girdi maliyetleri ve kullanımındaki yükselme eğilimi, yetiştirme tekniklerinin önemini dahada arturmaktadır.
1. KURU HUBUBAT TARIMINDA YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
Yıllık yağışın 300 mm civarında olduğu yörelerde, “hububat-nadas” sistemi yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu sistemde en önemli işlem toprağın işlenmesidir.Bu nedenle de sisteme adını veren “Nadas”ın önemi oldukça fazladır. Nadasa bırakmanın amacı; Toprak profiline yüksek oranda su girişini sağlamak ve bu suyu en az kayıpla muhafaza etmektir. Bu sayede ertesi yıl ekilecek ürünün yağışa bağlı olarak yıllara göre meydana gelebilecek verim değişkenlikleri en aza indirilerek, verim istikrarını arttırmak mümkün olabilecektir. Nadastan beklenilen bu yararın sağlanabilmesi için;
· İlk sürüm zamanı
· İkileme, üçleme zamanı
· Kullanılan sürüm aletleri
· Sürüm derinlikleri
büyük önem taşır. Zira, toprak tavı kaybolduktan sonra yapıldığı için aşırı keseklenmeye sebep olan ilk sürüm, otlanma ve kaymak tabakası oluşumu ile kaybolan toprak nemi sonrasında yapılan ikileme, üçleme, “Nadas dizden, tohum yüzden” prensibi ile alt toprak katmanı ve bazı yörelerde mevcut ‘kist’ adı verilen verimsiz tabakayı yüzeye çıkaran derinlikteki ilk sürüm, ilk sürümde kullanılan aletle ikileme, üçleme ve sürüm adedini arttıracak uygun olmayan sürüm aletleri ile yapılan nadastan istenilen sonucun elde edilmesi mümkün değildir.
Uzun yıllar yapılan araştırma sonuçlarına göre ilkbaharda tarlanın tava geldiği ilk anda yapılan ilk sürüm ile bundan bir ay sonra yapılan ilk sürüm arasında dekara 13 kg olan verim kaybı, iki ay geç yapılan sürümde dekara 87 kg’a çıkmaktadır. İlk sürümdeki bu gecikme topraktaki yabancı ot yoğunluğunun artmasına böylece toprakta biriktirilecek su miktarının azalmasına neden olmuştur. İlkbahar yağışlarının kesildiği, toprakta kaymak tabakası ve yabancı ot gelişimi başladığı zaman yapılacak ikileme, üçleme hatta gerekirse dörtleme ile topraktaki nem kaybına engel olacak malç tabakası oluşturulduğundan, verim yükselmektedir. İlk sürümde toprağın infiltrasyon oranını arttırması yanında etkili yabancı ot kontrolü sağlayan soklu pulluğun, ikileme ve üçlemede ise kazayağı + tırmık kombinasyonunun kullanılmasının verime olumlu etkilerinin olduğu gözlenmiştir. Tarlanın kazayağı hareketini engelleyecek kadar kesekli yada otlu olması durumunda kazayağı yerine diskaro kullanımı ile daha iyi sonuç elde edilebilir. İlk sürümde uygun toprak işleme derinliğinin 18-20 cm., ikilemede 8-12 cm. ve üçlemede ise 6-8 cm. olması gerektiği yapılan araştırmalarla belirlenmiştir.
Hububat-nadas sisteminde verime direkt etki eden yetiştirme tekniklerinin önemli uygulamalarından biriside zamanında, uygun tohum miktarı kullanılarak, uygun derinliğe yapılan ekimdir. Hububat ekiminin zamanının doğru seçilmesi ile kuru tarım alanlarında oldukça sınırlı olan yağıştan azami yarar sağlanılabilecektir.
Ekimde kullanılacak tohum miktarı, kullanılan çeşit ve tohum yatağının durumuna bağlı olarak değişmekle beraber buğdayda 18-20 kg/da, arpada ise 20-22 kg/da olması gerektiği ve 4-6 cm civarında tutulan ekim derinliğinin en iyi sonucu verdiği gözlenmiştir.
Hububat-nadas sisteminin uygulandığı yörelerde sulu ve yağışı yeterli bölgelere göre daha az önem arz etmekle birlikte, organik maddece fakir topraklarda gübreleme üzerinde durulması gerekli önemli konulardandır. Yarı kurak bölgelerde genellikle eksikliği söz konusu olan ilk element azottur. Azotlu gübre ihtiyacı, ekilecek ürünün topraktan kaldıracağı azot miktarını karşılaması amacına göre belirlenmelidir. Yağışın kısıtlı olduğu ve sık sık kuraklığın yaşandığı bölgelerde bitkinin azota cevabı değişkenlik göstermektedir. Su ve çeşit verim potansiyeli yükseldikçe azot ihtiyacı yükselirken, kurak yıllarda azot ihtiyacı azalmaktadır. Nitekim bu konuda yapılan araştırmalarda tespit edilen buğday azot ihtiyacı 4-6 kgN/da arasında değişmektedir. Hububat üretiminde azotlu gübrenin uygulama zamanına göre çeşidi ve miktarı önem arz etmektedir. Azotlu gübrenin yarısının ekimle, kalan yarısının ise ilkbaharda kardeşlenme döneminde uygulanması bir defada uygulamadaki rizikoları azaltabilecektir. Ekimde DAP’ın kullanılmadığı durumlarda verilen fosforun yanında azot kaynağı olarak verilebilecek en uygun gübrelerden birisi amonyum sülfattır. Erken ilkbaharda özellikle toprakta suyun bulunduğu zaman amonyum sülfat veya üre, daha ileri tarihlerde ise amonyum nitrat uygulanması, gübre kaybını azaltıcı ve bitkinin azottan faydalanmasını arttırıcı uygulamalar olmaktadır. Hububat üretiminde kullanılması gerekli bitki besin elementlerinden biriside fosfordur. Kuru tarım alanlarındaki fosforlu gübreye reaksiyon tarladaki nem kapsamınca büyük ölçüde etkilenmektedir. Fosforlu gübre uygulamaları kök derinliğini arttırarak derinlerden su alımını sağlamaktadır. Ayrıca fosfor olgunlaşmayı hızlandırarak dane oluşumuna rastlayan kurak dönemlerden kaçmaya imkan vermektedir. Buğday toplam fosfor ihtiyacının %75’ini toplam gelişmesinin %25’ini gerçekleştirdiği dönemde absorbe etmektedir. Yarı kurak bölgelerde arpa ve buğday için ortalama 6 kg P2O5 / da önerilmektedir. Toprak tahlili sonucunda tarlada bulunan fosfor miktarı belirlenerek eksik kalan miktar gübreleme ile tamamlanmalıdır.
Hububat tarımında yabancı ot mücadelesi sadece ilaçlarla yapılmamaktadır. Tekniğine uygun olarak yapılan anız bozma, yaz toprak işlemeleri de yabancı ot mücadelesinde oldukça etkilidir. Hububat ve çeşitler arasındaki yabancı otlarla mücadele açısından farklılıklar vardır. Örneğin arpanın yabancı otlarla mücadele gücü ekmeklik buğdaydan, ekmeklik buğdayın mücadele gücü makarnalık buğdaydan, uzun boyluların rekabet gücü ise kısa boylulardan fazladır. Yabancı ot yoğunluğu m2’de 10’u bulduğu zaman ilaçlı mücadele yapılmalıdır. İlkbaharda yabancı otlar iyice gelişip büyümeden, ilaçlara hassas oldukları dönemlerde yapılan ilaçlama ile etkin sonuç almak mümkündür. Geciken dönemde yapılan ilaçlı mücadelenin etkinliği azalmaktadır.
2. SULU HUBUBAT TARIMINDA YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
Sulu hububat tarımı yetiştirme teknikleri içerisinde yer alan sulama ve gübreleme, diğer
konulara göre daha fazla önem arz etmektedir. Çünkü verim potansiyeli yüksek çeşitlerdeki bu özelliği ortaya çıkarabilecek en önemli etkenler, diğer verim unsurları ile beraber yapılacak sulama ve gübrelemedir.
Toprak işlemede, buğdaydan önceki bitki nedeniyle kısa zamanda en uygun tohum yatağının hazırlanabilmesi hedefi, kuru tarımdaki sürüm zamanı ve aletleri konusundaki bağılılığı ortadan kaldırmaktadır. Kaldırılan ön bitki sonrasında toprağın tavı kaçırılmadan yapılacak ilk sürümde kullanılabilecek en uygun alet öncelikli olarak döner kulaklı pulluk ve soklu pulluktur. Ekim öncesi yapılacak tohum yatağı hazırlığında ise toprağın yapısına bağlı olarak değişen keseklenme durumuna göre diskaro + sürgü, dönerek toprak işleyen (rotatiller, rotavatör vb.) ve kazayağı + tırmık gibi aletlerden birisi ile istenilen sonucu almak mümkün olabilmektedir. Bundan sonra ihtiyaç duyulması halinde geçirilecek hafif tesviye aletleri ile sulamanın daha düzenli olarak yapılabilmesi mümkün olabilecektir. Sürüm derinliği 20-25 cm olan sulu tarımda 2-3 yılda bir kullanılacak dip kazan ile hem oluşan pulluk tabanının kırılarak suyun toprak profilinden daha derinlere inmesi sağlanabilecek hem de fazla sulama suyu kullanımı ile bitkinin havalanma yönünden göreceği zarar önlenebilecektir.
Sulu hububat tarımında en uygun ekim zamanı ekim ayının ilk 10 günüdür. Kombine mibzerle 4-6 cm derinliğe yapılacak ekimde buğdaylarda 18-20 kg/da, arpada ise 20-22 kg/da tohum kullanılmalıdır. Verim potansiyeli yüksek çeşit kullanımı ve topraktaki su mevcudiyeti nedeniyle gübre kullanımı yükselen sulu hububat tarımında, araştırma sonuçlarına göre Orta Anadolu Bölgesinde buğdayda 14-15 kg N/da arpada ise 10 kg N/da azotlu gübrenin yarısının ekimle, kalan yarısının ise kardeşlenme döneminde uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. Bitkideki fonksiyonu itibari ile azotun vejatatif gelişmeye olan etkisini generatif gelişme ile dengeleyen fosforun suluda uygulanması gereken dozu 9 kg P2O5 /da’dır. Önerilen bu gübre dozları toprakta organik madde ve fosfor birikiminin olmadığı varsayımına göredir. Hububat üretimi öncesi yetiştirilen bitkiye kullanılan gübre miktarları göz önüne alınarak yapılacak toprak analiz sonuçlarına göre azot ve fosfor kullanımı hem gereksiz gübre kullanımının maliyete olan olumsuz etkisi hem de çevre kirliliği önlenmiş olacaktır. Ekimde DAP kullanılması durumunda uygulanacak gübre dozu fosfora göre belirleneceğinden, azottaki eksiklik özellikle amonyum sülfat ile giderilmelidir. Yapılan araştırmalar sonucunda her ne kadar azot kaynakları arasında farklılık tespit edilememiş ise de, erken ilkbaharda uygulanabilecek uygun azotlu gübre öncelikle amonyum sülfat ve üredir. Gelişmenin biraz daha ileri döneminde ise amonyum nitrat (katkı maddesinin daha az olması nedeni ile %33’lük tercih edilmeli) uygulanmalıdır.
Sulu hububat tarımında potansiyel verime ulaşabilmek için yapılacak sulamanın zamanı oldukça önem arz etmektedir. Yapılan araştırma sonuçlarına göre buğdayın ve arpanın ekim sonrası, sapa kalkma ve kardeşlenme dönemlerinde olmak üzere 3 kez sulanması gerektiği önerilmektedir. Yağışın yeterli olduğu yıllarda arpada meydana gelebilecek yatma riski nedeniyle ekim sonrası ve sapa kalkma dönemlerinde olmak üzere 2 kez sulanmasının yeterli olacağını bildiren araştırma sonuçları da mevcuttur. Sulu ile kuru hububat tarımında verim farkına neden olan en önemli etken, ekim sonrası yapılan sulama ile kış öncesi iyi gelişen bitkinin kışı en az zararla geçirip erken ilkbaharda gelişmesini hızlı bir şekilde devam ettirmesidir. Bu nedenle sulama imkanı kısıtlı olup ancak bir sulamanın yapılabilmesi söz konusu olduğu zaman, sonbahar yağışlarının yetersiz olduğu yıllarda ekim sonrası, kışa gelişmiş olarak girebilecek kadar yağışın olduğu yıllarda ise su tüketiminin en fazla olduğu sapa kalkma ve başaklanma dönemleri arasında sulama yapmak verimi en fazla arttıracak uygulama olacaktır. Bu konuda yaygın olarak üretilen çeşitlerle daha net sonuçlar çıkabilecek araştırmalar yürütülmektedir. Her ne kadar ilkbahar sulamasının sapa kalkma ve başaklanma dönemlerinde yapılması önerilmekte ise de yılın seyrine göre kış yağışlarına ve erken ilkbahar yağışlarının gecikmesine göre kardeşlenme döneminde de, gübreleme sonrası sulama yapmak gerekli olabilmektedir. Araştırma sonuçlarına göre önerilen bir diğer konu ise ekimden sonra yapılacak sulamada 0-60 cm.lik, bahar sulamalarında da 0-90 cm.lik toprak katmanını tarla kapasitesine getirebilecek sulama suyunun uygulanmasıdır.
Ekim nöbetinin devreye girmesinin yabancı ot yoğunluğunun azalmasına olan olumlu etkisinin yanı sıra, sulama ve gübrelemenin olumsuz etkisinin görülebileceği sulu tarımdaki kimyasal yabancı ot mücadelesi, kuru tarımda yapılan mücadeleden farklı değildir.
Kaynak : ziraatci.com

