AYÇİÇEĞİNİN YAPISI
1. Kök
Ayçiçeği saçak köklü bir bitkidir. Saçak kökler, toprak içerisinde 10-15 cm. derindeki ana kök üzerinde çıkarlar ve 60-150 cm. yanlara doğru gelişirler. Ayçiçeğinde saçak köklerin gelişmesi genellikle toprağın üst kısmındaki 30-60 cm.lik derinlikte yoğunlaşmaktadır. Nebraskada (ABD) yapılan bir araştırmada, ana kökün 150-270 cm derinliğe kadar ulaşabildiği saptanmıştır. Ayçiçeğinde genelde kuvvetli bir kök sistemi mevcut değildir. Ancak, son yıllarda yapılan ıslah çalışmaları ile kuvvetli kök sistemine sahip kısa boylu çeşitler ıslah edilmiştir(yatmaya karşı dayanıklı).
2. Sap
Ayçiçeğinde saplar dil olarak büyür. Uzunluğu 50-500 cm, sap kalınlığı ise 1-10 cm arasında değişmektedir. Ayçiçeğinde sap uzunluğu; boğum sayısı ve boğum araları mesafesine göre değişmektedir. Bitkide ki boğum sayısı arttıkça, sap incelmekte ve uzunluk artmaktadır. Kısa boylu çeşitlerde boğum sayısı azalmakta ve sap kalınlaşmaktadır. Ayçiçeğindeki sap ve yaprakların üzerleri tüylerle kaplıdır. Sap odunsu ve iç kısmı süngerimsi öz maddesi ile doludur.
Ayçiçeği çeşit özelliğine bağlı olarak farklı şekilde dallanabilmektedir. Dallanma tohum verimini olumsuz yönde etkilemektedir. Yapılan bir araştırmada, verim ile dallanma arasında yüksek oranda negatif bir ilişki (r = -0,709) saptanmıştır (Knowless,1978). Ayçiçeğinde dallanma farklı şekillerde olmaktadır. Bazıları hiç dallanma göstermez, bazıları alttan, bazılarında ise ana gövdenin her kısmından dallanma olur. Bir diğer dallanma şeklinde ise, ana gövdenin her noktasında dallanma olabilmekte, ancak, ana gövdenin ucunda tabla oluşmaktadır (yabani tiplerde).
Ayçiçeği tarımının başladığı ilk yıllarda üretimde kullanılan çeşitler dallanmakta ve boyları uzun olmaktaydı. Makineli hasadın başlamasıyla birlikte dallanmayan kısa boylu çeşitler ıslah edilmiştir. Bugün üretimi yapılan ayçiçeği çeşitlerinde tek tabla oluşmaktadır.
Ana gövdenin uç kısmı bir tabla ile son bulur. Tablaların ana gözdeye bağlanma şekli farklı olmaktadır.
3. Yaprak
Ayçiçeği tohumu çimlendiğinde toprak yüzünde iki adet kotiledon yaprak oluşur. Daha sonra bunların arasında ilk bir çift gerçek yapraklar çıkar. Yapraklar boğumlarda bulunurlar ve gövde üzerinde almaşıklı olarak dizilirler. Fillotaksi 2/5’dir.
Ayçiçeğinde yaprak şekli tersine piramit şeklinde olup geniş yaprak ayasına sahiptirler. Yaprak ayasının kenarları genellikle düzdür. Yapraklar uzun bir yaprak ayası ile ana gövdeye bağlanırlar. Bitkide oluşan yaprak sayısı çeşit özelliğine bağlı olarak 8-70 arasında değişmektedir. Yaprakların üzeri tüylerle kaplıdır ve yaprak rengi yeşildir.
4. Çiçek Tablası
Ayçiçeğinde ana sap ve yan dalla bir çiçek tablasıyla son bulur. Çiçekler, tabla üzerinde yer almaktadır. Yeni oluşan çiçek tablası brakte yapraklarla kaplı olup tablanın büyümesiyle birlikte brakte yapraklar açılır içerisinden tabla ortaya çıkar. Tablanın dış kısmında 3-4 sıra halinde modifiye olmuş brakte (muhafaza) yapraklar bulunur. Çiçek tablasının iç kısmında iki sıra halinde sayıları 50-70 arasında değişen yalancı çiçekler bulunur. Bunların görevi çiçeği cezbetmektir.
Ayçiçeği tablası yuvarlak ve kurs şeklindedir. İriliği çeşit özelliğine bağlı olarak 6-75 cm çapında değişmektedir. Tabla yüzeyi konkav (dış bükey), konveks (iç bükey) veya düz olmaktadır. Gövde ucunda farklı şekillerde bulunur. Bazıları aşağıya sarkıktır.
Ayçiçeğinin kültür çeşitlerinde “ heliotropism “ (ışığa yönelme)vardır. Çiçek açtığında, sabahleyin tabla yüzeyi doğuya bakar, güneş yönünde hareket ederek akşamüzeri tamamen batıya döner. Bulutlu havalarda bu hareket olmaz.
5. Çiçek
Ayçiçeğinde gerçek çiçekler tabla üzerinde bulunur. Tabla büyüklüğüne bağlı olarak, 700-3000 adet çiçek oluşmaktadır. Tabla üzerinde çiçekler dış kısımdan içeriye doğru açarlar. Günlük 1-4 sıra çiçek açar ve bu şekilde çiçeklenme 5-10 gün devam eder. Tabla çapına bağlı olarak bu süre uzamaktadır. Ayrıca, havanın bulutlu ve serin olması halinde, yine, çiçeklenme uzamaktadır. Bu nedenle de, tabla üzerindeki tohumların olgunlaşması farklı zamanlarda olur.
Bir çiçekte; en dışta iki adet muhafaza yaprağı vardır. Bunlar kısa ve sert yapılıdır. Taç yaprakları 5 adet olup, birleşerek boru şeklini(çan) almıştır. Rengi sarıdır. İç kısmında 5 adet erkek organ bulunur. Dişi organ bir adet olup, iki stigması ve tek yumurtalıklıdır. Yumurtalık iki karpelli olup, döllenmeden sonra gelişerek sertleşir ve içerisinde tohum oluşur. Ayçiçeği yabancı döllenen bir içkidir. Döllenme böceklerle ve arılarla olur. Kendine döllenmede olabilmektedir(erkek kısırlık yoksa).
6. Tohum
Döllenmeden sonra yumurtalık gelişerek içerisinde tohum bulunan meyveyi oluşturur. Meyve kabuğu sert yapılı olup rengi beyaz, siyah, gri veya alaca renkte olabilmektedir. Çoğunlukla tablanın orta kısmında steril bir alan bulunur ve bu kısımda tohum oluşmaz. Ayçiçeğinde oluşan meyveler 7-25 mm uzunluğunda, 4-13mm genişliğinde ve 100 tohum ağırlığı 4-20 gram arasındadır. Yağlık çeşitlerde tohumlarda küçük, çerezlik çeşitlerde ise iridir. Meyveler uzun, oval ve yuvarlak olabilmektedir.
Ayçiçeği tohumlarında kabuk oranı çeşit özelliğine bağlı olarak %12-32 arasında değişmektedir. Ayçiçeği yağında Tocoferol olarak E vitamini bulunmaktadır. Bu madde yağın oksitlenerek bozulmasını önlemektedir(Eğilmez, 1977, Dorrell, 1978).
Ayçiçeği yağında yüksek oranda Linoleic acid (% 50-65), orta seviyede oleic acid(% 25-35) ve çok düşük oranda Linoleic acid (%1) gibi doymamış yağ asitleri bulunmaktadır. Bunların toplam değeri %80-90 arasında değişmektedir. Ayçiçeği yağında toplam değerleri %15’i geçmeyen oranlarda palmitic acid ve stearic acid gibi doymuş yağ asitleri bulunmaktadır. Bazı ıslah hatlarında oleic acid oranı %5-78, Linoleic aicd oranı %17-88 ve doymuş yağ asitleri oranı %4-25 arasında değişim göstermektedir. Yine yağ asitlerinin miktarı yetiştirildiği ekoloji ilede çok yakından ilişkili bulunmaktadır. Örneğin;serin,kuzey iklim bölgelerinde/ABD) yetiştirilen ayçiçekleri %70 ve daha fazla linoleic acid içerirken, sıcak güney iklim bölgelerinde yetiştirilen ayçiçeklerinde %30 ve daha az linoleic acid içermektedir(Robinson, 1978).
Ayçiçeği tohumlarında %17,0-18,3 oranında protein bulunmaktadır. Yağ alındıktan sonra geriye kalan küspedeki protein oranı, %32,3-46,8’e yükselmektedir. Bu nedenle, ayçiçeği küspesi değerli bir yem katkı maddesidir.
cellotin.com
1. Kök
Ayçiçeği saçak köklü bir bitkidir. Saçak kökler, toprak içerisinde 10-15 cm. derindeki ana kök üzerinde çıkarlar ve 60-150 cm. yanlara doğru gelişirler. Ayçiçeğinde saçak köklerin gelişmesi genellikle toprağın üst kısmındaki 30-60 cm.lik derinlikte yoğunlaşmaktadır. Nebraskada (ABD) yapılan bir araştırmada, ana kökün 150-270 cm derinliğe kadar ulaşabildiği saptanmıştır. Ayçiçeğinde genelde kuvvetli bir kök sistemi mevcut değildir. Ancak, son yıllarda yapılan ıslah çalışmaları ile kuvvetli kök sistemine sahip kısa boylu çeşitler ıslah edilmiştir(yatmaya karşı dayanıklı).
2. Sap
Ayçiçeğinde saplar dil olarak büyür. Uzunluğu 50-500 cm, sap kalınlığı ise 1-10 cm arasında değişmektedir. Ayçiçeğinde sap uzunluğu; boğum sayısı ve boğum araları mesafesine göre değişmektedir. Bitkide ki boğum sayısı arttıkça, sap incelmekte ve uzunluk artmaktadır. Kısa boylu çeşitlerde boğum sayısı azalmakta ve sap kalınlaşmaktadır. Ayçiçeğindeki sap ve yaprakların üzerleri tüylerle kaplıdır. Sap odunsu ve iç kısmı süngerimsi öz maddesi ile doludur.
Ayçiçeği çeşit özelliğine bağlı olarak farklı şekilde dallanabilmektedir. Dallanma tohum verimini olumsuz yönde etkilemektedir. Yapılan bir araştırmada, verim ile dallanma arasında yüksek oranda negatif bir ilişki (r = -0,709) saptanmıştır (Knowless,1978). Ayçiçeğinde dallanma farklı şekillerde olmaktadır. Bazıları hiç dallanma göstermez, bazıları alttan, bazılarında ise ana gövdenin her kısmından dallanma olur. Bir diğer dallanma şeklinde ise, ana gövdenin her noktasında dallanma olabilmekte, ancak, ana gövdenin ucunda tabla oluşmaktadır (yabani tiplerde).
Ayçiçeği tarımının başladığı ilk yıllarda üretimde kullanılan çeşitler dallanmakta ve boyları uzun olmaktaydı. Makineli hasadın başlamasıyla birlikte dallanmayan kısa boylu çeşitler ıslah edilmiştir. Bugün üretimi yapılan ayçiçeği çeşitlerinde tek tabla oluşmaktadır.
Ana gövdenin uç kısmı bir tabla ile son bulur. Tablaların ana gözdeye bağlanma şekli farklı olmaktadır.
3. Yaprak
Ayçiçeği tohumu çimlendiğinde toprak yüzünde iki adet kotiledon yaprak oluşur. Daha sonra bunların arasında ilk bir çift gerçek yapraklar çıkar. Yapraklar boğumlarda bulunurlar ve gövde üzerinde almaşıklı olarak dizilirler. Fillotaksi 2/5’dir.
Ayçiçeğinde yaprak şekli tersine piramit şeklinde olup geniş yaprak ayasına sahiptirler. Yaprak ayasının kenarları genellikle düzdür. Yapraklar uzun bir yaprak ayası ile ana gövdeye bağlanırlar. Bitkide oluşan yaprak sayısı çeşit özelliğine bağlı olarak 8-70 arasında değişmektedir. Yaprakların üzeri tüylerle kaplıdır ve yaprak rengi yeşildir.
4. Çiçek Tablası
Ayçiçeğinde ana sap ve yan dalla bir çiçek tablasıyla son bulur. Çiçekler, tabla üzerinde yer almaktadır. Yeni oluşan çiçek tablası brakte yapraklarla kaplı olup tablanın büyümesiyle birlikte brakte yapraklar açılır içerisinden tabla ortaya çıkar. Tablanın dış kısmında 3-4 sıra halinde modifiye olmuş brakte (muhafaza) yapraklar bulunur. Çiçek tablasının iç kısmında iki sıra halinde sayıları 50-70 arasında değişen yalancı çiçekler bulunur. Bunların görevi çiçeği cezbetmektir.
Ayçiçeği tablası yuvarlak ve kurs şeklindedir. İriliği çeşit özelliğine bağlı olarak 6-75 cm çapında değişmektedir. Tabla yüzeyi konkav (dış bükey), konveks (iç bükey) veya düz olmaktadır. Gövde ucunda farklı şekillerde bulunur. Bazıları aşağıya sarkıktır.
Ayçiçeğinin kültür çeşitlerinde “ heliotropism “ (ışığa yönelme)vardır. Çiçek açtığında, sabahleyin tabla yüzeyi doğuya bakar, güneş yönünde hareket ederek akşamüzeri tamamen batıya döner. Bulutlu havalarda bu hareket olmaz.
5. Çiçek
Ayçiçeğinde gerçek çiçekler tabla üzerinde bulunur. Tabla büyüklüğüne bağlı olarak, 700-3000 adet çiçek oluşmaktadır. Tabla üzerinde çiçekler dış kısımdan içeriye doğru açarlar. Günlük 1-4 sıra çiçek açar ve bu şekilde çiçeklenme 5-10 gün devam eder. Tabla çapına bağlı olarak bu süre uzamaktadır. Ayrıca, havanın bulutlu ve serin olması halinde, yine, çiçeklenme uzamaktadır. Bu nedenle de, tabla üzerindeki tohumların olgunlaşması farklı zamanlarda olur.
Bir çiçekte; en dışta iki adet muhafaza yaprağı vardır. Bunlar kısa ve sert yapılıdır. Taç yaprakları 5 adet olup, birleşerek boru şeklini(çan) almıştır. Rengi sarıdır. İç kısmında 5 adet erkek organ bulunur. Dişi organ bir adet olup, iki stigması ve tek yumurtalıklıdır. Yumurtalık iki karpelli olup, döllenmeden sonra gelişerek sertleşir ve içerisinde tohum oluşur. Ayçiçeği yabancı döllenen bir içkidir. Döllenme böceklerle ve arılarla olur. Kendine döllenmede olabilmektedir(erkek kısırlık yoksa).
6. Tohum
Döllenmeden sonra yumurtalık gelişerek içerisinde tohum bulunan meyveyi oluşturur. Meyve kabuğu sert yapılı olup rengi beyaz, siyah, gri veya alaca renkte olabilmektedir. Çoğunlukla tablanın orta kısmında steril bir alan bulunur ve bu kısımda tohum oluşmaz. Ayçiçeğinde oluşan meyveler 7-25 mm uzunluğunda, 4-13mm genişliğinde ve 100 tohum ağırlığı 4-20 gram arasındadır. Yağlık çeşitlerde tohumlarda küçük, çerezlik çeşitlerde ise iridir. Meyveler uzun, oval ve yuvarlak olabilmektedir.
Ayçiçeği tohumlarında kabuk oranı çeşit özelliğine bağlı olarak %12-32 arasında değişmektedir. Ayçiçeği yağında Tocoferol olarak E vitamini bulunmaktadır. Bu madde yağın oksitlenerek bozulmasını önlemektedir(Eğilmez, 1977, Dorrell, 1978).
Ayçiçeği yağında yüksek oranda Linoleic acid (% 50-65), orta seviyede oleic acid(% 25-35) ve çok düşük oranda Linoleic acid (%1) gibi doymamış yağ asitleri bulunmaktadır. Bunların toplam değeri %80-90 arasında değişmektedir. Ayçiçeği yağında toplam değerleri %15’i geçmeyen oranlarda palmitic acid ve stearic acid gibi doymuş yağ asitleri bulunmaktadır. Bazı ıslah hatlarında oleic acid oranı %5-78, Linoleic aicd oranı %17-88 ve doymuş yağ asitleri oranı %4-25 arasında değişim göstermektedir. Yine yağ asitlerinin miktarı yetiştirildiği ekoloji ilede çok yakından ilişkili bulunmaktadır. Örneğin;serin,kuzey iklim bölgelerinde/ABD) yetiştirilen ayçiçekleri %70 ve daha fazla linoleic acid içerirken, sıcak güney iklim bölgelerinde yetiştirilen ayçiçeklerinde %30 ve daha az linoleic acid içermektedir(Robinson, 1978).
Ayçiçeği tohumlarında %17,0-18,3 oranında protein bulunmaktadır. Yağ alındıktan sonra geriye kalan küspedeki protein oranı, %32,3-46,8’e yükselmektedir. Bu nedenle, ayçiçeği küspesi değerli bir yem katkı maddesidir.
cellotin.com

