fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yem Bitkileri Yetiştirme

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Yem Bitkileri Yetiştirme

    Yem Bitkileri Yetiştirme
    Yem Bitkileri Yetiştiriciliğinde Toprak Ve Tohum Yatağının Hazırlanması, Yem Bitkilerinin Ekim Zamanı Ve Metodu , Ekim Derinliğinin Ayarlanması
    Memleketimiz için bu denli önemli olan yem bitkilerinden azami istifade edilebilmesi, bu bitkilerin karakterlerine has ve araştırmalarla tespit edilmiş tekniklerine uygun tarımlarının yapılmasına bağlıdır. Usul ve yöntemine göre yapılacak yem bitkisi tarımı hem verimin hem de kalitenin artmasını temin edecektir.

    Yem bitkilerini genel olarak iki grup altında toplayabiliriz. Bunlar baklagil yem bitkileri ve buğdaygil yem bitkileridir.

    Baklagiller, kazık köklere sahip olup kökleri derinlere kadar iner ve geniş bir alana yayılır. Gövde toprak üstünde dallanır. Yaprakları küçük yaprakçıklardan oluşmuştur.

    Buğdaygiller ise saçak köklüdür ve bu kökler genellikle toprağın 40 cm? lik kısmını kaplar. Buğdaygillerde sap, boğum ve boğum aralarından oluşmuştur ve yapraklar bu boğumlardan çıkarlar. Aynen buğdayda olduğu gibi tohumlarını başaklarında oluşturur. Baklagiller ise tohumunu baklaları içerisinde oluştururlar.

    Yem bitkilerinin büyük bir çoğunluğu çok yıllık bitkilerdir. Eğer yem bitkileri bir kez iyi bir şekilde tesis edilirse gerekli bakım ve idare sistemleri uygulanırsa uzun yıllar bu alanlardan faydalanma imkanı hasıl olur. Bu nedenle yem bitkileri tesisine diğer kültür bitkilerine göre daha ayrı bir önem vermek gerekir. Yem bitkileri yetiştirme tekniğini;
    1. Yem bitkileri yetiştiriciliğinde toprak ve tohum yatağının hazırlanması,
    2. Yem bitkilerinin ekimi,
    3. Yem bitkileri tesislerinin bakımı,
    4. Yem bitkilerinden faydalanma başlıkları altında inceleyebiliriz.


    Yem Bitkileri Yetiştiriciliğinde Toprak Ve Tohum Yatağının Hazırlanması

    Toprak Hazırlığı
    Yem bitkileri yetiştirilecek topraklarda yem bitkilerinin ekim ve yetiştirilmelerine uygun ortam sağlanması gerekmektedir. Yani tohum yatağı hazırlanmadan önce arazi yem bitkisi yetiştirilebilecek şekilde ıslah edilmelidir. Bu amaçla en fazla karşılaşılan ıslah metotları şunlardır.

    Toprak reaksiyonun ayarlanması

    Baklagil yem bitkilerinin pek azı pH 5.5'dan düşük ve 8.5'dan yüksek topraklarda yetişebilir. Asit ve alkaliliği normale yakın topraklarda ıslah işlemine gerek kalmadan toprak reaksiyonlarına hassas olmayan yem bitkileri yetiştiriciliği yapılabilir. Asit ve alkaliliği aşırı olan topraklarda yem bitkileri yetiştirmeden önce mutlaka toprak ıslah edilmelidir. Asitliliğin durumuna göre dekara 250- 1500 kg arasında kireç verilebilir. Kireç kalsiyum elementi içermektedir. Toprağa fazla miktarda kireç verilmesi durumunda ise demir, fosfor ve diğer elementleri bitkilerin faydalanamayacağı forma sokarak bu elementlerin noksanlığına sebep olur. Bu nedenle toprağa fazla kireç vermekten sakınmalıdır. Kirecin toprak asitliğini düzeltmesi yavaş olduğundan ekimden 6-12 ay önce toprak yüzüne serpilmeli ve karıştırılmalıdır.
    Alkaliliği yüksek veya hem tuzlu hem de alkali olan topraklara ya o şartlara dayanıklı yem bitkilerini ekmek ya da o toprakları ıslah etmek gerekir. Bunun için; eğer alkalilik sorunu taban suyu seviyesinden ileri geliyorsa drenaj kanalları açmak, arazi hafif meyilli ise bol su ile yıkamak, toprağa kükürt (S) veya jips (alçı taşı) ilave ederek toprak pH'sını (asitliğini) düşürmek, toprakta kireç fazlalığı fosforu elverişsiz hale getirdiğinden alkaliliği yüksek topraklara fosforlu gübre ilave etmek gerekir.



    Toprak Rutubetinin Ayarlanması

    Toprak rutubetinin azlığı veya fazlalığı yem bitkileri yetiştiriciliğini kısıtlar. Yem bitkilerinin yetiştirildiği toprak kıraç ise;


    Kurağa mukavim olan yem bitkileri yetiştirmek,
    Sulama imkanlarını artırmak,
    Toprak ve bitkilerden kaybolan suların azaltma yollarının araştırılması gerekmektedir.
    Yem bitkileri tesis edilecek toprağın rutubeti fazla ise;
    Aşırı rutubete dayanıklı yem bitkileri seçmek,
    Drenaj kanalları açmak,
    Çiftlik gübresi veya yeşil gübre ile toprağın organik madde içeriğini artırmak gerekir.


    Topraktaki Bitki Besin Elementleri Noksanlığının Giderilmesi
    Yem bitkileri yetiştirilecek toprakların analizi yapılarak elverişli besin elementleri belirlenmeli; ekilecek bitki türünün, araştırmalarla belirlenen bitki besin maddeleri ihtiyacı ile olan farkı toprağa kimyevi gübre olarak verilmelidir.
    Eğer topraklar çok ince veya çok kaba bünyeli iseler, hem toprakların fiziki durumlarını düzeltmek hem de toprağa bitki besin elementleri sağlamak üzere dekara 2-4 ton çiftlik gübresi uygulanmalıdır. Uygulanması gereken çiftlik gübresi dekara 2 tondan fazla ise, bu gübre baklagile değil de baklagilden önce gelen bitkiye verilmelidir. Çünkü toprağa verilen fazla azot baklagilin Rhizobium bakterileri ile olan simbiyotik ilişkisini engellemektedir.


    Toprağın Fiziki Durumunun Düzeltilmesi ve Tesviye
    Yem bitkilerinde sulama yüzey sulama metotları ile yapılacaksa tesviye etmek zorunludur. Aksi halde daha sonra yapılacak sulamalardan istenilen başarı sağlanamaz. Eğer yem bitkisi kıraç şartlarda ekilmişse veya ektiğimiz yem bitkisinde sulama yağmurlama sulama metoduyla yapılacaksa, ince tesviyeye gere yoktur. Ancak buralarda da toprak yüzeyinin ekim ve hasat makinelerinin kolay çalışabileceği bir duruma getirilmesi gerekir. Tesviye bozukluğundan dolayı bitkilerin farklı su alması, bitkilerin değişik zamanlarda biçim çağına gelmesine neden olur. Farklı dönemlerde bulunan bitkilerde biçim aynı zamanda yapıldığından ot verimi ve kalitesi düşer.
    Yonca gibi derin köklü yem bitkisi yetiştiriciliği yapılacaksa, toprağın derin işlenmesi zorunlu olmaktadır. Ancak derin işlenerek alt-üst edilmesi sakıncalı olan topraklarda dipkazan gibi toprağı alttan işleyen özel aletlerle tabanın, olduğu yerde yırtılarak gevşetilmesi gerekir.

    Tohum Yatağı Hazırlığı
    Toprak ıslah edildikten sonra yem bitkilerinin ekiminden önce, toprağın ekime hazırlanması için aşağıdaki özelliklerin sağlanması gerekir.

    a. Toprak İstenilen Fiziki Yapıda Olmalıdır
    Bu husus, tarlanın sürülmesi, diskaro, tırmık ve tapan veya bu aletlerin birleştirilmiş bir şekli olan kombikürüm çekilerek gerçekleştirilir. Sürüm adedi ve derinliği yetiştirilecek bitki türüne, toprak tipine ve sürüm zamanına bağlı olarak değişir. Genellikle ilkbaharda yapılacak yem bitkileri ekimi için sonbaharda derin sürüm ve ilkbaharda sathi bir sürüm maksada kafi gelir.

    b. Toprak Yüzeyi İyice Ufalanmış Olmalıdır
    Sürümden sonra tarlanın durumuna göre diskaro, tırmık, tapan gibi aletler çekilerek topraktaki kesekler daha fazla ufalanır. Tarla ekime elverişli hale getirilmiş olur. İyice ufalanmış toprak; bitki köklerinin kolayca derine gitmesini, rutubetin toprakta daha iyi bir şekilde kalmasını, bitki besin elementinin bitkiler tarafından daha kolay alınabilecek forma dönüşmesini, toprağın havalanarak mikroorganizma faaliyetinin artmasını ve ekim aletlerinin kolaya bir şekilde çalışmasını sağlar.

    c. Tohum Yatağı Bastırılmalıdır
    Başarılı bir yem bitkileri yetiştiriciliği için tohumun mutlaka bastırılmış bir tohum yatağına ekilmesi gerekir. Tohum yatağının ya ekimden birkaç ay önce hazırlanıp kendi haline bırakılarak oturması sağlanır veya tapan, merdane gibi aletlerle bastırılır. Tohum yatağının bastırılması, toprağın alt ve üst tabaklarının temasını, toprak rutubetinden daha iyi yararlanmayı, tohumun toprakla iyi bir şekilde temasını ve tohumun istenilen derinliğe ekilmesini sağlar.

    d. Tohum Yatağında Yeteri Kadar Rutubet Bulundurulmalıdır
    Bunun için ekim zamanında yapılır veya ekimden önce toprak sulanarak arzulanan rutubet temin edilir. Tohum yatağındaki rutubet çimlenme ve çıkışı kolaylaştırır, fidelerin daha iyi büyümesini kolaylaştırır ve daha sonra ortaya çıkacak kuraklıktan tesisi korur.

    e. Tohum Yatağı Yeterince Bitki Besin Elementi İhtiva Etmelidir

    Yem bitkilerinin iyi gelişme gösterebilmesi için, toprakta yeterli miktarda bitki besin elementlerinin bulunması gerekir. Bu da toprak ve tohum yatağı hazırlığı sırasında eksik olan bitki besin elementlerinden toprağa yeterli miktarda vermekle sağlanır. Toprakta bitkilerin ihtiyacı olan bitki besin elementlerinin yeterli miktarda bulunması, yem bitkilerinin kök ve gövdelerinin kuvvetli büyümesini ve dolayısıyla verim ve kalitenin artmasını sağlar.


    f. Tohum Yatağı Organik Maddece Zengin Olmalıdır
    Organik madde yönünden zayıf olan topraklara çiftlik gübresi veya yeşil gübre uygulanarak tohum yatağına yeterince organik madde sağlanır. Organik madde, iyi bir toprak yapısının oluşmasını, toprakların su tutma kapasitesinin artmasını, ileriki yıllar için besin deposu ve mikroorganizma faaliyetlerinin artmasını temin eder.

    g. Tohum Yatağı Yabancı Otlardan Temiz Olmalıdır

    Yabancı otlardan arınmış bir tohum yatağı hazırlamakla, yabancı otların yem bitkileri tohumunun çimlenmelerinde, toprak yüzüne çıkışında ve büyümesinde su, ışık ve bitki besin elementleri rekabeti önlenmiş olur.
    Yabancı otları önlemek için, yem bitkileri yetiştirilecek tarlaya bir yıl önce sık bir hububat ekmekle, yem bitkilerini koruyucu bitkilerle karışık ekmekle, ilkbaharda yabancı otların çıkışını izleyen günlerde sathi bir sürüm veya diskaro çekmekle, rizom veya stolon meydana getiren yabancı otları (köygöçüren gibi) bulunduran tarlalarda yazın kurak aylarda 20 günde bir diskaro veya kazayağı çekmekle, total veya selektif herbisitler kullanmakla mücadele edilebilir.

    Yem Bitkilerinin Ekim Zamanı Ve Metodu


    Ekim Zamanı
    Ekim; Çevre faktörleri, ekim nöbeti ve ekilen yem bitkilerinin türü gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak, yılın değişik zamanlarında yapılabilir. Ekim zamanları şunlardır;


    İlkbahar Ekimi
    Doğu Anadolu gibi kışları çok sert geçen bölgelerde en garantili ekim mevsimi ilkbahardır. Özellikle baklagil yem bitkilerinin böyle iklim şartlarında ilkbaharda ekilmesinde zorunluluk vardır. İlkbahar ekiminde, şiddetli kış soğukları ile ilkbaharda geç donlarının sona ermesi ve bahar yağışları ile toprağın tava gelmiş olması gerekir. Ayrıca iyi bir kök ve gövde gelişmesinin sağlanarak kuraklıktan zarar görmemesi için kuraklık döneminden 4 hafta önce ekim tamamlanmalıdır. İlkbahar ekimi ne kadar erken yapılırsa o kadar ideal olmaktadır.


    Yaz Ekimi
    Yaz ekimi, yabancı ot mücadelesi yapılmış, erozyon tehlikesi olmayan, iklim şartları itibariyle fazla soğuk olmayan ve yaz sonları yağışlı olan bölgelerde uygulanır. Ağustos ayı içerisinde yapılan yaz ekiminde baklagil yem bitkileri, kıştan önce bol miktarda kök ve gövde oluşturamayacağından kışı şiddetli geçen bölgeler için uygun değildir. Yaz ekiminin diğer mahzurları ise kuraklık, haşere ve yabancı ot problemidir.

    Sonbahar Ekimi
    İklimi ılıman bölgelerde, eylül ayından itibaren yapılan ekimdir. Özellikle, serin iklim buğdaygil yem bitkileri için ideal ekim zamanıdır.

    Geç Sonbahar (Dondurma) Ekimi
    İlkbaharın erken günlerinde çeşitli nedenlerle ekim imkanı olmayan ve aynı zamanda soğuklama ihtiyacı bulunan bazı yem bitkilerinin kışın devamlı donlarından veya kalıcı kar yağmasından hemen önce ekilmesidir. Doğu Anadolu çiftçisi bu ekim zamanını uygulamaktadır.

    Ekim Metodu
    Yem bitkileri ya serpme ya da mibzerle sıraya ekilmektedir. Mibzerle ekim; bitki bireylerinin su ve besin maddeleri bakımından eşit ve maksimum bir derecede, ışık faktöründen de yeterli ve dengeli bir biçimde faydalanmayı sağlayan iyi bir ekim metodudur. Serpme ekimin tek avantajı, sık ekimden dolayı yabancı otlarla olan rekabetin artmasıdır. En fazla kullanılan ekim metodları şunlardır;

    Serpme Ekim
    Tohumun elle veya serpici makinalarla toprak yüzüne atıldıktan sonra diskaro, tırmık, tapan ve bunlar gibi aletlerle üzerleri kapatılmaya çalışılır. Bu ekim metodu ile ekim derinliği ayar edilemez, bitkiler arasındaki açıklık ayarlanamaz, mekanik yollarla yabancı ot mücadelesi yapılamaz ve fazla miktarda tohum kullanma zorunluluğu vardır.


    Bastırıcı Merdanelerle Ekim
    Ekim alanında düz veya daha iyisi oluklu merdaneler çekildikten sonra tohumlar brillon mibzer veya elle serpilir. Serpilen tohumlar çoğunlukla bu olukların içerisine düşerler. Brillon mibzerlerinin arka merdaneleri veya çekilen bir tapan tohumların üzerini kapatır.


    Mibzerle Ekim
    İyi bir ekim metodu olup tohumlar istenilen bir derinliğe atılabildiğinden çimlenme ve çıkış oranları yüksek olur.Bitkiler arasındaki açıklık istenilen şekilde ayarlanır, mekanik yolla yabancı ot mücadelesi mümkün olur, sulama ve gübreleme daha kolay olur ve serpme ekime göre daha az tohum kullanılır.


    Kombine (Baskılı) Mibzerle Bant Usulü Ekim
    Özel yapılmış mibzerle tohum 0.5- 1.5 cm . derinliğe, gübre ise aynı bant üzerinde 3- 6 cm derinliğe bırakılır. Arkadan gelen demir tekerlek tohumu bastırır.
    Bu ekim metodu ile mibzerle ekim metodunun sağladığı yararlar yanında diğer bazı avantajlar elde edilir. Bunlar; tohumla birlikte atılan fosforlu gübre bitkiler için hazır durumdadır. Bitkiler bu besin elementinden en iyi şekilde faydalanarak gelişmelerini hızlandırırlar, çok az yabancı ot gübrelenmiş olduğundan yem bitkilerinin yabancı otla olan rekabet gücünü artırır, az miktarda toprak gübrelendiğinden diğer bitki besin elementlerinin elverişsiz forma girmesi önlenmiş olur, geç sonbaharda ve erken ilkbaharda başarılı bir tesis oluşturur ve yem bitkileri hızlı bir gelişme imkanına sahip olduğundan daha sonra ortaya çıkacak toprak ve iklim anormalliklerinden daha az zarar görür.

    Atılacak Tohumluk Miktarı
    Her yem bitkisinin botanik ve genetik karakterine bağlı olarak dekara atılacak tohumluk miktarı farklıdır. Bununla birlikte aynı yem bitkisinde dekara atılacak tohumluk miktarı da farklı çevre şartlarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Dolayısıyla yem bitkilerinde dekara atılacak tohum miktarı bir çok faktöre bağlı olarak değişir. Birim alana atılacak tohum miktarını yağışın miktar ve yıl içerisindeki dağılışı, toprak şartları, tohum yatağının durumu ve ekimi metodu, tohum büyüklüğü ve karakteri, çeşit karakteri, tesisin ot ya da tohum üretimi gayesi ile kurulması ve ekim şekli belirler.

    Yem Bitkilerinin Yardımcı ve Koruyucu Bitkilerle Birlikte Ekimi
    Ekimden sonra fazla yağış alan tarlalarda toprak yüzeyinde kalın bir kaymak tabakası oluşur. Küçük tohumlu baklagil yem bitkilerinin çimlenen tohumları ise bu kaymak tabakasını kırıp toprak yüzüne çıkamazlar.
    Bu nedenle küçük tohumlu baklagil yem bitkileri, çoğunlukla kaymak tabakasını kırabilen arpa gibi bazı bitkilerle birlikte ekilirler. Arpa ve küçük tohumlu yem bitkileri aynı sıraya ekildiğinden kaymak tabakasını kolayca kıran arpa fideleri yem bitkilerinin toprak yüzeyine çıkmalarına yardımcı olurlar.
    Doğu Anadolu Bölgesi'nde yonca ve fiğin arpa ile karıştırılarak ekilmesi yaygındır. Küçük tohumlu yem bitkileri çıkışını kolaylaştıran bu bitkilere "Yardımcı Bitkiler" denir. Yem bitkilerinin koruyucu bir bitki ile ekimi, genellikle ilkbahar ekiminde uygulanır. Ayrıca çok yıllık yem bitkileri tesis yılında çok yavaş gelişirler ve fazla boylanmazlar. Bu nedenle yabancı otlarla rekabetleri zayıftır. Bu nedenle koruyucu bir bitki ile birlikte ekilirler. Koruyucu bitki olarak çoğunlukla hububat kullanılmaktadır. Koruyucu bitki ilk yıl tarladan gelir sağlanmasına, yabancı otların istilasının önlenmesine ve toprak erozyonun azalmasına imkan sağlar.
    Bununla birlikte, koruyucu bitkinin ışık, su ve bitki besin maddeleri yönünden ana ürünle rekabet etmesi, yatmak suretiyle ana ürüne gölge yapması ve koruyucu bitkinin hasadından sonra yazlık yabancı otların tesisi istila etmesi gibi dezavantajları da bulunmaktadır. Koruyucu bitki rekabetini; kısa, erkenci, yatmayan, dik gövdeli ve az yapraklı tahılları tercih etmek, koruyucu bitkiyi mümkün olduğu kadar tarladan erken çıkarmak ve karışıma konulacak olan koruyucu bitki oranını az tutmak suretiyle azaltmak mümkündür.

    Ekim Derinliğinin Ayarlanması
    Her bitkinin değişik tipteki topraklar için uygun ekim derinlikleri vardır. Fazla derine ekilen tohumlar, çimlenebilseler dahi, toprağın derin tabakalarında oksijen azlığı ve tohumların yedek besin maddelerinin yetersizliği nedeniyle toprak yüzüne çıkamazlar. Aynı şekilde çok sathi ekilen tohumlar da ya çimlenemezler veya çimlenebilseler dahi çeşitli etkenler, bilhassa kuraklık ve don nedenleriyle gelişme imkanına sahip olamazlar. Genel olarak yem bitkileri tohumlarını hafif topraklarda daha derin, ağır topraklarda daha yüzlek ekmek gerekmektedir. Bu konuda genel bir bilgi aşağıda verilmiştir.

    Tablo 1: Değişik Topraklarda Yem Bitkilerinin Ekim Derinlikleri
    Tohum Büyüklüğü --Bitki Türü -------Ekim Derinliği (cm)
    --------------------------------Ağır Toprak-- Hafif toprak
    Ufak Tohumlar--Kelp Kuyruğu, ak üçgül,aktavus otu --0.5-1.5--1.5-2.5
    Orta Tohumlar--Yonca, taş yoncası, çayır üçgülü, ayrıklar, brom---1.5-2.0--2.5-3.5
    İri Tohumlar--Korunga, bezelye, fiğ, sorgum---2.5-4.0---4.0-7.5

    Yem Bitkilerinin Karışım Halinde Ekimi
    Doğal otlatma alanlarında nadiren saf bir bitki türü bulunur. Çoğunlukla birkaç türün çoğunlukta olduğu, diğer bitki türlerinin ise daha az ve değişik oranlarda bulunduğu karışımlar yaygındır. Yem bitkileri tarımında buğdaygil ve baklagil yem bitkileri saf olarak yetiştirildiği gibi, bu iki bitki grubundan bazı bitkilerle karışımların ekildiği üretimlere de geniş yer verilmektedir. Karışımlar, en az bir buğdaygil ve bir baklagil olacak şekilde düzenlemelidir. Bunun yanında karışımların ot veya tohum üretimine uygun olması, olgunlaşma zamanlarının uyuşması, türlerin toprak ve iklim isteklerinin uygun olması gibi bir dizi faktörler göz önüne alınmalıdır.
    Karışımların ekim şekli de önemli olup genel olarak karışıma giren türler 3 ana yöntem ile ekilebilirler. Bunlar;
    - Türler aynı sıraya karışık olarak ekilebilirler,
    - Türler aynı sıralara ancak alternatif sıralar halinde ekilebilirler
    - Türler çapraz olarak ekilebilirler.
    Düzenli yağış alan bölgelerde veya sulanan alanlarda karışımların ekim şekli verimi fazlaca etkilemez. Kurak alanlarda ise, türlerin aynı sıralara ancak alternatif sıralar halinde yapıldığı ekimlerde daha fazla verim alındığı görülmüştür. Çünkü kurak alanlarda buğdaygiller baklagillerden daha önce büyümeye başlarlar. Erken ilkbaharda buğdaygiller nemi, baklagillerin aleyhine kullanırlar. Bu nedenle aynı sırada karışık olarak bulunan baklagiller zayıf olarak gelişirler.
    Alternatif olarak yapılan ekimlerde bu sakınca ortadan kalkar. Yapılan araştırmalarda alternatif ekimlerin % 25 daha fazla verim sağladığı gibi elde edilen otun içerisinde baklagil yem bitkilerinin oranı daha yüksek olduğu için otun daha besleyici ve kaliteli olduğu tespit edilmiştir.
    Çapraz ekimlerin verimleri ise diğer iki metod arasında kalmıştır. Meyilli ve erozyona açık alanlarda çapraz ekim ile küçük adacıklar oluşur. Böylece toprak erozyonu ve su kaybı büyük ölçüde azalır.
    Yem bitkileri tarımında baklagil ve buğdaygil yem bitkileri karışımlarının bazı avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Yem bitkilerini karışım halinde yetiştirmenin avantajları şu şekildedir;

    - Ekim hataları tüm türleri aynı şekilde etkilemediğinden, karışımların verimleri genelde daha yüksektir.
    - Karışımlarda baklagilin bulunması nedeni ile daha üniform ve kaliteli ot ürünü alınır.
    - Üretilen otun protein ve besleme değeri yüksek olur.
    - Karışımlardaki buğdaygil yem bitkileri toprak erozyonunu, baklagiller ise don kabarmasını önler.
    - Karışımlar yabancı ot istilasına daha dayanıklıdır.
    - Saf ekimden daha uzun süre verimliliklerini korurlar.
    - Bazı baklagil yem bitkilerinden kaynaklanan şişme tehlikesi, karışımlarda daha azdır.
    - Buğdaygil yem bitkileri bazı baklagil yem bitkilerinin yatmasını ve çürümesini önlerler.
    - Karışımların otları daha iyi kurur ve silaj yapılması halinde daha başarılı sonuçlar alınır.
    - Karışımlarda otlayan veya otları ile beslenen hayvanlarda daha yüksek performans görülür.
    - Karışımlarda baklagillerin bulunması nedeni ile toprakta organik madde ve azot oranı daha çok artar.

    Yem Bitkilerini Karışım Halinde Yetiştirmenin Dezavantajları ise şunlardır;
    - Özel ekim makinalarına ihtiyaç vardır. Karışımların ekimi, özellikle tane iriliği farklı olan türlerin birlikte ekimi çok güçtür.
    - Karışımlardaki türlerin fide gelişimleri farklıdır. Kuvvetli fideleri bulunan türler, karışımda diğer türlerin aleyhine gelişebilirler.
    - Karışımdaki baklagillerin korunması güçtür. Baklagillerin hayvanlar tarafından daha fazla otlanması nedeniyle karışımlarda daha çok yıpranırlar
    - Azotlu gübreler buğdaygil yem bitkilerinde, fosforlu ve potasyumlu gübreleme baklagil yem bitkilerinde olumlu etkiler yaparlar. Ortak gübreleme yapılması oldukça güçtür.
    - Ot üretimi için her iki bitkinin en uygun devresinin yakalamak zordur.
Working...
X