Yeryüzü, ekosistemi içersisinde toprakların yerine getirdikleri görevler veya bu sistemdeki fonksiyonlar aşağıda tartışılmıştır.
1- Bitki ve Hayvanlar için dayanan oluşturur.
Tüm yaşayan varlıkların gerek çeşitlilikleri ve gerekse üretkenlikleri büyük ölçüde toprağa bağlıdır. Günümüzde, topraksız tarım, yeni bir üretim yöntemi olarak sunuluyor ise de, bu tür üretim modellerinin kütlesel üî-etimler için kullanılabilmesi veya sürdürülebilir bir üretim modeli olarak tanımlanabilmesi, mevcut koşullar için söz konusu değildir. Diğer taraftan çevre ve sağlık bilinci arttıkça, yapay üretim ortamları veya doğal olmayan yetiştirme tekniklerinin, ürün nitelikleri üzerine etkileri daha iyi anlaşıldıkça, doğal üretim modelleri daha çok tercih edilmektedir. O halde topraklar, doğal ve temel yetiştirme ortamlarıdırlar.
2-Su düzenini kontrol eder.
Yeryüzüne düşen tüm yağışların ve yüzey akış sularının yeryüzündeki hareketi, depolanması ve döngüsü toprak aracılığı ile gerçekleşir. Bu su hareketi toprak sistemi tarafından etkilenir ve bu hareket toprağı etkiler. Yerküremiz de hidrosferden sonra en çok su toprakta depolanır. Yine toprağa giren ve depolanan su çok değişik amaçlarla kullanılabilir halde tutulur veya kullanılabilecek hale getirilir. Toprak sistemi, atmosfer, hidrosfer ve biyosfer arasındaki su hareketinde aracılık eder. Aynı yağış koşullarında toprağın niteliklerine bağlı olarak, bataklıklarda, çöl kuraklığı da oluşabilir.
3-Kirleticileri filtreler ve tamponlar.
Organik veya inorganik kökenli kimyasallar, yeryüzünde değişik amaçlarla kullanıldıktan sonra yine çeşitli yollarla toprağa intikal ederler. Çoğu son derece de tehlikeli ve zararlı olan bu kimyasallar topraktaki mineraller veya mikroorganizmalar tarafından filtrelenir, ani değişikliklere neden olmaması için tamponlanır, ayrıştırılır, toksik etkileri azaltılır veya geçici sürelerle tutulurlar. Bu sayede, potansiyel kirleticilerin, canlılar, hava ve su üzerine tehlikeli etkileri belli bir düzeye kadar önlenmiş olur.
4-Besin elementleri döngüsünü sağlar.
Doğadaki,karbon, azot, fosfor gibi hayat acısından vazgeçilmez besin elementleri toprakta depolanır,taşınır ve dönüştürülür. Bitkilerin en fazla ihtiyaç duydukları azotun
birincil kaynağı atmosferdir. Fakat çoğu bitki bunu doğrudan atmosferden alamaz. Mutlaka toprakta belli formlara dönüştürülerek depolanması ve zaman içerisinde bitkinin ihtiyacına göre sunulması gerekir. Diğer taraftan, kayaların parçalanıp ayrışması sonucu serbest hale geçen birçok besin elementi, toprak tarafından depolanır ve zaman içerisinde bitkinin kullanımına sunulur. Bu yolla organik forma dönüşen besin elementleri, daha sonra tekrar ölü bitki dokuları ile toprağa intikal eder ve yine bazı ayrışma süreçleri sonunda bitkilerin kullanabileceği forma dönüştürülür. Öz olarak, tabiatta bulunan bitki besin elementleri, sürekli organik ve inorganik formalara dönüşür. Bu döngüde, temel dönüşüm ortamı olarak toprak görev alır. t
5. Toprak, her türlü yapının (ev, yol, fabrika vs.) temelini oluşturur.
İnsanoğlu, günlük hayat ve gelişme için ihtiyaç duyduğu her türlü yapılaşmayı topraklar üzerinde gerçekleştirmektedir. Yerleşim, ulaşım, ve üretim tesislerimizi topraklar üzerinde inşa etmekteyiz. Çoğu zaman yeterince dikkat edilmemekle birlikte, bu amaçla kullanımlara toprakların tepkileri oldukça farklıdır ve bu tepkiler sürdürülebilir toprak kullanımı açısından oldukça önemlidir. Çoğu zaman, üzerine ev yapmak için her toprağın uygun olabileceği düşünülürse de, bu kanaat oldukça yanlıştır. Zira, farklı toprakların zemin mekaniği özellikleri de oldukça farklıdır. Dolayısıyla, toprakların taşıma kabiliyetleri, sıkışabilirlikleri, hareketlilikleri veya stabiliteleri büyük farklılıklar gösterir. Diğer taraftan, toprak özelliklerin herhangi bir kullanım altında problem yaratmıyor olması, tek başına toprağın sözkonusu kullanıma uygun olduğuna karar vermemiz için yeterli değildir. Eğer bu toprak başka bir kullanım için, teknik ve ekonomik gerekçelerle daha uygun ise toprağın ilk kullanım için uygunluğu üzerinde durmamak gerekir.
Yine topraklar zaman sonra üzerindeki antik ve arkeolojik değerleri örterek korumak gibi bir fonksiyona da sahiptir.
Yukarıda, toprağın üstlendiği fonksiyonlar kısaca açıklanmaya çalışılmıştır. Görüldüğü gibi topraklardan beklenenler çok farklı amaçlara yönelik olmaktadır. Yani bitki yetiştirmek için arzu edilen toprak özellikleri ile çöp depolamak için arzu edilen toprak özelliklerinin bir birinden farklı olacağı açıktır. İlkinde hava ve su iletkenliğinin iyi olması arzu edilirken, ikincisinde kirleticilerin yeraltı su kaynaklarına ulaşmaması için geçirgenliğin çok düşük olması istenir.
Kaynak: Bitki Üretiminde kullanılan ortam materyalleri
Prof. Dr. Mesut AKGÜL
1- Bitki ve Hayvanlar için dayanan oluşturur.
Tüm yaşayan varlıkların gerek çeşitlilikleri ve gerekse üretkenlikleri büyük ölçüde toprağa bağlıdır. Günümüzde, topraksız tarım, yeni bir üretim yöntemi olarak sunuluyor ise de, bu tür üretim modellerinin kütlesel üî-etimler için kullanılabilmesi veya sürdürülebilir bir üretim modeli olarak tanımlanabilmesi, mevcut koşullar için söz konusu değildir. Diğer taraftan çevre ve sağlık bilinci arttıkça, yapay üretim ortamları veya doğal olmayan yetiştirme tekniklerinin, ürün nitelikleri üzerine etkileri daha iyi anlaşıldıkça, doğal üretim modelleri daha çok tercih edilmektedir. O halde topraklar, doğal ve temel yetiştirme ortamlarıdırlar.
2-Su düzenini kontrol eder.
Yeryüzüne düşen tüm yağışların ve yüzey akış sularının yeryüzündeki hareketi, depolanması ve döngüsü toprak aracılığı ile gerçekleşir. Bu su hareketi toprak sistemi tarafından etkilenir ve bu hareket toprağı etkiler. Yerküremiz de hidrosferden sonra en çok su toprakta depolanır. Yine toprağa giren ve depolanan su çok değişik amaçlarla kullanılabilir halde tutulur veya kullanılabilecek hale getirilir. Toprak sistemi, atmosfer, hidrosfer ve biyosfer arasındaki su hareketinde aracılık eder. Aynı yağış koşullarında toprağın niteliklerine bağlı olarak, bataklıklarda, çöl kuraklığı da oluşabilir.
3-Kirleticileri filtreler ve tamponlar.
Organik veya inorganik kökenli kimyasallar, yeryüzünde değişik amaçlarla kullanıldıktan sonra yine çeşitli yollarla toprağa intikal ederler. Çoğu son derece de tehlikeli ve zararlı olan bu kimyasallar topraktaki mineraller veya mikroorganizmalar tarafından filtrelenir, ani değişikliklere neden olmaması için tamponlanır, ayrıştırılır, toksik etkileri azaltılır veya geçici sürelerle tutulurlar. Bu sayede, potansiyel kirleticilerin, canlılar, hava ve su üzerine tehlikeli etkileri belli bir düzeye kadar önlenmiş olur.
4-Besin elementleri döngüsünü sağlar.
Doğadaki,karbon, azot, fosfor gibi hayat acısından vazgeçilmez besin elementleri toprakta depolanır,taşınır ve dönüştürülür. Bitkilerin en fazla ihtiyaç duydukları azotun
birincil kaynağı atmosferdir. Fakat çoğu bitki bunu doğrudan atmosferden alamaz. Mutlaka toprakta belli formlara dönüştürülerek depolanması ve zaman içerisinde bitkinin ihtiyacına göre sunulması gerekir. Diğer taraftan, kayaların parçalanıp ayrışması sonucu serbest hale geçen birçok besin elementi, toprak tarafından depolanır ve zaman içerisinde bitkinin kullanımına sunulur. Bu yolla organik forma dönüşen besin elementleri, daha sonra tekrar ölü bitki dokuları ile toprağa intikal eder ve yine bazı ayrışma süreçleri sonunda bitkilerin kullanabileceği forma dönüştürülür. Öz olarak, tabiatta bulunan bitki besin elementleri, sürekli organik ve inorganik formalara dönüşür. Bu döngüde, temel dönüşüm ortamı olarak toprak görev alır. t
5. Toprak, her türlü yapının (ev, yol, fabrika vs.) temelini oluşturur.
İnsanoğlu, günlük hayat ve gelişme için ihtiyaç duyduğu her türlü yapılaşmayı topraklar üzerinde gerçekleştirmektedir. Yerleşim, ulaşım, ve üretim tesislerimizi topraklar üzerinde inşa etmekteyiz. Çoğu zaman yeterince dikkat edilmemekle birlikte, bu amaçla kullanımlara toprakların tepkileri oldukça farklıdır ve bu tepkiler sürdürülebilir toprak kullanımı açısından oldukça önemlidir. Çoğu zaman, üzerine ev yapmak için her toprağın uygun olabileceği düşünülürse de, bu kanaat oldukça yanlıştır. Zira, farklı toprakların zemin mekaniği özellikleri de oldukça farklıdır. Dolayısıyla, toprakların taşıma kabiliyetleri, sıkışabilirlikleri, hareketlilikleri veya stabiliteleri büyük farklılıklar gösterir. Diğer taraftan, toprak özelliklerin herhangi bir kullanım altında problem yaratmıyor olması, tek başına toprağın sözkonusu kullanıma uygun olduğuna karar vermemiz için yeterli değildir. Eğer bu toprak başka bir kullanım için, teknik ve ekonomik gerekçelerle daha uygun ise toprağın ilk kullanım için uygunluğu üzerinde durmamak gerekir.
Yine topraklar zaman sonra üzerindeki antik ve arkeolojik değerleri örterek korumak gibi bir fonksiyona da sahiptir.
Yukarıda, toprağın üstlendiği fonksiyonlar kısaca açıklanmaya çalışılmıştır. Görüldüğü gibi topraklardan beklenenler çok farklı amaçlara yönelik olmaktadır. Yani bitki yetiştirmek için arzu edilen toprak özellikleri ile çöp depolamak için arzu edilen toprak özelliklerinin bir birinden farklı olacağı açıktır. İlkinde hava ve su iletkenliğinin iyi olması arzu edilirken, ikincisinde kirleticilerin yeraltı su kaynaklarına ulaşmaması için geçirgenliğin çok düşük olması istenir.
Kaynak: Bitki Üretiminde kullanılan ortam materyalleri
Prof. Dr. Mesut AKGÜL

