2012 Bereket Tv Bitki Besleme
Mehmet Emin Şahin (Tarım Bakanlığı Müşaviri)
Sadettin Çakır ( İstanbul İl Özel İdare Zıraat Mühendisi)
M.E.Ş : Potasyum denilen bitki besin maddesi Azottan sonra en çok kullanılan elementtir. Bitkide ne işe yarar,görevi nedir?
S.Ç : Kök yapımı ve su alımını saglamaktadır bitkide. Daha sonradan enzimler üzerine karbonhidratlar üzerine etkisi vardır. Çiftçilerin en çok kullandığı bir tabir vardır Dal,Döl,Bal bunu söylerken potasyum denilince aklımıza bal gelebilir. Potasyum hücre zarının tuglasıdır kalsiyum ise çimentosudur. İkisi mutlaka bir arada olmalıdır. 1. Derece ki görevi budur. Potasyum eksikliğinde en çok rastlanan olay ise sulama eksikliğinden kaynaklanan besin maddeleri engenlenmeye başlıyor. Bitki yapraklarında önce sararma sonra kahverengileşme ve en son ise geriye doğru ölümler meydana gelmektedir. Bitkideki aroma ve kalitenin yanında eksikliinde ise hastalıklara yer açıyor ve buna zemin hazırlamakta oluyor. Özellikle meyvelerde.
M.E.Ş : Potasyum kullanımı için çiftçilerimize neler önerebilirsiniz? Çünkü çiftçilerimiz fosforu daha çok kullanıyor,özelliklede 3*15 i baz alıyorlar.
S.Ç : Türkiye topraklarında potasyum yeterli miktarda var olduğunu göstermekte ancak bize gelen toprak tahlillerinde %80e yakın gelen tahlil sonuçlarında aşırı kalsiyum fazlalığı,bunun anlamı is aşırı kalsiyum fazlalığı bu yani potasyum alımı olmadığını gösterir. Buda potasyum miktarlarında çok az olduğunu gösteriyor Türkiye topraklarında.
M.E.Ş : Arazimizde toprak tahlili yaptırdık ve potasyum miktarı yeterli çıktı biz sadece bunu göz önünde bulundurarak hareket etmelimiyiz yoksa yaprak tahlilide yapmalımıyız?
S.Ç : Öncelikle toprak tahlilinde kalsiyum değerlerine bakmamız gerekiyor,eğerki kalsiyum yüksek ise potasyum burda engellenebilir. İlerki dönemde potasyum miktarında değişmeler meydana geliyorsa yaprak tahlili yapılablir. Ona görede tedbir alınabilir. Potasyum azlığında da fazlalığında da kalsiyum ile doğru orantılıdır. Potasyum fazlalığında kalsiyum ve magnezyum alımı direk engellenir. Potasyum gübrelemesi erken ilkbaharda veya gerekli durumlarda yapılmalıdır. Meyvenin düşmeden önceki zamanalarında verilmesini öneriyoruz. Eğerki bitkinin aciliyeti yoksa ciddi değil ise bitkiye ek desteği topraktan değilde yapraktanda yapabiliriz.
M.E.Ş : Türkiyede Karadeniz bölgesi hariç diğer yerlerimizde kalsiyum miktarının fazlalığı yani çiftçimizin deyişi ile kireçlenmenin fazla olduğunu görebiliyoruz. Bunu söylemek doğrumudur sizce?
S.Ç : Yağış miktarının 1000 metreküpün üzerinde ise yani Karadenizin Samsundan sonraki bölgelerinde bu tür gübreyi Kalsiyum Amonyum Nitrat’ı kullanabiliriz. Onun dışında diğer bölgelerde kalsiyumun fazla olduğu gübreyi kullanması pek uygun değildir. Kalsiyum fazlalığı bitkide potasyumu engeller ve geriye doğrumu ölümüde meydana getirir. Ayrıca yakma durumu ortaya çıkar.
M.E.Ş : Kalsiyumun bitkideki etkisi nedir? Ne işe yarar?
S.Ç : Kalsiyum bütün incelemelerde fizyolojik hastalıkların oldugu gözlemlenmiştir. Bitkideki görevi ise birinci derecede dayanıklık saglamaktır. Bitkiinin yaprakların kalsiyum kılları denilen ince damarlanmalar vardır. Bunlar koruyucu bir tabakadır. Bitkiyi böceklerden korur. Üzerinde bizim tabir ettiğimiz Asidik Asit vardır. Bu kıla değen böcek yani Asidik Aside değen böcek burda durmak istemez ve başka bir btkiye daha zayıf olan bitkiye yönelir. Tüylü bitkilerin hepsinde bu kıllar mevcuttur.
M.E.Ş : Kalsiyum eksik olduğu zaman asıl belirtisi nasıldır? Çiftçimiz bunu nasıl anlayabilir?
S.Ç : Özellikle meyvelerde çiçeklerde çok daha belirgin olur. Sebzelerde çiçek hastalıkları belli eder. Çiçek ucu kurukkuğu belli eder. Meyvelerde Acı benek hastalığı ile belli olur. Özellikle yağmur yağdıktan sonra kabuk çatlaması olur. Bunun olmasını istemiyor isek kalsiyum dengesini iyi sağlamamız gerekiyor.
M.E.Ş : Çatlamanın en büyük nedeni Kalsiyumdur. Peki bunun yanında çatlamayı aktif hale getiren başka bir sebep varmı?
S.Ç : 1. Neden olarak kalsiyumu ele alırsak 2. Bir neden ise burda başka bi dengesizliğin olduğu ortaya çıkar. En büyük dengesizlik ise azot fazlalığıdır. Azotu aşırı verdiğiniz zaman kalsiyumu engellediği için tekrar bi dengesizlik meydana geliyor. Bu aynı şekilde potasyumda da görülür. Fazla verildiği zaman tekrar kalsiyum eksikliği olur ve yine bir dengesizlik meydana gelir. Özellikle azot ve kalsiyumun dengesini çok iyi sağlamalıyız.
M.E.Ş : Kalsiyumun bitkide başka ne gibi etkileri vardır?
S.Ç : Kalsiyumun etkisi bitkide tarlada başlar depoya kadar hatta bir çok bitkide kış soğukluğuna karşın dayanıklılığıda devam eder. Aşırı kalsiyum olması da iz element eksikliğine neden olur yani etkiler. Geriye doğru ölüm meydana gelir.
M.E.Ş : Magnezyum elementi bitkide ne işe yarıyor? Bitkinin sağlığı açısından ne gibi bir önemi vardır?
S.Ç : Bitkinin yaprağına rengini veren maddedir. Yeşilliğinin nedenidir. Stomaların hareket yönünü fotosentezi meydana getirip rengi verir. Magnezyumdaki eksiklikler ile fazlalığındaki belirtiler birbirine çok yakındır. Benzer etki göstermekedir. Eksikliğindeki belirtiler ise azot eksikliği ile aynı olmakla birlikte damarlanmada sorun çıkartır. Yaprak kenarlarında içeriye dogru sararmaya neden olur. Fazlalığında ise önce mavileşme olur daha sonra aşırı mavileşmeyle devam eder ve mavilikten sonra sarıya döner. Bitkide eksiklik var ise takviye edilip dengeleyebiliriz. Fazla ise topragı sulayarak dengeye bırakıcaz.
M.E.Ş : Gübreleme yapılırken nerden başlamalı nasıl bir gübreleme yapmalıyız?
S.Ç : Taç iz düşüm alanı dediğimiz bitkinin en son dalın en ucundaki yaprağın oldugu hizaya kadar olan alana kadar kök olduğu için gübrelemeyi bu alanda yapılarak daha verimli hale getirebiliriz. Bu alanun altında kılcal damarlar olduğu için besleme yapılabilir.
M.E.Ş : Alanımız büyük ise gene aynı şekilde mi gübreleme yapmalıyız?
S.Ç : Bazı aletler yardımı ile topragın 5-10cm altına kadar inebilen ve daha verimli bir şekilde gübrelemeyi yapabilen,zarar vermeden bunu gerçekleştiren bir yöntemdir. Dairesel hareket yaparak bunu yapabiliriz.
M.E.Ş : Demir elementi ile ilgili söyleyebiliceginiz veya önerebilceginiz neler vardır?
S.Ç : Türkiyedeki toprakların çogu demirlidir. Bitkide eksiklik fazla olmaz. Eksikliğinin belirtisi sararmasıdır. Çiftçimiz her sararmayıda demir eksikliği sanmamalıdır. Çiftçimiz şelat kelimesini duymuştur. Demirde bu tür bi görevi ele almıştır. Demir itkinin alıcagı besin maddelerini toplu bir grup halinde almasıdır. Bunu demir yardımcılığı ile yapmaktadır.
M.E.Ş : Bitkideki sararmayı çiftçimiz demir eksikliği olduğunu nasıl anlayabilir. Bunu nasıl ayırt edebilir?
S.Ç : Demir ağır element olduğu için en uç yapraktaki damarlar bile yeşil olur ama diğerleri sararmış olur. Yaprak üstü damarlar yeşildir ama arasındaki damarlar ise sararmıştır. Bunun nedenininde demir eksikliğine bağlayabiliriz.
M.E.Ş : Önemli olan bir besin elementi olan çinko bitkide ne işe yarar? Görevi nedir?
S.Ç : Bitkide çinko söylendiği zaman en başka gelir. Adeta bir orkestra şefi gibidir. Enzim alımını yönlendirir su alımını etkiler,köke etkisi gibi bir çok şeye etki eder. Bütün elementleri etkiler. Çinko eksikliği ile diğer elementlerinde eksik olması ile birlikte kökte kuruma meydana gelir ve artık yaprakta yavaş yavaş sararmaya başlar. Bununla birlikte başka eksikliklerde başlar. Bitki elementlerinin yöneticisi olarakta söyleyebiliriz. Tarım bakanlığınında bir açıklamasında çinko ve bor eksikliğini tamamlayıp dengeli bir besin maddesi taşıyan bitkide %25 verim artışı görülmüştür. Çinkonun eksikliğinde meydana gelen hususlar ise yapraklarda buruşma damar aralarının açılması ve rozetleşme gibi olayları görebiliriz. Yapraklar birbirlerine daha çok yanaşır ve uç kısımlardan sararmaya başlar. Bu olayı karıştıranlarda var. Virüslerde aynı etkiyi yaptığı için değişebiliyor. Bakterideki fark akıntıdır virüsteki fark ise meme ucu gibi çıkıntı olup kendini gösterir. Yaprak kırılgan olabiliri. Yaprakta esneklik var ise çinko eksikliğide vardır.
M.E.Ş :Buğday ve mısırdaki etkisi nasıl olur çinkonun?
S.Ç : İki bitkide de kısa kalma ve gelişme bozukluğu görülür. Tohumlarda danesiz başaklar meydana geliyor.
M.E.Ş : Çiftçimiz çinko eksikliğini nasıl giderebilir ne gibi yöntemler kullanabilirler?
S.Ç : Tahıllarda daha çok eksik olduğu görüldüğü için çinkolu gübreler artık kullanımda ekimden önce gübreleme yapılarak bunu giderebilirler. Yeşillenme dönemlerin ilk dönemlerinde bariz belli olur. Yapraktan bir uygulama ile bunun üstesinden kolayca gelebilrler.
M.E.Ş : Bor ülkemizde yeterli olarak görülmesine ragmen son yıllarda bor ile ilgili gübrelemelerde başladı bununla ilgili neler söyleyebiliriz?
S.Ç : Bor,diğer gübre arızalarından dolayı ortaya çıkmaktadır. Dengesiz element alımı boru engellediği için eksikliği ortaya çıkmaktadır. Bor eksikliğinde ve fazlalığında bitkiyi direk ölüme ötürdüğü için dengeli besin verimine dikkat etmekte fayda vardır.

