Compose
İng: Compose > Okunuşu: kımpoz >Türkçesi: YAPIM (Şiir,şarkı,sanat eseri)
26.006 tarım, bahçe, peyzaj, bitki ve teknik terim.
İng: Compose > Okunuşu: kımpoz >Türkçesi: YAPIM (Şiir,şarkı,sanat eseri)
Bileşmiş, oluşmuş
Kompozit Malzeme
Kompozit Esaslı Roket Yakıtı
Bileşim
Bileşim, oluşum
İng: Composition > Okunuşu: kompızişın >Türkçesi: KOMPOZİSYON, BİRLEŞİK
Bileşik
İng: Compound > Okunuşu: kompaund >Türkçesi: BİRLEŞİK, BİLEŞİK
Bileşik
Bileşik Faiz
Kıyılmış tütünün doldurma yeteneği ile ilgili özelliği.
Sıkıştırma(k), bastırma(k)
Sıkıştırma
Sıkıştırılmış pastil
Sıkıştırılmış tablet
Sıkışırlık
Sıkışırlık çarpanı
Sıkıştırma, bastırma
Sıkıstırıcı, basaç
Kompresör
İng: Compromise > Okunuşu: komprımayz >Türkçesi: UZLAŞMA
Uzlaşma
Bilgisayar
İng: Computer > Okunuşu: kompitür >Türkçesi: KOMPÜTÜR,BİLGİSAYAR
Bilgisayar
Bilgisayar Destekli Tasarım
Bilgisayarlı Otomasyon
Bilgisayar Destekli Atış Kontrol Sistemi
Hesaplama
İçbükey
Rıza
İng: Concentrate > Okunuşu: konsıntreyt >Türkçesi: KONSANTRE,YOĞUN
Konsantre deri çözeltisi
Daldırma konsantresi
Konsantre daldırma emülsiyonu(Vet.)
Konsantre daldırma çözeltisi(Vet.)
Konsantre daldırma süspansiyonu(Vet.)
Konsantre gargara çözeltisi
Konsantre hemodiyaliz çözeltisi
Konsantre rektal çözeltisi
Balık tedavisi için yoğun çözelti(Vet.)
Konsantre infüzyon çözeltisi
Konsantre enjeksiyonluk çözelti
Derişik
Derişim
Derişim
Deriştirici
İng: Concept > Okunuşu: konsept >Türkçesi: GENEL FİKİR,DÜŞÜNCE,ANLAYIŞ-I have no conception why
Kavram, Konsept
Konsept Gösterim Safhası
Konsept Belirleme
İng: Concern > Okunuşu: konsörn >Türkçesi: 1.İLGİLENDİRMEK 2.ÜZÜLMEK
İng: Concern > Okunuşu: konsöön >Türkçesi: İLGİ,ÜZÜNTÜ,ENDİŞE
İng: Concert > Okunuşu: kansıt >Türkçesi: KONSER
İmtiyaz
Uzlaşma
İng: Conclude > Okunuşu: konkluud >Türkçesi: 1.SONUCA ULAŞMAK 2.KARAR VERMEK
Vargı, sonuç
İng: Conclusion > Okunuşu: kınkıluşın >Türkçesi: KARAR,SONUÇ
Eşlik eden
Uyumlu
Beton Santralı
Yardımcı ilaçlar
Eş - zamanlı
Aynı Zamanlı
Eş - zamanlı validasyon/onay/geçerlilik
İng: Condemn > Okunuşu: kındem >Türkçesi: 1)CEZALANDIRMAK 2)MAHKUM ETMEK(veya zorunlu kılmak)
Yoğunlaşabilir, yoğuşabilir
Bir tutucuda toplanmış bulunan tütün dumanının katı ve sıvı fazı.
Yoğuşuk madde
Yoğunlaşma
Yoğuş(tur)ma, yoğunlaşma
Yoğun
Yoğuşmak.
Yoğuş(tur)mak,yoğunlaş(tır)mak
Yoğuşuk, yoğunlaşmış
Yoğunlaştırıcı
Yoğuşturucu, yoğunlaştırıcı
İng: Condition > Okunuşu: kındişın >Türkçesi: DURUM, ŞART
Kondüsyon.
Koşul, durum
Koşullu
Termo -Vakum.
Tavlama silindiri.
Şartlar.
İng: Conduct > Okunuşu: kondakt >Türkçesi: DAVRANIŞ, TAVIR,YOL GÖSTERMEK
İletkenlik
İletken olma özelliği
İletim
İletken Tabaka
İletkenlik ölçer
İletkenlik ölçer,iletim ölçer
İletkenlik ölçümü
İletken
İletken
İng: Cone > Okunuşu: kon >Türkçesi: 1)KONİ 2)KÜLAH (Dondurma)
İng: Conference > Okunuşu: konfırıns >Türkçesi: KONFERANS
İng: Confess > Okunuşu: kınfes >Türkçesi: İTİRAF ETMEK
İng: Confidence > Okunuşu: konfidıns >Türkçesi: GÜVEN