Amferotoki
Amferotoki, hem erkek hem de dişi üreme hücrelerinin birlikte oluştuğu partenogenez çeşididir.
Tarım, bahçe, peyzaj ve orman kavramları.
İlgili forum konuları yükleniyor…
Amferotoki, hem erkek hem de dişi üreme hücrelerinin birlikte oluştuğu partenogenez çeşididir.
Amfibyumlar, kurbağalar ve semenderleri kapsayan, omurgalı hayvanlar aleminin üçüncü ana sınıfını oluşturan canlı grubudur.
Amfigoni, iki ayrı bireyin birleşerek eşeyli üremeyi gerçekleştirdiği bir çoğalma yöntemidir.
Amfikarp, biçimi veya olgunlaşma zamanı bakımından iki farklı türde meyveye sahip olan bitkileri tanımlayan botanik terimidir.
Amfikaryon, döllenmiş yumurtanın çekirdeğini ifade eden bir terimdir.
Amfinükleus, çekirdek içinde büyük bir karyozoma içeren yapıyı tanımlayan terimdir.
Amfipirenin, hücre çekirdeğini çevreleyen ve çekirdek zarının yapısında bulunan maddedir.
Amfipot, hem yürüme hem de yüzme amaçlı ayaklara sahip olan canlıları tanımlayan bir sıfattır.
Amfistom, vücudun her iki ucunda da vantuz bulunan organizmalar için kullanılan bir terimdir.
Amfitezyum, spor kapsülünü dışarıdan saran ve koruyan çevre dokulardır.
Amfitropal, tohum göbeği yumurtacığın bir yanının ortasına denk gelen ve yumurtacığı ters dönmüş tohumları tanımlayan bir terimdir.
Amidaz, karbon-azot bağlarını hidroliz yoluyla parçalayan ve hydrolazlar grubuna dahil olan enzimlerdir.
Amidostonuaz, Amidostom türü nematodların kaz palazlarında yol açtığı ve ölümcül seyredebilen bir hastalıktır.
Amilaz, glüsitlerin hidrolizini sağlayan enzim grubunun genel adıdır.
Amilodekstrin, nişastanın amilaz enzimi ile parçalanması sonucunda oluşan ve iyotla morumsu kırmızı renk veren bir üründür.
Amiloplast, bitkisel gözenin sitoplazma kısmını ifade eden bir yapıdır.
Amilostatolit, statolit işlevi gören bir nişasta granülü.
Aminizasyon, toprak içindeki proteinlerin ve ilgili bileşiklerin mikroorganizmaların enzimleri aracılığıyla parçalanarak pepton ve amino asit gibi daha basit organik azot
Aminleşme, proteinlerin mikrobiyolojik süreçlerle ayrışarak amino bileşiklerine dönüşmesi olayıdır.
Amino, organik bileşiklerin yapısında bir amin grubunun varlığını gösteren terimdir.
Amip, kökayaklılar grubundan, Amoebozoa takımına dahil olan tek hücreli bir canlı cinsidir.
Amitler, amonyak ile organik asitlerin birleşmesi sonucu oluşan bileşiklerin genel adlandırmasıdır.
Amiyıoz, sinapsis evresinde kromozomların eşleşmemesi durumu.
Amniyonsuzlar, embriyo gelişimlerinde amniyon zarı bulunmayan yuvarlakağızlılar, balıklar ve amfibyumlar gibi ilkel omurgalı hayvan grubudur.
Amoeboizm, serbest kalan hücrelerin amip benzeri şekilde uzantılar oluşturarak yer değiştirmesi olayını tanımlayan bir süreçtir.
Amonîfikasytm, mikroorganizmaların salgıladığı enzimler aracılığıyla organik maddelerin parçalanarak azotun amonyak formuna dönüştüğü süreçtir.
Amonyak zamkı, maydanozgiller bitkilerinden elde edilen, amonyakla kısmen çözünme özelliği gösteren ve macun yapımında kullanılan bir reçine türüdür.
Amonyum, amonyak çözeltisinde veya amonyağın asitlerle oluşturduğu tuzlarda bulunan azot ve hidrojen atomlarından oluşan kimyasal gruptur.
Amonyum karbonat, karbonik asidin amonyum tuzu olan ve hamur kabartma maya olarak kullanılan kimyasal bir bileşiktir.
Amonyum nitrat, azot bakımından zengin, suda kolay çözünen beyaz renkli bir tuzdur. Nitrik asidin amonyak veya amonyum karbonat ile tepkimeye girmesiyle elde edilir ve ta
Sınaî veya ticari bir işletmede kullanılan makine ve demirbaş değerlerinin, her yıl belli fiziksel, teknolojik ve hukuksal bir miktarının aşınma payı olarak indirilmesidi
Amöboit hareket, bazı ilkel hayvanlarda yalancı ayak çıkarma yoluyla gerçekleşen en temel hareket şeklidir.
Ampelocissus, asmagiller familyasına ait olup tropik ve subtropik bölgelerde 60'tan fazla türü barındıran bir bitki cinsidir.
Elektrik akımı ölçü birimi.
Amphidasis, pulkanatlıların mühendisböcekleri familyasına ait, larvaları özellikle kayın gibi çeşitli orman ağaçları üzerinde gelişen bir gece kelebeği türüdür.
Amt, Ankut sözcüğüyle eş anlamlı olarak kullanılan ve belirli bir su kuşu türünü tanımlayan bir terim.
Amzartığı, ekin hasadından sonra tarla toprağının yüzeyinde bırakılan sap ve bitki kalıntılarını ifade eden bir terimdir.
Amzavı, ekinlerin hasadı sonrası tarladaki arpa ve buğday taneleriyle beslenmek için gelen kekliklerin yakalanması amacıyla gerçekleştirilen avdır.
An biçmek, tarım alanlarının kenarlarında yetişmiş olan otların biçilmesi işlemidir.
An eldiveni, bal hasadı ile aktarma işlemleri sırasında, özellikle arıların agresifleştiği anlarda kullanılan, ince deri ya da kauçuk malzemeden üretilmiş koruyucu eldive
An gözü, ilkbahar mevsiminde bağ ve asma bitkilerinin çubukları üzerinde oluşan ve açılma aşamasına gelen temel gözlerdir.
An kapanı, erkek arıları yakalamak amacıyla tasarlanmış özel bir avlama veya tahdit düzeneğidir.
Ana ekinekok, köpek tenyası kurtçuğunun ilk gelişim aşamasında oluşan ve daha sonra kız ekinokokları üreterek kumunu doğuran kabarcık yapılı evresidir.
Ana kısım, pulluk gibi tarım aletlerinde uç demirinin toprağı kesme ve kaldırma işlevini yerine getirdiği temel bölümdür.
Ana madde, bitki dokularında hücrelerin arasındaki boşlukları dolduran maddelere verilen addır.
Ana makinası, civcivlerin sağlıklı, normal ve kayıpsız biçimde büyümesini sağlamak amacıyla sıcaklık sunan ve onların barınmasını sağlayan çok yönlü kuluçka veya yetiştir
Ana maskesi, arıcılık faaliyetleri sırasında arı sokmalarından korumak amacıyla yüzü ve boynu örtmek için kullanılan özel bir koruyucu başlıktır.
Ana rüzgâr, kuzey, güney, doğu ve batı gibi temel yönlerden esen rüzgârlar için kullanılan tarımsal bir terimdir.
Anabatik, yükselici hareketi karakterize eden ve belirli bir bölgeden yukarıya doğru esen rüzgâr türüdür.
Anabolizan, anabolizma sürecini kolaylaştıran veya hızlandıran maddedir.
Üzerinde kültür bitkisi yetiştirilen bitkiler.
stock
Anaç tohumluk, orijinal tohumluk materyalinden üretilen, bitki çeşitlerinin genetik özelliklerini koruyan ve sertifikalı tohumluk üretim sürecinin temel kaynağını oluştur
Salvia fruticosa Miller
Anatolian Hawthorn Alıç Crataegus orientalis Rosaceae
(T.aestivum L. ssp. vulgare v. delfii) Beyaz sert buğday grubundan, Orta Anadolu koşulları için en elverişli çeşit olup, kurağa ve kışa dayanıklı, hastalıklara dayanıksız
Genista aucheri Anatolian Needle Furze Leguminosae
Anadolu boz step sığırı, Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde köken alan, boz renkli, inekleri 300-400 kg, boğaları ise 450-550 kg ağırlığında bir yerli sığır ırkıdır.
Anatolian Black Pine Toros Karaçamı Pinus nigra ssp. pallasiana (P. nigra var. caramanica P. nigra var. pallasiana) Pinaceae
Castanea sativa
Anatolian Oak Vallorea Oak Quercus ithaburensis ssp. macrolepis (Q. aegilops Q. macrolepis) Fagaceae
Liquidambar orientalis Anatolian Sweet Gum Hamamelidaceae
Anaeridograf, hava basıncını ölçen ve bu verileri kaydeden yazıcı mekanizmalı körüklü barometre türüdür.
Anaerobik solunum, serbest oksijen kullanılmadan gerçekleşen hücresel enerji üretim sürecidir.
Anafaz, bitki ve hayvan hücrelerinin gerçekleştirdiği mitoz veya mayoz bölünme süreçlerinin üçüncü aşamasıdır.
Anagat, tırmığın dişlerinin takıldığı ve üzerinde delikler bulunan sap kısmıdır.
Anağız, değirmene öğütülmek amacıyla getirilen, yarım çuvaldan az miktardaki tahıl miktarını ifade eden bir terimdir.
Kapalı depolarda çeltik, pirinç, un, bakliyat vb. ürünlerin bir ve bir buçuk çuval genişliğinde yapılabilen çuvallı istif türü. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depol
Analık kalıtımı, erkek gametten etkilenmeyen ve sadece anneden yavrulara aktarılan özelliklerin kalıtım biçimidir.
0,0001 gr. hassasiyetinde, maksimum 200 gr. tartı yapabilen, optik skala donanımlı mekanik veya elektrik ile çalışan terazi.
Fiziksel veya kimyasal muayene. (çözümleme)
Yapılacak analiz için temsili numuneden yeterli miktarda ve usulüne uygun olarak alınan numunedir.
Artık değer elde edebilmek için gereken para ve mal.(Sermaye, kapital)
Anamal sahibi, sermayedar.
Ananasgiller, Farinosae takımına bağlı bir bitki familyasıdır. Çanak ve taç yaprakları ayrıdır. Çiçekler genellikle başak durumundadır ve renkli yüksek yapraklar taşır. Y
Anaplasmoz, sığır, koyun ve keçilerde görülen; Anaplasma cinsi kan parazitlerinin neden olduğu, şiddetli kansızlık belirtileriyle ortaya çıkan ve ilerleyen evrelerde kaşe
Anasız kovan, Arı kolonisinde yumurta üreten ana arının bulunmadığı veya öldüğü durumdaki kovan tipidir.
Pimpinella anisum L.
Pimpinella anisum L.
Yöresel Adı: Rakı Otu-enison-nanahan
Anavalı, suyun ana kanaldan arklara dağıtıldığı yer veya bent başı olarak tanımlanan bir terimdir.
Yöresel Adı: Anber-Anber Kabuğu
Yöresel Adı: Macun Anberi-Akanber
Anbeyi, kovan içinde tek bulunan ve diğerlerinden daha iri yapılı dişi arıdır. Fazla uçmaz, iğnesi kıvrıktır ve temel görevi yumurta bırakmaktır. Ana, Kraliçearı ve Beyan
Ançakısı, arıcılıkta peteğin kovandaki kafes yapısından veya taşıyıcı çerçevesinden çıkarılması, ayrılması işlemidir.
Andezin, plajiyoklas grubuna dahil olan, içeriğinde sodyumlu ve kalsyumlu silikatların belirli oranlarda yer aldığı, toprak oluşumunda rol oynayan bir silis mineralidir.
Arceuthos drupacea
Yöresel Adı: Atgözü-Kızılağaç-andız otu
Inula helenium L.
Inula helenium L.
Andira coriaceae, Saint-Martin adasından elde edilen değerli kızıl renkli kerestenin kaynağı olan bir ağaç türüdür.
Andrachne telephioides, sütleğengiller familyasından bir bitki türüdür. Türkiye'de tarlalar ve anızlarda sıklıkla rastlanan yabanî bir ottur.
Andrographis, Acanthaceae familyasına mensup olup doğal olarak Asya kıtasında yaygın şekilde yetişen otsu veya çalı formunda bitki cinsidir.
Androjenez, yumurtanın veya döllenmiş yumurtanın gelişim sürecinin yalnızca spermanın çekirdeği tarafından yönlendirildiği üreme olayıdır.
Androjiner, çanak ve taç yaprakları değişime uğramamışken erkek ve dişi üreme organları dönüşüm geçirmiş olan katmerli çiçeklerdir.
Andropogon sorghum var, Sudanotu olarak bilinen bitki türüdür.
Andropogoneae, buğdaygiller ailesine mensup, genellikle küçük çiçeklerden oluşan, bazı türleri tek çiçekli başak veya bileşik salkım halinde görülebilen bitkileri kapsaya
Androsas, çuhaçiçeğigiller ailesinden, yaprakları basit olup rozet şeklinde veya bir kolon üzerinde dizilmiş, yaklaşık 90 türü bulunan, yıllık ya da uzun ömürlü otsu bitk