Göbek kesesi
Göbek kesesi, embriyonun blastodermindeki iç zarın dölüt dışındaki bölümünden oluşan geçici organdır.
6.445 denetlenmiş ve yayımlanmış madde. Terimler kalite kontrolünden geçerek yayımlanır. Bilimsel açıklamalar kaynaklı yeni sürümlerle genişletilir. Bu liste çalışma sürdükçe güncellenir.
Göbek kesesi, embriyonun blastodermindeki iç zarın dölüt dışındaki bölümünden oluşan geçici organdır.
Göbek bağlama, kaşar peyniri üretimi sırasında hamurun iki el arasında sürekli çevrilmesiyle ortada göbek benzeri yuvarlak bir uç oluşturma işlemine verilen tekniktir.
Gmç, çoban köpeklerinin boyunlarına takılan, sivri uçlu mahmuzlar veya halka şeklinde parçalar içeren koruyucu demir aksesuardır.
Gıvzık, elenme işlemi uygulandıktan sonra elde kalan kapçıklı ve küçük taneli buğday kalıntısıdır.
Gırtıl, el değirmeninde öğütülmüş olan iri taneli buğday ununa verilen eski adlandırmadır.
Girit, silindire yakın formda, koyu yeşil ve siyah çizgili, ince kabuklu, gevrek yapıda, yazlık bir yerli kabağın tanımıdır.
Gırcon, buğday, ot ve benzeri bitkisel ürünlerin içinde bulunan kalın ve sert bölümleri tanımlayan bir tarımsal terimdir.
Gezyarma, iki veya üç yaşına kadar kısır olarak kalan keçi veya koyun için kullanılan bir tabirdir.
Gevuina Avellana, Proteaceae familyasına ait, her mevsim koşullarına dayanıklı bir ağaç türüdür.
Gevrik, Güney-Doğu Anadolu bölgesinde yetiştirilen sert yapılı bir buğday çeşididir.
Gevirge, ağaçların bahar mevsiminde yeşeren genç sürgünlerini tanımlayan bir terimdir.
Gerze tavuğu, Karadeniz yöresine özgü, çoğunlukla siyah tüylere ve boynuz şeklinde çatallanmış ibiklere sahip olan yerli bir tavuk cinsidir.
Gen kısırlığı, redüksiyon bölünmesinden hemen önce üreme yeteneği veren genin yitirilmesinden kaynaklanan bir kısırlık durumudur.
Gen havuzcuğu, bir popülasyonda belirli özellikleri belirleyen tüm genlerin toplam bütünüdür. Ayrıca gen kaynağı olarak da bilinir.
Gen fizyolojisi, genlerin nasıl etki gösterdiğini ve genler ile son özellikler arasındaki reaksiyon sırasını araştıran bilim dalıdır.
Geriye melezleme, birinci kuşaktaki bir bireyin kendi ebeveynlerinden biriyle tekrar çiftletilmesi işlemidir.
Gemik, özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yetiştirilen sert yapıda bir buğday çeşididir.
Gelişme fizyolojisi, bir organizmanın yumurta halinden erginlik aşamasına geçişine kadar uzanan süreçteki işlevsel ve yapısal değişimleri biyolojik ve fiziksel ilkeler ış
Geğis, sonbahar mevsiminde yeşil bitkileri olumsuz etkileyen soğuk hava olayını ifade eder.
Geçirin, ideal hasat zamanını aşarak gereğinden fazla olgunlaşan veya olgunlaşma sürecinin sonlarına yaklaşan bitki.
Geçinti, tahılın elenme işleminde kalburun gözlerinden geçerek altına düşen küçük taneli veya kırık kısmı.
Geben, tarlada biçilen hububatın saplarından oluşturulan yığın veya deste.
Gavsara, buğday depolamak amacıyla inşa edilmiş özel bir alan veya yer anlamına gelir.
Gavsal, mısır koçanının dışında bulunan ve onu saran yeşil kabuk kısmını tanımlayan bir isimdir.
Gavlak, çam ağacının tatlı özsuyunu ifade eden yerel bir terimdir; yalamuk olarak da bilinir.
Garingal, Hindistan ve Çin'de yetiştirilen ve kendine özgü kokusuyla tanınan bir bitki türüdür.
Gametli bitki, bir sporun gelişmesiyle oluşan ve üreme hücrelerini meydana getiren organizmadır.
Gamet meyozu, üreme hücrelerinin oluşumu sürecinde gerçekleşen ve kromozom sayısını yarıya indiren indirgeme bölünmesidir.
Galık, yöresel ağızlar ve halk dilinde kullanılan, Arpacık soğanı anlamına gelen bir isimlendirmedir.
Galespsis, halk arasında Kedibaşı, Kediyüzü veya Yalancı kenevirotu isimleriyle bilinen bitki türü için kullanılan bir terimdir.
Galaktcz, doğada serbest halde bulunmayan, laktozun hidrolizi sonucunda elde edilen, moleküler yapı olarak glikozdan farklılaşan bir heksoz şekeridir.
Gaksa, hayvanların beslenmesinde kullanılan kavun, karpuz ve fasulye kabuklarından oluşan yemdir.
Gaga, genellikle kuşlarda görülen, ağızdan dışarı uzanan ve değişken yapıdaki keratin tabakadır.
Gadiculus argenteus, Akdeniz’de yaşayan, mezgit balığına benzeyen, küçük boyutlu kemikli bir balık türüdür.
G-Horizonu, kuvvetli redüksiyon koşullarının hakim olduğu, içinde demir bulunan ve hava ile temas ettiğinde gri rengi kahverengiye dönüşen toprak katmanıdır.
Fronto-orbital, göz yuvasının yanı başında bulunan alnın her iki tarafında yer alan sert kıl yapısı.
Frigorimetre, biyoklimatoloji alanında soğutmanın etkisini ve değerini ölçmek için kullanılan cihaz.
Fototaktizm, yüzen bazı canlıların ışık kaynağına doğru veya ondan uzaklaşacak şekilde yönlenmesidir.
Fotometre, bitkilerin terleme oranını ölçmek amacıyla kullanılan ölçüm aletidir.
Fotogrametri, havadan veya yerden çekilen fotoğrafların harita oluşturacak şekilde işlenmesi ve değerlendirilmesi tekniğidir.
Fot, çoban köpeklerinin boyunlarına takılan demir tasma anlamına gelen tarihsel bir terimdir.
Fosforesans, bazı canlı organizmaların vücut sıcaklıklarında belirgin bir artışa yol açmaksızın karanlıkta kendiliğinden ışık yayması özelliğidir.
Forut, çam ağaçlarında meyve veya tohum üretmeyen erkek kozalaklara verilen eski bir halk adıdır.
Flykalburu, buğday tanelerini fiğ karışımlarından ayırmak amacıyla kullanılan özel bir kalburdur.
Flint, erimiş silisli materyallerin kireçtaşı yapıları içinde kümeleşerek çökelmesiyle oluşan, genellikle koyu renkte ve sert yapıdaki tortul kayaçlardır.
Flaman atı, Belçika menşeli, güçlü yapısıyla bilinen ve genellikle ağır yük çekme işlerinde kullanılan bir koşum hayvanı ırkıdır.
Flama, tarımsal arazi ölçümleri sırasında geçici referans noktalarını belirlemek amacıyla toprağa dikilen işaret çubuklarıdır.
Fiziksel ufalanma, kaya veya toprak materyalinin soğuma-isınma, donma-çözülme gibi sıcaklık değişimleri nedeniyle kimyasal yapısı bozulmadan daha küçük parçalara ayrılmas
Fıstıklık, fıstık yetiştirilen veya fıstık bahçesi olarak kullanılan yer.
Fisgirmek, bir ağacın yeni dallar, filizler veya sürgünler çıkarmaya başladığı durumu tanımlar.
Filcminyon, sığır anatomisinde ilk sırt omurlarının alt kısmında yer alan uzun boyun kaslarını ifade eden bir terimdir.
Fidecilik, fide üretim süreçlerini kapsayan sanat dalı ve fide yetiştirip satışını yapan ticari etkinliktir.
Fidanlık yollan, fidanlık alanı içerisinde taşıtların ve çalışanların hareketini kolaylaştıran yolları ifade eder.
Ficus carica var Kurdica, Diyarbakır ve civarında yetişen, iri yaprakları çeşitli şekillerde tüylü olan bir incir çeşididir.
Fhyliobium, ağaç yapraklarının dokuları içinde yaşayan yeşil renkli bir alg türüdür.
Ferketmek, tarlanın bir yıl süreyle ekilmeden boş bırakılmasını ifade eden bir uygulamadır.
Pennatifit, parçalı yapraklarda lobların, yaprak plağının ortasına kadar uzanan derin kesintilerle ayrıldığı morfolojik durumu ifade eder.
Felte, tırpan ile hasat edilirken biçilen ekinlerin düzenli sıralar halinde toplanıp yerleştirilmesidir.
Felk, ekin biçimi sırasında orak vuruşuyla kesilip orak ağzından dökülen tahıl miktarını belirten bir ölçü birimidir.
Fazan, Meyvenin ince kabuğunu tanımlayan eski bir terimdir.
Etağırlığı, karkas ağırlığından böbrek, leğen ve organ çevresindeki yağların çıkarılması sonucu elde edilen net et miktarıdır.
Ester katsayısı, yağlarda ester formunda bulunan yağ asitlerinin miktarını belirlemek için kullanılan, sabunlaşma ve asit katsayıları arasındaki farktır.
Eşeylik gözesi oluşması, eşey organlarında birinci ve ikinci dereceli gametositlerden üreme hücrelerinin ortaya çıkıp gelişmesidir.
Eşey kromozomu, her iki eşeyde benzer ya da değişik biçimde bulunup organizmanın cinsiyetini belirleyen X ve Y kromozomlarıdır.
Eşemli üreme, bitkilerde eşey organlarına dayanılarak yapılan sınıflandırma metodudur.
Eşbasınç eğrisi, atmosferdeki hava basıncının eşit olduğu noktaları bir araya getiren meteorolojik harita çizgisidir.
Eş olmayan gametlilik, yapısal olarak birbirinden farklı mikrogamet ve makrogamet gibi eşey hücrelerinin birleşerek döllenmeyi gerçekleştirmesi sürecidir.
Ersuyu kesesi, salgıladığı maddeyle spermanın yaşamasını, hareketini ve beslenmesini sağlayan ek bir bezdir.
Erkeklemek, gövdeleri tüketilen bazı bitkilerin kartlaşması durumunu ifade eder.
Erime derecesi, yağların tamamen eriyerek duru ve akışkan bir kıvama ulaştığı sıcaklık değeridir.
Erikmek, koyun sürülerinin ikiye bölünmesi veya ayrılması eylemi için kullanılan bir hayvancılık terimidir.
Epldema, böceklerde kanatların gövdeye bağlantısını sağlayan kitin yapısındaki küçük parçadır.
Epiplör, kınkanatlı böceklerin göğüs ve karın bölgelerini kısmen saran kanat kını olan elitranın eğik dış kenarı veya kıvrımıdır.
Epimorf üz, hücre çoğalmasının gelişme ve büyümeden önce gerçekleştiği yenilenme tarzıdır.
Eozinofil, eozin boyasıyla kolayca boyanabilen hücrelere verilen addır.
Entognatha, ağız yapıları başın alt kısmında tamamen gizlenmiş olan kanatsız böceklerin oluşturduğu üst takımdır.
Entoanoz, parazitik böceklerin neden olduğu hastalık durumunu ifade eder.
Entcmofitus, böceklerin vücutları üzerinde ya da içlerinde yetişen bitkileri tanımlayan bir kavramdır.
Enselemek, yatmış durumda olan koyunları yerlerinden kaldırarak otlatma alanlarına sevk etme eylemi.
Enjeksiyon, bir sıvının basınç etkisiyle başka bir sıvıya veya gözenekli ve gevşek dokulu bir ortama aktarılması işlemidir.
Enenmiş domuz, üreme çağına eriştikten sonra kısırlaştırılmış erkek domuz.
Emme gücü, toprakta bulunan kil ve humus asitleri gibi negatif yüklü kolloidal yapıların, pozitif yüklü katyonları çekme ve tutma kapasitesini ifade eden bir toprak verim
Embriyon taslağı, döllenme olayından sonra yumurta içindeki ilk hücre bölünmelerinin tamamlanmasıyla ortaya çıkan embriyon öncesi organizmayı ifade eder.
Eldirek buğdayı, Batı Anadolu bölgesinde yetişen ve yumuşak taneli yapıya sahip bir buğday çeşididir.
Ekstremite, omurgalı hayvanlarda bulunan ve balıklarda yüzgeç, diğer gruplarda ise kol ve bacak olarak bilinen uzuvlara verilen addır.
Eksin, polen hücrelerinin plazma zarını saran, kalınlığı değişken olan ve kütinleşmiş yapıdaki ikinci bir zar tabakasıdır.
Ektoderm, çok hücreli hayvanların vücut yüzeyini kaplayan dış tabaka olan deri dokusudur.
Ekmek mayası, ekmek hamurunun kabarmasını ve mayalanmasını sağlamak amacıyla hamura ilave edilen fermente olmuş hamur parçasıdır.
Ekinçanağı, tahıl ambarlarının alt kısmında yer alan ve hasat edilen ekinin üçgen kesitli bir formda biriktirilmesini sağlayan bölümdür.
Ehyataşı, Karadeniz kıyı bölgelerinde toprak asitliğini gidermek ve kireçleme yapmak amacıyla kullanılan bir tür marn taşıdır.
Egzospor, bitkilerde spor zarının kütinleşmiş olan dış tabakasından oluşan yapıdır.
Edam peyniri, genellikle yuvarlak top biçiminde üretilen ve dış yüzeyi kırmızı parafinle kaplanmış Hollanda menşeli bir peynir çeşididir.
Ece buğdayı, Güney Anadolu bölgesinde yetiştirilen sert buğday çeşitlerinden biridir.
Düzce, belirgin keskin tümsekler, derin vadi veya dik yamaçları olmayan, yumuşak dalgalanmalarla yayvan bir şekilde uzanan arazi parçalarıdır.
Düz sağrı, atlarda önden arkaya doğru çok hafif bir eğim gösteren, oturağı yatay konumda olan ve adım genişliği ile hızlı hareket kabiliyeti açısından avantaj sağlayan bi
Duygu nevronu, kısa uzantıları aracılığıyla duyusal sinir tellerinin yapısını oluşturan özel bir sinir hücresidir.
Duvar erüşdeatu, Türkiye'de yaygın olarak görülen ve yabanıl nitelikte olan bir ot türüdür.
Duvar bitkileri, yapıların dış cephe duvarları üzerinde tutunarak veya desteklenerek büyüyen bitkilerdir.
Dutacak, laboratuvar ortamlarında yetiştirilen belirli bir tavşan ırkını ifade eder.
Dürü düşürmek, ekin hasadı sırasında bir gidişte kesilen sapların düzenli ve düzgün bir biçimde sıralanması işlemidir.