Sel Kontrolü ve Orman Mühendisliği
Bilindiği üzere geçtiğimiz haftalarda DSİ (Devlet Su İşleri) Çevre ve Orman
Bakanlığı bünyesine katıldı. Ormancılığın ve Ormancıların ilgi ve alanlarına
giren Taşkın ve Sel Kontrolü, Erozyon ve Rusubat Kontrolü,…vb. konular bu birim
tarafından her ne kadar bünyesinde yeterli Orman Mühendisi'ni içermese de ele
alınmaktadır.
Sel
Kontrolü ve Orman Mühendisliği
Bilindiği üzere geçtiğimiz haftalarda DSİ (Devlet Su İşleri) Çevre ve Orman
Bakanlığı bünyesine katıldı. Ormancılığın ve Ormancıların ilgi ve alanlarına
giren Taşkın ve Sel Kontrolü, Erozyon ve Rusubat Kontrolü,…vb. konular bu birim
tarafından her ne kadar bünyesinde yeterli Orman Mühendisi'ni içermese de ele
alınmaktadır. Bu bağlamda istihdamda Orman Mühendisleri'nin artık daha
öncelikli düşünülmesi gerektiği çağrısında bulunarak bu konuda birkaç
hatırlatmada bulunmak ve Orman Mühendislerimizi bu konuda daha hassas ve
baskıcı davranmaya davet ediyorum.
Bu
konuda özet ve öz birkaç bilgi de yararlı olacaktır zannediyorum.
Sel:
Şiddetli yağışların ardından yanderelerden ani olarak gelen ve fazla miktarda
katı materyal – ki bu yük hem asılı halde hem de yatak yükü halinde (taş,
kaya…vb) – içeren büyük su kitlesine denir.
Taşkın:
Yanderelerden gelen sellerin kısa sürede ana akarsuya ulaşmasıyla vadi
boyunca yatakta akan suyun yükselmesi ve normal yatağına sığmayıp taşkın
yatağına ve çevresindeki taşkın düzlüğüne yayılması olayıdır.
Bu
iki kavram kesinlikle birbirine karıştırılmamalıdır. Zira işleyiş mekanizmaları
ve mekanik etkileri birbirinden oldukça farklıdır. Farklar kısaca şu üç madde
de özetlenebilir:
1
– ) Sellerde su ile birlikte fazla miktarda iri materyal taşınırken;
taşkınlarda iri materyal taşınımı çok azdır.
2
– ) Seller çoğunlukla yüksek ve fazla eğimli arazilerdeki nispeten küçük
havzalarda meydana gelirken; taşkınlar çoğunlukla akarsuların nispeten az
eğimli vadi tabanlarında ve daha büyükçe akarsuların aşağı kesimlerinde meydana
gelir.
3
– ) Sellerin yatak dışına taşmasının bir su ve iri boyutlu materyal baskını
yarattığı, suların çekilmesinden sonra arazinin – toprağın verimliliğini yok
eden – steril bir taşıntı tabakası (hiçbir organik içeriği olmayan) ile örtülü
kalması söz konusu olurken; taşkınlarda bir miktar asılı sediment de taşıyan
bir su baskını niteliği olmaktadır ve sular geri çekildikten sonra – toprağın
verimliliğini arttıran – ince bir sediment tabakası ile alanın örtülmesi söz
konusu olmaktadır.
Bu
farklar ışığında gelen rusubatın niteliğine göre tesis edilecek koruma
yapılarıda şekil ve model değiştirmektedir.
Sel
Kontrolünde gerek Teknik gerekse Biyoteknik yapılar bizlere yardımcı
olmaktadır. Özellikle mecrası bozulmuş ve taban stabilitesi harap olmuş
derelerin ıslahı için;
–
Taşıntı Barajları
–
Toprak Bentler
–
Geçirgen Barajlar
–
Çamur Depoları
–
Taban Kuşakları
–
Yatak Kaplamaları
gibi önlemler alınmaktadır.
Yine dere kıyılarının oyulmalara karşı korunması için;
–
Yatak doğrultma ve
modifikasyonu
–
Kıyı Duvarları
–
Kıyı Kaplamaları
–
Mahmuz
–
Barikat
gibi
tesis ve yapılar inşa edilmektedir.
Özellikle
havzalarda ve hele ki çıplak havza yamaçlarında seller ve aşırı yağışlar
dolaysıyla meydana gelebilecek taşınma ve rusubatın kontrolü için;
–
Drenaj Kanalları
(Toplama, Akıtma, Rögar,…vb tesisi)
–
Biyoteknik Drenaj
(Bitkisel Kombinasyon)
–
İstinat Yapıları
–
Kazıklar
–
Ankraj
–
Heyelan Kitlesinin
Biçimlendirilmesi
gibi
önlemler alınmaktadır. Oluşabilecek toprak hareketlerinin stabilizasyonu için;
Mekanik
olarak; Örme Çitler, Teraslar, Islah Sekileri,…vb inşa edilirken; Kültürel
olarak da; Çayırlandırma, Ağaçlandırma, Yüzeysel akışı geciktirici bitkisel
önlemler,… vb uygulamalar gerek arazi eğimi, gerek alan kullanım amacı ve
şekli, gerek sosyo-kültürel dispozisyon ve daha birçok parametre değerlendirilerek
kullanılmaktadır.
Sonuç
olarak kentsel ortamlar yanında kırsal alanlar ve özellikle sellerin başladığı,
doğduğu yukarı havzalarda;
1
– ) Suların yağış havzasından dere yataklarına geçişinin düzenlenmesi (yukarıda
sayılan önlemler ve yapılar vasıtasıyla)
2
– ) Sularla, havza yamaçlarından dere yataklarına taşınan katı materyalin
nicelik ve nitelik bakımından normal ölçülere düşürülmesi
3
– ) Yukarıdaki iki koşul sağlandıktan sonra da sulu materyali yatak boyunca
zararsız bir biçimde akıtmak, uygun yerlerde depolamak ve tespit etmek
Hep
bir Orman Mühendisi'nin bilmesi gereken konulardır. Çünkü özellikle
bahsedilen alanlarda (kırsal, dağlık alanlar ve yukarı havzalar…vb) Ormancıdan
başka alanı tanıyan, analiz edebilen ve yöneten başka uygulayıcı yoktur.
Yalnızca
özellikle 3. madde İnşaat Mühendisleri'nin de yardımı ile organize edilecek
projelere konu olmaktadır.
Bir yanıt yazın