İnsanlık Geleceğiyle mi Oynuyor?
İnsanlığın yerleşik yaşama geçişinden bu yana,
dünya iklimi neredeyse değişmeyen bir gidiş izliyor; sıcaklıklarda herhangi
bir ciddi değişim olmuyor. Bu nedenle bizler de gerek hava sıcaklıklarının
gerekse iklim desenlerinin dünya tarihi boyunca hep aynı kaldığını, değişmediğini
düşünüyoruz. Ne var ki iklimbilimcilerin bulguları hiç de böyle olmadığını
gösteriyor. Gerçekte dünya iklim sistemi, durgun bir yapıda olmaktan çok
uzak. Yüzlerce milyon yıllık sıcak dönemler, bunların ardından gelen
onlarca milyon yıllık soğuk dönemler; soğuk dönemlerin içinde yüz bin yıllık
periyodlarda ve yaklaşık on bin yıl süren ılık vahalar ve bunların içinde
de onlarca ya da yüzlerce yıl süren görece hafif, soğuklu sıcaklı birçok
dönem var. Kısacası dünya zaman zaman değişen sürelerle hem ısınıyor
hem de sonra yeniden soğuyor.
Örneğin son bir milyar yıl içinde yaklaşık 250 milyon yıl
süren sıcak dönemlerin ardından gelen dört büyük soğuk dönem oldu. Sıcak
dönemlerde, dünyanın ortalama sıcaklığının 22°C kadar olduğu sanılıyor;
bugünkünden 7°C daha fazla! Bu dönemlerde kıtalar bugünkü yerlerine
oturmamıştır. Karaların iç bölgelerinde ılık ve sığ denizlerle bataklıklar
vardır; deniz düzeyleri yüksektir, kutuplarda buz bulunmaz; oraları da
bitkiler ve ormanlarla kaplıdır. Bu sıcak dönemler, bir süre
sonra soğuk ama daha kısa süren dönemlerle kesiliyorlar. Bu köklü iklim değişimi
de birkaç yüz yıl gibi kısa bir sürede oluyor.
Gezegenimiz, son olarak, yaklaşık elli milyon yıl önce soğuk
bir döneme girdi. Aslında su anda hala onun içindeyiz. Bu dönemde hava sıcaklıkları
düştü, kutuplardan başlayarak orta enlemlere değin uzanan buz tabakaları
kapladı dünyayı. Canlıların doğal yaşam alanları değişti. Yeni koşullara
uyum sağlayamayan türler yok oldu; yeni türler ortaya
çıktı. Bu soğuk çağda, yüz bin yıl arayla görülen ve yaklaşık on bin
yıl süren kısa dönemlerin dışında dünya sürekli soğuk oldu.
Peki bu periyodik ısınma ve soğumaların nedeni nedir? 250 milyon yıllık sıcak
ya da yüz bin yıllık soğuk dönemlere yol açan güçlü etkiler nelerdir?
iklimbilimciler de çok uzun zamandır bu sorulara yanıt arıyorlar, ilk soruya
daha yanıt bulabilmiş değiller. Ancak ikincisi için bazı ipuçları var.
1930'lu yıllarda Sırp bilim adamı Milutin
Milankoviç, Dünya'nın Güneş çevresindeki elips biçimli
yörüngesinin, 95 000 yılda bir basıklaştığını gösterdi. Bu periyod
akla hemen, yüz bin yıllık buz çağlarını getiriyor. Yörüngedeki bu değişimin
yanı sıra Milankoviç, Dünya'nın ekseninde de 41 000 yıllık periyodu olan
doğrusal bir kayma ile 23 000 yıllık periyodu olan dairesel bir sapma daha
olduğunu buldu. Günümüz bilim adamları Dünya'nın bu hareketlerim bilmekle
birlikte, bunların Dünya'nın değişken iklimiyle olan ilişkisini daha tam
olarak kuramadılar.

Kimi iklimbilimciler, kıta kayma hareketlerinin ve dağ oluşumlarmın iklim değişimlerinde
bir etkisi olabileceğini düşünüyor. Çünkü bu tür hareketler
okyanuslardaki akıntı sistemlerini ve atmosferdeki rüzgarları etkiler. Kimi
bilim adamları da yanardağ etkinliklerindeki periyodik bir aşırılığın iklim
sistemini etkileyebileceğini savunuyorlar. Yanardağ patlamalarıyla atmosfere
çok büyük miktarlarda toz yükselir. Bu tozlar, güneş ışınlarının geçişini
engelleyen bir tabaka oluşturur ve böylece dünyanın sıcaklığı da düşer.
1991'de Filipinler'deki Pinatubo yanardağının patlaması yüzünden bir yıl
boyunca dünyanın ortalama sıcaklığı 1°C kadar düşmüştü. Bunlardan başka
Güneş lekeleriyle iklim olayları arasında bir ilişki arayan bilim adamları
da var. Gerçekten de Güneş'in manyetik alanındaki değişimler ve Güneş
lekeleri, yayılan enerji miktarını etkiler. Bu da doğal olarak Dünya'nın
aldığı enerji miktannın değişmesine yol açar.
Soğuma ve ısınmaların nedenleri daha anlaşılabilmiş değil; ama son bir
milyon yılda dünyayı en azından dokuz kez buz tabakalarının kapladığı
biliniyor. Bugün aslında, bundan elli milyon yıl önce başlamış olan soğuk
dönemin içindeki kısa süreli sıcak vahalardan birindeyiz: Büyük bir olasılıkla
da vahanın sonu görünmeye başladı. Amerika ve Avrupa'nın ortalarına değin
gelen buz tabakaları, bundan 18 000 ile 14 000 yıl önce çekilmeye başladılar.
Buzların çekilmesi ısınmanın ilk belirtileriydi. Bu kısa ılık dönemin
en yüksek sıcaklıklarına 8000 yıl kadar önce ulaşıldı; hava bugünkünden
yalnızca 1-2°C daha sıcakti. Dört bin yıl kadar önce sıcaklık düşüşleri
başladı. Tabii ki arada kısa süreli görece ılık dönemler oldu. Örneğin
bin yıllarındaki böyle bir ısınma sırasında, Vikingler Izlanda'ya ve o
zamanlar yeşil olan Grönland'a gidip koloniler kurdular; hatta Amerika'ya bile
gittiler. Ama sonra soğukların geri gelmesiyle Grönland buzla kaplandı ve
koloniler de çöktü.
![]() |
|
|
(TUBİTAK
Bilim ve Teknik, Temmuz 2000 – Çağlar
Sunay -)
kaynak:http://zinderud.com

Bir yanıt yazın