GARDENSEL.COM
fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Tarımda İletişim

Kasım 16, 2008 KÖŞE YAZILARI

Bir tarımcıdan bitkisel ve hayvansal gıda üretimi hakkında teknik bilgiler bilmesi
beklenir.
Bu bilgilerin uygulanması ile tarımsal üretimin daha verimli, etkin
ve
akılcı yapılması amaçlanır.

Ancak aşikardır ki sadece bilgi, bir bardak süt üretilmesini
sağlamaz.
Bilgi insanlara aktarılmalı, aktarılan bilginin doğru kullanılması
sağlanmalıdır.


Açıkçası tarımsal üretimde teknik bilgi sahibi kişinin, bu bilgiyi
nasıl aktaracağını çok iyi bilmesi; çok iyi bir iletişimci olması
şarttır.
Ve tarımın her alanında bilgi aktarımının ana kurallarını bilmek ve
bu kurallara riayet etmek elzemdir.

İletişim Süreci

Dediğimiz gibi eğer üretilen düşünce ya da bilgi, uygun şekilde
diğer insanlara aktarılamazsa; yapılacak iş, o düşünceyi üretenin işgücü
ile sınırlı kalır.

Oysa sağlıklı, iyi düşünülmüş bir fikir uygun şekilde insanlara
aktarıldığında, her şeyden güçlü olabilir.

Koca piramitler bir düşünce ile yapıldı. Çin Seddi bir düşünce ile
yapıldı. İnternet bir düşünce ile, bilgisayar, önünüzdeki masa�

İnsan icadı ve insan yapımı her şey üretilip doğru aktarılmış bir
düşünce ile üretilip bize kadar ulaştı.

Yani bir iletişim sürecinde,
üretilmiş bir düşüncenin doğru aktarılması ile…

Peki bu iletişim süreci nasıl işler?

  1. Önce bir düşünce/bilgi
    üretilir:
    Düşünce ya da bilginin üretilme aşaması bence işin en
    önemli kısmı. Elbette üretilen bilgi/düşünce aktarılamazsa pek
    bir işe yaramaz ancak kolayca aktarabilmek için uygun bilgiyi
    üretebilmek gerekir.
     

  2. Düşünce/bilgi kodlanır ve
    mesaj oluşturulur:
    Bir düşünceyi buldunuz ve iletmeyi
    amaçlıyorsunuz. Ancak önce onu anlaşılabilir bir cümle, bir
    hareket ya da bir ses gibi bir ileticiye dönüştürmeniz gerekir.
    Aksi halde Nasreddin Hoca� nın hindisi gibi düşünüp durursunuz.
     

  3. Düşünce/bilgi bir kanal
    aracılığı ile iletilir:
    Düşünce/bilgileri anlaşılabilir kodlara
    dönüştürdükten sonra bu anlaşılabilir kodları bir kanal
    aracılığı ile iletmek gerekir. Örneğin ben kendi oluşturduğum
    kodları bu makale ile sizlere iletiyorum. Konuşma, beden dili,
    işaret dili oluşturulan kodların aktarılmasında kullanılan
    kanallardır.
     

  4. Düşünce/bilgi alıcı
    tarafından alınır:
    Üretip, kodlayıp bir kanal aracılığı ile
    aktardığınız bilgi/düşünce, bilgiyi ulaştırmak istediğiniz
    kişiye ulaşmalı ve bilgi bu kişi tarafından alınabilmelidir.
    Örneğin çok ses olan bir fabrikada ses/konuşma ile aktarmaya
    çalıştığınız bilgi karşıdaki tarafından alınamayabileceği için
    yazılı anlatımı seçebilirsiniz.
     

  5. Düşünce/bilgiye alıcı
    tarafından kod çözme işlemi uygulanır:
    Bilgi/düşünceyi alan kişi
    bunu aldıktan sonra bilgiyi üretenin kodunu çözmeye çalışır.
    Eğer kodu çözebilirse bilgi/düşünce onun açısından
    kullanılabilir olacaktır. Örneğin biri size bilmediğiniz bir
    Afrika dilinde bir şey söylerse, kodu çözemeyeceğiniz için bu
    kişinin dediğini anlamazsınız. Kodu çözebilmek için uygun
    bilgi/beceri/deneyime sahip olmak gerekir.
     

  6. Çözülen mesaj özümlenir: Kod
    çözüldükten sonra mesaj anlaşılarak bir eyleme, tepkiye
    dönüşebilir. İşte bu noktada kişi bu fikri/düşünceyi almış ve
    özümlemiştir ve ancak söz konusu düşünce/bilgi bu noktadan sonra
    bir diğerine aktarılabilir olur.

 


Çizelge 1: İletişim süreci
(Armağan G., Tarımsal Yayım ve İletişim, Adnan
Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü,
sayfa 20)

İletişimdeki Temel
Problemler Nelerdir?

Ve işte en önemli kısım…
Yukarıdaki tablo, yukarıdaki maddeler düzenli olarak arka arkaya
gelmez ve bu sürdürülemez ise iletişimde sorunlar oluşur.

Bilgi/düşüncenin doğru
aktarılamadığı durumlarda işler hatalı ve kötü yapılır.

Örneğin bir bitki zararlısına
yanlış ilaç atılır, yanlış gübre kullanılır, toprak yanlış sürülür,
zeytin yanlış hasat edilir, sütte mikroorganizma sayısı yüksek olur,
seralarda toprak yorgunluğu olur, Rusya domates satın almayı keser,
fındık gelir getirmemeye başlar, tarımda büyük sorunlar olur…

Açıkçası doğru iletişim, toplumsal
hayatta her şeyin başı olduğu gibi tarımda da en önemli konulardan
biridir.

İletişimdeki temel problemler
ise şunlardır:

  1. Düşünceler uygun şekilde
    ifade edilemeyebilir / dile getirilemeyebilir:
    Düşünceleri
    uygun şekilde ifade edebilmek için konuyu bilmeli ve hangi
    ifade, mimik, ses tonu ile aktarmamız gerektiğine doğru karar
    vermeliyiz. Örneğin mutlaka yapılması gereken bir işin nasıl
    yapılacağı anlatılırken, tereddütlü ifadeler kullanır, kısık
    sesle konuşursak bu uygun bir ifade şekli değildir ve problem
    yaratacaktır.
     

  2. İfade
    edilenler/konuşulanlar duyulmayabilir:
    Düşünceyi/bilgiyi
    doğru ifade ettiniz ancak karşıdaki algılamadı ise iletişim
    sağlanamamış demektir. İyi bir iletişim için ortam, karşıdakinin
    algılamasını önleyecek etmenlerden arınmış olmalıdır. Örneğin
    iki kişinin aynı anda konuştuğu bir tartışmada taraflar
    birbirlerini algılayamayacaktır. Bu durumda ortak bir düşüncede
    birleşmek, uzlaşmak mümkün olmayacaktır.
     

  3. Algılananlar/duyulanlar
    anlaşılmayabilir:
    Bilgiyi/düşünceyi alan kimsenin bu
    bilgileri anlayacak kod çözücü bilgileri olmalıdır. Bilgi veren
    bu kod çözücüleri ortaya çıkarmak için gerektiğinde örneklere
    başvurabilir. Örneğin yeni bir sulama sistemi anlatılırken
    tarladan gerçek uygulama resimleri göstermek ve önceki sulama
    sistemlerine göre avantajlarını anlatmak anlaşılmayı bu açıdan
    kolaylaştıracaktır.
     

  4. Anlaşılanlar kabul
    edilmeyebilir:
    Alıcı bilgiyi/düşünceyi almış ve anlamıştır
    ancak kabul etmeyebilir. Bu, tarımsal yayımda sık
    karşılaştığımız bir durumdur. Yeni bir gübreyi üreticiye
    anlatırsınız, ancak üretici anlattıklarınızı anlasa da
    uygulamak ve denemek istemez çünkü size inanmamıştır. Açıkçası
    bu konuda haklıdır çünkü gübre satan biri açısından bir kişinin
    o gübreyi kullanıp kullanmaması çok önemli değildir ancak
    kullanan açısından gübreyi tanıtanın eksik/hatalı bilgi vermiş
    olması üreticinin bütün bir yılını sefalet içerisinde
    geçirmesine sebep olabilir. Bu sebeple bence üreticinin her
    yeniliği kolayca kabul etmemesi doğru bir davranıştır.
    Bu sebeple tarımsal bilgiyi yayarken, yeni teknolojileri tanıtırken
    en doğrusu sözel veya yazılı anlatım değil; örnek uygulamalar
    yaparak üreticiye göstermektir.
     

  5. Kabul edilenler
    uygulanmayabilir:
    Aktarılan bilgi/düşünce kabul edilebilir
    ancak bunun uygulanabilmesi için gerekli mali kaynaklar, teknik
    bilgi, uygun zaman gibi konular uygun olmayabilir ve kabul
    edilenler uygulanmayabilir. Örneğin şu anda ülkemizde damlama
    sulama konusu büyük oranda böyledir. Neredeyse bütün üreticiler
    damlama sulamanın faydalı olduğunu kabul etmekte ancak en çok
    ekonomik sebeplerden ötürü bunu uygulayamamaktadırlar.
     

  6. Uygulananlar
    sürdürülmeyebilir:
    Uygulama sadece 4 numaralı maddeyi
    doğrulamak için yapılmış olabilir. Yani bilgi anlaşılmıştır
    ancak kabul etmek/inanmak konusunda şüpheler vardır. Bu durumda
    deneme üretimi yapılabilir. Eğer deneme üretimi uygun sonuç
    vermezse aktarılan bilgi/düşünce sürdürülmeyecektir. Bu sebeple
    tarımda deneme üretimlerinin yapısı önemlidir.  (Dikkat:
    Deneme üretimlerinde en çok verim tahminlemede hata yapılır.
    Bahçenizin önündeki bir incir ağacı 500 kg incir verebilir. Eğer düz
    mantıkla dönümde 20 ağaç ile bir dönümden 10 ton incir
    alınabileceğini hesaplarsanız hata yaparsınız. Benzer şekilde 10
    metrekareden 800 kilo domates alıp, bu durumda dekardan 80 ton
    ürün alırım ve alıyorum derseniz hata yapar, insanları yanlış
    yönlendirirsiniz. Deneme üretimleri sahada gerçek üretimler
    olarak test edilmeden asla kesin sonuçlar vermezler.)
     

  7. Sürdürülenlerden memnun
    kalınmayabilir:
    Bence iletişimdeki en elim sonuç, bu son
    sonuç olacaktır. Buna yıllarca yapılan DDT kullanımını örnek
    verebiliriz. Herkes yıllarca neredeyse sabun kullanır gibi
    kullandı. Ancak sonunda görüldü ki etkisi bitkiden, hayvana
    oradan insana sonra tekrar bitkiye şeklinde on yıllarca devam eden
    bir kimyasalmış DDT. Ya da örneğin Güneydoğu Bölgemizde sulama.
    Yüzyıllardır suya hasret olan topraklar su ile buluşunca vahşi
    şekilde salma sulama yapıldı. Bu uygulama yüzünden bir kaç yıl
    sonra topraklarda tuzluluk oluştu ve tarım yapılamaz hale geldi.


Çizelge 2: İletişimdeki
problemler (Armağan G., Tarımsal Yayım ve
İletişim, Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım
Ekonomisi Bölümü, sayfa 20)

Son söz

Açıkçası iletişim toplumsal
hayattaki en önemli konulardan biridir. Tarımda da sorunlarımızın en
temelinde hatalı iletişimin yattığını görürüz.

Emin olunuz herkes yukarıda
anlattığım iletişimin ana kurallarına dikkat ederek
bilgi/düşüncelerini aktarmaya çalışsa, çok fazla konuyu kökünden
çözeriz.

Bu bağlamda her ne kadar tarımsal
üretimle alakasız gibi görünse de bu yazımda iletişimden dem vurmaya
çalıştım. Çünkü tarımda en önemli konulardan biri bilgi aktarımıdır.
Bilgi aktarımı, para aktarımı gibi değildir. Geçenlerde okuduğum ve
çok beğendiğim bir söz konuyu çok net özetliyor:

Bende 1 Lira Vardı.
Sende 1
Lira vardı.
Paraları değiştirdik yine 1 liramız var.

Ben de 1 bilgi
vardı.
Sende 1 bilgi vardı.
Bilgileri değiştirdik şimdi sende 2, bende 2
bilgi var…

Bilgi paylaşıldıkça çoğalır..

Saygı ve sevgilerimle,

Hakan Ozan Erzincanlı
Ziraat Yüksek Mühendisi
www.tarimsal.com

{nomultithumb}

Bu yazı Zırat Y. Mühendisi Hakan Ozan Erzincanlı kategorisinde yayınlanmıştır.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir