23.10.2025 tarihinde güncellendi
Tarih boyunca kentler oluşturulunca beraberinde kendine özgü alanlar ve meydanlar bir yapılanmanın etkisiyle gün yüzüne çıkmaktaydı.Bu ortaya çıkan tasarım kimi zaman hakim güç olarak kabul edilen yerel iktidarın kimi zaman merkezi otoritenin etkisinde kalmaktaydı.Tabii olarak bu etkileşim günümüze kadar sure gelmiştir.
Yapılanmanın olumlu ve olumsuz etkileri bazen prestij bazen de hataya ragmen idarenin gücünü ortaya koymuştur.Dogal olarak bu kararlar yerine göre tartışılır olmasına ragmen fazla etkili olamamamıştır.Çünkü hakim güç kullanıcının neler istediğini fazla dikkate alma gereği duymamıştır.Burada kullanıcıdan once işin ehli dikkate alınarak yapıldıgında zaten sorun olmaktan çıkıp daha sağlıklı standardı üst düzeyde olan bir kent akıcılıgı sağlanmış olabilirdi.
Dönüp bir arkamıza baktıgımızda ortak yaşamın oldugu bir kent kültüründe alınması gereken kararlar ve işinin ehli diye tabir ettiğimiz mesleki pencereden baktıgında ki öyle olmalı o konu hakkında rahatça söz söyleyebileceği konumda değil.Çünkü her ne yapılırsa yapılsın kendi kurgusunu oluştururken bile bazen büyük bir gücün etkisinde kalarak tasarımın anıtsal değerini anlayamadan ve çevresel etkileri dikkate almadan olayı pasifize etmektedir.Sonuçta değerin anlamı kaybolmaktadır. Ozaman karşımıza kentsel yaşamın etkisinde kaybolmuş kendisi üzerinden gerçekleştirilen idealleri kabul etmiş oldugunu zannettiği egosu kalmaktadır.Buda zaman zaman, kentin kendi kurgusu içinde birer hataya ve çıkmaza dönüştürerek kendini bulmasını sağlamaktadır.Oysa alınan her kararın bir sure sonra düzeltilmesi durumunda bu sorun başka bir noktada kentin gündeminde kaybolur. Günümüzde sorun hala devam etmektedir.Nedeni basittir aslında.Kente dışarıdan bakışla sorun çözülmeye çalışılırken gözden kaçan ayrıntılar dikkate alınmamaktadır.Bunun nedeni kente dışarıdan müdahale etme yerine; kentin kendi iç dinamizmine sahip, içinde bulunduğu yerde eşzamanlı hareket eden, kent kullanıcılarının ihtiyaçlarının şekillenen direncini dikkate almamaktır.Ozaman karşımıza çıkan olgu kent içindeki mekanizmanın değişkenliğinin gözardı edilmemesidir. Kent yaşamı bütünlük arzeder.Ör. olarak günümüzün veya yaşamdaki olmazsa olmazlarımız olan Yollar, yapılar, boşluklar, sokaklar,meydan ve parklar oluşturulurken engelli yaşamını kolaytımamız gerekmektedir.Çünkü onlar yaşamın bir parçalarıdır. Onlar düşünülerek yapılırken bazen onlar yokmuş gibi davranamayız.Kente bir müdahale yapıldığında tüm bu öğeler etkileşir. Her hamlenin sonucu bütün bu iç dinamizmi etkileyecektir.Sonuç olarak yol üzerinden alınan karar sadece o yolu değil, bütün işleyişi değiştirecektir ve değiştirmelidir de. Bir kent Meydanı düşünün ki o zaman içinde birçok müdahaleye maruz kalmış önemli bir kent parçasıdır.Orası için önerilecek şey , yine kentin bütünselliği ve eşzamanlılık ilkelerine dayalı olması hedef olmalıdır.Nedeni şudur kentsel tasarım anlayışında olan ve kentin kurgusunu sağlayan, kullanıcıların değişken isteklerine göre şekillenen, her parametrede ortaya çıkan mekanda farklı yansımalar yarattığı, çok katmanlı ve etkileşimli bir çözüm olmalıdır. Ortaya koyulan çözüm oraya ait olmalıdır. Bir meydan oluşturulurken o alana sahip, çevresinde sosyal ve kamusal faaliyetlerin olduğu bir topoğrafya da rekraasyonilite sağlanmalıdır. Bu topoğrafya da oluşturulan tasarım kentlinin düşüncelerinde başka neler var gibi gizemlilik sağlanırken bir dinginlik oluşturulmalıdır.Her birey meydanda gördüğü yeniden yapılanmanın etkisini sağlayacak, farklı sosyo-kültürel grupların oluşturdugu birliktelik olgusuyla beraber sosyalleşebilecekleri, dinlenebilecekleri, kendilerini ifade edebilecekleri bir meydanla yaşamın etkisini sağlamak.
Sonuç olarak oluşturulması gereken kent kimlği içerisinde varılan temel ilke, ve hiçbir zaman son olmayacak.Daha ince düşüncenin hakim oldugu zamanla değişen, kentliyle ilişkisine göre farklı tepkiler veren kent anlayışıyla beraber , işlev birlikte birbirinin içerisine geçen ve hem kentte soluk alan herkesin hem bir şeyler aldığı bir anlayış olmalıdır. Böylece herkesin erişebildiği, katılabildiği bir sistemle kent kimliği o bölgenin kimliğni yansıtmış olur.Rekraasyoniliteyle beraber kensel olgu kendini sürdürerek yaşamsal olgunun ivmesini kazandırır.
ÇaĞlar AYDIN
ziraat mühendisi
Bu yazı Zıraat Y. Mühendisi Çağlar AYDIN kategorisinde yayınlanmıştır.
Bir yanıt yazın