23.10.2025 tarihinde güncellendi
Avrupa Komisyonu’nun 2005 yılında fosil yakıtlara belirli oranlarda biyoyakıtın katılmasını yasal zorunluluk haline getirmesinin ardından tarım ürünlerinin biyoyakıt üretiminde kullanımı hızla arttı ve bu doğrultuda AB Ülkeleri çözüm arayışını da uygulamaya koydular. AB ülkeleri kademeli olarak fosil yakıtlarda 2010 yılına yüzde 5,75 oranında, 2020’de yüzde 20, 2030’da ise yüzde 30 biyoyakıt kullanmayı hedefliyor
AB Ülkelerin yıllık yakıtlarının oranı göz önüne alındığında ihtiyacın ne boyut olduğu ve pazarın büyüklüğü daha iyi anlaşılmış olur. Türkiye’den birçok girişimci, Avrupa’daki bu açığı fırsata çevirmek için 2005 yılından beri, ciddi manada yatımlar yaptı. Ayrıca AB ve çevre ülkelere kıyasla, biyodizel hammaddesini oluşturan bitki çeşitliliği yönünden en avantajlı ülkelerden birisi Türkiye Bu günlerde biyodizele yatırım yapanlar bin pişman bir vaziyette tesislerini kapatıyor. 2008 yılında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ndan (EPDK) biyodizel üretimi için lisans alan 54 firmanın 47’si faaliyetlerini durdurdu. Gerekçe “ Sağladığı avantajlar nedeniyle birçok ülkede yasal olarak vergiden muaf tutulan biyodizelde, Türk üreticiyi önce ÖTV artışları daha sonra da satış lisanslarının bir türlü çıkmaması zora soktu. Üreticiler, sadece dağıtım firmalarına satış yapabilir hale gelirken, dağıtım şirketlerinin herhangi bir alım zorunluluğunun bulunmaması ürünün cazibesini ortadan kaldırdı”. Devletin ve bakanlığın bu işin ciddiyetini yeterince anlamamış olması ayağımız gelen fırsatı yine kaçırmamıza sebep oluyor. Oysa temiz çevre için, karbon azaltılmasına yol açan biyodizel üretimine ÖTV koymak değil ,teşvik,destek koymak lazımdı.Yıllardan beri savunduğumuz destekleme şeklinin ürüne ve yöreye göre destekleme yapılmalıydı. Türkiye’de biyodizel 2 amaçla kullanılıyor. Oto biyodizel (mazot gibi) araçlarda, yakıt biyodizel ise (fuel oil gibi) ısıtma amaçlı kullanılıyor. 5479 sayılı kanun ile 2006’da oto biyodizele litrede 0,6498 TL ÖTV gelmişti. Bu vergi bir süre sonra litrede 0,720 TL’ye çıkarılmıştı. 6 Haziran 2008’de de yakıt biyodizele litrede 0,72 TL ÖTV getirildi. Şimdi bu kadar vergi üzerine hammadde,diğer giderleri ve işletmenin kar oranını koyduğunuz da bunu kaça satmalısınız ki sizi kurtarsın. Türkiye’nin bu fırsatı kaçırması tabiî ki üzücü. Bir taraf dan bakanlık olarak alternatif ürüne teşvik edeceksin ( Kanola, Aspir ) diğer taraf dan bu işe gireni değişik yolla bin pişman edeceksin.Firmalar kapanıyor bundan henüz çiftçilerin tam manası ile haberi yok ve kanola ekimini Ekim, Kasım ayında yapıldı.İleriki aylarda hasadını yapıldığında Avrupa Komisyonu’nun 2005 yılında fosil yakıtlara belirli oranlarda biyoyakıtın katılmasını yasal zorunluluk haline getirmesinin ardından tarım ürünlerinin biyoyakıt üretiminde kullanımı hızla arttı ve bu doğrultuda AB Ülkeleri çözüm arayışını da uygulamaya koydular. AB ülkeleri kademeli olarak fosil yakıtlarda 2010 yılına yüzde 5,75 oranında, 2020’de yüzde 20, 2030’da ise yüzde 30 biyoyakıt kullanmayı hedefliyor. AB Ülkelerin yıllık yakıtlarının oranı göz önüne alındığında ihtiyacın ne boyut olduğu ve pazarın büyüklüğü daha iyi anlaşılmış olur. Türkiye’den birçok girişimci, Avrupa’daki bu açığı fırsata çevirmek için 2005 yılından beri, ciddi manada yatımlar yaptı. Ayrıca AB ve çevre ülkelere kıyasla, biyodizel hammaddesini oluşturan bitki çeşitliliği yönünden en avantajlı ülkelerden birisi Türkiyeürünün elde kalması ile bir şok daha yaşayacak.Oysa Kanola ekimi yapılması için çiftçilere kaç yıldır dil dökülüyordu.Hepsi de bir çırpıda gidiverecek.Bütün bu durumu Maliye bakanına anlatacak ,Tarım Bakanlığında hiç kimse yok mu? Diğer tarafdan; Biyodizel ile normal dizel arasındaki farkı en azından çevre açısından bilmeyen, devleti bilgilendirmeyen ya da lobi yapamayan Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği,yatırım şartları uygun olmadığı halde “param var bu iş ballı gözüküyor” diye bu alana yatırım yapanların suçu yok mu? Fırsat kaçıyor,kaçan pazarı geri elde etmek, bıkan ,küsen çiftçileri tekrar ikna etmek hiç de kolay olmuyor. Tarım Bakanlığından birileri bu işi Maliye bakanlığına izah ile ikna etmeli.
Bu yazı Zıraat Mühendisi Korkmaz MERT kategorisinde yayınlanmıştır.
Bir yanıt yazın