{"id":1972,"date":"2007-06-30T09:05:00","date_gmt":"2007-06-30T09:05:00","guid":{"rendered":""},"modified":"2025-10-23T10:01:11","modified_gmt":"2025-10-23T10:01:11","slug":"osmanlinin-dunyaya-hediyesi-turk-kahvesi-1972","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/osmanlinin-dunyaya-hediyesi-turk-kahvesi-1972","title":{"rendered":"Osmanl\u0131&#8217;n\u0131n D\u00fcnyaya Hediyesi T\u00fcrk Kahvesi"},"content":{"rendered":"<p>Zafer \u0130HT\u0130YAR <br \/>\nK&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zde kendine has bir yeri olan kahve, pek &ccedil;ok ki\u015finin vazge&ccedil;ilmezleri aras\u0131ndad\u0131r. Daha &ouml;n&uuml;n&uuml;ze gelmeden kendini kokusuyla hissettiren kahve, bir dinlenme vesilesi ve sohbet bahanesidir.<br \/>\n&quot;T&uuml;rk kahvesi&quot; ad\u0131yla ilk milletleraras\u0131 markam\u0131z say\u0131labilecek kahve; g&uuml;zel bir i&ccedil;ecek olmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra pek &ccedil;ok deyime, atas&ouml;z&uuml;ne, \u015fiire ve t&uuml;rk&uuml;ye de konu olmu\u015ftur. <\/p>\n<p><strong>Kahve a\u011fac\u0131<\/strong><br \/>\nKahve a\u011fac\u0131, k&ouml;kboyas\u0131giller (Rubiacceae) familyas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Yasemin gibi kokan beyaz &ccedil;i&ccedil;e\u011fi, kiraza benzeyen k\u0131rm\u0131z\u0131 meyvesiyle kahve a\u011fac\u0131; bol ya\u011f\u0131\u015f alan, ortalama s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n 18-24 &deg;C aras\u0131nda bulundu\u011fu ve don h&acirc;disesinin g&ouml;r&uuml;lmedi\u011fi Ekvator ku\u015fa\u011f\u0131nda yeti\u015fir. &Ccedil;al\u0131 g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ndeki kahve a\u011fac\u0131; koyu, parlak ve sivri yapraklara sahiptir; 18 metre kadar uzayabilir; ancak hasad\u0131 kolayla\u015ft\u0131rmak i&ccedil;in 2-3 metre olacak \u015fekilde budan\u0131r.<\/p>\n<p>\nFidan\u0131n meyve vermeye ba\u015flamas\u0131 i&ccedil;in 3-5 y\u0131l gerekir. Kahve a\u011fac\u0131, y\u0131lda birka&ccedil; defa meyve verir.<br \/>\nTar\u0131m\u0131 yap\u0131lan ilk kahve t&uuml;r&uuml;, &lsquo;Arabistan kahvesi&#39; m&acirc;n&acirc;s\u0131na gelen &lsquo;Coffea arabica&#39;d\u0131r. Bu t&uuml;r, d&uuml;nyada &uuml;retilen kahvenin % 70&#39;ini olu\u015fturur. Bu t&uuml;rden sonra, % 29 ile &lsquo;Coffea canephora&#39; (robusta kahvesi) ve % 1 ile geri kalan t&uuml;rler gelir (C. liberica, C. stenophyla).<\/p>\n<p><strong>Kahvenin tarih&ccedil;esi<\/strong><br \/>\nKahve, Habe\u015fistan&#39;da (Etiyopya) ke\u015ffedilmi\u015f ve ba\u015flang\u0131&ccedil;ta yiyecek olarak t&uuml;ketilmi\u015ftir. Daha sonralar\u0131, meyvelerinin kaynat\u0131lan suyu t\u0131bb&icirc; maksatlarla kullan\u0131lm\u0131\u015f ve kahve &lsquo;sihirli meyve&#39; olarak adland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. 15. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda Yemen&#39;de de tan\u0131nan kahve, y&uuml;zy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru bu co\u011frafyada yayg\u0131n olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. 16. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda Mekke ve Kahire&#39;ye g&ouml;t&uuml;r&uuml;len kahve, ayn\u0131 y&uuml;zy\u0131l\u0131n ortalar\u0131nda \u0130stanbul&#39;a getirilmi\u015ftir. Kahve \u0130stanbul yoluyla 17. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ortalar\u0131ndan itabaren (\u0130kinci Viyana Ku\u015fatmas\u0131&#39;n\u0131 takiben) &ouml;nemli Avrupa merkezlerine ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nKahvenin bulunu\u015fuyla ilgili me\u015fhur bir rivayet vard\u0131r: Yemen&#39;in y&uuml;ksek yaylalar\u0131nda ya\u015fayan &lsquo;Halidi&#39; ad\u0131nda bir &ccedil;oban, ke&ccedil;ilerinin bir a\u011fac\u0131n k\u0131rm\u0131z\u0131 meyvelerinden yedikten sonra din&ccedil;le\u015fti\u011fini, hareketli h&acirc;le geldi\u011fini ve geceleri &ccedil;ok az uyudu\u011funu fark eder. &Ccedil;oban, daha sonra o meyvelerden hem kendisi yer, hem ba\u015fkalar\u0131na verir. Arap&ccedil;ada &lsquo;uyaran, din&ccedil;le\u015ftiren&#39; m&acirc;n&acirc;lar\u0131na gelen &quot;kahveh&quot; kelimesiyle isimlendirilen bu bitki, daha sonralar\u0131 bir i&ccedil;ecek olarak kullan\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Kahvenin, ad\u0131n\u0131 ilk bulundu\u011fu yer olan Etiyopya&#39;n\u0131n &lsquo;Kaffa&#39; k&ouml;y&uuml;nden ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia edenler de vard\u0131r. <br \/>\nKahve i&ccedil;me al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131, ilk olarak Yemenli s&ucirc;filer aras\u0131nda ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r; uyar\u0131c\u0131 tesiri sebebiyle kahve, gece boyunca dua ve ibadet eden &acirc;bidlerin zamanla vazge&ccedil;emedi\u011fi bir i&ccedil;ecek h&acirc;line gelmi\u015ftir. <br \/>\nT&uuml;rklerin kahveyle tan\u0131\u015fmas\u0131, Kanun&icirc; Sultan S&uuml;leyman devrinde olmu\u015ftur. Yemen Valisi &Ouml;zdemir Pa\u015fa taraf\u0131ndan kahve, \u0130stanbul&#39;a getirilmi\u015f ve T&uuml;rklerin kendilerine mahsus pi\u015firme us&ucirc;l&uuml;nden dolay\u0131 da, &lsquo;T&uuml;rk kahvesi&#39; ismini alm\u0131\u015ft\u0131r. 19. y&uuml;zy\u0131l sonlar\u0131na kadar T&uuml;rk kahvesi, &ccedil;i\u011f &ccedil;ekirdek olarak sat\u0131l\u0131yor, evlerdeki kahve tavalar\u0131nda kavrulduktan sonra, el de\u011firmenlerinde &ccedil;ekilerek i&ccedil;ilebiliyordu. Bu durum; 1871 y\u0131l\u0131nda Mehmet Efendi&#39;nin, &ccedil;i\u011f kahveyi kavurup &ouml;\u011f&uuml;terek m&uuml;\u015fterilerine haz\u0131r olarak satmaya ba\u015flamas\u0131na kadar s&uuml;rd&uuml;. B&ouml;ylece \u0130stanbul Tahmis Sokak&#39;ta taze kavrulmu\u015f kahvenin kokusu da &ccedil;evreye yay\u0131lmaya ba\u015flad\u0131. Kahveyi haz\u0131r olarak kahve severlere sunan Mehmet Efendi, k\u0131sa s&uuml;rede tan\u0131narak &quot;Kurukahveci Mehmet Efendi&quot; diye an\u0131lmaya ba\u015fland\u0131.<br \/>\nTiryakileri taraf\u0131ndan &lsquo;kara inci&#39; olarak nitelenen kahve, zamanla saray mutfa\u011f\u0131n\u0131n ve evlerin vazge&ccedil;ilmezleri aras\u0131nda yerini almaya ve &ccedil;ok miktarda t&uuml;ketilmeye ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. T&uuml;rk kahvesinin lezzeti ve &uuml;n&uuml; gerek \u0130stanbul&#39;a yolu d&uuml;\u015fen t&uuml;ccar ve seyyahlar, gerekse Osmanl\u0131 el&ccedil;ileri sayesinde &ouml;nce Avrupa&#39;y\u0131, sonra da b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyay\u0131 sarm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Osmanl\u0131&#39;n\u0131n d&uuml;nyaya hediyesi: T&uuml;rk kahvesi<\/strong><br \/>\nAnadolu&#39;dan Avrupa&#39;ya kahveyi ilk olarak 17. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda Venedikli t&uuml;ccarlar g&ouml;t&uuml;r&uuml;r. 18. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ilk y\u0131llar\u0131ndan itibaren kahve i&ccedil;imi Avrupa&#39;da yayg\u0131nla\u015f\u0131r. Kahve, \u0130ngilizcede &quot;coffee&quot;, Frans\u0131zcada &quot;cafe&quot;, Almancada &quot;kaffe&quot;, Macarcada &quot;kave&quot; olarak isimlendirilir. <br \/>\nKahvenin Avusturya&#39;ya giri\u015f hik&acirc;yesi de olduk&ccedil;a enterasand\u0131r. 2. Viyana Ku\u015fatmas\u0131 (1683) sonras\u0131 Osmanl\u0131 ordular\u0131 geri &ccedil;ekilirken geride &ccedil;uvallar dolusu kahve b\u0131rak\u0131r. Avusturyal\u0131lar, &ccedil;uvallar\u0131n i&ccedil;indeki kahveyi, ba\u015flang\u0131&ccedil;ta hayvan yemi zanneder. Osmanl\u0131lar\u0131 tan\u0131yan Georg Kolschitzky, bu &ccedil;uvallar\u0131n kendine verilmesini ister ve bunlar\u0131 sermaye yaparak Viyana&#39;da kahve i&ccedil;ilen bir yer a&ccedil;ar. B&ouml;ylece Avusturyal\u0131lar da kahve ile tan\u0131\u015f\u0131r. <br \/>\nT&uuml;rk k\u0131yafetlerinin Avrupal\u0131 han\u0131mlar i&ccedil;in model olu\u015fturdu\u011fu, mehter m&uuml;zi\u011finin taklit edildi\u011fi o g&uuml;nlerde, 1669 y\u0131l\u0131nda, Osmanl\u0131 Sefiri S&uuml;leyman A\u011fa&#39;n\u0131n Paris&#39;in m&uuml;mtaz \u015fahsiyetlerine kahve davetleri d&uuml;zenlemesi, Fransa&#39;da kahvenin daha b&uuml;y&uuml;k al&acirc;ka g&ouml;rmesini sa\u011flad\u0131. Ho\u015fsohbet, n&uuml;ktedan biri olan S&uuml;leyman A\u011fa&#39;n\u0131n el&ccedil;ilik kona\u011f\u0131na kahve i&ccedil;meye davet edilmek, Paris ileri gelenleri i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir ayr\u0131cal\u0131k say\u0131l\u0131rd\u0131.<br \/>\n18. y&uuml;zy\u0131l Fransa&#39;s\u0131nda, Fransa Kral\u0131 XV. Lui&#39;nin yak\u0131nlar\u0131ndan Madam Pompadur, Louvre Saray\u0131&#39;n\u0131n bir odas\u0131n\u0131 T&uuml;rk odas\u0131 olarak d&uuml;zenler, bu odaya &quot;&Agrave; la Turca&quot; yani &quot;T&uuml;rk usul&uuml; veya T&uuml;rk &uuml;slubu&quot; ad\u0131n\u0131 verir. Bu odan\u0131n en &ouml;nemli &ouml;zelli\u011fi saray han\u0131mlar\u0131n\u0131n T&uuml;rk kad\u0131nlar\u0131 gibi giyinmesi, zarafet dili olarak T&uuml;rk&ccedil;enin konu\u015fulmas\u0131, i&ccedil;ecek olarak da T&uuml;rk kahvesinin i&ccedil;ilmesidir. <\/p>\n<p><strong>Kahvenin &uuml;retildi\u011fi yerler <\/strong><br \/>\nKahve &uuml;retimi, 17. y&uuml;zy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na kadar sadece Yemen&#39;de yap\u0131l\u0131rd\u0131. Kahve t&uuml;ketiminin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131 &uuml;zerine kahvenin &uuml;retim alanlar\u0131 geni\u015flemi\u015ftir. &Ouml;nce Seylan&#39;da (Sri Lanka), sonraki y\u0131llarda Cava Adas\u0131 (1696), Surinam (1718), Martinik (1723), Brezilya (1727), Jamaika (1730), K&uuml;ba (1779), Venez&uuml;ella (1784), Meksika (1790) ve Kolombiya&#39; da (18. yy sonlar\u0131) kahve ziraat\u0131na ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nKahve &uuml;retiminin zirvesinde bug&uuml;n, bu i\u015fe &ccedil;ok sonralar\u0131 ba\u015flayan Brezilya vard\u0131r. Brezilya&#39;y\u0131 s\u0131ras\u0131yla Kolombiya ve Endonezya takip etmektedir. Kahve &uuml;reten di\u011fer &ouml;nemli &uuml;lkeler ise Meksika, Fildi\u015fi K\u0131y\u0131s\u0131, Etiyopya, Uganda ve Guatemala&#39;d\u0131r. Bir zamanlar kahve &uuml;retimini elinde tutan Yemen, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde ilk onda bile yer almamaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>K&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zde kahve<\/strong><br \/>\nKahve ve kahvehanelerin sosyal hayat\u0131n ayr\u0131lmaz bir par&ccedil;as\u0131 olmas\u0131yla birlikte, d&uuml;nyada hi&ccedil;bir i&ccedil;ece\u011fin sahip olamad\u0131\u011f\u0131 yayg\u0131nl\u0131kta bir kahve k&uuml;lt&uuml;r&uuml; do\u011fmu\u015ftur. <br \/>\n\u0130lk kaynaklarda kahveden; &quot;T&uuml;rklerin i&ccedil;ti\u011fi, siyah renkli, yemeklere asla e\u015flik etmeyen, a\u011f\u0131r yudumlarla tad\u0131na var\u0131lan ve arkada\u015f toplant\u0131lar\u0131ndan eksik olmayan bir i&ccedil;ecek&quot; \u015feklinde bahsedilir.<br \/>\nT&uuml;rk edebiyat\u0131 ve folklorunda &ouml;nemli yeri olan kahve ile ilgili pek &ccedil;ok s&ouml;z s&ouml;ylenmi\u015f, \u015fiir yaz\u0131lm\u0131\u015f, &quot;Kahve Yemen&#39;den gelir&quot; \u015feklinde t&uuml;rk&uuml;ler yak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. 16. y&uuml;zy\u0131l \u015fairleri, kahveyi &quot;b&acirc;is-i cem&#39;-i &acirc;rifan&quot; ve &quot;m&uuml;rde cisme can katan&quot; bir i&ccedil;ecek \u015feklinde tan\u0131tt\u0131klar\u0131 gibi, Osmanl\u0131 tarih&ccedil;ileri de kahvehaneleri &quot;mekteb-i irfan&quot; ve &quot;mecma-\u0131 irfan&quot; diye vas\u0131fland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n\u0130stanbul&#39;da ilk kahvehane Kanun&icirc; d&ouml;neminde Hakem ve \u015eems ad\u0131nda iki Suriyeli taraf\u0131ndan a&ccedil;\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lk olarak Tahtakale&#39;de a&ccedil;\u0131lan ve daha sonra b&uuml;t&uuml;n \u015fehre h\u0131zla yay\u0131lan kahvehaneler sayesinde halk, kahveyle tan\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Kahvehaneler zamanla sadece halk\u0131n de\u011fil, m&uuml;derris ve kad\u0131 gibi okumu\u015f kesimin, me\u015fhur \u015fair ve &acirc;limlerin de bulu\u015fma noktas\u0131, sohbet yeri olmu\u015ftur. Bu yerler, kitaplar\u0131n okundu\u011fu, \u015fiir ve edebiyat sohbetlerinin, ilm&icirc; tart\u0131\u015fmalar\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 mek&acirc;nlar olmas\u0131 y&ouml;n&uuml;yle ayn\u0131 zamanda birer &quot;k\u0131raathane&quot; (okuma evi) idi.<br \/>\nOsmanl\u0131&#39;dan bu yana k\u0131z isteme esnas\u0131nda, gelin aday\u0131, kahveleri ikram edip elinde tepsiyle kahveler bitinceye kadar bekler; bu \u015fekilde gelin aday\u0131 g&ouml;r&uuml;c&uuml;ler taraf\u0131ndan daha iyi g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Baz\u0131 y&ouml;relerde sabr\u0131n\u0131 &ouml;l&ccedil;mek i&ccedil;in damada bol tuzlu kahve ikram edilir.<br \/>\nKahve, k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zde m&uuml;him bir yere sahiptir. G&uuml;n&uuml;n ilk yeme\u011fine &lsquo;kahvalt\u0131&#39; (kahve alt\u0131) denmesi de, sabahlar\u0131 kahve &ouml;ncesi yenen yemek olmas\u0131ndand\u0131r. Dilimizde kahveyle al&acirc;kal\u0131 &quot;Bir fincan kahvenin k\u0131rk y\u0131l hat\u0131r\u0131 vard\u0131r&quot;, &quot;Ac\u0131 kahvesini i&ccedil;mek&quot;, &quot;G&ouml;n&uuml;l, ne kahve ister ne kahvehane; g&ouml;n&uuml;l sohbet ister, kahve bahane&quot; gibi deyim ve atas&ouml;zleri vard\u0131r. <br \/>\n&quot;T&uuml;rk kahvesi&quot;, kl&acirc;sik m&uuml;zikte de unutulmazlar aras\u0131na girmi\u015ftir. J. S. Bach, o &uuml;nl&uuml; Kahve Kantat\u0131&#39;n\u0131 bir kahve tutkunu oldu\u011fu i&ccedil;in bestelemi\u015ftir. T&uuml;rklere sevgisiyle bilinen Frans\u0131z romanc\u0131 Pierre Loti, kahveye ve \u0130stanbul&#39;a olan sevgisinden dolay\u0131 kahvehanelere s&uuml;rekli gitmi\u015ftir. En sevdi\u011fi semt olan Ey&uuml;p&#39;te bir kahvehane bug&uuml;n onun ad\u0131yla an\u0131lmaktad\u0131r. 17. yy ve sonras\u0131nda T&uuml;rk kahvesi tutkunu &uuml;nl&uuml; isimler aras\u0131nda Victor Hugo, Alexandre Dumas, Moli&egrave;re, Andr&eacute; Gide, Balzac da vard\u0131r. <br \/>\nT&uuml;rk kahvesinin fayda ve zararlar\u0131<br \/>\nUzmanlar, bilhassa filtre edilmi\u015f kahvelerin &ccedil;ok fazla t&uuml;ketilmesinin sa\u011fl\u0131\u011fa zararl\u0131 oldu\u011fu konusunda birle\u015fmektedir. Oysa T&uuml;rk kahvesinin (dozunda i&ccedil;ildi\u011fi takdirde) sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 tehdit edecek zararl\u0131 bir yan\u0131 yoktur. Sadece suyu i&ccedil;ildi\u011finden, yani telvesi fincan\u0131n dibinde kald\u0131\u011f\u0131ndan, T&uuml;rk kahvesinden al\u0131nan kafein miktar\u0131 azd\u0131r. Bir fincan kahvedeki 50 miligram kafein, k\u0131sa s&uuml;rede v&uuml;cuttan at\u0131l\u0131r. Bu bak\u0131mdan T&uuml;rk kahvesi fincan\u0131, ideal &ouml;l&ccedil;&uuml;lere sahiptir. Dozunda i&ccedil;ilen kahve zihin a&ccedil;\u0131lmas\u0131na, ba\u015f a\u011fr\u0131lar\u0131n\u0131n azalmas\u0131na, sindirimin kolayla\u015fmas\u0131na vesile olur. Ayr\u0131ca uyar\u0131c\u0131, teskin edici ve dinlendiricidir. <br \/>\nYe\u015fil kahve tanelerinde tanen, u&ccedil;ucu ya\u011f, s&acirc;bit ya\u011f ve % 0,8-2,5 oran\u0131nda kafein alkaloiti bulunur. Kafeinden dolay\u0131 kahvenin beyin ve kalb faaliyetini uyar\u0131c\u0131, idrar s&ouml;kt&uuml;r&uuml;c&uuml; tesirleri vard\u0131r. Bu sebeple kavrulmu\u015f kahveden haz\u0131rlanan sulu &ccedil;&ouml;zeltiler uyku giderici, kalb kuvvetlendirici, hazmettirici ve alkaloit zehirlenmelerinde panzehir olarak kullan\u0131l\u0131r. Kahve alzheimer hastal\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 tedbir olarak tavsiye edilir. Hamileliklerde ilk sekiz ay kahve t&uuml;ketilmemesi iyi olur. &Uuml;lserliler i&ccedil;in, ilk yasaklardan biri kahvedir.<\/p>\n<p><strong>T&uuml;rk kahvesinin yap\u0131l\u0131\u015f\u0131<\/strong><br \/>\n\u0130yi bir kahve haz\u0131rlamak i&ccedil;in suyun klorsuz ve so\u011fuk olmas\u0131 gerekir. Kahve tiryakileri, kahvenin mangalda, k&uuml;ll&uuml; k&ouml;m&uuml;r ate\u015fiyle 15-20 dakikada pi\u015fmesi gerekti\u011finde birle\u015firler. Dibi kal\u0131n bak\u0131r cezvede so\u011fuk suya sal\u0131nan kahve, birka&ccedil; kere kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131larak ate\u015fe konur ve fazla kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmaz. Her fincan i&ccedil;in iki &ccedil;ay ka\u015f\u0131\u011f\u0131 kahve, iki &ccedil;ay ka\u015f\u0131\u011f\u0131 \u015feker (arzuya g&ouml;re) il&acirc;ve edilir. K&ouml;p&uuml;klenince ate\u015ften &ccedil;ekilen cezvenin ilk k&ouml;p&uuml;\u011f&uuml;, fincanlara pay edilir ve kahve yeniden ate\u015fe s&uuml;r&uuml;l&uuml;r. Kalan kahve bir ta\u015f\u0131m daha pi\u015firilir ve fincanlara bo\u015falt\u0131l\u0131r. <br \/>\nT&uuml;rk kahvesinin en &ouml;nemli &ouml;zelliklerinden biri, bol k&ouml;p&uuml;kl&uuml; olmas\u0131d\u0131r. Yumu\u015fak ve kadifemsi k&ouml;p&uuml;\u011f&uuml; sayesinde kahvenin tad\u0131 damakta uzunca bir s&uuml;re kal\u0131r. Ayr\u0131ca birka&ccedil; dakika \u015fekli bozulmadan kalabilen bu leziz k&ouml;p&uuml;k, kahvenin bir s&uuml;re s\u0131cak kalmas\u0131 i&ccedil;in &ouml;rt&uuml; vazifesi g&ouml;r&uuml;r. Kahveyi sade i&ccedil;mek, T&uuml;rk kahvesinin ger&ccedil;ek tad\u0131n\u0131 almak isteyen kahve tiryakilerinin birle\u015fti\u011fi ortak noktad\u0131r. Kahve ile birlikte ikram edilen su, &ouml;nceden a\u011f\u0131zda kalm\u0131\u015f b&uuml;t&uuml;n tatlar\u0131n giderilip, sadece kahve tad\u0131n\u0131n al\u0131nmas\u0131 i&ccedil;indir. <\/p>\n<p><strong>Osmanl\u0131&#39;da kahve ikram\u0131<\/strong><br \/>\nOsmanl\u0131&#39;da kahvenin ikram edilmesi de, ayr\u0131 bir hususiyet arz ederdi. Baz\u0131 yerlerde misafirlere kahveden &ouml;nce lokum veya \u015fekerleme t&uuml;r&uuml; bir tatl\u0131 ikram edilir, onun tad\u0131 ge&ccedil;meden ac\u0131 bir kahve sunulurdu. Kahve, bayramlarda, kulpsuz fincan\u0131n kendine uygun bir fincan zarf\u0131na konulmas\u0131yla; di\u011fer g&uuml;nlerde ise, tabakl\u0131 fincanlarda ikram edilirdi. Bazen, kahveye farkl\u0131 bir tat kazand\u0131rmak i&ccedil;in, kahvenin i&ccedil;ine &ccedil;i&ccedil;ek suyu, &lsquo;ak amber&#39; veya &lsquo;k&acirc;kule&#39; kat\u0131l\u0131rd\u0131. <br \/>\nSarayda kahve ikram\u0131 ise, &ccedil;ok daha &ouml;nemli bir i\u015fti. Saraya ilk olarak Kanun&icirc; d&ouml;neminde girdiyse de, kahvenin saray i&ccedil;ece\u011fi olarak itibar kazanmas\u0131, 4. Mehmed zaman\u0131nda olmu\u015ftur. Sarayda sadece Yemen kahvesi tercih edilirdi. Kahve ikram\u0131 i&ccedil;in kullan\u0131lan fincanlar, \u0130znik veya K&uuml;tahya &ccedil;inisinden yap\u0131l\u0131r; bu fincanlar\u0131n etraflar\u0131nda, elin yanmamas\u0131 i&ccedil;in kulp vazifesi g&ouml;ren g&uuml;m&uuml;\u015f veya alt\u0131n bir zarf olurdu.<br \/>\nT&uuml;rk Kahvesi &ouml;teden beri &ccedil;ok &ouml;zel bir i&ccedil;ecek konumundad\u0131r. Kahve kavrulma, &ouml;\u011f&uuml;t&uuml;lme, pi\u015firilme ve ikram edilme us&ucirc;lleriyle; emek, temizlik ve dikkat isteyen bir i&ccedil;ecektir. Bu us&ucirc;ller, kahvenin lezzetini art\u0131ran unsurlard\u0131r. Bunca zahmet biraz da kahve ikram edilen ki\u015fiye verilen de\u011ferin bir ni\u015f&acirc;nesidir. \u0130nsan\u0131m\u0131z\u0131n bu i&ccedil;ece\u011fi her h&acirc;liyle lezzetli bir k\u0131vama getirmesi, insana verdi\u011fi de\u011feri g&ouml;stermesinin yan\u0131nda, me\u015fru dairede kalarak s\u0131hhatimize menf&icirc; tesiri olmayan g&uuml;zel i&ccedil;eceklerin yap\u0131labilece\u011finin de ifadesidir.<br \/>\nYiyecek ve i&ccedil;ecekler, lis&acirc;n-\u0131 h&acirc;lleriyle kendilerini kullananlar\u0131n hayat tarz\u0131n\u0131, yeme-i&ccedil;me al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n\u0131 ve kendilerine nas\u0131l bir m&acirc;n&acirc; y&uuml;klendi\u011fini s&ouml;yler. T&uuml;rk kahvesi, di\u011fer yiyecek ve i&ccedil;ecekleri t&uuml;ketmede oldu\u011fu gibi, insan\u0131m\u0131z\u0131n &acirc;deta &lsquo;nimete&#39; bir sayg\u0131n\u0131n gere\u011fi olarak lezzetini hissederek t&uuml;ketti\u011fi bir i&ccedil;ecektir. <\/p>\n<p><strong>Kaynaklar<\/strong><br \/>\n<em>1. \u0130sl&acirc;m Ansiklopedisi, TDV, 24. cilt, Kahve maddesi, \u0130st., 2001<br \/>\n2. A. Ya\u015far Ayd\u0131n, Bir Okuma Evi Olarak Kahvehaneler, S\u0131z\u0131nt\u0131, say\u0131: 290, Mart 2003<br \/>\n3. www.mehmetefendi.com.tr<br \/>\n4. www.e-kolay.net\/yemek<br \/>\n5. www.yenisafak.com.tr\/arsiv\/2004\/ekim\/05\/yemek.html<br \/>\n6. www.tr.wikipedia.org<br \/>\n7. www.denizce.com\/kahve.asp<br \/>\n8. www.bigglook.com<br \/>\n9. <a target=\"_blank\" href=\"http:\/\/www.bugday.org\/\" rel=\"noopener\">http:\/\/www.bugday.org\/<\/a><\/em>\n<\/p>\n<p>\nhttp:\/\/www.sizinti.com.tr\/konu.sizinti?SIN=a1c9ecef92&#038;k=3194&#038;1855973689<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Zafer \u0130HT\u0130YAR K&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zde kendine has bir yeri olan kahve, pek &ccedil;ok ki\u015finin vazge&ccedil;ilmezleri aras\u0131ndad\u0131r. Daha &ouml;n&uuml;n&uuml;ze gelmeden kendini kokusuyla hissettiren kahve, bir dinlenme vesilesi ve sohbet bahanesidir. &quot;T&uuml;rk kahvesi&quot; ad\u0131yla ilk milletleraras\u0131 markam\u0131z say\u0131labilecek kahve; g&uuml;zel bir i&ccedil;ecek olmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra pek &ccedil;ok deyime, atas&ouml;z&uuml;ne, \u015fiire ve t&uuml;rk&uuml;ye de konu olmu\u015ftur. Kahve a\u011fac\u0131 Kahve a\u011fac\u0131, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[432],"tags":[],"fp_columnist":[],"class_list":["post-1972","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-tibbi-ve-aromatik-bitkiler"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1972","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1972"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1972\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":172239,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1972\/revisions\/172239"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1972"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1972"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1972"},{"taxonomy":"fp_columnist","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/fp_columnist?post=1972"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}