{"id":3540,"date":"2007-09-18T07:17:00","date_gmt":"2007-09-18T07:17:00","guid":{"rendered":""},"modified":"2025-10-23T10:00:26","modified_gmt":"2025-10-23T10:00:26","slug":"paratuberkuloz-3540","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/paratuberkuloz-3540","title":{"rendered":"PARAT\u00dcBERK\u00dcLOZ"},"content":{"rendered":"<p align=\"center\">\nDr. &Ouml;znur YAZICIO\u011eLU\n<\/p>\n<p>\nParat&uuml;berk&uuml;loz, ruminantlar\u0131n <em>Mycobacterium paratuberculosis<\/em> taraf\u0131ndan meydana getirilen ve ba\u011f\u0131rsaklar ile b&ouml;lgesel lenf d&uuml;\u011f&uuml;mlerinin gran&uuml;lomat&ouml;z yang\u0131 ile karakterize kronik enfeksiy&ouml;z bir hastal\u0131\u011f\u0131d\u0131\n<\/p>\n<h1>Etiyoloji<\/h1>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <em>Mycobacterium paratuberculosis<\/em>, k&uuml;&ccedil;&uuml;k (0,5&#215;1,5 mikron), k\u0131sa ve kal\u0131n &ccedil;omak&ccedil;\u0131klar \u015feklinde, hareketsiz, sporsuz, kaps&uuml;ls&uuml;z, Gram pozitif ve aside diren&ccedil;li bir bakteridir. Bakterinin en ay\u0131r\u0131c\u0131 &ouml;zelli\u011fi, in vitro geli\u015fimi i&ccedil;in ekzojen mikobaktine ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Mikobaktin, mikobakteriler taraf\u0131ndan olu\u015fturulan demir ta\u015f\u0131yan bir kimyasald\u0131r ve bakterinin &ccedil;o\u011falmas\u0131 i&ccedil;in gereken respirat&ouml;r aktivitenin devam\u0131n\u0131 sa\u011flar.\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <em>Mycobacterium paratuberculosis<\/em>, son y\u0131llarda <em>M.avium<\/em>&#39;un bir alt t&uuml;r&uuml; olarak (<em>M.avium subspecies paratuberculosis<\/em>) s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Etken, memelilerin t&uuml;berk&uuml;loz kompleksindeki patojenik mikobakterilere (<em>M. tuberculosis<\/em> ve <em>M. bovis<\/em>) ve insanlarda leprosy&#39;nin sebebi olan <em>M.leprae<\/em>&#39;ya genetik olarak benzer de\u011fildir. Ancak <em>M. avium<\/em>&#39;a genetik olarak (% &gt;99) benzerdir. Bakteriyi <em>M. avium<\/em>&#39;dan ay\u0131ran genetik &ouml;zelli\u011fi, giri\u015f sekans\u0131 (IS900) denen k\u0131sa bir DNA elementinin &ccedil;ok say\u0131da kopyas\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bu y&uuml;zden klinik &ouml;rneklerde <em>M.paratuberculosis<\/em>&#39;in tespiti veya k&uuml;lt&uuml;rlerde bakterinin identifikasyonu i&ccedil;in kullan\u0131lan genetik problar, IS900&#39;&uuml;n tayinine dayan\u0131r.\n<\/p>\n<p>\nBakteri, mikobaktin &uuml;retme yetene\u011finden yoksun oldu\u011fu i&ccedil;in d\u0131\u015f &ccedil;evrede canl\u0131 kalamaz. Tabiatta &uuml;reyip &ccedil;o\u011fald\u0131\u011f\u0131 tek yer, enfekte hayvanlar\u0131n makrofajlar\u0131d\u0131r. Toprak ve su &ouml;rneklerinde bulundu\u011fu taktirde, etkenin enfekte bir hayvandan kaynaklanan fekal kontaminasyon yoluyla buralarda biriktikten sonra &ccedil;o\u011falmaks\u0131z\u0131n kald\u0131\u011f\u0131 kabul edilebilir.\n<\/p>\n<p>\nMukozay\u0131 infiltre eden makrofajlarda sitoplazmay\u0131 dolduran bakteri k&uuml;meleri.ZNx1000 (&Ouml;.YAZICIO\u011eLU.TAGEM\/HS\/98\/10\/04\/035&#39;no&#39;lu proje.Patoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml;.BVKAE)\n<\/p>\n<p>\n<em>Mycobacterium paratuberculosis<\/em>, \u0131s\u0131, so\u011fuk, g&uuml;ne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131, kurutma ve dondurma gibi fiziksel fakt&ouml;rlere ve genel dezenfektanlara diren&ccedil;lidir. Ancak formalin, fenolik ve kresilik dezenfektanlar, bakteri &uuml;zerinde etkilidir. D\u0131\u015f &ccedil;evrede bakteri, uzun periyodlarla canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 korur. Nehir suyunda 163 g&uuml;n, g&ouml;l suyunda 270 g&uuml;n, s\u0131\u011f\u0131r fe&ccedil;esinde ve toprakta 11 ay ve idrarda sadece 7 g&uuml;n canl\u0131 kalabilir. Fe&ccedil;es bakteriostatik, idrar bakteriosidal etkiye sahiptir. Bu nedenle ah\u0131r g&uuml;bresinde oldu\u011fu gibi fe&ccedil;es ve idrar kar\u0131\u015f\u0131m\u0131n\u0131n organizme uzun periyodlarla konak&ccedil;\u0131l\u0131k etmesi, tek ba\u015f\u0131na fe&ccedil;ese k\u0131yasla daha az m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bakterinin, t&uuml;rlere g&ouml;re patojenitesi ve k&uuml;lt&uuml;rel &ouml;zellikleri farkl\u0131 olan birka&ccedil; su\u015fu vard\u0131r. Her su\u015f, s\u0131\u011f\u0131r, koyun ve ke&ccedil;ileri enfekte edebilir ve hastal\u0131k olu\u015fturabilir. Koyunlardan ve bazen s\u0131\u011f\u0131rlardan izole edilen pigmentli bir su\u015f, dokularda ve k&uuml;lt&uuml;rde sar\u0131-portakal renginde bir pigmentasyon meydana getirir. Ayr\u0131ca aside diren&ccedil;li olmayan ve hafif diren&ccedil;li formlar da olu\u015fabilir ve bunlar bazen \u015fiddetli olarak etkilenen dokularda mikroskobik olarak organizmlerin g&ouml;sterilememesine sebep olabilirler.\n<\/p>\n<p>\n<strong>Epizootioloji<\/strong>\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Parat&uuml;berk&uuml;loz, &ccedil;o\u011funlukla s\u0131\u011f\u0131r, koyun ve ke&ccedil;ilerin bir hastal\u0131\u011f\u0131 olarak d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;lmesine ra\u011fmen t&uuml;m ruminantlar enfeksiyona duyarl\u0131d\u0131r. Hastal\u0131k, yabani hayatta ve hayvanat bah&ccedil;elerindeki ekzotik hayvanlarda da bir problem olarak tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Deneysel olarak b&uuml;y&uuml;k inokulumlar kullan\u0131larak at, domuz ve tavuklarda enfeksiyon olu\u015fturulmu\u015ftur. Basiller, bu konak&ccedil;\u0131larda &ccedil;o\u011falabilir ancak klinik hastal\u0131k genellikle geli\u015fmez. Bu y&uuml;zden enfekte monogastrikler, organizmin asemptomatik ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131 olarak duyarl\u0131 ruminantlar i&ccedil;in bir tehlike olu\u015fturabilirler. Hastal\u0131k, fare, s\u0131&ccedil;an, kobay, gerbil, hamster, g&uuml;vencin ve tav\u015fanlara da bula\u015ft\u0131r\u0131labilir.\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gen&ccedil; hayvanlar enfeksiyona erginlerden daha duyarl\u0131d\u0131r. Ya\u015fa ba\u011fl\u0131 bir diren&ccedil; geli\u015fir. Basile maruz kalan gen&ccedil; hayvanlar\u0131n sadece 1\/3&#39;nin kronik olarak enfekte oldu\u011fu hesaplanm\u0131\u015ft\u0131r. Enfeksiyon, al\u0131nan basil say\u0131s\u0131na ve konak&ccedil;\u0131n\u0131n savunma mekanizmalar\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Enfeksiyonun olu\u015fmas\u0131 i&ccedil;in gereken basil say\u0131s\u0131 bilinmemekle birlikte morbidite oranlar\u0131, organizmin az say\u0131daki al\u0131m\u0131n\u0131n bile enfeksiyona neden olabilece\u011fini g&ouml;stermektedir. Erginler enfekte olabilir ancak daha az oranda hastal\u0131k geli\u015ftirir ve enfeksiyondan iyile\u015febilirler.\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bula\u015fma, genellikle d\u0131\u015fk\u0131yla kontamine su ve yem maddelerinin sindirim sistemi yoluyla al\u0131nmas\u0131 ile olur. Bakteri ile bula\u015f\u0131k g&uuml;bre, enfeksiyonun ba\u015fl\u0131ca kayna\u011f\u0131d\u0131r. Klinik olarak hasta hayvanlar, her gram d\u0131\u015fk\u0131da 10<sup>8 <\/sup>(100 milyon) basilden fazlas\u0131n\u0131 d&ouml;kebilirler. Enfeksiyon generalize oldu\u011funda, etkenler s&uuml;t, semen ve idrarla da &ccedil;\u0131kar\u0131labilir ve intrauterin enfeksiyonlar olu\u015fabilir. Klinik olarak enfekte hayvanlar\u0131n %7&#39;sinde organizm, s&uuml;tle &ccedil;\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan buza\u011f\u0131lar i&ccedil;in, enfekte ineklere ait ya da fe&ccedil;esle kontamine olmu\u015f s&uuml;t de potansiyel bir enfeksiyon kayna\u011f\u0131d\u0131r. Enfekte ineklere ait f&ouml;t&uuml;slerin %85&#39;inden bakteri izole edilebilmesine ra\u011fmen intrauterin bula\u015fma, do\u011fal enfeksiyonun &ouml;nemli bir sebebi olarak g&ouml;r&uuml;lmez.&nbsp; Koyunlarda, organizmin s&uuml;tle &ccedil;\u0131kar\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 ve saha olaylar\u0131nda intrauterin enfeksiyonlar\u0131n olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131 ileri s&uuml;r&uuml;lm&uuml;\u015ft&uuml;r.\n<\/p>\n<p>\n<strong>Patogenez<\/strong>\n<\/p>\n<p>\nOral enfeksiyonu takiben al\u0131nan basiller, gastrointestinal kanal\u0131n mukozal y&uuml;zeylerine penetre olur ve makrofajlar taraf\u0131ndan fagosite edilirler. Makrofajlar i&ccedil;inde basiller canl\u0131 kal\u0131r ve humoral fakt&ouml;rlerden korunur. Peyer plaklar\u0131 mukozaya giri\u015f kap\u0131lar\u0131 olarak hizmet eder. Etkenler ba\u015fl\u0131ca ince ba\u011f\u0131rsakta lokalize olur ve enfeksiyondan sonraki 2-3 ay i&ccedil;inde burada &ccedil;o\u011fal\u0131rlar. B&ouml;ylece ba\u011f\u0131rsakta gran&uuml;lomat&ouml;z karakterde bir yang\u0131n\u0131n \u015fekillenmesine neden olurlar. Afferent lenf damarlar\u0131 ile b&ouml;lge lenf d&uuml;\u011f&uuml;mlerine ta\u015f\u0131narak burada da benzer karakterde bir yang\u0131ya yol a&ccedil;arlar. Konak&ccedil;\u0131n\u0131n direncine ba\u011fl\u0131 olarak ya enfeksiyonun &uuml;stesinden gelinir ya da hayvanlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 olur. Ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 hayvanlarda etkenler, mukoza ve b&ouml;lge lenf d&uuml;\u011f&uuml;mlerinde yerle\u015fir kal\u0131r. Baz\u0131 ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 hayvanlar, asemptomatik olarak ya\u015famlar\u0131 boyunca basilleri etrafa sa&ccedil;ar ancak klinik hastal\u0131k geli\u015ftirmezler. Enfeksiyona kar\u015f\u0131 olu\u015fan bu tolerans, enfeksiyon s\u0131ras\u0131nda hakim olan immunolojik reaktiviteye ba\u011fl\u0131d\u0131r. Hastal\u0131\u011f\u0131n uzun ink&uuml;basyon periyodundan dolay\u0131, subklinik olarak enfekte hayvanlar\u0131 ger&ccedil;ek asemptomatik ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lardan ay\u0131rmak zordur. Ancak enfeksiyona toleransta bir azalma oldu\u011funda, ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131n bir k\u0131sm\u0131nda da hipersensitivite ve h&uuml;creye ba\u011fl\u0131 imm&uuml;nite geli\u015fir, mukozal lezyonlar ilerler ve klinik tablo ortaya &ccedil;\u0131kar. Hastal\u0131\u011f\u0131n son devrelerinde ise anerji geli\u015fir ve enfekte makrofajlar g&ouml;&ccedil; ederek bakteremiye sebep olurlar. Makrofajlar\u0131n g&ouml;&ccedil;&uuml;, migrasyon inhibisyon fakt&ouml;rlerinin kayb\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r.\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kronik enfekte bir s&uuml;r&uuml;de hayvanlar, klinik hasta, subklinik ve enfekte olarak s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131r. Enfeksiyon ve hastal\u0131\u011f\u0131 ay\u0131rmak gerekir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; enfeksiyon her zaman hastal\u0131\u011fa sebep olmayabilir. Subklinik enfekte hayvanlar, hastal\u0131\u011f\u0131n kontrol ve eradikasyonunda en b&uuml;y&uuml;k engeldir. Enfekte hayvanlar, h&uuml;creye ba\u011fl\u0131, humoral, hem h&uuml;creye ba\u011fl\u0131 hem de humoral bir cevap ya da anerji g&ouml;sterebilirler. Genellikle h&uuml;creye ba\u011fl\u0131 ve humoral immunite aras\u0131nda ters bir ili\u015fki mevcuttur. Ba\u015flang\u0131&ccedil;ta h&uuml;creye ba\u011fl\u0131 bir immun cevap (tuberk&uuml;loid) vard\u0131r. Hastal\u0131k ilerledik&ccedil;e (lepromat&ouml;z devre), &ouml;len makrofajlardan basillerin sal\u0131nmas\u0131yla ba\u015flat\u0131lan humoral bir immun cevap geli\u015fir. Sonunda anerjiye ula\u015f\u0131l\u0131r. H&uuml;creye ba\u011fl\u0131 ve humoral cevaplar art\u0131k tayin edilemez. Bu immunolojik cevaplar, klinik &ouml;zelliklerden ba\u011f\u0131ms\u0131z olu\u015fur ve klinik spektrum s&uuml;resince herhangi bir zamanda g&ouml;r&uuml;lebilir.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;\n<\/p>\n<p>\nKronik olgular\u0131n ba\u015fl\u0131ca klinik bulgusu olan diyarenin patogenezi komplekstir. Diyare, lamina propriadaki immun cevap\u0131n sonucu olarak geli\u015fen vill&ouml;z atrofiye ilgilidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; makrofajlar taraf\u0131ndan fagosite edilen basillerin intrasel&uuml;ler canl\u0131 kal\u0131\u015f\u0131 ve engellenemeyen &ccedil;o\u011falmas\u0131, makrofajlardan b&ouml;lgeye yang\u0131 h&uuml;crelerini &ccedil;eken eriyebilir fakt&ouml;rlerin sal\u0131nmas\u0131na sebep olur. B&ouml;ylece mukozada geli\u015fen kronik yang\u0131, damarlarda ve lenfatiklerdeki drenaj\u0131 engeller ve plazma proteinlerinin ba\u011f\u0131rsak lumenine s\u0131zmas\u0131na yol a&ccedil;ar. Ayr\u0131ca vill&ouml;z atrofiden dolay\u0131 amino asit al\u0131m\u0131 engellenir. Protein kayb\u0131 ve amino asit malabsorpsiyonu, kronik enfeksiyon s&uuml;resince hayvan\u0131n zay\u0131flamas\u0131na sebep olur.\n<\/p>\n<p>\n<strong>Klinik Bulgular<\/strong>\n<\/p>\n<p>\n\u0130nk&uuml;basyon periyodu uzun ve de\u011fi\u015fkendir. Hastal\u0131k, 1-2 ya\u015f\u0131n &uuml;zerindeki herhangi bir ya\u015fta g&ouml;r&uuml;lebilir. Gen&ccedil; hayvanlarda hastal\u0131k nadirdir ve sadece k&ouml;t&uuml; bak\u0131m ko\u015fullar\u0131 ile birlikte y&uuml;ksek enfeksiyon oran\u0131na sahip s&uuml;r&uuml;lerde olu\u015fur. Klinik hastal\u0131k, yava\u015f seyirli kronik subklinik bir enfeksiyonun son devresidir. Do\u011fum, nakil, beslenme yetersizlikleri ve fazlal\u0131klar\u0131, fazla s&uuml;t verimi, paraziter enfeksiyonlar ve e\u015f zamanl\u0131 hastal\u0131klar, nemli ya da mineral y&ouml;n&uuml;nden yetersiz meralarda otlatma gibi fakt&ouml;rler, hastal\u0131\u011f\u0131n ortaya &ccedil;\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 h\u0131zland\u0131r\u0131r. Topra\u011f\u0131n y&uuml;ksek kire&ccedil; miktar\u0131 ve y&uuml;ksek pH&#39;s\u0131 da klinik bulgular\u0131n \u015fiddetini etkiler. Kire&ccedil;ten zengin alkalin topraklarda bak\u0131lan s&uuml;r&uuml;ler, y&uuml;ksek enfeksiyon insidans\u0131na sahiptir fakat az oranda klinik hastal\u0131k g&ouml;sterirler. Bu s&uuml;r&uuml;ler, topra\u011f\u0131n asidik oldu\u011fu b&ouml;lgelere g&ouml;t&uuml;r&uuml;ld&uuml;klerinde ise hastal\u0131k \u015fiddetli ve &ouml;ld&uuml;r&uuml;c&uuml; seyreder .\n<\/p>\n<p>\nParat&uuml;berk&uuml;lozun tipik klinik bulgusu, tedaviye cevap vermeyen, kronik ya da aral\u0131kl\u0131 diyaredir. Fakat i\u015ftihada bir azalma g&ouml;r&uuml;lmez. Diyare, dehidrasyon ve kronik kilo kayb\u0131na sebep olur. Hastal\u0131\u011f\u0131n son d&ouml;nemlerinde i\u015ftiha kaybolur. Ventral &ouml;dem, a\u015f\u0131r\u0131 zay\u0131flama ve genel halsizlik vard\u0131r ve hastal\u0131k &ouml;l&uuml;mle son bulur Klinik seyir, 3-6 ay ya da daha uzun s&uuml;rebilir. Koyun ve ke&ccedil;ilerde diyare, hastal\u0131\u011f\u0131n son d&ouml;nemleri hari&ccedil; genellikle yoktur ya da d\u0131\u015fk\u0131 yumu\u015fak peletlidir. Kronik kilo kayb\u0131 ve genel halsizlik, bu hayvanlarda g&ouml;r&uuml;len yegane klinik bulgular olabilir. Klinik hastal\u0131\u011f\u0131n seyri koyun ve ke&ccedil;ilerde daha h\u0131zl\u0131d\u0131r. Subklinik enfeksiyon, gluteal ve femoral kaslar\u0131n yetersiz geli\u015fimiyle kendini belli eder.\n<\/p>\n<p>\n<strong>Makroskobik Bulgular<\/strong>\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Klinik tablonun \u015fiddeti ile lezyonlar\u0131n \u015fiddeti aras\u0131nda bir uyum yoktur. Bazen klinik hastal\u0131k sonucu &ouml;len hayvanlarda, lezyonlar kolayca g&ouml;zden ka&ccedil;abilecek kadar az olabilir. Buna kar\u015f\u0131n sa\u011fl\u0131kl\u0131 g&ouml;r&uuml;nen hayvanlarda da \u015fiddetli ba\u011f\u0131rsak lezyonlar\u0131 bulunabilir. \u0130leri derecede hasta hayvanlarda ka\u015feksi, ya\u011f depolar\u0131nda jelatin&ouml;z atrofi, intermandibular &ouml;dem ve v&uuml;cut bo\u015fluklar\u0131nda ser&ouml;z transudasyon bulunur. Primer lezyonlar, gastrointestinal kanal ve b&ouml;lgesel lenf d&uuml;\u011f&uuml;mlerinde g&ouml;zlenir. Spesifik ba\u011f\u0131rsak lezyonlar\u0131, duodenumdan rektuma kadar olu\u015fabilir ancak genellikle ileumun son kesiminde g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. \u0130lk lezyonlar ileosekal valv&uuml;l b&ouml;lgesinde olu\u015fursa da makroskobik lezyonlar tan\u0131 i&ccedil;in yetersizdir. Ba\u011f\u0131rsakta g&ouml;zlenen ba\u015fl\u0131ca de\u011fi\u015fiklik, diffuz hipertrofidir. Ba\u011f\u0131rsak duvarlar\u0131 normalin 3-4 kat\u0131 kal\u0131nla\u015fm\u0131\u015f, bazen &ouml;demat&ouml;z ve mukozal y&uuml;zey kal\u0131n, kaba, enine k\u0131vr\u0131ml\u0131d\u0131r. \u015eiddetli olgularda, bu mukozal k\u0131vr\u0131mlar ba\u011f\u0131rsa\u011f\u0131 germekle d&uuml;zeltilemez ve k\u0131vr\u0131mlar aras\u0131ndaki mukoza konjesyone ya da &uuml;lserle\u015fmi\u015f olabilir. Az \u015fiddetli olaylarda, mukoza gran&uuml;ler g&ouml;r&uuml;n&uuml;\u015fte ya da diffuz olarak matla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Mukozada g&ouml;zlenen en erken de\u011fi\u015fiklik, etimsi ya da kadife benzeri hafif kal\u0131nla\u015fmad\u0131r. Bu de\u011fi\u015fiklik, koyun ve ke&ccedil;ilerde s\u0131k g&ouml;zlenir. Lezyonlar, diffuz ya da segmental olabilir. Ba\u011f\u0131rsak serozas\u0131, subser&ouml;z &ouml;dem ve sell&uuml;larite nedeniyle hafif gran&uuml;ler ve diffuz \u015fekilde mat g&ouml;r&uuml;n&uuml;\u015ftedir. Bakterinin pigmentli su\u015flar\u0131 ile enfekte hayvanlarda, mukoza ve lenf d&uuml;\u011f&uuml;mlerinde sar\u0131-portakal renginde pigmentasyon g&ouml;r&uuml;lm&uuml;\u015ft&uuml;r. \u0130lerlemi\u015f olaylarda koyun ve ke&ccedil;ilerde, ba\u011f\u0131rsak mukozas\u0131 &uuml;zerinde boz-sar\u0131 renkte nekroz odaklar\u0131 ve &uuml;lserler veya sert ve bazen kire&ccedil;lenme g&ouml;steren nod&uuml;llerin g&ouml;r&uuml;ld&uuml;\u011f&uuml; de bildirilmi\u015ftir.\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Lenfatik lezyonlar, lenfadenitis ve lenfanjitisi kapsar. Mezenterik ve ileosekal lenf d&uuml;\u011f&uuml;mleri b&uuml;y&uuml;m&uuml;\u015f, solgun g&ouml;r&uuml;n&uuml;\u015fte, kesit y&uuml;zleri &ouml;demli ve kortikomedullar s\u0131n\u0131r kaybolmu\u015ftur. Kesit y&uuml;z&uuml;nde sar\u0131ms\u0131 renkte, kumlu g&ouml;r&uuml;n&uuml;\u015fte nekrotik ve kire&ccedil;lenmi\u015f odaklar da g&ouml;zlenebilir. Ba\u011f\u0131rsaktan mezenteryum boyunca lenf d&uuml;\u011f&uuml;mlerine seyreden lenfatik damarlar, kal\u0131nla\u015fm\u0131\u015f beyaz kordonlar \u015feklinde izlenirler. Bazen lenfanjitis g&ouml;r&uuml;lebilen tek makroskobik bulgu olur ve hastal\u0131k i&ccedil;in tan\u0131da &ouml;zel bir &ouml;nem ta\u015f\u0131r. Bazen de makroskobik olarak dikkati &ccedil;ekmez. Koyun ve ke&ccedil;ilerde lenfatikler, fokal gran&uuml;lomlar\u0131n sonucu olarak sert hatta kalsifiye d&uuml;\u011f&uuml;mler \u015feklinde kal\u0131nla\u015fma g&ouml;sterebilirler.\n<\/p>\n<p>\n<strong>Te\u015fhis<\/strong>\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Parat&uuml;berk&uuml;lozun te\u015fhisinde, kesin bir diagnostik y&ouml;ntem bulunmamaktad\u0131r. D\u0131\u015fk\u0131n\u0131n ve mukozal smearlar\u0131n Ziehl-Neelsen tekni\u011fi ile boyanmas\u0131, basillerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymada kullan\u0131lan en basit ve kolay bir y&ouml;ntemdir. Basiller, mikroskop sahas\u0131nda k&uuml;meler halinde ya da makrofajlar i&ccedil;inde g&ouml;r&uuml;lmelidir. Tek ya da &ccedil;ift basiller, ba\u011f\u0131rsak y&uuml;zeyinden bula\u015fm\u0131\u015f saprofitik bakterileri g&ouml;sterebilir. Tek bir fekal &ouml;rne\u011fin mikroskobik muayenesinde, olaylar\u0131n sadece yakla\u015f\u0131k &uuml;&ccedil;te birinin do\u011frulanabilmesi, bu tekni\u011fin kullan\u0131m\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlar.\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Enfeksiyonun teyidi, nekropside makroskopik ve mikroskopik patognomonik lezyonlar\u0131n bulunmas\u0131na ve <em>M.paratuberculosis<\/em>&#39;in k&uuml;lt&uuml;rde izolasyonuna dayan\u0131r. Histopatoloji, ba\u011f\u0131rsa\u011f\u0131n <em>M.avium, M.bovis<\/em> ve <em>M.paratuberculosis<\/em> enfeksiyonlar\u0131n\u0131 ay\u0131ramaz. D\u0131\u015fk\u0131 ya da dokulardan organizmin izolasyonu, enfeksiyonun kesin te\u015fhisini sa\u011flar. Ancak k&uuml;lt&uuml;rel metodlar, t&uuml;m subklinik enfeksiyonlar\u0131 tayin edemedi\u011fi ve basilin izolasyonu i&ccedil;in en az 2-3 ay gibi uzun bir ink&uuml;basyon periyodu gerektirdi\u011finden s\u0131n\u0131rl\u0131 bir de\u011fere sahiptir. Mikrobiyolojik k&uuml;lt&uuml;r, sadece her gram d\u0131\u015fk\u0131da 100 basilden fazlas\u0131n\u0131 d&ouml;ken hayvanlarda enfeksiyonu tayin edebilir ve bu y&uuml;zden yaln\u0131\u015f negatif sonu&ccedil;lar verebilir.\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Son y\u0131llarda gen problar\u0131na dayanan polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testi, basil say\u0131s\u0131 az olan klinik &ouml;rneklerde bile mikobakterilerin spesifik ve h\u0131zl\u0131 identifikasyonuna imkan vermesi nedeniyle g&uuml;venilir bir uygulama alan\u0131 bulmu\u015ftur. Testin spesifisitesi, <em>M. paratuberculosis<\/em> ve di\u011fer mikobakterileri &ouml;zellikle <em>M.avium<\/em> grubundakileri ay\u0131rabilir. Ancak bu test, olduk&ccedil;a y&uuml;ksek sensitivite ve spesifisiteye sahipse de uygulamas\u0131 zor ve pahal\u0131 oldu\u011fundan t&uuml;m te\u015fhis laboratuvarlar\u0131nda kullan\u0131lamamaktad\u0131r.\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Parat&uuml;berk&uuml;lozun te\u015fhisinde kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan en &ouml;nemli g&uuml;&ccedil;l&uuml;k, t&uuml;m enfekte hayvanlar\u0131 identifiye edecek do\u011fru ve duyarl\u0131 diagnostik testlerin yoklu\u011fudur. Humoral immuniteyi tayin etmek i&ccedil;in daha &ccedil;ok agar gel immunodiffusion (AGID), enzime ba\u011fl\u0131 immunosorbent assay (ELISA) ve komplement fikzasyon test (CF) gibi serolojik testlerden, h&uuml;cresel immuniteyi tayin etmek i&ccedil;in johnin ya da avian tuberculin gibi intradermal allerjik testlerden, lenfosit blastogenezis testi ve Y-interferon testten yararlan\u0131lmaktad\u0131r. Ancak mevcut serolojik ve immunolojik testlerin &ccedil;o\u011fu, &ouml;nemli say\u0131da yanl\u0131\u015f pozitif ve negatif sonu&ccedil;lar verdi\u011finden, bu testlerin diagnostik kullan\u0131m\u0131 da s\u0131n\u0131rl\u0131 bir de\u011fere sahiptir.\n<\/p>\n<p>\n<strong>Kontrol ve Eradikasyon<\/strong>\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Parat&uuml;berk&uuml;lozun kontrol ve eradikasyonu, hastal\u0131\u011f\u0131n uzun ink&uuml;basyon periyodu ve mevcut diagnostik testlerin yetersizli\u011finden dolay\u0131 g&uuml;&ccedil;t&uuml;r. S\u0131\u011f\u0131rlarda s&uuml;r&uuml; baz\u0131nda hastal\u0131\u011f\u0131n kontrol&uuml;, enfekte hayvanlar\u0131n eliminasyonuna, hastal\u0131\u011f\u0131n yay\u0131lmas\u0131n\u0131 &ouml;nleyici hijyen tedbirlerinin al\u0131nmas\u0131na ve baz\u0131 durumlarda, kalan hayvanlar\u0131n direncini artt\u0131rmak amac\u0131yla yap\u0131lan a\u015f\u0131lamalara dayan\u0131r. Bu ama&ccedil;la bir&ccedil;ok kontrol programlar\u0131 geli\u015ftirilmi\u015ftir. Yayg\u0131n olarak kullan\u0131lan bir y&ouml;ntem, serolojik ve\/veya allerjik testlerin kullan\u0131m\u0131 ile ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 hayvanlar\u0131n identifikasyonu, kesime g&ouml;nderilmesi ve kalan hayvanlar\u0131n birbirini izleyen iki test sonucu negatif oluncaya kadar 6 ayda bir teste tabi tutulmas\u0131d\u0131r. Ancak her 6 ayda bir d\u0131\u015fk\u0131 k&uuml;lt&uuml;r&uuml; yap\u0131larak basil &ccedil;\u0131karan t&uuml;m pozitif hayvanlar\u0131n ve son yavrular\u0131n\u0131n kesimi daha tercih edilen bir metottur. Bakterinin koyun su\u015flar\u0131n\u0131n d\u0131\u015fk\u0131dan izolasyonu g&uuml;&ccedil; ve d\u0131\u015fk\u0131 k&uuml;lt&uuml;r&uuml; i&ccedil;in yap\u0131lacak masraf hayvan\u0131n de\u011ferinden y&uuml;ksek oldu\u011fu i&ccedil;in koyunlarda, bu metot kullan\u0131\u015fl\u0131 de\u011fildir. K&uuml;&ccedil;&uuml;k ruminantlarda a\u015f\u0131lama, hastal\u0131\u011f\u0131n kontrol&uuml;nde uygulanan en yayg\u0131n stratejidir. S\u0131\u011f\u0131rlarda, immunizasyonu takiben t&uuml;berk&uuml;lin teste kar\u015f\u0131 kros reaksiyonun geli\u015fmesi, a\u015f\u0131 kullan\u0131m\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlayan &ouml;nemli bir fakt&ouml;rd&uuml;r.\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; A\u015f\u0131lama, hastal\u0131ks\u0131z s&uuml;r&uuml;lerde profilaktik bir tedbir olarak uygulanmaz. A\u015f\u0131laman\u0131n istenmeyen &ouml;zelliklerinden biri, inok&uuml;lasyon yerinde yang\u0131sal bir &ouml;dem ve sonradan fibrokaze&ouml;z bir nod&uuml;l&uuml;n olu\u015fmas\u0131d\u0131r. Canl\u0131 a\u015f\u0131lar\u0131n kullan\u0131m\u0131 halinde, canl\u0131 organizmler a\u015f\u0131lamadan y\u0131llarca sonra bile nod&uuml;ller i&ccedil;inde bulunabilir. A\u015f\u0131lama tam bir ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k vermez. A\u015f\u0131l\u0131 hayvanlar, klinik hastal\u0131k geli\u015ftirebilir, subklinik enfekte veya ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 olabilir ya da a\u015f\u0131, hayvan\u0131 klinik hastal\u0131ktan koruyabilir veya klinik hastal\u0131\u011f\u0131 geciktirebilir. Koyunlarda yap\u0131lan deneysel &ccedil;al\u0131\u015fmalar da a\u015f\u0131laman\u0131n, enfeksiyonu &ouml;nlemedi\u011fini ancak ba\u011f\u0131rsak duvar\u0131nda basillerin &ccedil;o\u011falmas\u0131n\u0131 ve lezyonlar\u0131n klinik formlarla ili\u015fkili daha \u015fiddetli formlara ilerlemesini s\u0131n\u0131rlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;stermi\u015ftir. Bakterin ile olu\u015fturulan antikorlardan ve gecikmi\u015f tip hipersensitiviteden dolay\u0131 a\u015f\u0131l\u0131 hayvanlar, d\u0131\u015fk\u0131 k&uuml;lt&uuml;r&uuml; d\u0131\u015f\u0131ndaki t&uuml;m diagnostik metotlara cevap verirler ve bu cevaplar, enfekte hayvanlar\u0131nkinden ay\u0131rt edilemez. Bu y&uuml;zden a\u015f\u0131lama uygun \u015fekilde yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 taktirde, s&uuml;r&uuml; durumunun yanl\u0131\u015f yorumlanmas\u0131na ve hastal\u0131\u011f\u0131n daha fazla yay\u0131lmas\u0131na sebep olabilir. Enfekte s&uuml;r&uuml;lerde, a\u015f\u0131lama program\u0131n\u0131n hijyenik bak\u0131m tedbirleri ile birlikte uygulanmas\u0131 &ouml;nerilir.\n<\/p>\n<h1>KAYNAKLAR&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <\/h1>\n<ul>\n<li>\n<p>\n\tChiodini, R. J., Van Kruiningen, H. J., Merkal, R. S. (1984) Ruminant paratuberculosis (Johne&#39;s disease): The current status and future prospects. Cornell Vet., 74 : 218-262.\n\t<\/p>\n<\/li>\n<li>\n<p>\n\tJubb, K.V.F., Kennedy, P.C., Palmer, N. (1993) Pathology of Domestic Animals. Vol.2, 4 th edition, Academic Press, San Diego, p. 247-252.\n\t<\/p>\n<\/li>\n<li>\n<p>\n\tOIE (2004) Manual of Diagnostic Tests and Vaccines for Terrestrial Animals, 5 <sup>th <\/sup>edition, Paris, France, p.347-359.\n\t<\/p>\n<\/li>\n<li>\n<p>\n\tRamon, A.J., Jordi, C. (1993) An economic and epidemiologic simulation of different control strategies for ovine paratuberculosis. Preventive Veterinary Medicine, 15 : 101-115.\n\t<\/p>\n<\/li>\n<\/ul>\n<p>\nhttp:\/\/www.bornova.vet.gov.tr\/paratuberkuloz.htm<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Dr. &Ouml;znur YAZICIO\u011eLU Parat&uuml;berk&uuml;loz, ruminantlar\u0131n Mycobacterium paratuberculosis taraf\u0131ndan meydana getirilen ve ba\u011f\u0131rsaklar ile b&ouml;lgesel lenf d&uuml;\u011f&uuml;mlerinin gran&uuml;lomat&ouml;z yang\u0131 ile karakterize kronik enfeksiy&ouml;z bir hastal\u0131\u011f\u0131d\u0131 Etiyoloji &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mycobacterium paratuberculosis, k&uuml;&ccedil;&uuml;k (0,5&#215;1,5 mikron), k\u0131sa ve kal\u0131n &ccedil;omak&ccedil;\u0131klar \u015feklinde, hareketsiz, sporsuz, kaps&uuml;ls&uuml;z, Gram pozitif ve aside diren&ccedil;li bir bakteridir. Bakterinin en ay\u0131r\u0131c\u0131 &ouml;zelli\u011fi, in vitro geli\u015fimi i&ccedil;in ekzojen [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[436],"tags":[],"fp_columnist":[],"class_list":["post-3540","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-hayvancilik"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3540","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3540"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3540\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":171724,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3540\/revisions\/171724"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3540"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3540"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3540"},{"taxonomy":"fp_columnist","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/fp_columnist?post=3540"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}