{"id":3659,"date":"2007-09-26T09:39:00","date_gmt":"2007-09-26T09:39:00","guid":{"rendered":""},"modified":"2025-10-23T10:00:25","modified_gmt":"2025-10-23T10:00:25","slug":"organik-tarim-bir-luksmudur-3659","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/organik-tarim-bir-luksmudur-3659","title":{"rendered":"Organik Tar\u0131m Bir L\u00fcksm\u00fcd\u00fcr?"},"content":{"rendered":"<p>\nProf.Dr. Celal ERAnkara &Uuml;niversitesi Ziraat Fak&uuml;ltesi Tarla Bitkileri B&ouml;l&uuml;m&uuml; Ba\u015fkan\u0131\n<\/p>\n<p>\nOrganik tar\u0131m, biyolojik tar\u0131m, ekolojik tar\u0131m ve hatta zaman zaman s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tar\u0131m kavramlar\u0131 birbiri yerine kullan\u0131lmaktad\u0131r. Organik, biyolojik ve ekolojik tar\u0131m kavramlar\u0131 hemen y&uuml;zde y&uuml;ze yak\u0131n bir \u015fekilde anlam ve &ccedil;er&ccedil;eve bak\u0131m\u0131ndan &ouml;rt&uuml;\u015fmekle beraber s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tar\u0131m kavram\u0131 olduk&ccedil;a farkl\u0131d\u0131r. Hemen belirtmek icab ederki gerek yerli ve gerekse yabanc\u0131 kaynaklarda s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tar\u0131m daha bir geni\u015f anlam ifade etmektedir. Ba\u015fka bir s&ouml;yleyi\u015fle, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tar\u0131m organik tar\u0131m\u0131 i&ccedil;erdi\u011fi gibi konvansiyonel, ya da klasik tar\u0131m\u0131 da baz\u0131 ko\u015fullarla kapsamaktad\u0131r.Mahiyeti ve &ccedil;er&ccedil;evesi itibariyle s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tar\u0131m eldeki mevcut kaynaklar\u0131n, &uuml;retim i&ccedil;in kullan\u0131lan girdilerin dengeli ve devaml\u0131l\u0131k arzedecek bir \u015fekilde tabiattaki do\u011fal dengeyi bozmadan, hatta do\u011fal dengeyi ve verimlili\u011fi art\u0131racak bir bi&ccedil;imde geli\u015ftirilerek yap\u0131lan tar\u0131md\u0131r.\n<\/p>\n<p>\nS&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tar\u0131mdaki ana tema, &ccedil;evreyi koruyup kollamak ve her t&uuml;rl&uuml; &ccedil;evre kirlili\u011fi ve tahribat\u0131n\u0131 &ouml;nlemektir. Organik tar\u0131mdaki esas ama&ccedil; ise, insan\u0131n kulland\u0131\u011f\u0131 her t&uuml;rl&uuml; g\u0131da ve besin maddeleri ile bar\u0131nma ve giyinme maddelerinin insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na zarar vermeyecek ya da en az zarar verecek \u015fekilde ve devaml\u0131 olarak &uuml;retilmesidir.Gerek organik tar\u0131m, gerekse s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tar\u0131m klasik yani konvensiyonel tar\u0131ma reaksiyon olarak do\u011fmu\u015f ve yap\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bug&uuml;n yap\u0131lan, daha do\u011frusu gelinen en ileri noktada organik tar\u0131m bulunmaktad\u0131r. Organik tar\u0131m gerek hayvansal ve gerekse bitkisel &uuml;retimde her t&uuml;rl&uuml; yapay girdilerin kullan\u0131lmamas\u0131, buna kar\u015f\u0131l\u0131k son derece y&uuml;ksek kalitede nitelikli tar\u0131msal &uuml;r&uuml;nlerin &uuml;retilmesidir.E\u011fer biraz gerilere gidilecek olursa 18., 19. ve hatta 20. y&uuml;zy\u0131llarda, b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada ya\u015fayan insanlar\u0131 bar\u0131nd\u0131rmak, giyindirmek ve beslemek i&ccedil;in kitle halinde &uuml;retim gerekmi\u015ftir. Her ne kadar 18. ve 19. y&uuml;zy\u0131llarda d&uuml;nya n&uuml;fusu az idiyse de, &ouml;zellikle 20. y&uuml;zy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131ndan itibaren n&uuml;fus geometrik olarak artmaya ba\u015flam\u0131\u015f ve &uuml;retilen &uuml;r&uuml;nlerin miktar\u0131, ya da en az\u0131ndan insanlar aras\u0131ndaki payla\u015f\u0131m\u0131, yeterli olmamaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.\n<\/p>\n<p>\nBug&uuml;n FAO kaynaklar\u0131 d&uuml;nya n&uuml;fusunun 6 milyar dolay\u0131nda oldu\u011funu, 2020 y\u0131l\u0131nda bunun 10 milyar olaca\u011f\u0131n\u0131 ve 2050 y\u0131l\u0131nda da 14 milyar\u0131 ge&ccedil;ece\u011fini ifade etmektedirler. \u0130\u015fte bu n&uuml;fusu gere\u011fi gibi bar\u0131nd\u0131rmak, giyindirmek ve besleyebilmek i&ccedil;in &ouml;zellikle 20. y&uuml;zy\u0131lda kalitesine fazla bak\u0131lmaks\u0131z\u0131n birim alan verimini art\u0131rmak i&ccedil;in kitle halinde tar\u0131msal &uuml;retimde bulunulmu\u015f, bunun i&ccedil;in de bir yandan &ccedil;ok fazla miktarda yapay g&uuml;bre ve m&uuml;cadele ilac\u0131 kullan\u0131l\u0131rken, bir yandan da teknoloji ve makinan\u0131n hi&ccedil;bir s\u0131n\u0131r tan\u0131madan tar\u0131ma uygulanmas\u0131yla, &ccedil;ay\u0131r ve meralar ile yem i&ccedil;in, topraklar\u0131 tahrip derecesinde a&ccedil;\u0131lm\u0131\u015f, ya\u011fmur ormanlar\u0131 kesilerek yerlerinde yeti\u015ftiricilik yap\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015f ve canl\u0131 ekosistemleri &ccedil;ok insafs\u0131z ve hesaps\u0131z bir \u015fekilde tahrip edilmi\u015ftir. Netice olarak do\u011fal denge bozulmu\u015f ve tabii kaynaklar\u0131m\u0131z hoyrat&ccedil;a kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B&uuml;t&uuml;n bunlara ra\u011fmen payla\u015f\u0131m ve sosyal adalet anlay\u0131\u015f\u0131 gere\u011fi gibi geli\u015ftirilemedi\u011fi i&ccedil;in a&ccedil;l\u0131k ve yetersiz beslenme de bir t&uuml;rl&uuml; &ouml;nlenememi\u015ftir. Bug&uuml;n h&acirc;l&acirc;, d&uuml;nyan\u0131n &ccedil;e\u015fitli yerlerinde a&ccedil;l\u0131ktan &ouml;l&uuml;m tehlikesi ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunan 500 milyon, iyi beslenemeyen bundan dolay\u0131 da binbir t&uuml;rl&uuml; sefalet ve sa\u011fl\u0131k bozukluklar\u0131 ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunan 800 milyon olmak &uuml;zere 1.5 milyara yak\u0131n insan \u0131zd\u0131rap &ccedil;ekmektedir. D&uuml;nyan\u0131n bilimsel ve teknolojik a&ccedil;\u0131dan geli\u015fmi\u015f olan devletleri, a&ccedil;l\u0131k ve beslenme sorunlar\u0131na &ccedil;are bulacaklar\u0131 ve olacaklar\u0131 sav\u0131 ile ve h\u0131rsla, &uuml;retim art\u0131\u015f\u0131 i&ccedil;in d&uuml;nyay\u0131 ve zenginliklerimizi tahrip etmeye devam ediyorlar, bu fenomenin alt\u0131nda yatan d&uuml;nyaya hakim olabilme rekabeti ve i&ccedil;g&uuml;d&uuml;s&uuml;d&uuml;r. \u0130\u015fte bu duygular\u0131 tatmin i&ccedil;in tar\u0131mda kulland\u0131klar\u0131 kimyasal g&uuml;breler, kimyasal ila&ccedil;lar, erozyon, her t&uuml;rl&uuml; sa\u011fl\u0131\u011fa zararl\u0131 maddeler sadece ba\u015fkalar\u0131n\u0131n de\u011fil, her t&uuml;rl&uuml; bitkisel ve hayvansal canl\u0131ya mikro flora ve faunaya, hatta her t&uuml;rl&uuml; cans\u0131za bile zarar vermeye ba\u015flay\u0131nca, hi&ccedil; olmazsa kendileri i&ccedil;in ak\u0131llar\u0131n\u0131 ba\u015flar\u0131na toplamaya ba\u015flad\u0131lar ve klasik-konvansiyonel tar\u0131ma kar\u015f\u0131, c\u0131l\u0131z da olsa yer yer organik tar\u0131m diyenlerin say\u0131s\u0131 artmaya ba\u015flad\u0131. Ayr\u0131ca yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalar da g&ouml;sterdiki iyi beslenmek demek &ccedil;ok yemek de\u011fil, kaliteli yemektir. \u0130\u015fte b&ouml;ylecede Organik tar\u0131m kavram\u0131 geli\u015fmeye y&uuml;z tuttu.\n<\/p>\n<p>\nD&Uuml;NYADA ORGAN\u0130K TARIMLA \u0130LG\u0130L\u0130 GEL\u0130\u015eMELER\n<\/p>\n<p>\n&nbsp;Tar\u0131mdaki geli\u015fmeler, teknolojinin tar\u0131ma uygulanmas\u0131 ve her t&uuml;rl&uuml; &uuml;retim girdilerinin gerekli verim ve rekabet art\u0131\u015f\u0131n\u0131 sa\u011flayabilmesi i&ccedil;in beraberinde baz\u0131 sorunlar\u0131da getirerek, yo\u011fun olarak kullan\u0131lmaya ba\u015flad\u0131. Bunlardan tohumluk, dam\u0131zl\u0131k, fide ve fidan &uuml;retimi ve bunlar\u0131n geli\u015ftirilmesi, \u0131slah\u0131 en iyi \u015fekilde yap\u0131l\u0131rken, yeti\u015ftirme tekniklerinin birim alan verimini en y&uuml;ksek &ouml;l&ccedil;&uuml;ye vard\u0131ran &ccedil;al\u0131\u015fmalarda yap\u0131l\u0131yordu. Ancak kimyasal ila&ccedil; ve kimyasal g&uuml;bre, bilhassa Avrupa &uuml;lkelerinde &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;z bir \u015fekilde kullan\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. Bu &uuml;lkelerin pek &ccedil;o\u011funda dekara kullan\u0131lan m&uuml;cadele ilac\u0131 ortalama 3-5 kg&#39;a, g&uuml;bre ise (saf etkili madde olarak) 15-20 kg&#39;a ula\u015ft\u0131. Bu durum ger&ccedil;ekten &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k verim ve dolay\u0131s\u0131yla &uuml;retim art\u0131\u015flar\u0131n\u0131n ger&ccedil;ekle\u015fmesine yol a&ccedil;t\u0131. Fakat bunun yan\u0131nda bir yandan topraklar, sular ve hava kirlenmeye ba\u015flayarak &ccedil;evre &ccedil;ok ciddi \u015fekilde tahrip oldu, di\u011fer yandan da &uuml;retilen &uuml;r&uuml;nlerin kalitesi fevkalede d&uuml;\u015ft&uuml;. &Uuml;retilen tar\u0131msal &uuml;r&uuml;nlerin bir taraftan tad, koku, renk, doku ve aroma gibi &ouml;zellikleri bozulurken di\u011fer taraftan da &uuml;r&uuml;nlerin &uuml;zerinde binbir t&uuml;rl&uuml; hastal\u0131klara ve hatta kanser hastal\u0131\u011f\u0131na sebebiyet verebilecek kansorejen maddelerin birikmesi s&ouml;zkonusu oldu. \u0130\u015fte b&uuml;t&uuml;n bu olumsuz geli\u015fmelerin neticesinde 1970&#39;li y\u0131llarda &ccedil;evre konusuna daha fazla &ouml;nem verilmeye ba\u015fland\u0131 ve organik tar\u0131m kavram\u0131 ortaya at\u0131ld\u0131.Evrensel bir &ccedil;evre duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 konusundaki ilk ciddi ad\u0131m 1972 y\u0131l\u0131nda \u0130sve&ccedil;&#39;te yap\u0131lm\u0131\u015f olan &quot;Stockholm &Ccedil;evre Konferans\u0131&quot;&#39;d\u0131r. \u0130sve&ccedil; h&uuml;k&uuml;metinin &ouml;nerisi ile Birle\u015fmi\u015f Milletler&#39;in 1968 y\u0131l\u0131nda kabulu ile 1972 y\u0131l\u0131nda yap\u0131lan Stockholm &Ccedil;evre Sorunlar\u0131 Konferans\u0131, &Ccedil;evre meseleleri ve dolay\u0131s\u0131yla &quot;Organik Tar\u0131m&quot; konusunda yap\u0131lan ilk uluslararas\u0131 ve kapsaml\u0131 toplant\u0131 olma &ouml;zelli\u011fine sahiptir. Bu konferans\u0131n kitab\u0131 &quot;Ortak Gelece\u011fimiz&quot; ad\u0131yla T&uuml;rkiye &Ccedil;evre Vakf\u0131 taraf\u0131ndan T&uuml;rk&ccedil;eye&#39;de &ccedil;evrilmi\u015ftir. Daha sonra bu alandaki &ccedil;al\u0131\u015fmalar h\u0131z kazanm\u0131\u015f ve yap\u0131lan ilerleme ve geli\u015fmeler 20 y\u0131l sonra Brezilya&#39;n\u0131n ba\u015f\u015fehri Rio de Jeneiro&#39;da 1992 y\u0131l\u0131nda yap\u0131lan D&uuml;nya II. &Ccedil;evre Konferans\u0131nda de\u011ferlendirilmi\u015ftir. Daha sonra bunlara benzer bir toplant\u0131 (Habitat Toplant\u0131s\u0131) \u0130stanbul&#39;da yap\u0131ld\u0131. 2012 y\u0131l\u0131nda D&uuml;nya III. &Ccedil;evre Konferans\u0131 da yap\u0131lan planlamaya g&ouml;re, yine \u0130stanbul&#39;da yap\u0131lacakt\u0131r. G&ouml;r&uuml;ld&uuml;\u011f&uuml; gibi T&uuml;rkiye bu &ccedil;al\u0131\u015fmalar\u0131n i&ccedil;ine &ccedil;ok aktif olarak ve &ouml;n s\u0131ralarda kat\u0131lmaktad\u0131r.B&uuml;t&uuml;n medeni ve geli\u015fmi\u015f d&uuml;nyada organik tar\u0131m, ister bitkisel, ister hayvansal ve su &uuml;r&uuml;nleri alanlar\u0131nda olsun tar\u0131msal &uuml;retim fazlal\u0131l\u0131\u011f\u0131 nedeniyle ortaya &ccedil;\u0131kan arz-talep dengesindeki bozuklu\u011fun giderilmesi ve dengenin sa\u011flanmas\u0131, &ccedil;evrenin ve her t&uuml;rl&uuml; do\u011fal kaynaklar\u0131n korunmas\u0131 ve ekolojik dengenin tesisi gibi hedeflere ula\u015fmada &ouml;nemli bir ara&ccedil; olarak kullan\u0131lmaktad\u0131r ve bundan sonra da kullan\u0131lacakt\u0131r. Bu ama&ccedil;la Avrupa Birli\u011fi, organik tar\u0131m\u0131n te\u015fvik edilmesi do\u011frultusunda, t&uuml;keticilerin korunmas\u0131 ve &uuml;reticiler aras\u0131nda adil bir rekabet ortam\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131 hususlar\u0131n\u0131 belli bir esasa ba\u011flam\u0131\u015f ve 24 Haziran 1991 tarih 2092\/91 i\u015faret say\u0131l\u0131 Avrupa Konseyi Y&ouml;netmeli\u011fi ile organik y&ouml;ntemlerle &uuml;retilmi\u015f &uuml;r&uuml;nlerin etiketlenmesi, &uuml;retim usulleri, denetleme sistemleri, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; &uuml;lkelerden ithalat\u0131 ve Avrupa Birli\u011fi i&ccedil;inde serbest dola\u015f\u0131m\u0131na ili\u015fkin h&uuml;k&uuml;mler ortaya koymu\u015ftur. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; &uuml;lkelerden ithal edilecek organik &uuml;r&uuml;nlerin pazarlanmas\u0131n\u0131n belli esaslar dahilinde olmas\u0131 ad\u0131 ge&ccedil;en y&ouml;netmelikle karara ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Buradaki h&uuml;k&uuml;mlerin en &ouml;nemlileri ;a) Organik &uuml;r&uuml;nlerin, komisyon taraf\u0131ndan tespit edilecek listede yer alan bir &uuml;lkenin belirli b&ouml;lgelerinde ve tespit edilmi\u015f denetim organlar\u0131n\u0131n denetimi alt\u0131nda &uuml;retilmi\u015f olmas\u0131,b) &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; &uuml;lkelerdeki yetkili bir otoritenin &uuml;retim ve denetleme i\u015flemlerini Birlik &uuml;yesi &uuml;lkelerindekine e\u015fde\u011fer \u015fekilde yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;steren bir sertifika verilmesinin sa\u011flanmas\u0131 \u015fartlar\u0131d\u0131r. Organik tar\u0131m sistemi ve y&ouml;ntemleriyle &uuml;r&uuml;n yeti\u015ftiren &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; &uuml;lkelerin, ihracat yapmak istediklerinde Birli\u011fe m&uuml;racat ederek, alt\u0131 ay sonras\u0131na kadar ise organik tar\u0131m sistemi i&ccedil;inde yeti\u015fen &uuml;r&uuml;n&uuml;n cinsi, miktar\u0131, kontrol mekanizmas\u0131 ve uygulanma kurallar\u0131n\u0131 a&ccedil;\u0131klayan bir rapor haz\u0131rlayarak komisyona sunmas\u0131 gerekmektedir. T&uuml;rkiye organik tar\u0131m &uuml;r&uuml;nleri ihra&ccedil; eden &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; &uuml;lkeler listesinde yer almak &uuml;zere Avrupa Birli\u011fi&#39;ne 1992 y\u0131l\u0131 Haziran ay\u0131nda ba\u015fvuruda bulunmu\u015ftur ve bu tarihten g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar organik tar\u0131m &uuml;r&uuml;nlerinin ihracat\u0131 Avrupa Birli\u011fi ve hatta ba\u015fka &uuml;lkelere de yap\u0131labilmektedir. T&uuml;rkiye&#39;de Tar\u0131m ve K&ouml;yi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131 taraf\u0131ndan 18 Aral\u0131k 1994 tarihinde &quot;Bitkisel ve Hayvansal &Uuml;r&uuml;nlerin Ekolojik Y&ouml;ntemlerle Yeti\u015ftirilmesi&quot; ne ili\u015fkin bir y&ouml;netmelik &ccedil;\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f ve uygulanmaktad\u0131r. Organik tar\u0131m &uuml;r&uuml;nleri &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de s&ouml;zle\u015fmeli tar\u0131m y&ouml;ntemi ile, &ouml;zellikle ihra&ccedil; etmek i&ccedil;in ilgili y&ouml;netmelik h&uuml;k&uuml;mlerine g&ouml;re yap\u0131lmakta ve bu y&ouml;netmelik Tar\u0131m ve K&ouml;yi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131 taraf\u0131ndan uygulanmaktad\u0131r. Bug&uuml;n d&uuml;nyada organik tar\u0131m organizasyonunu &quot;Uluslararas\u0131 Organik Tar\u0131m Hareketleri Federasyonu&quot; (International Federation of Organic Agriculture Movements) adl\u0131 bir kurulu\u015f organik yeti\u015ftiricilikle ilgili konular\u0131 &uuml;stlenmi\u015ftir. Genel Sekreterli\u011fi Federal Almanya&#39;da olan bu yasal kurulu\u015f ilk kez Fransa&#39;da ve \u0130svi&ccedil;re&#39;de &ccedil;al\u0131\u015fmaya ba\u015flam\u0131\u015f ve k&acirc;r amac\u0131 g&uuml;tmeden uluslararas\u0131 anlamda organizasyon g&ouml;revini y&uuml;r&uuml;tmektedir. Ad\u0131 ge&ccedil;en kurulu\u015f, tar\u0131m\u0131n yenilenebilir bir enerji kayna\u011f\u0131 olarak kabul edilmesi prensibinden hareket ederek i\u015flevini s&uuml;rd&uuml;rmektedir.\n<\/p>\n<p>\nT&Uuml;RK\u0130YE&#39;DE ORGAN\u0130K TARIMLA \u0130LG\u0130L\u0130 GEL\u0130\u015eMELER\n<\/p>\n<p>T&uuml;rkiye&#39;de organik tar\u0131m fikri ve d&uuml;\u015f&uuml;ncesi kavram olarak 30-35 y\u0131l gerilere gitmekle beraber, bu alandaki uygulamal\u0131 &ccedil;al\u0131\u015fmalar 1980&#39;li y\u0131llardan sonra g&uuml;ndeme gelmi\u015ftir. T&uuml;rkiye&#39;deki organik tar\u0131m faaliyetleri 1986 y\u0131l\u0131nda Avrupa&#39;daki geli\u015fmelerden biraz daha fazla olarak ihracat&ccedil;\u0131 firmalar\u0131n talebi sonucu d\u0131\u015f sat\u0131ma y&ouml;nelik olarak ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015flang\u0131&ccedil;ta ithalat&ccedil;\u0131 &uuml;lkelerin bu konudaki mevzuatlar\u0131na uygun olarak yap\u0131lan &uuml;retim ve ihracat 1991 y\u0131l\u0131ndan itibaren (daha &ouml;ncede belirtildi\u011fi gibi) Avrupa Birli\u011fi&#39;nin bu konudaki y&ouml;netmelikleri do\u011frultusunda yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.Ekolojik veya organik tar\u0131m baz\u0131lar\u0131n\u0131n zannetti\u011fi gibi ilkel ve primitif tar\u0131m de\u011fildir. Organik tar\u0131mda kullan\u0131lmas\u0131 istenmeyen veya kullan\u0131lmas\u0131na &ouml;nemli k\u0131s\u0131tlamalar ve yasaklamalar getirilen gerek kimyasal g&uuml;breler ve gerekse ila&ccedil;lar\u0131n yerine alternatif &ouml;nlemler getirilmektedir. Organik tar\u0131m &uuml;r&uuml;nlerinin kalitesini bozacak hi&ccedil; bir durum s&ouml;zkonusu de\u011fildir. \u0130lkel veya primitif tar\u0131m, bilgisiz denilecek kadar geri olan ve maalesef &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de beslenme bozukluklar\u0131 ve a&ccedil;l\u0131\u011f\u0131n ba\u015fg&ouml;sterdi\u011fi &uuml;lkelerde g&ouml;r&uuml;len &uuml;retim \u015feklidir. Halbuki organik tar\u0131m &ccedil;ift&ccedil;ileri, e\u011fitim ve &ouml;\u011fretimi y&uuml;ksek ve &uuml;st&uuml;n &ouml;l&ccedil;&uuml;de olan ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilen bir bilince sahip &ccedil;ift&ccedil;ilerdir. T&uuml;rkiye&#39;de 2000 y\u0131l\u0131na kadar, Tar\u0131m ve K&ouml;yi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131 &quot;Ekolojik Tar\u0131m Komitesi&quot;ne ba\u015fvurarak kontrol ve sertifikasyon yetkisi olan be\u015f yabanc\u0131 ve bir de T&uuml;rk firmas\u0131 bulunmaktad\u0131r. Bu firmalar, organik tar\u0131m yapmak isteyen ve kendilerine ba\u015fvuran &ccedil;ift&ccedil;ilerden (bu &ccedil;ift&ccedil;iler herhangi bir \u015firket ad\u0131na s&ouml;zle\u015fmeli &uuml;retim yapmaktad\u0131rlar), &ccedil;ift&ccedil;ilerin &uuml;r&uuml;nlerini pazarlad\u0131klar\u0131 \u015firketlerden ald\u0131klar\u0131 &uuml;cret kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda tar\u0131m &uuml;r&uuml;nlerinin &uuml;retiminden pazarlanmas\u0131na kadar &ccedil;e\u015fitli safhalarda denetlenip kontrol ederek uygun olanlara &quot;ekolojik= organik &uuml;r&uuml;n&quot; olarak sertifika vermektedir(Bu a\u015famada sertifikalanma, bitkisel &uuml;retimin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 tar\u0131m arazisidir.). Sertifikaland\u0131rma i\u015flemi, do\u011fal ortamda hi&ccedil;bir katk\u0131 olmadan yeti\u015fen veya &ccedil;ift&ccedil;iler taraf\u0131ndan &uuml;retilen, fakat uzun zamand\u0131r sentetik kimyasal girdiler kullan\u0131lmayan araziler hari&ccedil;, di\u011fer &uuml;retim alanlar\u0131nda en az &uuml;&ccedil; y\u0131ld\u0131r. Birinci ve ikinci y\u0131llarda sertifikasyon i&ccedil;in ba\u015fvurulan &uuml;r&uuml;nler ekolojik veya organik tar\u0131m prensiplerine g&ouml;re yeti\u015ftirilmi\u015f ise bunlara &quot;Ekolojik &uuml;r&uuml;ne ge&ccedil;i\u015f &uuml;r&uuml;n&uuml;&quot; sertifikas\u0131 verilir.T&uuml;rkiye&#39;de &ouml;zellikle ihracat &uuml;r&uuml;nleri yeti\u015ftiren ve s&ouml;zle\u015fmeli olarak tar\u0131m yapan i\u015fletme say\u0131s\u0131 8500, yeti\u015ftirilen &uuml;r&uuml;n say\u0131s\u0131n\u0131n &ccedil;e\u015fidi 67 ve organik tar\u0131m yap\u0131lan alan 27 bin ha&#39;d\u0131r.Organik tar\u0131m y&ouml;ntemiyle &uuml;retilen &uuml;r&uuml;nlerin miktar\u0131 90 bin ton dolay\u0131ndad\u0131r. G&ouml;r&uuml;ld&uuml;\u011f&uuml; gibi hem i\u015fletme say\u0131s\u0131 hem de alan bak\u0131m\u0131ndan nispet olarak organik tar\u0131m son derece azd\u0131r. T&uuml;rkiye&#39;de tamam\u0131 ihracat a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 &ccedil;al\u0131\u015fan ve organik tar\u0131m &uuml;r&uuml;n talebi do\u011frultusunda s&ouml;zle\u015fmeli &uuml;retim y&ouml;ntemiyle yeti\u015ftiricilik yapt\u0131ran 25 adet \u015firket bulunmaktad\u0131r. Bu \u015firketlerin &ccedil;o\u011funlukla f\u0131nd\u0131k, antepf\u0131st\u0131\u011f\u0131, kuru &uuml;z&uuml;m, kuru incir ve kuru kay\u0131s\u0131 gibi kurutulmu\u015f &uuml;r&uuml;nlerden olu\u015fan ihracat\u0131 50 milyon dolar\u0131n &uuml;zerindedir. Ya\u015f meyve ve sebze gibi &uuml;r&uuml;nlerin organik olarak yeti\u015ftirilmeleri tamamen talebe ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ba\u015fta kuru bakliyat ve pamuk gibi tekstil hammaddeleri i&ccedil;in de s&ouml;z konusu olan taleptir. Talep oldu\u011fu taktirde her t&uuml;rl&uuml; &uuml;r&uuml;n organik olarak yeti\u015ftirilebilecektir. Daha &ouml;nce de bahsedildi\u011fi gibi, organik yeti\u015ftiricili\u011fin can al\u0131c\u0131 noktas\u0131, t&uuml;ketici k&uuml;lt&uuml;r&uuml; ba\u015fta olmak &uuml;zere, hayat standard\u0131 ve gelir seviyesinin y&uuml;ksek olmas\u0131d\u0131r. Ancak a&ccedil;l\u0131k hissini yat\u0131\u015ft\u0131r\u0131p fizyolojik olarak karn\u0131n\u0131 doyuran insan, giyim ve bar\u0131nma ihtiya&ccedil;lar\u0131n\u0131 asgari seviyede temin edebilen t&uuml;ketici, elbette ki organik &uuml;r&uuml;n kullanamaz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; organik &uuml;r&uuml;nler, son derece pahal\u0131 &uuml;r&uuml;nlerdir.Ben bu makalede, organik tar\u0131m ile konvensiyonel tar\u0131m\u0131n ne gibi farkl\u0131l\u0131klar\u0131 vard\u0131r, organik tar\u0131m teknikleri nelerdir, uygulamalar\u0131 nas\u0131l yap\u0131l\u0131r, ileri &uuml;lkelerde ve T&uuml;rkiye&#39;de bu konuda nereye gelinmi\u015ftir, organik olarak yeti\u015ftirilen &uuml;r&uuml;nlerin kalitesi ve verimi nas\u0131ld\u0131r, verim d&uuml;\u015f&uuml;kl&uuml;\u011f&uuml; nas\u0131l telafi edilebilir? gibi konulara sadece temas etmi\u015f bulunuyorum. Bu konularda elbette ki &ccedil;ok daha fazla yazmak ve s&ouml;ylemek imkan\u0131 bulunmaktad\u0131r. Organik &uuml;r&uuml;nler, konvensiyonel &uuml;r&uuml;nlere g&ouml;re y&uuml;zde 50 daha az verimlidir.; dolay\u0131s\u0131yla birim alan verimleri d&uuml;\u015fmekte, birim fiyatlar\u0131da artmaktad\u0131r. Organik &uuml;r&uuml;nlerin birim fiyatlar\u0131 normal &uuml;r&uuml;nlerin fiyatlar\u0131ndan y&uuml;zde 30-50 daha fazla oldu\u011fu taktirde &uuml;reticilerin k&acirc;rl\u0131 olabilecekleri yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalarla tespit edilmi\u015f durumdad\u0131r. Ancak baz\u0131 &uuml;r&uuml;nlerde baz\u0131 fahi\u015f fiyatlar g&ouml;ze &ccedil;arpmaktad\u0131r. T&uuml;keticinin korunmas\u0131, ihtikar yap\u0131lmamas\u0131 ve g\u0131da g&uuml;venli\u011fi a&ccedil;\u0131s\u0131ndan, ayr\u0131ca haks\u0131z rekabet bak\u0131m\u0131ndan mutlaka konu, kontrol alt\u0131nda tutulmal\u0131d\u0131r.ORGAN\u0130K TARIM B\u0130R L&Uuml;KS M&Uuml;D&Uuml;R?B&uuml;t&uuml;n bu yaz\u0131l\u0131p &ccedil;izilenlerden sonra &quot;Organik tar\u0131m bir l&uuml;ks m&uuml;d&uuml;r?&quot; sorusu yine de garip kar\u015f\u0131lanmamal\u0131d\u0131r. Elbette ki fert ba\u015f\u0131na y\u0131ll\u0131k gelirin son derece d&uuml;\u015f&uuml;k oldu\u011fu, a&ccedil;l\u0131k ve &ouml;l&uuml;mle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalan insanlar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131, verimin fevkalade az oldu\u011fu, &uuml;retimin tam anlam\u0131yla ilkel oldu\u011fu b&ouml;lgelerde organik tar\u0131m bir l&uuml;ks olarak kabul edilebilir. Ama &ouml;zellikle azotlu g&uuml;brelerin &ccedil;ok kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 toprakta, suda ve havada, yani &ccedil;evrede kirlilik yaratan, sularda ve bilhassa yapra\u011f\u0131 yenen lahana, p\u0131rasa, \u0131spanak, paz\u0131, k\u0131v\u0131rc\u0131k ve marul gibi sebzelerde biriken nitrat ve nitrit bile\u015fiklerinin kandaki hemoglobinle birle\u015ferek methahemoglobin olu\u015fturdu\u011fu ve bunun da oksijenin dokulara ta\u015f\u0131nmas\u0131n\u0131 engelledi\u011fi t\u0131bben bilinen bir ger&ccedil;ektir. Sonu&ccedil;ta, bilhassa bebeklerde s\u0131k s\u0131k g&ouml;r&uuml;ld&uuml;\u011f&uuml; i&ccedil;in &quot;Mavi Bebek&quot; ad\u0131 verilen ve ani morarmalarla kendini g&ouml;steren methahemoglobinemia anemisi nitrit birikmesinden ileri gelmektedir. Bu hastal\u0131k gevi\u015f getiren hayvanlarda da yayg\u0131n olarak g&ouml;r&uuml;lmektedir. Nitrit birikimi su ve yapra\u011f\u0131 yenen sebzelerde oldu\u011fu gibi et ve mam&uuml;llerinde de s&ouml;z konusu olabilir.Bug&uuml;n T&uuml;rkiye&#39;de gerek suni g&uuml;bre kullan\u0131m\u0131 ve gerekse m&uuml;cadele ilac\u0131 kullan\u0131m\u0131 elbette ki &ccedil;ok y&uuml;ksek ve had safhada de\u011fildir. Hatta hen&uuml;z Avrupa Birli\u011fi &uuml;lkelerine ula\u015fabilmek i&ccedil;in bir hayli zamana ve &uuml;retime ihtiya&ccedil; vard\u0131r. Hen&uuml;z daha T&uuml;rkiye&#39;de her y\u0131l i\u015flemeli tar\u0131m yap\u0131lan 27 milyon hektar arazinin 4-5 milyonu nadasa ayr\u0131lmakta, ekilen 22 milyon ha arazinin de ancak 16 milyon hektar\u0131 g&uuml;brelenebilmektedir. Dekara isabet eden g&uuml;bre miktar\u0131 1 ile 4 kg aras\u0131nda de\u011fi\u015fmektedir. Bu a&ccedil;\u0131dan T&uuml;rkiye i&ccedil;in bug&uuml;n herhangi bir tehlike veya korku s&ouml;z konusu de\u011fildir. Ama \u015funu da kabul etmek gerekir ki, &Ccedil;ukurova, Antalya, Marmara ve Ege b&ouml;lgeleri gibi veya sera ve &ouml;rt&uuml; alt\u0131 yeti\u015ftiricilik yap\u0131lan yerlerde &ccedil;ok fazla miktarda g&uuml;bre ve ila&ccedil; kullan\u0131lmaktad\u0131r. T&uuml;rkiye&#39;de kapama sar\u0131 ot m&uuml;cadelesinin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 Orta Anadolu ve ge&ccedil;it b&ouml;lgeleri ile yine ayn\u0131 \u015fekilde k\u0131m\u0131l, s&uuml;ne ve zabrus m&uuml;cadelesi yap\u0131lan G&uuml;neydo\u011fu Anadolu ve Trakya&#39;da fazla miktarda kimyasal ila&ccedil; kullan\u0131lmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca &ccedil;ok geni\u015f alanlarda pamuk tar\u0131m\u0131 yap\u0131lan, \u015fekerpancar\u0131 tar\u0131m\u0131 yap\u0131lan Ege, Akdeniz, Marmara, G&uuml;neydo\u011fu, \u0130&ccedil; Anadolu ve ge&ccedil;it b&ouml;lgelerinde de gerek zararlar\u0131na ve hastal\u0131klara kar\u015f\u0131, gerekse yabanc\u0131 ota kar\u015f\u0131 kimyasal ila&ccedil;lar kullan\u0131lmaktad\u0131r. Her ne kadar T&uuml;rkiye&#39;de dekara ortalama kullan\u0131lan m&uuml;cadele ilac\u0131 miktar\u0131 hen&uuml;z 350-500 gram dolay\u0131nda ise de, baz\u0131 b&ouml;lgelerimizde &ccedil;ok fazla kullan\u0131lmaktad\u0131r.T&uuml;rkiye&#39;de kullan\u0131lan toplam m&uuml;cadele ilac\u0131 35 bin ton dolay\u0131nda, bunun y&uuml;zde 40&#39;a yak\u0131n\u0131 (14 bin ton) sadece Akdeniz B&ouml;lgesinde kullan\u0131lmaktad\u0131r. Akdeniz B&ouml;lgesi&#39;nde de en fazla \u0130&ccedil;el, Seyhan, Hatay ve Antalya illerinde sarfedilmektedir. Buralarda yeti\u015ftirilen &uuml;r&uuml;nlerde pestisit etkisi di\u011fer b&ouml;lgelerimizden &ccedil;ok daha fazla olmaktad\u0131r. Daha &ouml;nce de ifade edildi\u011fi gibi, belli b&ouml;lgeler i&ccedil;in organik tar\u0131m bir l&uuml;ks olmak bir yana, bir zarurettir. Ama baz\u0131 &uuml;lke ve b&ouml;lgeler i&ccedil;in de l&uuml;ks olarak kabul edilebilir.Tar\u0131mda, gerek kimyasal g&uuml;brelerin yerine her t&uuml;rl&uuml; organik g&uuml;bre, ba\u015fta ah\u0131r g&uuml;bresi olmak &uuml;zere, ye\u015fil g&uuml;bre ve her t&uuml;rl&uuml; bitkisel ve hayvansal art\u0131klar\u0131n &ccedil;&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesi ve fermentasyonu ile haz\u0131rlanan kompost, gerekse kimyasal ila&ccedil;lar\u0131n yerine hastal\u0131k ve zararl\u0131lara mukavim &ccedil;e\u015fitler \u0131slah edilerek onlar\u0131n yeti\u015ftirilmesi en &ouml;nemli tedbirlerdir. Yabanc\u0131 ot m&uuml;cadelesi i&ccedil;in herbisit kullanmak yerine de\u011fi\u015fik fiziki m&uuml;cadele y&ouml;ntemleri ve k&uuml;lt&uuml;rel m&uuml;cadele usulleri geli\u015ftirilmi\u015f ve uygulanmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca tar\u0131mda her bak\u0131mdan yararl\u0131 olan ekim n&ouml;beti uygulamalar\u0131, konvensiyonel tar\u0131m\u0131n oldu\u011fu kadar organik tar\u0131m\u0131n da en &ouml;nemli ara&ccedil;lar\u0131ndand\u0131r.Ba\u015fta Avrupa &uuml;lkeleri, Amerika, Kanada ve Japonya gibi tar\u0131m\u0131 ve teknolojisi &ccedil;ok ileri olan &uuml;lkeler olmak &uuml;zere, b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada ve T&uuml;rkiye&#39;de 20.y&uuml;zy\u0131lda tar\u0131mdaki verim ve rekolte art\u0131\u015f\u0131na etkisi olan en &ouml;nemli fakt&ouml;r (girdiler) kimyasal g&uuml;brelerin ve ila&ccedil;lar\u0131n kullan\u0131lmas\u0131d\u0131r. Her ne kadar verim art\u0131\u015f\u0131na genetik materyalin tohumluk, dam\u0131zl\u0131k, fide, fidan ve tar\u0131m tekniklerinin geli\u015ftirilmesinin de etkisi olur ise de, bunlar\u0131n toplam\u0131, ancak g&uuml;bre ve ila&ccedil; kullan\u0131m\u0131 kadar olabilmi\u015ftir. Hen&uuml;z ba\u015f\u0131nda bulundu\u011fumuz 21. y&uuml;zy\u0131lda ise bu konuda fikir geli\u015ftiren bilim adamlar\u0131 sulaman\u0131n ilk plana ge&ccedil;ece\u011fini ve organik tar\u0131m\u0131n gelece\u011fini ifade etmektedir. &Ouml;zellikle T&uuml;rkiye gibi ah\u0131r g&uuml;bresinin yak\u0131t olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 &uuml;lkelerde (T&uuml;rkiye&#39;de kullan\u0131lan enerjinin y&uuml;zde 25&#39;i ah\u0131r g&uuml;bresine aittir.) \u015fayet enerji ihtiyac\u0131 ba\u015fka \u015fekillerde kar\u015f\u0131lanabilir ve ah\u0131r g&uuml;bresi tar\u0131mda kullan\u0131labilirse devrim niteli\u011finde b&uuml;y&uuml;k geli\u015fmeler olabilecektir. \u0130&ccedil;inde bulundu\u011fumuz g&uuml;nlerde &ouml;zellikle \u0130ngiltere gibi Avrupa Birli\u011fi &uuml;lkeleri yak\u0131n bir gelecekte, tamam\u0131 sulamaya a&ccedil;\u0131lacak G&uuml;neydo\u011fu Anadolu B&ouml;lgemizde organik tar\u0131m &uuml;r&uuml;nleri yeti\u015ftirmek i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k gayretler i&ccedil;ine girmi\u015f bulunmaktad\u0131rlar. T&uuml;rkiye&#39;de halen sulanabilme imkan\u0131 olan 11 milyon hektar arazimizin ancak 3.5-4 milyon hektar\u0131 sulanmaktad\u0131r. GAP&#39;taki sulanabilecek alanlar sulamaya a&ccedil;\u0131labilirse sulanan arazilerimiz &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki y\u0131llarda 6 milyon hektara ula\u015facak ve T&uuml;rkiye&#39;de rekolte artacak, her t&uuml;rl&uuml; yeti\u015ftirme faaliyetleri geli\u015fecektir.SONU&Ccedil; T&uuml;rkiye&#39;de ekolojik y&ouml;ntemlerle &uuml;retilen ve sertifikaland\u0131r\u0131larak i&ccedil; piyasada T&uuml;rk t&uuml;keticisinin tercihine sunulan organik &uuml;r&uuml;n yok denecek kadar azd\u0131r.Organik &uuml;r&uuml;nlerin &uuml;retimi s&ouml;zle\u015fmeli tar\u0131m kapsam\u0131nda ger&ccedil;ekle\u015ftirilmekte ve ekolojik y&ouml;ntemlerle &uuml;retilen bu &ouml;zelli\u011fin g&uuml;venilir kurulu\u015flar taraf\u0131ndan sertifikaland\u0131r\u0131lmas\u0131 belli bir masraf\u0131 gerektirmektedir. Bu masraf ve k\u0131smen verim ve &uuml;retim miktar\u0131 d&uuml;\u015f&uuml;\u015f&uuml;, sat\u0131\u015fa sunulan &uuml;r&uuml;nlerde fiyat art\u0131\u015f\u0131 olarak kendisini g&ouml;stermektedir. T&uuml;rkiye&#39;de ekolojik tar\u0131m\u0131n g&uuml;ndeme gelmesi, geli\u015fen &ccedil;evre bilinci i&ccedil;erisinde &uuml;retici ve t&uuml;keticilerin talebi do\u011frultusunda olmay\u0131p tamamen ihracat&ccedil;\u0131lar\u0131n bir reaksiyonu \u015feklinde olmu\u015ft\u0131r. Bu nedenle, &uuml;reticilerimizin ilgisi ekolojik tar\u0131m d&uuml;\u015f&uuml;nce ve fikrinin d\u0131\u015f\u0131nda, daha fazla gelir sa\u011flama amac\u0131na y&ouml;neliktir.Do\u011fal kaynaklar\u0131n korunumu bak\u0131m\u0131ndan, ger&ccedil;ek&ccedil;i bir alternatif olan organik tar\u0131m\u0131n ve yurt i&ccedil;erisinde organik &uuml;r&uuml;n talebinin yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 konusunda &uuml;reticilere finansal deste\u011fin T&uuml;rkiye&#39;de de olu\u015fturulmas\u0131 gerekmektedir. Bu konudaki destek son derece c\u0131l\u0131z, hatta yoktur. Netice olarak denilebilir ki, organik tar\u0131m yerine g&ouml;re bir l&uuml;ks yerine ve zaman\u0131na g&ouml;re ise bir mecburiyettir.<strong><em> <\/em><\/strong><strong><em><\/p>\n<p>\nkaynak bagcilik.org\n<\/p>\n<p><\/em><\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Prof.Dr. Celal ERAnkara &Uuml;niversitesi Ziraat Fak&uuml;ltesi Tarla Bitkileri B&ouml;l&uuml;m&uuml; Ba\u015fkan\u0131 Organik tar\u0131m, biyolojik tar\u0131m, ekolojik tar\u0131m ve hatta zaman zaman s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tar\u0131m kavramlar\u0131 birbiri yerine kullan\u0131lmaktad\u0131r. Organik, biyolojik ve ekolojik tar\u0131m kavramlar\u0131 hemen y&uuml;zde y&uuml;ze yak\u0131n bir \u015fekilde anlam ve &ccedil;er&ccedil;eve bak\u0131m\u0131ndan &ouml;rt&uuml;\u015fmekle beraber s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir tar\u0131m kavram\u0131 olduk&ccedil;a farkl\u0131d\u0131r. Hemen belirtmek icab ederki gerek yerli [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[413],"tags":[],"fp_columnist":[],"class_list":["post-3659","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-organik-tarim"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3659","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3659"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3659\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":171711,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3659\/revisions\/171711"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3659"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3659"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3659"},{"taxonomy":"fp_columnist","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/fp_columnist?post=3659"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}