{"id":3762,"date":"2007-10-01T08:18:00","date_gmt":"2007-10-01T08:18:00","guid":{"rendered":""},"modified":"2025-10-23T10:00:24","modified_gmt":"2025-10-23T10:00:24","slug":"milli-parklar-kavrami-ve-dilek-yarimadasi-buyuk-menderes-deltasi-milli-parki-3762","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/milli-parklar-kavrami-ve-dilek-yarimadasi-buyuk-menderes-deltasi-milli-parki-3762","title":{"rendered":"Milli Parklar Kavrami ve Dilek Yarimadasi B\u00fcy\u00fck Menderes Deltasi Milli Park\u0131"},"content":{"rendered":"<p>\n&Ccedil;evre sorunlarinin k&uuml;resel boyutlara ulastigi g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde biyolojik &ccedil;esitligin korunmasi b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem tasimaktadir. Bu ama&ccedil;la, biyolojik &ccedil;esitlige sahip alanlar milli park ilan edilmektedir.\n<\/p>\n<p>\nT&uuml;rkiye&#39;de 33 adet milli park bulunmakta olup, Dilek Yarimadasi-B&uuml;y&uuml;k Menderes Deltasi Milli Parki T&uuml;rkiye&#39;nin ve d&uuml;nyanin &ouml;nemli dogal kaynak rezervleri arasindadir. Milli Park, uluslararasi d&uuml;zeyde Akdeniz B&ouml;lgesi ve Avrupa Sibirya Flora elementleri i&ccedil;ermesi bakimindan &ouml;nemlidir. Bu &ouml;zelligi ile Avrupa Konseyi tarafindan Avrupa Biogenetik Rezervleri i&ccedil;inde &#39;Flora Biogenetik Rezerv Alani&#39; olarak belirlenmistir.\n<\/p>\n<p align=\"center\">\n1. GIRIS\n<\/p>\n<p>\nInsan topluluklarinin yerlesik yasama ge&ccedil;mesiyle baslayan teknolojik gelismeler dogaya zarar verecek boyutlara ulasmistir. Orman alanlari azalmis, hava ve su kirletilmis, tarim alanlarinin da azalmasiyla flora ve faunada bazi t&uuml;rler yok olmustur.\n<\/p>\n<p>\nYery&uuml;z&uuml;nde 9 milyon km 2 y&uuml;zeye sahip tropik ormanlar, canli t&uuml;rlerinin yarisindan fazlasini barindirir. Bu ormanlarin yilda yaklasik % 0.7&#39;si insan gereksinimleri i&ccedil;in yok edilmektedir. Kiyim bu hizla s&uuml;rerse, canli t&uuml;rlerinin % 20&#39;si yani 1.000.000&#39;u bir daha geri gelmemek &uuml;zere yery&uuml;z&uuml;nden silinip gidecektir. Dogada yasama ortamlarinin yok olmasinin bir sonucu olarak 300 yilda 165 kus ve 255 memeli hayvan t&uuml;r&uuml;n&uuml;n, son 100 yil i&ccedil;indede 30.000 bitki t&uuml;r&uuml;n&uuml;n soyu t&uuml;kenmistir.(Kence ,1988).\n<\/p>\n<p>\nEkolojik dengedeki bozulma, habitatlarin daralmasina ve yok olmasina neden olmaktadir. Bug&uuml;n yery&uuml;z&uuml;nde habitat kaybi, Banglades&#39;te % 94, &Ccedil;in&#39;de % 61, Kenya&#39;da % 48, Japonya&#39;da %57 gibi endise verici rakamlarla belirtilmektedir (Tont ,1997).\n<\/p>\n<p>\nPek &ccedil;ok yolla bitki ve hayvan t&uuml;r&uuml;n&uuml;n soylarinin tehlike altina girmesi veya t&uuml;kenmesi doganin korunmasini g&uuml;ndeme getirmistir. Doga koruma, bitki ve hayvan soyunun s&uuml;rekliligi, t&uuml;rlerin zenginligi ile, dogal ekosistemlerin korunmasina katkida bulunur (Y&uuml;cel,1995). Birlesmis Milletler &Ccedil;evre Programi ( UNEP ), Birlesmis Milletler Gida Ve Tarim &Ouml;rg&uuml;t&uuml; ( FAO ), D&uuml;nya Doga Koruma Birligi ( IUCN ) gibi kuruluslar, dogal kaynaklarin korunarak dengeli kullanimini ama&ccedil; edinen ve uluslar arasi ortak hareketi &ouml;neren ilk &ccedil;alismalari baslatmistir.\n<\/p>\n<p>\nN&uuml;fus artisi ile artan insan habitatina uygun kullanim (tarim, sanayi, yerlesim yeri vb.) verileri, yakin gelecekte yery&uuml;z&uuml;nde (a&ccedil;ik denizler ve &ccedil;&ouml;ller hari&ccedil;) hi&ccedil;bir yerin dogal halde kalmayacagini ortaya &ccedil;ikarmaktadir. Bunu engellemek ise bug&uuml;nden doga koruma alanlarinin kurulmasina baglidir (Miller,1982). D&uuml;nya Koruma Birligi (IUCN,1994)&#39;ne g&ouml;re koruma alani ; &ouml;zellikle biyolojik &ccedil;esitliligin, dogal ve k&uuml;lt&uuml;rel kaynaklarin korunmasina ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmesine ayrilmis, yasal yada diger etkili ara&ccedil;lar yoluyla y&ouml;netilen bir arazi par&ccedil;asi yada su y&uuml;zeyidir. IUCN doga koruma amacina g&ouml;re 6 koruma yapisi &ouml;nermektedir. Dogal Rezerv ve Dogal Yasama Alani , Milli Park , Doga Aniti , Yasama Ortami \/ T&uuml;r Y&ouml;netim Alani , Dogal Peyzaj Alani ve Kaynak Koruma Alani basliklari altinda toplanmaktadir. Ancak her &uuml;lke kendi dogal ve k&uuml;lt&uuml;rel yapisina g&ouml;re benzer ve farkli alansal koruma stat&uuml;leri belirlenmistir. T&uuml;rkiye&#39;de 2873 sayili Milli Parklar Kanunu&#39;na g&ouml;re belirlenen 4 ana koruma alani; Milli Parklar , Tabiat Parki , Tabiat Aniti ve Tabiati Koruma Alani&#39; dir.\n<\/p>\n<p>\n<strong>Milli Park <\/strong>; bilimsel ve estetik bakimindan ulusal ve uluslararasi ender bulunan dogal ve k&uuml;lt&uuml;rel kaynak degerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarina sahip doga par&ccedil;alaridir (madde 2\/a).\n<\/p>\n<p>\n<strong>Tabiat Parki <\/strong>; bitki &ouml;rt&uuml;s&uuml; ve yaban hayati &ouml;zelligine sahip, manzara b&uuml;t&uuml;nl&uuml;g&uuml; i&ccedil;inde halkin dinlenme ve eglenmesine uygun doga par&ccedil;alaridir (madde 2\/b).\n<\/p>\n<p>\n<strong>Tabiat Aniti <\/strong>; doga ve doga olaylarinin meydana getirdigi &ouml;zelliklere ve bilimsel degerlere sahip milli park esaslarinda korunan par&ccedil;alardir (madde 2\/c).\n<\/p>\n<p>\n<strong>Tabiati Koruma Alani <\/strong>; bilim ve egitim bakimindan &ouml;nem tasiyan nadir, tehlike altinda veya kaybolmaya y&uuml;z tutmus, ekosistemler, t&uuml;rler ve dogal olaylarin meydana getirdigi se&ccedil;kin &ouml;rnekleri i&ccedil;eren ve mutlak korunmasi gereken, sadece bilim ve egitim amaciyla ayrilmis doga par&ccedil;alaridir (madde 2\/d).\n<\/p>\n<p>\nDogal kaynaklarin korunmasi amaciyla ortaya &ccedil;ikan alansal koruma kavramlarinin basinda &quot; <strong>milli parklar <\/strong>&quot; gelmektedir.\n<\/p>\n<p>\n<script type=\"text\/javascript\">\n<\/script><br \/>\n<script src=\"http:\/\/pagead2.googlesyndication.com\/pagead\/show_ads.js\" type=\"text\/javascript\">\n<\/script>\n<\/p>\n<p align=\"center\">\n2. MILLI PARK KAVRAMI VE TARIH&Ccedil;ESI\n<\/p>\n<p>\nTarihte bilinen ilk koruma &ouml;nlemi M.&Ouml;. 252 yilinda Hint Krali Asox&#39;un baliklarin, hayvanlarin ve ormanlarin korunmasi i&ccedil;in &ccedil;ikardigi fermandir.\n<\/p>\n<p>\nAvrupa&#39;da 1858 &#39;de Bohemia prensi, ormanlarindan 2000ha. bakir orman alanini park ilan etmistir. ABD&#39;de 1864 yilinda Yosemite Ormanlari, sekoya aga&ccedil;larini korumak amaciyla Kaliforniya H&uuml;k&uuml;meti tarafindan devlet parki olarak ayrilarak d&uuml;nyaya ilk &ouml;rnek olmustur (Bayer, 1967).\n<\/p>\n<p>\nD&uuml;nyada alansal korumanin temeli milli parklar sayilabilir. Dogal g&uuml;zelligin korunmasi i&ccedil;in halkin teklifiyle ilk olarak Amerika&#39;da 1872 yilinda Yellowstone Milli Parki ilan edilmistir. Milli park fikri buradan d&uuml;nyaya yayilmaya baslamis, 1879&#39;da Avusturalya&#39;da Royal, 1885&#39;de Kanada&#39;da Banff, 1897&#39;de Yeni Zelanda&#39;da Tongariro ve 1898&#39;de Meksika&#39;da El Chico Milli Parklari kurulmustur. Avrupa&#39;da ilk milli parka bilimsel ama&ccedil;la 1909 yilinda Isve&ccedil; sahip olmustur. Yellowstone Milli Parkini gezen Bel&ccedil;ika Krali Alberts 1925 yilinda Bel&ccedil;ika Kongosu&#39;nda (Zaire, Virunga Milli Parki) Afrika&#39;nin ilk milli parki olan Kral Alberts Milli Parki&#39;ni ilan etmistir (Y&uuml;cel, 1995).\n<\/p>\n<p>\nMilli park d&uuml;s&uuml;ncesi 1933 yilinda-Londra&#39;da Afrika&#39;nin flora ve faunasinin korunmasi kongresinde alinan kararla kabul g&ouml;rm&uuml;s ve milli park ; &quot; Flora ve fauna korumasi yaninda, kamunun yararlanmasi, dinlenmesi, eglenmesi y&ouml;n&uuml;nden estetik, jeolojik, prehistorik, arkeolojik ve bilimsel deger tasiyan dogal varliklarin korunmasi i&ccedil;in ayrilan alandir &quot; seklinde tanimlanmistir. 1958&#39;de Atina&#39;da D&uuml;nya Koruma Birligi&#39;nin ilk toplantisinda, Uluslar arasi Milli Parklar komitesi kurulmasi karari alinmis ve bu komite &ccedil;alismasi sonucu 1962&#39; de ABD \/ Seattle&#39; da &quot;I. Milli Parklar Kongresi&quot; yapilmistir (Ekim, 1996). <br \/>\n19. y&uuml;zyil baslarinda &ccedil;esitli &uuml;lkelerde halkin doga varliklarini ve onun g&uuml;zelliklerini koruma ve halkin yararina sunma istekleri dogayi koruma ve milli park olgusunu ortaya &ccedil;ikarmistir. Doga koruma ve milli park kavrami &uuml;lkelere g&ouml;re farkli yorumlar bulmustur. Milli park, Norve&ccedil;&#39;e g&ouml;re; i&ccedil;inde insan ve yerlesim alani bulunmayan, g&uuml;nlerce gezilebilen, sessiz bir doga arazisidir. Isve&ccedil;&#39;e g&ouml;re; yalnizlik i&ccedil;inde, dinlenme olanagi veren, sinirsiz ormanlardir. Almanya&#39;ya g&ouml;re; milyonlarca insanin ziyaret ettigi, dinlenme ve eglenme olanagi bol doga ve k&uuml;lt&uuml;r arazileridir. Eski Sovyetler Birligi&#39;ne g&ouml;re; bilimsel &ccedil;alisma amaciyla kurulmus k&uuml;lt&uuml;r arazisidir ve turizme kapalidir. Tanimlardan anlasildigi gibi her ulusun kendi dogal ve sosyal yapisini uygun olarak belirledikleri milli park kavrami ve kamuya yarama nitelikleri farklidir. Fakat ana d&uuml;s&uuml;nce dogal varliklarin korunmasi ve kamu yararina gelistirilmesi ilkelerine dayanmaktadir (Tanriverdi, 1987).\n<\/p>\n<p>\nYery&uuml;z&uuml; kara par&ccedil;alarinin %5 &#39;i ve Avrupa&#39;nin %7 &#39;si koruma alanlarina ayrilmistir. Yery&uuml;z&uuml;nde korunan alanlarin yaklasik %2,6 &#39;si milli park alanidir.\n<\/p>\n<p align=\"center\">\n3. T&Uuml;RKIYE&#39;DE MILLI PARKLAR\n<\/p>\n<p align=\"justify\">\nT&uuml;rkiye&#39;de milli park terimi, <strong>Prof. Dr. Selahattin Inal <\/strong>tarafindan 1948&#39;de yayimlanan &quot; <strong>Doga Karsisinda Biz ve Ormanciligimiz <\/strong>&quot; adli eseriyle taninmistir. Doga koruma bilincinin olusumuna katkisi olan ilk sivil &ouml;rg&uuml;t 1955&#39;de Ankara &#39;da kurulan T&uuml;rkiye Tabiatini Koruma Dernegi&#39;dir. Dernegin 1967&#39;de d&uuml;zenledigi ilk &quot; Milli Parklar Semineri &quot; b&uuml;y&uuml;k ilgi &ccedil;ekmistir.\n<\/p>\n<p>\nT&uuml;rkiye&#39;de milli park olgusu 1956 yilinda 6831 sayili Orman Kanunu&#39;nun 25. Maddesiyle y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ge girmis, bu yasa ile ilk olarak 1958 yilinda Yozgat &Ccedil;amligi Milli Parki kurulmustur. 1983 tarih ve 2873 sayi ile y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ge giren Milli Parklar Kanunu&#39;nun amaci; &uuml;lkemizdeki milli ve milletler arasi degerlere sahip milli park, tabiat parki, tabiat aniti ve tabiati koruma alanlarinin se&ccedil;ilip belirlenmesine, &ouml;zellik ve karakterleri bozulmadan korunmasina, gelistirilmesine ve y&ouml;netilmesine iliskin esaslari d&uuml;zenlemektir. Milli Parklar Kanunu&#39;nun 14. Maddesi ile bu kanun kapsamina giren yerlerde asagidaki faaliyetler yasaklanmistir.\n<\/p>\n<p>\na) &nbsp;&nbsp;&nbsp;Dogal ve ekolojik denge ile dogal ekosistem degeri bozulamaz.\n<\/p>\n<p>\nb) &nbsp;&nbsp;&nbsp;Yaban hayati tahrip edilemez.\n<\/p>\n<p>\nc) &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Dogal dengeyi bozacak her t&uuml;rl&uuml; orman &uuml;r&uuml;nleri &uuml;retimi, avlanma ve otlatma yapilamaz.\n<\/p>\n<p>\nd&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu alanlarin &ouml;zelliklerinin kaybolmasina sebep olan veya olabilecek her t&uuml;rl&uuml; m&uuml;dahale ile toprak, su, hava kirlenmesi ve benzeri &ccedil;evre sorunlari yaratacak isler yapilamaz.\n<\/p>\n<p>\ne)&nbsp;&nbsp; Onaylanmis planlarla belirtilen yapi ve tesisler ile Genel Kurmay Baskanligi&#39;nca gereksinim duyulacak savunma sistemi tesisleri disinda, kamu yararina vazge&ccedil;ilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadik&ccedil;a ne sekilde olursa olsun hi&ccedil;bir yapi\/tesis kurulamaz, isletilemez veya bu alanlarda varolan yerlesim alanlari disinda iskan yapilamaz.\n<\/p>\n<p>\nUluslararasi Milli Park Komitesinin genel ilkelerine g&ouml;re; milli parklara egzotik bitkilerin, aga&ccedil;larin, hayvanlarin konmasi ve alana yabanci canlilarin yerlestirilmesi yasaklanmistir.\n<\/p>\n<p>\nMilli Parklar Y&ouml;netmeligi&#39;ne g&ouml;re (6-A), milli park olarak ayrilacak yerlerde; dogal ve k&uuml;lt&uuml;rel kaynak degeri ile rekreasyon potansiyeli, milli ve milletler arasi d&uuml;zeyde &ouml;zellik ve &ouml;nem tasimalidir. Kaynak degerleri, gelecek nesillerin miras olarak devralacaklari ve sahip olmaktan gurur duyacaklari d&uuml;zeyde &ouml;nemli olmalidir. Kaynak degerleri tahrip olmamis veya teknik ve idari girisimlerle islah edilebilir durumda olmalidir. Alan b&uuml;y&uuml;kl&uuml;g&uuml;, kaynak degeri yogunlugu bakimindan, &ouml;zel haller ve adalar disinda en az 1000 hektar olmali ve alan b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle koruma agirlikli zonlar dan meydana gelmelidir. Idari ve turistik ama&ccedil;li gelisme alanlari, bu asgari alan b&uuml;t&uuml;nl&uuml;g&uuml;n&uuml;n disindadir. (Anonim, 1986). <br \/>\nMilli parklarimiz biyolojik, arkeolojik ve ulusal tarihi alanlarin korunmasi ve halka tanitilmasi amaci ile kurulmustur. T&uuml;rkiye&#39;de milli parklarin &ccedil;ogu ormanlik arazilerde olup, aga&ccedil; t&uuml;rlerinin korunmasi ama&ccedil; edinilmistir (Ekim, 1996).\n<\/p>\n<p>\n<script type=\"text\/javascript\">\n<\/script><br \/>\n<script src=\"http:\/\/pagead2.googlesyndication.com\/pagead\/show_ads.js\" type=\"text\/javascript\">\n<\/script>\n<\/p>\n<p>\nT&uuml;rkiye&#39;de milli parklar kurulus ama&ccedil;lari bakimindan farkli &ouml;zellikler tasimaktadir. &Ouml;rnegin; Manyas Kus Cenneti Milli Parki zengin ornitolojik yapisi, Gelibolu Tarihi Milli Parki ulusal tarih, Nemrut Dagi Milli Parki arkeolojik &ouml;zellikleri i&ccedil;in korunmaktadir. G&ouml;reme Milli Parki, benzersiz jeomorfolojik ve k&uuml;lt&uuml;rel &ouml;zellikleri nedeniyle UNESCO tarafindan &quot;D&uuml;nya K&uuml;lt&uuml;r Mirasi&quot; listesine alinmistir. <br \/>\nMilli parklarin idaresi Doga Koruma ve Milli Parklar Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;g&uuml; tarafindan y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmektedir. Bug&uuml;n Doga Koruma ve Milli Parklar Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;g&uuml;&#39;n&uuml;n y&ouml;netiminde 33 adet milli park (686.635 ha), 35 adet tabiati koruma alani (85.024 ha), 17 adet tabiat parki (69.505 ha), 89 adet tabiat aniti (464 ha) ile toplam 841.624 hektar alan korunmaya alinmistir. Av-yaban hayvanlarinin ve yasam ortamlarinin korunmasi amaciyla, Kara Avciligi Kanunu ve Merkez Av Komisyonu Karari ile 54 memeli ve 415 kus t&uuml;r&uuml; korumaya alinmis, 123 yerde (1.8 milyon ha.) Yaban Hayati Koruma Alani ayrilmistir (Anonim, 2003).\n<\/p>\n<p>\nBug&uuml;n Isve&ccedil;&#39;de 28, Ingiltere&#39;de 11, Ispanya&#39;da 13, Fransa&#39;da 5, Portekiz&#39;de 1 adet milli park oldugu g&ouml;r&uuml;l&uuml;rken, T&uuml;rkiye&#39;de 33 adet milli park bulunmaktadir. Ancak sayidan &ccedil;ok milli park alaninin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;g&uuml; ve dogal kaynak degeri yogunlugu &ouml;nem tasimaktadir. IUCN&#39;e g&ouml;re, Avrupa&#39;daki milli parklarin ancak %20&#39;si ger&ccedil;ek anlamda milli park niteligi tasimakta olup, aralarinda farklar bulunmaktadir.\n<\/p>\n<p>\nInsanlarin dinlenme-eglenme amaciyla dogayi tercih ettikleri g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde korunmus dogal alanlar &ouml;nem kazanmaktadir. Milli parkalar, dogal ortamlari ve yaban yasamini bilimsel &ouml;l&ccedil;&uuml;tlerde koruyarak gelecege tasima yaninda, ender doga varliklarini tanitan ve dogaya karsi ilgi uyandiran &ouml;zel mekanlardir. T&uuml;rkiye bu anlamda &ccedil;ok sayida korunmus alana sahiptir. Dilek Yarimadasi &#8211; B&uuml;y&uuml;k Menderes Deltasi Milli Parki da bu alanlardan bir tanesidir.\n<\/p>\n<p align=\"center\">\n4. DiLEK YARIMADASI &#8211; B&Uuml;Y&Uuml;K&nbsp;MENDERES DELTASI MILLI PARKI\n<\/p>\n<p>\nDilek Yarimadasi &#8211; B&uuml;y&uuml;k Menderes Deltasi Milli Parki 1237 m y&uuml;kseklige ulasmasiyla, ormandan deniz seviyesine kadar inen ve b&uuml;nyesinde sulak alanlari da i&ccedil;eriyor olmasiyla konuma alanlari i&ccedil;erisinde az bulunan &ouml;zelliklere sahiptir.\n<\/p>\n<p>\nB&uuml;y&uuml;k Menderes Deltasi, uluslararasi &ouml;neme sahip &quot; A Sinifi Sulak Alan &quot; &ouml;zelligi tasirken, Dilek Yarimadasi, Akdeniz Flora B&ouml;lgesi elementleri ve Avrupa Sibirya Flora B&ouml;lgesi elementleri i&ccedil;ermesi bakimindan &ouml;nemlidir. Bu &ouml;zelligiyle Avrupa Konseyi tarafindan Avrupa Biyogenetik Rezervleri Semasinda &quot; <strong>Flora Biogenetik Rezerv Alani <\/strong>&quot; kabul edilmistir.(Anonim 1997)\n<\/p>\n<p>\nMilli park, Ege Denizi kiyisinda Aydin Ili Kusadasi ve S&ouml;ke Il&ccedil;e sinirlari i&ccedil;inde, 27 derece 02&#39;-27 derece 15&#39; Dogu, 37 derece 36&#39;-37derece 42 Kuzey enlemleri arasinda kalmaktadir. Y&ouml;rede Akdeniz iklimi egemen olup, yillik ortalama sicaklik 22 derece, en sicak ay 41.5derece ile Temmuz ve en soguk ay 7 derece ile Ocak ayinda &ouml;l&ccedil;&uuml;lm&uuml;st&uuml;r. Yillik ortalama yagis 693 mm 3&#39; d&uuml;r. Y&uuml;z&ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml; 27.675 hektardir. Bu alanin 10.985 hektari 19.05.1966 tarihinde milli park kapsamina giren Dilek Yarimadasi&#39;na aittir. Yarimadanin g&uuml;neyine bitisik B&uuml;y&uuml;k Menderes Deltasi ise 31.03.1994 yilinda milli parka eklenmis olup, 16.690 hektar genisliktedir (Anonim, 1997).\n<\/p>\n<p>\nMilli Parkin bu iki b&ouml;lgesi birbirinden farkli &ouml;zellikler g&ouml;sterdiginden ayri incelemekte yarar bulunmaktadir.\n<\/p>\n<p>\nDilek Yarimadasi; Samsun Daglari&#39;nin Ege Denizi&#39;ne uzandigi son nokta olup 20 km uzunlugunda ve ortalama 6 km genisligindedir. Morfolojik yapisi i&ccedil;inde bir &ccedil;ok tepe, vadi, kanyon ve koylar bulunur. Ortalama 650 m. y&uuml;kseklige sahip yarimadanin en y&uuml;ksek yeri Dilek Tepe (1237m.)&#39;dir ve yarimada adini bu tepeden alir.\n<\/p>\n<p>\nM.&Ouml;. 9 yy.&#39;da 12 Ionia kentinin politik birligi olan Paniomion ve Tebai antik kenti yarimada i&ccedil;erisindedir. Panayirtepe&#39;de Panagia Manastiri ile Harap Kilise, Rum ve T&uuml;rk mimarisi &ouml;geleri tasiyan eski yerlesim yeri olan Doganbey K&ouml;y&uuml; &#39;nde Kilise kalintilari ile tarihi okul binasi restore edilerek yapilan <strong>Ziyaret&ccedil;i&nbsp;-Tanitim Merkezi <\/strong>bulunmaktadir.\n<\/p>\n<p>\nDilek yarimadasi florasinda 95 familyaya ait; t&uuml;r, altt&uuml;r ve varyete d&uuml;zeyinde 804 takson belirlenmistir. Bunlar <strong><em>Pteriodaphyta <\/em><\/strong>12, <strong><em>Gymnospermae <\/em><\/strong>5, <strong><em>Monocotyledoneae <\/em><\/strong>144, <strong><em>Dicotyledoneae <\/em><\/strong>643 ve <strong><em>Angiospermae <\/em><\/strong>742, adettir. Bu taksonlarin familyalara g&ouml;re dagilimi <strong><em>Leguminosae <\/em><\/strong>103, <strong><em>Compositae <\/em><\/strong>74, <strong><em>Gramineae <\/em><\/strong>62, <strong><em>Umbelliferae <\/em><\/strong>41, ve <strong><em>Labiatae <\/em><\/strong>42 takson olup <strong><em>Orchidaceae <\/em><\/strong>familyasinin zenginligi 21 taksonla dikkat &ccedil;ekicidir. Taksonlarin element i&ccedil;erigi, Akdeniz Elementi 163, Dogu Akdeniz elementi 159, Avrupa-Sibirya elementi 33, Iran-Turan elementi 12 ve endemik t&uuml;r 30 adet&#39;tir (Durmuskahya 2000).\n<\/p>\n<p>\nYarimadanin bitki &ouml;rt&uuml;s&uuml;nde &uuml;&ccedil; vejetasyon kati egemendir (Uslu, 1985). Bunlar; frigana vejetasyonu; <strong><em>Sarcopoterium spinosum <\/em><\/strong>toplulugu, maki vejetasyonu; <strong><em>Juniperus phoenica <\/em><\/strong>toplulugu, <strong><em>Arbutus andrachne <\/em><\/strong>toplulugu, <strong><em>Ceratonia siliqua &#8211; Pistacio lentiscus <\/em><\/strong>toplulugu, <strong><em>Quercus ilex <\/em><\/strong>toplulugu, <strong><em>Quercus coccifera <\/em><\/strong>toplulugu, orman vejetasyonu; <strong><em>Cupressus sempervirens <\/em><\/strong>toplulugu, <strong><em>Castanea sativa <\/em><\/strong>toplulugu, <strong><em>Pinus brutia <\/em><\/strong>toplulugu, <strong><em>Pinus nigra subsp. pallasiana <\/em><\/strong>toplulugudur. Anadolu&#39;da pek rastlanmayan <strong><em>Cupressus sempervirens <\/em><\/strong>ve <strong><em>Quercus ilex <\/em><\/strong>lokal topluluklar olusturmaktadir.\n<\/p>\n<p>\nYarimada Akdeniz flora b&ouml;lgesinde yer almasina karsilik Avrupa-Sibirya grubu t&uuml;rlerde &ouml;nemli sayida bulunmaktadir.&nbsp;Akdeniz maki florasinda t&uuml;m bitki t&uuml;rleri yaninda en saglikli &ouml;rnekleri de yeralir. Kuzey Anadolu ormanlarina &ouml;zg&uuml; Anadolu Kestanesi&#39;nin ve T&uuml;rkiye&#39;de az yerde bulunan Kartopu, Finike Ardici, Pirnal Mese ve Dalli Servi&#39;nin k&uuml;&ccedil;&uuml;k topluluklar halinde yetistigi tek yerdir. Yarimada&#39;da kuzey ve g&uuml;ney yama&ccedil;lar farkli bitki &ouml;rt&uuml;s&uuml; ile kaplidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; iklimsel etkenler iki yama&ccedil;ta ayni degildir. Kuzey de Kizil&ccedil;am, Kara&ccedil;am, Finike Ardici, Dalli Servi, Mese, Kestane, Ak&ccedil;aaga&ccedil;, Ihlamur, Disbudak. Vadilerde, &Ccedil;inar&nbsp;gibi t&uuml;rler, g&uuml;neyde ise Ke&ccedil;iboynuzu, Funda, Mersin, Sandal Agaci, Defne, Menengi&ccedil;, Kocayemis, Ergovan, ve Katir Tirnagi gibi zengin Akdeniz florasi yer alir. Sumak, Kekik, Ada&ccedil;ayi ve Name gibi bitkilerde bulunmaktadir. (Uslu 1985).\n<\/p>\n<p>\nYarimada soyu t&uuml;kendigi varsayilan Anadolu Parsi ( <strong><em>Panthera pardus tulliana <\/em><\/strong>)&#39;nin batida yasadigi son noktadir. D&uuml;nyanin en nadir deniz memelisinden biri olan Akdeniz foku ( <strong><em>Monachus monachus <\/em><\/strong>) yarimada kiyilarinda yasamaktadir. Yaban domuzu ( <strong><em>Sus scrofa <\/em><\/strong>). Karakulak ( <strong><em>Lynx caracal <\/em><\/strong>), dogaya terkedilmis yabani sigirlar ve atlar ile bir&ccedil;ok hayvan t&uuml;r&uuml; yarimada faunasinda bulunmaktadir.\n<\/p>\n<p>\nB&uuml;y&uuml;k Menderes Deltasi, B&uuml;y&uuml;k Menderes Irmagi&#39;nin Dinar yakinlarinda dogup, yaklasik 25.000km 2 &#39;lik yagis havzasindan 584km akarak S&ouml;ke yakinlarinda Ege Denizi&#39;ne d&ouml;k&uuml;lmesiyle olusmustur. B&uuml;y&uuml;k Menderes havzasindaki erozyonla bu irmak yilda 13 milyon m 3 sediment tasiyip biriktirerek 320km 2 &#39;lik bir delta olusturmustur. (Anonim 1998).\n<\/p>\n<p>\nB&uuml;y&uuml;k Menderes Deltasi, birka&ccedil; lag&uuml;nle, tuzcul batakliklar ve &ccedil;amur d&uuml;zl&uuml;klerini kapsayan taskin &ouml;zelliginde sulak alandir. Bafa G&ouml;l&uuml; bu sulak alanin entegre bir par&ccedil;asidir. Bu entegre sistem i&ccedil;erdigi biyolojik &ccedil;esitlilik, nesli t&uuml;kenmek &uuml;zere olan canlilar ve endemik t&uuml;rlerden dolayi uluslararasi &ouml;neme sahiptir ve milletlerarasi Ramsar S&ouml;zlesmesi, Bern S&ouml;zlesmesi, Rio S&ouml;zlesmeleri ve Barselona Konvansiyonu karari ile korunur(Anonim,1997).\n<\/p>\n<p>\nLag&uuml;nlerden, deltanin kuzeyindeki Karine Lag&uuml;n&uuml; (1460 ha.) en b&uuml;y&uuml;g&uuml;d&uuml;r. Digerleri Dering&ouml;l (130 ha.) ve Kabahayit (500 ha.), lag&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Bir kum seridi, lag&uuml;nleri denizden ayirir. Lag&uuml;nlerde yapilan balik&ccedil;ilik y&ouml;re insanin &ouml;nemli ge&ccedil;im kaynagidir.\n<\/p>\n<p>\nDeltada &quot; Halofitik (tuzcul) Flora&quot; egemen durumdadir.\n<\/p>\n<p>\n<strong><em>Aristolochia hirta <\/em><\/strong>, <strong><em>Campamula lyrata ssp. Icarica, <\/em><\/strong><em>Campaluna tomentosa <\/em>ve <em>Campanula raveyi <\/em>endemik t&uuml;rler arasindadir. (G&ouml;kmen ve ark, 1997). Deltada lag&uuml;nlerinde avlanan baslica balik t&uuml;rleri; Toptan kefal, Altinbas kefal, Mavraki kefal, Ceran kefal, &Ccedil;ipura, Levrek, Yilan baligi ve Dil baligidir (Cirik,1998).\n<\/p>\n<p>\nDeltada yaklasik 250 kus t&uuml;r&uuml;n&uuml;n yasadigi, bunlardan 70 t&uuml;r kusun &uuml;redigi belirlenmistir (Sarig&uuml;l, 1993). Bu &ouml;zelligiyle &quot; &Ouml;nemli Kus Alani &quot; listesine giren delta, kus arastirmalari g&ouml;zlem programina alinmistir. Bafa G&ouml;l&uuml; ekolojik olarak deltanin bir par&ccedil;asi olarak kabul edilir ve Tabiat Parki olarak korunur. Nesli tehdit altinda olan C&uuml;ce Karabatak ( <em>Phalacrocorax pygmeus <\/em>) deltada yasamakta ve d&uuml;nyada toplam sayilari 3000 oldugu tahmin edilen Tepeli Pelikan ( <em>Pelecanus crispus <\/em>) Karine lag&uuml;n&uuml;nde adaciklarda &uuml;remekte, K&uuml;&ccedil;&uuml;k Akbalik&ccedil;il ( <em>Egretta garzetta <\/em>), K&uuml;&ccedil;&uuml;k Kerkenez ( <em>Falco naumanni <\/em>) ve Akkuyruklu Kartal ( <em>Heliaeetus albicilla <\/em>) &uuml;reyen &ouml;nemli t&uuml;rler arasinda bulunmaktadir. 2003 yili kus sayiminda deltada 100&#39;e yakin Tepeli Pelikan ve 6000 Flamingo ( <strong>Phoenicopterus ruber <\/strong>) &#39;nun kisladigi belirlenmistir. Kislayan kuslar, soguk g&uuml;nlerde Bafa G&ouml;l&uuml;&#39;nde dinlenirler.\n<\/p>\n<p align=\"center\">\n5. MILLI PARKIN SORUNLARI\n<\/p>\n<p>\nDilek Yarimadasi kesiminin en &ouml;nemli sorunu yanginlardir. Kayitli b&uuml;y&uuml;k yanginlarin ilki 1943 yilinda &ccedil;ikmis Karine ve Dipburun arasindaki ormanlik alan yanmistir. 1963 Eyl&uuml;l ayinda Karasu Hirsiz burnu 600 ha., 1968 Karine 800 ha., 1974 Kalamaki yama&ccedil;lari 269 ha., 1977 Tuzburgazi sirtlari 844 ha., 1985 Karine-Akdere 600 ha., 1988 Karine 400 ha. ve 1996 &#39;da Karine&#39;den zirveye kadar olan 1438 ha. kismin tamamen yanarak bilinen en b&uuml;y&uuml;k tahribati yaratmistir (Anonim, 2002). Yangindan &ouml;nce maki ve orman vejetasyonu ile kapli alanda, yangin sonrasi otsu ve frigana vejetasyonu gelismistir. Bunlarin basinda <em>Liliaceae <\/em>, <strong>Orchidaceae <\/strong>, <em>Fabaceae <\/em>ve <em>Gramineae <\/em>familyalari gelmektedir (&Ccedil;elik ve ark., 1977). Yangin sonrasi alanin kendini yenilemeye basladigi yapilan incelemelerde anlasilmis, alanin egemen aga&ccedil; t&uuml;r&uuml; olan Kizil&ccedil;am &#39;in bazi alanlarda tekrar gelismeye basladigi g&ouml;zlenmistir.\n<\/p>\n<p>\nYarimada i&ccedil;inde bir zamanlar &ouml;nemli sayida memeli bulunurken, yanginlarla orman alaninin azalmasi, karayolu aginin genislemesi, irmagin dogal bir engel olusturmasi, sulama kanallarinin a&ccedil;ilmasi ve bilin&ccedil;siz kara avciligi gibi etkenler, beslenme amaci ile s&uuml;rekli hareket eden memelilerin yarimadaya ulasmasini g&uuml;&ccedil;lestirmistir. Acik hava rekreasyonu olarak su sporlari, atla gezinti, bisiklet, doga y&uuml;r&uuml;y&uuml;s&uuml;, piknik ve fotograf avciligina olanak veren yarimada, yaz mevsiminde yogun ziyaret&ccedil;i baskisi altinda kalmaktadir. Dilek Yarimadasi&#39;ni yilda ortalama 500,000 kisi ziyaret etmekte, milli parkin ziyaret&ccedil;i tasima kapasitesi yaz aylarinda asilmaktadir. Sistem dengesinin korunmasi i&ccedil;in tasima kapasitesinin asilmamasina &ouml;zen g&ouml;sterilmelidir.\n<\/p>\n<p>\nB&uuml;y&uuml;k Menderes Deltasi kesiminin &ouml;nemli sorunu su kirliligidir. B&uuml;y&uuml;k Menderes irmagina 584 km boyunca havzada bulunan t&uuml;m kent ve sanayi tesislerinin atiklari desarj edilmektedir. Tarimda kullanilan ila&ccedil;lar ve yapay g&uuml;brelerde yagis ve sulama sulariyla irmaga karisarak kirlenmenin boyutunu artirmaktadir. Sonu&ccedil;ta t&uuml;m kirleticiler deltada birikmekte, basta baliklar ve su kuslari olmak &uuml;zere yasayan canlilar i&ccedil;in &ouml;l&uuml;mc&uuml;l tehlike yaratmaktadir.\n<\/p>\n<p>\nHavzada bulunan 3511 sanayi tesisi su canlilari i&ccedil;in toksit etkiye sahip kimyasal atik sularini aritmadan B&uuml;y&uuml;k Menderes Irmagi&#39;na bosaltmaktadir (Dogan, 1998). Tarim alanlarindan gelen pestisitler, kent ve sanayi atiklari irmak araciligiyla sucul ekosisteme ulasarak delta lag&uuml;nleri ve Bafa G&ouml;l&uuml;&#39;nde eutrofikasyona neden olmakta, canli b&uuml;nyesinde birikerek balik ve diger suya bagimli canlilarinin &ouml;l&uuml;m&uuml;ne neden olarak milli parkin biyolojik &ccedil;esitliligi tehdit etmektedir. Delta lag&uuml;nleri ve Bafa G&ouml;l&uuml;&#39;nde baliklarin &uuml;reme ve beslenme g&ouml;&ccedil;&uuml;ne bagli balik&ccedil;ilik sistemi yanlis uygulamalar nedeniyle etkilenmistir. T&uuml;rkiye&#39;nin en verimli lag&uuml;n&uuml; olan Bafa G&ouml;l&uuml;&#39;nde eskiden yilda 400-700 ton balik avlanirken bug&uuml;n bu rakam 5-10 ton gerilemistir. &Ouml;zellikle yazin Bafa G&ouml;l&uuml;&#39;nden su &ccedil;ekilmesi ve Menderes Irmagi&#39;ndan su verilmemesi nedeniyle tuzluluk orani artmakta ve tatli su canlilarinin &ouml;l&uuml;m&uuml;ne neden olmaktadir. Delta lag&uuml;nlerinden balik&ccedil;ilik isletmelerinin gelisig&uuml;zel yavru balik toplamasi, lag&uuml;n ekosistemini ve biyolojik &ccedil;esitliligi olumsuz etkilemistir. B&uuml;y&uuml;k Menderes Ovasi taskin ovasi niteliginde olup, bu t&uuml;r ovalar d&uuml;nyanin en verimli ovalarini olusturur. Yapilan barajlar ve sulama kanallari irmagin taskin ovasi niteligini kaybetmesine neden olmustur. Bu nedenle yazin delta lag&uuml;nlerine tatli su ulasmamakta, tuzlu su artisi nedeniyle deniz ve tatli su ekosistemleri arasindaki denge bozulmakta sonu&ccedil;ta deltanin flora ve fauna zenginligi tehdit edilmektedir. Ge&ccedil;miste Karine Dalyani&#39;nda yilda 150 ton balik avlanirken 1998 yilinda 42 tona d&uuml;st&uuml;g&uuml; belirtilmektedir (Moran,98).\n<\/p>\n<p>\nSorunun &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; i&ccedil;in havza &ouml;l&ccedil;eginde B&uuml;y&uuml;k Menderes Irmagi&#39;na atik sularin birakilmasini &ouml;nlemek amaciyla aritma tesislerinin yapimi desteklenmeli, tarimda ila&ccedil; ve yapay g&uuml;bre kullanimi bilimsel &ouml;l&ccedil;&uuml;tlere dayanmalidir. Deltanin diger sorunu hayvan otlatma ve &ccedil;ok sayidaki kus nedeniyle bili&ccedil;siz, sinirsiz, yasa disi avciliktir. Doga Koruma ve Milli Parkalar Aydin Basm&uuml;hendisligi tarafindan il &ouml;l&ccedil;eginde verilen avci egitimi, yerel yayinlar ve denetimler sonucu yasa disi avcilik baskisi azalmistir. Bu bilgilerin odaginda B&uuml;y&uuml;k Menderes Irmagi&#39;na yapilan olumsuz etkiler ve delta yakinlarindaki kullanimlar dogrudan delta ve sulak alan ekosistemini b&uuml;t&uuml;n olarak etkilemektedir.\n<\/p>\n<p align=\"center\">\n6. SONU&Ccedil;\n<\/p>\n<p>\nInsan yasaminin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmesi dogal kaynaklarin dengeli kullanilmasina baglidir. Bu nedenle insan kendi kurallariyla degil doganin kurallariyla yasamak zorundadir. Milli parklar ve korunmus alanlar ekolojik dengenin devam ettigi ender yerler olmakla birlikte, bir doga m&uuml;zesi olarak gelecege tasinan &ouml;nemli dogal miras alanlaridir. &Ccedil;evre sorunlari devam ettigi s&uuml;rece korunan alanlarin, dolayli tehditlerin etkisi altinda kalacagi bilinmektedir.\n<\/p>\n<p>\nBiyolojik ve genetik zenginligin yerinde yada kurumda korunmasi isi kamuoyunun bu ise verdigi destekle m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Koruma alanlarinin bulundugu y&ouml;rede yasayan insanlarin bu alanlara sahip &ccedil;ikmasi en gerekli davranistir (Dogan, 2001). Turizmi, &quot; Ekolojik Turizm &quot; anlayisi i&ccedil;inde planlamanin &ouml;nem kazandigi g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde, korunmus dogal alanlarin yogun oldugu &uuml;lkelerin turizmden alacagi payin artacagi tahmin edilmektedir. Sivil toplum &ouml;rg&uuml;tlerinin isbirligiyle y&ouml;re halkina ekolojik turizm yoluyla gelir yaratilmasi, bu yolla y&ouml;re insaninin doga korumaya tesvik edilmesi saglanabilir.\n<\/p>\n<p>\nMilli parklar doga koruma &ccedil;alismalarinin en &ouml;nemli &ouml;rnekleridir. Doga korumanin basarisi ve devamliligi i&ccedil;in, &ouml;ncelikle bu konuda &ccedil;alisacak personelin, isb&ouml;l&uuml;m&uuml; i&ccedil;erisinde gerekli bilgi d&uuml;zeyine sahip, konularinda uzmanlasmis, y&ouml;reyi en iyi taniyan yeterli sayida teknik elemanlardan olusmasi, &ccedil;alismalara g&ouml;n&uuml;ll&uuml; derneklerin katiliminin saglanmasi balik&ccedil;ilik ve turizm y&ouml;re halki i&ccedil;in baslica gelir kaynagidir. Bu nedenle ekolojik dengenin bozulmasi ayni zamanda sosyo-ekonomik dengeyi de tehdit etmektedir. Alinan dogal kaynak degerlerinin, koruma-kullanma-gelistirme dengesi i&ccedil;inde s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmesi i&ccedil;in balik&ccedil;ilik ve turizm y&ouml;re halki i&ccedil;in baslica gelir kaynagidir. Bu nedenle ekolojik dengenin bozulmasi ayni zamanda sosyo-ekonomik dengeyi de tehdit etmektedir. Alinan dogal kaynak degerlerinin, koruma-kullanma-gelistirme dengesi i&ccedil;inde s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmesi i&ccedil;in y&ouml;rede yasayan bireyler ve yerel y&ouml;netimler basta olmak &uuml;zere ilgili kurumlar bir araya gelerekgelecege d&ouml;n&uuml;k yaklasimlar i&ccedil;inde &ccedil;alismalidir.\n<\/p>\n<p>\nhttp:\/\/www.guzelcamli.com\/millipark\/dilekyarimadasi.htm<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&Ccedil;evre sorunlarinin k&uuml;resel boyutlara ulastigi g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde biyolojik &ccedil;esitligin korunmasi b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem tasimaktadir. Bu ama&ccedil;la, biyolojik &ccedil;esitlige sahip alanlar milli park ilan edilmektedir. T&uuml;rkiye&#39;de 33 adet milli park bulunmakta olup, Dilek Yarimadasi-B&uuml;y&uuml;k Menderes Deltasi Milli Parki T&uuml;rkiye&#39;nin ve d&uuml;nyanin &ouml;nemli dogal kaynak rezervleri arasindadir. Milli Park, uluslararasi d&uuml;zeyde Akdeniz B&ouml;lgesi ve Avrupa Sibirya Flora elementleri i&ccedil;ermesi [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[406],"tags":[],"fp_columnist":[],"class_list":["post-3762","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-peyzaj"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3762","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3762"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3762\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":171665,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3762\/revisions\/171665"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3762"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3762"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3762"},{"taxonomy":"fp_columnist","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/fp_columnist?post=3762"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}