{"id":5069,"date":"2007-12-05T20:47:00","date_gmt":"2007-12-05T20:47:00","guid":{"rendered":""},"modified":"2025-10-23T09:59:47","modified_gmt":"2025-10-23T09:59:47","slug":"kuresel-isinma-ve-damla-sulama-sistemi-5069","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/kuresel-isinma-ve-damla-sulama-sistemi-5069","title":{"rendered":"K\u00fcresel Is\u0131nma ve Damla Sulama Sistemi"},"content":{"rendered":"<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/uploaded_images\/isinma-763774.jpg\" border=\"0\" alt=\"\" width=\"400\" height=\"266\" align=\"left\" \/>K&uuml;resel Is\u0131nman\u0131n T&uuml;rkiye Su Kaynaklar\u0131 ve Tar\u0131msal &Uuml;retimi A&ccedil;\u0131s\u0131ndan Olumsuz Etkileri, Sulama ve Damla Sulama Sistemi<br \/>\n &nbsp;Atmosferin alt k\u0131s\u0131mlar\u0131 ile okyanuslar, denizler ve kara k&uuml;tleleri y&uuml;zeyindeki s\u0131cakl\u0131k art\u0131\u015f\u0131, di\u011fer bir ifadeyle insanlar taraf\u0131ndan atmosfere sal\u0131nan gazlar\u0131n sera etkisi yaratmas\u0131 sonucunda d&uuml;nya y&uuml;zeyinde s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n artmas\u0131na k&uuml;resel \u0131s\u0131nma deniyor.Daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 a&ccedil;\u0131klamak gerekirse d&uuml;nyan\u0131n y&uuml;zeyi g&uuml;ne\u015f \u0131\u015f\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan \u0131s\u0131t\u0131l\u0131yor. D&uuml;nya bu \u0131\u015f\u0131nlar\u0131 tekrar atmosfere yans\u0131t\u0131yor ama baz\u0131 \u0131\u015f\u0131nlar su buhar\u0131, karbondioksit ve metan gaz\u0131n\u0131n d&uuml;nyan\u0131n &uuml;zerinde olu\u015fturdu\u011fu do\u011fal bir &ouml;rt&uuml; taraf\u0131ndan tutuluyor. Bu da yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n yeterince s\u0131cak kalmas\u0131n\u0131 sa\u011fl\u0131yor. Ama son d&ouml;nemlerde fosil yak\u0131tlar\u0131n yak\u0131lmas\u0131, ormans\u0131zla\u015fma, h\u0131zl\u0131 n&uuml;fus art\u0131\u015f\u0131 ve toplumlardaki t&uuml;ketim e\u011filiminin artmas\u0131 gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazlar\u0131n atmosferdeki y\u0131\u011f\u0131lmas\u0131 art\u0131\u015f g&ouml;sterdi. Bilim adamlar\u0131na g&ouml;re i\u015fte bu art\u0131\u015f k&uuml;resel \u0131s\u0131nmaya neden oluyor.<\/p>\n<p>D&uuml;nyam\u0131z 4.65 milyar y\u0131ll\u0131k tarihi boyunca bir&ccedil;ok kez \u0131s\u0131nd\u0131 ve so\u011fudu. Bug&uuml;ne dek meydana gelen iklim de\u011fi\u015fiklikleri; d&uuml;nya eksenindeki k&uuml;&ccedil;&uuml;k de\u011fi\u015fiklikler, g&uuml;ne\u015f \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131n \u015fiddetindeki de\u011fi\u015fiklikler ve yanarda\u011f-volkanik patlamalar nedeniyle meydana gelmi\u015ftir. D&uuml;nyam\u0131z bug&uuml;n yine \u0131s\u0131nma s&uuml;recine girmi\u015ftir. Ancak bug&uuml;n ya\u015fanan \u0131s\u0131nma, yukar\u0131da belirtilen do\u011fal nedenlerle de\u011fil, insan faaliyetleri sonucu meydana gelen sera gazlar\u0131 ve bunlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu sera etkisi nedeniyledir.<\/p>\n<p><a target=\"_blank\" href=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/uploaded_images\/file-786788.PNG\" onblur=\"try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}\" rel=\"noopener\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/uploaded_images\/file-786785.PNG\" border=\"0\" alt=\"\" width=\"399\" height=\"302\" \/><\/a><br \/>\n1856-2004 aras\u0131 k&uuml;resel ortalama y&uuml;zey s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131<\/p>\n<p>Is\u0131nma ve buna ba\u011fl\u0131 buharla\u015fman\u0131n etkisiyle atmosferde en fazla bulunan sera gaz\u0131 su buhar\u0131d\u0131r. Bu gazlar, do\u011fal olarak atmosfere dahil olmalar\u0131n\u0131n yan\u0131nda karbon dioksit, metan ve azot; fosil yak\u0131tlar, kat\u0131 at\u0131klar, a\u011fa&ccedil; ve a\u011fa&ccedil; &uuml;r&uuml;nlerinin yak\u0131lmas\u0131, motorlu ta\u015f\u0131tlar\u0131n kullan\u0131lmas\u0131 gibi insan faaliyetleri sonucu da dahil olmaya ba\u015flad\u0131lar.<\/p>\n<p>Atmosfere sera gaz\u0131 katk\u0131lar\u0131n\u0131 sekt&ouml;rel bazda incelersek % 21 pay ile enerji &uuml;retim santrallerinin birinci, %17&#39;lik pay ile sanayinin ikinci, %14&#39;l&uuml;k pay ile motorlu ta\u015f\u0131tlar\u0131n &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;, % 13&#39;l&uuml;k payla tar\u0131msal &uuml;retimin d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; s\u0131ray\u0131 ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;r&uuml;yoruz. Karbon dioksit emisyonlar\u0131nda enerji &uuml;retim santralleri ve end&uuml;striyel &uuml;retimin; metan ve azot oksit emisyonlar\u0131nda da tar\u0131msal faaliyetlerin ilk s\u0131ray\u0131 ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;rmekteyiz.<\/p>\n<p>K&uuml;resel \u0131s\u0131nmaya ba\u011fl\u0131 olarak &ouml;zellikle son yar\u0131m y&uuml;zy\u0131lda kuzey yar\u0131k&uuml;redeki kar &ouml;rt&uuml;s&uuml; % 10 civar\u0131nda azald\u0131. G&ouml;l ve nehirlerin y\u0131ll\u0131k buzla kapl\u0131 kalma s&uuml;relerinde yakla\u015f\u0131k 2 haftal\u0131k bir k\u0131salma oldu. Yine son yar\u0131m y&uuml;zy\u0131lda da\u011f ve deniz buzullar\u0131nda % 10-15 oran\u0131nda k&uuml;&ccedil;&uuml;lme ya\u015fand\u0131. Buzullardaki erimeyle ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak 20. y&uuml;zy\u0131lda deniz seviyesinde ortalama 17 cm&#39;lik bir art\u0131\u015f g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Deniz seviyesindeki y&uuml;kselme, ekolojik ya\u015famda bir&ccedil;ok k\u0131y\u0131 yerle\u015fimini olumsuz y&ouml;nde etkileyecek. 21. y&uuml;zy\u0131lda da deniz seviyesinde 18-59 cm aras\u0131nda y&uuml;kselme olaca\u011f\u0131 tahmin edilmektedir. S&uuml;rekli \u0131s\u0131nan bir d&uuml;nyada ya\u011f\u0131\u015f miktar\u0131 da artacak. Ancak, bu ya\u011f\u0131\u015f genellikle sa\u011fanak \u015feklinde olaca\u011f\u0131ndan s\u0131k s\u0131k sellerle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lacak. Sert ve devaml\u0131 r&uuml;zg&acirc;rlar suyun topraktan buharla\u015fma h\u0131z\u0131n\u0131 artt\u0131racak, sel ve kurakl\u0131k bir arada ya\u015fanacak. G&uuml;c&uuml;n&uuml; suyun buharla\u015fmas\u0131ndan alan kas\u0131rgalar daha s\u0131k ve daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; g&ouml;r&uuml;lecek.<\/p>\n<p>T&uuml;rkiye, k&uuml;resel \u0131s\u0131nman\u0131n olumsuz etkilerinin en fazla g&ouml;r&uuml;lece\u011fi b&ouml;lge olan Akdeniz ku\u015fa\u011f\u0131nda yer almaktad\u0131r. &Uuml;lkemiz k&uuml;resel \u0131s\u0131nman\u0131n kurakl\u0131k, su kaynaklar\u0131n\u0131n zay\u0131flamas\u0131, orman yang\u0131nlar\u0131n\u0131n artmas\u0131, yeni ha\u015fere ve hastal\u0131klar\u0131n g&ouml;r&uuml;lmesi gibi olumsuz y&ouml;nlerinden olduk&ccedil;a fazla etkilenecek.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/uploaded_images\/toprak-726707.jpg\" border=\"0\" alt=\"\" width=\"400\" height=\"300\" align=\"left\" \/><\/p>\n<p>T&uuml;rkiye, teknik ve ekonomik &ouml;l&ccedil;&uuml;tlere g&ouml;re 8.5 milyon hektar sulanabilir araziye sahip. Ancak 83 y\u0131ll\u0131k Cumhuriyet tarihimiz boyunca bu alan\u0131n ancak % 60&#39;\u0131 sulamaya a&ccedil;\u0131lm\u0131\u015f durumda. Yat\u0131r\u0131m h\u0131z\u0131 g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda geri kalan k\u0131sm\u0131n tamamlanabilmesi i&ccedil;in daha 80 y\u0131la ihtiya&ccedil; oldu\u011fu g&ouml;r&uuml;lmektedir. Oysa d&uuml;nyadaki sulanan alanlar ekili alanlar\u0131n sadece % 17&#39;sini olu\u015fturmalar\u0131na kar\u015f\u0131n toplam bitkisel &uuml;retimin % 40&#39;\u0131 bu alanlardan elde edilmektedir. Bu da bize suyun tar\u0131mdaki &ouml;nemini g&ouml;stermektedir. Di\u011fer taraftan, suyun &ouml;zellikle s\u0131cak iklimlerde yanl\u0131\u015f kullan\u0131m\u0131 da toprakta tuzlanmaya neden olmakta ve &ccedil;&ouml;lle\u015fmeye yol a&ccedil;maktad\u0131r. F\u0131rat&#39;\u0131n iyi kalitedeki suyu bile 10 dekarl\u0131k bir araziye y\u0131lda 1.1 ton tuz dahil etmektedir. Kurakl\u0131k, tar\u0131msal &uuml;retimde azalmalara neden olacakt\u0131r. Birim alandan daha d&uuml;\u015f&uuml;k verim al\u0131naca\u011f\u0131ndan tar\u0131m arazilerinin korunmas\u0131 ve amac\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda kullan\u0131lmamas\u0131 gerekmektedir..K\u0131tl\u0131k ve a&ccedil;l\u0131\u011f\u0131n d&uuml;nyay\u0131 ciddi olarak tehdit etti\u011fi 21. y&uuml;zy\u0131lda toprak ve su en &ouml;nemli stratejik maddeler olarak kabul edilmektedir.Uzun s&uuml;reli kurakl\u0131ktan sonra gelen sa\u011fanak ya\u011f\u0131\u015f, erozyonu h\u0131zland\u0131rmaktad\u0131r. D&uuml;nyada erozyonla kaybedilen toprak miktar\u0131 y\u0131lda 24 milyar ton olup, &uuml;lkemizde bu miktar 500 milyon tondur. Erozyonla kaybetti\u011fi toprakla birlikte, T&uuml;rkiye her y\u0131l 9 milyon ton bitki besin maddesini de yitirmektedir. Bu da hem verimlili\u011fi d&uuml;\u015f&uuml;rmekte, hem de su kaynaklar\u0131n\u0131n kirlenmesine neden olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/uploaded_images\/image001-742445.jpg\" border=\"0\" alt=\"\" width=\"400\" height=\"264\" align=\"left\" \/><\/p>\n<p>78 milyon hektar y&uuml;z&ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml;ne sahip &uuml;lkemizin ancak % 36&#39;s\u0131 ekilebilir arazilerden meydana gelmekte, bunun da 3\/4&#39;&uuml;nde tah\u0131l ekimi yap\u0131lmaktad\u0131r. Tah\u0131llar yazl\u0131k ve k\u0131\u015fl\u0131k olarak ekilmekte olup i&ccedil;lerinde en yayg\u0131n ekileni de bu\u011fdayd\u0131r. K\u0131\u015fl\u0131k ekim Kas\u0131m-Aral\u0131k aylar\u0131nda yap\u0131lmakta olup, bu aylar &uuml;lkemizde olduk&ccedil;a kurak ge&ccedil;mi\u015f, &ccedil;imlenemeyen tohumlar toprakta &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;\u015ft&uuml;r. Olana\u011f\u0131 olan &ccedil;ift&ccedil;iler Aral\u0131k ve Ocak aylar\u0131nda sulama yaparak tohumlar\u0131n\u0131 kurtarmaya &ccedil;al\u0131\u015fm\u0131\u015flar; bu olana\u011f\u0131 olmayanlar ise tarlalar\u0131n\u0131 s&uuml;rerek yeniden ekmi\u015flerdir. Ayr\u0131ca, verim ve kalitenin y&uuml;ksekli\u011fini sa\u011flayan vernelizasyon (so\u011fuklanma) d&ouml;nemi zaman\u0131nda ya\u015fanamam\u0131\u015ft\u0131r. Bu da k\u0131\u015fl\u0131k tah\u0131l &uuml;retimimize ve kalitesine olumsuz yans\u0131yacakt\u0131r. Trakya, \u0130&ccedil; Anadolu, &Ccedil;ukurova ve G&uuml;neydo\u011fu Anadolu B&ouml;lgeleri &ouml;nemli tah\u0131l yeti\u015ftirme merkezlerimizdir. Devlet Meteoroloji \u0130\u015fleri Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;\u011f&uuml; verilerine g&ouml;re, bu y&ouml;relerin k\u0131\u015f periyodu boyunca ciddi bir kurakl\u0131k ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;r&uuml;yoruz.<\/p>\n<p>Yine vernelizasyonu ya\u015fayamayan bir&ccedil;ok meyvede de verim ve kalite d&uuml;\u015f&uuml;kl&uuml;\u011f&uuml; olaca\u011f\u0131 ka&ccedil;\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Ya\u011f\u0131\u015f\u0131n azl\u0131\u011f\u0131yla birlikte k\u0131\u015fl\u0131k sebze &uuml;retimimizde de olumsuzluklar ya\u015fanacakt\u0131r. T&uuml;rkiye \u0130statistik Kurumu verilerine g&ouml;re 2005 y\u0131l\u0131na g&ouml;re 2006 y\u0131l\u0131nda tah\u0131l &uuml;r&uuml;nlerinin &uuml;retiminde % 5, sebze &uuml;retiminde % 2.3 oran\u0131nda azalma ya\u015fand\u0131. Tah\u0131llar i&ccedil;inde en &ouml;nemlisi olan bu\u011fdayda yakla\u015f\u0131k % 7&#39;lik azalmayla &uuml;retim 20 milyon ton olarak ger&ccedil;ekle\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ya\u011f\u0131\u015f miktar\u0131 kadar ya\u011f\u0131\u015f\u0131n d&uuml;\u015fme periyodu da olduk&ccedil;a &ouml;nemlidir. 2006 sonbahar\u0131nda pamuk hasat d&ouml;neminde &Ccedil;ukurova&#39;ya d&uuml;\u015fen sa\u011fanak, pamukta kalite kayb\u0131na yol a&ccedil;m\u0131\u015f, sonras\u0131nda ise aylarca s&uuml;ren kurak periyoda girilerek k\u0131\u015fl\u0131k tah\u0131l ve sebze &uuml;retiminde olumsuzluklar ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Sebze &uuml;retimi konusunda &uuml;lkemiz olduk&ccedil;a &ouml;nemli bir yere sahiptir. Ancak sebze &uuml;retimi sulamaya ihtiya&ccedil; duydu\u011fundan, su kaynaklar\u0131nda ya\u015fanacak darl\u0131k &uuml;retimi olumsuz etkileyecektir.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/uploaded_images\/image003-742414.jpg\" border=\"0\" alt=\"\" width=\"200\" height=\"199\" align=\"left\" \/> D&uuml;nyada oldu\u011fu gibi T&uuml;rkiye&#39;de de sera gaz\u0131 &ccedil;\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan; % 77 enerji &uuml;retimi, %9 sanayi, %5 tar\u0131m sorumludur. A&ccedil;\u0131klamalardan da anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 &uuml;zere, k&uuml;resel \u0131s\u0131nman\u0131n &ouml;nlenmesinde olumlu bir ad\u0131m atmak i&ccedil;in &ouml;ncelikle enerji ve sanayi &uuml;retiminde fosil yak\u0131tlar\u0131n kullan\u0131lmas\u0131 yerine daha temiz ve do\u011fayla dost yenilenebilir enerji kaynaklar\u0131na y&ouml;nelim sa\u011flanmas\u0131 gerekmektedir. De\u011fi\u015fen yeti\u015ftirme periyotlar\u0131na paralel olarak bitkisel &uuml;retimde ekim zamanlar\u0131n\u0131n da de\u011fi\u015ftirilmesi gerekir. &Ouml;zellikle kura\u011fa dayan\u0131kl\u0131 &ccedil;e\u015fitler geli\u015ftirilmelidir. Tar\u0131mda suyun israf\u0131na yol a&ccedil;an vah\u015fi sulama y&ouml;ntemleri terk edilerek, suyun daha tasarruflu kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 damla ve ya\u011fmurlama sulama y&ouml;ntemlerine ge&ccedil;ilmelidir.<\/p>\n<p>Ya\u011f\u0131\u015f\u0131n az ve dolay\u0131s\u0131yla su kaynaklar\u0131n\u0131n k\u0131s\u0131tl\u0131 oldu\u011fu y&ouml;relerde &ccedil;eltik gibi bol su isteyen &uuml;r&uuml;nlerin tar\u0131m\u0131ndan vazge&ccedil;ilerek, bu &uuml;r&uuml;nler su kaynaklar\u0131n\u0131n nispeten daha bol oldu\u011fu b&ouml;lgelere kayd\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla T&uuml;rkiye&#39;nin &uuml;retim planlamas\u0131n\u0131 en k\u0131sa s&uuml;rede yapmas\u0131n\u0131n zaman\u0131 gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p>&nbsp;T&uuml;rkiye 40 y\u0131l &ouml;nce ki\u015fi ba\u015f\u0131na d&uuml;\u015fen 4 bin metrek&uuml;pl&uuml;k suyuyla su zengini aras\u0131nda yer al\u0131yorken \u015fimdi su azl\u0131\u011f\u0131 &ccedil;eken &uuml;lkeler kategorisinde bulunuyor. Bug&uuml;n T&uuml;rkiye&#39;de ki\u015fi ba\u015f\u0131na bin 430 metrek&uuml;p su d&uuml;\u015f&uuml;yor. Yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalar T&uuml;rkiye&#39;nin &ouml;nlem almamas\u0131 durumunda yak\u0131n zamanda su konusunda ciddi s\u0131k\u0131nt\u0131lar ya\u015fayaca\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;steriyor. Do\u011fal Hayat\u0131 Koruma Vakf\u0131 (WWF) T&uuml;rkiye Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Dr. Filiz Demirayak, son 40 y\u0131l i&ccedil;erisinde, su kaynaklar\u0131n\u0131n verimsiz y&ouml;netimi ve kullan\u0131m\u0131 sonucunda yakla\u015f\u0131k 1 milyon 300 bin hektar sulak alan\u0131n yok oldu\u011funu belirtiyor. Bu rakam &uuml;lkemizdeki toplam sulak alanlar\u0131n y&uuml;zde 50&#39;sinden fazlas\u0131n\u0131 olu\u015fturuyor. Y\u0131ll\u0131k kullan\u0131labilir su miktar\u0131 112 milyar metrek&uuml;p olan T&uuml;rkiye&#39;de, suyun y&uuml;zde 70&#39;i tar\u0131msal sulama ama&ccedil;l\u0131, y&uuml;zde 10&#39;u i&ccedil;me-kullanma suyu olarak, y&uuml;zde 20&#39;si ise end&uuml;striyel ama&ccedil;l\u0131 kullan\u0131l\u0131yor. T&uuml;rkiye&#39;de su kaynaklar\u0131na y&ouml;nelik en fazla t&uuml;ketim tar\u0131m ama&ccedil;l\u0131 su kullan\u0131m\u0131nda. Tar\u0131mda y&uuml;zde 88 bu&ccedil;uk oran\u0131nda yap\u0131lan &#39;&#39;vah\u015fi sulama&#39;&#39; sonucu suyun &ouml;nemli k\u0131sm\u0131 yolda kayboluyor. T&uuml;rkiye&#39;de ya\u011fmur sulama y&ouml;ntemi y&uuml;zde 8,5 oranl\u0131k kullan\u0131m alan\u0131na sahipken damla sulama ise yaln\u0131zca y&uuml;zde 3&#39;l&uuml;k bir kesimde kullan\u0131l\u0131yor. Bug&uuml;n T&uuml;rkiye&#39;de ki\u015fi ba\u015f\u0131na 1430 metrek&uuml;p su miktar\u0131 mevcut iken, T&uuml;rkiye \u0130statistik Kurumu, 2030 y\u0131l\u0131nda T&uuml;rkiye&#39;nin n&uuml;fusunun 100 milyon olaca\u011f\u0131n\u0131 &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor ve 2030&#39;da ki\u015fi ba\u015f\u0131na y\u0131ll\u0131k su miktar\u0131n\u0131n bin metrek&uuml;p&uuml;n alt\u0131na d&uuml;\u015fmesi bekleniyor. Bu da T&uuml;rkiye&#39;yi &quot;su fakiri&quot; bir &uuml;lke haline getirecek.<\/p>\n<p>KAYNAKLAR<\/p>\n<ul>\n<li>K&uuml;resel \u0131s\u0131nma, su kaynaklar\u0131 ve tar\u0131m etkile\u015fim, A. ATALIK <\/li>\n<li>www.k&uuml;resel-isinma.org <\/li>\n<li>1. T&uuml;rkiye \u0130klim De\u011fi\u015fikli\u011fi Kongresi, T\u0130KDEK 2007 <\/li>\n<li>Zaman Gazetesi Ekonomi sayfas\u0131, 22 Eyl&uuml;l 2007 <\/li>\n<li>Milliyet Gazetesi Ekonomi sayfas\u0131, 09 a\u011fustos 2007 <\/li>\n<li>Konya Postas\u0131 Gazetesi, 09 a\u011fustos 2007 <\/li>\n<li>Tar\u0131msal Pazarlama, Dr. Sami S&Uuml;ZER <\/li>\n<li>Akdeniz &Uuml;niversitesi Zir. Fak. Boray ESER <\/li>\n<li>Agriculturk.com tar\u0131m portal\u0131, 2005<\/li>\n<\/ul>\n<p>2. B&ouml;l&uuml;m&uuml; gelecek ay burada.<\/p>\n<p>Bu yaz\u0131 Tar\u0131m Teknik dergisi Eyl&uuml;l-Ekim say\u0131s\u0131nda yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Halit \u015eENT&Uuml;RK<br \/>\nZiraat M&uuml;hendisi<br \/>\nhsenturk@drt.com.tr<br \/>\nDRT TARIM <\/p>\n<p>\nEtiketler: <a rel=\"tag noopener\" href=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/labels\/damla%20sulama.html\" target=\"_blank\">damla sulama<\/a>, <a rel=\"tag noopener\" href=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/labels\/k=C3=BCresel_=C4=B1s=C4=B1nma.html\" target=\"_blank\">k&uuml;resel \u0131s\u0131nma<\/a>, <a rel=\"tag noopener\" href=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/labels\/sera%20etkisi.html\" target=\"_blank\">sera etkisi<\/a>, <a rel=\"tag noopener\" href=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/labels\/sera_gaz=C4=B1.html\" target=\"_blank\">sera gaz\u0131<\/a>, <a rel=\"tag noopener\" href=\"http:\/\/www.drt.com.tr\/blog\/labels\/ya=C4=9Fmurlama.html\" target=\"_blank\">ya\u011fmurlama<\/a><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>K&uuml;resel Is\u0131nman\u0131n T&uuml;rkiye Su Kaynaklar\u0131 ve Tar\u0131msal &Uuml;retimi A&ccedil;\u0131s\u0131ndan Olumsuz Etkileri, Sulama ve Damla Sulama Sistemi &nbsp;Atmosferin alt k\u0131s\u0131mlar\u0131 ile okyanuslar, denizler ve kara k&uuml;tleleri y&uuml;zeyindeki s\u0131cakl\u0131k art\u0131\u015f\u0131, di\u011fer bir ifadeyle insanlar taraf\u0131ndan atmosfere sal\u0131nan gazlar\u0131n sera etkisi yaratmas\u0131 sonucunda d&uuml;nya y&uuml;zeyinde s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n artmas\u0131na k&uuml;resel \u0131s\u0131nma deniyor.Daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 a&ccedil;\u0131klamak gerekirse d&uuml;nyan\u0131n y&uuml;zeyi g&uuml;ne\u015f \u0131\u015f\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[412],"tags":[],"fp_columnist":[],"class_list":["post-5069","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-sulama"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5069","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5069"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5069\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":171235,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5069\/revisions\/171235"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5069"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5069"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5069"},{"taxonomy":"fp_columnist","embeddable":true,"href":"https:\/\/gardensel.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/fp_columnist?post=5069"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}