asiye kara Nickli Üyeden Alıntı
Değerli kardeşim,Eray ,Bey. Köydeki bahçem 40 Dakikalık bir mesafede.


Sayın asiye kara, Açmış olduğunuz başlığınız Toprağa olan özlemlerimizi dile getirmekte olduğundan sizdeki bu toprak hastlığının bir başka tezahürü bende olduğundan, sizinle bu konuları konuşmaktan kendimi alamıyorum, mesajınızı biraz daha açarak sizin bursada yaşadığınız yerde bahçeniz veya balkonunuzda toprakla ilgili yaptıklarınıza değinmenizi bekliyerek burada toprakla ilgili yapacaklarımızı konuşabiliriz.

40 dakika mesafedeki köyden ve bahçenizden de bir açıklama beklerken, benimde sizinle paylaşacağımız bezrlikleri ortaya koyan açıklamalar içinde kendimin bu konudaki durumumuda ortaya koyacağım benimde bahçem istanbulun Eyüp semtinde 4,5 saat ötedeki bahçemin geliboludaki toprak çalışmalarını nasıl bir bağlantı içinde sürdürdüğümü açıklıyarak toprakla ilgili bağımın inkitaya uğratmadan sürdürdüğüme değineceğim.


Benim bahçem Gelibolunun bir kıyı mahallesinde bulunmakta 300m2 tapulu bir arsada 200 m2sini bahçe olarak kullanmaktayım etrafımdaki komşularımın boş arsalarını da kullanımı ile 600m2 de bahçecilik yapmaktayım, meyve ağaçlarımın yanında kendi ihtiyacım olan sebzeleride yetiştirme ile bunların gübre ve kompost ihtiyacına yönelik çalışmalar içindeyim.

Gübreye yönelik çalışmalarımı istanbul eyüp teki bahçeli evimde sürdürmekteyim, Eyüpteki çalışmalarımı ayrıntıları içinde kompost üretiminin sonucu olarak solucan gübresine dönüştürmekteyim, bu çalışmalarımı forumlarda her fırsatta dile getirmekteyim, size de burada açıklamalarda bulunurken aynı zamanda bu çalışmalarımın güncellemesini yapmış olacağım.

Sonbahar ayları içinde geliboludan istanbula döndüğümde, toprakla beraberliğim son bulmakta idi, bu da beni derinden etkiliyerek huzursuz bir yaşama mahküm ediyordu, burada toprakla uğraşacak özel ortamım olmaması benim elimi kolumu bağlamakta iken çaresizliklerin zorlaması ile geliboluda aşina olduğum kompost çalışmalarına başlamayı uygun bulmuştum.


Tek sorun kompost yapacak organik atık bulmaktı, her nekadar mutfaktan çıkan sebze meyve atıkları olsada bunlar azotun nitrojen kaynağını oluşturuyordu karşılığı karbon malzeme olmazsa bu işlem uygun işlemiyecekti, insan bir işi yapma niyetine girince çareside arkasından geliyordu, nitekim son bahar ayları içinde cadde ve çevredeki ağaçlar yapraklarını dökmeleri benim bu çaresizliklerime sünger çeken bir organik atık bolluğuna dönüşüyordu.

Sonuçta kompost düşüncemi istanbuldaki bahçeli evimdede hayata geçirecektim, ilk iş olarak ağaçların dökülen yapraklarını her sabah cadde kenarlarından ve etraftan toplıyarak biriktirmeye başladım, toprak aşkımın uzantısı bu çalışmayı günülden yaparken iç huzurumda sağlanıyordu, yapraklar toplanıp büyük yığınlar oluşunca bu seferde kompost malzemesinin karbon kısmı fazlalıklar ortaya çıkmış oldu, tekrar bunu dengeleme düşünceleri içinde nitrojen malzeme sağlama gündeme gelmiş oluyordu, lakin bu durumlar benim şevkimi kıramıyacak şekilde motife eden bir inanç içindeydim.

Artık beni hiç bir zorluk durduramıyordu, akabinde çözümünüde bulabilecek bir huzur ortamı beni mucizeler yaratmamı sağlıyordu, kahvelerin artık çay posalarını toplıyarak dengeleme sağlanmış oluyordu, benim bu çalışmalarımı şevk içinde yapmam çevremdeki insanlar üzerindede olumlu etkiler yaratmış olacakki, benim bu çalışmalarımı destek olacak öneriler almama vesile olunca, evlerinde güvercin bıldırcın gibi kanatlı besleyenler bu hayvanların dışkılarınıda önermeleri ile bu dışkıları katarsam oluşturacağım kompostum çok değerli gübreye dönüşücekti.


asiye kara Nickli Üyeden Alıntı
mesajına cevap


Sayın asiye kara, sizin mesajınıza blok yazımda cevap verdim, yorumunuzlada bloktaki yazılarımı sürdüreceğim. saygılarımla.