Arkadaşlar hobi maksatlı bahçe çalışmalarda öncelikli olarak organik atıkların değerlendirilmesine yönelik olarak yabani otların toprağın öz evlatları olduğu mantığı içinde onların olumsuz etkilerini gidermek için gelişmelerini kontrol altında tutmak, vede bu olumsuzluklardan kurtulurken toprak içinde yarar sağlayan bir dizi çalışmalarla topralarımın organik yapısına katkı sağlayan bir yöntem içinde kompostlamak için öncelikli olarak onların toprak üstü aksamlarını biçilmek suretiyle bir çukur içinde biriktirmekteyim, daha sonraları malç kompost işlemlerine başlıyarak değerlendirmek yolunu seçmiştim.

Bu işlem ile çukurdaki yabani otlar yarı olgunlaşmış kompost durumuna gelince, bu malzemeyi bir örtü malzemesi olarak malç olarak kullanacaktım, bitki yetiştirdiğim alanlarda vede meyve ağaçlarımın taç iz düşümüne gelen alanlara serdiğimde bu alanlarda otlanma olayını kontrol altına alırken aynı zamanda topraklarımın neminide koruyarak sudan tasarruf sağlanmış olacaktı.

Bilindiği üzere Malçlama malzemesi olarak kullanılan bu yabani otlarla yapılan bu uygulama çok yönlü bir yarar sağlama yöntemi olmuştu benim için, genelde insanlar için bahçelerde dert olan yabani otlar benim için dert olmaktan çıkmış olurken doğallığın uygulamaları içinde bahçem için yararlı bir oluşuma dünüştürmüştüm.

Bu olay bir mucize değildi, burada ön planda günülden yapılan bir toprak sevgisinin insan düşüncesinde en iyi hal çaresinin bulanabilmesiydi, yabani otlar bahçe toprağımın besin maddeleri içinde kontrolümun altında gelişirken aynı zamanda toprağımın erezyonla olan mücadelesine katkı sağlamış, doğanın acımasız koşulları içinde şiddetli yağmurların ve rüzgarın ününe geçerek toprağımın kuruyuculuğu içindeydiler.

İşte buradaki bu uyum sayesinde toprakla özdeş yaşıyan bu bitkileri bazılarının yabani bitki olarak hor görmekte, onları topraklarımızdan atmak için her türlü kütülüğü yapmak adına çapa makinaları icat ettik her türlü kimyasalı kullanarak onların kökünü kazımayı bir mücadele gibi kendimize amaç edindik, bu mücadeleyi kazandıkmı dersiniz. Bence kazanmadık, çünkü sonu gelmez bir hırsla kimyasal zehir üretmenin sınırlarını zorlamamıza rağmen ufukta görünen bir umut yok.


Geldiğimiz noktada; kimyasallar yabani otlara değilde bize zarar vermeye başladığını geç de olsa anlamış olanlarımız varsada, egemen olan kimyasal üreticileri, durumun bilincine vararak bu sefer kimyasallardan daha tehlikeli yöntemlerin arayışı içinde, yetiştirilecek bitkilerin savunma sistemlerini güclendirerecek üretim anlayışı içinde GDO denen canavarlar yaratarak bu işin üstesinden gelinebileceği ilkesini toplumlara dayatmaya başladılar.

Bu durum bence insanın hep kolaycılığa kaçışının bir sonu olduğudur, bedelinide yaşamından ödeyecektir.