2.2.1. İÇ MEKANLARDA YETİŞTİRİLEN SÜS BİTKİLERİNİN GENEL YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
İç mekanlarda bitki yetiştirme (Indoor gardening), bugün Interior landsca- ping veya Interior plantscaping adları altında "İç Mekan Bitkilendirmesi" olarak bir teknik ve sanat alanı haline dönüşmüştür. Bu teknik ve sanatın; genel kuralla rı, iç mekanların ışık ekolojisi ve yapay ışıklandırma başta olmak üzere yetiştir me koşulları ve bunlara göre oluşturulan Terrarium, Hidrokültür ve Bonsai gibi çeşitli yetişme ortamlarında bitkilerin yetiştirilmesi, bina iç ve eklerinde bahçe odaları (Garden rooms). Kış bahçeleri, Kafes seralar, Muhafaza seraları veya Li monluklar, Çiçek penceresi ve Çiçek vitrinleri ile atriumlann, ofislerin, otel ve ge niş mekanlı binalarla, evlerdeki salon, oturma odası, mutfak, yemek odası, banyo ve yatak odalarının bitkilendirilmesi ve bitkilendirmenin iç mimari ve dekoras yonla ilişkileri bu çalışma alanının esas konularını oluşturmaktadır. Bu geniş tek nik ve sanat alanında genellikle ülkemizde peyzaj mimarlığı yüksek lisans eğitim lerinde bilgi verilmeye başlanmıştır. Ancak burada lisans öğrencilerimizin konu ya tamamiyle yabancı kalmaması ve danışmaları bir ölçüde de olsa yanıtsız bırak mamaları için bir ön bilgi sahibi olmalar, hedeflenmektedir.
Türkiye'de de gelişen turizmin sonucu inşa edilen çok yıldızlı oteller ve di ğer turistik tesisler yanında kentlerde çoğunlukla kapalı mekanlarda geçen yaşam, yükselen hayat standardı, süs bitkileri yetiştiriciği ve seracılıktaki gelişmeler ile yurt dışında çok çeşitli süs bitkilerinin ithali, günümüzde kapalı mekan süs bitki leri kullanımını çok arttırmıştır.
Diğer taraftan taraftan bugünün her türlü kapalı mekanlarında hatta mesken lerinde gittikçe yaygınlaşan modern klima sistemleri ile, yaz kış sıcaklıkları hat ta have rutubetleri istenilen düzeylerde kontrol altında tutabilmekte, binalar çok daha aydınlık ve cam olarak inşa edilmekte, bunlara karşılık fazla sıcağa ve fazla soğuğa karşı geliştirilen etkin izolasyon sistemleri, bugün düne nazaran birçok hassas süs bitkilerini bu mekânlarda daha kolay yetiştirilebilme olanağını bize vermektedir. Bu gelişmelere paralel olarak, yapay ışıklandırma teknolojisindeki gelişmelerle doğal gün ışığı benzeri yapay ışık kaynaklarının kullanıma girmesi de buna eklendiğinde, kapalı mekan bitkilendirmeleri konusunda geleceğin daha hızlı gelişmelere aday olacağı şimdiden söylenebilir.
Bütün bunların sonucu limonluklar, kafe seralar, kış bahçeleri veya bahçe se ralar ve konutlarda bahçe odaları, çiçek pencereleri ve çiçek vitrinleri gittikçe yaygınlaşmaktadır.
Gerçekte bitki aleminde "İç mekan bitkileri" diye bir ayrım sözkonusu de ğildir. Bu kavram izafidir. Bunların ekserisi; tropik, suptropik veya kaktuslarda ve birçok sukkelent bitkilerde olduğu gibi kurak-sıcak çöl şartlarında açıkta yetişen bitkilerdir. Yani kapalı mekan bitkileri her yerde iç mekan bitkisi niteliği göster mez. Örneğin istanbul'da kapalı mekan bitkileri olan Araucaria heterophylla (exelsa) Antalya'da açıkta Ficus ve Cycas Adana ve iskenderun yörelerinde gene bahçelerde açıkta yetişebilmektedir.
Iç mekan bitkilerinin kendilerine özgü ekolojik koşullan iyi bilinip, iyi de ğerlendirilmek şartıyla iç dekorasyonda bunlann kullanımı yalnız görsel güzellik leri sağlamakla kalmaz mekanlann isteğe göre büyük veya küçük görünmesinde etkili olurlar. Nitekim büyük boyutlu bitkiler kullanılarak (Kentia, Phonix gibi) bu mekanlann daha küçük görünmesi sağlanabildiği gibi, küçük boyutlulan da kü çük mekanlan daha büyük gösterebilir. Aynı şekilde pramit ve sütun formlu bit- kilendirme ile iç mekana daha yüksek intibaı vermek mümkün olduğu gibi, aksi ne yuvarlak veya pendul formlan ile yüksek mekanlara daha alçak intibaı vermek ve bütün bunlan isteğe göre ayarlamak mümkün olmaktadır. Ayrıca bu mekânlar da görünümü istenmeyen kısımlan örtmede de bazı türler daha etkin olarak kul lanılabilmektedirler.
Bütün bu çeşitli fonksiyonlan gerçekleştiren iç mekan bitkilerinin, iç mekan ekolojik şartlan dikkate alınarak: görecekleri ve gördükleri fonksiyona, mekanın boyut ve şekline, mekanın sağladığı teknik olanaklara ve nihayet ekonomik im kanlara göre seçim ve yerleştirilmeleri yapılır.
Bu yerleştirmede; herbir bitki kendi özel kabında soliter olarak değerlendiril diği gibi, ayrıca büyük kaplarda bir kısım tür ve kültüvar bir arada grup halinde de yerleştirilebilir.
Şüphesiz bu grupların oluşturulmasında renkler (yaprak, çiçek, meyva, dal, dalcık ve gövde renkleri), bitkilerin dokusal özellikleri (yapraklarının durumları), şekil veya formları (piramit, sütun, yuvarlak, simetrik, asimetrik, sarkık veya yay van oluşları gibi), boyutları (boylan), yayılma nitelikleri, mekanın dekoratif özellik leri, mekanın boyutları ve görmekte olduğu fonksiyon (konut, ofis, fabrika, otelv.s. gibi) dikkate alınarak bitki kompozisyonu prensipleri ışığında türlerin dağılımı ve değerlendirilmesi yapılacaktır. Ancak bunlar dışında grubu oluşturacak bitkilerin yetişme ortamı istekleri, karşılıklı gelişme ilişkileri de iyi bilinmesi gerekir.
Biz burada ister tek tek, ister gruplar halinde bu konuda sözkonusu olabile cek bitkilerin iç mekanlara adaptasyonunun ve bu mekanlarda geliştirilmesi ve kültür bakımı esaslannı önce genel olarak, daha sonra da belli başlı türlere göre ayrıcalıklarını ayn ayrı ele alacağız.
Tabiatıyla iç mekan bitkilerinin bu mekânlarda yetiştirilip, geliştirilmeleri konusunda karşılaşılan zorluklar yalnız bu iç mekanlann kendilerine has yetişme ortam koşullanndan kaynaklanmayıp, bu bitkilerin kaplar içinde ve yapay drenaj şartlan altında, yetiştirilmelerinden de kaynaklanmaktadır. Aynca bu çalışmalan ilerde görülecek diğer bazı sorunlar da zorlaştırmaktadır.
Başanlı bir iç mekan bitki düzenlemesi yapabilmek ve bunu yaşatabilmek
için:
1. Kullanılan veya kullanılacak olan iç mekan bitkilerinin istedikleri yetişme ortamı koşullarını yakından tanımak,
2. Bu koşullara mevcut iç mekanlarda bir benzerlik sağlama yollannı bilmek, uygulamak ve gerektiğinde onlar için özel ortamlar oluşturmak (çiçek pencerele ri, hydrokültür koşullan hazırlama gibi),
3. Onların güzel görünümlerini korumalannı, geliştirilmelerini ve çiçeklen- melerini en iyi şekilde sağlamak,
üzere, iç mekanlann kendilerine has yetiştirme tekniklerini bilmek gerekir.
îç mekan bitkileri olarak; kullanılan ağaçlar, çalılar, tırmanıcılar, otsu bitki ler, soğanlı, yumrulu yahut yıllık veya mevsimlik olan bitkiler sözkonusu olabilir.
Bunlar daha ziyade tropik, suptropik veya sıcak-kurak yöre bitkileridir. Bu bitkilerin bir kısmı "geçici iç mekan bitkileri" bir kısmı da "daimi kapalı mekan bitkileri "dir. Geçici olanlar esas itibariyle soğuk mevsimin iç mekan bitkileridir.
Burada daha ziyade daimi iç mekan bitkileri ağırlıklı olarak ele alınacaktır.
Son yıllarda gelişen iç mekan hortikültüründe özellikle bazı ıslah ve hibritas- yon çalışmaları sonucu; iç mekanlarda yapraklarının özellikleri dikkate alınarak seçilen bitkiler olsun, güzel çiçekleri veya minyatür süs meyvalan için yetiştiri lenler olsun, hepsinde çok güzel form ve renklenme yapan hibrit ve kültivarlar or taya çıkarılmıştır.
Bunlar yanında gene bazı ıslah çalışmaları sonucu, bazı türler içinde çeşitli faktörlere daha dayanıklı, aklimatizasyon veya adaptasyon gücü daha yüksek ba zı hibrit kültivarlar da yetiştirilmektedir. Örneğin gölgeye, az ışığa daha dayanık lı kültivarlar gibi.
Bu konularda yenilikler birbiri ardınca hızla gerçekleşmektedir. Bunun yaki- nen takip edilerek bilinmesi ve değişik kültivarlann kullanımı, herkes tarafından tanınan bitkilerin kullanımından çok daha fazla ilgi çekici olmakta ve kullanan kimseler iç bitkilendirme sahasında daha popüler ve yenilikçi olmaktadırlar.
Bugün için iç mekan bitkilendirmelerinde yaprak niteliklerine göre seçim ve kullanım, çiçekleri için seçilenlerden daha ağır basmaktadır. Zira bunların genel likle adaptasyonları daha kolaydır. Bunlar daha az müşkül pesent olduklarından yetiştirme tarzları daha kolaydır. Diğer taraftan güzel yapraklara sahip olan bitki lerde bu nitelik oldukça kolaylıkla devamlı ayakta tutulabilmektedir. Onun için büyük kapalı mekanlarda bu grup süs bitkileri, kullanımda daha ağırlık kazanma ya başlamıştır. Bunlar aynı zamanda o mekana daha klasik ve daha ağır başlı bir görünüm vermektedirler. Ancak bu bitkilerin yapraklarını dekoratif ve güzel gös teren bu renklenmeleri muhafaza edebilmek için, bunlara has iyi bir kültür bakı mı uygulamalıdır. Gübrelenmede de dikkatli olunması gerekir. Aksi halde (örne ğin Hypostesf de olduğu gibi) renkler düzleşir ve güzel görünüm yok olur. Ayrıca yapraklar sertleşir ve sonunda bitki gelişme gücünü büyük ölçüde kaybeder.
Şunu unutmamalıdır ki, açık mekan bitkileri tabiatın doğal gücünden faydala nır, iç mekan bitkileri ise bunlardan mahrumdur. Işık, besin maddeleri ve istedik leri sıcaklık ve su ihtiyaçlarını biz sağlamazsak doğanın güneşinden, yağmurundan ve toprağın yenilenen besin maddelerinden faydalanan açık saha bitkileri gibi ya şamlarına devam edemezler. Onlar mevcut yapay şartlar altında hastalıklara, man tar zararlarına daha hassastırlar, ani değişmelere daha büyük tepki gösterirler.
Bu itibarla iç mekan süs bitkilerini satın alırken kullanım yerlerine uygun ol maları istenir. Örneğin büyük yapraklı ve büyük loplu süs bitkilerinin bakım ve temizlenmeleri daha kolay olduğu için ofis ve iş yerlerine daha uygundur. Köşe ve pencere önü gibi yerler ise boyut ve form bakımından daha farklı süs bitkile rini gerektirir. Aynca iç mekanda kullanılacak bitkilerin gelişme hızlan ve ilerde ulaşacakları boyutlar ile mekanın boyutları arasında ilişki de bu bitkileri satın alır ken dikkate alınması zorunludur.
Fidan seçimi kapalı mekanın yetişme ortamı koşulları dikkate alınarak yapı lır. Bu konuda tabiatıyla iç mekanın dekoru, değeri ve eldeki parasal imkanlar ve kullanacakların zevki de gözönünde tutulur.
Süs bitkilerini satın alırken bir hastalık, özellikle kap toprağında ve bitkide mantarı bir zarar olmamasına çok dikkat edilir. Zira bu iç mekanda diğer sağlık lı süs bitkilerine de kolaylıkla geçebilir. Bu konuda satın alınan süs bitkilerini bir fungisit banyosuna sokup çıkarmak büyük fayda sağlar. Böylece toprak da muh temel bir mantar hastalığı kaynağı olmaktan çıkar. Aynca gövde ve yapraklarda gerektiğinde bir lup yardımı ile öngörülen kontrollar da yapılmalıdır.
Yeni kullanılacak olan bir süs bitkisi satın alınırken de yeterli bilgi peşinen sağlanmalıdır.
Satın alınan bitkinin kabının ıslatılması da fayda sağlar. Zira bu suretle top rakta bulunan zararlılann (büyük kaplarda dana burnu gibi) kap yüzeyine çıkma sı sağlanabilir. Bu ise bu konuda bir değerlendirmeye imkan verir. Bilhassa bu du rum, kap harcının bahçe toprağı olması durumunda daha da büyük ehemmiyet ta şır. Bu durumda gerektiğinde tam emin olmak için kontrolün birkaç defa yapılma sı gerekebilir.
Mantar zararlan bazen mantann latent devresinde dikkati çekmez. Bitkiyi sa tın alıp iç mekana getirdikte aylarca sonra ortaya çıkar. Mantar mücadelesi ve muntazam sterilizasyon yapılmayan seralardan alış veriş yapmada dikkatli olma lıdır. Aksi halde iç mekanda hava yoluyle mantar zaran diğer bitkilere de kolay lıkla intikal edebilir ve kısa zamanda müşkül durumlarla karşılaşılabilir. Ancak mantar zaran hemen tesbit edilirse, onları yok etmek, açıktaki ve seradaki bitki lere nazaran iç mekan bitkilerinde daha kolay ve daha başarılı olur.
Ne yazıkki ekseri fidanlıklar fidan yetiştirirken zamana karşı yanşırlar ve fı- danlann en kısa zamanda en fazla boylanıp gelişmesine gayret ederler. Zira bü yük fidan daima gösterişli ve pahalıdır. Buna karşılık rotasyonun yani fidan yetiş tirme süresinin kısa olması fidanlıkların kârlılığını daha da arttınr. Bunun için fi danlıklarda fidan yetiştirilirken onlara bol ışık, bol su verilir, kuvvetli beslenir ve nisbi hava rutubetleri çok yüksek tutulur. Böylece bu etkiler sonucu çoğu defa fi dan hatalı tarzda gevrek, uzun ve dağınık dallanma, ince yapraklanma, normal yaprak renginden daha açık yaprak renkleri, gevşek, yumuşak bir gövde ve dallar oluşturur. Fazla su ve kuvvetli beslenme, kökün fazla gelişmeden bitkiyi besleme si için yeterli olur. Bu yüzden kök de fazla gelişmeye ihtiyaç duymaz. Böylece fi danlık ve seralarda yetiştirilen süs bitkileri, büyük toprak üstü gövde dal ve yap raklanma göstermesine karşılık, zayıf bir kök sistemi oluştururlar. Bu durumda bitkide kök/tepe dengesi yapay olarak korunmuştur. Ne zaman ki bitki satın alın dığı fidanlık veya seradan kapalı bir mekana yani daha az ışık, daha az rutubet alan ve daha az beslenme şartlarına sahip olan bir ortama gelince, ekseriyetle ka palı mekanlarımızda devamlı ve yeterli gübreleme de yapılmaması halinde, önce ki şartlan bulamayan ve zayıf kökleri dolayısyıle iyi beslenmeyen bu süs bitkisi bocalar, yapraklan dökülmeye başlar. Bu hususlar peşinen dikkate alınarak yeni yerlerine getirilen süs bitkileri özellikle başlangıçta kapalı mekanlann en aydın lık ve nisbi rutubeti yüksek ve sıcaklığı uygun yerlere konması gerekir. Diğer ta raftan fidanlıklar ve sera işletmeleri sattıklan süs bitkilerini de büyük ve güzel gö rünsün diye fazla budamazlar veya hiç budamazlar. Bu itibarla bunlan başlangıç taki görünümlerinin aleyhine olsa da iç mekana getirirken kuvvetli fakat şekil ve görünümünü fazla bozmayacak şekilde bilinçli bir budama isabetli olur. îç me- kânlardaki daha düşük ışık entansitesi dolayısıyle gübreleme ve iyi bir bakım, bit kinin kapalı mekanda bocalamasını azaltarak zamanla kendisini toparlamasına yardımcı olur. Bu ilk özenli bakım bitki yeni mekanına ve yeni koşullara uyum sağlayana kadar uzatılır. Ancak fazla sulama ve ani sıcaklık değişmelerinin bu safhada daha öldürücü olacağı unutulmamalıdır.
Ayrıca şu hususu da belirtmek gerekir ki, fidanlıkta açık alanda yetiştirilen süs bitkileri iç mekanlara getirildiklerinde, seralardan doğrudan satın alınıp geti rilenlere nazaran ışık entansitesi bakımından yeni ortamlanna uymaları daha zor ve daha uzun süreli olur. Çok miktarda açıkta yetiştirilen süs bitkileri satın alına- caksa, bunlann bir ölçüde sera veya gölge çardağında ışık intibaklannın yapılma sı gerekir. Fidanlıkta hiç değilse birkaç hafta sera şartlannda ve gölge çardakla rında tutulmalan bunda fayda sağlar. Böylece ani ışık entansitesi düşüklüğü, muhtemel şok etkileri (özellikle yaprak dökülmeleri) bir ölçüde engellenmiş olur.
Diğer taraftan bitki satın alınan fidanlık ve sera işletmelerinin de itimat edi lir bir kurum olması bu işlerde önem taşır.
Bu hususlar dikkate alındığında fidanlık ve seralardan bitki seçiminin bir öl çüde bilgi istediği kolaylıkla anlaşılır.
2.2.1.1. İÇ MEKANLARDA YETİŞTİRİLEN SÜS BİTKİLERİNİN SEÇİM VE YETİŞTİRİLMESİNDE ÖNEMLİ OLAN FAKTÖRLER VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ[12]
îç mekanlarda süs bitkilerinin, yetiştirilmesinde önemli olan yetişme ortamı faktörleri, açıkta yetişen bitkilerden bazı ayrıcalıklar gösterir. Bu itibarla önce ye tişme ortamı isteklerini yakından tanımak gerekir.
Zamanımızda iç mekanlarda kullanılan süs bitkileri, tür ve form bakımından çok zenginleşmiştir. Bu bakımdan istekleri açısından da büyük farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Biz bu farklılıklara, bazı önemli türlerde üretme ve yetiştirme teknikleri konusunda bilgi verirken, kısaca değineceğiz. Ancak daha önce konu ge nel olarak ele alınacaktır.
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİ?İ
Prof Dr. Suat Ürgenç
İç mekanlarda bitki yetiştirme (Indoor gardening), bugün Interior landsca- ping veya Interior plantscaping adları altında "İç Mekan Bitkilendirmesi" olarak bir teknik ve sanat alanı haline dönüşmüştür. Bu teknik ve sanatın; genel kuralla rı, iç mekanların ışık ekolojisi ve yapay ışıklandırma başta olmak üzere yetiştir me koşulları ve bunlara göre oluşturulan Terrarium, Hidrokültür ve Bonsai gibi çeşitli yetişme ortamlarında bitkilerin yetiştirilmesi, bina iç ve eklerinde bahçe odaları (Garden rooms). Kış bahçeleri, Kafes seralar, Muhafaza seraları veya Li monluklar, Çiçek penceresi ve Çiçek vitrinleri ile atriumlann, ofislerin, otel ve ge niş mekanlı binalarla, evlerdeki salon, oturma odası, mutfak, yemek odası, banyo ve yatak odalarının bitkilendirilmesi ve bitkilendirmenin iç mimari ve dekoras yonla ilişkileri bu çalışma alanının esas konularını oluşturmaktadır. Bu geniş tek nik ve sanat alanında genellikle ülkemizde peyzaj mimarlığı yüksek lisans eğitim lerinde bilgi verilmeye başlanmıştır. Ancak burada lisans öğrencilerimizin konu ya tamamiyle yabancı kalmaması ve danışmaları bir ölçüde de olsa yanıtsız bırak mamaları için bir ön bilgi sahibi olmalar, hedeflenmektedir.
Türkiye'de de gelişen turizmin sonucu inşa edilen çok yıldızlı oteller ve di ğer turistik tesisler yanında kentlerde çoğunlukla kapalı mekanlarda geçen yaşam, yükselen hayat standardı, süs bitkileri yetiştiriciği ve seracılıktaki gelişmeler ile yurt dışında çok çeşitli süs bitkilerinin ithali, günümüzde kapalı mekan süs bitki leri kullanımını çok arttırmıştır.
Diğer taraftan taraftan bugünün her türlü kapalı mekanlarında hatta mesken lerinde gittikçe yaygınlaşan modern klima sistemleri ile, yaz kış sıcaklıkları hat ta have rutubetleri istenilen düzeylerde kontrol altında tutabilmekte, binalar çok daha aydınlık ve cam olarak inşa edilmekte, bunlara karşılık fazla sıcağa ve fazla soğuğa karşı geliştirilen etkin izolasyon sistemleri, bugün düne nazaran birçok hassas süs bitkilerini bu mekânlarda daha kolay yetiştirilebilme olanağını bize vermektedir. Bu gelişmelere paralel olarak, yapay ışıklandırma teknolojisindeki gelişmelerle doğal gün ışığı benzeri yapay ışık kaynaklarının kullanıma girmesi de buna eklendiğinde, kapalı mekan bitkilendirmeleri konusunda geleceğin daha hızlı gelişmelere aday olacağı şimdiden söylenebilir.
Bütün bunların sonucu limonluklar, kafe seralar, kış bahçeleri veya bahçe se ralar ve konutlarda bahçe odaları, çiçek pencereleri ve çiçek vitrinleri gittikçe yaygınlaşmaktadır.
Gerçekte bitki aleminde "İç mekan bitkileri" diye bir ayrım sözkonusu de ğildir. Bu kavram izafidir. Bunların ekserisi; tropik, suptropik veya kaktuslarda ve birçok sukkelent bitkilerde olduğu gibi kurak-sıcak çöl şartlarında açıkta yetişen bitkilerdir. Yani kapalı mekan bitkileri her yerde iç mekan bitkisi niteliği göster mez. Örneğin istanbul'da kapalı mekan bitkileri olan Araucaria heterophylla (exelsa) Antalya'da açıkta Ficus ve Cycas Adana ve iskenderun yörelerinde gene bahçelerde açıkta yetişebilmektedir.
Iç mekan bitkilerinin kendilerine özgü ekolojik koşullan iyi bilinip, iyi de ğerlendirilmek şartıyla iç dekorasyonda bunlann kullanımı yalnız görsel güzellik leri sağlamakla kalmaz mekanlann isteğe göre büyük veya küçük görünmesinde etkili olurlar. Nitekim büyük boyutlu bitkiler kullanılarak (Kentia, Phonix gibi) bu mekanlann daha küçük görünmesi sağlanabildiği gibi, küçük boyutlulan da kü çük mekanlan daha büyük gösterebilir. Aynı şekilde pramit ve sütun formlu bit- kilendirme ile iç mekana daha yüksek intibaı vermek mümkün olduğu gibi, aksi ne yuvarlak veya pendul formlan ile yüksek mekanlara daha alçak intibaı vermek ve bütün bunlan isteğe göre ayarlamak mümkün olmaktadır. Ayrıca bu mekânlar da görünümü istenmeyen kısımlan örtmede de bazı türler daha etkin olarak kul lanılabilmektedirler.
Bütün bu çeşitli fonksiyonlan gerçekleştiren iç mekan bitkilerinin, iç mekan ekolojik şartlan dikkate alınarak: görecekleri ve gördükleri fonksiyona, mekanın boyut ve şekline, mekanın sağladığı teknik olanaklara ve nihayet ekonomik im kanlara göre seçim ve yerleştirilmeleri yapılır.
Bu yerleştirmede; herbir bitki kendi özel kabında soliter olarak değerlendiril diği gibi, ayrıca büyük kaplarda bir kısım tür ve kültüvar bir arada grup halinde de yerleştirilebilir.
Şüphesiz bu grupların oluşturulmasında renkler (yaprak, çiçek, meyva, dal, dalcık ve gövde renkleri), bitkilerin dokusal özellikleri (yapraklarının durumları), şekil veya formları (piramit, sütun, yuvarlak, simetrik, asimetrik, sarkık veya yay van oluşları gibi), boyutları (boylan), yayılma nitelikleri, mekanın dekoratif özellik leri, mekanın boyutları ve görmekte olduğu fonksiyon (konut, ofis, fabrika, otelv.s. gibi) dikkate alınarak bitki kompozisyonu prensipleri ışığında türlerin dağılımı ve değerlendirilmesi yapılacaktır. Ancak bunlar dışında grubu oluşturacak bitkilerin yetişme ortamı istekleri, karşılıklı gelişme ilişkileri de iyi bilinmesi gerekir.
Biz burada ister tek tek, ister gruplar halinde bu konuda sözkonusu olabile cek bitkilerin iç mekanlara adaptasyonunun ve bu mekanlarda geliştirilmesi ve kültür bakımı esaslannı önce genel olarak, daha sonra da belli başlı türlere göre ayrıcalıklarını ayn ayrı ele alacağız.
Tabiatıyla iç mekan bitkilerinin bu mekânlarda yetiştirilip, geliştirilmeleri konusunda karşılaşılan zorluklar yalnız bu iç mekanlann kendilerine has yetişme ortam koşullanndan kaynaklanmayıp, bu bitkilerin kaplar içinde ve yapay drenaj şartlan altında, yetiştirilmelerinden de kaynaklanmaktadır. Aynca bu çalışmalan ilerde görülecek diğer bazı sorunlar da zorlaştırmaktadır.
Başanlı bir iç mekan bitki düzenlemesi yapabilmek ve bunu yaşatabilmek
için:
1. Kullanılan veya kullanılacak olan iç mekan bitkilerinin istedikleri yetişme ortamı koşullarını yakından tanımak,
2. Bu koşullara mevcut iç mekanlarda bir benzerlik sağlama yollannı bilmek, uygulamak ve gerektiğinde onlar için özel ortamlar oluşturmak (çiçek pencerele ri, hydrokültür koşullan hazırlama gibi),
3. Onların güzel görünümlerini korumalannı, geliştirilmelerini ve çiçeklen- melerini en iyi şekilde sağlamak,
üzere, iç mekanlann kendilerine has yetiştirme tekniklerini bilmek gerekir.
îç mekan bitkileri olarak; kullanılan ağaçlar, çalılar, tırmanıcılar, otsu bitki ler, soğanlı, yumrulu yahut yıllık veya mevsimlik olan bitkiler sözkonusu olabilir.
Bunlar daha ziyade tropik, suptropik veya sıcak-kurak yöre bitkileridir. Bu bitkilerin bir kısmı "geçici iç mekan bitkileri" bir kısmı da "daimi kapalı mekan bitkileri "dir. Geçici olanlar esas itibariyle soğuk mevsimin iç mekan bitkileridir.
Burada daha ziyade daimi iç mekan bitkileri ağırlıklı olarak ele alınacaktır.
Son yıllarda gelişen iç mekan hortikültüründe özellikle bazı ıslah ve hibritas- yon çalışmaları sonucu; iç mekanlarda yapraklarının özellikleri dikkate alınarak seçilen bitkiler olsun, güzel çiçekleri veya minyatür süs meyvalan için yetiştiri lenler olsun, hepsinde çok güzel form ve renklenme yapan hibrit ve kültivarlar or taya çıkarılmıştır.
Bunlar yanında gene bazı ıslah çalışmaları sonucu, bazı türler içinde çeşitli faktörlere daha dayanıklı, aklimatizasyon veya adaptasyon gücü daha yüksek ba zı hibrit kültivarlar da yetiştirilmektedir. Örneğin gölgeye, az ışığa daha dayanık lı kültivarlar gibi.
Bu konularda yenilikler birbiri ardınca hızla gerçekleşmektedir. Bunun yaki- nen takip edilerek bilinmesi ve değişik kültivarlann kullanımı, herkes tarafından tanınan bitkilerin kullanımından çok daha fazla ilgi çekici olmakta ve kullanan kimseler iç bitkilendirme sahasında daha popüler ve yenilikçi olmaktadırlar.
Bugün için iç mekan bitkilendirmelerinde yaprak niteliklerine göre seçim ve kullanım, çiçekleri için seçilenlerden daha ağır basmaktadır. Zira bunların genel likle adaptasyonları daha kolaydır. Bunlar daha az müşkül pesent olduklarından yetiştirme tarzları daha kolaydır. Diğer taraftan güzel yapraklara sahip olan bitki lerde bu nitelik oldukça kolaylıkla devamlı ayakta tutulabilmektedir. Onun için büyük kapalı mekanlarda bu grup süs bitkileri, kullanımda daha ağırlık kazanma ya başlamıştır. Bunlar aynı zamanda o mekana daha klasik ve daha ağır başlı bir görünüm vermektedirler. Ancak bu bitkilerin yapraklarını dekoratif ve güzel gös teren bu renklenmeleri muhafaza edebilmek için, bunlara has iyi bir kültür bakı mı uygulamalıdır. Gübrelenmede de dikkatli olunması gerekir. Aksi halde (örne ğin Hypostesf de olduğu gibi) renkler düzleşir ve güzel görünüm yok olur. Ayrıca yapraklar sertleşir ve sonunda bitki gelişme gücünü büyük ölçüde kaybeder.
Şunu unutmamalıdır ki, açık mekan bitkileri tabiatın doğal gücünden faydala nır, iç mekan bitkileri ise bunlardan mahrumdur. Işık, besin maddeleri ve istedik leri sıcaklık ve su ihtiyaçlarını biz sağlamazsak doğanın güneşinden, yağmurundan ve toprağın yenilenen besin maddelerinden faydalanan açık saha bitkileri gibi ya şamlarına devam edemezler. Onlar mevcut yapay şartlar altında hastalıklara, man tar zararlarına daha hassastırlar, ani değişmelere daha büyük tepki gösterirler.
Bu itibarla iç mekan süs bitkilerini satın alırken kullanım yerlerine uygun ol maları istenir. Örneğin büyük yapraklı ve büyük loplu süs bitkilerinin bakım ve temizlenmeleri daha kolay olduğu için ofis ve iş yerlerine daha uygundur. Köşe ve pencere önü gibi yerler ise boyut ve form bakımından daha farklı süs bitkile rini gerektirir. Aynca iç mekanda kullanılacak bitkilerin gelişme hızlan ve ilerde ulaşacakları boyutlar ile mekanın boyutları arasında ilişki de bu bitkileri satın alır ken dikkate alınması zorunludur.
Fidan seçimi kapalı mekanın yetişme ortamı koşulları dikkate alınarak yapı lır. Bu konuda tabiatıyla iç mekanın dekoru, değeri ve eldeki parasal imkanlar ve kullanacakların zevki de gözönünde tutulur.
Süs bitkilerini satın alırken bir hastalık, özellikle kap toprağında ve bitkide mantarı bir zarar olmamasına çok dikkat edilir. Zira bu iç mekanda diğer sağlık lı süs bitkilerine de kolaylıkla geçebilir. Bu konuda satın alınan süs bitkilerini bir fungisit banyosuna sokup çıkarmak büyük fayda sağlar. Böylece toprak da muh temel bir mantar hastalığı kaynağı olmaktan çıkar. Aynca gövde ve yapraklarda gerektiğinde bir lup yardımı ile öngörülen kontrollar da yapılmalıdır.
Yeni kullanılacak olan bir süs bitkisi satın alınırken de yeterli bilgi peşinen sağlanmalıdır.
Satın alınan bitkinin kabının ıslatılması da fayda sağlar. Zira bu suretle top rakta bulunan zararlılann (büyük kaplarda dana burnu gibi) kap yüzeyine çıkma sı sağlanabilir. Bu ise bu konuda bir değerlendirmeye imkan verir. Bilhassa bu du rum, kap harcının bahçe toprağı olması durumunda daha da büyük ehemmiyet ta şır. Bu durumda gerektiğinde tam emin olmak için kontrolün birkaç defa yapılma sı gerekebilir.
Mantar zararlan bazen mantann latent devresinde dikkati çekmez. Bitkiyi sa tın alıp iç mekana getirdikte aylarca sonra ortaya çıkar. Mantar mücadelesi ve muntazam sterilizasyon yapılmayan seralardan alış veriş yapmada dikkatli olma lıdır. Aksi halde iç mekanda hava yoluyle mantar zaran diğer bitkilere de kolay lıkla intikal edebilir ve kısa zamanda müşkül durumlarla karşılaşılabilir. Ancak mantar zaran hemen tesbit edilirse, onları yok etmek, açıktaki ve seradaki bitki lere nazaran iç mekan bitkilerinde daha kolay ve daha başarılı olur.
Ne yazıkki ekseri fidanlıklar fidan yetiştirirken zamana karşı yanşırlar ve fı- danlann en kısa zamanda en fazla boylanıp gelişmesine gayret ederler. Zira bü yük fidan daima gösterişli ve pahalıdır. Buna karşılık rotasyonun yani fidan yetiş tirme süresinin kısa olması fidanlıkların kârlılığını daha da arttınr. Bunun için fi danlıklarda fidan yetiştirilirken onlara bol ışık, bol su verilir, kuvvetli beslenir ve nisbi hava rutubetleri çok yüksek tutulur. Böylece bu etkiler sonucu çoğu defa fi dan hatalı tarzda gevrek, uzun ve dağınık dallanma, ince yapraklanma, normal yaprak renginden daha açık yaprak renkleri, gevşek, yumuşak bir gövde ve dallar oluşturur. Fazla su ve kuvvetli beslenme, kökün fazla gelişmeden bitkiyi besleme si için yeterli olur. Bu yüzden kök de fazla gelişmeye ihtiyaç duymaz. Böylece fi danlık ve seralarda yetiştirilen süs bitkileri, büyük toprak üstü gövde dal ve yap raklanma göstermesine karşılık, zayıf bir kök sistemi oluştururlar. Bu durumda bitkide kök/tepe dengesi yapay olarak korunmuştur. Ne zaman ki bitki satın alın dığı fidanlık veya seradan kapalı bir mekana yani daha az ışık, daha az rutubet alan ve daha az beslenme şartlarına sahip olan bir ortama gelince, ekseriyetle ka palı mekanlarımızda devamlı ve yeterli gübreleme de yapılmaması halinde, önce ki şartlan bulamayan ve zayıf kökleri dolayısyıle iyi beslenmeyen bu süs bitkisi bocalar, yapraklan dökülmeye başlar. Bu hususlar peşinen dikkate alınarak yeni yerlerine getirilen süs bitkileri özellikle başlangıçta kapalı mekanlann en aydın lık ve nisbi rutubeti yüksek ve sıcaklığı uygun yerlere konması gerekir. Diğer ta raftan fidanlıklar ve sera işletmeleri sattıklan süs bitkilerini de büyük ve güzel gö rünsün diye fazla budamazlar veya hiç budamazlar. Bu itibarla bunlan başlangıç taki görünümlerinin aleyhine olsa da iç mekana getirirken kuvvetli fakat şekil ve görünümünü fazla bozmayacak şekilde bilinçli bir budama isabetli olur. îç me- kânlardaki daha düşük ışık entansitesi dolayısıyle gübreleme ve iyi bir bakım, bit kinin kapalı mekanda bocalamasını azaltarak zamanla kendisini toparlamasına yardımcı olur. Bu ilk özenli bakım bitki yeni mekanına ve yeni koşullara uyum sağlayana kadar uzatılır. Ancak fazla sulama ve ani sıcaklık değişmelerinin bu safhada daha öldürücü olacağı unutulmamalıdır.
Ayrıca şu hususu da belirtmek gerekir ki, fidanlıkta açık alanda yetiştirilen süs bitkileri iç mekanlara getirildiklerinde, seralardan doğrudan satın alınıp geti rilenlere nazaran ışık entansitesi bakımından yeni ortamlanna uymaları daha zor ve daha uzun süreli olur. Çok miktarda açıkta yetiştirilen süs bitkileri satın alına- caksa, bunlann bir ölçüde sera veya gölge çardağında ışık intibaklannın yapılma sı gerekir. Fidanlıkta hiç değilse birkaç hafta sera şartlannda ve gölge çardakla rında tutulmalan bunda fayda sağlar. Böylece ani ışık entansitesi düşüklüğü, muhtemel şok etkileri (özellikle yaprak dökülmeleri) bir ölçüde engellenmiş olur.
Diğer taraftan bitki satın alınan fidanlık ve sera işletmelerinin de itimat edi lir bir kurum olması bu işlerde önem taşır.
Bu hususlar dikkate alındığında fidanlık ve seralardan bitki seçiminin bir öl çüde bilgi istediği kolaylıkla anlaşılır.
2.2.1.1. İÇ MEKANLARDA YETİŞTİRİLEN SÜS BİTKİLERİNİN SEÇİM VE YETİŞTİRİLMESİNDE ÖNEMLİ OLAN FAKTÖRLER VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ[12]
îç mekanlarda süs bitkilerinin, yetiştirilmesinde önemli olan yetişme ortamı faktörleri, açıkta yetişen bitkilerden bazı ayrıcalıklar gösterir. Bu itibarla önce ye tişme ortamı isteklerini yakından tanımak gerekir.
Zamanımızda iç mekanlarda kullanılan süs bitkileri, tür ve form bakımından çok zenginleşmiştir. Bu bakımdan istekleri açısından da büyük farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Biz bu farklılıklara, bazı önemli türlerde üretme ve yetiştirme teknikleri konusunda bilgi verirken, kısaca değineceğiz. Ancak daha önce konu ge nel olarak ele alınacaktır.
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİ?İ
Prof Dr. Suat Ürgenç

