fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

İç Mekan Süs Bitkilerinin Mekanın Işık İlişkilerine Göre Seçimi ve Yetiştirilmesi

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • İç Mekan Süs Bitkilerinin Mekanın Işık İlişkilerine Göre Seçimi ve Yetiştirilmesi

    2.2.1.1.1. İç Mekan Süs Bitkilerinin Mekanın Işık İlişkilerine Göre Seçimi ve Yetiştirilmesi
    İşık, tür ve yer seçiminde en önemli faktördür. Özellikle bu önem iç mekan larda çok daha büyüktür ve bitki yetiştirmeyi sınırlayan en önemli bir faktördür. Işık yalnız bu mekanlara yerleştirilecek süs bitkilerinin yaşayabilmesi için değil aynı zamanda güzel, bol ve kaliteli çiçekler oluşturması, cazip yapraklar geliştir mesi, güzel bir form göstermesi için de zorunludur.
    Bitkilerde gelişmeyi sağlayan fotosentez olayında etkin olan ışık; renk fark lılıkları, ışık yoğunluğu (entansitesi veya şiddeti), kalitesi, günlük ışınlanma süre si (fotoperiyodizm) ve gelişme boyunca toplam ışınlanma süresi ile, bitkilerin ge lişmesine etki yapar.

    Bir bitkinin en yüksek derecede gelişebilmesi için gerekli ışık miktarına "op timum ışık şiddeti" denir. Bu türe ve gelişme safhasına göre değişir. Bitkinin gelişmesinde engel olacak kadar azalmış olan ışık şiddetine "minimum ışık sınırı" denir. Artık bu sınırın altında o bitkiyi yetiştiremeyiz. Zira fotosentez olayı cer- yan etmez. Bu durumda bol ışık alan bitkiler daha iyi gelişirler.
    Işık şiddeti X ışıklanma süresi ile ışık spektrumunun yani tayfının birleşimi bitkinin büyüme şekli ve oranında önemli rol oynar.
    Bu itibarla ışığın şiddeti kadar günlük devam süresi de önem taşır. Bitkilerin bazıları, gündüzlerin geceye kıyasla belli bir süre daha uzun olduğu devreler an cak çiçek açabilirler. Bunlara "uzun gün bitkileri" diyoruz. Örneğin Aechmeafas- cinata. Uzun gün bitkileri gündüz süresi türlere göre 10-13 saatin altına düşünce çiçek açmazlar. Bunlar sonbaharda gün uzunluğu azaldığı için günlerin uzun ol duğu ilkbahara kadar serada iyi gelişmezler. Buna karşılık bazı bitkiler de aksine geceler daha uzun yani gündüzler kısa olduğu takdirde çiçek açarlar. Bunlara da "kısa gün bitkileri" denir. Örneğin ekseri Euphorbia'lar ve Chrysanthemum'lar gibi. Kısa gün şartlarında çiçeklenen bu bitkiler uzun günde yani yaz aylarında çi- çeklenmezler. Bilindiği gibi bunlardan Krizantemler sonbahar ve kısmen de kışın çiçek verirler. Fakat gündüz saatleri bitkilerin üzerine ışık geçirmeyen siyah bez, veya siyah plastiklerle örtülürse ve gündüz ancak 9-12 saat gün ışığı görürlerse ilkbahar ve yazın da çiçek verirler. Ancak siyah plastik kullanılacaksa yazın faz la sıcaklık yapmaması için delikli olmalıdır. Kuzey memleketlerine gidildikçe yazlan uzun gün bitkileri, kışlan da seralarda kısa gün bitkileri bol çiçek açar. Ba zı bitkiler de gündüz veya gecenin uzun veya kısa olmasından etkilenmez. Yani gün uzunluğuna karşı nötr olurlar.
    Gün uzunluğu veya kısalığından etkilenen bitkilerde bu fotoperiyodizm olgu su çeşitli yollardan ayarlanarak, çiçek gözlerinin uyumu ve uyanma zamanlan ile büyüme oranlan kontrol altına alınabilir. Böylece çiçeklerin bütün yıl içinde ve normal çiçeklenme mevsimi dışında açmaları sağlanabilir. Örneğin Krizantemler, Karanfiller ve Kalanşoe'lere gün uzunluğu ayarlanarak istenildiği zaman çiçek açtınlabilir.
    Güneş bitkileri, ortalama 4200 lux'un altında bir ışık entansitesinde büyüme lerini tamamen durdururlar. Bazı gölge bitkileri ise çok daha düşük bir ışık entan- sitesine düşünceye kadar büyümelerini devam ettirebilirler. Buna karşılık güneş seven türler de olsa bitkiler seradan birdenbire yüksek ışık entansitesine sahip açık bir sahaya doğrudan çıkarılmamalıdır. Aksi halde bundan büyük ölçüde etki lenerek zarar görebilirler. Bu itibarla bunlan açık sahaya çıkarmadan önce gölge çardaklan altında bir ışık intibakı devresi geçirmelerine imkan vermek gerekir.
    Işığın süs bitkilerinin şekillenmelerinde de büyük etkisi vardır. Bazı türlerde yani güneş bitkilerinde bu etki çok kuvvetlidir. Biz bu şekillenmelerden süs bitkilerinin ışık açlığı içinde olup olmadığını veya lüzumundan fazla ışığa manız ka lıp kalmadığını anlanz ve ona göre önlemlerimizi alınz. Işık fazlalığında yaprak lar kalınlaşır, sertleşir ve küçülür. Fazla ışık alan yapraklann üst yüzeyindeki hüc relerde büyüme ve çoğalma artar, böylece yaprak dışarı içe alt tarafa doğru kıvn- lır. Aksine ışık miktan azaldığında ise yaprağın üst hücrelerinde büyüme ve ço ğalma azalır, bunun sonucu alt hücrelerde ise üste kıyasla hücre çoğalması daha fazla olmuş olur. Böylece yapraklann kenarı, bu sefer dışarı doğru kıvnlır. Ayrı ca az ışıkta yaprak sapı da aşağı doğru yönelir. Hatta yaprak düşüyor hissini uyan- dınr. Böylece bitkinin az veya çok ışık aldığını kolayca saptayabiliriz. Işık her ta raftan eşit geliyorsa büyüme simetrik yani her yönlü olur. Eğer ışık bir yönden ge liyorsa dallar o yönde kuvvetlenir, uzar ve ışık tarafına doğru yönelir. Ayrıca ye tersiz ışıkta bitkiler zayıf gövdelere sahip cılız fakat internotlann anormal uzama sı sonucu boylu ve renksiz olurlar. Gölgede kalan yapraklar bazı durumlarda kü çülür ve bazı durumlarda da incelir ve büyür.
    Ancak bazı mecburiyetler, ışıklanmanın yeterli olmadığı yerlerde süs bitkile ri bulundurmayı bize dikte ediyorsa, bu takdirde bunlann ancak yapay müdahale lerle yani suni ışıklandırma, başka yönlerdeki ışığı yansıtma veya sık sık bu bit kileri sera veya limonluklara alarak rehabilitasyona tabi tuttuktan sonra aralıklı kullanma gibi yollarla bunlan o yerlerde yetiştirmek mümkün olur. Hatta bazı iç mekan süs bitkilerinin ihtiyaçlanndan daha az ışık alan bir yerde, haftada 1-2 gün güneşli bir yere almak şartıyla yetiştirme de mümkündür. Bu konuda iç mekan bahçeciliği (indoor gardening) bize geniş imkanlar hazırlar. Böylece hiç ışık ol mayan bir yerde de süs bitkileri yetiştirme olanağı sağlanabilir. Fakat biz süs bit- ?kilerini yapay şartlar altında canlı tutmayı ve geliştirmeyi ana hatlanyla da olsa sonraya bırakarak önce normal koşullarda süs bitkileriyle ışık arasındaki ilişkiye dönebiliriz.
    FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ
    Prof Dr. Suat Ürgenç
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: İç Mekan Süs Bitkilerinin Mekanın Işık İlişkilerine Göre Seçimi ve Yetiştirilmesi

    merhaba
    yapay ışık hakkındaki makaleleriniz okudum da aklıma bir şey takıldı.Benimde bazı bitkilerim war onları hem gün ışığıyla hemde yapay ışıkla büyütüyorum.iç mekan yapraklı bitkiler geceleri ne kadar süre dinlenmye ihtiyacı vardır.bütün gece yapay ışık ve gündüz de doğal ışık kullanılsa ne kadar süre dinlenme sağlanmalıdır?
    teşekkürler

    Comment


    • #3
      Cevap: İç Mekan Süs Bitkilerinin Mekanın Işık İlişkilerine Göre Seçimi ve Yetiştirilmesi

      Bitki yetiştirme lambaları;

      İç mekanda bitki yetiştirme "Yüksek Yoğunlukta Işık Veren (HID)" ışıklandırma ile yapılır. İki tür yüksek yoğunlukta ışık vardır, Metal Halojenürler (MH) ve Yüksek Basınç Sodyum (HPS) ve her ikisi de farklı ışık spektrumunu kapsar.
      MH ışıklar spektrumun mavi kısmını üretir ve büyüme döneminde olan genç bitkilerin yanı sıra marul ve ıspanak gibi yapraksı yeşillikler için kullanılırlar.
      HPS ışıklar bitkilerin meyveleme döneminde kullanılırlar. Mahsul olarak çiçek veya meyve veren domates, gül gibi bitkiler için kullanılırlar.
      Bir bitki, iyi ve yeterli ışıklandırma olmadan, besini enerjiye dönüştürmesinde esas prensip olan fotosentezi yapamayacaktır. Bu sebepten iç mekanlarda oluşturulan her yetiştirme ortamı için ışık önemli bir faktördür.

      HID Yetiştirme Lambaları
      Yüksek Yoğunlukta Işık Veren (HID) lambalar iç mekanlardaki bahçelerin tamamında ana ışık kaynağıdır. Bir HID lamba uygulamasıyla, bahçıvanlar yetiştirme ortamındaki sınırlı miktardaki lümenle kısıtlanmamış olurlar. HID ışıklandırma ayrıca iç mekan aydınlatması ile ilgili olarak günümüzde var olan en etkili kaynaktır. Bu lambalar aynı güce sahip enkandesen lambalarla karşılaştırıldığında 4-6 kat daha fazla lümen/watt üretirler. Ampul büyüklükleri 100 ila 1500 watt arasında değişir:
      Bir HID lamba uygun bir şekilde eşleştirilmiş bir transformatör, kapasitör ve kimyasal bir karışımla dolu olan iç tüpe sahip bir ampulle çalışır. Temel olarak duvardaki prize ulaşan bir kabloya sahip metal bir -balast ve ampule güç ileten bir duya bağlanan bir kablonuz vardır. Ampulün etrafında yansıtıcı bir başlık vardır ve ışığı bitkilerin üzerine yansıtır. Yansıtıcıların iç kısmı beyaza boyanmıştır ya da yüksek yansıtıcı özelliğe sahip alüminyum veya parlak kromla kaplanır, bu 1970lerin diskolarında oldukça revaçta olan lambalar gibi gözükür. Bazı yansıtıcılar ampulün içindeki sıcak havanın odanın içine verildiği hava soğutmasına imkan verecek şekilde yapılır.
      HID ışıklandırma sistemlerinin temel sorunlarından bir tanesi sonuç olarak bitkilerin hızlı bir şekilde kurumasına neden olacak yoğunlukta ısı yaymaları ve doğal spektrumun tamamını verecek kapasitede olmamalarıdır. HID lambalar insan teknolojisinin imkan verdiği ölçüde doğal ışığa yakındırlar ancak doğal güneş ışığı hala daha dolu ve parlaktır. Bilinmesi gereken iki tür HID lamba vardır, Metal halojenürlüler ve Yüksek Basınç Sodyumlar.
      HID ışıklandırma sisteminin ampulün elektrik gücü miktarı ve çeşidi ile EŞLEŞMESİ GEREKTİĞİ unutulmamalıdır. 600 wattlık bir HPS sistemi 1000 wattlık HPS ampulü çalıştırmaz. Eğer bir HPS sistem ise bir MH ampulü de çalıştırmaz. Bu kısıtlama daha fazla esneklik sağlayan değişken ampullerin kullanılmaya başlamasıyla kolay hale gelmeye başlamıştır. HPS değişim ampulleri sodyum ışığı üretirler ve MH tesisatlarda kullanılmak üzere tasarlanmışlardır. MH değişim lambaları Halide ışık üretirler ve HPS tesisatlarda kullanılmak üzere tasarlanmışlardır.

      Metal Halojenürler (MH)
      HID lambaların iki çeşidinden biri olan metal halojenürler daha dengeli bir spektruma sahiptirler. Bitkilere spektrumu en mavi ucundan başlayarak ışık verirler, bu bitkiye baharın geldiği ve artık büyüme zamanı olduğu mesajını verir. Genel olarak, Metal Halojenür ışıklar çok fazla yaprak gelişmesi istenen ve marul, ıspanak, kabak ve otlar gibi gür olması istenen bitkilerde kullanılır. Ayrıca büyümenin vegetatif aşaması için mükemmeldirler. Dallar arasındaki boğum aralıklarının sıklığını arttırırlar ve bitkilerin daha sonra meyve ve çiçek gelişimini destekleyecek dal ve büyük yapraklar oluşturmalarına imkan verirler.

      Yüksek Basınçlı Sodyum (HPS)
      Yüksek Basınçlı Sodyum (HPS) lambalar spektrumun hasat zamanındaki gün batımını andıran kırmızı/turuncu kısmından ışık üretirler. Bitkiler bu tür ışığı üreme süreçlerinde kullanırlar ve dolayısıyla HPS ampuller bitkilerin daha fazla meyve ve çiçek üretmesini sağlarlar. Watt başına 97-150 lümen kapasitesiyle HPS ışık MH’ye oranla daha fazla lümen üretir ancak çiçek açan bitkilerin vegetatif aşamada sadece kırmızı spektrumdaki ışığa maruz bırakılmaları, solmalarına, renklerini kaybetmelerine ve doğal olmayan bir şekilde aşağıya doğru bakmalarına neden olur.
      HPS lambalar, benzerleri olan MH’ler gibi spektrumlarında daha az yoğunluğa sahip olan mavi kısmı arttıran ampullere sahiptirler. SunAgro (HPS) veya Hortilux ile ışık spektrumunun mavi kısmında %25-30 artış sağlayabilirsiniz. Bu lambalar daha doğal olan bir genel büyüme sağlayacaklardır.

      Floresanlar

      Floresan ışıklandırma temel olarak filizlendirmek ve yeni gelişmeye başlayan aşılarda (klonlarda) köklenmeyi başlatmak için kullanılırlar. Ortalama bir floresan lamba 2300 lümen üretir, bu tipik bir domates bitkisinin yetişmesi için yeterli değildir (41,000-46,000 lümene ihtiyaç duyar). Bitkileri kabul edilebilir büyüme hızında yeşillendirecek tam spektrumlu ve yüksek ışık veren özel floresanlar vardır ancak büyüme yine de yavaş olacak ve HID ışığa oranla daha az genel büyüme görülecektir.
      Floresan ışıklandırmanın kullanılmasında bazı çok önemli faydalar vardır. Enerji tasarrufu sağlarlar ve nispeten ekonomiktirler ve bir çok bitkinin yetişmesine uygun olan geniş bir ışık spektrumu yayarlar. Ayrıca çok az ısı çıkışı vardır. Bu lambalar filizlendirme ve çok genç bitkilerin yetiştirilmesinde başarılıdır.

      İç Mekanlarda Yetiştirme Lambaları İle Çalışmak
      Farklı türdeki bitkiler farklı miktarlarda ışığa gereksinim duyarlar. Marul ve otsu bitkiler, meyvelerini üretmek için çiçek açmaları gereken biber veya domatese oranla daha az ışığa gerek duyarlar. Bazı bitkiler kışın büyür ve yazın çiçek açar. Çoğu bitki bahar ve yaz aylarında görülen uzun günlerde büyür ve yazın sonlarında, sonbaharda ve kışın başlarında günler kısalınca çiçek açarlar. Bu koşullar iç mekanlarda oluşturulan bir ortamda kolaylıkla canlandırılabilir.

      Işık Çevrimleri
      İç mekan yetiştiricilerinin en önemli görevlerinden bir tanesi ışığın günlük ve mevsimsel akışını taklit etmektir. Vegetatif büyümede bitkiler bahar ve yazın erkan dönemlerinde karşılaşacakları spektrumun mavi kısmına benzer uzun büyüme günlerine maruz bırakılırlar. Sebze, meyve veya çiçek üretmesi beklenen bitkiler ışık çevriminde yapılan bir değişiklikle bu üretime teşvik edilirler. Kısa günlerin ve uzun gün batımlarının (spektrumun kırmızı kısmı) görüldüğü sonbaharın geldiğini hissetmesi gereken bir bitki için, genel olarak 18 saatlik bir ışık vegetatif büyüme için en iyisidir ve çiçek açma için en iyi süre ise 12 saat boyunca ışık verilmesidir (bazı bitkilerde bu program tam tersidir)
      Bitkilerin hemen hemen tamamı düzenli bir ışık ve karanlık periyoduna gerek duyarlar. Aydınlık süre boyunca enerji absorbe ederler. Karanlık süre boyunca absorbe ettikleri enerjiden organik moleküller üretirler. Doğal çevrimi oluşturduğunuzda, süreklilik çok çok önemlidir. Bitkiler düzenli süreci severler ve bu bozulduğunda strese girerler.
      Işığın açık ve kapalı olduğu düzenli aralıkları ayarlamak için iyi bir zamanlayıcı kullanılmalıdır. Periyotların uygun bir şekilde ayarlanmasıyla bitkiler her gün aynı saatlerde ışık ve karanlığa maruz kalabilirler. Genel olarak kullanılan aralık her gün 6-12 saat karanlıktır. Karanlık dönemim ışıkla kesintiye uğratılmaması önemlidir bu nedenle odaya istenmeyen ışığın girmesine neden olacak ziyaretleriniz konusunda dikkatli olun.

      Yansıtıcılar

      Dikey yansıtıcılar ampule dikey olarak takılırlar. Bu yönlendirme ışığın dairesel bir şekilde aşağı ve dışarı doğru yansımasına neden olur. Bunlar her ikisi de çok düzgün bir ışık dağılımı sağlayan konik ve parabolik şekiller halinde mevcuttur. Bitkiler bu tür yansıtıcılar vasıtasıyla ışığa biraz daha yakın olurlar. Dikey yansıtıcılar ağırlık merkezlerinden tek bir zincire asılırlar.
      Yatay yansıtıcılar ampullere yatay olarak takılırlar. Bu yönlendirme ışığın yansıtıcının tepe noktasından sekerek dikdörtgen şeklindeki veya kutuya benzer bir şekilde aşağıya doğru yansımasına neden olur. Farklı şekil ve büyüklüklerde yatay yansıtıcılar vardır. Yansıtıcılar iki adet zincirle uç uca asılırlar. Yatay yansıtıcıların çoğunun dikey yansıtıcılarla karşılaştırıldıklarında bitkilerden daha yükseğe asılmaları gerekir.

      Bu arada, artık günümüzde, yüksek enerji harcayan ve ısı yayan (HID ve HPS) lambalar yerine, Çok daha tasarruflu ve güvenli LED lambalar kullanılmaktadir.
      Led Lambalar ile ilgili bir kaç özellik sunmak isterim.

      Bitki Yetiştirmede, Neden LED Aydınlatma?


      Fiziksel darbelere ve şoka dayanıklıdırlar.
      Güvenilirdirler.
      Uzun ömürlüdürler. (100.000 saate kadar ömürleri vardır).
      Düşük güç tüketimlerinden dolayı Solar Enerji (PV) ile çalışan devrelerde ve mobil uygulamalarda alternatifsizdirler.
      Yüksek verimli aydınlatma sağlarlar.
      Çok düşük sıcaklık ve düşük ışık kirliliğine sahiptirler.
      Elektromagnetik müdahale ve parazit (HUM) oluşturmazlar.
      Hem Indoor (iç mekan), hem de Outdoor (dış mekan)’da kullanılabilirler.
      Nem ve suya dayanıklıdırlar.
      Uzun vadede daha ucuz enerji tüketim maliyetleri vardır.
      Tek veya bir çok renk bir arada kullanılabilirler.
      Yüksek parlaklık ve yüksek kontrasta sahiptirler.
      Düşük Güç Tüketimi ve düşük ısı yayılımına sahiptirler.
      Kolay kurulma özelliklerine sahiptirler.
      Nanosaniye seviyesinde reaksiyon verme süreleri vardır ve bu hızları akkor flamanlı v.b. ışık kaynakları ile kıyaslanamaz üstünlüktedir.
      Cıva, kurşun v.b. Ağır metaller içermez, Çevre dostudur.
      Geleneksel florasan lambasına karşın ortalama 1/10 güç tüketimi yaparlar.
      Bakıma ihtiyaç duymazlar.
      Küçük boyutlu ve hafiftir.
      Plug-N-Play (Tak ve çalıştır) kolaylığına sahiptirler.
      LED’ler, flamanları olmadıkları için, sıradan elektrikli aydınlatma ampullerinden daha dayanıklıdırlar.
      Led lambalar ile bilgi ve ihtiyaçlarınızın temini için lutfen arayiniz. 0.506.990 43 06 sahin.

      Comment

      Working...
      X