fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

İç Mekanlarda Doğal Işık Koşullarında Yetiştirme

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • İç Mekanlarda Doğal Işık Koşullarında Yetiştirme

    İç Mekanlarda Doğal Işık Koşullarında Yetiştirme
    Işık bütün süs bitkilerinin yetişip gelişmesi için hayati bir önem taşır. Ancak türlere göre ışık istekleri arasında da büyük farklılıklar olduğu dikkate alınmalı dır. Bazı süs bitkileri düşük ışıktan zarar gördüğü, gelişemediği gibi bazılan da yüksek ve direkt güneş ışınlanndan zarar görürler. Bu itibarla süs bitkileri türle rinin ayn ayn ışık ihtiyaçlan bilinmeli ona göre seçilmeli ve mekan düzenleme leri ona göre yapılmalıdır. Bu konuda önemli süs bitkilerinin ışık ihtiyaçlan (Tab lo 12)de verilmiş bulunmaktadır.



    Not: Bazı süs bitkileri değişik ışık şartlarında da yetişebilmektedir. Bunlar her iki sınıf için de de gösterilmiştir.
    Bu tabloda 1. gruba giren direkt güneş ışınlarını arayan ışık istekleri yüksek süs bitkilerini kapalı mekanlarda güneye bakan ve perde konmamış pencerelerin önüne yerleştirmek uygun olur. Ancak yazın güneş ışınlarının çok kuvvetli oldu ğu yerlerde bunlann dahi öğle saatleri hafifçe gölgelenmesi olumlu etki yapar.
    Tabloda 2. gruba giren yani yan gölge şartlan arayan süs bitkilerini, bol ışık lı fakat direkt güneş ışınlannı (özellikle saat 11.00 - 18.00 arası) almayan pence relerde tutmak, güney pencereleri kullanma durumunda ise pencerenin gerisine direkt güneş ışınlarını az alan bir yere koymak uygun olur. Bu konuda pencerenin gölgelenmesi veya perdelenmesi de yeterlidir.
    Tabloda 3. gruba giren yani tam gölge şartlarını arayan dolay isiyle doğrudan güneş almayan yerlerde iyi büyüyebilen süs bitkileri ise, kapalı mekanlarda ku zey pencereleri önünde veya güneş almayan kısımlarda veya biraz iç tarafta muhafaza edilmelidir.
    Ancak kış aylarındaki ışık entansitesindeki düşme de bu değerlendirmede dikkate alınmalı ve kışın yaz aylanndaki konumlanna karşılık daha fazla ışık alan yerlere konmalıdırlar. Aksi halde bitkilerde bir cılızlaşma gözlenir. Önemli ko numlarda bu devrelerde yapay ışıkla bu düşük ışık entansitesi de telafi edilebilir.
    Bugünün birbirini gölgeleyen yüksek binaları, dar ve sıkışık mekanlan, özellikle kış aylarında süs bitkilerindeki ışık ihtiyaçlarını ön plana çıkarmaktadır.
    Kapalı mekanlarda tesbit edilen ışık miktarı itibaridir. Yani o andaki dıştaki ışık entansitesine göre değişir. Bu durumda hem dışardaki ışık entansitesi ve hem de o andaki iç mekandaki ışık entansitesi tesbit edilerek birbirleriyle oranlanır. Buna "nisbi ışık alımı" diyoruz. Tabiatıyla bu, doğal ışıklandırmada asıl önem ta şır. Zira iç mekanlarda doğal ışık dıştaki ışığa bağımlıdır.

    Resim: 212 a. Süs bitkileri ve ışık entansitesi arasındaki ilişkiler.
    Bir süs bitkisinin bulunduğu yerin ışık entansitesinin kendisi için yeterli olup olmadığını daha önce belirttiğimiz hususlar dışında da bitki, bazı işaretler vermek suretiyle bize belli eder. Bunun en bariz tezahürü çiçek açmadaki gerileme, yap rak sararmaları ve yapraklann dökülmesidir (Resim: 212 a)da, bir Ficus benjami- na'da solda tam güneşte gelişmiş bir bireyi, onun yanında 10 hafta 275 Lux'lık[13]bir ışık altında kalmış ve yapraklannın çok büyük bir kısmını kaybetmiş bir F. benjamina' yı, onun yanında da aynı şekilde fakat daha yüksek bir ışık entansite- sinde 800 Lux'lük bir ışık altında bulunan aynı türden bireyin bir evvelkinden çok daha fazla yapraklanma gösterdiğini, en sağda ise çok daha yüksek ışık entansi- tesinde 1300 Lux ışık altında aynı süre kalmış bir bireyin de oldukça zengin bir yapraklanma gösterdiği gözlenmektedir.

    Bu araştırmadan açıkça ortaya konmaktadır ki, yazın bahçede bulunan bir süs bitkisini birdenbire içeriye alırsak ışık alımındaki azalma derecesinde yaprakla rında sararma ve dökülmeler gözlenecektir. Aynı şekilde ışıktan hoşlanan bir süs
    bitkisini de iyi ışık alan pencereden daha az ışık alan bir kısma götürüp korsak ge ne aynı tezahürler görülecektir. Bunun aksi de sözkonusudur. Yani uzun süre ka palı mahallerde kalan süs bitkileri güneşten hoşlanan bitkiler de olsalar ilkbahar da birdenbire bahçeye çıkarıldıkları vakit kısa zamanda sürgün uçları ve yaprak larda kahverengi yanık lekeleri oluşmaktadır. Bunun için bunları dışa alırken bir denbire değil yavaş yavaş dış şartlara daha az gölge yerde tutarak ve her gün git tikçe artan sürelerde açığa alarak bir alıştırma devresi geçirtmelidir.
    Pencerelerin gerisindeki süs bitkileri pencere önüne çıkarıldıklarında gene sürgün uçları ve yapraklarda yanık lekeleri oluşabilir. Zira pencere camı güneşin ultraviyole ışınlarını geçirmez ve bu durumda süs bitkisi bu ışınlardan etkilenmez. Fakat arada cam engeli kalkıp bitki güneş ışınlarını birdenbire direkt olarak alma ya başlarsa bu yanık lekeleri oluşabilmektedir.
    Kıştan ilkbahara geçişte birdenbire entensitesi artan güneş ışınlan dolayısıy- le hassas bitkilerde yapraklarda sararmalar gözlenebilir. Bu bitkilerde bu konuda tedbirli olmak gerekir. Buna karşılık yaprak renklerinde açılmalar da çoğu kez az ışık alımının işaretleridir.
    Ekseri süs bitkileri 7-10 gün gibi çok kısa bir süre dahi az çok ışıksız koşul larda kalmalan durumunda da yapraklannı dökmeye başlarlar.
    Buna mukabil süs bitkilerinin büyük ekseriyeti direkt güneş ışınlanndan çok, aydınlık yerleri severler.
    Kapalı mekanlarda doğal ışık ile bitkiler arasındaki ilişki yapay ışık kullanı mından daha komplikedir. Zira doğal ışık; pencere yönüne, pencere hacmine, konstrüksiyonuna, pencereye gelen ışığın karşılaştığı çeşitli engellere göre deği­şir. Hatta pencerede ışık güneşin geliş yönüne göre de değişmekle kalmaz;enle- me, oranın lokal iklimine ve mevsime göre kısa ve uzun fasılalarla değişir. Hal buki yapay ışık istenilen şekilde, bitki için en müsait yönde, entansitede ve kali­tede ayarlanabilir. Bugün yapay ışık teknolojisi hem çok gelişmiştir ve hem de bitkilerle ilişkileri hakkında çok şey bilinmektedir. Bütün bu nedenlerle doğal ışık kullanımında birçok faktörü dikkate almak gerekir.
    Doğal ışıkta bakı en önemli faktörlerden birini oluşturur.
    Bakı olarak; güney bakı diğer üç bakıya nazaran gün içinde en fazla ve en uzun ışık alan bakıdır. Gün ortasındaki ışık, doğal ışığın en entansif olduğu dev redir. Hem mavi ve hem de kırmızı ötesi bütün ışık spektrumlarını alır.
    Doğu, daha ziyade sabah ışığı alır, fotosentez için önemli olan mavi spekt- rumlarca zengindir.

    471
    Batı ise; öğleden sonra daha ziyade sıcaklık verimi önde olan kırmızı ötesi ışıklan fazla alır.
    Bitkilerin tomurcuklanma özellikle çiçek açma dönemlerinde ışık gereksi nimleri en yüksektir.
    Yapraklan dolayısıyle yetiştirilen süs bitkilerinin ışık gereksinimleri daha az dır.
    Güneş yönünde pencereler için, ortalama 8600-10.700 lux'lük bir ışık entan- sitesine ihtiyaç duyan bitkiler öngörülür. Ekseri sukkulentler bu entansitede bir ışığa ihtiyaç gösterirler.
    Doğu ve batı yönündeki pencerelere ise, ortalama 5300-8600 lux'lük bir ışık entansitesine ihtiyaç duyan bitkileri öneririz.
    Kuzey pencerelerinde ise ortalama ışık entansitesi (5300 lux) bu değerlerin çok altındadır.
    Bu ışık entansiteleri normal boyuttaki bir pencerenin hiçbir şekilde engellen memiş ışık entansitesi esas alınarak bulunan değerlerdir. Eğer pencereler normal den daha geniş ise yüksek ışık isteyen bitkilerin bazıları doğu ve batı pencerele rinde de yetiştirilebilir.
    Kuzey taraflara uygun gelen bitkiler ise, güney tarafta yönden etkilenirler, yapraklan ağarır (beyazlaşır), büyüme engellenir. Gerçekte kuzey taraftaki pen- cerelerdeki bir bitki orada gelişebiliyorsa o düşük ışık entansitesine dayanabilen bir bitki demektir.
    Odayı aydınlatan pencerenin ebadı, güneş gördüğü saatler ve o iklimdeki gü neşli günlerin sayısı, bitkileri yerleştirme ve düzenleme çalışmaları yapılırken ön ceden dikkate alınmalıdır.
    Süs bitkilerinin büyük çoğunluğuyla direkt güneş ışınlarını istemediklerini belirtmiştik. Süs bitkilerinin ışık gereksinimlerinde yaş da etkilidir. Genç bireyler bu direkt ve entansif ışık etkilerine karşı daha hassastırlar, daha çabuk ve daha çok zarar görürler. Yaşlı bireyler ise bu yüksek entansiteye daha fazla dayanırlar.
    Iç mekan süs bitkilerinde sabah ışığı en yararlı olan ışıktır. Bu nedenle bitki lerin mümkün olduğu kadar doğu ve güneyden ışık almalanna önem verilmelidir. Daha önce Tablo 12'de belirttiğimiz 2. ve 3. grup bitkiler batı ve kuzey taraflara yerleştirilebilir.
    Sabah 9-10 arasında direkt güneş ışınlan süs bitkilerine zarar vermez. Ancak ışık kuvvetlendiği zaman gene bu bitkiler üzerine direkt güneş ışınlan değiyorsa ekseri süs bitkilerini tül perdeden faydalanılarak gölgeleyebiliriz.
    Ancak ani yer değiştiren ışık veya gölge seven bitkilerde yanık lekeleri ve sa rarmalar da oluşabilir. Bu itibarla ışık farklılığı doğuran yer değiştirmeleri tedrici olarak yapılmalıdır.
    Zamanımızda yetiştiriciler, iç mekanlar için gölge veya az ışık koşullarına uyum gösterecek şekilde bazı süs bitkilerini yetiştirmeyi başarabilmektedirler. Örneğin Ficus, Schefflera, Dracaena (D. Marginata), çeşitli Palmiyeler, Arauca- ria ve Sansevieria' lar satıştan evvel az ışığa maruz bırakılarak yaprakları büyü tülmekte ve seyrekleştirilerek az ışığa uyumları sağlanabilmektedir.
    Süs bitkilerinin iç mekanlarda aldıkları ışık açık sahadakilere nazaran daha azdır. Bu onların daha az fotosentez yapmalarına yol açar. Bu durumda onların besin maddeleri gereksinimi açık sahadakilere nazaran daha azdır. Örneğin iç me kanda yetiştirilen süs bitkilerinde fıdanlıktakilere kıyasla % 10 oranında daha az bir beslenmenin onlar için yeterli olacağı vurgulanmakta ve verilen ışık entansi tesine göre farklı gübreleme reçeteleri önerilmektedir[15].
    Son olarak bitkilerin yetiştirilmesinde ışık ile ilişkilerinde dikkate alınması gereken önemli bir nokta da süs bitkilerinin bilhassa iç mekanlarda bir taraftan ışık aldıklarında o tarafa doğru yönelerek simetrilerinin, dolayısıyle güzel görü­nümlerinin bozulduğunun dikkate alınmasıdır. Bu duruma meydan vermemek üzere böyle durumlarda süs bitkisinin saksısının zaman zaman çevrilmesi isabet li ve etkili olur. Fakat bazı çiçekli süs bitkilerinde bu durum çiçek veriminin ka­litesini etkilediği de dikkate alınmalıdır.
    FİDANLIK VE YETİ?TİRME TEKNİ?İ
    Prof Dr. Suat Ürgenç
Working...
X