İÇ MEKANLARDA SÜS BİTKİLERİNİN YETİŞTİRİLMESİNDE GEREKLİ BAKIM ÖNLEMLERİ
2.2.1.2.1. Saksı Değiştirme
Çeşitli kap ve saksılarda yetiştirilen fidanlar geliştikçe, kapla sınırlanmış olan yetişme ortamı yetersiz kalarak, bitkinin daha geniş bir kaba alınması yani kap veya saksı değiştirilmesi zorunlu hale gelir. Bu zorunluluk yalnız bitkinin kökünü kabın artık içinde barındırmamasından ve dolayısıyle kökün kıvrılıp, bükü lerek ve kuş yuvası kök oluşumu meydana getirerek deformasyona uğramasından kaynaklanmaz. Aynı zamanda kapta harç ortamının niteliklerinin zamanla bozul masından, sıkışarak iyi fiziki özelliklerini ve havalanma kabiliyetini kaybetme sinden de kaynaklanır. Diğer taraftan özellikle ekseri tropik menşeli olan salon ve sera süs bitkileri genellikle hafif asit toprakları tercih ederler. Ancak biraz kireçli ve sert kuyu ve çeşme sularıyla devamlı sulanan ve alkalen reaksiyon veren bazı gübrelerle (amonyum nitrat gibi) gübrelenen saksılar zamanla ortamı alkalen re aksiyona dönüştürür. Bu durum ekseri saksı kenarlarında beyaz birikimler, çiçek- lenmeler şeklinde ortaya çıkar. Bazan da aksine saksı toprağı kireçsiz sularla kuv vetli sulamalar sonucu ve bazı cins (Amonyum sülfat gibi) gübrelerin de etkisiy le asitleşerek saksı dış kenarında ve toprak sathında bir yeşillenme ve yosunlaş ma göze çarpar. Bu durumlar da saksı veya kabın değiştirilmesini gerekli kılar. Ancak luzumsuz yere saksı değiştirme yoluna da gitmemelidir. Özellikle bir fi danlıktan veya bir seradan bir süs bitkisi satın alındığı zaman genellikle bitki sağlıklı bir görünümdedir.
* Chabot, E. 1949: Greenhouse Gardening for everyone. M. Barrovvs and Company Inc. Newyork. -Cravens, R.H. and Time life book editöre, 1984: Climbing and Trailing Plants, Time Life Books. Amsterdam. -Flo- wer, Council of Holland 1991: Pot Plants. Holland. -Oral, N. 1987: İç Mekan Süs Bitkileri, Tarımsal Araş tırma Destekleme ve Geliştirme Vakfı Yayın No. 14, Yalova.-Orçun, E. 1967: Süs Bitkileri, Cilt l.Ege Üni versitesi Ziraat Fakültesi Yayın No. 120, izmir. -Preston, F.G. 1967: The Greenhouse. Chaucer Press Ltd. Suffolk, England. -Saatçioğlu, F. 1976: Fidanlık Tekniği l.Ü. Orman Fakültesi Yayın No. 2188/223. -Sarı, Y. 1983: Kaktüs bakım ve geliştirilmesi, istanbul. -Stevenson, V. 1975: Plants and Flowers in the Home, Long- meadow Press, Connecticut, U.S.A. -Virginie, F. and Elbert G.A. 1989: Folliage Plants for Decorating İndo- ors, Timber Preess, Portland U.S.A. -VSB-Albatros-Salon Bitkileri, Nurol Matbaacılık A.Ş.
Bu durumda daha iyi gelişsin diye hemen büyük bir sak sıya almak ve toprağını değiştirmek hatalı olur. ilerde bitki ilk durumunu kaybe dince ve bir gelişme azalmasıyla karşılaşınca veya türe göre önerilen süreler aynı saksıda kalmış ise, o zaman özellikle ilkbaharda saksı ve toprağının değiştirilme si sözkonusu olur.
Bu durumda da saksı değiştirmeden beklenen faydanın sağlanabilmesi için bazı önerileri dikkate almak gerekir. Aksi ve hatalı tutumlarda saksı değiştirme bitkiye fayda değil zarar verir.
Bu itibarla saksı değiştirmede önce:
1. Saksıda kullanılan yetiştirme materyalleri yani harçlar,
2. Bu yetiştirme materyallerine göre değişen harç karışımları ve bunların ha zırlanması,
3. Kullanılacak kap ve saksılarda aranan nitelikler, önem taşır.
1. Saksıda kullanılan saf yetiştirme materyalleri Fidanlık Tekniği bölümünde Kaplı fidan yetiştirme çalışmaları içinde (1.3.1.3.4.1. Saf üretme ve yetiştirme or tamları) başlığı altında verilmiş bulunmaktadır.
2. Bu yetiştirme materyallerinden türlere göre değişen harç karışımları ve bunların hazırlanması hakkında bilgiler de aynı bölümde ve gene kaplı fidan ye tiştirme çalışmaları içinde (1.3.1.3.4.2. Karışık üretim ve yetiştirme ortamları) başlığı altında verilmiştir.
Ancak kapalı mekanlarda yetiştirilen süs bitkileri için saksı değiştirmelerin de türlere göre farklılıklar özel bölümde belirtilmekle beraber, evlerdeki kulla nımda basit ve pratik bir yöntem olarak büyük ekseriyetle (Kaktüsler dışında) 2/3 torf (piyasada paketler halinde satılmaktadır) + 1/3 kaba taneli dere kumu öneri lir[16]. Bu harca saksının büyüklüğüne göre 1/2-1/4 çay kaşığı karışık suni gübre eklenmesi, pratikte kaba bir ölçü olarak uygun olur. Zira torfun besleme gücü az dır. Onun önemli fonksiyonu saksı toprağının iyi rutubet tutmasını ve iyi havalan masını sağlamasıdır. Torfu kullanmadan evvel 2-3 gün suda bekletilmesi toksik maddelerini atması bakımından faydalı olur. Torfun bulunmadığı durumlarda 1/2 kompost (çürümüş yaprak), 1/2 kum+kil karışım önerilir. Genellikle ev bitkilerin de gelişigüzel bahçe toprağı kullanımı, sterilize edilmiş toprağın kullanıldığı ba zı fidanlık ve sera koşullan dışında, mantar ve bazı hastalıkları taşıması ihtimali
dolayısıyle önerilmez. Kaktüs ve sukkulent yani etli yapraklara sahip süs bitkile rinde ise harç 1/2 oranda iri taneli dere kumu ve 1/2 oranda hafif toprak olması önerilir. Ancak saksıların dibine oldukça kalın (saksı boyunun l/3'ükadar) kire- mit veya çakıllardan oluşan bir drenaj tabakası konması, bunların hassas olduğu kök çürümesi riskini önler. Bunlara torf veya asit reaksiyonlu gübreler verilmez. Gerektiğinde 10-12 cm üst çapında bir saksıya bir çay kaşığı kireç gübresi veri lir.
Ayrıca önemli süs bitkilerinde bu konudaki farklılıklar özel bölümde ayrı ay rı ele alınmaktadır.
3. Kap ve saksılarda aranan nitelikler de genel olarak gene Fidanlık Tekniği bölümünde (1.3.2.3. Seralarda Kullanılan Kap ve Saksılar başlığı altında) veril miş bulunmaktadır. Ancak seralarda kullanılan kaplar arasında pişmiş kil saksılar, değişik plastik ve seramik saksılar kapalı mekanlarda en yaygın şekilde kullanı lanlarıdır. Pişmiş kil saksılar ağır olmaları, çabuk su kaybetmeleri, kırılma olası lıklarının yüksekliği, ekseri yuvarlak oluşları dolayısıyle yanyana yerleştirilmelerinde arada çok boşluklu saha kalması, kullanımlarında sakıncalar yaratmaktadır. Plastik saksılarda, buharlaşma yalnız saksı yüzeyinden olmasına karşılık, pişmiş toprak saksılarda buharlaşma hem saksı yüzünden ve hem de saksı kenarlarından olur. Pişmiş toprak saksılarda saksı kenarlarında gözeneklerden buharlaşma yolu ile su kaybı olurken sudaki kireç birikimleri ve çeşitli tuz artıkları yalnız saksının üst kısmında değil saksı kenarlarında birikerek ortamı alkalileştirir, bazı durum larda da kullanılan bir kısım gübreler ve fazla sulama etkileri ortamı asitleştirerek kenarların diğer saksılara kıyasla daha yoğun şekilde yeşil bir yosun tabakası ile kaplanmasına neden olabilir. Bu saksıların temizlenmesi zordur. Bunun için sak sı değiştirmelerinde bunları iyi sterilize etmek, suda yıkamak ve tel fırçalarla te mizlemek gerekir. Bu saksılarda kenarlar gözenekli olduğu ve kenarlardan buhar laşma yoluyla su kaybettikleri için su kayıpları ve dolayısıyle sulama ihtiyaçları plastik saksılardan fazladır. Buharlaşma esnasında çevresinde ısı absorbe ettikle ri için de çabuk soğurlar. Bu nedenle balkonlarda plastik saksılara nazaran soğuk lardan daha çok etkilenirler. Bunlarda, saksı kenarları suyu çektiği için devamlı rutubetli olur. Bu yüzden bitkinin saksı kenarlarına değen kök kısımlarında çürü meler yapabilir. Ancak fazla suyu daha kolay buharlaştırdıklarından plastik saksı lar gibi rutubeti fazla alakoymazlar. Bunun sonucu kırmızı toprak saksılar veya ahşap kasalar saksı ortamının rutubetini plastik saksılar gibi fazla tutmama yanın da iyi bir şekilde de dengelerler ve bu arada ortamın daha iyi havalanmasında et kin olurlar. Bu nedenle fazla suya hassas türleri için bunlar daha iyi bir ortam oluştururlar. Bilindiği gibi rutubet ve havalanma iç mekanlarda bitki yetiştirmele rinde daha kritik faktörlerdir. Eğer iyi döşenmiş bir salonda böyle bir pişmiş top rak saksının görünümü dekora uygun görülmüyorsa, bu takdirde bunu daha büyük olan seramik veya metal bir muhafaza saksının içine koymak düşünülebilir. Bu takdirde araya rutubetli yosun veya yaprak çürüntüsü koymak ortam rutubetini daha iyi koruma bakımından da fayda sağlar.
Bununla beraber çeşitli plastik saksıların hafifliği, taşıma kolaylığı, kırılma olasılığının azlığı, temizlenme ve dezenfeksiyonlannın kolaylığı (saksı dezenfek- siyonu bunlarda pişmiş toprak saksılar gibi buharla veya yüksek sıcaklıkla steri lize edilemez, bunlarda sterilizasyon kimyasal maddelerle yapılır) kullanımlarını gittikçe yaygınlaştırmaktadır.
Saksı değiştirmede her şeyden önce saksı ne zaman yani ne aralıklarla değiş tirilmelidir? sorusu akla gelir.
Saksı değiştirme gereksiniminin dış emareleri olarak, hastalık ve yer değiş tirme dışında, bitkide yaprak dökme, renk değiştirme, gelişmede yavaşlama ve köklerin saksının dibindeki drenaj deliğinden dışarı çıkmaya başlaması gibi işaretler sayılabilir. Fakat bu durumda en emin ve nihayi yol bitkinin kök toprağı ile saksıdan çıkarılarak yapılacak kök muayenesidir.
Bu kök muayenesi için, saksı toprağının dağıtılmadan bütünüyle saksıdan çı karılması gerekir. Çıkarmayı kolaylaştırmak ve toprak kitlesinin dağılmadan çı kartılmasını sağlamak için toprağın önceden biraz rutubetlendirilmesi uygun olur. Eğer kök sistemi saksı kenarında özellikle saksının alt 1/3'lük kısmında yoğun laşmış ise saksı değiştirme zamanı gelmiş demektir (Resim: 213 a). Aloe arbores- cens'de 1. resim toprak kitlesi kenarında açığa çıkan kök yoğunluğuna göre sak sı değiştirmenin henüz erken olduğunu, 2. resim de saksı toprağı, canlı ve sağlık lı kökler tarafından bol miktarda sarılmış, bu durum saksı değiştirmenin normal zamanının geldiğini belirlemektedir. 3. resim ise kök toprağı kenarında kökün çok yoğunlaşmış halde görünümü, saksı değiştirmede çok gecikilmiş bir durumu gös termektedir.
Kök yoğunluğuna göre zamanı gelmemiş bazı durumlarda, özellikle hasta veya kök çürümesine maruz kalmış bitkilerde de saksı değiştirme söz konusu ola bilir. Bu durumda hemen süre ve mevsime bakılmaksızın saksı değiştirme yapılır. Bunun için ortamın değiştirilip saksıya yeni bir harç hazırlamak ve saksıyı da de zenfekte etmek, bol suyla yıkamak ve temizlemek veya yeni bir saksı kullanıla rak, saksı değiştirme yapılmalıdır. Bu durumlarda hasta kökler uzaklaştırılır ve bitkide kök aleyhine bozulan kök/tepe dengesini sağlamak üzere tepe kuvvetle budanır.
Saksı değiştirme normal koşullarda, iç mekanlardaki hızlı büyüyen genç süs bitkilerinde her yıl, yaşlılarda ve yavaş büyüyenlerde ise birkaç yılda bir yapılır.

Resim: 213 a. Aloe arborescens'de.
1. Saksı değiştirilmesi erken
2. Saksı değiştirilmesi zamanı gelmiş
3. Saksı değiştirme zamanı gecikmiş
durumlar.
Orçun, E. Süs Bitkileri Cilt l'den.
Ancak kök gelişimi türler arasında da farklılıklar yaratır. Örneğin Cycas'da 3-4 senede bir kap değiştirilmesine karşılık, bir Chlorophytum bitkisi veya hızlı bü yüyen bir Begonya yılda iki defa saksı değiştirmeye müsbet cevap verir. Bu itibarla özel bölümde belirtilen gelişme farklılıkları bu konuda dikkate alınmalıdır.
Saksı değiştirmede genelde yeni saksı eski saksıdan 1 veya 2 numara daha büyük olmalıdır. Daha önce belirtildiği gibi saksılar üst iç çaplarına yani ağız ge nişliklerine göre 10, 12, 14 cm gibi genişliklere göre 10, 12, 14... ilah diye numa ralanır. Bu itibarla eskiden 12 numaralı saksıda olan bir bitki ertesi yıl 14 numa ralı saksıya alınacak demektir.
Genelde evlerde iç mekân bitkileri için küçük ve orta büyüklükteki saksılar uygundur. Bu konuda küçük bitkiler için 15-25 numara saksılar yeterlidir.
Ancak birçok durumlarda kolaylık olsun ve sık sık saksı değiştirmeye lüzum kalmasın veya bitki geniş saksıda daha kolay ve geniş kök yapsın diye büyük sak sılara meyil gözlenir. Bu sakıncalı bir yoldur. Zira, kap geniş olursa bitkinin kök lerini geliştirmesi gene belli bir hızla olur ve uzun zaman alır. Bu durumda saksı daki harcın büyük kısmından bitki kökleri uzun bir süre faydalanamayacak de mektir. Bu süre içersinde de sulama ile ilk planda istifade edilmeyen besin mad deleri yıkanıp gidecek ve kalan harç duruma göre fazla asitleşecek veya alkalen bir yapıya kolaylıkla dönüşebilecektir. Aynı zamanda lüzumsuz bir büyüklük gös teren iç mekanda, bitkilere ayrılabilecek kıymetli bir mekanın daha büyük kısmı nı işgal etmiş olacaktır. Hatta bu yüzden bugün, daha küçük saksılar kullanarak, suda erimiş gübrelerle takviye edilerek, bitkilerin küçük kaplarda ve mekanlarda beslenebilmeleri ve yetiştirilmeleri hedeflenmektedir. Bu durumda ancak ufak saksı toprağının kurumaması için her defasında az fakat sık sulama ve sıvı gübre lerle gübreleme gerekir.
Saksı değiştirmede süs bitkisinin kökünü içeren saksı toprağının dağılmadan saksıdan çıkarılması gerekir. Daha evvel saksı toprağının biraz nemlendirilmesi dağılmadan çıkarılmasında yardımcı olur. Şayet kökler tarafından sarılmış toprak kitlesi çıkmakta direniyorsa bitkiyi çekerek çıkarmaya çalışmamalıdır. Aksi hal de kökler zarar görüp toprak kitlesi dağılabilir. Bunun için saksının kırılarak kök lü toprak kitlesinin kökler zarar görmeden ve kitle dağılmadan çıkarılması yolu na gitmelidir. Bitkinin saksıdan usulüne göre uygun olarak çıkarılması işlemi için önce bitkinin kök boğazı üzerinde kalan gövde kısmının sol elin orta parmağı ile yüzük parmağı arasına alınması (Resim: 213 b-1) ve saksı ters çevrilirken sol elin avuç içinin de saksı toprağını tutması gerekir (Resim: 213 b-2). Bu sırada saksı sert bir yere örneğin çalışma tezgahının kenarına hafifçe vurulur. Böylece saksı toprağı dağılmadan bitki kitlesi saksı kenarından kurtularak ele gelir (Resim: 213 b-3,4). Toprağı ile çıkan kök fazla gelişmiş veya saksı kenarına sarmış ise bunlar budanarak, ezilmiş ve kopmuş kısımlar ve hayatiyetlerini kaybetmiş kök uçları kesilerek gerekli "kök tuvaleti" yapılır. Bu arada kalınca kök kesim yüzeyleri üzerine odun kömürü tozu serpilmesi de kök çürümelerine engel olucu bir tedbir olarak önerilir. Ayrıca bitkiye iyi bir form vermek ve alt kısımlarının çıplaklaşma sına engel olmak üzere, yan sürgünler ve tepede gerektiği ölçüde, zayıf gelişen sürgünlere de öncelik verilerek, boğum veya yaprak koltuğu üzerinden budanır. Bu sırada yeni saksı da hazırdır. Bu saksının hazırlanmasında daha önce kullanıl mış saksılar kullanılacaksa dezenfeksiyona ve sterilizasyona önem vermelidir. Ye ni saksı eğer pişmiş toprak saksı ise daha önceden 24 saat kadar kireç içermeyen bir suda bırakılarak rutubet çekmesine imkan vermek gerekir. Aksi halde kuru bir pişmiş toprak saksıya bitki dikildiğinde saksı kenarları bitki toprağının suyunu büyük ölçüde emer. Saksının hazırlanmasında dikkat edilecek diğer bir husus da, hangi tür saksı olursa olsun dibinde muhakkak yeterli bir drenaj deliğinin bulun masıdır. Bu konuda bazı seramik ve porselen saksılarda delik bulunmaması duru munda altta su toplanarak veya ıslak bir ortam oluşarak kökün çürüme riski artar. Saksı dibindeki deliğin bir saksı parçası veya bir çakıl ile kısmi olarak kapanma sı gerekir. Ayrıca Anthurium gibi kök çürümelerine hassas türlerde saksı altında birkaç cm kalınlıkta küçük çakıl veya saksı kırıklarından veya kaba kumdan bir drenaj tabakası oluşturmak da fayda sağlar.

Resim: 213 b. Saksı değiştirmenin başlıca safhaları.
Orçun, E. Süs Bitkileri, Cilt l'den.
Böylece hazırlanan yeni saksıya bitki, toprağı ile getirilerek istenen yüksek likte tutulur. Burada istenilen yükseklik esas itibariyle eski saksıdaki kök boğazı seviyesinin yeni saksıda da aynen muhafaza edilmesidir. Yani derin veya sığ ol mamalıdır. Ancak bazı istisnai türler biraz daha derine dikilebilir (örneğin Anthu- rium'lar). Sonra sağ el ile saksı kenarları ile köklü toprak kitlesi arasına ve gere kirse istenen seviyeyi korumak üzere saksı altına, biraz harçlı toprak konarak di kim tamamlanır. Eski toprak iyi değilse, kök toprağı biraz azaltılarak, taze toprak la takviye yapılması da faydalıdır. Saksı toprağı parmaklar ile üstten çepeçevre bastırılarak saksı üst kenarı ile toprak yüzeyi arasında bitkinin büyüklüğüne göre 1-2 cm bir sulama derinliği bırakılır. Gerektiğinde saksı tabanı birkaç kere tezga ha vurularak saksı toprağının daha iyi oturması sağlanır. Ancak saksı toprağı bas tırıldığında bitkinin kök boğazının yukarda kalmaması için, başlangıçta süs bitki sinin birkaç cm derin dikilmesinde fayda vardır. Böylece toprağa bastırınca da kök boğazı eski seviyesine gelir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bir husus, aşağı sarkan köklerin katlanmamasıdır. Bunun için gerektiğinde uzun kökler ke silerek uzaklaştırılır.
Dikimi takiben saksının tüm toprağı nemleninceye kadar sulanması gerekir. Sonra saksı fazla ışık seven bir bitki olsa dahi başlangıçta direkt olarak güneş ışı ğına çıkarılmadan kısmen veya türe göre tamamen gölge bir yere konur. İlk suyu takibeden sulamalar az az olmalı ve daha ziyade sık sık bitkiye su püskürtülmeli- dir. Ayrıca ilk 4-5 hafta kökler yaralarını kapamadan ve yeni kökler oluşmadan da bitkiye gübre vermemelidir. Aksi halde yaralı ve henüz intibakını tamamlamamış kökler kâfi hızla bu gübreyi sarfedemediği için fazla gelen gübre köklere zararlı etki yapar.
Saksı toprağının değiştirilmesi yanında, toprağın yerinde gevşetilmesi de önemli bir bakım tedbiridir. Bu iş uç kısmı sivri bir tahta çubukla çevreden itiba ren kök boğazına doğru çepeçevre, fazla derin olmayacak ve kökleri zedelemeye cek şekilde yapılır. Bu işin, biri vejetasyon devresi başında ilkbaharda, ikincisinin de kış başlangıcından olmak üzere yılda en az iki defa yapılması, bitkinin kökle rinin iyi havalanmasına ve gelişmesine müsbet etki yapar. Bu konuda ayrıca sak sı toprağının üst kısmının alınarak yeni toprak eklemesi de fayda sağlar.
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİ?İ
Prof Dr. Suat Ürgenç
2.2.1.2.1. Saksı Değiştirme
Çeşitli kap ve saksılarda yetiştirilen fidanlar geliştikçe, kapla sınırlanmış olan yetişme ortamı yetersiz kalarak, bitkinin daha geniş bir kaba alınması yani kap veya saksı değiştirilmesi zorunlu hale gelir. Bu zorunluluk yalnız bitkinin kökünü kabın artık içinde barındırmamasından ve dolayısıyle kökün kıvrılıp, bükü lerek ve kuş yuvası kök oluşumu meydana getirerek deformasyona uğramasından kaynaklanmaz. Aynı zamanda kapta harç ortamının niteliklerinin zamanla bozul masından, sıkışarak iyi fiziki özelliklerini ve havalanma kabiliyetini kaybetme sinden de kaynaklanır. Diğer taraftan özellikle ekseri tropik menşeli olan salon ve sera süs bitkileri genellikle hafif asit toprakları tercih ederler. Ancak biraz kireçli ve sert kuyu ve çeşme sularıyla devamlı sulanan ve alkalen reaksiyon veren bazı gübrelerle (amonyum nitrat gibi) gübrelenen saksılar zamanla ortamı alkalen re aksiyona dönüştürür. Bu durum ekseri saksı kenarlarında beyaz birikimler, çiçek- lenmeler şeklinde ortaya çıkar. Bazan da aksine saksı toprağı kireçsiz sularla kuv vetli sulamalar sonucu ve bazı cins (Amonyum sülfat gibi) gübrelerin de etkisiy le asitleşerek saksı dış kenarında ve toprak sathında bir yeşillenme ve yosunlaş ma göze çarpar. Bu durumlar da saksı veya kabın değiştirilmesini gerekli kılar. Ancak luzumsuz yere saksı değiştirme yoluna da gitmemelidir. Özellikle bir fi danlıktan veya bir seradan bir süs bitkisi satın alındığı zaman genellikle bitki sağlıklı bir görünümdedir.
* Chabot, E. 1949: Greenhouse Gardening for everyone. M. Barrovvs and Company Inc. Newyork. -Cravens, R.H. and Time life book editöre, 1984: Climbing and Trailing Plants, Time Life Books. Amsterdam. -Flo- wer, Council of Holland 1991: Pot Plants. Holland. -Oral, N. 1987: İç Mekan Süs Bitkileri, Tarımsal Araş tırma Destekleme ve Geliştirme Vakfı Yayın No. 14, Yalova.-Orçun, E. 1967: Süs Bitkileri, Cilt l.Ege Üni versitesi Ziraat Fakültesi Yayın No. 120, izmir. -Preston, F.G. 1967: The Greenhouse. Chaucer Press Ltd. Suffolk, England. -Saatçioğlu, F. 1976: Fidanlık Tekniği l.Ü. Orman Fakültesi Yayın No. 2188/223. -Sarı, Y. 1983: Kaktüs bakım ve geliştirilmesi, istanbul. -Stevenson, V. 1975: Plants and Flowers in the Home, Long- meadow Press, Connecticut, U.S.A. -Virginie, F. and Elbert G.A. 1989: Folliage Plants for Decorating İndo- ors, Timber Preess, Portland U.S.A. -VSB-Albatros-Salon Bitkileri, Nurol Matbaacılık A.Ş.
Bu durumda daha iyi gelişsin diye hemen büyük bir sak sıya almak ve toprağını değiştirmek hatalı olur. ilerde bitki ilk durumunu kaybe dince ve bir gelişme azalmasıyla karşılaşınca veya türe göre önerilen süreler aynı saksıda kalmış ise, o zaman özellikle ilkbaharda saksı ve toprağının değiştirilme si sözkonusu olur.
Bu durumda da saksı değiştirmeden beklenen faydanın sağlanabilmesi için bazı önerileri dikkate almak gerekir. Aksi ve hatalı tutumlarda saksı değiştirme bitkiye fayda değil zarar verir.
Bu itibarla saksı değiştirmede önce:
1. Saksıda kullanılan yetiştirme materyalleri yani harçlar,
2. Bu yetiştirme materyallerine göre değişen harç karışımları ve bunların ha zırlanması,
3. Kullanılacak kap ve saksılarda aranan nitelikler, önem taşır.
1. Saksıda kullanılan saf yetiştirme materyalleri Fidanlık Tekniği bölümünde Kaplı fidan yetiştirme çalışmaları içinde (1.3.1.3.4.1. Saf üretme ve yetiştirme or tamları) başlığı altında verilmiş bulunmaktadır.
2. Bu yetiştirme materyallerinden türlere göre değişen harç karışımları ve bunların hazırlanması hakkında bilgiler de aynı bölümde ve gene kaplı fidan ye tiştirme çalışmaları içinde (1.3.1.3.4.2. Karışık üretim ve yetiştirme ortamları) başlığı altında verilmiştir.
Ancak kapalı mekanlarda yetiştirilen süs bitkileri için saksı değiştirmelerin de türlere göre farklılıklar özel bölümde belirtilmekle beraber, evlerdeki kulla nımda basit ve pratik bir yöntem olarak büyük ekseriyetle (Kaktüsler dışında) 2/3 torf (piyasada paketler halinde satılmaktadır) + 1/3 kaba taneli dere kumu öneri lir[16]. Bu harca saksının büyüklüğüne göre 1/2-1/4 çay kaşığı karışık suni gübre eklenmesi, pratikte kaba bir ölçü olarak uygun olur. Zira torfun besleme gücü az dır. Onun önemli fonksiyonu saksı toprağının iyi rutubet tutmasını ve iyi havalan masını sağlamasıdır. Torfu kullanmadan evvel 2-3 gün suda bekletilmesi toksik maddelerini atması bakımından faydalı olur. Torfun bulunmadığı durumlarda 1/2 kompost (çürümüş yaprak), 1/2 kum+kil karışım önerilir. Genellikle ev bitkilerin de gelişigüzel bahçe toprağı kullanımı, sterilize edilmiş toprağın kullanıldığı ba zı fidanlık ve sera koşullan dışında, mantar ve bazı hastalıkları taşıması ihtimali
dolayısıyle önerilmez. Kaktüs ve sukkulent yani etli yapraklara sahip süs bitkile rinde ise harç 1/2 oranda iri taneli dere kumu ve 1/2 oranda hafif toprak olması önerilir. Ancak saksıların dibine oldukça kalın (saksı boyunun l/3'ükadar) kire- mit veya çakıllardan oluşan bir drenaj tabakası konması, bunların hassas olduğu kök çürümesi riskini önler. Bunlara torf veya asit reaksiyonlu gübreler verilmez. Gerektiğinde 10-12 cm üst çapında bir saksıya bir çay kaşığı kireç gübresi veri lir.
Ayrıca önemli süs bitkilerinde bu konudaki farklılıklar özel bölümde ayrı ay rı ele alınmaktadır.
3. Kap ve saksılarda aranan nitelikler de genel olarak gene Fidanlık Tekniği bölümünde (1.3.2.3. Seralarda Kullanılan Kap ve Saksılar başlığı altında) veril miş bulunmaktadır. Ancak seralarda kullanılan kaplar arasında pişmiş kil saksılar, değişik plastik ve seramik saksılar kapalı mekanlarda en yaygın şekilde kullanı lanlarıdır. Pişmiş kil saksılar ağır olmaları, çabuk su kaybetmeleri, kırılma olası lıklarının yüksekliği, ekseri yuvarlak oluşları dolayısıyle yanyana yerleştirilmelerinde arada çok boşluklu saha kalması, kullanımlarında sakıncalar yaratmaktadır. Plastik saksılarda, buharlaşma yalnız saksı yüzeyinden olmasına karşılık, pişmiş toprak saksılarda buharlaşma hem saksı yüzünden ve hem de saksı kenarlarından olur. Pişmiş toprak saksılarda saksı kenarlarında gözeneklerden buharlaşma yolu ile su kaybı olurken sudaki kireç birikimleri ve çeşitli tuz artıkları yalnız saksının üst kısmında değil saksı kenarlarında birikerek ortamı alkalileştirir, bazı durum larda da kullanılan bir kısım gübreler ve fazla sulama etkileri ortamı asitleştirerek kenarların diğer saksılara kıyasla daha yoğun şekilde yeşil bir yosun tabakası ile kaplanmasına neden olabilir. Bu saksıların temizlenmesi zordur. Bunun için sak sı değiştirmelerinde bunları iyi sterilize etmek, suda yıkamak ve tel fırçalarla te mizlemek gerekir. Bu saksılarda kenarlar gözenekli olduğu ve kenarlardan buhar laşma yoluyla su kaybettikleri için su kayıpları ve dolayısıyle sulama ihtiyaçları plastik saksılardan fazladır. Buharlaşma esnasında çevresinde ısı absorbe ettikle ri için de çabuk soğurlar. Bu nedenle balkonlarda plastik saksılara nazaran soğuk lardan daha çok etkilenirler. Bunlarda, saksı kenarları suyu çektiği için devamlı rutubetli olur. Bu yüzden bitkinin saksı kenarlarına değen kök kısımlarında çürü meler yapabilir. Ancak fazla suyu daha kolay buharlaştırdıklarından plastik saksı lar gibi rutubeti fazla alakoymazlar. Bunun sonucu kırmızı toprak saksılar veya ahşap kasalar saksı ortamının rutubetini plastik saksılar gibi fazla tutmama yanın da iyi bir şekilde de dengelerler ve bu arada ortamın daha iyi havalanmasında et kin olurlar. Bu nedenle fazla suya hassas türleri için bunlar daha iyi bir ortam oluştururlar. Bilindiği gibi rutubet ve havalanma iç mekanlarda bitki yetiştirmele rinde daha kritik faktörlerdir. Eğer iyi döşenmiş bir salonda böyle bir pişmiş top rak saksının görünümü dekora uygun görülmüyorsa, bu takdirde bunu daha büyük olan seramik veya metal bir muhafaza saksının içine koymak düşünülebilir. Bu takdirde araya rutubetli yosun veya yaprak çürüntüsü koymak ortam rutubetini daha iyi koruma bakımından da fayda sağlar.
Bununla beraber çeşitli plastik saksıların hafifliği, taşıma kolaylığı, kırılma olasılığının azlığı, temizlenme ve dezenfeksiyonlannın kolaylığı (saksı dezenfek- siyonu bunlarda pişmiş toprak saksılar gibi buharla veya yüksek sıcaklıkla steri lize edilemez, bunlarda sterilizasyon kimyasal maddelerle yapılır) kullanımlarını gittikçe yaygınlaştırmaktadır.
Saksı değiştirmede her şeyden önce saksı ne zaman yani ne aralıklarla değiş tirilmelidir? sorusu akla gelir.
Saksı değiştirme gereksiniminin dış emareleri olarak, hastalık ve yer değiş tirme dışında, bitkide yaprak dökme, renk değiştirme, gelişmede yavaşlama ve köklerin saksının dibindeki drenaj deliğinden dışarı çıkmaya başlaması gibi işaretler sayılabilir. Fakat bu durumda en emin ve nihayi yol bitkinin kök toprağı ile saksıdan çıkarılarak yapılacak kök muayenesidir.
Bu kök muayenesi için, saksı toprağının dağıtılmadan bütünüyle saksıdan çı karılması gerekir. Çıkarmayı kolaylaştırmak ve toprak kitlesinin dağılmadan çı kartılmasını sağlamak için toprağın önceden biraz rutubetlendirilmesi uygun olur. Eğer kök sistemi saksı kenarında özellikle saksının alt 1/3'lük kısmında yoğun laşmış ise saksı değiştirme zamanı gelmiş demektir (Resim: 213 a). Aloe arbores- cens'de 1. resim toprak kitlesi kenarında açığa çıkan kök yoğunluğuna göre sak sı değiştirmenin henüz erken olduğunu, 2. resim de saksı toprağı, canlı ve sağlık lı kökler tarafından bol miktarda sarılmış, bu durum saksı değiştirmenin normal zamanının geldiğini belirlemektedir. 3. resim ise kök toprağı kenarında kökün çok yoğunlaşmış halde görünümü, saksı değiştirmede çok gecikilmiş bir durumu gös termektedir.
Kök yoğunluğuna göre zamanı gelmemiş bazı durumlarda, özellikle hasta veya kök çürümesine maruz kalmış bitkilerde de saksı değiştirme söz konusu ola bilir. Bu durumda hemen süre ve mevsime bakılmaksızın saksı değiştirme yapılır. Bunun için ortamın değiştirilip saksıya yeni bir harç hazırlamak ve saksıyı da de zenfekte etmek, bol suyla yıkamak ve temizlemek veya yeni bir saksı kullanıla rak, saksı değiştirme yapılmalıdır. Bu durumlarda hasta kökler uzaklaştırılır ve bitkide kök aleyhine bozulan kök/tepe dengesini sağlamak üzere tepe kuvvetle budanır.
Saksı değiştirme normal koşullarda, iç mekanlardaki hızlı büyüyen genç süs bitkilerinde her yıl, yaşlılarda ve yavaş büyüyenlerde ise birkaç yılda bir yapılır.
Resim: 213 a. Aloe arborescens'de.
1. Saksı değiştirilmesi erken
2. Saksı değiştirilmesi zamanı gelmiş
3. Saksı değiştirme zamanı gecikmiş
durumlar.
Orçun, E. Süs Bitkileri Cilt l'den.
Ancak kök gelişimi türler arasında da farklılıklar yaratır. Örneğin Cycas'da 3-4 senede bir kap değiştirilmesine karşılık, bir Chlorophytum bitkisi veya hızlı bü yüyen bir Begonya yılda iki defa saksı değiştirmeye müsbet cevap verir. Bu itibarla özel bölümde belirtilen gelişme farklılıkları bu konuda dikkate alınmalıdır.
Saksı değiştirmede genelde yeni saksı eski saksıdan 1 veya 2 numara daha büyük olmalıdır. Daha önce belirtildiği gibi saksılar üst iç çaplarına yani ağız ge nişliklerine göre 10, 12, 14 cm gibi genişliklere göre 10, 12, 14... ilah diye numa ralanır. Bu itibarla eskiden 12 numaralı saksıda olan bir bitki ertesi yıl 14 numa ralı saksıya alınacak demektir.
Genelde evlerde iç mekân bitkileri için küçük ve orta büyüklükteki saksılar uygundur. Bu konuda küçük bitkiler için 15-25 numara saksılar yeterlidir.
Ancak birçok durumlarda kolaylık olsun ve sık sık saksı değiştirmeye lüzum kalmasın veya bitki geniş saksıda daha kolay ve geniş kök yapsın diye büyük sak sılara meyil gözlenir. Bu sakıncalı bir yoldur. Zira, kap geniş olursa bitkinin kök lerini geliştirmesi gene belli bir hızla olur ve uzun zaman alır. Bu durumda saksı daki harcın büyük kısmından bitki kökleri uzun bir süre faydalanamayacak de mektir. Bu süre içersinde de sulama ile ilk planda istifade edilmeyen besin mad deleri yıkanıp gidecek ve kalan harç duruma göre fazla asitleşecek veya alkalen bir yapıya kolaylıkla dönüşebilecektir. Aynı zamanda lüzumsuz bir büyüklük gös teren iç mekanda, bitkilere ayrılabilecek kıymetli bir mekanın daha büyük kısmı nı işgal etmiş olacaktır. Hatta bu yüzden bugün, daha küçük saksılar kullanarak, suda erimiş gübrelerle takviye edilerek, bitkilerin küçük kaplarda ve mekanlarda beslenebilmeleri ve yetiştirilmeleri hedeflenmektedir. Bu durumda ancak ufak saksı toprağının kurumaması için her defasında az fakat sık sulama ve sıvı gübre lerle gübreleme gerekir.
Saksı değiştirmede süs bitkisinin kökünü içeren saksı toprağının dağılmadan saksıdan çıkarılması gerekir. Daha evvel saksı toprağının biraz nemlendirilmesi dağılmadan çıkarılmasında yardımcı olur. Şayet kökler tarafından sarılmış toprak kitlesi çıkmakta direniyorsa bitkiyi çekerek çıkarmaya çalışmamalıdır. Aksi hal de kökler zarar görüp toprak kitlesi dağılabilir. Bunun için saksının kırılarak kök lü toprak kitlesinin kökler zarar görmeden ve kitle dağılmadan çıkarılması yolu na gitmelidir. Bitkinin saksıdan usulüne göre uygun olarak çıkarılması işlemi için önce bitkinin kök boğazı üzerinde kalan gövde kısmının sol elin orta parmağı ile yüzük parmağı arasına alınması (Resim: 213 b-1) ve saksı ters çevrilirken sol elin avuç içinin de saksı toprağını tutması gerekir (Resim: 213 b-2). Bu sırada saksı sert bir yere örneğin çalışma tezgahının kenarına hafifçe vurulur. Böylece saksı toprağı dağılmadan bitki kitlesi saksı kenarından kurtularak ele gelir (Resim: 213 b-3,4). Toprağı ile çıkan kök fazla gelişmiş veya saksı kenarına sarmış ise bunlar budanarak, ezilmiş ve kopmuş kısımlar ve hayatiyetlerini kaybetmiş kök uçları kesilerek gerekli "kök tuvaleti" yapılır. Bu arada kalınca kök kesim yüzeyleri üzerine odun kömürü tozu serpilmesi de kök çürümelerine engel olucu bir tedbir olarak önerilir. Ayrıca bitkiye iyi bir form vermek ve alt kısımlarının çıplaklaşma sına engel olmak üzere, yan sürgünler ve tepede gerektiği ölçüde, zayıf gelişen sürgünlere de öncelik verilerek, boğum veya yaprak koltuğu üzerinden budanır. Bu sırada yeni saksı da hazırdır. Bu saksının hazırlanmasında daha önce kullanıl mış saksılar kullanılacaksa dezenfeksiyona ve sterilizasyona önem vermelidir. Ye ni saksı eğer pişmiş toprak saksı ise daha önceden 24 saat kadar kireç içermeyen bir suda bırakılarak rutubet çekmesine imkan vermek gerekir. Aksi halde kuru bir pişmiş toprak saksıya bitki dikildiğinde saksı kenarları bitki toprağının suyunu büyük ölçüde emer. Saksının hazırlanmasında dikkat edilecek diğer bir husus da, hangi tür saksı olursa olsun dibinde muhakkak yeterli bir drenaj deliğinin bulun masıdır. Bu konuda bazı seramik ve porselen saksılarda delik bulunmaması duru munda altta su toplanarak veya ıslak bir ortam oluşarak kökün çürüme riski artar. Saksı dibindeki deliğin bir saksı parçası veya bir çakıl ile kısmi olarak kapanma sı gerekir. Ayrıca Anthurium gibi kök çürümelerine hassas türlerde saksı altında birkaç cm kalınlıkta küçük çakıl veya saksı kırıklarından veya kaba kumdan bir drenaj tabakası oluşturmak da fayda sağlar.
Resim: 213 b. Saksı değiştirmenin başlıca safhaları.
Orçun, E. Süs Bitkileri, Cilt l'den.
Böylece hazırlanan yeni saksıya bitki, toprağı ile getirilerek istenen yüksek likte tutulur. Burada istenilen yükseklik esas itibariyle eski saksıdaki kök boğazı seviyesinin yeni saksıda da aynen muhafaza edilmesidir. Yani derin veya sığ ol mamalıdır. Ancak bazı istisnai türler biraz daha derine dikilebilir (örneğin Anthu- rium'lar). Sonra sağ el ile saksı kenarları ile köklü toprak kitlesi arasına ve gere kirse istenen seviyeyi korumak üzere saksı altına, biraz harçlı toprak konarak di kim tamamlanır. Eski toprak iyi değilse, kök toprağı biraz azaltılarak, taze toprak la takviye yapılması da faydalıdır. Saksı toprağı parmaklar ile üstten çepeçevre bastırılarak saksı üst kenarı ile toprak yüzeyi arasında bitkinin büyüklüğüne göre 1-2 cm bir sulama derinliği bırakılır. Gerektiğinde saksı tabanı birkaç kere tezga ha vurularak saksı toprağının daha iyi oturması sağlanır. Ancak saksı toprağı bas tırıldığında bitkinin kök boğazının yukarda kalmaması için, başlangıçta süs bitki sinin birkaç cm derin dikilmesinde fayda vardır. Böylece toprağa bastırınca da kök boğazı eski seviyesine gelir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bir husus, aşağı sarkan köklerin katlanmamasıdır. Bunun için gerektiğinde uzun kökler ke silerek uzaklaştırılır.
Dikimi takiben saksının tüm toprağı nemleninceye kadar sulanması gerekir. Sonra saksı fazla ışık seven bir bitki olsa dahi başlangıçta direkt olarak güneş ışı ğına çıkarılmadan kısmen veya türe göre tamamen gölge bir yere konur. İlk suyu takibeden sulamalar az az olmalı ve daha ziyade sık sık bitkiye su püskürtülmeli- dir. Ayrıca ilk 4-5 hafta kökler yaralarını kapamadan ve yeni kökler oluşmadan da bitkiye gübre vermemelidir. Aksi halde yaralı ve henüz intibakını tamamlamamış kökler kâfi hızla bu gübreyi sarfedemediği için fazla gelen gübre köklere zararlı etki yapar.
Saksı toprağının değiştirilmesi yanında, toprağın yerinde gevşetilmesi de önemli bir bakım tedbiridir. Bu iş uç kısmı sivri bir tahta çubukla çevreden itiba ren kök boğazına doğru çepeçevre, fazla derin olmayacak ve kökleri zedelemeye cek şekilde yapılır. Bu işin, biri vejetasyon devresi başında ilkbaharda, ikincisinin de kış başlangıcından olmak üzere yılda en az iki defa yapılması, bitkinin kökle rinin iyi havalanmasına ve gelişmesine müsbet etki yapar. Bu konuda ayrıca sak sı toprağının üst kısmının alınarak yeni toprak eklemesi de fayda sağlar.
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİ?İ
Prof Dr. Suat Ürgenç

