fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

İç Mekan Süs Bitkilerinde Sulama ve Su Püskürtme

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • İç Mekan Süs Bitkilerinde Sulama ve Su Püskürtme

    2.2.1.2.2. Sulama ve Su Püskürtme
    Süs bitkilerinin su ve nisbi rutubet gereksinimleri konusunda (Bkz. 2.2.1.1.3.) verilen bilgilerin ışığında yapılan sulama ve üzerlerine su püskürtme, bizi kaliteli ve iyi gelişmiş bitkilere sahip kılar.

    Sulamada nelere dikkat etmeli:

    1. Önce bitki türlerinin sulama istekleri bakımından farklılıklarını dikkate al malıdır. Örneğin bazı bitkiler gereken koşullarda günde birkaç kere (Cyperus gi bi), bazıları bir ay veya daha uzun süre sulanmadan yaşayabilirler (Kaktüs ve suk- kulent yani etli bitkiler gibi). Gene bazıları (eğreltiler gibi) günde birkaç kere üzerlerine su püskürtülmesi halinde buna çok iyi cevap verirken, bazıları da su püskürtmeden ender de olsa büyük zarar görürler (ekseri tüylü yapraklara sahip süs bitkileri. Örneğin Cezayir menekşesi ve Sinningia'lar gibi). Genellikle yaprakları geniş ve ince olan bitki türlerinin su ihtiyacı, yapraklan küçük ve kalın olanlardan daha fazladır.
    2. Aynı türün gelişme dönemlerindeki sulama ihtiyaçlan çok değişir. Geliş menin en fazla olduğu dönemde fazla, bitki çiçeklenmek üzere goncalar vermeye başladığı zaman daha az (aksi halde çiçekler daha açmadan dökülür), latent dev rede ise en az su verilir.
    3. Bitkiler yaşlandıkça, büyüdükçe, kök sistemi geliştikçe ve kökler saksıda yoğunlaştıkça sulama suyu arttırılmalı ve daha sık sulanmalıdırlar.
    4. Bitkinin bulunduğu ortam direkt güneş ışınlan alıyorsa, yüksek entansite- de, yapay ışık kullanılıyorsa ve kalorifer gibi ısıtıcılar mevcut ve etkin ise ve do layısıyla havadaki nem oram düşük, buna karşılık ortam sıcaklığı yüksek ise, su lama aralıklan daha sıklaşır ve verilen su miktan artar. Aksine serin ve soğk yer lerle, gölge ve nisbi rutubeti yüksek yerlerde suyun veriliş aralıklan fazla ve ve rilen su miktan az olur. Sulamanın sıklığı, havanın sıcaklığı ve nisbi hava rutube tine göre değişmesi yanında, bitkinin bulunduğu yerdeki hava sirkilasyonuna gö re de değişir. Zira yüksek hava sirkilasyonu, transpirasyonu arttırarak bitkilerin su sarfiyatını yükseltir. Böylece kapalı mekanlarda koridor ve antrelerde yer alan süs bitkilerini, köşe ve kuytu kısımlardakilere nazaran daha fazla sulamak gerekir.
    5. Saksı toprağı veya harcının türü de sulama miktar ve sıklığında etkilidir. Gevşek ve geçirgen harç materyali sulama periyodunu sıklaştınr.
    6. Saksı türü de sulamanın miktarında etkendir. Pişmiş olarak saksılar poröz satıhları dolayısıyle çok su kaybettiklerinden plastik, seramik ve cam saksılara nazaran daha fazla sulama gereksinimi gösterirler. Diğer taraftan ayni saksıda faz la kalmış ve saksısı küçük olan bitkiler daha sık sulanmalıdır.
    Süs bitkileri ne zaman sulanmalıdır:
    Genel kural olarak süs bitkileri akla geldiği zaman değil bitkinin suya ihtiya cı olduğu zaman sulanmalıdır.
    Bitkinin suya ihtiyacı olduğu nasıl anlaşılır? bu konuda saksı toprağının el ile nuayenesi iyi bir fikir verir. Saksı toprağının üstten 2-3 cm'lik kısmı el muaye- ıesine tabi tutulduğunda çok kuru ise, saksı toprağı saksı kenarından biraz ayrıl- rıış ise veya toprak daha açık bir renk gösteriyor ise, tamamen toprakla dolu ve >oşluklan bulunmayan saksıya dıştan vurulduğunda tınlama sesi çıkarıyorsa, bü- ün bu durumlarda saksının sulanması gerekiyor demektir.
    Sulamada kullanılan sularda hangi nitelikler aranmalı:

    Musluk suları genellikle hassas süs bitkileri için bazı sakıncalar yaratır. BunIarda kireçli olmaları hali en fazla görülen durumdur. Halbuki ekseri süs bitkile rinde suyun genellikle 4-5 pH derecelerinde olması ve bunun değişken bulunma ması idealdir. pH'ı yüksek alkali ve tuzlu sularla sulamalarda süs bitkilerinde sa rarmalar gözlenebilir. Özellikle kuyu kaynaklı musluk suları zararlı tuz eriyikleri dolayısıyle akar su kaynaklarından daha risklidir. Özellikle Aechmea, Bilber- gia\ax, Cryptanthus'lsLr, Guzmanialar, Nidularium,\üx, Tıllandsiae\dx, Vri esea' lar, ekseri Orchidea'lar ve Anthuriwri\ax, Camelia'lar ve Rhodedondron' 1ar, Açelyalar kireçli sulara karşı çok hassastırlar. Bu sulan kaynatmak ve dinlendir me suretiyle kireçsiz hale getirmek çok güçtür. Ancak bu konuda bazı antma ci hazları ve kimyevi maddeler (örneğin 1 İt suya 2 gr Fe So4 veya KH (Co3) ilave si ve oda sıcaklığında bir süre bekletmek) önerilmektedir.

    Musluk sulan klor bakımından da riskli olmaktadır. Bu konuda orkideler en hassas olanlandır. Böyle durumlarda suyun kaynatılması veya buzdolaplanndaki defrost suyun kullanılması önerilir. İkinci tedbir kaynatmadan daha iyidir. Aksi takdirde kaynatma esnasında suyun oksijen ve Co2'i de büyük ölçüde uçup git mektedir.
    Bu konuda yağmur suyu; kireçsiz oluşu, oksijen zenginliği, hafif asit veya nötral oluşu ve bazı besin maddelerini içermesi bakımından süs bitkileri için en ideal sudur.
    Ayrıca kışın kullanılan suyun soğuk olmaması, 14-20°C'lik bir sıcaklığa sa hip bulunması istenir. Yalnız soğuk sera (limonluk) ve soğuk iç mekanlarda latent devreyi geçiren süs bitkilerine bu derecelerde su verilmesi onlann erkenden geliş meye başlamasına neden olacağından sakıncalıdır. Onlann sulama suyu yukarda belirtilen minimal su sıcaklığının biraz altında olması önerilir.
    Sulamanın miktar ve aralıkları ne olmalıdır:
    Birçok iç mekân süs bitkileri haftada bir defa bütünüyle ıslatılmaya müsbet cevap verirler. Sulama her defasında saksı toprağı tamamen rutubetlendirilecek ölçüde yapılmalıdır. Her defasında az su vermek suretiyle sık sulama da yapıldı ğı takdirde toprağın bazı kısımları susuz kalabilir. Ancak su gibi fazla sulama da sakıncalıdır. Birçok amatör kişi saksıya ne kadar bul su verilirse bitkinin o kadar iyi bir gelişme yapacağı yanlış kanaatini taşır. Bunlar saksı tabağında da devamlı su kalmasında bir sakınca görmezler. Ancak pek az tür böyle bir duruma dayana bilir. Bol su saksı toprağındaki hava boşluklarının su ile dolup yok olmasına yol açtığından köklerin havalanma ve oksijen alımı aksar ve böylece kök çürümeleri zamanla ortaya çıkar. En azından bitki iyi bir gelişme göstermez. Özellikle yeter li bir saksı drenajı olmayan durumlarda da bitki süratle ölüme gider. Bu çürüme ler bazı türlerde (örneğin Kaktüslerde) çok sık gözlenir. Ancak sulamada kullanılacak suyun miktarı ve sulama aralıkları konunun başında belirtilen birçok faktör dikkate alınarak ve zamanla deneyim kazanılarak kestirilebilir. Böylece zamanla da parmak ucu ile nemi iyi tahmin edip ölçer bir duruma gelinir. Bu konuda yar dımcı olan bazı rutubet ölçerler de kullanılmaktadır. Bunlar oldukça basit şekilde toprağa saptanan kısımları ve taksimatlı göstergeleri ile takribi de olsa bir fikir ve rebilirler.
    Sulamanın miktar ve aralıkları türlere göre değişmekle beraber genellikle kı şın 3-4 günde bir, yazın ise her gün veya iki günde bir olması önerilir. Ancak da ha önce verilen bilgilerin ışığında farklılıklar dikkate alınmalı ve belirtilen kont­rol yöntemlerine göre bu ayarlanmalıdır.

    Sulama ne zaman yapılmalıdır:
    Kaide olarak günün sıcak saatlerinde sulama yapılmaz. Bitkilerin geliştiği ilkbahar ve yaz aylarında akşam üzerleri sulama yapılması uygun olur. Yazın gün de iki sulama yapılan durum ve türlerde ilk sulama sabah erken saatlerde ve ikin ci sulama da akşam üstü yapılır. Latent devrede sulama oldukça aralıklı olarak ve öğleden önce yapılmalıdır.
    Sulama nasıl yapılmalı:
    Bu sorunun cevabı kısmen sulamanın miktar ve sıklığı belirtilirken verilmiş olmakla beraber, sulama yaparken suyu birdenbire vermemeye özen göstermeli dir. Su saksıya toprağı oymayacak şekilde yavaş yavaş verilmelidir. Özellikle uzun süre kuru kalan bir saksıya birdenbire hızla verilen su, toprağa nüfuz ede meden saksı kenarında oluşmuş olan aralık ve toprak çatlaklarından akarak gider. Hatta böyle durumlarda bitkiyi saksısı ile suya batırarak sulama uygun olur. Ger çekte yazın geniş, çalı tipli süs bitkilerinde iyi drene edilmiş saksılara sahip olma ları şartıyla, bitkiler içinde su bulunan bir kaba batırılarak yaklaşık onbeş dakika kadar tutulduğunda pek çok hava kabarcığı çıkararak toprağa suyun iyi nüfuz et tiği görülür. Sonra bu saksı hiç su sızmayacak kadar kurumaya terkedilir ve daha sonra eski yerine yerleştirilir. Su süzüldükçe yerini taze hava alarak köklere daha uygun bir ortam böylece hazırlanmış olacaktır. Sulamada tüylü yapraklara sahip süs bitkilerini sularken, yapraklara suyun değmemesine özen gösterilmelidir. Bunlarda saksı tabağından sulama da sözkonusu olabilir. Genellikle saksı topra ğı, orta boyuttaki saksılarda, saksı kenarından 3 cm kadar aşağıda olması sulama bakımından kolaylık sağlar. Bunların saksı kenarına kadar su ile doldurulması, toprağın suyu yavaş yavaş ve yeterli ölçüde alarak her tarafının sulanmasını müm kün kılar.
    Tatile çıkıldığında bir yere bırakılması mümkün olmayan bazı süs bitkilerini bahçede gölge bir yerde rutubetli bir toprağa saksısı ile gömmek ve etrafını malç- lamak bir süre muhafazasını sağlar. Ancak kapalı mekanlarda tutma zorunluğu var ise, bu takdirde saksılar gene gölge bir yere alınabilir, sonra geniş, içinde su bulunan kaba, içindeki suyu emmek üzere bir emici havlu kâğıt yerleştirilir. Bu kâğıdın diğer yansı da rutubetten etkilenmeyecek bir zemin üzerine serilir ve bu nun üzerine saksılar yerleştirilerek emici havlu kâğıt vasıtasıyla bitişik kaptan saksılann rutubet almaları sağlanabilir (Resim: 214 a). Bu iş bir küvete su konup altta eski gazeteler, üzerine de su çeken tuğlalar yerleştirip bunun üzerine de sak sılar konarak da (Resim: 214 b), süs bitkilerinin evde bulunulmayan bir süre için su gereksinimleri karşılanabilir. Bu konuda bazı fitillerden de faydalanılabilir (Resim: 214 c). Çok basit ve oldukça kaba fakat pratik bir yöntem de, türe uygun genişlikte akış deliği oluşturacak tarzda saksının hacmine uygun yeterli büyük lükte bir pet veya cam şişenin su dolu olarak ters şekilde saksı toprağına saplan- masıdır. Bu çok basit yöntem Kaktüsler ve bazı suya hassas türler dışında olduk ça pratik olmaktadır.


    Bitkiler doğrudan su ile temas halinde de yetiştirilebilir. Bu su kültürü (hid- rokültür) yöntemi ile sağlanabilmektedir. Bu yöntemde diğer klasik yöntemde ol duğu gibi, kökleri zamanla sıkıştırıp gelişmeyi aksatabilecek bir toprak ortamı kullanılmamaktadır. Kökler besin maddelerini doğrudan su içinden erimiş olarak almaktadırlar. Ancak bitkileri dik ve sağlam tu tan bir ortam ihtiyacı ise sert, pişmiş kil tabletle ri kullanılarak sağlanır. Bunlar, su alıp şişerek toprak gibi kökleri tutan sıkı bir ortam oluşturur lar. Yöntemin uygulanmasında iç içe geçmiş iki kap veya saksı gerekir. İçteki kap yanlardan ve alttan açıktır. Süs bitkisi bu saksıya dikilmeden önce köklerini saran toprak yıkanarak kökler arasında hiçbir toprak parçası kalmayacak şekil de tamamen temizlenir (Resim: 215 üst). Delikli olan iç saksının altına 3-4 cm kalınlıkta olacak şekilde bu kil tabletleri ile bir tabaka oluşturulur. Bitki kökleri buna değecek şekilde askıda tutu­lup dört bir yanından kenarlardan saksı cidarları ile kökler arasındaki boşluğa kil tabletleri dökü lerek köklerin bu kil tabletleri ile sıkıca kavran ması ve dik durması sağlanır (Resim: 215 orta). Sonra saksı ılık suda çalkalanır, bu suretle tablet ler yeterli suyu alarak şişerler ve bitkinin sıkıca kaba tutunmasını sağlarlar. Bunu takiben delikli iç kap hiçbir deliği bulunmayan dış kabın içine konur (Resim: 215 alt) ve dış kap, üzerinde gös terilen seviyeye kadar su ile doldurulur. Bu du rumda kökler su içinde kil tabletler arasında ser best kalırlar. Bu kil tabletleri besin maddeleri içermeyip yalnız bitkinin saksıda dik durmasını sağlamaktadır. Bu nedenle dış kabın suyuna za man zaman gerekli besin elementleri erimiş hal de ilave edilir. Bu besin maddeleri tabletler şek linde olmaktadır. Ancak suyun 6 haftada bir de ğiştirilmesi ve bu sürenin azaltılmaması kök so lunumu için suda yeterli oksijeni sağlamak üze re lüzumlu görülmektedir. Bu sürenin daha az tutulması tercih edilmelidir. Bu konuda kil tabletlerı gibi su alınca (onlar gibi sertleşmemekle beraber) koyu pelte kıvamına gelerek kökleri tutan diğer, renklerine göre farklı bes leme güçleri olduğu belirtilen bazı materyal de ülkemizde satılmaya başladığı gi bi, içinde su göstergesi bulunan su kültürü (Hidrokültür) için yukarda belirtilen saksılar da malzemesi ile birlikte satılmaya başlamıştır.
    Su püskürtme yöntemi ile süs bitkilerinin nemlendirilmesi
    îç mekanlarda yetiştirilen süs bitkileri özellikle tropik ve suptropik orijinli türler, düşük hava nemine karşı çok hassastırlar. Buna karşılık yazın güneş etkile ri, kışın kalorifer ve diğer ısıtma sistemlerinin oluşturduğu yüksek sıcaklıklar ha vadaki nemi büyük ölçüde düşürerek havayı kuruturlar. Bitkilerin iyi gelişmesi için türlere göre değişen nisbi hava rutubeti gereksinimi hakkında daha önce ve rilen bilgiler ışığında normal şartlarda hava nisbi rutubetinin kışın % 50-60 olma sına ve bunun % 40'm altına düşmemesine özen gösterilmelidir. Bunu sağlamak üzere bitkilere zaman zaman su püskürtülmesi önerilir. Böylece bitkiler daha can lı bir görünüm ve daha iyi bir gelişme sağlarlar. Özellikle saksıları yeni değiştiril miş veya vejetatif üretme objesi olan çelik v.s. saksıları ve yeni aşılı bitkiler için su püskürtme, çok daha hayati önem taşır. Ancak günün her saati, sık sık yapılan ve türler arasındaki farklılık dikkate alınmadan uygulanan bir su püskürtme ise birçok defa, fayda değil zarara neden olur. Özellikle bu sık püskürtmeler çeşitli mantarların üremesi için çok müsait bir ortam yaratabilir. Ayrıca Afrika menekşe si gibi tüylü süs bitkilerine su püskürtme işlemi yapraklarda rutubeti fazla tutma ya neden olduğu için sakıncalıdır. Su püskürtmeye iyi cevap veren bitkilerde da hi büyümenin bazı devrelerinde çiçekler ve tomurcuklara suyun püskürtülmesi, onlarda bazı leke ve çürümelere neden olabileceği hesaba katılmalıdır. Bu itibar la bu çiçek ve tomurcukların püskürtme dışı tutulması isabetli olur. Ayrıca püs kürtülen suyun kireçli olması da yaprak yüzlerinde ince bir kireç tabakası oluştur duğu ve bunun gözenekleri tıkayarak fizyolojik güçlükler yaratabildiği veya yer yer kötü görüntüler sergileyen lekelerin oluşmasına yol açtığı bilinmektedir. Bu konuda da en elverişli suyun yağmur suyu olduğu açıktır. Püskürtülecek suyun, kışın oda sıcaklığına uygun olmasına da itina edilmelidir.

    Su püskürtme sıcak ortamlarda bir defa öğleden evvel (tercihen sabah) ve bir defa da öğleden sonra olmak üzere günde iki defa yapılması önerilir. Gündüz sa atlerinde yapılan püskürtmelerin daha ince zerreler halinde olması ve damlacık lar halinde yapılmaması istenir. Akşam üstü yapılacak püskürtmelerde de gece bitkisinin yapraklan kuru kalacak şekilde bir püskürtme öngörülmelidir. Su püs kürtme işi esnasında çeşitli möble ve diğer ev eşyalan ile duvarlann ıslanmama sı için bitkilerin balkon veya banyoya getirilerek, orada bu iş için kullanılan ve pi yasada mevcut çeşitli püskürtücülerle işlemin yapılması ve damlamalar durduk tan sonra saksının yerine getirilmesi uygun olur. Nakli zor olan durumlarda hiç olmazsa radyatörler üstüne takılabilen süslü su kaplan veya elektrikle ısıtılıp sa lonun nisbi rutubetini yükselten bazı ekipmanlar yardımı ile hava rutubeti yüksel tilerek su püskürtmenin yerine bu kabil yöntemlere başvurabilir. Aynca bu konu da yapraklann ıslak bir sünger veya bez ile silinmesi de nemlendirmede müsbet etki yapar.
    FİDANLIK VE YETİ?TİRME TEKNİ?İ
    Prof Dr. Suat Ürgenç
Working...
X