fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Vegetatİf (eŞeysİz) Üretİm

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Vegetatİf (eŞeysİz) Üretİm

    2.2.1 TANIMI VE KULLANIM NEDENLERİ
    Bitkilerin kökv e sürgün oluşturabilen veya başka bir bitki ile kaynaşıp
    gelişebilen beden parçaları veya kol, soğan ve yumrular gibi özelleşmiş
    vegatatif organlar ile yapılan üretmeye "Eşeysiz üretme" denir. Bu amaçla
    kullanılan beden parçaları genellikle genç sürgünler, kollar, kökler ve
    yapraklardır.
    Vegetatif (eşeysiz) üretim, iç mekan süs bitkileri yeşitriciliğinde tohumla
    üretmeye oranla çok daha kolay az zamana gereksinme gösteren ve bu nedenle
    yeğlenen üretim biçimidir. Özellikle nitelikli tohum sağlamanın güç olduğu
    tohumla üretmenin çok fazla zamana gereksinme gösterdiği durumlarda ve zor tohum
    bağlayan bitkilerde eşeysiz üretim yöntemlerine baş vurulur, bu yöntemin
    yeğlenme nedenlerinden biri başkası da eşeysiz üretimin yeni bitkilerin genetik
    yapısında herhangi bir değişiklik oluşturmaması ve ana bitkinin tohum
    özelliklerinin yavru bitkilerde de ortaya çıkmasıdır.
    Eşeysiz üretim yönteminde süs bitkileri eğer başka bir bitkinin kökleri üzerinde
    üretiliyorsa bu aşı ile üretme olarak adlandırılır.
    Bitkiler başka bitkilerin yerine kendi kökleri üzerinde de üretilebilirler.
    Çelikle, daldırma ile, özelleşmiş vegetatif organlarla üretmeler bitkileri kendi
    kökleri üzerinde üretme yöntemlerine örneklerdir.
    2.2.2. ÇELİK İLE ÜRETİM
    TANIMI
    Bir bitkinin gövde, değişikliğe uğramış gövde, yapraklar veya kökler gibi
    vegatatif organlarının ana bitkiden kesilip ayrılarak uygun çevre koşullan
    altında başka bir yerde köklendirilmesine "Çelikleme" veya çelikle üretim adı
    verilir.
    Köklü yeni bir birey elde etmek amacıyla bitkilerden kesilen beden parçalarına
    ise çelik denir. Gövde ve yaprak çeliklerinde kök oluşumunu, kök çeliklerinde de
    sürgün oluşumun sağlayıcı önlemler alınır.
    Çelikle üretim yöntemi, muhtemelen vegetatif üretimin en geniş uygulanan
    tipidir. Bu yöntem, küçük beden parçalan ile çok sayıda, aynı kalıtsal yapıda
    bir örnek yeni bireyler elde etme olanağı sağlar ve bu yöntemle bireyler kendi
    kökleri üzerinde yetiştirilirler.
    Bu üretim yöntemi, ucuz, çabuk ve basit olup, pahalı ve güç bir uygulama olan
    anaç ve aşı sorununu ortadan kaldırır.
    ÇELİK ÇEŞİTLERİ
    Çeşitli tipte çelik yapmak ve bunları bitkiden alındıkları organlara göre
    sınıflamak olanaklıdır.
    - Gövde çelikleri
    - Odun Çelikleri
    - Yarı Odun (veya yarı olgun) çelikler
    - Yumuşak odun (veya tepe) çelikleri
    - Yaprak çelikleri
    - Göç çelikleri
    - Yaprak - göz çelikleri
    - Kök çelikleri
    GÖVDE ÇELİKLERİ
    Gövde çelikleri en önemli çelik tipi olup, hazırlamalarında kullanılan odunu
    doğal özelliklerine göre odun, yarı odun (veya yarı olgun) ve yumuşak odun (veya
    tepe) çelikleri olmak üzere üç grup altında toplanır. Gövde çelikleri ile
    üretmede yan veya uç gözleri içeren sürgün parçaları alınır. Bunlar özel
    koşullar altında adventif kökler oluşturur ve böylelikle bağımsız bir bitki elde
    edilir.
    İç mekan süs bitkilerinin büyük bir bölümü yumuşak odun (tepe) çelikleri ile
    üretirler. Çok az bir kısmı odunsu veya yarı - odunsu bir yapıya sahiptirler.
    ODUN ÇELİKLERİ
    Vegatatif üretimin en ucuz ve en kolay uygulanabilen yöntemlerinden biridir.
    Kolaylıkla hazırlanır, çabuk bozulmak ve gerektiğinde güvenle uzak yerlere
    gönderilebilirler.
    Bu çelikler bir yaşlı dallardan ve Ekim-Mart ayları arasında, yani bitkilerin
    kış dinlenme dönemi içerisinde hazırlanırlar.
    Üretim materyali olarak kullanılacak odun çelikleri sağlıklı, güçlü ve güneşte
    büyüyen bitkilerden alınmalıdır. Çelik yapılacak sürgünlerin boğum araları çok
    uzun veya kısa olmamalı, obur dallar ile küçük ve zayıf büyüyen uç
    sürgünlerinden çelik yapılmamalıdır. Orta kkalınlık ve güçteki dallar çelik
    yapımında en çok istenilen kısımlardır.
    Odun çelikleri, üretmeye alınan türlere göre değişmekle birlikte, genel olarak
    15-30 cm. uzunluğunda hazırlanırlar. Çapları yine türlere bağlı olarak 0,6-2,5
    cm. olabilir. Çelikler en az iki göz içermeli; dip kesimleri gözlerin hemen
    altından, tepe kesimleri gözlerin 1,5-2,5 cm kadar üzerinden yapılmalıdır.
    Çeliğin dip kısmı düz, tepe kısmı ise üst gözün karşıt yanından eğimli olarak
    kesilir. Bu şekilde hazırlanan Çelikler "adi" çelik adını alır. Çelikler eğer
    daha yaşlı bir gövdenin kısa bir parçasıyla birlikte alınırlarsa "dipçikli",
    yaşlı odunun küçük bir parçasını içerirlerse "ökçeli" çelik olarak
    adlandırılırlar.
    Çelik alındıktan sonra dip kısmındaki yaprakları koparılır. Köklendirme ortamına
    dikilmeden önce 24 saat düşük konsantrasyonda (örneğin 20 ppm) bir hormon
    uygulanması köklenme oranını artırmaktadır. Çelikler, köklendirme yastıklarına
    eğimli bir şekilde ve boylarının yarısı veya üçte ikisi harç içerisine gömülmek
    suretiyle dikilirler. Dikimden sonra çelikle ortamın birbirine iyice temas
    etmesini sağlamak için çeliklerin dipi hafifçe bastırılır. İyice sulandıktan
    sonra, köklenme oluncaya değin kurumayı önlemek amacıyla ortamın üzeri cam veya
    polietilen örtü ile kapatıır. Köklenme süresince tabanda 18-21°c dolayında bir
    sıcaklık sağlandığı takdirde, çelikler 5-6 haftada köklenirler.
    iç mekan bitkilerinden odun çelikleri ile üretmeye en tipik örnek olarak
    Bougainvillea glabra verilebilir.
    YARI-ODUN VEYA YARI-OLGUN ÇELİKLER
    Bu tip çelikler, genellikle yaz aylarında büyümeninhemen başlamasından sonra ve
    yeni sürgünler kısmen odunlaşınca alınır. Bunların dip kısımları hafif odunsu ve
    kahverengi, diğer yarısı ise yeşil ve yumuşaktır
    Çelikler, tepe kısımdaki yapraklar çok geniş ise, su kaybını azaltmak ve
    köklendirme yastıklarındaki yer darlığını önlemek içinkesilerek küçültülür.
    Çelikleri hazırlamada genellikle sürgün uçları kullanılırsa da, sürgünlerin daha
    alt kısımları da çoğunlukla köklenirler.
    Yarı-odunsu çelikler, yaklaşık olarak boylarınınyarısına veya üçte bir oranına
    değin harca daldırılmalı; köklendirme ortamı genellikle hacim olarak eşit
    miktarlardaki turba ve kaba kum karışımından oluşmalıdır. Yapraklı yarı-odunsu
    çeliklerin fazla nemli koşullarda köklendirilmeleri zorunludur; çeliklerin dip
    kısımlarının sıcak tutulması, gölgeleme yapılmasıv e köklenmeyi uyartıcı
    maddelerle muamelesi de yararladır.
    Yarı-odunsu çeliklerle üretilen iç mekan süs bitkilerine örnek olarak Beloperone
    guttata, Camellia japonica, Citrus mitis, Punica granatum nana, Rhododendron
    simsii gösterilebilir.
    YUMUŞAK ODUN VEYA TEPE ÇELİKLERİ
    Bu tip çelikler bitkilerin yumuşak ve etkil yeni ilkbahar sürgünlerinden alınır.
    İki veya daha çok boğumlu olup, gövdenin yalnızca 7,5-10 cm. uzunluğundaki uç
    kısmını içerirler.
    Genel olarak, diğer çelik çeşitlerine oranla tepe çelikleri daha kolay ve daha
    çabuk köklenir, ancak daha çok özen ve donatıma gereksinim duyarlar. Tepe
    çelikleri her zaman yapraklı olarak hazırlanır ve bu nedenle de nemi fazla
    yüksek yerlerde köklendirilir. Köklenme süresince ortam sıcaklığı türlere bağlı
    olarak değişmekle birlikte, genel olarak 18-21°C dolayında tutulmalı, sıcaklık
    tomurcukları içeren üst kısımda biraz daha düşük düzeyde olmalıdır. Tepe
    çelikleri de köklenmeyi uyartıcı maddelerle muameleye belirgin olarak olumlu
    yanıt verirler.
    Tepe çeliklerinin hazırlanmasında ana bitkiden çelik yapılacak sürgün tiplerinin
    seçilmesi önemlidir. Çabuk büyüyen, yumuşak ve gevrek sürgünler, daha
    köklenmeden çürüme eğiliminde oluşları nedeniyle istenmezler. Öte yandan, yaşlı
    ve odunsu gövdelerde de köklenme çoğu durumlarda yavaştır. En iyi çelik
    materyali bir dereceye değin bükülebilmeli, ancak birdenbire büküldüğünde
    kırılacak olgunlukta olmalıdır. Bitkinin tam güneş gören kısımlarında orta bir
    büyüme hızı gösteren dallar, çelik yapımı için en uygun dallardır.
    Tepe çeliklerinde taban kesimi gözen hemen altından yapılır. Dip kısımdaki
    yapraklar büyükse, su kaybını azaltmak ve köklendirme yastıklarında yer
    darlığını önlemek için yapraka lanı küçültülmelidir. Bununla birlikte çok iyi
    bir kök oluşumu sağlamak için, solmaya olanak vermeyecek, olabilen en fazla
    yaprak düzeyini korumak gereklidir. Ayrıca, çeliklerin üzerindeki tüm çiçek
    gözleri körletilmelidir.
    Tepe çeliklerinde dikim derinliği boylarının yarısı veya üçte biri kadardır.
    Köklenme süresince istenilen nem ve sıcaklık koşullan sağlandığı takdirde,
    çelikler 2-4 hafta gibi kısa bir sürede kök oluştururlar.
    Önce de belirtildiği gibi, iç mekan süs itkilerinin çoğu tepe çelikleri ile
    üretilebilmektedir.
    YAPRAK ÇELİKLERİ
    Yaprak çelikkleri, yaprakları geniş ayali ve köklenebilme yeteneği olan
    bitkilerde yapılır. Sözgelimi Begonia rex. Crassula arborescens, Echeveria
    derenbergii, Peperomia caperata, saintpaulia ionantha, Sansevieria trifasciata
    ve Sinningia speciosa bu yöntemle kolaylıkla çoğaltılabilir.
    Bu tip çelikle yeni bir bitki elde etmek için yaprak ayası ve onunla birlikte
    yaprak sapından yararlanılır. Birçok durumlarda, ana yaprığın tabanından
    adventif kökler ve bir adventif sürgün oluşur. Bu orijinal yaprak, yeni bitki
    üzerinde canlılığını ender olarak korur.
    Yaprak çelikleri ile üretmenin bir tipi SAnsevieria trifasciata bitkisiyle
    gösterilmiştir. Uzun sivri yapraklar şekilde görüldüğü gibi 7,5-10 cm. uzunlukta
    parçalara ayrılır. Bu yaprak parçalan uzunluklarının yarısına veya dörtte üçüne
    değin köklendirme ortamına sokulur, bir süre sonra yaprak parçasının tabanında
    yeni bir bitki oluşur. Sansevieria'nın kenarları sarı şeritli formu S.
    trifasciata 'Laurentii' yaprak çeliği ile üretlidiği takdirde yeşil yapraklı
    form elde edilir. Bu, yaprak çeliğinden kendisine benzir tip oluşturmayan bir
    periklinal himeyreye örnekktir. Ana karakterlerini koruyabilmek için üretme,
    orijinal bitkiyi bölerek yapılmalıdır.
    Etli, kalın yapraklara sahip olan begonia rex'in yaprakç elikleriyle
    üretilmesinde çeşitli yöntemler uygulanır. Olgun yapraklar sapı ile birlikte
    alınır, yaprığın alt yüzündekidamarların birleştiği yerler bıçağın ucu ile
    çizilir. Bu işlemden sonra çizilen damarlar, yani yaprığın alt ayası toprakla
    temas edecek şekilde nemli köklendirme ortamı üzerine yatırılır. Yaprak sapı da
    kuma gömülür. Damarların toprakl atemasını sağlamak için yaprağın üzerine hafif
    bir ağırlık (çakıl taşı vb.) konur. Köklendirme ortamının sürekli nemli
    kalmasını sağlamak için üstü bir cam veya polietilen örtü ile kapatılır, ayrıca
    üzeri kağıt vb. bir materyalle gölelendirilir. Ortam sıcaklığı ortalama
    21-24°C'de tutulduğu takdirde, yaklaşık 3-4 hafta içerisinde her damarın
    kesildiği noktada yeni bitkiler oluşur. Eski yaprak ayası giderek kurur. Bu
    sürgünler 2-3 yaprak olunca köklendirme ortamından alınarak büyüme kompostu ile
    doldurulmuş küçük saksılara şaşırtılırlar.
    Uygulanan başka bir yöntemde alınan yapraklar yaprak damarları ortada kalacak
    şekilde 2-3 cm2 büyüklüğünde üçgen parçalara ayrılır. Toprağa girecek kısmında
    birparça sapın birleştiği kısımdan bulunması gerekir. Daha sonra bu parçalar
    köklendirilmek üzere y üzeysel bir şekilde hafifçe ortam içerisinde daldırılır.
    Daha değişik bir yöntemde ise alınan yaprak yaklaşık olarak 2,5x2,5 cm.
    büyüklüğünde ve damarları ortada kalacak şekilde parçalara ayrılır. Bu parçalar
    nemli köklendirme ortamı üzerine (damarlar toprakla temas edecek şekilde)
    yatırılır. Yaprığın toprakla iyice temasını sağlamak için üzerine birkaç küçük
    taş konur. Her parça kökçük ve sürgün vererek yeni bitkiyi oluşturmuş olur.
    Saintpaulia ionantha tam bir yaprak (yaprak ayası ve yaprak sapı), yaprak ayası
    veya yalnızca yaprak ayasının bir kısmından yapılabilen yaprak çeliklerinin bir
    örneğini oluşturmaktadır.
    GÖZ ÇELİKLERİ
    Bunlar küçük, olgunlaşmış ve yapraksız gövde parçaları olup; anaç bitki
    gövdelerinin her parçada bir göz bulunacak şekildekesilmesi ile oluşurlar.
    Özellikle üretim materyalinin çok kısıtlı olduğu koşullarda bu yöntem tercih
    edilir.
    Göz çelikleri ile üretmede, çelik alınacak bitkilerin iyi gelişmiş, uzun
    gövdelere sahip olmaları gerekir. Gövdeler 4-5 cm. uzunluğundaki parçalar
    halinde, her parça bir uyuyan göz bulundurulacak şekilde kesilir (Genellikle
    gözün 2'şer cm. üstünden ve altından enine kesim yapılır). Çelikklerde çürümenin
    önlenmesi için yara yerlerine odun kömürü tuzu serpilmesi gerekir. Çelikler göz
    yukarı bakmak üzere kökiendirme yastıklarına yatay bir şekilde ve yarısı harç
    içerisine gönülmek suretiyle dikilir. Daha sonra yastıkların üzeri cam veya
    polietilen örtü ile kapatılır.
    Göz çelikleri tepe çeliklerine oranla daha uzun zamanda köklenir ve daha yavaş
    gelişirler. İyi köklenmiş. sürgün vermiş bulunan çelikler daha sonra içerisinde
    büyüme kompostu bulunan küçük (8 cm.lik) saksılara şaşırtılır. İleri kültür
    seralarda 24-27°C sıcaklıkta ve yüksek orantılı nemde yapılır.
    Göç çelikleri ile üretilen iç mekan bitkilerinden başlıcaları Aglaonema
    commutatum. Dieffenbachia Maculata. Dracaena deremensis. monstera deliciosa ve
    Philodendron erubescens şeklinde sayılabilir.
    YAPRAK - GÖZ ÇELİKLERİ
    Bu tip çelikler, yaz mevsimi boyunca bitkiler aktif büyüme halinde iken alınan
    göz çeliklerinin formları olup; bir yaprak ayası, yaprak sapı ve üzerinde göz
    bulunan kısa bir dal parçasından oluşurlar. Çelik, Camellia japonica'da olduğu
    gibi, gövde yüzeyinden çıkarılan yarım ay şeklinde bir kısım da olabilir.
    Yaprak-göz çeliklerinin, yaprak çeliği halinde kök yapıp da sürgün oluşturamayan
    türler açısından özel önemi vardır. Böyle durumlarda, yaprak sapının alt
    tarafından bulunan göz gerekli sürgün oluşumunu sağlar.
    Genellikle gövde çelikleriyle üretilen tropik iç mekan süs bitkilerinden
    bazıları (sözgelişi Camellia japonica ve Ficus elastica) yaprak-göz çelikleriyle
    üretilebilirler.
    Bu yöntem, özellikle üretim materyali az olduğu durumlarda önemlidir. Çünkü aynı
    miktar ana materyalin gövde çeliği olarak kullanılmasına oranla, en az iki kat
    daha fazla yeni bitki elde edilecektir. Her göz bir çelik olarak kullanılmasına
    oranla, en az iki kat daha fazla yeni bitki elde edilecektir. Her göz bir çelik
    olarak kullanılabilir. Yaprak-göz çelikleri, gözleri iyi oluşmuş, sağlıklı
    yaprakları aktif olarak büyüyen materyalden yapılmalıdır.
    Kesim yüzeyine köklenmeyi uyarıcı madde uyguanması, kök oluşumunu hızlandırır.
    Bu çelikler, köklendirme ortamına, göz toprak yüzünden 1-1,5 cm. aşağıda kaacak
    şekilde yerleştirilmelidir. Daha kısa zamanda köklenme sağlamak için yüksek nem
    sağlanmalı ve köklenme ortamı ısıtılmalıdır.
    KÖK ÇELİKLERİ
    Bu çelikler, bitki köklerinin depo maddeleri yönünden çok zengin olduğu dinlenme
    döneminde (özellikle Kış sonu veya erken ilkbaharda) alınırsa çok başarılı sonuç
    elde edilebilir.
    Kök çelikleriyle üretme çok basittir, kökler 2.5-5 cm. uzunluğunda kesilerek
    köklendirme ortamınınyüzeyine yatay olarak serilir. Sonra bunların üzeri 1-1.5
    cm. kalınlığında harç tabakası ile kapatılır. İyice sulandıktan sonra, çelikler
    kökleninceye değin kurumayı önlemek amacıyla ortamın üzeri bir cam veya
    polietilen örtü ile kapatılır, ayrıca gölgeleme yapılır, kısa bir süre sonra
    adventif sürgünler oluşur.
    iç mekan bitkilerinde kök çelikleri ile üretmeye en tipik örnek olarak Begonia x
    tuberhybrida verilebilir.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Çeliklerde KÖKLENDİRME ORTAMLARI

    Köklendirme ortamlarının temel işlevi, köklenme süresince çelikleri yerlerinde
    tutmak, çeliklere su ve hava sağlamak şeklinde özetlenebilir.
    Uygun bir köklendirme ortamı, iyi bir havalandırmayı sağlayacka poroziteye
    (gözenekliliğe) ve yeteri kadar su tutma yeteneğine sahip olmalıdır. Bu ortamın
    zararlılardan ve hastalık etmenlerinden arındırılmış olması da gerekir.
    Kullanılan köklendirme ortamının, yalnız çeliklerin köklenme oranı üzerine
    değil, aynı zamanda oluşacak kök sisteminin tipi üzerine de büyük ölçüde etki
    yaptığı bilinen bir olgudur, sözgelişi, birçok türe ait çelikler kumda
    köklendirildiklerinde dallanmamış ve gevşek yapılı kökler verirler; oysa
    köklendirme turba yosununda yapıldığında oluşan kökler iyi dallanmış,
    silindirbiçiminde ve daha esnektirler. Kuşkusuz bu ikinci tip kök oluşumu
    çeliklerin saksılanması açısından daha çok yeğlenir.
    Köklendirme ortamı olarak değişik materyaller kullanılmaktadır. Toprak, kum,
    turba yosunu, sphagnum yosunu, perlit veya bunların değişik kombinasyonlarından
    oluşan karışımlar köklendirmede sık sık kullanılır.
    Toprak: Köklendirme ortamlarında iyi bir kök oluşumu sağlamak ve yüksek
    nitelikli çeliklerin oranını artırmak için iyi havalanan tini t kumlu topraklar
    çoğu kez killi topraklara yeğlenir. Üstelik, çelikler kumlu topraklara, ağır
    topraklara göre daha kolay dikilir ve sökülebilirler.
    Kum: Ucuz oluşu ve her yerde bulunabilmesi nedeniyle köklendirme ortamı olarak
    geniş ölçüde kullanılır, inşaatlarda kullanılan temiz, ince ve organik materyal,
    toprak ve tuzdan arındırılmış kum bu amaç için çok uygundur. Bununla birlikte,
    kum diğer köklendirme ortamları gibi fazla nem tutma yeteneğinde olmadığı için
    daha sık sulamaya gereksinme gösterir.
    Turba Yosunu: Çoğu kez karışımın su tutma yeteneğini artırmak için, kuma değişik
    oranlarda eklenir. Birçok bitkinin çelikleri içni turba yosunu-kum karışımı
    uygun bir köklendirme ortamıdır. Kullanılankarışımlar, hacim olarak 2 kısım
    kum-1 kısım turba yosunundan, 1 kısım kısım-3 kısım turba yosununa değin
    değişebilmektedir. Köklendirme ortamına turba yosunun karıştırılması, karışımın
    su tutma yeteneğini önemli ölçüde artırdığından, özellikle kumla
    karıştırılmadığı durumlarda aşırı su verilmemesine dikkat edilmelidir. Aksi
    takdirde, bazen köklerin oluştuktan hemen sonra çürümelerine neden olabilir.
    Sphaghum Yosunu: Bu yosun eşit hacimde kum ile karıştırıldığında gövde, yaprak
    ve kök çelikleri için köklendirme ortamı olarak başarıyla kullanılabilir.
    Perlit: Son zamanlarda köklendirme ortamı olarak tek başına geniş ölçüde
    kullanıldığı gibi, turba yosunu, toprakv eya kum ile değişik oranlardra
    karıştırılmak suretiyle de kullanılmaktadır. Perlit yeterli nem tutma
    yeteneğinin yanısıra çok iyi drenaj sağlar. Kumdan daha hafif oluşu nedeniyle
    köklenen çeliklerin yastıktan sökülmesi kolaydır ve perlitte köklendirilen
    çeliklerin sökümü sırasında kök kayıpları oldukça düşüktür.
    Vermikülit: Araştırmalar birçok bitki çeliklerinin iri çaplı vermikülit
    parçalarında iyi köklendiklerini göstermiştir. Vermikülit ve orta irilikteki
    kumun eşit hacimlerdeki karışımından oluşan ortam da olumlu sonuçlar vermiştir.
    Su: Kolayca köklenen Impatiens ve Saintpaulia gibi türlere ilişkin çeliklerin
    köklendirilmelerinde uzun zamanda beri küçük ölçüde kullanılmaktadır. Suyun en
    önemli sakıncası havalanmanın olmayışıdır. Öte yandan, çıkan kökler yumuşak
    oluşları nedeniyle saksılarına sırasında kolayca zararlanabilirler. Bu nedenle
    saksılama sırasında dikkatli olunmalıdır.
    Değişik ülkelerde köklendirme ortamı olarak birçok hazır karışımlar
    kullanılmaktadır. Bu arada John Innes tohum kompostlarının da iyi bir
    köklendirme ortamı olarak kullanılabileceği belirtilmektedir. Öte yandan, John
    Innes Bahçe Bitkileri Enstitüsü çeliklerin köklendirilmesinde kullanılabilecek
    özel karışım önermiştir. Bu karışım hacim olarak:
    1 Kısım tınlı toprak,
    2 Kısım turba yosunu,
    3 Kısım kaba kum'dan oluşmaktadır.
    KÖKLENDİRME YERİNİN HAZIRLANMASI VE ÇELİKLERİN DİKİMİ
    Çelikler ya seralarda hazırlanmış ve içerisinde köklendirme ortamı bulunan
    yastıklara ve kasalara veya işçilikten tasarruf etmek amacıyla (Pelargonium ve
    Poinsettia çeliklerinde olduğu gibi) doğrudan doğruya yetişebileceği saksılara
    dikilirler.
    Köklendirme yastıkları yeteri kadarderin olmalı ve böylece ortamın en az 15
    cm.lik derinliği kullanılabilmelidir. Kasalar çeliklerin dikilmesinden birkaç
    gün önce hazırlanmalıdır. Bu hazırlamanın amacı, istenilen materyali kasalara
    yaklaşık 12,5 cm. derinliğe değin doldurmak, düz bir tahta ile tesviye etmek ve
    az bir basınçla sıkıştırmaktan ibarettir. Son derinlik yeterli olmalıdır.
    Böylece ortalam uzunluktaki bir çelik (10-15 cm), uzunluğunun yarısına değin
    köklenme ortamına sokulabilmeii, çeliğin alt ucu tabandan 2,5-5 cm. yukarıda
    kalmalıdır. Dikimden hemen sonra köklendirme ortamı iyice sulanmalıdır.
    Çelikler hazırlandıktan sonra olabildiğince çabuk olarak yerlerine dikilmelidir.
    Hazırlamadan dikime değin geçen süre içerisinde çeliklerin kurumalarının
    önlenmesi çok önemlidir. Çeliklerin dikim öncesi nemli çuvalla örtülü fazla
    derin olmayan kasalara konulması uygun bir koruma yöntemidir.
    Köklendirme ortamının üzerine, bunun genişliğince kesilmiş , dar (4-7 cm.
    genişliğinde) bir tahtanın, kasanın genişliği doğrul tuşunda uzatılması
    çeliklerin düzgün olarak dikilmesini sağlar. Düz, geniş ağızlı bir bıçakla bu
    tahtanın boyunca ortamın içine doğru derin bir çizgi açılır. Sonra, çelikler
    yaprakları birbirine hemen dokunacak kadar ara bırakılarak bu çizgi üzerine
    dikilirler. Çeliklerin dikilmesinde plantuvarlardan da yararlanılabilir.
    Birsıranın dikimi bittikten sonra köklendirme ortamı, dikim tahsaı ile hafifçe
    bastırılır. Çünkü çelikle ortamın birbirine iyi bir şekilde teması çok
    önemlidir. Daha sonra tahta kaldırılır ve dikilen sıranın öteki yanına konur ve
    iş böylece sürdürülür. Her seferinde, çeliklerin dibindeki köklendirme ortamı,
    dikim tahtası ile bastırılarak pekiştirilir.
    Köklendirme masasının dolan kısmı tümüyle sulanmalıdır. Su, delikleri büyük,
    basınca düşük bir yağmurlama başlığı veya süzgeçli bir su kovası ile
    verilmelidir. Böyle bir sulama, çeliklerin özellikledibindeki köklendirme
    ortamının iyice oturması ve çelikle iyice temasa gelmesini sağlar. Aksi takdirde
    dikilen çelikler köklendirme ortamında açılan deliklerde boşlukta kalırlar.

    Comment


    • #3
      Çelİklerde KÖk OluŞumu Ve KÖklenmeyİ Uyarici Maddeler KÖklerİn Yapisal GelİŞmesİ

      Gövde Çelikleri
      Gövde çeliklerinde, genellikle, adventif köklerin çoğunun çıktığı yerin, iletken
      dokuların hemen dışında ve arasında bulunan, gruplar halinde hücreler olduğu
      bulunmuştur. Kök başlangıcı adı verilen bu hücre grupları bölünmeyi sürdürerek
      sonradan kök taslakları durumuna gelen birçok hücre grupları oluştururlar. Hücre
      bölünmesi sürer ve her hücre grubu bir kök ucu görüşünü alır. Yeni kök
      taslağında bir iletken doku sistemi oluşarak en yakın iletken doku sistemine
      bağlanır. Kök ucu, korteks ve epidermis içinden dışa doğru büyüyerek dışarı
      çıkar.
      Genç gövdelerde kök başlangıçları iletken doku sisteminin dış yanına yakın
      yerde, yaşlı gövdelerde ise derinde ve çoğu kez iletken doku kambiyumuna yakın
      yerde oluşurlar.
      Bazı bitkilerde kkök yerleri gövdenin gelişmesi sırasında oluşur, bunlara
      "önceden oluşmuş kök yerleri" adı verilir. Bunlar gövdeler çelik haline
      getirilip kök yerlerinden adventif köklerin çıkması için uygun koşullara
      konuluncaya değin dinlenme halinde kalırlar. Eğer çelikler, bir yıllık çelik ve
      bunun dibinde iki yıllık odundan bir kısımla yani "dipçikli" olarak yapılırsa
      (bu durumda önceden oluşmuş kök yerleri çeliğin tabanındadır) bunlarda,
      dipçiksiz, adi çeliklerdekine oranla çokdaha fazla kök oluşumu sağlanmış olur.
      Bazı durumlarda köklenme ortamına alınan çeliklerin dip kısmında bir kallus
      tabakası oluşur, bu dokunun oluşumu, özellikle geç ve güç köklenen bitkiler için
      yararlıdır. Çünkü bunun oluşturduğu koruyucu tabaka çeliğin dipten çürümesini
      geciktirir ve su alımına da yardımcı olabilir. Bu tabaka, iletken doku kambiyomu
      ve buna bitişik floem bölgesinden doğar ve parankima hücrelerinin düzensiz bir
      biçimde yığılmalarıyla oluşur. Genellikle ilk kökler kallus tabakasından çıkar.
      Bu nedenle kallus köklenme yeteneğinin bir belirtisidir.
      Yaprak Çelikleri
      Yaprak çeliklerinde yeni sürgün ve köklerin çıktıkları yerler çok farklı olmakla
      birlikte, genelde birincil veya ikincil meristemlerden oluşuyorlarmış gibi
      gruplandırılabilirler.
      Birincil meristemli yaprak çelikleri: Kalanchoe bitkisinde yeni bitkicikler
      yaprağın hemen kenarında bulunan yaprak embriyolarından oluşur.Yaprak büyüdükçe
      embriyolar, iki küçük yaprak, iki kök taslağı ve bir

      damara doğru uzanan bir "ayak" verinceye değin gelişimini sürdürür. Eğer yaprak
      bitkiden ayrılır ve nemli köklenme ortamı üzerine konulursa, genç bitki yaprak
      epidermisini kısa zamanda yırtar ve birkaç gün içinde gözle görülebilecek duruma
      gelir. Kökler aşağıya doğru uzar ve birkaç hafta sonra yeni ve bağımsız bitki
      oluşur. Ana yaprak ise ölür. Boylere yeni bitkiler, uyur durumda bulunan
      birincil meristemlerdeki henüz olgunlaşmamış veya özelleşmemiş hücrelerden
      oluşmaktadır.
      İkincil meristemli yaprak çelikleri: Begonia rex, Crassula, Peperomia,
      Saintpaulia, Sansevieria ve Sedum gibi bazı süs bitkilerinin yaprak
      çeliklerinde, yeni bitki, yaprak ayasının tabanında veya yaprak sapındaki
      gelişmiş hücleredne meydana gelen ikincil meristemlerden oluşur.
      Saintpaulia'da yeni kök ve sürgünler, yapraklardaki gelişmiş hücrelerden oluşan
      meristem hücrelerinden, kökleriçsel olarak, iletken doku demetleri arasında
      bulunan ince zarlı hücrelerden, yeni sürgünler, hemen epidermis altındaki
      korteks ve edipermis hücrelerinden çıkarlar.
      Peperomia ve Sedum gibi bitkilerde yaprak çelikleri üzerindeki yeni kök ve
      sürgünler, ikincil meristemin etkinliği ile çeliğin kesilen yüzeyi üzerinde
      oluşan kallus dokusundan çıkarlar
      Yaprak - Göz Çelikleri
      Camellia ve Ficus elastica gibi bitkilerde çelik kesinlikle yeşil gövde
      kısımından bir parça ile birlikte hazırlanmaktadır. Gerçi bu yaşlı gövde kısmı
      olmasa bile yaprak sapının ucundan adventif kökler oluşabilmekte ancak adventif
      sürgünler oluşamamaktadır. Bazı türlerin köklenmiş yapraklarının, yıllarca
      adventif sürgün oluşturmadan yaşaması buna örnek gösterilebilir.
      Kök Çelikleri
      Kök çeliklerinden yeni bitkilerin oluşumu türlere bağlı olarak çeşitli yollarla
      olur. En çok görülen tip, kök çeliğinin önce adventif sürgün vermesi ve köklerin
      bundan sonra ortaya çıkmasıdır.

      Comment


      • #4
        KÖklenmeyİ Uyarici Maddeler

        Bitki dokusunda çeşitli hormon ve kimyasal maddelerin bazı seviyeleri,
        çeliklerde adventif köklerin oluşmağa başlaması için daha elverişlidir.
        Bitkilerde doğal olarak oluşan, üretildiği yerden başka bölgelerde büyümeyi ve
        öteki fizyolojik etkinlikleri denetleyen ve çok az miktarları bile etkili olan
        organik maddelere "bitkisel hormonlar" adı verilir.
        Bitkisel hormonlar etki şekilleri dikkate alınarak büyüme, organ yapısıve yara
        hormonları olmak üzere üç grup altında incelenirler. Çeliklerde adventif kök
        oluşumu söz konusu olduğunda büyüme hormonlarından "oksin" ve "kalın" grupları
        önem bakımından ön sırayı alırlar.
        Oksinler, bitkilerde birçok olayı düzenleme ve öteki bitki hormonları üzerinde
        etkili olmak yönünden bir çeşit "ana hormon" olarak görev yaparlar. Oksinler
        bitki büyüme ve gelişmesi ile ilgili birçok fizyolojik olayda rol oynadıkları
        gibi köklenme olayında da (kallus oluşumunu teşvik etme gibi) önemli görev
        yaparlar. Yapılan birçok araştırmada kimyasal testlerin bütün aşamalarında, kök
        oluşturma aktivitesinin oksin aktivitesini izlediği ve böylece kök oluşumuna
        neden olan maddenin ya oksinle aynı veya ona yakın yapıda olduğu sonucu
        bulunmuştur. Daha sonra yapılan deneylerde, Sentetik 1AA (Indole asetik asit)'in
        çeliklerde köklenmeyi hızlandırdığı ve artırdığı anlaşılmıştır. Aynı yıl NAA
        (Naftalen asetik asit) ve IBA (Indole bütirik asit)'in köklerde adventif kök
        oluşumunu uyarma konusunda etkili oldukları bulunmuştur.
        Öte yandan bazı araştırıcılar tarafından köklenmede rol oynayan diğer bir
        maddenin de "rizokalin" olduğu ve bunun yapraklarda oluştuğu belirtilmektedir.
        Bu kurama göre rizokalin, oksin etkisiyle çeliklerin dip kısımlarında
        toplanmakta ve böylece buradan da kökler oluşmaktadır. Yapılan araştırmalar,
        yaprakların çeliklerde kök oluşumu üzerine önemli ölçüde etki yaptığını ortaya
        koymuştur.
        İÇ MEKAN SÜS BİTKİLERİNDE HORMON UYGULAMALARI
        Çeliklere hormon uygulamanın amacı, kök oluşturacak çeliklerin miktarını
        artırmak, köklenmeyi çabuklaştırmak ve çelik başına düşen kök sayısını
        artırmaktadır.
        Çelikleri kolayca köklenen bitkiler için hormon gerekli değildir. Bu maddeler en
        iyi şekilde çelikle üretilmesi güç olan bitki türlerinde kullanılmaktadır.
        Bununla birlikte, bu kök uyarıcı maddelerin kullanılması nem, sıcaklık ve ışık
        koşullarının yerine getirilmesi gibi kültürel önlemlere önem vermemeyi
        gerektirmez.
        Kullanılabilen çeşitlerin çokluğuna karşın, çeliklerde adventif köklerin
        oluşmalarını teşvik etmekte en güvenilir bulunan kök uyarıcı sentetik kimyasal
        maddeler indolbütirik naftalenasetik ve indolasetik asitlerdir.
        Genel kullanışlar için indolbütirik asit büyük bir olasılıkla en iyi
        materyaldir. Bu kimyasal maddelirin bazıları, talk içerisine karıştırılmış hazır
        pkreparatlar halinde piyasada bulunmaktadır. Çeliklerin alt uçları, köklendirme
        ortamına dikilmeden önce su ile nemlendirilir ve bu toza daldırılırlar. Bitki
        üreticilerinin saf kimyasal maddeler ile kendi çözeltilerini hazırlamaları da
        olanaklıdır.
        Genel olarak kullanılan bir milyon kısım talkın 500-2000 kısmı kadar
        indolbütirik asit, naftalen asetik asit veya naftalenaset amidi kapsayan tozlar,
        kolay köklenen odunsu çeliklerde kök uyarımına yeterli olmaktadır. Güç köklenen
        çelikler için ise 10.000-12.000 ppm'lik konsantrasyonlar gerekebilmektedir.
        Çeliklerin köklendirilmesinde daha seri bir uygulama yoğun çözelti daldırma
        yöntemidir. Bu yöntem de, indolbütirik asit birçok çelik türleri için
        4000-10.000 ppm konsantrasyonunda kullanılır. Böyle bir çözelti ise indobütirik
        asidin her ml'ye 4-10 mg olmak üzere % 50'lik etil alkol içerisinde
        eritilmesiyle sağlanır. Çeliklerin dipleri kısa bir süreyle (yaklaşık olarak 5
        saniye) bu çözelti içerisine daldırılır, sonra hemen köklendirme ortamına
        dikilirler. Bu yöntem zor köklenen Rhodendron'da başarılı bir şekilde
        denenmiştir.
        Uygulamada kullanılan hormonların yoğunlukları için kesin bir rakam verme
        olanaksızdır. Ancak, etkili yoğunlukların bitkilerin odunlaşma yüzdesine göre
        değiştiği bilinmektedir. Sözgelimi, kolay köklenen yarı odunsu türler için zayıf
        çözelti dardırma yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntemde, çeliklerin dip
        taraflarının 2,5 cm.'lik kısmı köklendirme ortamına dikilmeden önce indolbütirik
        asitin 10-20 ppm.lik zayıf çözeltisinde 24 saat süreyle bırakılır. Güç köklenen
        türlerde 80-200 ppm'e değin yoğunluklarda iyi bir köklenme olduğu saptanmıştır.
        Otsu bitkilerde ise, çoğu tohumla üretildiklerinden hormon uygulaması pek önemli
        olmamakta; ancak çelikle üretilenlerde IAA, IBA, NAA uygulamaları olumlu
        sonuçlar vermektedir. Genellikle yarı otsu gövdeli (Sözgelimi Euphorbia
        pulcherrima gibi) bitkilerin çelikleri için 5-10 ppm'lik IBA çözeltileri
        köklenmeyi çabuklaştırmaktadır.
        Öte yandan, yaprak çeliği ile üretilen birçok iç mekan süs bitkisinde hormon
        uygulamalarıyla köklenme çabuklaşmış ve sağlıklı kökler oluşmuştur. Sözgelimi,
        Begonia'dan alınan yaprak çeliklerinin 100 ppm'lik IAA çözeltisi ile muamele
        edilmesi halinde, bunlarda 11-12 gün sonra köklenmenin gerçekleştiği
        görülmüştür. Ayrıca Saintpaulia çelikleri de hormon uygulamasına karşı olumlu
        tepki göstermişlerdir.
        Sonuç olarak,ç eliklerin köklendirilmelerinde hormon uygulamalarının birçok
        türlerde daha çabukk sağlıklı bir kök oluşumuna neden olduğu açıkça
        anlaşılmıştır.

        Comment


        • #5
          Çelİklerde KÖk OluŞumunu Etkİleyen Etmenler

          Bazı süs bitkilerinin (Sözgelimi Impatiens ve Tradescantia gibi bitkilerin)
          çelikleri çok kolay köklenirler. Bunları çok kısa zamanda üstelik su içerisinde
          bile köklendirmek olanaklıdır. Çoğu bitkilerin çelikleri ise ancak yastıklarda,
          yüksek ortam sıcaklığı ve orantılı nemde köklenebilirler ve gelişme için uzun
          zamana geriksinme gösterirler. Dolayısıyla bunlarda köklenmeye etki yapan
          etmenlerin iyi bilinmesi ve özenle uygulanması önem kazanır.
          ÇELİK MATERYALİNİN SEÇİMİ
          Çelik alınacak ana bitkinin beslenmesi, alınan çeliklerin köklenme ve sürgün
          verme oranını önemli ölçüde etkilemektedir.
          Genellikle, en uygun çelik materyali, karbonhidrat kapsamı ile ilgisi açısından
          gövdenin sertliğine bakılarak saptanabilir. Karbonhidrat düzeyi çok düşük olan
          çelikler yumuşak ve esnek olup, köklenme yetenekleri azdır ve genellikle kök ve
          sürgün vermeden çürürler. Karbonhidrat kapsamı yüksek, fakat azot düzeyi düşük
          olan çeliklerde köklenme genellikle daha yüksek olmaktadır. Bunlar iyi gelişmiş,
          sert, zor eğilen, büküldüğünde kırılan, pişkinleşmiş çeliklerdir. Bununla
          birlikte çok düşükdüzeydeki azot kapsamları da köklenmeyi olumsuz yönde
          etkileyecektir. O halde, çelik alınacak bitkilere verilen azot miktarı
          azaltılmalı ve bitkiler tam güneş ışığı alan yerlerde yetiştirilmelidir Çelik
          materyali bitkinin beslenme durumu iyi olan kısımlarından, sözgelimi gevşek
          dokulu tepe sürgünleri yerine, büyümenin yavaşladığı yan sürgünlerden
          seçilmelidir. Sürgünlerin azot kapsamı düşük , karbonhidrat kapsamı yüksek
          yerlerinden çelik almak gerekir. Genellikle sürgünlerin karbonhidrat kapsamları
          dip kısımlarında, uç kısımlarına oranladaha yüksek bir düzeydedir.
          Sürgünlerde yüksek karbonhidrat düzeyi, kök oluşumu için uygun bir ortam
          yarattığından, karbonhidratların sürgünün alt kısmına doğru hareketini
          engelleyecek bilezik alma, telli boğma gibi uygulamalar kök taslaklarının
          oluşumunu uyarmaktadır. Sözgelimi, Ficus türlerinde, çeliklerin alınmasından
          önce bilezik alma veya sürgünlerin dip kısımlarını telle boğma, kök oluşumunu
          hızlandırmaktadır.
          Çelik alınacak ana bitkinin yaşı da, özelikle köklenmesi güç olan bitkilerde kök
          oluşumu üzerin önemli ölçüde etkili olabilmektedir. Sözgelimi çok genç
          bitkilerden alınan çelikler, yaşlı ve olgun bitkilerden almalara oranla daha
          kolay köklenmektedir.
          ÇELİK ALMA ZAMANLARI
          Kuşkusuz bazı bitkilerden tüm yıl boyunca çelik almak olanaklıdır. Fakat odun
          çelikleri kış dinlenme döneminde, yapraklı, yeşil veya yarı odunlaşmış çelikler
          ise büyüme döneminde, henüz sertleşmemiş veya kısmen odunlaşmış dalların
          kullanılmasıyla alınırlar.
          Yeşil çelikler geç İlkbahar ve Yaz ayları içinde alınır ve Kışın alınan odun
          çeliklerine göre daha çabuk köklenirler. Bu nedenle, çeliklerinin koklenmesi güç
          olan bitkiler çoğu kez zorunlu olarak yeşil çeliklerle üretilirler.
          ÇİZELGE: 7 - İÇ MEKAN SÜS BİTKİLERİNİN ÇELİK ALMA ZAMANLARI
          BİTKİ TURU ÇELİK ALMA ZAMANI
          Aglaonema Nisan
          Aphelandra Mart
          Araucaria Kasım - Mart
          Begonia rex Haziran - Ağustos
          Begonia semperflorens Nisan-Mayıs
          Beloperone Nisan - Mayıs
          Bougainvillea Aralık
          Camellia Mayıs - Haziran
          Campanula MAyıs - Ağustos
          Chlorophytum Mart - Nisan
          Citrus Şubat
          Codiaeum Haziran - Ağustos
          Coleus Nisan - MAyıs
          Cordyline Nisan
          Crassula Temmuz - Ağustos
          Cyperus Mart - Haziran
          Dieffenbachia Mart veya Ağustos
          Dracaena Mayıs - Haziran
          Echeveria Nisan - Temmuz
          Euphorbia milli Nisan
          Euphorbia pulcherrima Nisan - Haziran
          Fatshedera Mart - Nisan
          Ficus Mart - Nisan
          Fittonia Temmuz
          Fuchsia Ağustos
          Gardenia Temmuz - Ağustos
          Gasteria Nisan - Haziran
          Hedera Temmuz - Ağustos veya Eylül - Ekim
          Hibiscus Nisan - Ağustos
          Hoya Haziran - Temmuz
          Impatiens Nisan - Eylül
          Kalanchoe Mayıs - Ağustos
          Monstera Haziran - Ağustos
          Pachystachys Mart - Nisan
          Pelargonium Temmuz - Eylül veya Ocak - Şubat
          Peperomia Nisan - Ağustos
          Philodendron Mayıs - Haziran
          Pilea Mayıs
          Punica Haziran
          Rhaphidophora Mayıs - Haziran
          Rhododendron Haziran - Ağustos
          Saintpaulia Haziran - Eylül
          Sansevieria Mayıs - Ağustos
          Sedum Nisan - Eylül
          Sinningia Haziran - Temmuz
          Stephanotis Nisan - Haziran
          Tradescantia Nisan - Eylül
          Zebrina Mayıs - Ağustos

          Comment


          • #6
            Çelİklere Uygulanacak İŞlemler

            Çelikler üzerinde tomurcukların varlığı, özellikle büyümeye başlamışlarsa kök
            oluşumunu ve büyümesini olumlu yönde etkilemektedir. Eğer çelikler,
            tomurcukların kış dinlenmesinde olduğu sırada alınırlarsa, tomurcukların
            köklenmeyi uyarıcı herhangi bir etkileri görülmemektedir.
            Çeliklerin yapraklı olmasının kök oluşumunu belirgin biçimde olumlu yönde
            etkilediği uzun zamandan beri bilinmekte ve denemelerle kanıtlanmış
            bulunmaktadır. Bunun nedeni, yaprakların köklenmeyi uyarıcı oksinlerin üretim
            yerleri ve kaynakları oluşlarıdır.
            Çeliklerin dibinde yara açmanın bazı çeşitlerde özellikle çeliğin dibinde yaşlı
            odun parçaları bulunanlarda köklenme için çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır.
            Yara yerlerinde oluşan yara doku (kallus) kök oluşumunu da artırmaktadır.
            ÇELİKLERİN KÖKLENMELERİ İÇİN ÇEVRE KOŞULLARI
            Çeliklerin başarılı olarak köklendirilmeleri için gerekli çevre istekleri yüksek
            orantılı nem, uygun sıcaklık, bol ışıklı ve temiz, nemli, iyi havalandırılmış,
            süzek bir köklendirme ortamı olarak sıralanabilir.
            NEM
            Yaprakların çeliklerde kök oluşumu üzerine önemli ölçüde katkıları vardır. Ancak
            yapraklar yoluyla kaybedilen su, çeliklerdeki su miktarını azaltarak böyle bir
            düzeye düşürebilir ki, çelikler köklenmeden kururlar. Çeliklerde yapraklara
            kökler aracılığı ile su sağlanma işlemi durmuştur, ancak yaprak hale
            transpirasyon (terleme) yapma yeteneğindedir. Yapraklardaki bu su kaybının
            özellikle yavaş köklenen türlerde kökler oluşuncaya değin çelikleri canlı
            tutacak bir düzeye düşürülmesi zorunludur. Çelikler üzerindeki yaprakların
            terlemesini en aza indirmek için, yaprakları çevreleyen havadaki buhar
            basıncını, yapraklardaki hücreler arası boşluklarda bulunan suyun buhar
            basıncına olabildiğince eşit tutulması gerekir.
            Köklenme ortamındaki çeliklerin, sera duvarları ve tabanın yağmurlama ile sık
            sık sulanması orantılı nemi yüksek düzeyde tutmanın alnışılmış yollardır. Daha
            iyisi, otomatik nemlendiricilerle havadaki su buharı belirli bir düzeyde
            tutulmalıdır.

            Comment


            • #7
              Sİsleme (mİst) İle KÖklendİrme

              sisleme (Mist), özel araçlar yardımı ile suyun sis gibi küçük zerrecikler
              halinde, yapraklı çeliklerin üzerine püskürtülmesi olayıdır. Böyle püstürtmeler
              yaprakların her zaman ince bir su tabakasıyla kaplanmasına neden olmaktadır.
              Böylece, hem yaprakları çevreleyen havanın buhar basıncı yükseltilerek çelikten
              su kaybı önlenmekte ve hem de havanın, çeliğin ve köklenme ortamının sıcaklığı
              düşürülmekte ve böylece çeliğin terleme ve solunum hızı da azaltılmaktadır.
              Şişleme ile sağlanan kuşallar yapraklı çeliklerin köklenme ve büyümesi için çok
              uygundur. Çünkü ışık şiddeti yüksek tutulabildiği için fotosentez etkinliği
              artar. Böylece solunumda kullanılandan daha fazla besin maddesi yapılarak yeni
              köklerin oluşum ve gelişimleri hızlandırılabilir.
              Aralıklı sisteme altında köklenme ortamının sıcaklığı sürekli şişleme altında
              olana oranla, büyük bir olasılıkla daha yüksek olduğundan, köklenme için daha
              uygundur. Öte yandan, beklenilenin tersine şişleme yöntemiyle üretmede çelikler
              üzerindeki hastalık etkenleri artmamış, azalmıştır.
              Çeliklerin şişleme ile köklendirilmesinde, süzek bir köklenme ortamının
              kullanılması zorunludur. Gerekenden fazla suyun süzülmesi için üretme
              yastıklarının dibine kiremit veya iyi çakıllardan oluşan bir tabaka konulmalı ve
              yastıklar zeminden biraz yükseğe kaldırılmalıdır.
              SICAKLIK
              Köklendirmede çevre ve ortamın sıcaklığı, çeliklerde kök oluşum ve gelişimini
              önemli ölçüde etkilemektedir. Çelik yastıklarında, gündüz sıcaklıklarının
              21-27°C ve gece sıcaklıklarının 16-2TC olarak tutulduğu durumlarda birçok
              türlerde köklenme genellikle yeterli olmaktadır. Bununla birlikte bazı tür ve
              çeşitler daha düşük sıcaklıklarda daha iyi köklenebilmektedir. Yüksek
              sıcaklıklar tomurcukların kök oluşumundan önce açmalarına neden olmakta,
              dolayısıyla yapraklar yoluyla kaybedilen su miktarı artmaktadır. Bu nedenle,
              köklenmenin sürgün oluşumundan önce olması sağlanmalıdır. Bu amaçla köklenme
              ortamı alttan ısıtılmakta ve çevre sıcaklığı daha düşük tutulmaktadır. Köklenme
              ortamının sıcaklığı düzenli olarak 18-21 °C dolaylarında tutulduğu zaman iyi bir
              kök oluşumu sağlanmaktadır. İç mekan süs bitkileri çeliklerinin
              köklendirilmelerinde gerekli ortam sıcaklıkları çizelge 8'de görülmektedir.
              ÇİZELGE: 8 - İÇ MEKAN SÜS BİTKİLERİ ÇELİKLERİNİN KÖKLENMELERİ İÇİN GEREKLİ
              OPTİMUM TOPRAK SICAKLIKLARI (°C)
              13-16 16-18 18-21 21-24 24-27
              Araucaria Coleus Begonia rex Ananas Codiaeum
              Campanula Euphorbia milii Begonia semp. Aphelandra Dracaena
              Fuchsia Beloperone Bougainvillea Ficus
              Hoya Cordyline Camelllia monstera
              Impatiens Euphorbia pulc. Dieffenbachia Philodendron
              Punica Hibiscus Fittonia
              Tradescantia Kalanchoe Gardenia
              Zebrina Pelargonium Pachystachys
              Peperomia Rhaphidophora
              Pilea Sansevieria
              Rhododendron Sinningia
              Saintpaulia
              Stephanotis
              IŞIK
              Işığın çeliklerde kök oluşumu üzerine etkisi çelik tiplerine göre değişir.
              Yapraklı çeliklerin köklenmeleri için ışık gereklidir. Işık, kök oluşumunu
              uyaran oksinin yapılması için zorunludur. Eğer oksin gereksinimi dışarıdan
              karşılanırsa ışığın varlığı köklenme üzerine engelleyici bir etki yapar.
              Sözgelişi, kışın yaprağını döken bitkilerin önceden yapılmış olan oksini
              depolayan odun çeliklerinde, kökler karanlıktadaha iyi oluşur. Buna karşılık,
              bünyelerinde oksin ve besin maddesi depolamamış olan küçük yapraklı çelikler kök
              oluşumu için ışığa gereksinme duyar. Işık Kaynağı olarak 150-200 mumluk ışık
              şiddeti sağlayan beyaz floresan lambalar çeliklerin köklenmesinde olumlu
              sonuçlar vermektedir. (Tam güneş ışığı yaklaşık olarak 10.000 mumdur.)

              Comment

              Working...
              X