2.1.2.2. AŞI İLE ÜRETME TEKNİKLERİ
Aşı ile üretme tekniği, üretilmesi istenilen bitkinin bir parçasını, kökünden faydalanmak istenilen başka bir bitkiyle kaynaştırarak tek bir bitki olarak geliştir me tekniğidir. Bitkinin toprak üstü kısmını yani gövde ve dallarını oluşturmak üzere asıl üretilmesini istediğimiz bitkiden alınan kısma "kalem " veya "göz " de nir. Bunlardan kalem, üzerinde birkaç uyur göz bulunan bitki parçasıdır. Bu par çanın göz olarak alınması halinde, bir tek gözden oluşan ve sürgünden alınan üretken bir parça sözkonusudur. Yeni bitkinin kök kısmını oluşturacak olan aşı kısmına ise "anaç" veya "altlık" denir. Böylece kalem veya göz anaçla birleşti rilmek üzere anaca aşılandığı zaman anaç kökü oluştururken, kalem veya göz de sürerek yeni bitkinin gövde ve dallarını oluşturur. Böylece aşı canlı iki ayrı bitki dokusu (kambiyumlan) kaynaştırılarak tek bir bitki halinde geliştirilmesi tekniği dir. Bunun sonucu heterovejetatif bir üretme sözkonusu olur. Yani kök anacın, aşı kalemi ise kalem alınan bitkinin genotipine sahip olur. Ancak kalem üzerinde, anacın (aşılı fidanın büyümesi, çiçek teşekkülü, meyva verimi, hastalıklara daya-nıklığı v.s.) etkileri olduğu gibi, kalemin de anaç üzerinde büyüme, soğuğa da yanma vs. etkileri sözkonusu olabilmektedir.
Altan, S. 1989: Süs Bitkileri Üretim Tekniği. Çukurova Ü. Ziraat Fakültesi Ders Kitabı No. 104, Adana. -Brumm, E. und Mehlisch, K. 1964: Der Baum schulbetrieb. Verlag Eugen Ulmer, Stuttgart. -Gültekin, E. 1987: Fidanlık Tekniği. Çukurova Ü. Ziraat Fakültesi, Ders Notlan No. 21, Adana. -Hartmann, H.T. ant Kester, D.E. 1959: Plant Propagation, Principles and Practices, Englevrood Cliffs, N.J. Prentice-Hall, Inc. U.S.A. -Kains, M.G. And Mc Questen L.M., 1945: Propngation of Plants. Orange Judd Publishing Company, Inc. Nevvyork. -Krüssmann, G. 1964: Die Baumschule. Paul Parey, Hamburg. -Mahlstede, J.P. and Haber, E.S. 1957: Plant Propagation, John Wiley and Sons. Inc. Nevvyork. -Ortho Books editör Staff. 1984: Garde-ning Tcchniques. Ortho Books, Chevron Chemical Company, San Francisco, U.S.A. -Saatçioğlu, F. 1957: Orman ağaçlarında aşı metodlarının uygulanması (Allgemeine Forstzeitshrift, 1953 Şubat özel sayısından çeviri) İÜ. Orman Fakültesi Dergisi Seri B, Sayı 7 (2). -Saatçioğlu, F. 1976: Fidanlık Tekniği l.Ü. Orman Fakültesi Yayın No. 2188/223. -San, Y. 1983: Kaktüs, bakım ve geliştirilmesi, İstanbul. -Sheat, W.G. 1963: Propagation of trees. shurubs and conifers. Macmillan and Co. Ltd. Nevvyork. -Stoeckeler, J.H. and Jones, G.VV. 1957: Forest Nursery Practice in the Lake States. Agriculture Handbook No. 110, U.S. Dept, of Agri-culture, Forest Service. -Ürgenç, S. 1967: Türkiye'de Çam Türlerinde tohum tedarikine esas teşkil eden prob lemlere ait araştırmalar. Orman Genel Müdürlüğü Yayını, No. 468. -Ürgenç, S. 1982: Orman Ağaçlan Isla hı. İÜ. Orman Fakültesi Yayın No. 2836/293. -Yerkes, G.E. 1945: Propagation of Trees and Shrubs, U.S. Dept. of Agriculture Farmers' Bulletin No. 1567.
Aşı tutup gelişme başladıktan sonra da kalem ile altlık arasında bir genetik materyal alış verişi olmadığı ve kalem ile altlığın (anacın) kendi genotiplerini de vam ettirdikleri ileri sürülmekle beraber bazı araştırıcılar da altlık ile kalem ara sında birtakım ilişkiler olduğunu ve bunun sonucu, gerek altlığın yani anacın ka lem üzerine ve gerekse kalemin altlık üzerine etkileri bulunduğunu vurgulamak tadırlar. Nitekim altlıkların vejetatif bakımdan bireyin hızlı büyümesindeki değe ri ve altlık kalem uyuşmazlığı konuları önem kazandıkça altlıkların aşıda etkileri gözlenmeye başlamış ve altlık veya anaç olarak kullanılacak fidanların da selek-siyonlan konusunda son zamanlarda bazı gelişmeler olmuştur. Bu konuda tarım da özellikle meyvecilikte birçok araştırmalar yapılmış ve bazı ilişkiler ortaya çı karılmıştır. Bunun sonucu meyve ağaçlarında altlığın, ağacın cesameti ve gelişi mine, meyvaya erken yatmasına, meyva tutma ve verimine, soğuğa ve hastalıkla ra dayanma direncine hatta meyvenin irilik ve renk gibi kalitatif niteliklerine et kileri üzerine bazı örnekler verilmektedir. Hatta bu karşılıklı etkiler sonucu bodur bir birey ister altlık ve isterse kalem olarak kullanılsın, bunlardan oluşan bütün aşılı bireylerin bodur olduğu da gözlenmiştir66. Bu nedenlerle altlık olarak kulla nılan bireylerin de seleksiyonuna önem verilmiş ve onların da ıslâh edilerek kul lanılmaları benimsenmiştir.
Bazı odunsu süs bitkileri yeterli derecede köklendirilemedikleri için bunların ekserisi aşı yoluyla çoğaltılırlar. Aşı tekniği, gymnospermlerden conifer sınıfına giren türlerde, angiyospermlerde ise dikotüodonlara dahil bitki türlerinde uygula nır. Zira monokotilodonlarda aşıda kaynaşmayı sağlayan kambiyum dokuları yoktur. Ancak bazı monokotilodonların boğum aralarından faydalanılarak aşı uy gulamaları yapılabilmekte ise de bunlar çok istisnadır.
Aşılamada bitkinin genotipi (topraküstü bitki organlarıyla) aynen korunmuş olduğunu belirtmiştik. Gene aynı şekilde bazı bitki türlerinde bireyler erkek veya dişi ayrı ayrı (dioik) olur, böyle bir fert bir yerde tek bulunması halinde ya erkek veya dişidir. Hangisi olursa olsun bu bitkiden tohum sağlanamaz. Civardan bir tozlaşmayla bu sağlansa da nitelikleri fark edecektir. Bu durumda çelikten üretim de de iyi bir köklenme sağlanamazsa aynı nitelikleri taşıyan bireylerin aşı ile üre tilmesi yegane yol olur. Bazen de bir ağaç herhangi bir sebepten çok zarar görmüş ise bunun bir veya birkaç dalına yapılan bir aşı ile bu ağaç yeniden canlandınlıp geliştirilebilir67. Bazan da aynı bitki üzerinde farklı dallar ayrı türden farklılık gösteren bireylerden alının kalemlerle aşılanarak, aynı bitki üzerinde örneğin çe şitli tip ve renkte çiçekler oluşturulabilir.
66. Hartman, H.T. veKester, D.E. 1959: Plant Propagation (Principles and Practice), Prentice - Hail. INC. U.S.A. 67.Ürgenç, S. 1990: Genel Plantasyon ve Ağaçlandırma Tekniği. l.Ü. Orman Fakültesi Yayın No. 3664/407 (Bkz. Ağaçların Restorasyonu alt bölümü)
Aşılama yöntemleri iki ana metoddan oluşur. Birincisi "kalem aşısı" ikinci si ise yalnız bir göz içeren sürgünün kullanıldığı "göz aşısı "dır.
Türlere göre aşılamada basan oranlan çok farklılık gösterir. Bazılannda aşı yöntemleri oldukça cesaret kincidir. Ancak çeşitli faktörler dikkate alınarak bu başarı şansı arttırılabilir.
Bir aşının tutmasını etkileyen ve dolayısıyle başanlı olmasında rol oynayan en önemli faktörler şunlardır:
1. Kalem ve anaç birbirleri ile uyuşur olmalıdır. Aksi durum uyuşmazlık ha lidir. Bu takdirde iki birey parçasının birleştiği aşı noktasında kaynaşma ya hiç ol maz veya yetersiz olur, şişme gözlenebilir ve bu yerden aşı kolaylıkla kınlabilir veya aşılı fidanda bodurlaşma olur, sağlığı bozulur, yaprakları satanr, anaç ve ka lem arasında büyüme farklılıkları gözlenir ve ekseri bir yıl içinde aşılı fidan ölür. Bitkiler botanik akrabalık ilişkileri bakımından birbirlerine ne kadar yakın olur larsa uyuşma şansı, dolayısıyla basan şansı o ölçüde yüksek olur. Bu itibarla sı- rasıyle aynı klon, aynı alttür içinde basan şansı çok yüksektir. Aynı tür içinde de farklı form, varyete ve alttürler arasında (örneğin Acer negundo üzerine paneşe- sinden alınan bitkisel materyalin aşılanması*'nda da basan yüksek olmakta, aynı cinsin ayn türleri arasında ise aynı familyaya dahil de olsalar cinsler arasında uyuşmazlık dolayısıyla başarı şansı çok ender olmaktadır. Bununla beraber uyuş mazlığı ortadan kaldırmak üzere anaç ile kalemin bitki sistematiği bakımından benzer taksonlardan gelmesi tam bir çözüm olamamaktadır. Zira halen bitki sınıf- landırmalan yalnız generatif özellikler dikkate alınarak yapılmaktadır. Oysa aşı lama esasta bitkinin vejetatif özellikleriyle ilgili olduğundan bu yolda bazı şüphe ler gözlenmektedir. Örneğin Crataegus oxychantha anaçlan üzerine sadece Cra- taegus'lar değil Sorbus, Cotoneaster hatta elma cinslerinin türleri de basan ile aşılanabilmektedtr. Bununla beraber ayrı familyalar arasında ise aşı uygulanması düşünülmemelidir. Bu konuda daimi yeşil süs çalılannı yapraklannı döken türle rin anaçlan üzerine aşılama da başanlı olmamaktadır.
2. Bitki Türleri: Aşıda basan türlere göre de değişmektedir. Bazı türlerde aşı lama başarısı düşüktür. Örneğin Meşeler, Kayınlar çok güç aşılanır. Bazı türlerde ise basan çok yüksek olur.
3. Anaç kaliteli, kuvvetli ve genç bir fidan olmalıdır. Anacın tohumdan yetiş miş olması ekseri diğer vejetatif yollardan üretilmiş fidanlardan olmasına nazaran çoğu türlerde daha çok tercih edilir.
Bu paneşe veya başka özel nitelik gösteren formlardan kalem alırken bu niteliğien iyi gösteren bireylerden ve bu bireylerin o niteliği en iyi ortaya koyan dallarından kalem alınmalıdır. Aksi halde aşılı bireyde zaman la adi tipe dönüş olur. Özellikle kalemler bitki yapraksız iken kışın alındığında bir hataya düşmemek için ka lem alınacak amaçlık bitkilerde formu iyi temsil etmeyen dallar yapraklı iken görülüp uzaklaştırılmalıdır.
4. Kalemler uygun zamanda alınmalı ve aşı uygun zamanda yapılmalıdır. Ge nelde kalem aşılan için yaz aşısı dışında en başanlı aşı zamanı, ilkbaharda anaç la kök faaliyeti başlarken fakat kalemde gözler henüz uyku durumundayken ya pılan aşıdır. Bunun için kalemler, daha önce soğuk depolamaya tabi tutularak bu sağlanabildiği gibi, anaçlar daha önce saksılarda sıcak yerlere, seralara alınarak da daha erken aktif hale geçmeleri sağlanabilir.
5. Kalemin kambiyumu ile anacın kambiyumu (yani kabuk ile odun arasın daki üretken ince meristem doku) mümkün olduğunca sıkı bir şekilde üst üste gel melidir. Böylece kaynaşma çabuk olur, zira iki parça arasındaki açıklığı doldur mak üzere bunlarda yara dokusu (kallus) kolaylıkla oluşup yara süratle kapanarak her iki parçanın iletken dokuları arasında süratle kaynaşma sağlanır. Bu suretle kalem sürünce ihtiyacı olan su ve besin maddeleri ihtiyacını, anaçtan birbiri ile en kısa zamanda irtibata geçen iletken dokular yardımıyle kolayca karşılar. Bunun için anaç ve kalemde açılan kesitler ne kadar birbirinin benzeri olursa o kadar kambiyumlann üst üste gelme şansı artar. Her iki kesit de keskin bir aletle (jilet veya keskin, sık sık bilinen bir aşı çakısı ile) bir defada pürüzsüz olarak kesilerek oluşturulursa basan olanağı yüksek olur. Bunun için kesici aletin reçine, sakız v.s. bulaşmalarını ortadan kaldırıp, keskin halde muhafazası için sık sık alkolle temiz lenip bilenmesi gerekir.
6. Aşı yeri süratle uygun bir macunla kapanmalıdır. Bu suretle aşı yerinde ku ruma ve çeşitli enfeksiyon tehlikeleri önlenmiş olur. Birçok durumda macunlama dan önce her iki parçanın sıkı bir şekilde lastik, plastik veya rafyadan oluşan bir bantla sanlması da ekseri gerekir.
7. Aşıdan sonra uygun bir bakım ve ihtimam icabeder. Özellikle bu arada anaçtan çıkan sürgünler tedricen azaltılarak, anaçla kalem arasında öz su sirkilas- yonunun yeterli blması teşvik edilmelidir.
8. Gerek hava ve gerekse ortamda rutubet ve sıcaklık şartlan uygun olmalı dır. Bu uygunluk türlere göre değişirse de genellikle çeliklerde en iyi gelişme için gereken koşullar aşılar için de benzerdir. Özellikle kallus dokulannı oluşturan pa- ranşim hücreler ince zarlı ve gevşek yapıda olduklarından kuraklığa dayanıklı de ğildirler. Bu itibarla serada, camekânlarda, şişleme altında basan şansı artar. Açık alanlarda başlangıçta gölgeleme veya aşılara bir trylen v.s. torba geçirmek de bu konuda faydalı olur (özellikle kurakça yetişme ortamlannda).
9. Aşının başarısında poloritenin doğruluğuna dikkat edilmesi de önemli bir etkendir. Ters takılmış yani kalemin proksimal ucu anacın distal ucu içine sokulmamış olması halinde kalem gelişemez.
10. Son olarak basan oranının, o türe ve koşullara uygun aşılama yönteminin iyi seçimi ve deneyimli bir aşıcı ile çok yükseleceği hususu da bu basan koşulla rına eklenebilir.
Konuya girerken de belirtildiği gibi aşılama yöntemleri iki ana metoddan oluşur. Birincisi "Kalem aşısı" ikincisi ise yalnız bir göz içeren sürgünün kulla nıldığı "Göz aşısı "dır.
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİ?İ
Prof Dr. Suat Ürgenç
Aşı ile üretme tekniği, üretilmesi istenilen bitkinin bir parçasını, kökünden faydalanmak istenilen başka bir bitkiyle kaynaştırarak tek bir bitki olarak geliştir me tekniğidir. Bitkinin toprak üstü kısmını yani gövde ve dallarını oluşturmak üzere asıl üretilmesini istediğimiz bitkiden alınan kısma "kalem " veya "göz " de nir. Bunlardan kalem, üzerinde birkaç uyur göz bulunan bitki parçasıdır. Bu par çanın göz olarak alınması halinde, bir tek gözden oluşan ve sürgünden alınan üretken bir parça sözkonusudur. Yeni bitkinin kök kısmını oluşturacak olan aşı kısmına ise "anaç" veya "altlık" denir. Böylece kalem veya göz anaçla birleşti rilmek üzere anaca aşılandığı zaman anaç kökü oluştururken, kalem veya göz de sürerek yeni bitkinin gövde ve dallarını oluşturur. Böylece aşı canlı iki ayrı bitki dokusu (kambiyumlan) kaynaştırılarak tek bir bitki halinde geliştirilmesi tekniği dir. Bunun sonucu heterovejetatif bir üretme sözkonusu olur. Yani kök anacın, aşı kalemi ise kalem alınan bitkinin genotipine sahip olur. Ancak kalem üzerinde, anacın (aşılı fidanın büyümesi, çiçek teşekkülü, meyva verimi, hastalıklara daya-nıklığı v.s.) etkileri olduğu gibi, kalemin de anaç üzerinde büyüme, soğuğa da yanma vs. etkileri sözkonusu olabilmektedir.
Altan, S. 1989: Süs Bitkileri Üretim Tekniği. Çukurova Ü. Ziraat Fakültesi Ders Kitabı No. 104, Adana. -Brumm, E. und Mehlisch, K. 1964: Der Baum schulbetrieb. Verlag Eugen Ulmer, Stuttgart. -Gültekin, E. 1987: Fidanlık Tekniği. Çukurova Ü. Ziraat Fakültesi, Ders Notlan No. 21, Adana. -Hartmann, H.T. ant Kester, D.E. 1959: Plant Propagation, Principles and Practices, Englevrood Cliffs, N.J. Prentice-Hall, Inc. U.S.A. -Kains, M.G. And Mc Questen L.M., 1945: Propngation of Plants. Orange Judd Publishing Company, Inc. Nevvyork. -Krüssmann, G. 1964: Die Baumschule. Paul Parey, Hamburg. -Mahlstede, J.P. and Haber, E.S. 1957: Plant Propagation, John Wiley and Sons. Inc. Nevvyork. -Ortho Books editör Staff. 1984: Garde-ning Tcchniques. Ortho Books, Chevron Chemical Company, San Francisco, U.S.A. -Saatçioğlu, F. 1957: Orman ağaçlarında aşı metodlarının uygulanması (Allgemeine Forstzeitshrift, 1953 Şubat özel sayısından çeviri) İÜ. Orman Fakültesi Dergisi Seri B, Sayı 7 (2). -Saatçioğlu, F. 1976: Fidanlık Tekniği l.Ü. Orman Fakültesi Yayın No. 2188/223. -San, Y. 1983: Kaktüs, bakım ve geliştirilmesi, İstanbul. -Sheat, W.G. 1963: Propagation of trees. shurubs and conifers. Macmillan and Co. Ltd. Nevvyork. -Stoeckeler, J.H. and Jones, G.VV. 1957: Forest Nursery Practice in the Lake States. Agriculture Handbook No. 110, U.S. Dept, of Agri-culture, Forest Service. -Ürgenç, S. 1967: Türkiye'de Çam Türlerinde tohum tedarikine esas teşkil eden prob lemlere ait araştırmalar. Orman Genel Müdürlüğü Yayını, No. 468. -Ürgenç, S. 1982: Orman Ağaçlan Isla hı. İÜ. Orman Fakültesi Yayın No. 2836/293. -Yerkes, G.E. 1945: Propagation of Trees and Shrubs, U.S. Dept. of Agriculture Farmers' Bulletin No. 1567.
Aşı tutup gelişme başladıktan sonra da kalem ile altlık arasında bir genetik materyal alış verişi olmadığı ve kalem ile altlığın (anacın) kendi genotiplerini de vam ettirdikleri ileri sürülmekle beraber bazı araştırıcılar da altlık ile kalem ara sında birtakım ilişkiler olduğunu ve bunun sonucu, gerek altlığın yani anacın ka lem üzerine ve gerekse kalemin altlık üzerine etkileri bulunduğunu vurgulamak tadırlar. Nitekim altlıkların vejetatif bakımdan bireyin hızlı büyümesindeki değe ri ve altlık kalem uyuşmazlığı konuları önem kazandıkça altlıkların aşıda etkileri gözlenmeye başlamış ve altlık veya anaç olarak kullanılacak fidanların da selek-siyonlan konusunda son zamanlarda bazı gelişmeler olmuştur. Bu konuda tarım da özellikle meyvecilikte birçok araştırmalar yapılmış ve bazı ilişkiler ortaya çı karılmıştır. Bunun sonucu meyve ağaçlarında altlığın, ağacın cesameti ve gelişi mine, meyvaya erken yatmasına, meyva tutma ve verimine, soğuğa ve hastalıkla ra dayanma direncine hatta meyvenin irilik ve renk gibi kalitatif niteliklerine et kileri üzerine bazı örnekler verilmektedir. Hatta bu karşılıklı etkiler sonucu bodur bir birey ister altlık ve isterse kalem olarak kullanılsın, bunlardan oluşan bütün aşılı bireylerin bodur olduğu da gözlenmiştir66. Bu nedenlerle altlık olarak kulla nılan bireylerin de seleksiyonuna önem verilmiş ve onların da ıslâh edilerek kul lanılmaları benimsenmiştir.
Bazı odunsu süs bitkileri yeterli derecede köklendirilemedikleri için bunların ekserisi aşı yoluyla çoğaltılırlar. Aşı tekniği, gymnospermlerden conifer sınıfına giren türlerde, angiyospermlerde ise dikotüodonlara dahil bitki türlerinde uygula nır. Zira monokotilodonlarda aşıda kaynaşmayı sağlayan kambiyum dokuları yoktur. Ancak bazı monokotilodonların boğum aralarından faydalanılarak aşı uy gulamaları yapılabilmekte ise de bunlar çok istisnadır.
Aşılamada bitkinin genotipi (topraküstü bitki organlarıyla) aynen korunmuş olduğunu belirtmiştik. Gene aynı şekilde bazı bitki türlerinde bireyler erkek veya dişi ayrı ayrı (dioik) olur, böyle bir fert bir yerde tek bulunması halinde ya erkek veya dişidir. Hangisi olursa olsun bu bitkiden tohum sağlanamaz. Civardan bir tozlaşmayla bu sağlansa da nitelikleri fark edecektir. Bu durumda çelikten üretim de de iyi bir köklenme sağlanamazsa aynı nitelikleri taşıyan bireylerin aşı ile üre tilmesi yegane yol olur. Bazen de bir ağaç herhangi bir sebepten çok zarar görmüş ise bunun bir veya birkaç dalına yapılan bir aşı ile bu ağaç yeniden canlandınlıp geliştirilebilir67. Bazan da aynı bitki üzerinde farklı dallar ayrı türden farklılık gösteren bireylerden alının kalemlerle aşılanarak, aynı bitki üzerinde örneğin çe şitli tip ve renkte çiçekler oluşturulabilir.
66. Hartman, H.T. veKester, D.E. 1959: Plant Propagation (Principles and Practice), Prentice - Hail. INC. U.S.A. 67.Ürgenç, S. 1990: Genel Plantasyon ve Ağaçlandırma Tekniği. l.Ü. Orman Fakültesi Yayın No. 3664/407 (Bkz. Ağaçların Restorasyonu alt bölümü)
Aşılama yöntemleri iki ana metoddan oluşur. Birincisi "kalem aşısı" ikinci si ise yalnız bir göz içeren sürgünün kullanıldığı "göz aşısı "dır.
Türlere göre aşılamada basan oranlan çok farklılık gösterir. Bazılannda aşı yöntemleri oldukça cesaret kincidir. Ancak çeşitli faktörler dikkate alınarak bu başarı şansı arttırılabilir.
Bir aşının tutmasını etkileyen ve dolayısıyle başanlı olmasında rol oynayan en önemli faktörler şunlardır:
1. Kalem ve anaç birbirleri ile uyuşur olmalıdır. Aksi durum uyuşmazlık ha lidir. Bu takdirde iki birey parçasının birleştiği aşı noktasında kaynaşma ya hiç ol maz veya yetersiz olur, şişme gözlenebilir ve bu yerden aşı kolaylıkla kınlabilir veya aşılı fidanda bodurlaşma olur, sağlığı bozulur, yaprakları satanr, anaç ve ka lem arasında büyüme farklılıkları gözlenir ve ekseri bir yıl içinde aşılı fidan ölür. Bitkiler botanik akrabalık ilişkileri bakımından birbirlerine ne kadar yakın olur larsa uyuşma şansı, dolayısıyla basan şansı o ölçüde yüksek olur. Bu itibarla sı- rasıyle aynı klon, aynı alttür içinde basan şansı çok yüksektir. Aynı tür içinde de farklı form, varyete ve alttürler arasında (örneğin Acer negundo üzerine paneşe- sinden alınan bitkisel materyalin aşılanması*'nda da basan yüksek olmakta, aynı cinsin ayn türleri arasında ise aynı familyaya dahil de olsalar cinsler arasında uyuşmazlık dolayısıyla başarı şansı çok ender olmaktadır. Bununla beraber uyuş mazlığı ortadan kaldırmak üzere anaç ile kalemin bitki sistematiği bakımından benzer taksonlardan gelmesi tam bir çözüm olamamaktadır. Zira halen bitki sınıf- landırmalan yalnız generatif özellikler dikkate alınarak yapılmaktadır. Oysa aşı lama esasta bitkinin vejetatif özellikleriyle ilgili olduğundan bu yolda bazı şüphe ler gözlenmektedir. Örneğin Crataegus oxychantha anaçlan üzerine sadece Cra- taegus'lar değil Sorbus, Cotoneaster hatta elma cinslerinin türleri de basan ile aşılanabilmektedtr. Bununla beraber ayrı familyalar arasında ise aşı uygulanması düşünülmemelidir. Bu konuda daimi yeşil süs çalılannı yapraklannı döken türle rin anaçlan üzerine aşılama da başanlı olmamaktadır.
2. Bitki Türleri: Aşıda basan türlere göre de değişmektedir. Bazı türlerde aşı lama başarısı düşüktür. Örneğin Meşeler, Kayınlar çok güç aşılanır. Bazı türlerde ise basan çok yüksek olur.
3. Anaç kaliteli, kuvvetli ve genç bir fidan olmalıdır. Anacın tohumdan yetiş miş olması ekseri diğer vejetatif yollardan üretilmiş fidanlardan olmasına nazaran çoğu türlerde daha çok tercih edilir.
Bu paneşe veya başka özel nitelik gösteren formlardan kalem alırken bu niteliğien iyi gösteren bireylerden ve bu bireylerin o niteliği en iyi ortaya koyan dallarından kalem alınmalıdır. Aksi halde aşılı bireyde zaman la adi tipe dönüş olur. Özellikle kalemler bitki yapraksız iken kışın alındığında bir hataya düşmemek için ka lem alınacak amaçlık bitkilerde formu iyi temsil etmeyen dallar yapraklı iken görülüp uzaklaştırılmalıdır.
4. Kalemler uygun zamanda alınmalı ve aşı uygun zamanda yapılmalıdır. Ge nelde kalem aşılan için yaz aşısı dışında en başanlı aşı zamanı, ilkbaharda anaç la kök faaliyeti başlarken fakat kalemde gözler henüz uyku durumundayken ya pılan aşıdır. Bunun için kalemler, daha önce soğuk depolamaya tabi tutularak bu sağlanabildiği gibi, anaçlar daha önce saksılarda sıcak yerlere, seralara alınarak da daha erken aktif hale geçmeleri sağlanabilir.
5. Kalemin kambiyumu ile anacın kambiyumu (yani kabuk ile odun arasın daki üretken ince meristem doku) mümkün olduğunca sıkı bir şekilde üst üste gel melidir. Böylece kaynaşma çabuk olur, zira iki parça arasındaki açıklığı doldur mak üzere bunlarda yara dokusu (kallus) kolaylıkla oluşup yara süratle kapanarak her iki parçanın iletken dokuları arasında süratle kaynaşma sağlanır. Bu suretle kalem sürünce ihtiyacı olan su ve besin maddeleri ihtiyacını, anaçtan birbiri ile en kısa zamanda irtibata geçen iletken dokular yardımıyle kolayca karşılar. Bunun için anaç ve kalemde açılan kesitler ne kadar birbirinin benzeri olursa o kadar kambiyumlann üst üste gelme şansı artar. Her iki kesit de keskin bir aletle (jilet veya keskin, sık sık bilinen bir aşı çakısı ile) bir defada pürüzsüz olarak kesilerek oluşturulursa basan olanağı yüksek olur. Bunun için kesici aletin reçine, sakız v.s. bulaşmalarını ortadan kaldırıp, keskin halde muhafazası için sık sık alkolle temiz lenip bilenmesi gerekir.
6. Aşı yeri süratle uygun bir macunla kapanmalıdır. Bu suretle aşı yerinde ku ruma ve çeşitli enfeksiyon tehlikeleri önlenmiş olur. Birçok durumda macunlama dan önce her iki parçanın sıkı bir şekilde lastik, plastik veya rafyadan oluşan bir bantla sanlması da ekseri gerekir.
7. Aşıdan sonra uygun bir bakım ve ihtimam icabeder. Özellikle bu arada anaçtan çıkan sürgünler tedricen azaltılarak, anaçla kalem arasında öz su sirkilas- yonunun yeterli blması teşvik edilmelidir.
8. Gerek hava ve gerekse ortamda rutubet ve sıcaklık şartlan uygun olmalı dır. Bu uygunluk türlere göre değişirse de genellikle çeliklerde en iyi gelişme için gereken koşullar aşılar için de benzerdir. Özellikle kallus dokulannı oluşturan pa- ranşim hücreler ince zarlı ve gevşek yapıda olduklarından kuraklığa dayanıklı de ğildirler. Bu itibarla serada, camekânlarda, şişleme altında basan şansı artar. Açık alanlarda başlangıçta gölgeleme veya aşılara bir trylen v.s. torba geçirmek de bu konuda faydalı olur (özellikle kurakça yetişme ortamlannda).
9. Aşının başarısında poloritenin doğruluğuna dikkat edilmesi de önemli bir etkendir. Ters takılmış yani kalemin proksimal ucu anacın distal ucu içine sokulmamış olması halinde kalem gelişemez.
10. Son olarak basan oranının, o türe ve koşullara uygun aşılama yönteminin iyi seçimi ve deneyimli bir aşıcı ile çok yükseleceği hususu da bu basan koşulla rına eklenebilir.
Konuya girerken de belirtildiği gibi aşılama yöntemleri iki ana metoddan oluşur. Birincisi "Kalem aşısı" ikincisi ise yalnız bir göz içeren sürgünün kulla nıldığı "Göz aşısı "dır.
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİ?İ
Prof Dr. Suat Ürgenç

