Çeliklerde Köklenme Ortamı
Çeliklerin dikildiği köklendirme ortamlarının üç görevi vardır:
1- Köklenme süresince çelikleri yerlerinde tutmak
2- Çeliklere su temin etmek
3- Çeliklerin tabanına hava temin etmek
İdeal bir köklendirme ortamı, havalanmayı sağlayacak poroziteye ve yüksek su tutma kapasitesine sahip, aynı zamanda süzek olmalıdır. Bunun yanında nazik kökler ve tamamen odunlaşmamış çeliklerin yetiştirildiği ortamlar, mantar ve bakterilerden arındırılmış olmalıdır.
Köklendirme Yerlerinin Hazırlanması
Sera ve soğuk camekânlarda köklendirmeler yastıklarda veya tezgâhlarda var olan köklendirme ortamında yapıldığı gibi hareketli bir ortam oluşturan tahta kasalarda da yapılabilir. Kasalar 15–20 cm derinlikte ve kolay taşınabilir ebatlarda olmalı ve altlarında drenaj delikleri bulunmalıdır. Bu kasalara çelikler dikilmeden önce uygun köklendirme ortamları konur ve nemlendirilerek düzgün bir tahta ile tesviye edilerek hafifçe bastırılır.
Köklendirme Materyalleri
Genel olarak çeliklerin köklendirilmesinde ortam, özellikle köklenmesi zor olan türlerin çeliklerinde büyük önem taşır. Köklendirme ortamı bu türlerde yalnız köklenen çeliklerin yüzde miktarına değil, aynı zamanda oluşan kök sisteminin tipi de etkili olur. Ancak çok kolay köklenen türlerde köklendirme ortamı fazla önemli değildir. Çünkü çelikler zaten kolay kök oluşturma eğiliminde olduklarından bulundukları tüm ortamlarda rahatlıkla köklerini oluşturabilirler. Köklendirme ortamı olarak toprak, kum, yosun, perlit veya vermikülit, su kullanılmaktadır. Son zamanlarda nem oranı yüzde yüz olan neme doyurulmuş havada da köklendirme bazı türlerin çeliklerinde başarılı sonuçlar vermiştir.
Toprak, kışın yapraklarını döken bitkilerin odun çelikleri ve kök çelikleri için yeterlidir. Ancak toprak ortamı içinde balçıklı kum toprakları daha iyi ve yüksek köklendirme oranı sağlar. Ayrıca köklenen çeliklerin böyle bir ortamdan sökümleri daha kolay olur. Hatta toprak ortamına iki kısım kum karıştırılarak elde edilen karışım ortamlarında krizantem ve sardunyalar doğrudan saksıya dikilerek kolayca köklenmeleri de mümkündür.
Saf olarak kumdan hazırlanan köklendirme ortamları, çeliklerin köklenmesinde büyük ölçüde başarıyla kullanılabilmektedir. Özellikle porsuk, ardıç ve mazı gibi her dem yeşil türlerde en uygun köklendirme ortamı kumdur. Ancak nemli tutulması için sürekli olarak sulanması gerekir. Eğer sterilize edilmediyse diğer ortamlarda olduğu gibi kumda köklendirme ortamı olarak tekrar kullanılmamalıdır. Yosun kullanılan köklendirme ortamlarında, yosun kumun aksine ortamın su tutma kapasitesini artırır. Çeşitli oranlarla kumla yosunlar karıştırılırsa en iyi köklendirme ortamı sağlanır( 2/3 kum + 1/3 yosun veya ¼ yosun gibi ). Ancak fazla yosun köklenme sırasında çürümelere neden olabileceğinden daima ölçülü olarak kullanılmalıdır. Perlit ve vermikülit gibi ortamlarda türlere göre değişik şekillerde kullanılarak nem tutma ve iyi havalanmayı sağladığından köklenmeyi başarılı kılar. Bunların kumla karışımları da köklenme ortamı olarak önerilebilir. Su da sürekli olarak oksijence zenginleştirilmesi durumunda iyi bir köklenme ortamı olabilir. Eğer köklenme alt uca değil de çeliğin su yüzeyine yakın kısmında meydana gelirse bu suda oksijen yetersizliği olduğunu gösterir. Bunun içinde köklenme suyunun sık sık değiştirilmesi gerekir. Cezayir menekşesi, karanfil örnek olarak verilebilir.
Çeliklerin Dikimi
Çelikler hazırlandıktan sonra mümkün olduğu kadar çabuk yerlerine dikilmelidir. Çelik almadan dikilmelerine kadar geçen süre içerisinde çeliklerin kurumasını ve susuz kalmalarını önlemek çok önemlidir. Bunun içinde çelikler yerlerine dikilinceye kadar nemli çuvalla örtülür, fazla derin olmayan kutu veya kasalara konularak uygun bir yerde muhafaza edilmelidir. Köklendirme ortamının üzerine bunun genişliğince kesilmiş ensiz, dar bir tahta kasanın genişliği doğrultusunda uzatılması çeliklerin düzgün dikilmesi açısından önemlidir. Düz geniş ağızlı bir bıçakla bu tahtanın boyunca köklendirme ortamına doğru derin bir çizgi çizilir. Daha sonra çelikler yaprakları birbirine hemen hemen değecek şekilde ara bırakılarak açılan bu çizgiler üzerine dikilmelidir. Sık dikimin köklenme üzerine olumsuz etkisi olmaktadır. Sık dikim hâlinde bitkiler arasında hava boşluğu kalmayacağından çürümelere neden olabilir. Seyrek dikimlerde ise metrekareye dikilmesi gereken çelik sayısı azalır ve yer kaybına neden olur. Bunun için bitki yaprakları hafif şekilde birbirine değecek gibi dikim yapılmalıdır. Bir sıranın dikimi bittikten sonra köklendirme ortamı dikim tahtası ile hafifçe bastırılır. Sonra tahta kaldırılarak dikilen sıranın diğer tarafına konur ve dikim bitene kadar bu şekilde devam eder. Her seferinde çeliklerin dibindeki köklendirme ortamı, dikim tahtası ile bastırılarak sıkılaştırılır. Eğer ortamda vermikülit kullanılmışsa bunun yapısı ıslak olduğu için bastırıldığı zaman bozulacağından sıkıştırma çok hafif olarak yapılmalıdır. Köklendirme ortamının tamamına çelikler dikildikten sonra sulanmalıdır. Sulama işlemi düşük basınçlı bir yağmurlama başlığı ile yapılabilir. Yapılan bu sulama çeliklerin dibindeki köklendirme ortamının tamamen oturmasını ve çelikle temas etmesini sağlar. Sulama yapılmazsa çelikler köklendirme ortamında açılan deliklerde boşlukta kalır.
Çeliklerin Bakımı
Dışarıda arazide çoğaltılan adi, odun veya kök çeliklerine uygun bir toprak nemini sağlamak, yabancı otlarla, hastalık - zararlılarla savaş gibi bakım işlemleri uygulanır. Fidanlık, büyük ağaçlarla, gölgelenmeyen tam güneşli bir yere kurulursa birçok türlerle iyi sonuçların elde edilmesi olasıdır. Nemi yüksek yerlerde köklendirilecek olan yapraklı yumuşak odun çelikleri, yarı odunlaşmış dal çelikleri, yaprak göz ya da yaprak çelikleri tüm köklenme süresince bakım isterler. Köklenme süresince sıcaklığın dikkatli şekilde kontrol edilmesi gerekir. Çelikler kısa süre de olsa solma göstermemelidir. Cam kapaklı çerçeveler birkaç saat için bile güneş ışınlarına maruz kalsa içinde bulunan çeliklere çok yüksek ve zararlı sıcaklık etkileri yapar. Bunun için böyle yerler, bez, perde, badana veya ışık şiddetini azaltıcı yöntemlerle sürekli olarak korunmalıdır. Eğer köklendirme ortamının zemin kısmı ısıtılıyorsa termometreler çeliklerin dip uçlarıyla aynı seviyeye yerleştirilmeli ve sıcaklık özellikle ilk günlerde sık sık kontrol edilmelidir. Çeliklerin dip ucundaki sıcaklığın 18-21 0C olması istenir. Köklendirme ortamında çok kısa süreli bile olsa sıcaklık değişimleri çeliklerin ölmesine sebep olabilir. Yapraklı çeliklerin köklendirilmesinde nemin mümkün olduğu kadar yüksek olması gerekir. Özellikle sıcak havalarda püskürtücü ile su püskürtülmesi uygundur. Büyük ölçüde köklendirme yapılan seralarda otomatik sisleme uygulamasının yapılması daha uygundur. Nem yapraklarda belirli bir solgunluk meydana getirecek ölçüde düşer ve bu durum bir süre devam ederse çelikler zarar görür ve köklenme görülmeyebilir. Bunun içinde köklenme süresince neme dikkat edilmelidir. Çeliklerin köklenmesi için en uygun nispi nem oranı %90–95 arasındadır. Kökler oluşmaya başlarken köklendirme yastıklarında yüksek nem önemli ise fazla suyun akıp gidebilmesi, köklendirme ortamının fazla ıslanmaması ve su birikmesine neden olmaması için uygun bir drenajın yapılmış olması zorunludur. Pit veya spagnum yosunu köklendirme ortamında kullanıldığı zaman, bunların çok fazla derece de ıslak olmamasına dikkat etmek gerekir.
ÇELİKLERDE KÖKLENMEYİ ETKİLEYEN ÇEVRE ŞARTLARI
Sıcaklık
Çelik yastıklarında gündüz sıcaklıklarının 21–27 0C, gece sıcaklığının ise 16–21 0C olması iyi bir köklenme için istenen sıcaklıklardır. Aşırı derecede yüksek sıcaklıklardan kaçınılmalıdır. Çünkü bu sıcaklıklar tomurcukların köklenme olmadan çiçek açmasına sebep olurlar. Bu yüzden de yapraklardan kaybolan su miktarı artar. Adventif köklerin meydana gelmesini sıcaklık olayı düzenler. Bu arada dikkat edilmesi gereken köklenmenin sürgün oluşumundan önce olmasını sağlamaktır. Çelik yastıklarının alttan ısıtılmasıyla çeliklerin dip kısmındaki sıcaklığın tomurcukları içeren üst kısımdan daha yüksek olması sağlanmalıdır. Bunun için köklendirme yastıklarının dış ortamı ısıtılmazken alttan ısıtma yapılması gerekir. Böylece kökler tomurcuklar açmadan oluşabilecektir. Çeliklerin alt kısımlarındaki sıcaklığı 21 0C de sabit tutan termostat ve kontrollü ekipmanların kullanılması köklenmenin artmasını sağlar.
Işık
Çeliklerde köklenme üzerine ışığın etkisi köklenecek çeliklerin çeşidine göre değişir. Yapraklı çeliklerin köklerin oluşabilmesi için ışık altında olması gerekir.
Oksinlerin köklenmeyi teşvik ettiğini daha önce öğrenmiştik. Kök oluşumunu teşvik eden oksinlerin yapılması için de ışığa gerek vardır. Eğer oksin ihtiyacı dışardan karşılanırsa ışığın varlığı köklenme üzerine engelleyici etki yapar. Daha önceden bünyelerinde yapılmış olan oksini depolayan, kışın yaprağını döken ağaçların odun çeliklerinde kökler, en iyi karanlıkta oluşmaktadır. Bununla birlikte bünyelerinde az veya hiç oksin ve karbonhidrat depolamamış olan küçük yapraklı çeliklerin besin maddesi ve oksin yapabilmek için ışığa ihtiyacı vardır.
Nem
Çelik üzerinde yaprakların bulunması köklenme için kuvvetli bir uyarıcıdır. Yapraklar yoluyla kaybedilen su, çeliklerdeki su miktarından daha fazla olması hâlinde çeliklerde ölmeler meydana gelebilir. Çeliklerde yapraklara kökler vasıtasıyla yapılan su temini durmuştur. Fakat bu durumda bile yaprak terleme yapma yeteneğini kaybetmemiştir. Çabuk köklenen türlerde köklerin kısa sürede oluşması terleme ile harcanan suyun karşılanmasını mümkün kılar. Fakat köklenmesi uzun süren türlerde yapraklardaki terlemenin köklenme oluncaya kadar çelikleri canlı tutacak düzeyde olması gerekir.
Çeliklerin üzerindeki yaprakların terlemesini en aza indirmek için yaprakları saran hava buhar basıncının, yaprak hücreleri arasındaki boşluklarda bulunan suyun buhar basıncına mümkün olduğu kadar eşit olması gerekir. Seralardaki çelikler için, sera duvar ve tabanının yağmurlama ile sık sık sulanması sera içindeki nemin uzun süre korunmasını sağlayabilir. Sera ve diğer kapalı yerlerde kullanılmak üzere yapılmış ve suyu buhar hâlinde havaya dağıtan otomatik cihazlar da vardır.
Sisleme
Sisleme ile püskürtmeler yaprak üzerinde ince bir su tabakasının oluşmasına sebep olmaktadır. Bu olayda sadece yaprağı çevreleyen havanın buhar basıncının yükselmesini sağlamayıp aynı zamanda hava ve toprak sıcaklığını da azaltmaktadır. Bütün bunlar terleme hızını azaltan faktörlerdir. Nemlendirme ve sisleme arasındaki farkın belirtilmesi gerekir. Yalnız bağıl nemi artıran sistemlerde, yaprakları çevreleyen havadaki suyun basıncı artar. Sisleme altında da aynı durum devam eder. Fakat yaprağın kendisi çok ince bir su tabakası ile kaplandığından yaprağın sıcaklığı azalır. Böylece yaprak içindeki suyun buhar basıncı ile birlikte terleme hızı da düşer. Sisleme altındaki uygun koşullar, büyüme ve yapraklı çeliklerin köklenmesinde uygundur. Terleme düşük bir seviyeye indirilir, fakat ışık şiddeti yüksek tutulur. Bitkide fotosentez tam olarak meydana gelmeye başlar. Köklenme ortamında bulunan tüm çeliklerin sıcaklığı da nispeten düşmüştür. Bu yüzden de solunum hızı da düşmüştür. Diğer yandan kapalı çoğaltma yastıklarında sıcaklık devamlı olarak arttığından havalanma ve gölgeleme zorunludur. Aksi hâlde çelikler yanabilir.
Sisleme sisteminde köklendirilecek yeşil çelikler, köklenme için en uygun bulundukları büyüme mevsiminin başında alınmalıdır. Yeşil çeliklerin köklendirilmesi normal koşullar altında yapılırsa bu odunlaşmamış gevşek çeliklerin soldurulmadan korunması zor olur. Bununla beraber bazı bitkilerin çok taze sürgünlerinden alınan çelikler, sisleme altında bile yaşayamazlar.
Havalandırma
Köklendirme ortamında bulunan yeşil çeliklerde solunum olayı devam eder. Bu da zamanla ortamda karbondioksit birikmesine neden olur. Ortamda bulunan fazla karbondioksitin bulunması köklenme üzerine olumsuz etki yapar. Çünkü çelikler fotosentez yapabilmek için ortamda oksijene ihtiyaç duyarlar. Bunun içinde günün belirli saatlerinde köklendirme ortamları havalandırılmalı ve temiz havanın içeri girmesi sağlanmalıdır.
Aynı zamanda ortamın havalandırılması sıcaklığın düşmesini de sağlayacaktır.
İlaçlama
Köklendirme yastıklarının hastalık ve zararlılardan korunması zorunludur. Kuruduğu kesin olarak görülen çelikler ve dökülen yapraklar toplanıp atılmalıdır. Yapraklarda çürüklük meydana getiren organizmalarla bulaşma olabileceğinden çeliklerin dikilmeden önce bir fungusit çözeltisine batırılması fayda sağlayabilir. Köklendirme yastığının tamamı çelikler dikildikten bir süre sonra başlamak ve köklendirme süresince devam etmek üzere belirli aralılarla herhangi bir fungusit ile ilaçlanırsa mantari hastalılara karşı oldukça iyi bir mücadele yapılmış olur. İlaçlama süresi 2–3 haftada bir olabilir. Bu organizmalar ışık şiddeti düşük, nemi yüksek olan kapalı köklendirme ortamlarında çoğalmaları için uygun ortamlar bulabilir. Eğer yaprakları üzerinde kırmızı örümcek, yaprak biti ve unlu bit gibi böcekler görülürse insektisitlerden biri ile mücadele edilebilir. Çeliklere uygulanacak ilaçlamalar sabah serin saatlerde veya akşam üzeri serin saatlerde olmalıdır.


Çeliklerin dikildiği köklendirme ortamlarının üç görevi vardır:
1- Köklenme süresince çelikleri yerlerinde tutmak
2- Çeliklere su temin etmek
3- Çeliklerin tabanına hava temin etmek
İdeal bir köklendirme ortamı, havalanmayı sağlayacak poroziteye ve yüksek su tutma kapasitesine sahip, aynı zamanda süzek olmalıdır. Bunun yanında nazik kökler ve tamamen odunlaşmamış çeliklerin yetiştirildiği ortamlar, mantar ve bakterilerden arındırılmış olmalıdır.
Köklendirme Yerlerinin Hazırlanması
Sera ve soğuk camekânlarda köklendirmeler yastıklarda veya tezgâhlarda var olan köklendirme ortamında yapıldığı gibi hareketli bir ortam oluşturan tahta kasalarda da yapılabilir. Kasalar 15–20 cm derinlikte ve kolay taşınabilir ebatlarda olmalı ve altlarında drenaj delikleri bulunmalıdır. Bu kasalara çelikler dikilmeden önce uygun köklendirme ortamları konur ve nemlendirilerek düzgün bir tahta ile tesviye edilerek hafifçe bastırılır.
Köklendirme Materyalleri
Genel olarak çeliklerin köklendirilmesinde ortam, özellikle köklenmesi zor olan türlerin çeliklerinde büyük önem taşır. Köklendirme ortamı bu türlerde yalnız köklenen çeliklerin yüzde miktarına değil, aynı zamanda oluşan kök sisteminin tipi de etkili olur. Ancak çok kolay köklenen türlerde köklendirme ortamı fazla önemli değildir. Çünkü çelikler zaten kolay kök oluşturma eğiliminde olduklarından bulundukları tüm ortamlarda rahatlıkla köklerini oluşturabilirler. Köklendirme ortamı olarak toprak, kum, yosun, perlit veya vermikülit, su kullanılmaktadır. Son zamanlarda nem oranı yüzde yüz olan neme doyurulmuş havada da köklendirme bazı türlerin çeliklerinde başarılı sonuçlar vermiştir.
Toprak, kışın yapraklarını döken bitkilerin odun çelikleri ve kök çelikleri için yeterlidir. Ancak toprak ortamı içinde balçıklı kum toprakları daha iyi ve yüksek köklendirme oranı sağlar. Ayrıca köklenen çeliklerin böyle bir ortamdan sökümleri daha kolay olur. Hatta toprak ortamına iki kısım kum karıştırılarak elde edilen karışım ortamlarında krizantem ve sardunyalar doğrudan saksıya dikilerek kolayca köklenmeleri de mümkündür.
Saf olarak kumdan hazırlanan köklendirme ortamları, çeliklerin köklenmesinde büyük ölçüde başarıyla kullanılabilmektedir. Özellikle porsuk, ardıç ve mazı gibi her dem yeşil türlerde en uygun köklendirme ortamı kumdur. Ancak nemli tutulması için sürekli olarak sulanması gerekir. Eğer sterilize edilmediyse diğer ortamlarda olduğu gibi kumda köklendirme ortamı olarak tekrar kullanılmamalıdır. Yosun kullanılan köklendirme ortamlarında, yosun kumun aksine ortamın su tutma kapasitesini artırır. Çeşitli oranlarla kumla yosunlar karıştırılırsa en iyi köklendirme ortamı sağlanır( 2/3 kum + 1/3 yosun veya ¼ yosun gibi ). Ancak fazla yosun köklenme sırasında çürümelere neden olabileceğinden daima ölçülü olarak kullanılmalıdır. Perlit ve vermikülit gibi ortamlarda türlere göre değişik şekillerde kullanılarak nem tutma ve iyi havalanmayı sağladığından köklenmeyi başarılı kılar. Bunların kumla karışımları da köklenme ortamı olarak önerilebilir. Su da sürekli olarak oksijence zenginleştirilmesi durumunda iyi bir köklenme ortamı olabilir. Eğer köklenme alt uca değil de çeliğin su yüzeyine yakın kısmında meydana gelirse bu suda oksijen yetersizliği olduğunu gösterir. Bunun içinde köklenme suyunun sık sık değiştirilmesi gerekir. Cezayir menekşesi, karanfil örnek olarak verilebilir.
Çeliklerin Dikimi
Çelikler hazırlandıktan sonra mümkün olduğu kadar çabuk yerlerine dikilmelidir. Çelik almadan dikilmelerine kadar geçen süre içerisinde çeliklerin kurumasını ve susuz kalmalarını önlemek çok önemlidir. Bunun içinde çelikler yerlerine dikilinceye kadar nemli çuvalla örtülür, fazla derin olmayan kutu veya kasalara konularak uygun bir yerde muhafaza edilmelidir. Köklendirme ortamının üzerine bunun genişliğince kesilmiş ensiz, dar bir tahta kasanın genişliği doğrultusunda uzatılması çeliklerin düzgün dikilmesi açısından önemlidir. Düz geniş ağızlı bir bıçakla bu tahtanın boyunca köklendirme ortamına doğru derin bir çizgi çizilir. Daha sonra çelikler yaprakları birbirine hemen hemen değecek şekilde ara bırakılarak açılan bu çizgiler üzerine dikilmelidir. Sık dikimin köklenme üzerine olumsuz etkisi olmaktadır. Sık dikim hâlinde bitkiler arasında hava boşluğu kalmayacağından çürümelere neden olabilir. Seyrek dikimlerde ise metrekareye dikilmesi gereken çelik sayısı azalır ve yer kaybına neden olur. Bunun için bitki yaprakları hafif şekilde birbirine değecek gibi dikim yapılmalıdır. Bir sıranın dikimi bittikten sonra köklendirme ortamı dikim tahtası ile hafifçe bastırılır. Sonra tahta kaldırılarak dikilen sıranın diğer tarafına konur ve dikim bitene kadar bu şekilde devam eder. Her seferinde çeliklerin dibindeki köklendirme ortamı, dikim tahtası ile bastırılarak sıkılaştırılır. Eğer ortamda vermikülit kullanılmışsa bunun yapısı ıslak olduğu için bastırıldığı zaman bozulacağından sıkıştırma çok hafif olarak yapılmalıdır. Köklendirme ortamının tamamına çelikler dikildikten sonra sulanmalıdır. Sulama işlemi düşük basınçlı bir yağmurlama başlığı ile yapılabilir. Yapılan bu sulama çeliklerin dibindeki köklendirme ortamının tamamen oturmasını ve çelikle temas etmesini sağlar. Sulama yapılmazsa çelikler köklendirme ortamında açılan deliklerde boşlukta kalır.
Çeliklerin Bakımı
Dışarıda arazide çoğaltılan adi, odun veya kök çeliklerine uygun bir toprak nemini sağlamak, yabancı otlarla, hastalık - zararlılarla savaş gibi bakım işlemleri uygulanır. Fidanlık, büyük ağaçlarla, gölgelenmeyen tam güneşli bir yere kurulursa birçok türlerle iyi sonuçların elde edilmesi olasıdır. Nemi yüksek yerlerde köklendirilecek olan yapraklı yumuşak odun çelikleri, yarı odunlaşmış dal çelikleri, yaprak göz ya da yaprak çelikleri tüm köklenme süresince bakım isterler. Köklenme süresince sıcaklığın dikkatli şekilde kontrol edilmesi gerekir. Çelikler kısa süre de olsa solma göstermemelidir. Cam kapaklı çerçeveler birkaç saat için bile güneş ışınlarına maruz kalsa içinde bulunan çeliklere çok yüksek ve zararlı sıcaklık etkileri yapar. Bunun için böyle yerler, bez, perde, badana veya ışık şiddetini azaltıcı yöntemlerle sürekli olarak korunmalıdır. Eğer köklendirme ortamının zemin kısmı ısıtılıyorsa termometreler çeliklerin dip uçlarıyla aynı seviyeye yerleştirilmeli ve sıcaklık özellikle ilk günlerde sık sık kontrol edilmelidir. Çeliklerin dip ucundaki sıcaklığın 18-21 0C olması istenir. Köklendirme ortamında çok kısa süreli bile olsa sıcaklık değişimleri çeliklerin ölmesine sebep olabilir. Yapraklı çeliklerin köklendirilmesinde nemin mümkün olduğu kadar yüksek olması gerekir. Özellikle sıcak havalarda püskürtücü ile su püskürtülmesi uygundur. Büyük ölçüde köklendirme yapılan seralarda otomatik sisleme uygulamasının yapılması daha uygundur. Nem yapraklarda belirli bir solgunluk meydana getirecek ölçüde düşer ve bu durum bir süre devam ederse çelikler zarar görür ve köklenme görülmeyebilir. Bunun içinde köklenme süresince neme dikkat edilmelidir. Çeliklerin köklenmesi için en uygun nispi nem oranı %90–95 arasındadır. Kökler oluşmaya başlarken köklendirme yastıklarında yüksek nem önemli ise fazla suyun akıp gidebilmesi, köklendirme ortamının fazla ıslanmaması ve su birikmesine neden olmaması için uygun bir drenajın yapılmış olması zorunludur. Pit veya spagnum yosunu köklendirme ortamında kullanıldığı zaman, bunların çok fazla derece de ıslak olmamasına dikkat etmek gerekir.
ÇELİKLERDE KÖKLENMEYİ ETKİLEYEN ÇEVRE ŞARTLARI
Sıcaklık
Çelik yastıklarında gündüz sıcaklıklarının 21–27 0C, gece sıcaklığının ise 16–21 0C olması iyi bir köklenme için istenen sıcaklıklardır. Aşırı derecede yüksek sıcaklıklardan kaçınılmalıdır. Çünkü bu sıcaklıklar tomurcukların köklenme olmadan çiçek açmasına sebep olurlar. Bu yüzden de yapraklardan kaybolan su miktarı artar. Adventif köklerin meydana gelmesini sıcaklık olayı düzenler. Bu arada dikkat edilmesi gereken köklenmenin sürgün oluşumundan önce olmasını sağlamaktır. Çelik yastıklarının alttan ısıtılmasıyla çeliklerin dip kısmındaki sıcaklığın tomurcukları içeren üst kısımdan daha yüksek olması sağlanmalıdır. Bunun için köklendirme yastıklarının dış ortamı ısıtılmazken alttan ısıtma yapılması gerekir. Böylece kökler tomurcuklar açmadan oluşabilecektir. Çeliklerin alt kısımlarındaki sıcaklığı 21 0C de sabit tutan termostat ve kontrollü ekipmanların kullanılması köklenmenin artmasını sağlar.
Işık
Çeliklerde köklenme üzerine ışığın etkisi köklenecek çeliklerin çeşidine göre değişir. Yapraklı çeliklerin köklerin oluşabilmesi için ışık altında olması gerekir.
Oksinlerin köklenmeyi teşvik ettiğini daha önce öğrenmiştik. Kök oluşumunu teşvik eden oksinlerin yapılması için de ışığa gerek vardır. Eğer oksin ihtiyacı dışardan karşılanırsa ışığın varlığı köklenme üzerine engelleyici etki yapar. Daha önceden bünyelerinde yapılmış olan oksini depolayan, kışın yaprağını döken ağaçların odun çeliklerinde kökler, en iyi karanlıkta oluşmaktadır. Bununla birlikte bünyelerinde az veya hiç oksin ve karbonhidrat depolamamış olan küçük yapraklı çeliklerin besin maddesi ve oksin yapabilmek için ışığa ihtiyacı vardır.
Nem
Çelik üzerinde yaprakların bulunması köklenme için kuvvetli bir uyarıcıdır. Yapraklar yoluyla kaybedilen su, çeliklerdeki su miktarından daha fazla olması hâlinde çeliklerde ölmeler meydana gelebilir. Çeliklerde yapraklara kökler vasıtasıyla yapılan su temini durmuştur. Fakat bu durumda bile yaprak terleme yapma yeteneğini kaybetmemiştir. Çabuk köklenen türlerde köklerin kısa sürede oluşması terleme ile harcanan suyun karşılanmasını mümkün kılar. Fakat köklenmesi uzun süren türlerde yapraklardaki terlemenin köklenme oluncaya kadar çelikleri canlı tutacak düzeyde olması gerekir.
Çeliklerin üzerindeki yaprakların terlemesini en aza indirmek için yaprakları saran hava buhar basıncının, yaprak hücreleri arasındaki boşluklarda bulunan suyun buhar basıncına mümkün olduğu kadar eşit olması gerekir. Seralardaki çelikler için, sera duvar ve tabanının yağmurlama ile sık sık sulanması sera içindeki nemin uzun süre korunmasını sağlayabilir. Sera ve diğer kapalı yerlerde kullanılmak üzere yapılmış ve suyu buhar hâlinde havaya dağıtan otomatik cihazlar da vardır.
Sisleme
Sisleme ile püskürtmeler yaprak üzerinde ince bir su tabakasının oluşmasına sebep olmaktadır. Bu olayda sadece yaprağı çevreleyen havanın buhar basıncının yükselmesini sağlamayıp aynı zamanda hava ve toprak sıcaklığını da azaltmaktadır. Bütün bunlar terleme hızını azaltan faktörlerdir. Nemlendirme ve sisleme arasındaki farkın belirtilmesi gerekir. Yalnız bağıl nemi artıran sistemlerde, yaprakları çevreleyen havadaki suyun basıncı artar. Sisleme altında da aynı durum devam eder. Fakat yaprağın kendisi çok ince bir su tabakası ile kaplandığından yaprağın sıcaklığı azalır. Böylece yaprak içindeki suyun buhar basıncı ile birlikte terleme hızı da düşer. Sisleme altındaki uygun koşullar, büyüme ve yapraklı çeliklerin köklenmesinde uygundur. Terleme düşük bir seviyeye indirilir, fakat ışık şiddeti yüksek tutulur. Bitkide fotosentez tam olarak meydana gelmeye başlar. Köklenme ortamında bulunan tüm çeliklerin sıcaklığı da nispeten düşmüştür. Bu yüzden de solunum hızı da düşmüştür. Diğer yandan kapalı çoğaltma yastıklarında sıcaklık devamlı olarak arttığından havalanma ve gölgeleme zorunludur. Aksi hâlde çelikler yanabilir.
Sisleme sisteminde köklendirilecek yeşil çelikler, köklenme için en uygun bulundukları büyüme mevsiminin başında alınmalıdır. Yeşil çeliklerin köklendirilmesi normal koşullar altında yapılırsa bu odunlaşmamış gevşek çeliklerin soldurulmadan korunması zor olur. Bununla beraber bazı bitkilerin çok taze sürgünlerinden alınan çelikler, sisleme altında bile yaşayamazlar.
Havalandırma
Köklendirme ortamında bulunan yeşil çeliklerde solunum olayı devam eder. Bu da zamanla ortamda karbondioksit birikmesine neden olur. Ortamda bulunan fazla karbondioksitin bulunması köklenme üzerine olumsuz etki yapar. Çünkü çelikler fotosentez yapabilmek için ortamda oksijene ihtiyaç duyarlar. Bunun içinde günün belirli saatlerinde köklendirme ortamları havalandırılmalı ve temiz havanın içeri girmesi sağlanmalıdır.
Aynı zamanda ortamın havalandırılması sıcaklığın düşmesini de sağlayacaktır.
İlaçlama
Köklendirme yastıklarının hastalık ve zararlılardan korunması zorunludur. Kuruduğu kesin olarak görülen çelikler ve dökülen yapraklar toplanıp atılmalıdır. Yapraklarda çürüklük meydana getiren organizmalarla bulaşma olabileceğinden çeliklerin dikilmeden önce bir fungusit çözeltisine batırılması fayda sağlayabilir. Köklendirme yastığının tamamı çelikler dikildikten bir süre sonra başlamak ve köklendirme süresince devam etmek üzere belirli aralılarla herhangi bir fungusit ile ilaçlanırsa mantari hastalılara karşı oldukça iyi bir mücadele yapılmış olur. İlaçlama süresi 2–3 haftada bir olabilir. Bu organizmalar ışık şiddeti düşük, nemi yüksek olan kapalı köklendirme ortamlarında çoğalmaları için uygun ortamlar bulabilir. Eğer yaprakları üzerinde kırmızı örümcek, yaprak biti ve unlu bit gibi böcekler görülürse insektisitlerden biri ile mücadele edilebilir. Çeliklere uygulanacak ilaçlamalar sabah serin saatlerde veya akşam üzeri serin saatlerde olmalıdır.




Comment