fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ağaç ve süs bitkilerinin özel üretme ve yetiştirme teknikleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Ağaç ve süs bitkilerinin özel üretme ve yetiştirme teknikleri

    Kaynak: Prof. Dr. İ. Suat ÜRGENÇ Fidanlık ve Yetiştirme Tekniği Kitabından alınmıştır.

    2.2.2. AĞAÇ VE SÜS BİTKİLERİNİN ÖZEL ÜRETME VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

    Bu alt bölüm 4 kısımda ele alınmaktadır.
    2.2.2.1. ÖNEMLİ AĞAÇ TÜRLERİNİN ÜRETME VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
    2.2.2.2. ÖNEMLİ SÜS ÇALILARININ ÜRETME VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
    2.2.2.3. AÇIKTA YETİŞTİRİLEN DİĞER ÇOK YILLIK SÜS BİTKİLERİNİN ÜRETME VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
    2.2.2.4. İÇ MEKANLARDA KULLANILAN ÇOK YILLIK SÜS BİTKİLERİNİN ÜRETME VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
    2.2.2.1. ÖNEMLİ AĞAÇ TÜRLERİNİN ÜRETME VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ[*]
    GYMNOSPERMLER
    ABİES (Göknar) Türleri
    Ilıman ve serin yörelerin ağaçları olan Göknar türlerimiz içinde Ege ve Ak*deniz koşullarına daha ziyade A. cilicica uyum gösterir.


    Genelde derin, nemli, iyi havalanabilen, organik maddece zengin topraklar*da iyi gelişirler. Gölgeye çok dayanıklı olup, yaz sıcaklığı yüksek ve kuvvetli rüz*garlara maruz ekspoze yerlerden hoşlanmazlar. Yerli türler olarak, dikimlerinde yaşına ve gelişme durumuna göre asgari 7-8 yaşında topraklı veya kaplı fidanla*rın kullanılması önerilir. Ülkemizde soliter ağaç olarak 2,5-3 m kadar boyda top*raklı veya kaplı Göknar fidanı temini mümkünse de bunların yeterli miktarda re- pikaj görmediği cihetle tutma şansları fazla yüksek değildir. Buna karşılık 9 m bo*ya kadar ulaşan 5-7 kere repikaj görmüş topraklı, telli ambalaj veya kapta olan boylu fidanları ancak bugün için (ülkemizde bu tip fidanlar yetiştirilinceye kadar) ithal firmaları vasıtasıyla sağlanabilir. Bunlarda çok repikaj gördüklerinden kök*ler kompakt ve zengindir, dikim başarısında risk yoktur. Göknar'lar park ve bah*çelerde geniş çim sahalar üzerinde soliter halde veya gruplar halinde kullanıla*bilirler. Aşağı kadar dallanarak geniş bir yetiştirme alanına ihtiyaç gösterirler.
    Tohumla üretilirler. Genellikle çimlenme engelleri vardır. Üç hafta kadar so*ğuk katlama gereklidir veya 3°C'de 24 saat suda şişirilen tohumlar, suyu süzül*dükten sonra polietilen torbalarda buzdolabında (2-4°Ç) üç hafta kadar bekletil*dikten sonra erken ilkbaharda (Şubat-Mart) ekilmeli ve ekim yastıklarında gölge*leme yapılmalıdır. Katlama yapılmazsa sonbahar ekimi önerilir. Fideler 2-3 ya*şında şaşırtılmalıdır. Boylu fidan olarak birkaç kere şaşırtma gerekebilir. A. cili- cica 'da katlama zorunluğu yoktur. Tohumlar o hasat mevsimi toplanmış taze to*humlar olmalıdır. Aksi halde özel saklama yöntemlerine tabi tutulmayan evvelki yıl tohumlarından sonuç alınamaz.
    Araucaria (Arakorya) Türleri (Resim: 221-1)
    Şili arakoryası (A. arucuana = A. imbricata) arokarya türleri arasında soğu*ğa en dayanıklı olmakla beraber gene de sıcak ve ılıman yörelerde yetiştirilmele*ri gerekir. Nemli, gevşek topraklar ister, kuru ve kireçli topraklardan hoşlanmaz. A. heterophylle (Salon arokaryası) ise güney sahillerimiz dışında ancak iç mekan*larda yetiştirilebilir.
    Şili arokaryası 2-2,5 m boyunda 5 kere repikaj görmüş topraklı telli ambalaj*da veya kapta olmak üzere yaşlı ve boylu fidanları ancak bugün için ithal firma*ları vasıtasıyla sağlanabilir.
    Arokarya'lar genelde tohumla üretilir. Tohum sağlanamaması durumunda salon arokaryası A. excelsa (A. heterophylla) da tepe veya tepeye yakın sürgün*lerden alınan yarı odunlaşmış çelikler iki kısım kum + bir kısım balçık toprağı + bir kısım yosun veya torfdan oluşan ortamda serada köklendirilerek fidan üretile*bilir. Çelikleri tepe sürgününden alınırsa daha simetrik büyüyen bitkiler elde edilebilir. Diğer çelikler genelde simetrik büyüme göstermezler ve çok zor köklenir- ler. Bu yüzden tohumdan yetiştirme tercih edilir. Tohum ekimi iyi hazırlanmış yas*tıklarda tam alan ekimi olarak ilkbaharda yapılır ve tohumlar 2 cm kadar deste- re talaşıyla kapatılır. Arokaryalarda ekim yastığı ilk birkaç ay % 75, sonra 3 ay da % 50 gölgede tutulur ve bir yıl sonra gölge tedbirleri kaldırılır. 15-20 cm bo*ya gelince tüplere şaşırtılır. Tüplerde de önce bir sene kısmı bir gölgede tutulduk*tan sonra uygun iklimlerde açık alana alınır, artık fidan sahaya dikilmeye hazır*dır. Daha soğuk yörelerde kaplı fidan olarak iç mekanlarda kullanılır.
    Calacedrus = Libo cedrus (Su sediri) türleri
    Bkz. Libocedrus spp.
    Last edited by susagaci; 15.10.12, 22:00.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cedrus (Sedir) TürleriÜlkemizde biri yerli ikisi ekzotik, 3 türü de yetiştirilen Sedirlerin sütun (fas- tigiata) formu, sarkık form (pendula), bodur (nana), piramidal (pyramidalis), top (kompact) ve yayılıcı çeşitli formlarla, sarı alacalı (aurea), gümüşü (argentea), gri mavi veya yeşil (glauca) gibi çeşitli renkte iğne yapraklara sahip kültivarları özellikle çim sahalarda soliter olarak geniş ölçüde kullanım yeri bulurlar. Ancak trafiği ağır caddelerle deniz kenarları ve fabrikaların yakın çevresinde dikilme- melidirler.Sedir'ler gelişmelerinin ilk yıllarında sivri tepelere sahiptirler. Serbest olarak yetiştirilip gövde budaması yapılmassa dalları aşağı doğru genişliyerek toprak seviyesine yakın kısımlara kadar dallanabilirler. Bu nitelik onlara soliter ağaç olarak kullanma imkânını vermektedir. Ancak yaşlandıkça tepeleri yayvan- laşır, yassılaşır. İstanbul çevresinde 50 yaşlarından sonra da tepe iyice basıklaşır ve yer yer tepe kurumaları gözlenir. Bu kurumalar ekzos ve diğer gaz zarar*larının kuvvetli hissedildiği yerlerde daha erken yaşlarda başlar. Nitekim vaktiyle İstanbul'da Şişli ile Taksim arasında bolca dikilen Sedirlerin büyük kısmı bu nedenlerle yok olup gitmiş ve bugün geride kalan pek azı da sağlıksız görünüm*leri ile yaşam savaşını sürdürmeye çalışmıştır. Yaşlandıkça gözlenen tepe kuru*maları da özellikle topraklarında kireç noksanlığı gözlenen sahalarda daha bariz olarak göze çarpmaktadır.Sedirlerin ışık istekleri fazla olduğu için büyük gurup veya toplu yetiştirmel*erde eğer sık dikilirler ve zamanında seyreltilmezlerse orta ve alt dallarının büyük bir kısmını kaybederek gelişmeleri zayıflar, görünümleri bozulup, çirkinleşir.Sedirler hızlı büyürler. Ancak kuvvetli rüzgârlardan da etkilenirler. Böyle durumlarda bayrak oluşumu denilen asimetrik bir büyüme sergilerler. Bu durum gene İstanbul'da bazı ekspoze yerlere dikilen yerli Sedirlerimizde sıkça gözlen-mektedir. (Örneğin Kireçburnu'nun boğaza bakan yamaçlarında yetiştirilen Sedirlerde görüldüğü gibi). Bu itibarla Sedirler rüzgâra fazla maruz ekspoze yer*lere de dikmemelidir.Genellikle Sedirler sıcak ve ılıman zonlarda iyi yetişmekte ise de bazı ekst*rem yıllar etkilenmekle beraber Anadolu 'nun iç kesimlerine kadar girebilmekte*dir. C. deodora ve bir ölçüde de C. atlantica bizim yerli Sedirimizden daha rutu*betli ortamlar ararlar, ancak bu kurakça yerlerde yetişmezler anlamına gelmez (özellikle C. deodora için). C. deodora için toprak drenajı daha önem taşır. Bu tür kuvvetli rüzgarlara da hassastır.Sedirler toprak ve hava rutubeti istekleri bakımından kanaatkardırlar. Ancak iyi drenajlı, kumlu balçık topraklarda iyi gelişirler. Genellikle kireçli topraklarda da iyi gelişirlerse de C. deodora bu kabil topraklarda iyi gelişmez, taze ve daha rutubetli topraklar arar. Hava kirliliğine çok hassas olan Sedir türleri arasında C. deodora nisbeten en dayanıklı olanıdır.Peyzaj proje uygulamalarında yaşına ve gelişme durumuna göre uygun bü*yüklükte, asgari 3 ile 4 yaşlarında topraklı veya kaplı fidanların kullanımı öneri*lir. Ülkemizde soliter ağaç olarak 2,5 m kadar boya sahip topraklı veya kaplı Se*dir fidanı temini mümkünse de bunlar yeterli miktarda repikaj görmediği cihetle boyları yükseldikçe dikimlerde C. deodora 'dan daha iyi neticeler alınmakla bir*likte, tutma başarısı riski artmaktadır. Buna karşılık 9 m boya kadar ulaşan 5-7 kere repikaj görmüş topraklı telli ambalaj veya kapta olan boylu fidanlar ithal fir*maları vasıtasıyla sağlanabilir. Bunların kökleri kompakt ve zengin olduğundan dikim başarılarında risk yoktur. Sedir'ler güneşli veya az gölge yerlere dikilmeli*dir.Sedirler tohumla üretilir. Sonbahar ekimi veya bu gerçekleşmezse 30 günlük soğuk katlamaya müteakip erken ilkbahar ekimi yapılmalıdır. O yıl vejetasyon devresi sonunda şaşırtılabilirler. Çelikleri zor köklenir. Ancak çeşitli form, Aurea ve glauca 'lar yandan yanaştırma aşı yöntemiyle başarılı bir şekilde yetiştirilebi*lir.

    Comment


    • #3
      Cephalotaxus Türleri
      Ülkemizde esas itibariyle Japon yalancı porsuğu C. harringtonia (C. drupa- cea)ların İstanbul ve çevresiyle ılıman yörelerimizde yabancı tür olarak yetiştiril*diği gözlenmekte olup genellikle geniş tepeli veya dağınık formlarına rastlanmak*tadır. Türün ayrıca fastigiata ve nana kültivarları da sözkonusudur.


      Resim: 221. (1-45) Odunsu ve çok yıllık bazı önemli açık alan süs bitkileri türlerinin görsel tanıtımı[2]
      Resim: 221. - 1. Araucaria spp
      Solda: A. heterophylla (Salon Arokaryası) Sağda: A. araucana (Şili Arokaryası)
      2. Cycas revoluta
      3. Gingko bloba
      4. Acer japonicum
      5. Acer palmatum
      6. Acer saccharum
      7. Lagestromia indica
      8. Liquidambar styraciflua
      9. Magnolia soulangeana
      - Berg, J. und Heft, L. 1969: Rhododendron und immergrune Laubgehölze, Verlag Eugen Ulmer, Stuttgart, Germany (R. 221 - 33).
      - Bloembureau booklet, Leiden, Holland (R. 221-1 sağ, 10, 14, 20, 21, 25, 29, 36, 37, 39, 41, 43, 44).
      - Cravens, R.H. and the Editör Time-life books, 1980: Climbing and Trailing Plants, Time-Life Books, Ams- terdam (R. 221-45 ve R. 226-18).
      - Crockett, J.U. and the Editors Time-life books, Watercolaur Illustration by Rosse, A. 1984: Flovvering Shrubs. Time - Life Books, Amsterdam (R. 221-19, 23, 26, 28, 30, 32, 34).
      - Durand, R. 1989: Les Essences Urbaines - divensification, choix des arbres (L'Arbre en Ville, Revue forest- riere française, Numero Special 1989, p. 155-170) (R. 221-3, 6, 8, 9).
      - Flower Council of Holland, 1991: Pot Plants, Bloemenbureau, Holland (R. 2, 12, 15, 38, 40 ve R. 226- 1, 2, 6, 8, 9, 14, 15, 16, 20, 23, 27).
      - Horticultural Associates, Inc. 1983: The Golden Book of Gardening, Golden Press, New York. (R. 221 - 7, 11, 16, 17, 18).
      - Hudok, J. 1980: Trees for Every Purposa, Mc Graw - Hill Book Campany, London (R. 221 - 31).
      - Kanber, L.A. 1984: Süs ve Salon Bitkileri, lnkilap ve Aka Kitabevi, İstanbul (R. 221 - 42 ve R - 226 - 7).
      - Mercurius - Wormerveer, Holland (R. 221 - 24 ve R. 226 - 3, 5, 11, 19, 22, 25, 26).
      - Office National des Debouches Agricoles et Horticoles 1982: Belgian Houseplants, Bruxelles. (R. 221-1 sol
      ve R. 226 - 12).
      - Ortho Books editör staff. 1980: How to select and care for SHRUBS and HEDGES. Ortho Books, Chevron Chemical, San Francisco, U.S.A. (R. 221 - 22, 27).
      - Stevensen, V. 1975: Plants and Flowers in the Home, Longmeadow Press, Connecticut, U.S.A. (R. 226 - 2,
      22).
      - Virginie, F. and Elbert, G.A. 1989: Foliage Plants for Decorating Indoors, Timber Press, Portland, Oregon, U.S.A. (R. 221 - 35 ve R. 226 - 4, 10, 13, 21, 24).
      - Yaltınk, F. 1984: Dişbudak Yapraklı Kuş Üvezi (Çevre Koruma Dergisi, Sayı 22, İstanbul) (R. 221 - 13).




      Resim 221 (1-9)
      553


      Resim: 221. - 10. Malus (Süs elmaları)
      11. Oxydendrum arboreum
      12. Phoenix (P. canariensis)
      13. Sorbus aucuparia
      14. Arundinaria
      15. Azalea indica
      16. Cornus spp.
      Üstte C. florida Altta: C. kousa
      17. Cotoneaster spp.
      Üstte solda: Cotoneaster meyvalan Üstte sağda: C. divaricatus Altta : C. horizontalis
      18. Crataegus oxycantha laevigata




      555


      Resim: 221. - 19. Chaenomoles japonica
      20. Cytisus labumum "Allgold"
      21. Deutzia gracilis
      22. Eleagnus pungens "Maculata"
      23. Forsythia intermedia
      24. Hibuscus rosa sinensis
      25. Ilex aquifolium
      26. Kenia japonica
      27. Kolkwitzia amabilis



      557



      e
      Resim: 221. - 28. Lindera benzoin
      29. Mahonia japonica
      30. Paenia sulfruticosa (P. arborea)
      31. Prunus serrulata "Kwanzan" = japon (Kwanzan) Kirazı
      32. Philadelphus hyb. lemoinei
      33. Rhododendron hyb.
      34. Weigela hyb. "Bristol Ruby"
      35. Agave spp.
      Üstte: A. americana Altta A. horrida
      36. Yucca flaccida



      Resim 221 (28 - 36)

      Comment


      • #4
        Resim: 221. - 37. Bignonia campsis radicans
        38. Bougainvillea spp.
        39. Clematis cv. "jackmanii"
        40. Euoııymus hyd.
        41. Hedera helix "Goldheart"
        42. Jasminum spp.
        Üstte: J. fruticans Altta: J. officinale
        43. Parthenocissus tricuspidata Planch
        44. Polygonum aubertii
        45. Wisteria chinetısis


        Comment


        • #5
          Chamaecyparis (Yalancı Servi) türleriÇeşitli tür, varyete ve formları ile çalımsı dağınık değişik kültivarlara sahipolan, dekoratif daimi yeşil ağaç ve ağaççık boyutlarında türlerdir. Türlere göre yetişme ortamı isteklerinde farklılıklar vardır. Ch. nootkatensis soğuklara daya*nıklıdır. Ch. pisifera da kışlara dayanıklı olmasına karşılık yaz kuraklığı ve kar baskısından zarar görebilir. Çeşitli formlara sahip olan Ch. obtusa ise aksine do*na en hassas olanlarıdır. Ch. thjoides ise tam bir bataklık ağacıdır.Bütün türlerin hava rutubeti istekleri yüksek olmakla beraber, özellikle Ch, nootkatensis 'in Eğerek hava ve gerekse rutubet isteği daha fazladır, ancak hava ru*tubetinin yüksek olduğu yerlerde kuraklığa biraz daha dayanıklıdır ve yazları su*lama yapılarak toprak rutubeti de yüksek tutulmalıdır. İstanbul (Bahçeköy) dahi bu tür için hava rutubeti isteği bakımından yetersiz kalmakta ve toprağının da su*lanmadığı koşullardan iyi bir gelişme göstermemektedir. Cinsin türleri arasında Ch. lawsoniana ülkemizde çeşitli fidanlıklarda yetiştirilmektedir. Diğer tür, var*yete ve formlar daha ziyade ithal edilmektedir. Ch. lawsoniana ülkemizde özellik*le ılıman ve rutubetli yörelerimizde iyi gelişmekte, aşağı kadar dallanmakta, ge*rek form ve gerekse renkleri bakımından çok çeşitli Icültivarları sözkonusu olmak*tadır.Genelde ışık veya kısmen de yarı gölge ağaçlarıdırlar. Toprak ve iklim koşul*ları iyileştikçe gölgeye dayanıklıkları artar. Ancak kuraklık etkisi fazla olan yer*ler ve rüzgara ekspoze olan kısımlardan kaçınılmalıdır. Vadi içleri ve kuytu yer*lerde iyi gelişirler. Deniz iklimini ararlar. Ancak Ege ve Akdeniz sahil kesimi bu türler için önerilmez. Soğuğa ise yukarda belirtilen farklılıklar dışında oldukça dayanıklıdırlar. Ancak alaca yapraklı formlar uzun süren donlardan etkilenir.îyi drenajlı, yeterince rutubetli balçık toprakları tercih ederler. Kök sistemle*ri rutubetli topraklarda oldukça sığ olmasına karşılık, toprak kuraklaştıkça kök*lerin daha derine indiği gözlenmektedir.Chamatecyparis'ler trafiği ağır yollara, denizin tuz etkisi olan kıyılarına ve hava kirliliği yüksek olan fabrika yakınlarına dikilmemelidirler. Daha ziyade park ve bahçelerde soliter ağaç olarak veya rüzgarın fazla etkili olmadığı yerler*de boylu çit oluşturmada kullanılabilirler. Peyzaj proje uygulamalarında en az 2- 4 yaşlarında topraklı veya kaplı fidanların kullanımı yoluna gidilmelidir. Ülke*mizde soliter ağaç olarak 2,5-3m kadar boya sahip topraklı veya kaplı fidan te*mini mümkün ise de boyları arttıkça, repikaj azlığından dolayı tutma riskleri art*maktadır. Buna karşılık 6 m boyunda 4-7 repikaj görmüş topraklı ve dikim başa*rısı emin fidanlar bugün için ancak ithal fidanlıkları vasıtasıyla sağlanabilir.

          Genellikle Yalancı serviler tohumla ve yumuşak (yeşil) çelikle kolaycayetişti- rilebilir. C. lawsoniana'da tohumlar ekseri katlamaya lüzum göstermez. Ancak tohumun çimlenme kabiliyeti oldukça düşüktür. Dolayısıyla yastıklara biraz fazla tohum atmak uygun olur. Ekimlerin yaz ortasına kadar gölgede tutulması isabet*li olur. Hernekadar bütün yalancı servi tohumlarında belirgin bir çimlenme enge*li yoksa da soğuk katlama halinde ekimler daha regüler bir fide yüzdesi verirler, ancak C. nutkatensis tohumlarının soğuk katlamaya tabi tutulması zorunludur.

          Cryptomeria (Japon sediri) Türleri
          Cinsin yegane türü olan C. japonica, özellikle kışın iğne yapraklarının bariz kırmızı bir renk almasıyla halk arasında kırmızı japon çamı olarak isimlendirilen Elegans varyetesiyle, Compacta, nana gibi çeşitli form ve kültivarlara sahiptir.Nisbi hava rutubeti yüksek yerler isterler. Hava rutubeti düşük yerlerde top*rak rutubeti yüksek tutulsa da iyi bir gelişme yapamaz. Soğuğa da hassastır, bu yüzden ülkemizin iç kısımlarına, kuraklığa ve yüksek sıcaklığa dayanamaz, bu iti*barla Akdeniz ve Ege'de de yetiştirilmesi uygun değildir. Geç donlardan da fazla etkilenir.Aydınlık, güneşli veya yarı gölge, rüzgardan fazla etkilenmeyen yerler uygun*dur. Kuvvetli rüzgar ve kuraklıktan çok etkilenir.Toprak olarak nemli, besin maddelerince zengin balçık toprakları tercih eder. Kireçli topraklardan hoşlanmaz.Peyzaj proje uygulamalarında asgari 3-4 yaşlarında ve en az 0,4 - 0,9 m boy*larında topraklı veya kaplı fidan kullanımı önerilir. Yeşil sahalarda soliter ağaç olarak çok dekoratiftir. Özellikle elegans kültivarı budama ve makasa iyi gelir. Bu yüzden boylu çit olarak kullanılabilir.Ülkemizde en çok yetiştirilen C. japonica var. elegans genellikle Ağustos ve*ya Eylül başında yumuşak (yeşil) çelikle üretilir. Adi C. japonica'nın üretimi ise daha ziyade tohumla yapılır ve ılıman rejyonlarda ilkbaharda açıkta ekilebilir. İlk aylar ekim yastıklarının gölgelenmesi isabetli olur. Tohumların çimlenme yüz*desi genellikle çok düşüktür. Bu yüzden birim sahaya fazla tohum atılmalıdır.

          Cupressus (Servi) Türleri
          Ülkemizde doğal olarak yetiştiği kabul edilen C. sempervirens dışında C. ari- zonica, C. goweniana ve C. macrocarpa da uzun yıllardan beri yetiştirilmektedir. Türler arasında yetişme ortamı istekleri bakımından oldukça büyük farklar var*dır. C. goweniana soğuğa en hassas olanıdır. Hatta istanbul ve çevresinde (Boğaz ve yüksek kısımlarda) zaman zaman dondan etkilenmektedir. C. macrocarpa ile C.563
          sempervirens de sıcaklık isteği fazla ve dona hassas türlerdir. Buna karşılık C. arizonica soğuğa en dayanıklı servilerdir.Serviler hava rutubeti düşük, kuru, hafif veya ağır balçık topraklarda veya saf kumlu, kireçli, taşlı, meyilli, güneşli bakılarda başarılı olabilmektedirler. Işık istekleri yüksektir. Özellikle gençliklerinde hızlı büyürler. Mezarlıklar yanında, dar (pramidal) ve geniş dağınık formları, koyu yeşil, mavi ve gri renkleriyle pey*zajda soliter ağaç, boylu çit veya rüzgar perdesi olarak başarıyle kullanılabilir*ler. Uygulamada fidanlar en az 2-3 yaşlarında topraklı veya tüplü fidan olarak alınıp dikilmelidir.Tohumla kolaylıkla üretilebilirler. Ayrıca yarı odunlaşmış çelikle üretilmele*ri (özellikle güzel form ve mavi renklere sahip C. arizonicaglauca'larda) müm*kündür. Tohumun ekimden önce genellikle bir işleme tabi tutulmasına lüzum yok*tur. Ancak bazı durumlarda soğuk katlamaya gerek duyulabilmektedir. Şekil ve renk bakımından arzulanan bazı kültüvarları rahatlıkla aşı ile de üretebilir.

          Cupressocyparis (Melez servi)
          Cupressus macrocarpa X Chamaecyparis nootkatensis arasında intergenerik (cinsler arası) bir hibrittir (Cupressocyparis leylandii). Asıl servilerin yetişeme- yeceği kadar soğuk yerlerde (-20°C dereceye kadar) yetişebilmekte olup adaptas*yon kabiliyeti yüksektir. Tuz serpintilerine ve rüzgara dayanıklıdır.Yeterli drenaja sahip olmak şartıyla hem asit hem de kireçli çeşitli topraklar*da yetişebilir, kanaatkardır. Hızlı büyük. Forme etmek için fazla budamaya gerek*sinim göstermeden kompakt durumunu korur. Çok sık iğne yapraklara sahip olup geniş yeşil sahalarda soliter ağaç veya rüzgar perdesi olarak kullanılabilir. Hava kirliliğine de dayanıklıdır. En az 3-4yaşında topraklı veya kaplı fidanların kulla*nımı önerilir. Kaplı fidanlar kılcal kök sistemini topraklı fidanlardan daha iyi mu*hafaza ettiği için tercih edilmelidir.Tohumdan veya sonbahar başlangıcında yarı odunlaşmış çelikler köklendiri- lerek üretilebilir.

          Cycas (Sikas-Yalancı Sago Palmiyeleri) Türleri (Resim: 221-2)
          Sıcaklığın -9°C'nin altına düşmediği Akdeniz ve Ege sahillerinde açıkta ve diğer yörelerde ise iç mekan ve bahçe seralarda yetiştirilebilir. Cycas 'lar daimi yeşil ve çok dekoratif görünümleri ve iç mekanlarda uzun yıllar muhafaza edile*bilmeleri bakımından çok kıymetli bitkilerdir. Yavaş büyürler, yarı gölge şartların*da daha iyi gelişirler. İç mekanlarda serin yerlere yerleştirilmelidir. Büyüme dö*neminde arttırılmakla beraber, diğer devrelerde az su verilmelidir. Kullanımda
          önde gelen türü C. rovulata'dır.
          Cycas'lar tohumdan veya kökte yumrular halinde beliren yavrulardan üreti*lebilir. Ancak erkek ve dişi çiçekler ayrı fertlerde bulunduğundan tohum temini güçtür.

          Ginkgo (Mabet ağacı) (Resim: 221-3)
          Cinsin bilinen türü G. biloba soğuk iklim koşullarında yetiştirilebilir. Derin kumlu balçık toprakları tercih etmekle beraber toprak istekleri bakımından olduk*ça kanaatkardır. Işık ağacıdır, güneşli, taşlı bakılara uyum sağlar. Dikimlerinde asgari 3-4 yaşında topraklı veya kaplı fidan kullanımı uygundur. Soliter ağaç ola*rak 5-6 m boylarında 4-5 kere repikaj görmüş boylu fidanları bugün ancak ithal fidanlıkları vasıtasıyla temin edilebilir. Altuni renkli sonbahar yaprak renklenme*si ile çok dekoratif bir yol ağacıdır (özellikle G. biloba aurea).Yalnız bir türü (G. bloba) sözkonusu olan bu cinste üretme daha ziyade to*humla yapılmaktadır. Tohumların soğuk katlamaya tabi tutulması başarıyı yüksel*tir. Ancak dişi ağaçların erik gibi olan tohumları pis kokulu olduğundan erkek ağaçların yetiştirilmesi önerilir. Bu takdirde Ağustos-Eylül başında erkek ağaç*lardan alınan yarı odunlaşmış çeliklerle sera veya camekânlarda erkek bireyler üretilebilir.

          Juniperus (Ardıç) Türleri
          Sürünücü,çalı, boylu ağaç olarak çeşitli form ve renklerle çok değişik tür ve kültivarlara sahiptir. Türlere göre soğuk, ılıman ve sıcak yörelerde yetişebilmek*tedir. Büyük ekseriyeti soğuk rejyonlarda yetiştirilmekle beraber J. brevifolia J. formosana, procera gibi dona hassas ekzotik türleri kullanırken dikkatli olunma*lıdır.Işık istekleri yüksek olmakla beraber bazı türler (J. chinensis, J. horizontalis) gölgeye ve bazı türler de yarı gölge koşullarına (J. comnıunis, J. rigida ve J. sa- bina) dayanabilmektedirler.Toprak istekleri bakımından kuru kumlu topraklardan rutubetli killi toprak*lara kadar olmak üzere asit ve alkalen reaksiyonlu değişik topraklarda yetişebi*lirler, kanaatkardırlar. J. sabina ve J. horizontalis gibi türler kurak, tuzlu toprak*lara uyum gösterebilmektedir. Ancak biraz killi, organik maddece zengin toprak*larda en iyi gelişmelerini yapmaktadırlar. Yalnız drenajı kötü yerlerde kök çürü*meleri gözlenir.Peyzaj projelerinde asgari 4-5 yaşlarında topraklı veya tüplü fidan kullanımı önerilir. Küçük mekanlarda, taşlık, kayalık, güneşli bakılarda, küçük veya geniş565
          yeşil alanlar üzerinde çeşitli şekil ve büyüklüklerde güzel gruplar oluşturmaya el*verişlidirler.Tohumlarında çimlenme engeli vardır. Çoğunlukla güzel form ve renkteki bi*reylerden daha kolay üretim yapmak için çelikle üretme yaygındır. Ancak köklen- mesi güç türlerde aşı da önerilir. Tohumla üretmede çimlenme engelini gidermek için tohumlar etli kısımlarından genel bölümde verilen tekniğe göre ayrılmalı ve türlere göre 1-5 ay soğuk katlamaya tabi tutulmalı ancak ondan sonra ekim ya*pılmalıdır. Sürünücü ve yarı yatık ardıç tür ve formlarının çelikleri daha kolay köklenirler. Çelikler açık alanda dikilecekse yarı odunlaşmış çelikler Ağustos 'un ikinci ve Eylül 'ün ilk yarısında gölge altında veya soğuk camekânlarda dikilir. Se*rada yapılacak çelikle üretme ise Kasım-Şubat ayları arası uygundur. Çeliklerin diplerinin yaralanması köklenme şansını arttırır. Aşı yöntemleri olarak yandan yanaştırma yöntemleri önerilir.

          Comment


          • #6
            Larix (Melez) TürleriÜlkemizde hava rutubeti yüksek serin ve genellikle dağlık kesimler için düşü*nülmelidir. Sıcak kurak yerlerde yetişmez. Lokal koşullar olarak güneşli yerleri tercih etmekle beraber, yarı gölgeli mekanlarda da yetişebilirler. Toprak türüne karşı kumlu topraktan killi toprağa kadar oldukça toleranslı olmakla beraber ta*ze, rutubetli fakat iyi drene edilen topraklarda en iyi gelişmeyi yaparlar. Geniş sa*halarda soliter ağaç veya gruplar halinde kullanılabilirler, kentlerde hava kirlili*ğine karşı hassastırlar.Ekim yoluyla üretme esas üretme yöntemidir. Sonbahar ekimi tercih edilir. Eğer ilkbahar ekimi yapılacaksa 1-2 ay soğuk katlamaya müteakip ekim yapılma*lıdır. Çelikle çoğaltma güçtür.

            Libocedrus = Calacedrus (Su Sediri) Türleri
            Hava rutubeti yüksek ılıman yörelerde yetiştirilmelidir. Hava rutubeti düşük ve kurak yerlerde başarılı olmaz. Tercihen yarı gölge veya güneşli yerlerle, orga*nik maddece zengin rutubetli balçık topraklar uygundur. Kuru, fakir, kumlu top*raklarla ağır killi topraklardan hoşlanmaz. Geniş sahalarda soliter ağaç olarak veya gevşek gruplar halinde kullanılır.Ekim yoluyla üretilir. Sonbahar ekimi tercih edilir, bu suretle ekim fideleri daha uniform çılcar. İlkbahar ekimi yapılması halinde tohum ekimden evvel 1-1,5 ay soğuk katlamaya tabi tutulmalıdır. Buna rağmen tohumların bir kısmı müte*akip ilkbaharda çimlenmek üzere yıllıyabilir. Ekim yastıklarında başlangıçta % 25 'lik bir gölgeleme müsbet etki yapar.566

            Comment


            • #7
              Picea (Ladin) TürleriKoniferler içinde tür, varyete, form ve kültivar olarak çok boylu ağaçlardan çalımsı bodur habitülülere kadar dağılım gösteren çok zengin bir taksondur.Genelde hava rutubetince zengin, serin yerlerde yetişirler. Bu nedenle Akde*niz ve Ege sahil yöreleri için önerilmez. Ancak türler arası bazı farklılıkları da dikkate almak gerekir. Örneğin P. omerica ve P. pungens (bunun mavi ladin dedi*ğimiz P. pungens glauca varyeteleri) daha az hava rutubetine sahip yerlere (An*kara gibi) oldukça tolerans gösterebilmektedirler. Hatta mavi ladinlerde soğuk- kurak iklimlerde mavi renk ılıman bölgelere nazaran daha bariz olarak ortaya çıkmaktadır. Bizim yerli ladinimiz P. orientalis ise rutubet isteği yüksek fakat çok ornomental niteliklere sahiptir.Ladinler genelde göknarlardan daha kanaatkar fakat çamlardan daha müş*külpesenttir.Yarı gölge veya nispeten gölge koşullarda yetişebilmektedirler. Türlere göre değişmekle beraber (örneğin P. abies kireçli toprakları sevmemesine rağmen P. alba kireçli topraklarda yetişebilmektedir) genelde drenajı iyi, rutubetli ve besin maddelerince zengin topraklarda iyi gelişirler. Sığ köklü oldukları için fazlaca ekspoze yerlere dikilmemelidir.Tuza hassastırlar, yollarda kışın dona karşı tuz dökülen yerlerde bundan çok etkilenirler. Gerçekte de trafiği ağır yollar, deniz kenarları ve fabrikaların yakın çevrelerine dikilmemelidirler. İçlerinde yalnız P. omerica hava kirliliğine olduk*ça dayanıklıdır. Park ve bahçelerle geniş yeşil sahalarda soliter ağaç olarak ve P. glauca cv. Conica gibi bodur formlar da kaya bahçelerinde geniş kullanım yeri bulurlar. Peyzaj projelerinde asgari 6-7 yaşlarında topraklı veya kaplı fidan kul*lanımı önerilir. Ülkemizde soliter ağaç olarak yetiştirilmek üzere 2,5 m boyunda Avrupa ladini veya Doğu ladini fidanlarının temini mümkündür. Ancak bunlar ye*terli miktarda repikaj görmediği için dikim başarısı % 100 olmamaktadır. Buna karşılık 3-6 m boyunda 5-7 kere repikaj görmüş topraklı telli ambalajlı veya kap*ta olan boylu fidanlar ancak ithal firmaları vasıtasyıla sağlanabilir. Bunlarda ba*şarı emindir. Erken ilkbahar budamalarına bir iğne yapraklı olarak oldukça iyi cevap verirler.Tohumdan üretilirler . Ancak renk ve form bakımından bazı kültivarları aşı ve çelikle üretilebilir. Çelikle üretme daha zordur. Genç anaçlar ve alt dallardan alınan çelikler hormonla işlem görünce daha kolay köklenirler. Ancak alt dallar*dan alınan çelikler genellikle yatık formlar oluşturur. Tohumun çimlenme engeli yoktur, bu nedenle bir ön işlemi gerektirmez. Aşılarda ilkbaharda yandan yanaş-

              tırma yöntemleri oldukça başanlıdır. Özellikle aşı uygulamaları mavi ladinlerde istenen mavi renge sahip bireyler elde etmek için önerilir. Bunlar tohumdan yetiş*tirilmeleri halinde pek azı arzu edilen mavi rengi verir.

              Pinus (Çam) Türleri
              Boylu ve bodur pek çok tür, varyete ve formu olan çamlar türlerine göre de*ğişen çok farklı iklim koşullarında yetişebilmektedirler. Ülkemizin yerli türleri olarak Halepçamı sıcak, Fıstıkçamı ve Kızılçam sıcak veya ılıman, Karaçam ol*dukça soğuk, Sarıçam ise ülkenin en soğuk yöreleri için söz konuşudurlar. Hepsi de yazın sıcak ve kurak koşullara dayanıklıdırlar. Yabancı türler olarak Sahilça- mı ılıman ve alçak yörelerimizde özellikle kireç içermeyen topraklarda geniş öl*çüde yetiştirilebilmektedir. Kireçli topraklar için ise en uygun çam türümüz Ka*raçamdır. Ayrıca Veymut çamı (P. strobus) ve Ağlayan çam olarak bilinen P. grif- fithii (P. exelsa) süs bitkisi olarak çeşitli park ve bahçelerimizde değerlendiril*mektedirler. Bunlardan ilki oldukça soğuk yerlerde ve oldukça ıslak ortamlarda (Sarıçam gibi) yetiştirilebildiği, ikincisi ise ancak ılıman koşullarda yetişebildiği gözlenmektedir.Çamlar genellikle trafiği ağır yollara dikilmemeli, esas itibariyle parklara, geniş bahçelere, taşlık, kayalık, meyilli ve güneşli yamaçlarla, başka türlerin ge*tirilemeyeceği kadar fakir fakat drenaj güçlüğü ve ağır toprak nitelikleri bulun*mayan yerlerde kullanılmalıdır. Bir ışık ağacı olan çamlar gölge yerlere dikilme- melidir. Ancak bu konuda P. nigra ve P. strobus yarı gölge koşullarına dayanabil*mektedirler.Peyzaj projelerinde en az 3-5 yaşında (Fıstıkçamlarında ise tercihan bu yaş*ları aşmayan) topraklı veya kaplı fidanların kullanımı önerilir. Çamlar ülkemizde soliter ağaçlar olark 2-2,5 m kadar boyda topraklı veya kaplı çeşitli türlerden ol*mak üzere fidanlıklarımızdan sağlanabilir. Ancak bunlar yeterli miktarda repikaj görmedikleri için boylar büyüdükçe dikim başarısı riski artar. Buna karşılık ağaç*landırma sahalarından uygun şartlarda modern makinelerle, büyük toprak kitlesi ile çıkartılıp gene aynı makinelerle dikimlerinde çok boylu fidanlarda da ülkemiz*de oldukça yüksek başarılar sağlanabilmektedir. Buna karşılık 6-7 repikaj görmüş 7-8 m boyunda topraklı veya kaplı ağaç boyutlarına ulaşmış boylu çam fidanları ithal yoluyla çalışan fidanlıklardan sağlanabilir. Bunların dikim başarısında nor*mal dikim yöntemleri kullanılması halinde de risk yok denecek kadar azdır.Tohumla üretilirler. Yerli çamlarımızdan Kızılçam dışındakilerde bir çimlen*me engeli yoktur. Doğrudan ilkbaharda ekilebilir. Kızılçam için ekimden evvel to*humları birkaç gün suda şişirme veya 6 hafta kadar soğuk katlama başarıyı yük*seltir. Yabancı tür çamların da pek azında çimlenme engeli vardır (P. cembra, P.

              monticola 'da olduğu gibi). Çamları çelikle üretme zordur. Aşı ile üretme nisbeten kolaydır. Fakat özel durumlarda bu yola başvurulur.

              Pseudotsuga (Duglaz) Türleri
              Kısmen güneşli ve daha ziyade yarı gölge şartları ile serin, ılıman bir iklime ihtiyaç gösterir. Güney Anadolu gibi sıcak ve kurak yörelerimizle çok soğuk böl*gelerimiz için önerilmez. Rutubetçe zengin fakat drenajı iyi olan ve genellikle bir ölçüde asit reaksiyonlu topraklarda yetiştirilmelidir. Hızlı gelişir. Peyzaj uygula*malarında asgari 3-4 yaşında kaplı veya topraklı fidanlarının kullanılması isa*betli olur. Geniş yeşil sahalarda çok boylu soliter ağaç olarak yetiştirilebilir. Fi*danlıklarımızda boylu fidan temini güçtür. Ancak soliter ağaç olarak yetiştirilmek üzere 8-9 m boyda 6 kereye kadar repikaj görmüş, dikim başarısı emin Duglazlar bugün için ithal firmaları kanalıyla sağlanabilir.Tohumla üretilir. İlkbahar ekimi uygundur. Ekimden evvel tohumun 48 saat kadar suda şişirilmesi ve daha iyisi 20-40 gün soğuk katlamaya tabi tutulması tavsiye edilir.

              Sciadopitys verticillata (Japon şemsiye çamı)
              Ilıman, hava rutubeti yüksek yerlerde iyi gelişir. Yarı gölge yerleri tercih eder. Rutubetli, geçirgen, organik maddece zengin kumlu balçık topraklarda iyi gelişir. Son yıllarda ülkemize ithal edilen türler içinde yer almaktadır. Yeşil alan*larda soliter ağaç olarak değerlendirilmelidir. İthal firmaları vasıtasıyle 2-2,5m boyda 6 kere repikaj görmüş dikim başarısı emin boylu fidanları ülkemize de ge- tirtilmektedir.

              Sequoiadendron gigenteum (Mamut ağacı veya Dev Sekoya)
              Kuzey Amerika 'daki çok yaşlı ve boylu bireyler dünyanın dikkatini çekmekte*dir. Hava rutubeti yüksek ılıman yöreler için önerilir. Işık ağacıdır. Fazla soğuk ile don etkilerine ve kuraklığa karşı hassastır. İyi havalanan, bir ölçüde asit reak*siyonlu, drenajı yeterli ve organik maddece zengin kumlu balçık topraklarda iyi gelişir.Tohumla çoğaltılır. Tohumlarının 1,5-2 ay soğuk katlamaya tabi tutulduktan sonra Nisan'da ekilmesi fidan yüzdesini yükseltir.

              Sequoia sempervirens (Sahil sekayası)
              Hava rutubeti yüksek, ılıman (-I5°C'nin altına düşmeyen) yöreler ister. Ege mıntıkasında da yetişebildiği bildirilmektedir. Yarı gölge ağacıdır. Nemli ve besin maddelerince zengin, derin toprak ister. Parklara, geniş yeşil sahalara, yaz kış ye*şil soliter ağaç olarak dikilebilir. Kırmızı gövdeleri ile dikkat çekicidirler.569
              Tohumla üretilebilir. Tohumda bir çimlenme engeli bulunmadığından ön işle*me lüzum yoktur. İlkbahar ekimi tercih edilir. Yaşlı ağaçların diplerinde oluşan yavrulardan çıkan sürgünlerden de üretilebilir.

              Comment


              • #8
                Taxodium distichum (Bataklık servileri)Hava rutubeti yüksek, serin, rüzgarlara fazla maruz olmayan, durgun suyun olduğu bataklık, çok ıslak sahalarda, oluşturduğu hava kökleri dolayısıyle kolay*lıkla yetişebilen bir türdür. Işık ağacıdır, soğuğa dayanıklıdır, taze, organik mad*dece zengin, alkalen reaksiyonlu topraklara hassas, bir ölçüde asit veya nötral re*aksiyonla (kireçli topraklarda kloroz oluşur) rutubetli derin ve kumlu balçık top*raklar ister. Kurak ortamlarda da yetişebilir. Kışın yapraklarını döker fakat dök*meden uzunca bir süre sarı, kızıl gayet dekoratf bir yaprak renklenmesi yapar, peyzaj düzenlemelerinde gölgesinden de faydalanılabilecek ideal bir ağaç olup yeşil alanlarda soliter ağaç veya grup olarak kıymetlendirilebilir. Kuvvetli rüz*garlara dayanıklıdır. Çim alanlarına dökülen yaprakları çok ince tekstürlü oldu*ğu için çimin arasına girer ve zaman zaman bir temizlenme süprülme problemi yaratmaz. Peyzaj çalışmalarında en az 2,3yaşında yapraklı veya kaplı fidanları kullanılmalıdır. Ülkemiz fidanlıklarında 1-1,5 m boyda yetiştirilmiş fidan temini mümkündür. Ancak 8-10m boyunda 8 kere repikaj görmüş dikim başarısı emin ağaç büyüklüğüne ulaşmış boylu topraklı fidanlarını ithal fidanlıklarımız kanalıy*la temin etmek mümkündür.T. distiçhum tohumla yetiştirilir. Tohumun çimlenme engeli vardır. Bunun için üç ay soğuk katlamada tutulduktan sonra tohumlar ilkbaharda ekilir veya bir iş*leme tabi tutulmaz ise sonbaharda ekilmelidir. Ekimden önce tohumların 5 daki*ka kadar etil alkolde şişirilmesi önerilir. Ekim yastıklarını vejetasyon periyodu süresince ilk yıl gölgeleme fayda sağlar.

                Taxus (Porsuk) Türleri
                Ülkemizde önemli türü T. baccatta sütun şeklindeki formu T.b. stricta ve sü- rünücü formu T.b. rependens ile tanınır.Hava rutubeti yüksek, serin, fazla rüzgara maruz olmayan, tercihen gölge ve yarı gölge koşullarında yetiştirilmelidir. Ancak güneşe karşı da oldukça tolerans*lıdır. Soğuğa dayanır.Taze, rutubetli ve organik maddece zengin, kumlu balçık, drenajı yeterli top*rakları sever. Ancak çok kurak olmamak şartıyla daha az rutubetli yerlerde ve ki*reçli topraklarda da yetiştirmek mümkündür. Kentlerin hava kirliliğine dayanıklı*dır. Yavaş gelişmesi, onun büyük yeşil alanlarda kullanılmasına olanak sağladığı gibi, küçük alanlarda da kullanımına imkan verir. Bu yavaş büyümesi ve uzun570
                ömürlü olması yanında, yaz kış koyu dekoratif yaprakları ile saray ve diğer tari*hi yapıtlara klasik ve ağır bir hava verir, fazla hacimlenmediği için bu yapıtların ön planda kalmasını engellemez. Sürünücü formları yer örtücü olarak da kıymet*lendirilir. Peyzaj uygulamalarında, yavaş büyüdükleri için mümkün olduğu kadar topraklı ve kaplı olarak yaşlı ve boylu fidanların kullanımı tercih edilmelidir. Ül*kemiz fidanlıklarında 1-1,5 m boyunda yetiştirilmiş fidan temini mümkündür. An*cak 4-5 m boyunda 6-7 kere repikaj görmüş dikim başarısı emin boylu fidanlar, fidanlıklarımız bu tip yetiştirmeler yapana kadar ithal fidanlıklarından temin edi*lebilirler. Böylece çok yavaş büyüyen porsuklarda büyük zaman kazancı olur.Porsuklar tohum veya çelikle hatta aşı ile üretilebilirler. Tohumunun oldukça grift bir çimlenme engeli olduğundan ve fidanları yavaş geliştiğinden çelikle üret*me en yaygın üretme yöntemidir. Çeliklerin tepe sürgünlerinden alınması boylu bireylerin oluşmasına yol açarken, aynı bireyin yan sürgünlerden alınması da da*ğınık yayvan bireylerin ortaya çıkmasına neden olur. Çelikleri köklendirmede so*ğuk camekân ve seralardan faydalanılır. Soğuk camekânlar için 20-25 cm boyun*da yarı odunlaşmış çelikler, mümkünse hormonla muamele edilerek sonbaharda dikilebilir. Seralarda çelik dikimi daha geç (Kasım sonu - Aralık başı) yapılır. Çe*liklerin ökçeli çelik olarak alınması önerilir. Çelikler serada süratle iki ay içinde köklenir. Ancak sökümde acele edilmemeli çeliklerin iyice köklenmeleri hatta ikincil köklerinin çıkması beklenmelidir.Aşılarda da yandan yanaştırma yöntemi en başarılı olmaktadır.Porsuklarda nadir olarak başvurulan, ancak Japon porsuğunda (T. caspida- ta) da uygulanan ekim yönteminde tohumlar, ekilmeden önce 3 ay kadar 20°C ci*varında bir sıcak katlama ve bunu takiben 4 ay kadar da soğuk katlamaya tabi tu*tulduktan sonra ekim yapılır. Aksi halde katlama yapılmamışsa taze tohumları Temmuz da ekmek önerilir. Porsuklarda fidecikler, 2 yıl ekim yastıklarında, 2 yıl da 1. repikaj yastıklarında kaldıktan sonra 3-4 yıl da 2. repikaj yastıklarında bek*letilirler, ancak bu suretle ticari büyüklüğe ulaşmış olurlar.

                Comment


                • #9
                  Thuja (Mazı) TürleriÜlkemizde en fazla T. occidentalis ve nadiren de T. plicata fidanlıklarımızda ye*tiştirilmekte ve peyzaj uygulamalarında kullanılmaktadır. Eskiden mazılar içinde yer alıp T. orientalis olarak bilinen Biota (veya Platycladus orientalis) de Doğu mazısı adı altında yurdumuzda geniş ölçüde kullanılmaktadır.Mazılar gerek ağaç ve gerekse çalı boyutlarında, sütunvarı, pramidal, dağınık, kompakt formda ve çeşitli renk (altuni v.b.) te kültivarlara sahiptirler.Genellikle güneşli yerleri tercih ederler, kurak ve soğuk iklimlere dayanıklıdırlar.571


                  Toprak istekleri açısından kanaatkardırlar. Kumlu ve killi topraklarda da ye*tişebilirler. Kireçli topraklarda da gelişirler. Bu nitelikleri ile İç Anadolu'da yay*gın bir şekilde kullanılmaktadırlar. Kentlerde hava kirlenmesinden de etkilenmez*ler. Parklarda olduğu gibi küçük bahçelerde de soliter ağaç veya gruplar halinde yetiştirilebilir, çit ve rüzgar perdeleri yapılabilir, istenmeyen görüntüler bunlarla yapılan dikimlerle kapatılabilir. Makasa ve her türlü budama ve şekil vermeye çok müsaittirler. Peyzaj uygulamalarında asgari 3-4 yaşından topraklı veya tüplü fidanların kullanılması önerilir. Mazıların çeşitli varyete, form ve renkte büyük boy fidanları gene ithal fidanlıkları kanalıyla ülkemizde sağlanabilmektedir.Tohumdan yetiştirme bir güçlük yaratmaz. İki aylık bir soğuk katlama çim- lenmeyi hızlandırır ve fidan yüzdesini yükseltir. Hortikültür bakımından kıymetli birçok varyeteler çelik veya daldırma ile üretilir.Çelikler açıkta veya soğuk camekânlarda yaz ortasında yarı odunlaşmış çe*likler halinde kullanılabilir. Seralardaki çalışmalarda ise çelikler kış ortasında alınıp köklendirilebilir. Doğu Mazısı, Batı Mazısına nazaran daha zor köklenir. Bu bakımdan Doğu Mazısında daha doğrusu Biota orientalis 'de hormon ve şişle*me köklenmede gecikme ve zorluğu önler.Mazılarda daha önce saksıya alınmış anaçlarla serada yapılan yandan ya*naştırma aşı yöntemi, paneşe ve değişik formlu mazıların üretilmesinde başarı ile kullanılabilir.Thujopsis TürleriTek türü olan T. dolobrata hava ve toprak rutubeti yüksek olan serin yerler ister. Soğuğa oldukça dayanıklıdır. Yalnız rüzgara karşı hassastır. Yarı gölge ve gölge koşullarından hoşlanır.Çelik veya tohumla üretilebilir. Çelikler yazın yarı odunlaşmış halde kullanı*lır.

                  Comment


                  • #10
                    ANGIOSPERM'LERAcer (Akçaağaç) Türleri (Resim: 221 - 4, 5, 6).Tür, varyete ve form itibariyle çok zengindirler. Özellikle ülkemizde peyzaj uygulamalarında A. platanoides, A. pseudoplatanus, A. palmatum, A. negundo ve kısmen de A. trautvetteri ve A. câppadocicum çok kullanılan akçaağaç türleridir.Esasta ışık ihtiyaçları yüksektir. Ancak yarıgölge şartlarında da yetişebil*mektedirler. Türler arasında bazı farklılıklar olmakla beraber genellikle iyi dre*ne edilebilen, organik maddece zengin ve killi topraklarda iyi yetişir, drenajı za*yıf durumlarda kumlu toprakları tercih etmelidir. Memleketimizde çok kullanılan

                    Akçaağaç türleri arasında yetişme ortamı farklılıkları olarak A. negundo soğuk ve kurak, sıcak yerlerde yetişebilmekte, A. platanoides fazla sıcak ve kurak ortam*lar istememekte, A. pseudoplatanus ise hem kurak ve hem de rutubetli topraklar*da yetişebilmekte ve tuza dayanabilmektedir. A. campestris ise kurak ve alkalen toprak şartlarına dayanıklıdır ve genelin dışında gölgeye dayanan bir akçaağaç türüdür. Yabancı tür olarak Türkiye 'de Japon akçaağacı olarak tanınan ve yavaş yavaş kullanımı artmaya başlayan A. palmatum (özellikle sonbaharda çok güzel yaprak renklenmesi yapar) ile gerçek Japon akçaağacı olan A. japonicum (bu tür de çok güzel sonbahar renklenmesi yapmaktadır) ılıman rejyonların ağacıdırlar (Resim: 221 - 4,5). Sarı ve bakıra çalan kırmızı renkleriyle çok güzel sonbahar renklenmesi yapan A. saccharum (şeker akçaağacı) soğuk rejyonlarda yetiştirile*bilir (Resim: 221-6). Ekseri akçaağaçlar cadde ve yol ağaçları olarak da büyük önem taşımaktadırlar. Ülkemiz için özellikle A. platanoides; hava kirliliğine, bir ölçüde kuraklığa ve nisbi hava rutubeti düşüklüğüne, rüzgar, soğuk, böcek ve mantar zararlarına dayanıklılığı, toprak isteklerinin azlığı, erken yapraklanıp yapraklarını geç dökmesi suretiyle yapraklı kalma süresinin uzunluğu ve güzel sonbahar yaprak renklenmesiyle bu konuda çok popülerdir. Peyzaj uygulamala*rında birden fazla repikaj görmüş asgari 2-4 yaşında ve en az 1,5-2 m boyunda çıplak köklü fidanlar kullanılmalıdır. Parklarda soliter ağaç olarak ve gölgelerin*den istifade için ve havuz, göl ve akarsu kenarlarında yaygın şekilde kullanılır.Çeşitli türlerden 2-2,5 m boyunda fidanlar ülkemiz fidanlıklarından sağla*mak mümkündür. Ancak 9-12 m boyunda 5-6 repikaj görmüş ağaç boyutlarında*ki çeşitli türden telli, topraklı veya kaplı Acer fidanları ancak ithal firmalarından sağlanabilir ve risksiz olarak kullanılabilir.Akçaağaçlar tohumla, çelik, daldırma, kalem ve göz aşılarıyla çoğaltılabil- mektedir. Tohumla çoğaltmada ekimden önce tohumun tabi olacağı işlemler çok değişiktir. Acer negundo (Dişbudak yapraklı akçaağaç) tohumunda herhangi bir çimlenme engeli olmadığı için ilkbaharda doğrudan ekilebilir. Buna karşılık Dağ akçaağacında (Acer pseudoplatanus) ancak sonbaharda ekilirse bir ön işlemi ge*rektirmez. Aksi halde 48 saat suda şişirildikten sonra 1,5-3 ay soğuk ıslak katla*madan sonra ilkbahar ekimi yapılabilir. Çınar yapraklı akçaağaç (A. platano*ides) tohumlarında soğuk katlama süresi 3-4 ay'dır ve ilkbaharda mümkün oldu*ğunca erken ekilmelidir. Ova akçaağacı (A. campestre) tohumları ise önce bir ay sıcak katlama ve sonra 3-4 ay soğuk katlamayı gerektirir. Tatar akçaağacı (A. ta- taricum) da aynı süre soğuk katlamayı gerektirir. A. rubrum ve A. saccharinum türleri tohumları ise ilkbaharda olgunlaştığından sonbaharda hiçbir şekilde eki- lemez. Bunlar ilkbaharda toplanıp hemen ekilmelidir. Sonbahar renklenmesi çok dekoratif olan Japon akçaağacı (A. palmatum)un kuru tohumları takriben 43°C

                    slcak suda iki gün bırakddıktan sonra ekilirse iyi bir çimlenme gösterir.
                    Çelikle üretme için, genellikle yarı olgunlaşmış sürgünler kullanılır. Kuvvet*li sürgünlerin uçlarından alınan 7-10 cm boyunda yapraklı çelikler, A. palma- tum'da Haziran başlarında kum+yosun karışımından oluşan ortamlara dikilirse şişleme altında ve uçları yaralamış olarak hormonla muamele edilmesi halinde kısa zamanda köklenirler. A. cappadocicum var. rubrum'lar ise yumuşak çelik olarak alınıp Nisan-Mayıs aylarında dikilirlerse onlarda benzer ortamda üç haf*tada köklenebilirler. Hormonla işlem görenleri de kısa zamanda köklenebilir.Akçaağaçlarda bir yıl tohum yastıklarında yetiştirilip ikinci vejetasyon döne*mini de camekânlarda geçiren saksılanmış anaçlarda köklerde büyüme belirtile*ri görüldüğünde, bu anaçlara dışardan latent halde alınan kalemler yandan ya*naştırma yöntemleri ile başarıyla aşılanabilir. Akçaağaçlarda yazın da bir yaşlı anaçlar üzerinde T göz aşısı yapılabilir. Yaprağının alt yüzü koyu-kırmızı violet renkte olan A. pseudoplatanus atropurpurea 'lar da aşı ile aynı güzelliklerini mu*hafaza edecek şekilde üretilebilir.

                    Aecsculus (At kestanesi) Türleri
                    Ülkemizde beyaz çiçekli (A. hippocastanum) ve kırmızı çiçekli (C. carnea) ile bazı hibrit ve formlar yetiştirilmektedir. Özellikle A. carnea briotii çiçekleri kan kırmızısı çok güzel, rengi ile aranan bir taksonudur. Beyaz çiçeklilerin Pyramida- lis ve yaygın tepeli Umbraculifera bahçe formları da yetiştirilmektedir.At kestaneleri oldukça soğuk rejyonlarda da yetişebilir. Ancak A. carnea bri- ottii fazla soğuk yörelerde kullanılmamalıdır. Bu tür güneşli ve yarı gölge koşul*larda tercihen rutubetli ve iyi drenajlı yerlerde iyi gelişirse de gerek kuraklığa ve gerekse rüzgar etkilerine beyaz çiçekli at kestanesi, iden daha dayanıklıdır. Asidi- te 6.5 pH'dan daha yüksek olmamalıdır.At kestaneleri rutubetli, drenajı iyi topraklarda iyi gelişir, ışık ağacıdırlar. İlk yıllardan sonra gelişmesi hızlanır. Bu itibarla mümkün olduğunca yaşlı (en az 5- 6 yaşında) fidanların kullanımı önerilir. Ülkemizde fidanlık devresinde yavaş bü*yüyen At kestanelerinde, yeterli repikaj görmüş boylu fidanların temini oldukça güçtür. Buna karşılık soliter ağaç olarak A.c. briotti ve diğerleri 5-6 kere repikaj görmüş 7-9 m boya, 4 m tepe genişliğine sahip ağaç boyutlarına ulaşmış toprak*lı ve kaplı fidanlarını ülkemizde ithal firmaları fidanlıklarında bulmak mümkün*dür. Bunlarda bu boyutlarına rağmen dikim başarısı mutlaktır.At kestaneleri cadde, bulvar ve yol ağacı olarak eskiden beri kullanılırlar ve kentin kirli havasına, tuz etkilerine ve mekanik zararlara dayanıklıdırlar. Ancak köklerinin kaldırımları, tretuvarları parçalaması, meyva ve diğer döküntüleri do-574


                    layısıyle zamanımızda bu konuda daha az tercih edilir olmuşlardır. Park ve geniş yeşil alanlarda ve yoğun olan gölgesinden faydalanmak üzere soliter ağaç olarak yaygın şekilde kullanılırlar.Tohumları sonbaharda toplanır toplanmaz ekilmediği takdirde 4 ay soğuk katlamadan sonra erken ilkbahar ekimi yapılır. Kırmızı çiçekli at kestanesi (A. carnea), aşı (yandan yanaştırma) ile, çiçekleri açık kırmızı olan ve boylu çalı for*munda bir süs bitkisi olan A. pavia da ilkbaharda daldırma suretiyle çoğaltılabi*lir.

                    Ailanthus (Kokar ağaç veya Cennet ağacı)
                    Soğuk rejyonlarda da, sıcak-kurak yörelerde de yetişir. Çok kanaatkardır. Fa*kir kuru topraklarda yetiştiği gibi hareketli moloz yığınları ve dolgu topraklar üzerinde de kuvvetli kök ve kütük sürgünleri yaparak iyi tutunur. Hızlı büyür, fa*kat kısa ömürlüdür (40-50 yıl). Yaygın türü A. glandulosa (A. altissima)dır. A.g. erythocarpa ise meyvalarınm kırmızı oluşu ile dikkati çeken bir formudur. Ailant*hus'ların 2-3 yaşında çıplak köklü fidanlarını kullanmak yeterlidir. Hızlı gelişir*ler. Ancak köklerin zehirli etkileri dolayısıyle kuyulardan uzak dikilmelidir.Tohumla kolayca çoğaltılabilir. Bir ön işlem zorunlu değilse de ekimin mun*tazam çıkması için 1,5-2 ay soğuk katlamadan sonra ilkbahar ekimi yapılır. Ancak çıkan fidanlardan erkek ve dişi bireyler karışıktır. Halbuki erkek bireylerin çiçek*leri kötü koktuğundan dişi bireylerin dikilmesi arzulanır. Bu takdirde dişi bireyler*den alınan kök çelikleriyle ilkbaharda yeni dişi bireyler kolaylıkla üretilebilir.

                    Comment


                    • #11
                      Albizzia julibrissin (Gül ibrişim)Işık ağacıdır, yarı gölge şartlarında yetişebilir. Yazın 2 aydan fazla dayanan pembe güzel çiçekleri ile dekoratif bir ağaçtır. Boydan ziyade genişliğine yayıla*rak büyür ve altında hafif bir gölge yaptığı için bazı yer örtücü bitkiler ve çimin yetişmesine de imkan verir. Hızlı gelişir, erken yaşta çiçek vermeye başlar.Ilıman yörelerin ağacıdır.Toprak bakımından müşkülpesent değildir, iyi topraklarda da fakir topraklar*da da yetişebilir. Ancak drenaj şartları iyi olan derin toprakları tercih eder. Ku*raklığa dayanıklı olmakla beraber rutubetli yerlerde en iyi gelişmesini gösterir. Peyzaj proje uygulamalarında en az 2-3 yaşında ve asgari 1,0-1.3 m boyunda çıp*lak köklü fidanların kullanımı isabetli olur. Park ve bahçelerde soliter ağaç ola*rak kullanılır. Rosea varyetesi parlak koyu pembe gül renginde çiçekleri ile çok dekoratiftir.Tohumla kolaylıkla üretilebilir. Tohumlarında sert kabuktan kaynaklanan

                      çimlenme engeli asit işlemi veya mekanik zedeleme ile giderilebilir, ilkbaharda kök çelikleri ile de üretilebilirler.

                      Alnus (Kızılağaç) Türleri
                      Islak, batak, drenaj güçlüğü olan sahalarda yetişebilen türlerdir. Hızlı büyür. Ülkemizde özellikle A. glutinosa yaygın olarak kullanılmaktadır. Güneş ve kısmen de yarı gölge ağacıdır. Kökleri oksijen yetersizliğine oldukça dayanıklıdır.Bu iti*barla su kaynakları, havuz ve göletlerin kıyı ve yakın çevreleri için çok uygundur. Aksi durumlarda, fakir ve kurak toprak şartlarında da yetiştirmek mümkündür. Sahillerde dolgu araziler için de önerilir. Rüzgar ve tuzlu su etkilerine dayanıklı*dır. Toprak reaksiyonuna karşı duyarlı değildir. Asit ve alkalen topraklarda da ye*tişebilir. Özellikle akarsu kenarlaının stabilize edilmesinde başarı ile kullanılabi*lir. Asgari 2-3 yaşlarında l,5-2m boylarında çıplak köklü fidanların kullanımı uy*gundur. Sığ bir kök sistemine sahiptir ve toprağı da ıslah eder.Bütün türleri tohumla üretilebilir. Tohumlar 24 saat suda şişirildikten sonra kumla karıştırılarak ekilmelidir. Ancak tohumları çok küçük olduğundan ekimde çok sığ bir kapama materyali kullanmalı ve başlangıçta toprak sathını rutubetli tutmak için gölgeleme yapılmalıdır, ilkbahar ekimi tercih edilir.

                      Betula (Huş) Türleri
                      Huşlar, sıcak ve kurak yörelerde iyi gelişemezler, serin, soğuk, rutubetli yö*relerin türleridirler. Genellikle kısa ömürlüdürler. Çeşitli tür, varyete ve formları vardır, ülkemiz fidanlıklarında en çokB. pendula (B. alba)'ya rastlanmaktadır. Bu türün Ağlayan huş diye bilinen B.p. tristis, sarkık formu B.p. youngi, Ehrami for*mu B.p. fastigiata en fazla bilinen formlarıdır. Bu tür rutubetli fakat iyi drene ola*bilen kumlu yahut balçık topraklarda iyi gelişir. Huş türle i içinde ancak B. nig- ra kurak yetişme ortamlarında yetişebilme gücüne sahiptir. Bu itibarla güney ve sahil kesimlerimize en fazla sokulabilecek bir tür olarak kabul edilebilir. Huşlar özellikle sarkık formlarıyle çim alanlarını, su ve havuz kenarlarını beyaz gövde*leri ve sonbaharda parlak sarı renge dönüşen yapraklarıyle süslerler. Ancak bu sarkık formlar sıcak ve kuru mekanlardan kaçınır, bunların dikimlerinde başlan*gıçta uygun boyda dikim kazıklarıyle desteklenmeleri gerekir. Peyzaj uygulamala*rında en az 2-3 yaşında ve 1-1,5 m boyunda çıplak köklü fidanların kullanımı önerilir. Ülkemiz fidanlıklarında yeterli repikaj görmüş çok boylu huş fidanı temi*ni zordur. Ancak soliter ağaç olarak 5 kere repikaj görmüş 7-9 m boyunda, 3-4 m tepe çapında adeta ağaç boyutlarına ulaşmış topraklı veya kaplı fidanlarını ithal fidanlıklarından temin mümkündür.Tohumla üretme yaygındır. Sonbaharda tohumları hemen ekilir veya 1-3 ay-576lık bir soğuk katlamadan sonra ilkbaharda ekilebilir. Bazı pendula formları ka*lem aşısıyla üretilebilir. Bodur türler daldırma ile çoğaltılabilir. Fakat Huşta çe*likle üretme zordur.

                      Brachychiton acerifolium (Japon kavağı)
                      Son yıllarda Japon kavağı adı altında sahil kesimlerinizde yaygın olarak ye*tiştirilmektedir.Soğuğa hassas olan bu tür tohumla ve çelikten kolayca üretilir. Ekim, tüple*re veya kasalara yapılabilir.

                      Carpinus (Gürgen) Türleri
                      Özellikle C. betulus Avrupa kentlerinde çok kullanılır. Yukarı doğru dallan*ması ve yapraklarıyle iyi gölge yapması tercih nedenleridir. Gençlikte hızlı büyür, bu yüzden kapanması istenen görüntüler için sık bir perde oluşturarak onları kı*sa zamanda kapatabilir. Budanmaya çok iyi geldiğinden bu türle, özellikle fasti- giata formu ile güzel boylu duvar çitler oluşturulabilir. Soğuğa ve gölgeye daya*nıklıdır. Rutubetli fakat drenajı iyi balçık topraklar ister. Dere ve rutubetli mekan*larda fastigiata formu ise küçük alanlarda başarıyle kullanılabilir. 2-3 yaşında çıplak köklü fidanlarının, kullanımı uygun olur.C. betulus tohumu sonbaharda toplanır toplanmaz hemen ekilmezse kabuk sertleşir ve çimlenme engeli oluşur. Bunun için ilkbahara kadar soğuk katlama gerekir.

                      Castanea (Kestane) Türleri
                      Ülkemizde C. sativa doğaldır. Bu türün kırmızı yapraklı C.s. purpurea varye*tesi popülerdir. Kestaneler ılıman, nisbi rutubeti yüksekçe yerlerde yetişirler. Memleketimizin güneyi için önerilmez. Nemli, besin maddelerince zengin toprak*lar isterler.Kestane tohumları sonbaharda ekilmeli, aksi halde ilkbahara kadar kumda soğuk katlamaya tabi tutulmalıdır.

                      Casuarina equisetifolia (Demir ağacı)
                      Ülkemizin batı ve güneyinin sıcak sahil şeridi için önerilir. Hızlı büyür bir ko- nifer görünümündedir. Ekzotik olarak dekoratif bir görünüme sahiptir. Güneyde park, cadde ve yollara çok dikilmektedir. Yaz kış yeşildir. Rüzgar perdesi olarak da değerlendirilebilir. Soğuğa karşı Okaliptüs ve Hakiki akasyaların birçoğuna nazaran daha hassastır. Kumlu, nemli topraklarda iyi gelişir.Ekim yoluyla üretilir. Tohumun ekimden önce bir ön işleme ihtiyacı yoktur.577


                      Catalpa (Katalpa) TürleriPeyzaj uygulamalarında ve ülkemizde en çok kullanılan türü C. bignonoides (Leylak yapraklı katalpa)dır. Yaz ayları beyaz çiçekleri ile dikkati çeken bu türün sarı yapraklı (C.b. aurea), sarı yapraklı ve koyu yeşil damarlı (C.b. Koehnei) ve bodur formu (C.b. nana) en çok bilinen formlarıdır.Hızlı büyür, soğuğa oldukça dayanır. Kentlerin kirli havası onları fazla etki*lemez. Yeşil sahalarda soliter ağaç olarak kullanıldığı gibi yurdumuzda yol ağa*cı olarak da kullanıldığı gözlenmektedir.Kumlu balçık topraklara uygundur, dikimlerinde 2-3yaşında çıplak köklü fi*danların kullanımı önerilir. Catalpa' nın değişik formlardaki büyük boyutlu fidan*ları gene ancak ithal fidanlıklarından sağlanır. Bunların 7-9 m boyunda 3-4m te*pe genişliğinde 6 kere repikaj görmüş ve ağaç boyutlarına ulaşmışları bulunabilir.Tohumla kolayca üretilebilir. Tohumlarda ekimden önce bir ön işleme gerek*sinim yoktur. İlkbahar ekimi önerilir. C. bignonoides'in sarı yapraklı (C.b. aurea), sarı yapraklı ve koyu yeşil damarlı (C.b. Koehnei) ve bodur formu (C.b. nana) göz veya kalem aşısıyla üretilebilir. Bu formlar yaz aylarında alınan yeşil çeliklerle camekân altında veya seralarda da üretilebilirler.

                      Celtis (Çitlenbik) Türleri
                      Adaptasyon kabiliyeti yüksektir. Sıcak, kurak ve fakir topraklarda yetişebilir. Gölgesinden faydalanmak için kamplarda veya yol ağacı olarak geniş ölçüde kul*lanılır. Bizde en gözde türü C. australis'dir. Güney, batı ve kuzey kesimlerimizde kentlerin hava kirliliğine dayanarak yaygın olarak yetiştirilmektedir. Su gereksi*nimi bakımından da kanaatkardır. Uygulamada en az 2-3 yaşında çıplak köklü fi*danlar kullanılır.Tohumlar siyahlaşınca toplanıp sonbaharda ekilebilir. Ekim ilkbahara kalır*sa 2-3 ay soğuk katlamaya tabi tutulması gerekir. Çelikle üretme mümkündür.

                      Cercis (Erguvan) Türleri
                      Ülkemizin doğal ve yaygın türü C. siliquastrum ılıman yörelerde yetiştirilme*lidir. Erguvan rengi dekoratif çiçekleri, baharda ağaç daha yapraklanmadan çev*resini süsler. Beyaz çiçekli (C.s. alba) ve alacalı yapraklı (C.s. variegata) formla*rı da vardır. Işık ağacıdır. Fakir, taşlı, kireçli topraklarda da gelişir. Toprağı iyi drene olan kumlu balçık yerlerde iyi gelişme sağlar. Yalnız başlangıçtaki büyüme*si yavaştır, sonra hızlanır, fazla boylanmaz. Peyzaj uygulamalarında 3-4 yaşında çıplak köklü fidanlarını kullanma uygundur. Boylu fidanlarda dikim başarısı ge*nelde biraz düşüKtür. Ancak 3-4 kere repikaj görmüş 2,5-3 m boyunda topraklı ve-

                      578 ya kaplı fidanlarında başarı mutlaktır.
                      Sonbaharda tohumlar toplanır toplanmaz ekilebilir. Ekim yastıklarının malç- lanması faydalıdır. İlkbaharda ekilmesi halinde iki ay soğuk katlamaya gereksi*nim vardır. Bazı Cercis türleri ilkbahar veya yaz başlarında alınan yumuşak yarı odunlaşmış çeliklerle camekânlarda kolayca köklenirler. Adi daldırma da, ergu*vanların üretilmesinde başarı ile uygulanabilir.

                      Comment


                      • #12
                        Eucalyptus (Okaliptüs) TürleriTürce çok zengin olan Okaliptuslar içinde ülkemizde daha ziyade E. camal- dulensis en yaygın şekilde yetiştirilmektedir. Az miktarda E. globulus ve E. rosto- rata da bulunmaktadır. Bu türler soğuğa karşı oldukça hassastır. Bu türlerin ye*tiştirilecekleri yerlerde sıcaklık -8°C'nin altına düşmemelidir. Bu konuda E. glo*bulus, E. camaldulensis 'den daha da hassastır. Güney ve Ege sahillerimizde bazı seneler soğuktan kısmen etkilense de camaldulensis 'ler yaygın şekilde yetiştirile- bilmektedir. Okaliptusların daha düşük sıcaklıklara (örneğin E. gunnii, E. verri- cosa -18°C sıcaklık derecesine kadar) dayanan türleri olduğu gibi kurak ve tuzlu toprak şartlarına (E. dundasii, E. gracilis, E. sargentii gibi) dayanabilen türleri de sözkonusudur.Çok hızlı büyürler. Boylu perde ağacı olarak kullanılabilirler. Islak bataklık sahalarda drenaj imkanları sağlamak şartıyla iyi gelişirler. Kurak ortamlarda iyi gelişmemektedirler.İlkbaharda kasalara yapılan tohum ekimiyle üretilir. Kasalara konan çimlen*me ortamı, hafif kumlu bir toprak ve yaprak çürüğü karışımı olmalıdır. Ekim, kü*çük tohumlar kumla karıştırılarak yapılır. Ekim kasaları gölge bir yerde tutulma*lıdır. 2-3 haftada çimlenme gözlenir. 1,5-2 ay sonra 2-3 çift yaprak çıkınca fide*ler tüplere şaşırtılır.

                        Diospyros (Trabzon hurması) Türleri
                        Biri büyük meyvalı Trabzon hurması (D. kaki) diğeri de küçük meyvalı Trab*zon hurması (D. lotus) ülkemizde, rutubetli ılıman yörelerde yetiştirilmektedirler. Dikimlerinde 3-4 yaşında çıplak köklü fidanların kullanımı önerilir, deniz rüzga*rı ve tuzlu suya dayanıklı olup sahillerdeki dolgu topraklara dikilebilirler. Tohum*la üretilirler.

                        Fagus (Kayın) Türleri
                        Kayın deniz ikliminin etkisi altında olan, serin, hava rutubeti yüksek yöreler*de iyi gelişir. Özellikle başlangıçta ilkbahar donlarına karşı hassastır. Güney ve


                        sıcak kurak yörelerimiz için önerilmez. Gölgeye dayanıklıdır fakat Avrupa kayını (F. sylvatica)nın ışık ihtiyacı daha fazladır. Sığ, fakat yoğun bir kök sistemi var*dır. Drenajı iyi, besin maddelerince zengin, derin topraklarda iyi gelişir. Bizim yerli türümüz Doğu kayını (F. orientalis) dışında Avrupa kayını (F. sylvatica) da ülkemizde kullanılmaktadır. Avrupa kayını 5.0 - 6.5 pH olan oldukça asit toprak*ları tercih eder. Islak yerlerde, ağır topraklarda iyi gelişmez, kireçli topraklara karşı da toleransı vardır.Pyramidalis, Pendula (Ağlayan kayın) formları ile Kırmızı yapraklı (F.s. at- ropunicea veya atropurpurea) taksonları da peyzaj uygulamalarında göz doldur*maktadır. Kayınlar sonbaharda ekseri bakır rengine dönüşen dekoratif yaprakla*rı ve ilkbaharda canlı yeşil renkleriyle peyzaj bakımından kıymetli ağaç türleri*dir. Kayınlar en az 3-4 yaşlarında çıplak köklü olarak dikilebilir, soliter ağaç ola*rak kullanılmak üzere daha boylu 4-5 repikaj görmüş, 4-5 m boyunda ve 1,5-2 m tepe genişliğinde yaşlı topraklı fidanlar ithal fidanlıkları kanalıyle sağlanabilir. Yaşlı fidanların topraklı veya kaplı olarak satın alınıp kullanılması hem başarıya ve hem de gelişmeye çok müsbet etki yapar.Esasta ekim yoluyla üretilir. Sonbahar ekimi uygundur. Aksi halde tohumlar 2-3 ay soğuk katlamada tutularak ilkbaharda mümkün olduğu kadar erken ekil*melidir.

                        Fraxinus (Dişbudak) Türleri
                        Ülkemizde doğal olarak Sivri meyvalı dişbudak (F. angustifolia subsp. oxy- carpa) ve Çiçek dişbudağı (F. ornus), yabancı tür olarak da Avrupa dişbudağı (F. excelsior) ve onun sarkık dallı formu (F.e. pendula) yetiştirilmektedir. Dişbudak*lar alaca yapraklı çeşitli formlara da sahiptirler.Dişbudaklar gerek soğuğa ve gerekse sıcağa dayanıklıdır. Ancak türler ara*sında yetişme ortamı istekleri bakımından bazı farklar sözkonusudur. F. excelsi- or'un toprak isteği daha fazladır. Derin gevşek toprak ile, durgun su olmamak şartıyle rutubetli, ıslak yerlerde iyi gelişir. Geç donlara hassastır. Işık ağacı ol*masına rağmen gölgeye dayanır. Gerek F. oxycarpa ve gerekse F. ornus ise daha kurak ve kalker anataşa sahip yerlerde de yetişebilmektedirler. F. oxycarpa rüz*gara da dayanıklı olup, kil, balçık ve kum topraklarında yetişebilir. Dikim başa*rısı yüksektir.Dişbudaklar genelde hızlı büyür, ağırca ve kireçli ve tuzlu (özellikle F. excel- sior) toprakları yadırgamaz. Kirli hava şartlarına dayanıklıdır. Bu nedenle cad*de ve yol ağaçlandırmalarında, park ve geniş alanlar üzerinde gölgesinden fay*dalanmak üzere soliter ağaç olarak yetiştirilebilir. Dikimlerde en az 2-3 yaşında

                        çıplak köklü fidanların kullanımı önerilir. Soliter ağaç olarak 9-12m boyunda 3- 4 m tepe genişliğinde 6 kere repikaj görmüş ağaç boyutlarında fidanları da bazı yabancı ülke fidanlıklarından ithal yoluyla getirilebilmektedir Bütün temennimiz yakın zamanda bu nitelikli yaşlı fidan üretiminin de daha önce verilen bilgiler ışığında kolaylıkla ülkemiz fidanlıklarında gerçekleştirilmesidir.Dişbudaklar genellikle ekimle üretilir. Adi dişbudak veya Avrupa dişbudağı Ağustos'ta tam olgunlaşmadan toplanıp hemen ekilebilir. Fakat daha emniyetli şekli kasalarda rutubetli kum içinde açıkta veya bir bodrumda katlamaya alınıp çimlenme başladığında Mayıs sonuna kadar ekilmesidir. Aksi halde ekimi seneye ilkbahara bırakmak uygun olur. Adapazarı ve Trakya'nın Karadeniz kıyı şeridin*de geniş alanlar kaplayan Sivri ıneyvalı dişbudak 'da ekimden evvel 2-3 aylık bir katlama yeterlidir. Çiçek dişbudağı (F. ornus)nda bu süre daha kısadır (1,5-2 ay). F. excelsior aurea ve bunun pendula formları aynı türden anaç üzerinde yapılan kalem aşısı ile üretilebilir.

                        Gleditsia (Gladiçya) Türleri
                        Soğuğa olduğu kadar sıcak ve kurağa dayanıklıdır. G. triacanthos ülkemizde çok uzun yıllardan beri yetiştirilmektedir. Ancak bu türün dikensiz olan kiiltivar- ları dış ülkelerde daha yaygın şekilde kullanılmakta ve iyi bir gölgeleme yapmak*tadır. Gölgelemesi fazla yoğun olmadığı için güneş ışınlarını flitre ederek altta se*rin bir ortam yaratmakta ve yer örtücü bitkilerin iyi gelişmesine de yol açmakta*dır. Çit olarak koruyucu etkisi de iyidir. Hızlı büyür, ışık ağacıdır, kentlerin hava kirliliğine ve kışın yollara dökülen tuz etkilerine karşı oldukça dirençlidir. Ancak köklerinin kaldırım taşlarını kaldırarak onları tahrip edebileceği de kullanımda dikkate alınmalıdır. Drenajı iyi kumlu, taşlı, kireçli topraklarda da yetişebilir.Ekim veya çelikle çoğaltılabilir. Tohumun kabuktan kaynaklanan çimlenme engeli, asit veya sıcak su işlemleri ile giderilebilir. İlkbaharda dikilen sert çelik*ler de iyi köklenir. Dikensiz gladiçya (G. triachantos var. Inersis) dikenli gladiç*ya anaçları üzerine yapılan kalem açısıyle yetiştirilebilir.

                        Jacaranda spp.
                        Türleri içinde ancak J. acutifolia 'nın Akdeniz ve Giiney Ege sahil kentleri*mizde yetiştirilmesi mümkündür. Zira soğuğa çok hassas (sıcaklık -4°C'nin altına düşmemelidir) bir subtropik bölge ağacıdır. Kıbrıs'ta çok güzel örneklerine rast*lanmaktadır. Güzel mavi violet rengi salkımlar halindeki çiçekleri çok göz alıcı*dır. Dekoratif ve kıymetli bir süs ağacıdır.Asit kumlu topraklarda iyi büyürse de diğer topraklarda da yetiştirilebilir. Yalnız muntazam sulama gerekir. Dikim yeri de rüzgardan koruntulu bir yer ol-581
                        malıdır. Aksi takdirde iyi bir çiçeklerime yapamaz. Tohumdan yetiştirilir.

                        Comment


                        • #13
                          Juglans (Ceviz) TürleriAdi ceviz (J. regia) ve kara ceviz (J. nigra) sözkonusudur.Adi ceviz, Kara cevize kıyasla ilkbahar ve sonbahar donlarından daha fazla etkilenir. Işık ağacıdırlar. Derine giden kazık kök geliştirirler. İyi gelişmeleri için kuvvetli, rutubetli, derin topraklar isterler. J. nigra toprak şartları bakımından daha duyarlıdır, fakir topraklarda çok yavaş gelişir. Dikimlerde en az 3-4 yaşın*da çıplak köklü fidanlar veya mümkünse daha yaşlı, kaplı veya topraklı fidanlar kullanılmalıdır. Park ve geniş sahalarda dere ve su kenarlarında da soliter ağaç veya grup halinde kullanılır.Sonbaharda ekilmeli, aksi halde ilkbahara kadar kumda soğuk katlamaya ta*bi tutulmalıdır. Ceviz yarma aşı yöntemiyle de üretilebilmektedir. Tarımda meyva ağacı olarak temel üretim şekli aşıdır.

                          Lagestroemia indica (Oya ağacı veya İspanyol leylağı) (Resim: 221-7)
                          Ülkemizde yetiştirilen türü L. indica dahi soğuğa oldukça hassas (-15°C'nin altına düşmeyen sıcaklıklarda) ılıman ve sıcak rejyonların ağacıdır. Güney, Ege ve Marmara sahil kesiminde iyi gelişmektedir. Pembe mor çiçekleri çok dekora*tiftir. Yaz boyu çiçeklerini korur. Beyaz çiçekli (L.i. alba), violet rengi çiçekli (L.i. violacea) formlarına da ülkemizde nadir de olsa rastlanabilmektedir. Güzel son*bahar yaprak renklenmesi yaparlar. Kısa boylu ağaç veya çalı formları sözkonu*sudur. Işık ihtiyaçları yüksektir. İyi güneş alan yerlerde her çeşit toprağa dikile*bilir. Kuraklığa dayanıklıdır. Küçük bahçeler için de uygundur. Ancak alkalen topraklarda yapraklarda sararmalar şeklinde kloroz etkileri gözlenebilir. Bu du*rum toprağa demirsulfat ilave edilerek kolaylıkla giderilebilir. Serin ve rutubetli yörelerde külleme hastalığı ciddi sorunlar oluşturur. Budamaya iyi cevap verir. Dikimlerde en az 3-4 yaşında topraklı veya kaplı fidan kullanılması tercih edilme*lidir. Zira kökleri hassastır.İlkbaharda 7-10 cm boyunda sert çelikle veya yazın alınan yumuşak çelikle sera ve camekânlarda üretilebilir. Şişleme ile açıkta da bu yolla üretme mümkün*dür. Kök çelikleriyle de çoğaltılabilir.

                          Liriodendron tulipifera (Lale ağacı)
                          Büyük laleye benzeyen dip tarafı portakal sarısı çiçeklere sahip dekoratif bir ağaçtır. Mayıs-Haziran'da çiçek açar. Türün ayrıca çeşitli yaprak renkleri vefas- tigiata formuna sahip taksonları da mevcuttur. Yaprakları çok güzel sonbahar renklenmesi yapar. Tür soğuğa oldukça dayanıklıdır. Ancak kuvvetli rüzgarlardan582


                          etkilenir. Koruntulu fakat iyi güneş alan yerlere dikilmelidir. Taze, rutubetli ve de*rin, balçık topraklarda hızlı bir gelişme yapar. Bir ölçüde asit toprakları tercih eder. Geniş yer kaplayan bir ağaçtır, bu itibarla geniş yeşil alanlar ve parklar için önerilir. Bir gölge ağacı veya bir arka plan ağacı olarak gayet fonksiyonel olabi*lir. iyi bir suliet ağacıdır. Ancak bu ağaç otopark ve oturma yerlerine yakın dikil- memelidir. Zira çiçeklere gelen aphid ve diğer böcekler dolayısıyle nektar ve akıntılar yapar, bunlar arabaların boyalarını bozar, kaldırımları kirletir. Geniş ve derin bir kök sistemi olduğu için alt tesislerin bulunduğu yerlerde bu durum dik*kate alınmalı ve binalara çok yakın dikilmemelidir. Aksi halde uzun yan dalları fırtınalı havalarda zarar verebilir. Lale ağaçlarının 7-9 m'ye kadar boylanmış 3- 4 m tepe genişliğine ulaşmış ve 6 kere repikaj görmüş fertleri, soliter ağaç olarak ithal fidanlıklarından sağlanabilir.Tohum veya çelikle üretilebilir. Ancak tohumla üretme daha yaygındır. Ekim*den evvel 2 ay soğuk katlama gerekir. Yaz aylarında yapraklı gövde çelikleri ile de üretme mümkündür. Kök çelikleri ile de üretme yapılabilir.

                          Liquidambar (Sığla) Türleri (Resim: 221-8)
                          Ülkemizde L. orientalis doğal ve ülkemiz için monopol olan türlerimizdendir. L. styraciflua 'da yabancı tür olarak yetiştirilmektedir. Özellikle ikincisinin sonba*harda yaprakları çok güzel karmen kırmızısı renge dönüşür ve ağacı çok dekora*tif yapar. Bu nitelikleri ile L. styraciflua (Amerikan sığ lası) iyi bir cadde ve yol ağacıdır. Ancak sık kökleri kaldırımları tahrip etmemesi için önlem alınmalıdır. Yerli sığlamız sıcak ve rutubetli Akdeniz ve Güney Ege sahil kesiminde rahatlıkla yetiştirilebilirse de ılıman bir yer olan İstanbul çevresinde yüksek kısımlarda ba*zı kışlar zarar görebilmektedir. Amerikan sığlası ise soğuğa daha dayanıklıdır. Ilı*man yörelerimiz için önerilir. Rutubetli fakat iyi drene edilebilen topraklarda iyi büyür. 2-4 yaşında çıplak köklü veya tercihen topraklı veya kaplı fidanları başarı ile dikilebilir. Amerikan sığlasının 7-9 m boy, 2-3 m tepe genişliğinde 5 defa repi*kaj görmüş topraklıkları fidanları ithal fidanlıkları yoluyla temin edilebilir.Yerli sığlamız (L. orientalis) ve Amerikan Sığlası (L. styraciflua) tohumdan üretilirler. Kök çeliği de olsa çelikle üretmek güçtür. Ekim ilkbaharda kasalara veya ihtimamla yastıklara yapılabilir. Plastik torbalarda çıplak olarak veya rutu*betlendirilmiş kum içersinde yapılan bir aylık soğuk katlama çimlenme oranını oldukça yükseltir.

                          Magnolia (Manolya) Türleri (Resim: 221-9)
                          Sıcak yöreler ve tropik rejyonlar ağaçlarıdır. Boylu ağaç veya çalı formunda olan türlerle kışın yapraklarını döken veya daimi yeşil kalan türler sözkonusudur.


                          Büyük cazip çiçeklerime (beyaz, sarı, kırmızı, eflatun) sahip olan daimi yeşil yap*raklı manolyalar yapraklarını dökenlere nazaran soğuğa daha hassastırlar. Ör*neğin daimi yeşil M. grandifolia, ilkbaharın başlangıcında yapraklanmadan er*ken çiçek açan M. soulangeana 'dan soğuğa daha hassastır, ancak sahil yöreleri*mizde gelişebilir.Ekseri Manolyalar verimli, gevşek, drenajı iyi, rutubetli balçık topraklar is*terler. Dikim esnasında çukurları büyük açıp, çukur toprağını turba ve kompost karışımı ile takviye etmek gelişmesine büyük etki yapar. Hatta kompostla dibinin malçalanması da çok fayda sağlar. Kökler geniş ve yaygın olduğundan dikim es*nasında zedelenme riski yüksektir. Bu konuda dikkatli olunmalıdır. En az 2-4 ya*şında topraklı veya kaplı fidanlarının kullanımı gerekir. Ancak ülkemizde bazı it*hal fidanlıklarında soliter ağaç olarak kullanılmak üzere 3-3,5 m boyunda 6 kere repikaj görmüş, 2-3 m tepe genişliğine ulaşmış, yaşlı ve büyük topraklı fidanları*nı bulmak mümkündür.Manolyalar genellikle dağınık gelişirler, fazla mekan kaplarlar, bu itibarla diğer ağaçlara oldukça mesafeli dikilmelidirler. Ancak büyük yaprakları rüzgar etkileriyle yırtılabildiğinden fazla rüzgarlı, ekspoze yerlere dikmemelid'ır. Buda*malar büyüme mevsimi içinde yapılmalıdır. Aksi halde budama yaraları zor ka*panır. Büyük budak yaralarına da neden olmamalıdır, zira bunlar zor kapanır ve çürümelere sebep olabilir. Genç fidanlarda budama yapmamalı, zorunlu durum*larda bu işi ancak küçük dallara uygulamalıdır.Manolyaların çoğaltılmasında tohum, çelik, aşı ve daldırma yöntemlerine başvurulabilir. Tohumlu üretmede tohumlar toplanır toplanmaz sonbaharda eki*lir veya embriyo engeli dolayısıyle 3-6 ay soğuk katlamada tutulduktan sonra ilk*baharda ekilir. Ekim yastıklarının siperlenmesi yastık yüzlerinin rutubetli tutul*ması bakımından faydalıdır. Tohumlar ilkbahara kadar oda sıcaklığında saklanır*sa çimlenme güçlerini tamamen kaybederler. Ekseri manolya türleri yaz boyunca (Haziran-Ağustos) alınan yumuşak (yeşil) çeliklerle başarıyla üretilebilirler. Hor*mon kullanımı bu başarıyı arttırır. Bazı yetiştiricilerin Nisan ayında alman yumu*şak ve körpe materyalle de başarılı oldukları bildirilmektedir. Dışarda şişleme al*tında veya serada köklenme, çabuk ve yüksek oranda olur. Manolyalarda kalem aşıları da iyi sonuç vermektedir. "Yandan yanaştırma" yöntemleri bu konuda en çok kullanılan aşı yöntemleridir. Erken çiçek vermede etkili olan daldırma yolu ile üretme tekniği de manolyalarda çokça kullanılmaktadır.

                          Malus (elma) Türleri (Resim:
                          221-10)
                          M. floribunda ve M. spectabilis türleri ile bunların kırmızı, pembe, beyaz renkte düz veya katmerli cazip çiçeklere, küçük veya ceviz büyüklüğünde orijinal584 meyvalara sahip hibritleri ile ağlayan formda çok çeşitli kültivarları sözkonusu- dur. Siis elmalarının yapraklanmadan önce yoğun ölçüde çiçek oluşturmaları, yaz sonunda da oluşturdukları küçük güzel kırmızı, yeşil arası renklere sahip meyva- ları yapraklar döküldükten sonra ağaç üzerinde kalarak onlara çok dekoratif bir görünüm sağlamaktadır. Geniş çim sahalarda soliter ağaç olarak dikildiklerinde görüntüyü cazip kılar. Bazı kültürleri yalnız bol çiçek verir, meyva tutmaz, örne*ğin beyaz çiçekleriyle çok dekoratif olan M.f. Spring Snow ve Malus "Professor Sprenger" kültivarı gibi.Soğuğa dayanıklıdırlar. Süs elmaları fazla sıcak yöreler için önerilmez. Kum*lu balçık veya killi balçık topraklarda iyi büyümektedir. Drenaj şartları iyi olmak şartıyla toprak seçici sayılmaz. Yalnız fazla rutubetli ve sıcak yerlere dikmemeli- dir. Tam güneşli yerlere dikilmesi bol çiçek ve meyva verimini sağlar. Vasat ölçü*de giibrelenmelidir, fazla gübreleme, hastalıklara hassas sukkulent sürgünlerin oluşmasına neden olur.Dikimlerde hernekadar çıplak köklü asgari 2-4 yaşında fidanlar kullanılırsa da soliter ağaç olarak 4-5 m boyunda 2-3 m tepe genişliğinde, 5 kere repikaj gör*müş boylu fidanlarını ithal fidanlıklarından sağlamak mümkündür.Süs elması olarak kullanılan elma türleri (M. toringoides, M. hupehensis, M. sikkinıensii, M. florentina) adi elma fidanları üzerine dilcikli aşı veya T göz aşısı yapılarak üretilebilirler.

                          Morus (Dut) Türleri
                          Dutlar arasında süs bitkisi olarak daha çok M. alba (Ak dut) ve çeşitli külti*varları kullanılır. Bu kiiltivarlar içinde en fazla kullanılanı sarkık dallı bir form olan M. alba cv. Pendula 'dır.Ak dut hızlı büyür, oldukça soğuk zonlarda da gelişebilir. Sıcak yörelerde bir*çok türe kıyasla daha serin bir gölge yaratmaktadır. Ancak meyvaları ile zemini ve gelip geçenlerin elbiselerini kirletip lekelediğinden dişi ağaçlar yerine yalnız erkek ağaçların dikimlerde kullanılması önerilir. Nitekim izmir ve Selçuk'ta bazı cadde ve yollarda yol ağacı olarak erkek dutlar kullanılmıştır. Bunlar geniş dal*lanmaları ile iyi de gölge yapabilmektedirler.Ak dutlar her çeşit toprakta, hatta kayalık bayırlarda fakir, kuru topraklarda yetişebilir. Böylece güç peyzaj problemlerini halletmede başarı ile kullanılabilir. Dalları zayıf olduğundan budamada dikkatli olmalıdır, kırılıp kazaya neden ola*bilir. Dikimlerde en az 2-3 yaşında topraklı veya çıplak köklü fidanların kullanıl*ması önerilir. Dutlar deniz rüzgarı ve tuzlu su etkilerine karşı da dayanıklıdır.585


                          Süs ve gölge etkileri ile peyzajda kullanım yeri olan erkek yani meyvasız dut*lar yol ağacı olarak da Ege'de kullanılmaktadır. Bunların bazı ırkları hızlı büyür. Sarkık dallı formlar (M. alba pendula) da parkçılıkta süs bitkisi olarak makbul*dür. Erkek dutlar ve bu değişik formlar vejetatif yoldan üretilir. Bu dutlar çelikle üretim yanında aynı türden anaçlar üzerine yapılan göz ve kalem aşıları ile de üretilebilmektedir. Sarkık formda bitkiler elde etmek için de ters aşı uygulaması yaygındır.

                          Comment


                          • #14
                            Ostrya (Kayacık) TürleriTürleri arasında yetişme ortamı istekleri bakımından oldukça farklılık vardır. Ülkemizde dağınık olarak bulunan O. carpinifolia 'nın sıcaklık isteği yüksek (gür*genlerden fazla)dır. Bu nedenle sıcak, kalkerli sahaları seçer. Güney Anadolu ve Ege (Kuzey Anadolu 'da da yetişmekle beraber) isteklerine en iyi cevap veren yö*relerimizdir. Buna karşılık Amerikan kara ağacı denilen O. virginiana rutubetli, nötral veya hafif asit toprakları tercih eder. Ancak kurağa da dayanabilmektedir. Güneş ve gölge şartlarının her ikisinde de yetişebilir. Dikimleri itinayı gerektirir.Tohum ekimi yaygın üretme şeklidir. Tohum yeşil rengi kaybolmadan sonba*har başlangıcında ve Ağustos'ta hemen ekilirse İlkbaharda çıkar. Aksi halde uzunca bir katlama işlemini gerektirir.

                            Oxydendrum arboreum (Resim: 221-11)
                            Krem-beyaz çan şeklindeki çiçekleri, daha sonra oluşan ve sarkan tohum podları, yazın yeşil zengin yaprakları ve sonbaharda bu yaprakların portakal-kır- mızı renklere dönüşmesi, bu orta boydaki ağacı çok cazip kılmaktadır. Kuzey Amerika peyzajında kullanılan bu tür soğuklara oldukça dayanıklıdır (-20° ila - 25°C), yazları serin sahalarda en iyi büyümeyi yapar. Büyümesi yavaştır. Çim sa*haları üzerinde çok güzel bir görünüm yarattığı bildirilmektedir. Tam ışık ağacı*dır. Rutubetli, asit (4.0-6.0 pH) iyi drenajlı toprakları tercih eder. Ülkemizin rutu*betli kuzey kesimlerinde peyzaj bitkilerini zenginleştirmede katkısı beklenir. Kök sistemi derin ve bol kılcal köklüdür. Topraklı veya kaplı genç fidanların başarı şansı yüksektir. Üretimleri, rutubetli torfda saklanan taze tohumlarla veya geç Temmuz 'da alınan İBA hormonu ile işlem görmüş ökçeli yumuşak çelikler kum ve turba karışımında köklendirilerek yapılır.

                            Palmea (Palmiye ve Hurmalar) Türleri (Resim: 221-12)
                            Memleketimizde yelpaze şeklindeki yapraklarıyla palmiye diye anılan Wel- lingtonia fılifera hurması ile, asıl hurma diyebildiğimiz Phoenix dactylifera ve Kanarya hurması (Phoenix canariensis) en fazla bilinen türleridir. Palmiyeler çok sayıda cins ve tiirle bitki aleminde çok geniş bir yere sahiptir. Özellikle Phoenix-586


                            canariensis, P. dactylifera (bu tür ülkemizde doğal olarak saptanmıştır89j, Wel- lingtonia veya Waslıingtonia (W. filifera) ve bazı Chamatedorea türleri ülkemizde bilhassa Akdeniz ve Ege sahil rejyonlarımızdaki peyzaj uygulamalarında geniş bir şekilde kullanılmaktadır. İstanbul ve Karadeniz sahil şeritlerinin müsait yer*lerinde de yetiştirildikleri gözlenmektedir. Peyzaj düzenleme çalışmalarında tro*pikal bir görünüm kazandırmada çok etkin olan palmiye türlerini Akdeniz rejyo- nunda çeşitlendirme olanakları da mevcuttur. Özellikle bu konuda Phoenix recli- nata, Washingtonia robusta, Phoenix roebelenii gibi türler düşünülebilir.Bütün palmiyeler düşük sıcaklıkların fazla olmadığı, sıcak veya ılıman yer*lerde, verimli, iyi drenajlı topraklarda muntazam sulanırlarsa ve dikim esnasında dikim çukurları bol organik materyalle takviye edilirse başarı şansı yok yüksek olur. Bazı türleri gölgede iyi büyürse de genelinde tam güneş gören yerleri tercih ederler. Palmiyeler genelde dona hassastırlar, pek az türü bir ölçüde dona daya*nabilir. Genelde en düşük sıcaklık bunlarda (P. canariensis ve Wellingtonia filife*ra gibi) dahi -7°C ile -12°C'nin altına düşmemelidir. İtalya'da sözkonusu iki tür, bu minimal sıcaklıklara sahip yerlerde yetiştirilebilmektedir. Palmiyeler içinde soğuğa en dayanıklı olan Trachycarpus fortunei (Chamaerops excelsa) de İngil*tere'de -15°C'ye kadar dayanabilmektedir. Özellikle genç bireyler soğuğa daha hassas olup kışları daha fazla korunmaya (örtünmeye) gereksinim gösterirler. Bu*danmaları ancak alt kısımlarda ölü yaprakların kaldırılması şeklinde olur.Palmiyeler kapta da uzun süre muhafazaya imkan veren türlerdir. Bu itibar*la iç mekanlarda da bazı türleri başarı ile kullanılabilir. Onları yetiştirmek ve proje sahalarına getirip dikmek, kökleri küçük olduğu için kolay ve başarı şansı yüksektir. Yalnız kök yekparedir, eğer kesilir veya kırıtırsa ağaç ölür. Ayrıca tepe*nin büyüme noktasını korumak üzere nakilden önce tepe bağlanmalıdır.Hurmalar tohum veya yavruları ile üretilirler. Erkek ve dişi çiçeklerin ayrı ağaçlarda bulunması tohumla üretimde bazı güçlükler yaratır. Ağaçların dip ta*rafında yan sürgünlerden çıkan yavrular toprak seviyesine yakınca köklenmiş du*rumda olur. Eğer biraz yukarda ise yavru sürgünün dip kısmına toprak yerleştiri*lerek köklenmesi sağlanabilir. Yavru, gövdenin daha yukarısında ise kesilerek fi*danlıkta kökletıdirilebilir. Her üç durumda da ana bitkiden ayrılan yavrular baş*ka bir yere dikilerek çoğaltılırken bilhassa ilk iki şekil kolaylıkla gelişebilir. An*cak yavrunun ana bitkiden ayrılması özen ister. Bunun için yavru bitkinin etrafın*daki toprak kazılır ve yavru muntazam kesilerek ana bitkiden ayrılır ve kökleri mümkün olduğu kadar toprağı ile birlikte olmak üzere süratle yeni yerine dikilir.89. Boydak, M. 1983: Ülkemizin nadide bir doğal türü Datça hurması (Phoenix theophrasti), Çevre Koruma Der*gisi, Sayı 18, İstanbul.


                            Paulownia (Pavlonya) TürleriBüyük ve eflatun çiçekleri ile değişik bir ağaç olarak memleketimizde dikkat*leri çeken P. tomentosa ılıman yörelerde yetiştirilir. Tohumlu ve kök çelikleriyle üretilebilir. Tohumla üretimi oldukça kolaydır, yalnız ilkbaharda mümkün oldu*ğunca erken ekmek yerinde olur. Ekim sığ yapılmalı ve ekim yastığı gölgelenmelidir.

                            Platanus (Çuıar) Türleri
                            Ülkemizde doğal olarak yetişen P. orientalis (Doğu çınarı) ile çok uzun yıl*lardan beri yetiştirilen P. occidentalis (Batı çınarı) ve P. acerifolia (Akçaağaç yapraklı çınar) veya P.x. acerifolia (Londra çınarı) en önemli taksonlarını oluş*turur. P.x. acerifolia aslında P. orientalis ile P. occidentalis'in bir hibritidir. An*cak kentlerde çok kullanılan bu hibritin yaprakları erken don olan yerlerde bun*dan etkilenir, kavrulur.Çınarın uzun ömürlü ve dış etkilere (hava kirlenmesi, mekanik yaralanma*lara) dayanıklı oluşu anıt ağaçlar arasında ona önemli bir yer vermiş ve bu nite*likleriyle kentlerde geniş ölçüde yetiştirme imkanı bulmuştur. Genellikle hızlı bü*yür, cadde ve geniş yollara, parklara ve geniş yeşil alanlara, dere göl ve havuz kenarlarına dikilebilir.Soğuğa dayanıklıdırlar, tam ışık ağacıdır. Rutubetli, iyi drenajlı derin toprak*ları tercih etmekle beraber her tip toprakta, asit ve alkalen olma farkı aramaksı*zın yetişebilir. Çok kurak sahalarda yapraklarda kloroz gözlenir.Tohumla kolaylıkla üretilebilir. Tohumların ilkbahar başlarında ağaçlardan küre biçimindeki mürekkep meyvalar toplanıp oğuşturularak çıkarılması sağlanır ve hemen sığ olarak ekilir. Başlangıçta yastıkları sathen rutubetli tutmak için kuv*vetli güneşe karşı siperleme fayda sağlar. Odunsu çeliklerle de üretmek mümkün*dür.

                            Populus (Kavak) Türleri
                            Kavaklar tür, alt tür ve kültivarca çok zengin olduğu için kendi içinde de çe*şitli seksiyonlara ayrılan bir cinstir. Ülkemizde Karakavak (P. nigra), Servi kava*ğı (P. usbekistanica), Akkavak (P. alba) ve titrek kavak (P. tremula) ve P. euphro- tica ile çeşitli melezleri, Bozkavak (P.x. canescens) ve İtalyan melez kavakları (P. euraamericana'nın 214, 154 gibi çeşitli klonları) ile bazı türlerinin Pendula ve- Fastigiata gibi çeşitli formları bulunmaktadır.Bunlardan en yaygın şekilde Karakavak ve melezleri kentler ve çevrelerinde yetiştirilmektedir. Karakavaklar ve melezleri gevşek, besin maddelerince zengin588


                            lir. Kavaklar düzenli sulama, toprak işleme, gübreleme ve uygun yöntemlerle bu*dama ile çok süratle geliştirilebilirler.Kavaklar içinde ülkemizde servi kavağı olarak bilinen ve eskiden karakavak*lar içinde ele alınan P. uzbekistanica 'nın ülkemizde Orta ve Doğu Anadolu 'da ye*tiştirilen esas formu Asya servi kavağı, italyan servi kavaklarına nazaran kurak, soğuk iklimlerde iyi yetişebilmektedirler. Hatta bunlar nemli yerlerde iyi yetişmez*ler. Bu servi kavakları karakavaklardan daha geç yaprak dökerek peyzaj etkilerini daha uzun süre koruyabilirler. Düzgün gövdeleri ekonomik değerlendirmeye de imkan verir. Bütün bu nedenlerle Anadoluda geniş bir kullanım yeri bulurlar.Akkavaklara gelince, yapraklarının altlarının beyaz olması, rüzgarda yap*raklarının hareketlenmesi onları peyzajda oldukça dekoratif kılar. Akkavaklar fa*kir, kuru ve özellikle tuzlu topraklarda iyi yetişirler. Deniz kenarlarında tuzlu su etkilerine de dayanıklıdırlar.P. euphrotica ise özel olarak yetiştirmede bir etkinliğe sahip değildir. Güney*doğu Anadolu 'nun tuzlu topraklarında doğal olarak bulunur.Kavaklar bütün bu nitelikleri ite kuvvetli ışık ağaçları olarak akarsu kenar*ları, dolgu topraklar üzerinde kısa zamanda gelişerek sahayı yeşillendirebilirler. Yeşil kütlevi görünümleri, sonbaharda oluşturdukları yaprak sararmaları ve ser*vi kavağı gibi pramidal formların özellikle ülkemiz kırsal peyzamda ve ağaçsız Anadolu kentlerimizde önemli bir yere sahiptir.Sert (odun) çelikleri ile erken ilkbaharda açık alanda kolayca üretilebilirler.

                            Pterocarya (Kanatlı Cevizler)
                            Ülkemizde doğal olarak yetişen ve halk dilinde Ya ankoz (Yalancı ceviz) ola*rak bilinen P. fraxinifolia (Dişbudak yapraklı kanatlı ceviz) ılıman veya sıcak yö*relerimizde iyi yetişmektedir. Avrupa'da da parklarda ve Kuzey Almanya fidanlık*larının satış listelerinde yer alması soğuğa da oldukça dayandığını göstermekte*dir. Gevşek, nemli topraklar istemektedir. Parklarda geniş alanlarda soliter ağaç olarak yetiştirilebilir, üygun rutubetli bir ortam bulduğu takdirde tek bir ağaç, çok geniş bir mekana yayılabilmektedir. Ülkemiz fidanlıklarında fazla tanınma- yıp, yetiştirilmeyen bu türün 5-7 m boylara ulaşmış 5 kere repikaj görmüş fidan*larını ithal fidanlıkları kanalıyla sağlamak mümkündür.Kütük sürgünlerinden kolaylıkla çoğaltılabilir.

                            Quercus (Meşe) Türleri
                            Yapraklarını döken veya daimi yeşil yapraklı pekçok türü, varyetesi ve formu bilinen meşeler iyi park ve bahçe ağaçlardır. Bir kısmı da cadde ve yol ağacı ola-590

                            Comment


                            • #15
                              Robinia pseudoacacia (YalatıciAkasya)R. pseudoacacia (Beyaz çiçekli Yalancı Akasya) ülkemizde iç Anadolu kent ve köylerini, kışlaları, hastane ve okulların bahçelerini, demir yolları istasyonlarını, kent ve karayollarını yeşillendiren en önemli türdür. Arıcılık yapılan yerlerde ye*tiştirilmesi de bal verimini çok büyük ölçüde arttırabilmektedir.İklim bakımından istekleri yoktur. Kışları sert, yazları kurak yörelerde de ba*şarı ile yetiştirilebilir.Çok ağır olmamak şartıyla kuru ve fakir toprak koşulları da dahil her türlü toprakta yetişebilir. Bilhassa dolgu topraklarda çok iyi bir büyüme yapar. Ancak ıslak çok nemli topraklardan kaçınır.Hızlı gelişen tam bir ışık ağacıdır. Mekanik zararlara dayanıklı ve budanma*ya müsaittir. Ancak çok yayılan saldırgan bir kök sistemi olması, bol kütük sürgün*leri oluşturması onun bir yere getirilmesini kolaylaştırmasına karşılık oradan kal*dırılması, kesilmesi halinde sahadan temizlenmesini de çok güç kılar. Ayrıca kalın, çatallı bir habitisü olması, yaygın dallanma yapması, etkin bir gölge oluştunnası- nı engeller. Kısa ömürlü olması, 40-50 yaşlarından sonra büyümesinin duraklama*sı ve tepe kurumaları göstermesi de kentlerde ve yollarda kullanımını kısıtlamak*tadır. Bunlarda kuvvetli budamalar hiç olmazsa bir süre tepe kurumalarını gecik*tirebilir. Beyaz çiçekli yalancı akasyalara karşılık hemen hemen hiç çiçek açmayan ve yuvarlak bir tepeye sahip olan aşılı top akasyalar (R.p. umbraculifera var. glo- bosa), sütun yalancı akasya (R.p. pyramidalis), tüm yaz boyu çiçek açan akasya (R.p. semperflorens) ve diğer bir tür olan kırmızı çiçekli yalancı akasya (Robinia hisbida) peyzajda daha çok kullanılan yalancı akasya türleridir.Fidanlıklarımızda 3-4 yaşlarında oldukça boylu alancı akasya fidanları bul*mak mümkündür.Tohumla üretme esastır. Tohıım kabuk kalınlığından kaynaklanan çimlenme engeline maruzdur. Tohumlar kalınlıklarına göre 10 dakikadan 2 saate kadar de*ğişen sürede değişik konsantrasyonda asitle işleme veya 5 dakika kaynar suda bekletildikten sonra 8-10 saat oda sıcaklığındaki suda şişirilmeye veya mekanik zedeleme metodu uygulamasına tabi tutulurlarsa çimlenme engeli kolaylıkla aşı*labilir. Yalancı akasyaların çeşitli formları ve memleketimizde en bol rastlanan Top akasya (R.p. var. globosa) aşı ile üretilirler.

                              Salix (Söğüt) Türleri
                              Dünyada çok geniş yayılış yapan söğütler boylu ağaçtan çalıya kadar çeşit*li boyutlarda ve çeşitli formlarda bulunurlar. Bir kısmı ülkemiz için doğal ve bir kısmı da yabancı olan taksonlardır. Peyzaj uygulamaları bakımından önemli tür-


                              çıplak köklü fidanlarından başarılı sonuç alınabilir. Fakat gene de topraklı, am*balajlı genç fidanlar en iyi sonucu verir.Tohumdan üretme esastır. Ancak S.j. pendula gibi peyzajda kıymetli olan sar*kık formlar aşı ile üretilir. Sert kabuklu olan tohumlarının ekim öncesi 24 saat su*da şişirilmesi çimlenmeyi ve çıkmayı kolaylaştırır.

                              Sorbus (Üvez) Türleri (Resim: 221-13)
                              Peyzaj uygulamalarında değerli Üvez türleri olarak Kuş üvezi (S. aucupa- ria), Akçaağaç, yapraklı ağaç üvez (S. torminalis), ülkemizde doğal olarak bulu*nurlar. Yabancı tür olarak da S. umbellata söz konusudur. S. aucuparia beyaz çi*çekleri ve sonbaharda sarı-kırmızıya dönüşen yaprakları ve özellikle kırmızı mey- vaları ile (221-13) dekoratiftir. Fazla boylanmadığı için de ev bahçeleri, çimler üzerinde dikime ve dar yollara uygun bir türdür. Gençlikte hızlı büyür, donlara dayanıklıdır, ışık ağacıdır fakat kısmen gölge şartlarında da yetiştirilebilir. Her- nekadar kurak yörelerde de yetiştirilebilirse de en iyi büyümesini 6-7,5 pH asidi- teye sahip zengin ve rutubetli topraklarda yapar. Fazla sıcak yerler için öneril*mez. Türün peyzaj uygulamalarında kullanılan oldukça değişik form ve kültivar- ları vardır. Asgari 2-4 yaşında 1-1,5 m boyunda çıplak köklü fidanları başarı ile kullanılır. Ancak 7-9 m boyda 3-4 m tepe genişliğinde 5 kere repikaj görmüş top*raklı fidanlarını da ithal fidanlıklarından sipariş yoluyla temin mümkündür.Peyzaj mimarisinde kullanım yeri oldukça geniş olan Üvez tür ve alt takson- ları esas itibariyle tohumla üretilir. Ancak tohumların türlere göre değişen çim*lenme engelleri vardır. Çiçekleri ve meyvaları ile en dekoratif üvezlerden biri olan S. aucuparia (Kuş üzümü) tohumları ekimden evvel iki haftalık bir sıcak katlama*dan sonra 2-4 aylık bir soğuk katlamayı gerektirir. Bu işlemi takiben ekimin er*ken ilkbaharda yapılması icap eder. Ancak Üvez tohumları toplandığında meyva, etinden ayrılıp sonbaharda hemen ekilirse bu engel giderilebilir.

                              Tilia (Ihlamur) Türleri
                              Peyzaj uygulamalarında en çok kullanılan Ihlamur türleri olarak Gümişi ıh*lamur (T. tomentosa), Kafkas ıhlamuru (T. rubra) ve az miktarda da Büyük yap*raklı ıhlamur (T. platyphyllos) ülkemizde doğal olarak, Küçük yapraklı ıhlamur (T. cordata)'da ithal tür olarak bulunurlar.İhlamurlar türlere göre az çok farklılık göstermekle beraber genelde ılıman (T. cordata soğuğa en dayanıklı, T. platyphllos ise sıcak, güney yörelerimize en fazla girebilen türler olmakla beraber), rutubetli iklimlerde iyi gelişirler, içlerin*de T. platyphyllos daha fazla ışıklı yerleri, T. cordata ise yarı gölge olan yerleri tercih etmekle beraber ıhlamurlar genelde yarı gölge ağacı sayılırlar.594

                              görünümü ve çiçeklerinin güzel kokularıyla hemen değerlendirebilir.
                              Ihlamur türleri esas itibariyle tohumdan üretilir. Ancak tohumların tohum kabuğu ve embriyo dinlenmesinden kaynaklanan çimlenme engeli vardır. Bu iti*barla bu çift engeli önce 1-5 ay süre ile sıcak katlama ve bunu takiben 4-5 ay so*ğuk katlama ile gidermek gerekir. Bu süre T. platyphyllos 'da biraz daha uzun tu*tulmalıdır. Çimlenme başlayınca ilkbaharda tohumlar ekime hazır demektir. Eğer tohumların yeşil rengi koyulaşmaya başlayınca Ağustos veya Eylül başlarında henüz kabuklar sertleşmeden ekilirse çimlenme engeli kendiliğinden kış boyu gi*derilebilirler.Ihlamurlar ağaçların diplerinden çıkan çok sayıda kök sürgünlerinin dipten sökülerek veya tepe daldırmasına tabi tutulma suretiyle başarılı bir şekilde üreti*lebilirler.

                              Ulmus (Karaağaç) Türleri
                              Avrupa ve Amerika 'nın büyük kentlerinde park ve yol ağacı olarak eskiden beri çok geniş bir kullanım yeri bulan Karaağaçların peyzaj düzenlemeleri bakı*mından içlerinde en dikkat çekici olanları Dağ karaağacı (U. glabra), Ova kara*ağacı (U. carpinifolia) ülkemizde doğal olarak bulunurlar. Yabancı tür olarak da Sibirya karaağacı (U. pumila) bulunmaktadır. Amerikan karaağacı (U. america- na) da dünyada klasik bir yol ağacı olarak bilinmektedir. Karaağaçların ayrıca çeşitli kültivarları ve bahçe formları da peyzajda geniş ölçüde kullanılmaktadır. Bunlar arasında U. glabra'nın Sarkık dallı (U.g. pendula) ve kırmızı yapraklı (U.g. atropurpurea), yaprakları ilkbaharda sarı (U.g. Lutencens),sütun formunda (U.g. fastigata) ve Şemsiye karaağaç (U.g. Camperdownii) olmak üzere çeşitli kültivarları bulunduğu gibi U. carpinifolia'nın da Top karaağaç (U.c. umbraculi- fera) gibi formları sözkonusudur.Türlere göre yetişme ortamı istekleri oldukça farklı olduğundan bu türlerin önemli olanlarının burada kısaca da olsa ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir.U. glabra genellikle sıcak sever ve sulak yerler, akarsu, göl ve havuz kenar*larına uygun düşer. Yol ağacı olarak Avrupa ve Amerika 'da büyük kent caddele*rinde çok kullanılır. Ancak Ophiodstoma ulmi mantarı dünyada büyük ölçüde ka*raağaç ölümlerine neden olarak yetişmelerini engellemektedir. Bu yüzden bazı Amerikan kentlerinde karaağaç dikimleri yasaklanmıştır. Peyzaj için bu kıymetli ağacın kurtarılması için rezistans ırk ve hibritler üzerinde çalışılmaktadır. Güzel geniş tepelere sahip uzun boylu ve peyzajca cazip olan U. parvifolia bu konuda rezistans olarak bilinmektedir. Bu tür ılıman ve kısmen soğukça yerlerde yetiştiri*lebilir. Sıcakça yerlerde sonbaharda sarı, daha soğukça yörelerde ise kırmızıya çalan yaprak renklenmesi yapar. Aynı zamanda mükemmel bir gölge hizmet verir. Kıymetli bir park ve yol ağacıdır. Toprak isteği yüksek fakat sıcaklık isteği Ova karaağacından daha azdır.U. carpinifolia (U. minör) 'ın alt türleri ülkemizin sıcak veya rutubetli birçok kesiminde doğal olarak da yetişebilmektedir. Soğuk ve sıcak farkı aramaksızın sa*hil kesiminden iç yörelere kadar olan kısımların dere, göl v.s. rutubetli kısımla*rında yetişebildiği gibi stebe de sokulabilmektedir. Özellikle dolgu arazilerde, düzlüklerde, yarı gölge koşullarında yetişir. U. glabra gibi toprak isteği yüksektir. Böyle yerlerde çok iyi gelişir. Hollanda 'nın büyük kentlerinin caddelerinde sevi*len bir yol ağacıdır.U. pumula ise son yıllarda İstanbul park ve bahçelerinde de görülmeye baş*lamıştır. Orta ve Doğu Anadolu için özellikle önerilir. Karaağaç ölümüne de da*yanıklıdır. Kurak step koşullarında gölgesinden faydalanılmak üzere yetiştirilebi*lir. Kurağa, sıcağa, soğuğa ve fakir toprak koşullarına dayanıklıdır. Kökleri çok yayılıcıdır. Ancak dallarının kolay kırılması peyzaj çalışmalarında kullanımı için bir dezavantaj oluşturur. Yuvarlak tepeli, adaptasyon kabiliyeti yüksek, sert iklim koşullarında yetişebilen önemli bir türdür.U. americana da klasik bir cadde ve yol ağacıdır.Ülkemiz fidanlıklarında 2-4 yaşında 1,5 m kadar boylarda çıplak köklü kara*ağaç, fidanları başarı ile kullanılabilir. Ancak daha büyük 7 m 'ye kadar boylu 4- 5 kere repikaj görmüş topraklı fidanları ithal fidanlıkları kanalı ile temin etmek mümkündür.

                              Kaynak: Prof. Dr. İ. Suat ÜRGENÇ Fidanlık ve Yetiştirme Tekniği Kitabından alınmıştır.

                              Comment

                              Working...
                              X