fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

yetiştirdiğimiz sebzeler ne kadar sağlıklı

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • yetiştirdiğimiz sebzeler ne kadar sağlıklı

    yetiştirdiğimiz sebzelerin ne kadar sağlıklı, kanserojenlikten ne kadar uzak ya da değil olduğunu anlayabileceğimiz bir yöntem var mı? yani toprak analizi gibi sebze analizi yaptırabilir miyiz acaba?
    biraz araştırdım da toprak analizi yapmak için (zararını öğrenme amaçlısından bahsediyorum topraktaki mineral vs. için değil) spesifik bir istekle gelmek lazımmış, siyanur var mı diye mesela. o yüzden de her şeye bakılsın denilince ciddi maliyeti oluyor. bunun yerine direk sebzeye bakılsa daha kolay olur sanki.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Avrupa birliği, Rusya, Japonya, Amerika gibi ülkelere ihraç ettiğimiz ürünlerin analizini yapıyorlar ve kimyasal kalıntı rasladıklarında iade ediyorlar. İade edilen ürünlerin tamamını bizlere duyurmuyorlar. Geçen sene Rusya domatesleri iade etti. O domateslerin ne olduğunu öğrenemedik. Önemli olan yetiştikten sonra içinde ne olduğu önemli değil. Baştan ürünü hormonsuz yetiştirmek önemli. Mağalesef çiftçilerimiz kimyasal girdilerle daha fazla ve daha görünüşü güzel ürünler alacaklarını zannediyorlar. İlk senelerde dış görünüş olarak güzel neticeler alıyorlar ve bunun böyle devam edeceğini zannediyorlar. Kimyasal girdileri kullandıkca toprak verimsizleşiyor ve ne yapacakları bilmiyorlar. İpsala'da bir hocanın sunumuna katılmıştım. Çeltik üreticilerinden biri ben artık kimyasak girdi kullanmıyacağım. Yerine leonardit kullanacağım dediğinde o üreticiye araziyi kiralayan kişi geçen sene aldığın verimi alamazsan bana kiranı nasıl ödeyeceksin dedi. Bu korkulardan kurtulmanın zamanı çoktan geçti. Artık topraklarımızın verimli zamanına dönme zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir. Bunun çaresi ne şükür ki vardır. Kaliteli leonardit ile dış etkenler olmadan (yan tarladan bulaşmadan, yer altı suları ile kirlenmeden, çernobil kazası gibi kazalara uğramadan, sanayi kirliliği yaşamadan, otobandan üç kilometre uzaktaysak üç yılda organik tarım yapabilir hale topraklarımız gelebilir. Ürünlerimizin damak tadı artar, raf ömrü uzar ve satışımız çok daha kolay olur. İyi bayramlar

    Comment


    • #3
      Bir bitkinin yetiştirilmesinde ihtiyacı sadece besin elementi değildir. Su,hava ve toprak faktörü unutulmamalıdır. Neden sebzelerde eski lezzet yok diyenlere sormak lazım. Eski suyun,toprağın ve havanın temizliği var mı şimdi. Kimyasallar , gübreler,ilaçlar veya hormonlar yerinde,zamanında ve uygun ölçülerde kullanıldığı zaman korkulacak bir şey değildir. Önemli olan uygulanabilir ve sürdürülebilir iyi tarım uygulamalarının yapılmasıdır. Diğer dedi kodular sadece insanın psikolojisini bozmadan başka bir işe yaramaz. Ülkemizde o kadar korkulacak bir durum yok. İsterseniz Avrupa ve Amerika'yla bizim kullandığımız ilaç ve gübre tüketimin karşılaştırınız

      Comment


      • #4
        (Eski suyun,toprağın ve havanın temizliği var mı şimdi.) bu cümleyi çok beğendim. Toprağı, suyu ve havayı kirleten insan oğlu değil mi? Kirlettiği gibi şimdi temizlemesini de bilecek. Kimyasal girdi meselesine gelince örneğin Almanya'da yüzde 9 azot verebilirsiniz sanayidende yüzde 6 azot alacak yani toplam yüzde 15 azotu geçemezsiniz. Her yıl dünya kadar ürünümüz dış ülkelerin gümrük kapılarından geri dönüyor. Hocam kusura bakmayon ben kimyasal girdilerde çok korkuyorum. Çernobil kazasından sonra karadenizde kanser vakaları patladı ve durmak bilmiyor. Hastanalerde kanser hastalığına yakalanan hastaların çoğu karadenizli. Ben mümkün mertebe organik ürünler tüketmek için elimden geleni yopıyorum. Herkese sağlıklı günler diliyorum.

        Comment


        • #5
          Behramkale Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
          Avrupa birliği, Rusya, Japonya, Amerika gibi ülkelere ihraç ettiğimiz ürünlerin analizini yapıyorlar ve kimyasal kalıntı rasladıklarında iade ediyorlar. İade edilen ürünlerin tamamını bizlere duyurmuyorlar. Geçen sene Rusya domatesleri iade etti. O domateslerin ne olduğunu öğrenemedik. Önemli olan yetiştikten sonra içinde ne olduğu önemli değil. Baştan ürünü hormonsuz yetiştirmek önemli. Mağalesef çiftçilerimiz kimyasal girdilerle daha fazla ve daha görünüşü güzel ürünler alacaklarını zannediyorlar. İlk senelerde dış görünüş olarak güzel neticeler alıyorlar ve bunun böyle devam edeceğini zannediyorlar. Kimyasal girdileri kullandıkca toprak verimsizleşiyor ve ne yapacakları bilmiyorlar. İpsala'da bir hocanın sunumuna katılmıştım. Çeltik üreticilerinden biri ben artık kimyasak girdi kullanmıyacağım. Yerine leonardit kullanacağım dediğinde o üreticiye araziyi kiralayan kişi geçen sene aldığın verimi alamazsan bana kiranı nasıl ödeyeceksin dedi. Bu korkulardan kurtulmanın zamanı çoktan geçti. Artık topraklarımızın verimli zamanına dönme zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir. Bunun çaresi ne şükür ki vardır. Kaliteli leonardit ile dış etkenler olmadan (yan tarladan bulaşmadan, yer altı suları ile kirlenmeden, çernobil kazası gibi kazalara uğramadan, sanayi kirliliği yaşamadan, otobandan üç kilometre uzaktaysak üç yılda organik tarım yapabilir hale topraklarımız gelebilir. Ürünlerimizin damak tadı artar, raf ömrü uzar ve satışımız çok daha kolay olur. İyi bayramlar

          Bilgi için teşekkür ederim. 'Leonardit' i gübre yerine kullanacağız değil mi? Ölçüsü nedir, mesela sebze bahçesinde her fidana yarım avuç kadar mıdır? Hiç bilgim olmayan bir konu da.
          Ubeyd abi haklısın sende ama insanlarda bir organik paranoyası başladı, herkesin korkusu oldu kanserojen sebze meyve. Hele bir de bu işle uğraştıkları zaman emin olmak istiyorlar haklı olarak..

          Comment


          • #6
            Türkiye'nin bir çok yerinden leonardit çıkartılmaktadır. Bunların hepsinde hümik+fülvik asit, organik madde, nem, azot, ağır metal değerleri farklı farklıdır. Bunları kullandığınızda netice aldığınız ve netice alamadığınız leonarditler bulunmaktadır. Netice aldığınız leonarditlerin kullanım miktarları farklı farklıdır. Ben size hümik+fülvik asit % 69,36 Organik madde % 58,8 nem % 4,34 olan leonarditin kullanım miktarlarını belirten listeyi ekledim. Bu listeye göre kulanım miktarlarını belirliyebilirsiniz. Kolay gelsin.
            Eklenen Dosyalar

            Comment


            • #7
              leonardit gerçektende Tarım için bulunmaz bir nimet.Ancak yeterince anlatılamadıgı ve nakliye maliyetleri gibi nedenlerden dolayı hak ettiği itibarı göremiyor.

              Comment


              • #8
                Aslında değişik bir soru olmuş ve açıkçası benim de son zamanlarda ilgilendiğim bir konu... Yaklaşık 9-10 ay önce bahçemde domates ve biber yetiştirmeye başladım. Çünkü çok organik düşkünü bir insanım ve her ne kadar parlak ve canlı görünseler de marketlerdeki sebze ve meyveler o kadar sağlıklı gelmiyor. Daha sonra bu domates ve biberlerim olunca yine de istediğim tat ve sağlığı almadığımı fark ettim ve biraz araştırma yaptım. Bu dünyada ne kadar değişik buluşlar varmış meğer... Kullandığım toprağımı değiştirdim. Biraz araştırma sonucu solucan gübresiyle karşılaştım. Ama tabii ki organik olan bir solucan gübresi olması önemli. Ektiğim fidelerim hafif hafif büyümeye başladığında köklerine solucan gübresi koydum ve kısa süre içinde inanılmaz sebzelerim oldu. Böyle bir tat ve böyle bir sağlık olamaz herhalde hepinize tavsiye ediyorum. Organik solucan gübresinin fiyatı da uygun ama kaliteli olanından almak lazım. Türkiyede bunu üreten birkaç tane firma var ama aralarından düzgününü bulmak en önemlisi. paylaşmak istedim umarım yararlı olur...

                Comment

                Working...
                X